Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Alt birimler

Araştırmacılar(43)

Birim yayınları

204 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    Tüketim ve Haz İdeolojisinin Söylemsel İnşasında Karşıtlıkların Rolü: Magnum Metaverse Reklamının Göstergebilimsel Analizi

    Çalışır, Gülsüm; Aksoy, Fatih; Kılıç, Tuğçe Aydoğan

    Bu çalışma, dijitalleşme bağlamında Magnum’un “#NotAvailableInTheMetaverse” sloganlı reklam filmi örneği üzerinden metaverse karşıtlığı aracılığıyla tüketim, haz ve gerçeklik söylemlerinin nasıl anlamlandırıldığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Markaların iletişim stratejileri içinde önemli bir yere sahip olan reklamlar, yalnızca ürün tanıtımı değil; aynı zamanda kültürel ve ideolojik söylemler de içeren çok katmanlı anlatılar olarak değerlendirilmektedir. Çalışmanın örneklemini metaverse evrenine yönelik mesafeli bir temsil üreten Magnum’un “#NotAvailableInTheMetaverse” sloganını taşıyan reklam filmi oluşturmaktadır. Magnum’un metaverse’e karşı mesafeli bir yaklaşım sergilemesi, çalışmanın özgünlüğünü güçlendirmektedir. Sanal ve gerçek dünya arasındaki ideolojik karşıtlık, Roland Barthes’ın göstergebilimsel çözümleme yöntemiyle değerlendirilmiş, reklam filminin seçili sahneleri düz anlam (denotasyon), yan anlam (konotasyon) ve mit düzlemleri temelinde çözümlenmiştir. Analiz sonucunda metaverse evreninin soğuk, temassız ve simüle edilmiş bir gerçeklik olarak sunulduğu buna karşılık fiziksel dünyanın sıcak, duygusal ve otantik bir deneyim alanı olarak konumlandırıldığı görülmüştür. Haz eksenli marka kimliğini koruyan Magnum’un dijital dünyayı tamamen dışlamadığı fakat gerçek Magnum deneyiminin yalnızca fiziksel dünyada yaşanabileceğini vurguladığı tespit edilmiştir. Bu durum, markanın metaverse’e yönelik söylemsel konumlanışını ve fiziksel gerçekliği ayrıcalıklı kılan simgesel üstünlüğü gözler önüne sermektedir. Bu bağlamda metaverse evrenine yönelik kurulan karşıtlık, bağımsız bir teknoloji eleştirisinden ziyade, fiziksel deneyimi belirli bir tüketim nesnesi etrafında anlamlandıran ve tüketim ideolojisini yeniden üreten bir söylem stratejisi olarak değerlendirilmektedir. Sonuç olarak bu çalışma, reklamların yalnızca ekonomik değil aynı zamanda kültürel ve ideolojik temsiller sunduğunu; görsel kültürün mit üretme kapasitesi aracılığıyla bireyleri belirli yaşam biçimlerine yönlendirdiğini ortaya koymaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Teknolojik İlerlemecilik Bağlamında Kültür Emperyalizmi’nin Marvel Sineması Özelinde İncelenmesi

    Karaman, Esra Dudu; Aykaç, Malik

    Kitle iletişim araçları içerisinde global olarak nitelendirilebilecek olan sinemanın kültür emperyalizmi oluşturacak biçimde şekillendirilmesi, dünya üzerinde egemen olan ideoloji ve kültürün yayılmasına yol açabilmektedir. I. Dünya savaşı sonrasında sinemayı Hollywood adı altında endüstrileştiren Amerika, kendi kültürünü dünyaya yaymakta önemli bir yere sahiptir. Kurduğu sinema endüstrisinin yanı sıra film içerisinde kullanılan klasik anlatı, karakter yapısı vb. birçok parametre Amerika’yı yüce bir konuma yerleştirecek biçimde ele alınmakta dır. Ameri- ka’nın himayesinde bulunan küresel medya şirketleri; Amerika’nın düşünce, kültür ve değerlerini destekleyecek biçimde filmler içerisinde konumlandırılmaktadır. Bu durum Amerika dışındaki ülkelerin kültür ve değerlerini korumasını engellemesinin yanı s ıra Amerika kültürüne özendirdiği görüşünü de ön plan çıkarmaktadır. Çalışma-da, Hollywood Sineması’nın bünyesinde var olan Marvel Studios’un yapımcılığını yapmış olduğu doğa üstü filmle-rin, dünya genelinde egemen olan düşünceyi ve Amerika’nın kendi kültü rünü yaymasındaki rolü araştırmanın temel problemini oluşturmaktadır. Çalışmada Marvel filmlerinin göstergebilimsel analizi yapılarak, batı kültürü -nün filmler özelinde nasıl kodlanarak başka ülkelere sunulduğu analiz edilmiştir. Çalışmada Marvel sinematik evreninde yer alan karakterlerin; milli duyguları yüksek, iyi kalpli, üstün teknolojiye sahip ve küresel tehditler karşısında nihai kararları alabilen figürler olara k sunulmakta olduğu, bu temsiller Batı’nın, özellikle Amerika’nın ideolojik üstünlüğünü ve evrensel kurtarıcılık rolünü meşrulaştıran bir anlatı yapısına hizmet ettiği görülmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Türkiye’de Yayınlanan Elektrikli Otomobil Yeşil Reklamlarının İçerik Analizi: MECCAS Modeli Temelli Bir Yaklaşım

    Aksoy, Fatih

    Bu çalışma, Türkiye’deki elektrikli otomobil yeşil reklamlarını Meccas modeli çerçevesinde incelemektedir. Araştırma, markaların “yeşil” mesajlarını nasıl kurguladığını, iletilerin hangi stratejilere dayandığını ve “yeşillik” düzeylerinin ne olduğunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, 2021-2025 yılları arasında TOGG, MG, SsangYong, BYD, Peugeot, Hyundai, Mercedes, Kia, BMW ve Volvo markalarının YouTube kanalında yayınlanan yeşil reklamları içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bulgular, reklamlarda yeşil reklam stratejilerinin ağırlıklı olarak “çevresel iddia” ve “yürütme çerçevesi” unsurları üzerinden kurgulandığını göstermektedir. Tüketiciye sunulan faydalar çoğunlukla psikolojik ve duygusal boyutta şekillenmiş, fonksiyonel faydalar ikinci planda kalmıştır. Kaldıraç noktalarında duygusal, ahlaki ve zeitgeist (çağın/ zamanın ruhu) temelli yaklaşımlar öne çıkarken, itici güç olarak “gezegenin korunması” ve “gelecek nesiller” vurgulanmıştır. MECCAS modeline göre, TOGG, Volvo, BMW ve Hyundai “yeşil”; BYD, Mercedes, Peugeot, MG ve Kia “açık yeşil”; SsangYong ise “yeşil kahverengi” düzeyinde yer almıştır. Türkiye’deki elektrikli otomobil yeşil reklamlarının genellikle estetik düzeyde çevreci mesajlar sunduğu, teknik ve bilgi temelli çevreci unsurların ise sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Reklamların bütüncül bir yeşil reklam stratejisinden ziyade imaj oluşturma odaklı olduğu tespit edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2026
    İletişim Araştırmalarında Netnografi Yönteminin Uygulama Boyutları

    Sönmez, Gülen

    Bu çalışma, iletişim araştırmalarında netnografi yönteminin nasıl uygulandığını bütüncül bir bakışla incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, yöntemin yalnızca yaygınlığını değil, uygulama pratiklerinde ortaya çıkan metodolojik tercihleri ve raporlama biçimlerini görünür kılmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda Web of Science veri tabanında “netnography”, “communication” ve “media” anahtar kelimeleri kullanılarak belirlenen yayınlar üzerinden iki aşamalı bir analiz yürütülmüştür. İlk aşamada gerçekleştirilen bibliyometrik inceleme, yöntemin yıllara göre artan görünürlüğünü, yayın yapılan dergi ve disiplin çeşitliliğini ve sosyal medya merkezli bir kümelenmeyi ortaya koymaktadır. İkinci aşamada ise seçilen çalışmaların yöntem bölümleri tematik olarak değerlendirilmiş; veri toplama stratejileri, analiz araçları, araştırmacı konumlanışı ve etik raporlama pratikleri karşılaştırmalı biçimde incelenmiştir. Bulgular, netnografinin iletişim alanında giderek daha fazla benimsenmesine karşın, uygulama ve raporlama biçimlerinde ortaklaşmış standartların henüz belirginleşmediğini göstermektedir. Araştırmaların önemli bir bölümü sosyal medya temelli dijital izlere dayanmakta; etik şeffaflık ve yöntemsel gerekçelendirme düzeyleri ise çalışmadan çalışmaya farklılık göstermektedir. Bu durum, yöntemin nicel olarak genişlerken metodolojik olarak hâlen gelişim sürecinde olduğunu düşündürmektedir. Çalışma, bibliyometrik eğilimler ile uygulama pratiklerini birlikte ele alarak iletişim alanında netnografi kullanımına ilişkin karşılaştırmalı bir değerlendirme zemini sunmakta ve gelecekteki araştırmalar için daha şeffaf ve tutarlı uygulamalara yönelik bir çerçeve önermektedir.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Türkiye’de Yerel Basının Akademik Manzarası: DergiPark’ta Yayınlanan Makalelerin Bibliyometrik Analizi

    Demirel, Çağatay

    İletişim, kitle iletişim araçlarının hâkimiyetinde uluslararası, ulusal, bölgesel ve yerel şekilde varlığını devam ettirmektedir. Kitle iletişim araçlarının yereldeki ayağını temsil eden, yayınlandığı bölgedeki toplum yaşamını bütünüyle kapsayıp geniş bir içerik yelpazesi oluşturan ve sınırlı olanaklarıyla yereldeki kitlenin bilgiye olan ihtiyaçlarını karşılayan yerel basın, medya ekosisteminin başat unsurlarından biridir. Akademik çalışmalara konu olan böylesi başat bir unsurun, Türkiye’deki akademik manzarasının “nicelik” ve “haritalama” odaklı bir bakış açısıyla incelenmesi, iletişim bilimleri alanyazınına katkı sunması açısından oldukça önemlidir. Dolayısıyla bu çalışma, Türkiye’de yerel basının akademik manzarasını inceleyerek DergiPark’ta “yerel basın” konusundaki araştırmaların bibliyometrik analiz ile haritalandırılmasını amaçlamaktadır. Araştırma amacına bağlı olarak Türkiye’de yerel basın konusundaki çalışmalar araştırmanın evrenini oluştururken örneklem, açık erişimli akademik yayın platformu olan DergiPark veri tabanı ile sınırlı tutulmuştur. Sonuç olarak nicel araştırma yaklaşımının benimsendiği bu araştırmada, 2005-2025 yılları arasında toplamda 115 çalışmaya ulaşılmış ve yazarlar tarafından gerçekleştirilen çalışmaların bibliyometrik haritasında makalelerin metodolojik eğilimlerinin nitel araştırma tasarımları etrafından kümelendiği tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada, “yerel basın” konusundaki çalışmaların ağırlıklı olarak erkek yazarlar tarafından yürütüldüğü ve VOSviewer programı aracılığıyla veri setindeki makalelerde en fazla kullanılan anahtar kelimelerin yerel basın, gazetecilik, medya, basın ve içerik analizi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Instagramdaki Sosyal Medya Fenomenlerinin Kadın Tüketiciler Üzerinde Marka Farkındalığı Oluşturmadaki Rolü

    Günay, Mehmet Akif

    Bu çalışma, sosyal medya fenomenlerinin (influencer) marka farkındalığı oluşturmadaki rolünü, özellikle tanınma, hatırlanırlık, akla gelen ilk marka ve marka hâkimiyeti boyutları çerçevesinde incelemektedir. Araştırma, nitel yöntemle yürütülmüş; Gümüşhane ilinde yaşayan, Instagram kullanan ve belirli içerik üreticilerini takip eden 18 yaş üzeri 15 kadın katılımcıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler tematik analiz yoluyla değerlendirilmiştir. Bulgular, içerik üreticilerinin marka farkındalığını çoklu kaynaktan maruziyet, tekrar, bağlamsal sergileme ve mikro-öğrenme dinamikleri aracılığıyla kademeli olarak inşa ettiğini göstermektedir. Katılımcılar, içerik üreticilerinin tekrarlı ve gündelik yaşam bağlamı içinde sunduğu içerikler sayesinde markalara yönelik göz aşinalığı geliştirdiklerini ve bu sürecin markaları üst-zihin (top-of-mind) düzeyine taşıdığını ifade etmektedir. Ayrıca marka ile içerik üreticisi arasında kurulan çağrışımsal bağların hatırlama ve tercih süreçlerinde belirleyici olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte, bulgular tekil ve mutlak bir marka hâkimiyetinden ziyade, hâkimiyete yönelen bir bilişsel yapılanmaya işaret etmektedir. Çalışma, sosyal medya fenomenlerinin pazarlama temelli kurduğu iletişimin marka farkındalığı üzerindeki rolünü statik bir çıktıdan ziyade, dinamik ve süreç odaklı bir yapı olarak ele alarak literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
  • MakaleAçık Erişim2026
    Spotify Users' Platform Experiences in the Context of Mutual Domestication

    Tokgöz, Cemile; Önal, Aleyna; Üzer, Benian

    Both critical algorithm studies and recent scholarship centered on domestication theory emphasize the influence digital platforms have in shaping user behavior while also pointing to the importance of user agency. In their 2019 study, Siles et al. adapted domestication theory to digital platforms through their research on Netflix and developed the concept of mutual domestication. The domestication approach focuses on the shaping effect between everyday life, media technologies, and cultural elements. This study adapts the mutual domestication approach to Spotify as a cultural platform and examines the relationship between user agency and platforms' shaping effect by addressing it as a cyclical process. The study discusses the relationship between algorithm and culture, the transformation of the domestication approach through digital technologies, and the functional as well as algorithmic differences between Netflix, which was examined in the adapted study, and Spotify; it then presents the user-centered research that was conducted. A qualitative research method was adopted, and semi-structured in-depth interviews were chosen as the data collection technique. The sample consists of twenty Spotify users. The data obtained from the interviews conducted with the participants were analyzed descriptively, and the findings were categorized under five themes. In constructing the themes, the study of Siles et al. (2019) was followed; the interview data were interpreted under the themes of personalization, integration, rituals, resistance, and conversion. The research findings show that a dynamic of mutual domestication operates between the platform and the user, and that this process has a much more comprehensive character when compared with the study conducted on Netflix. At the same time, the study reveals that participants evaluate the platform-user relationship through a third actor, the music industry, and that user agency is shaped to a large extent within the framework of the possibilities offered by the platform.

  • MakaleAçık Erişim2026
    The Role of Social Media Usage in the Professional Development of Employees in Micro-Scale Furniture Manufacturing Enterprises in Trabzon, Turkey

    Top, Yener; Sönmez, Gulen

    Micro-scale enterprises contribute to the economies of the countries they are located in, such as employment generation, rural development, and providing training opportunities for semi-skilled workers. They constitute the majority of enterprises in terms of number, but their share in the production rate is low. Furniture manufacturing is one of the sub-branches of the main manufacturing industry, and the majority of the enterprises that produce furniture are micro-scale. These enterprises face several challenges. One of these challenges is that a significant portion of their employees have not received any formal vocational training. The communication opportunities and tools (such as social media) of our time have made it easier to access information. This has made informal education possible for those who have not received a formal vocational training or have received it but want to improve themselves. In this study, the use of social media in the vocational development of employees of micro-scale enterprises manufacturing furniture was investigated. With this objective, a structured survey was conducted face-to-face with 110 participants in the central district of Trabzon to adequately represent the target population. To analyze the data, frequency tables, Spearman Correlation Analysis, Kolmogorov-Smirnov Normality, Kruskal-Wallis, Mann-Whitney U and Chi-Squared Tests were used. The findings indicate that a significant majority of the employees are aged between 25 and 54, with 47.2 % lacking any vocational training. Furthermore, substantial differences were observed in the employees' use of social media for vocational development purposes, correlated with their age and educational level.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleYalnız künye2026
    The Stranger at Home: Lived Experiences of Online Gambling Within the Family in Siirt, Türkiye

    Bektaş, Ahmet; Toprak, Adnan; Solmaz, Mustafa; Solmaz, Fatih; Erbaş, Sefa; İliter, Seyfettin; Parlar, Yasin

    Online gambling is a growing public health concern whose harms extend to the family, yet its familial consequences remain underexplored in contexts where gambling is illegal and extended-family ties are strong. This study examined how men who gamble online perceive gambling to affect their families in Siirt, Türkiye. Using a qualitative exploratory design, in-person semi-structured interviews with nine married or previously married men who currently or formerly gambled online (recruited via purposive and snowball sampling) were analyzed with a hybrid deductive-inductive, codebook thematic analysis (Fereday & Muir-Cochrane, 2006), informed by the six phases of Braun and Clarke (2006). Four themes were identified: entry into online gambling and the experience of addiction; the internal disintegration of the nuclear family; the household’s economic collapse and drift into crime; and the extended family, stigmatization, and the cultural framing of harm. Participants perceived gambling to erode communication and trust, dispossess the household, and displace men from the provider role, while family responses followed conventional gendered lines-disrupting the material division of roles while reactivating a traditional gender order. Distinctive contextual mechanisms emerged, including the extended family’s collective debt-clearing in exchange for religious oaths and the operation of stigma through kinship networks that threatened collective family honor. Because all participants were gamblers, the findings reflect their perceptions of family impact rather than the direct experiences of affected others. The results extend a predominantly Western evidence base and underscore the need for culturally sensitive, family-inclusive support that works with existing kinship structures while protecting those most burdened.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Aspect-Based Sentiment Analysis on Social Media Comments (Twitter) : The Attributes of Service Robots in the Hotel and Restaurant Industry

    Acar, Ayşegül; Türten, Burak; Diker, Ersin

    Service robots are becoming more prevalent in the service industry, yet the impact they have on customer experiences is not well-documented. This study identified consumer emotions toward service robots in hotels and restaurants, focusing on how specific attributes of these robots affect consumer emotions. Furthermore, it explored which countries generate the most comments on these service robot attributes and the nature of consumer emotions within these regions. Utilizing sentiment analysis, the study examined 52,513 English-language tweets about hotel and restaurant service robots. Additionally, logistic regression analysis helped quantify the impact of robot attributes–categorized as physical, functional, and relational–on different classes of emotions. The findings reveal that customers of restaurants and hotels were most influenced by the physical and relational attributes of service robots, respectively, with functional attributes having the least impact. The logistic regression analysis offered significant insights into how service robot attributes influence consumer experiences in hotels and restaurants.

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-22T08:47:35.439707883Z
dc.date.available2026-10-22T08:47:35.439707883Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/10099
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleİletişim Fakültesitr
dc.titleFaculty of Communicationen
dspace.entity.typeOrgUnit
organization.identifier.codegumushane-iletisim
organization.unitTypefaculty
rdl.unit.alias\biletisim fakultesi\b
rdl.unit.alias\bfac(ulty)? (of )?commun
rdl.unit.alias\bcommunication faculty\b