Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Araştırmacılar(21)

Birim yayınları

96 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    Tüketim ve Haz İdeolojisinin Söylemsel İnşasında Karşıtlıkların Rolü: Magnum Metaverse Reklamının Göstergebilimsel Analizi

    Çalışır, Gülsüm; Aksoy, Fatih; Kılıç, Tuğçe Aydoğan

    Bu çalışma, dijitalleşme bağlamında Magnum’un “#NotAvailableInTheMetaverse” sloganlı reklam filmi örneği üzerinden metaverse karşıtlığı aracılığıyla tüketim, haz ve gerçeklik söylemlerinin nasıl anlamlandırıldığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Markaların iletişim stratejileri içinde önemli bir yere sahip olan reklamlar, yalnızca ürün tanıtımı değil; aynı zamanda kültürel ve ideolojik söylemler de içeren çok katmanlı anlatılar olarak değerlendirilmektedir. Çalışmanın örneklemini metaverse evrenine yönelik mesafeli bir temsil üreten Magnum’un “#NotAvailableInTheMetaverse” sloganını taşıyan reklam filmi oluşturmaktadır. Magnum’un metaverse’e karşı mesafeli bir yaklaşım sergilemesi, çalışmanın özgünlüğünü güçlendirmektedir. Sanal ve gerçek dünya arasındaki ideolojik karşıtlık, Roland Barthes’ın göstergebilimsel çözümleme yöntemiyle değerlendirilmiş, reklam filminin seçili sahneleri düz anlam (denotasyon), yan anlam (konotasyon) ve mit düzlemleri temelinde çözümlenmiştir. Analiz sonucunda metaverse evreninin soğuk, temassız ve simüle edilmiş bir gerçeklik olarak sunulduğu buna karşılık fiziksel dünyanın sıcak, duygusal ve otantik bir deneyim alanı olarak konumlandırıldığı görülmüştür. Haz eksenli marka kimliğini koruyan Magnum’un dijital dünyayı tamamen dışlamadığı fakat gerçek Magnum deneyiminin yalnızca fiziksel dünyada yaşanabileceğini vurguladığı tespit edilmiştir. Bu durum, markanın metaverse’e yönelik söylemsel konumlanışını ve fiziksel gerçekliği ayrıcalıklı kılan simgesel üstünlüğü gözler önüne sermektedir. Bu bağlamda metaverse evrenine yönelik kurulan karşıtlık, bağımsız bir teknoloji eleştirisinden ziyade, fiziksel deneyimi belirli bir tüketim nesnesi etrafında anlamlandıran ve tüketim ideolojisini yeniden üreten bir söylem stratejisi olarak değerlendirilmektedir. Sonuç olarak bu çalışma, reklamların yalnızca ekonomik değil aynı zamanda kültürel ve ideolojik temsiller sunduğunu; görsel kültürün mit üretme kapasitesi aracılığıyla bireyleri belirli yaşam biçimlerine yönlendirdiğini ortaya koymaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Türkiye’de Yayınlanan Elektrikli Otomobil Yeşil Reklamlarının İçerik Analizi: MECCAS Modeli Temelli Bir Yaklaşım

    Aksoy, Fatih

    Bu çalışma, Türkiye’deki elektrikli otomobil yeşil reklamlarını Meccas modeli çerçevesinde incelemektedir. Araştırma, markaların “yeşil” mesajlarını nasıl kurguladığını, iletilerin hangi stratejilere dayandığını ve “yeşillik” düzeylerinin ne olduğunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, 2021-2025 yılları arasında TOGG, MG, SsangYong, BYD, Peugeot, Hyundai, Mercedes, Kia, BMW ve Volvo markalarının YouTube kanalında yayınlanan yeşil reklamları içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bulgular, reklamlarda yeşil reklam stratejilerinin ağırlıklı olarak “çevresel iddia” ve “yürütme çerçevesi” unsurları üzerinden kurgulandığını göstermektedir. Tüketiciye sunulan faydalar çoğunlukla psikolojik ve duygusal boyutta şekillenmiş, fonksiyonel faydalar ikinci planda kalmıştır. Kaldıraç noktalarında duygusal, ahlaki ve zeitgeist (çağın/ zamanın ruhu) temelli yaklaşımlar öne çıkarken, itici güç olarak “gezegenin korunması” ve “gelecek nesiller” vurgulanmıştır. MECCAS modeline göre, TOGG, Volvo, BMW ve Hyundai “yeşil”; BYD, Mercedes, Peugeot, MG ve Kia “açık yeşil”; SsangYong ise “yeşil kahverengi” düzeyinde yer almıştır. Türkiye’deki elektrikli otomobil yeşil reklamlarının genellikle estetik düzeyde çevreci mesajlar sunduğu, teknik ve bilgi temelli çevreci unsurların ise sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Reklamların bütüncül bir yeşil reklam stratejisinden ziyade imaj oluşturma odaklı olduğu tespit edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2026
    İletişim Araştırmalarında Netnografi Yönteminin Uygulama Boyutları

    Sönmez, Gülen

    Bu çalışma, iletişim araştırmalarında netnografi yönteminin nasıl uygulandığını bütüncül bir bakışla incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, yöntemin yalnızca yaygınlığını değil, uygulama pratiklerinde ortaya çıkan metodolojik tercihleri ve raporlama biçimlerini görünür kılmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda Web of Science veri tabanında “netnography”, “communication” ve “media” anahtar kelimeleri kullanılarak belirlenen yayınlar üzerinden iki aşamalı bir analiz yürütülmüştür. İlk aşamada gerçekleştirilen bibliyometrik inceleme, yöntemin yıllara göre artan görünürlüğünü, yayın yapılan dergi ve disiplin çeşitliliğini ve sosyal medya merkezli bir kümelenmeyi ortaya koymaktadır. İkinci aşamada ise seçilen çalışmaların yöntem bölümleri tematik olarak değerlendirilmiş; veri toplama stratejileri, analiz araçları, araştırmacı konumlanışı ve etik raporlama pratikleri karşılaştırmalı biçimde incelenmiştir. Bulgular, netnografinin iletişim alanında giderek daha fazla benimsenmesine karşın, uygulama ve raporlama biçimlerinde ortaklaşmış standartların henüz belirginleşmediğini göstermektedir. Araştırmaların önemli bir bölümü sosyal medya temelli dijital izlere dayanmakta; etik şeffaflık ve yöntemsel gerekçelendirme düzeyleri ise çalışmadan çalışmaya farklılık göstermektedir. Bu durum, yöntemin nicel olarak genişlerken metodolojik olarak hâlen gelişim sürecinde olduğunu düşündürmektedir. Çalışma, bibliyometrik eğilimler ile uygulama pratiklerini birlikte ele alarak iletişim alanında netnografi kullanımına ilişkin karşılaştırmalı bir değerlendirme zemini sunmakta ve gelecekteki araştırmalar için daha şeffaf ve tutarlı uygulamalara yönelik bir çerçeve önermektedir.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Instagramdaki Sosyal Medya Fenomenlerinin Kadın Tüketiciler Üzerinde Marka Farkındalığı Oluşturmadaki Rolü

    Günay, Mehmet Akif

    Bu çalışma, sosyal medya fenomenlerinin (influencer) marka farkındalığı oluşturmadaki rolünü, özellikle tanınma, hatırlanırlık, akla gelen ilk marka ve marka hâkimiyeti boyutları çerçevesinde incelemektedir. Araştırma, nitel yöntemle yürütülmüş; Gümüşhane ilinde yaşayan, Instagram kullanan ve belirli içerik üreticilerini takip eden 18 yaş üzeri 15 kadın katılımcıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler tematik analiz yoluyla değerlendirilmiştir. Bulgular, içerik üreticilerinin marka farkındalığını çoklu kaynaktan maruziyet, tekrar, bağlamsal sergileme ve mikro-öğrenme dinamikleri aracılığıyla kademeli olarak inşa ettiğini göstermektedir. Katılımcılar, içerik üreticilerinin tekrarlı ve gündelik yaşam bağlamı içinde sunduğu içerikler sayesinde markalara yönelik göz aşinalığı geliştirdiklerini ve bu sürecin markaları üst-zihin (top-of-mind) düzeyine taşıdığını ifade etmektedir. Ayrıca marka ile içerik üreticisi arasında kurulan çağrışımsal bağların hatırlama ve tercih süreçlerinde belirleyici olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte, bulgular tekil ve mutlak bir marka hâkimiyetinden ziyade, hâkimiyete yönelen bir bilişsel yapılanmaya işaret etmektedir. Çalışma, sosyal medya fenomenlerinin pazarlama temelli kurduğu iletişimin marka farkındalığı üzerindeki rolünü statik bir çıktıdan ziyade, dinamik ve süreç odaklı bir yapı olarak ele alarak literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
  • MakaleYalnız künye2026
    The Stranger at Home: Lived Experiences of Online Gambling Within the Family in Siirt, Türkiye

    Bektaş, Ahmet; Toprak, Adnan; Solmaz, Mustafa; Solmaz, Fatih; Erbaş, Sefa; İliter, Seyfettin; Parlar, Yasin

    Online gambling is a growing public health concern whose harms extend to the family, yet its familial consequences remain underexplored in contexts where gambling is illegal and extended-family ties are strong. This study examined how men who gamble online perceive gambling to affect their families in Siirt, Türkiye. Using a qualitative exploratory design, in-person semi-structured interviews with nine married or previously married men who currently or formerly gambled online (recruited via purposive and snowball sampling) were analyzed with a hybrid deductive-inductive, codebook thematic analysis (Fereday & Muir-Cochrane, 2006), informed by the six phases of Braun and Clarke (2006). Four themes were identified: entry into online gambling and the experience of addiction; the internal disintegration of the nuclear family; the household’s economic collapse and drift into crime; and the extended family, stigmatization, and the cultural framing of harm. Participants perceived gambling to erode communication and trust, dispossess the household, and displace men from the provider role, while family responses followed conventional gendered lines-disrupting the material division of roles while reactivating a traditional gender order. Distinctive contextual mechanisms emerged, including the extended family’s collective debt-clearing in exchange for religious oaths and the operation of stigma through kinship networks that threatened collective family honor. Because all participants were gamblers, the findings reflect their perceptions of family impact rather than the direct experiences of affected others. The results extend a predominantly Western evidence base and underscore the need for culturally sensitive, family-inclusive support that works with existing kinship structures while protecting those most burdened.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Aspect-Based Sentiment Analysis on Social Media Comments (Twitter) : The Attributes of Service Robots in the Hotel and Restaurant Industry

    Acar, Ayşegül; Türten, Burak; Diker, Ersin

    Service robots are becoming more prevalent in the service industry, yet the impact they have on customer experiences is not well-documented. This study identified consumer emotions toward service robots in hotels and restaurants, focusing on how specific attributes of these robots affect consumer emotions. Furthermore, it explored which countries generate the most comments on these service robot attributes and the nature of consumer emotions within these regions. Utilizing sentiment analysis, the study examined 52,513 English-language tweets about hotel and restaurant service robots. Additionally, logistic regression analysis helped quantify the impact of robot attributes–categorized as physical, functional, and relational–on different classes of emotions. The findings reveal that customers of restaurants and hotels were most influenced by the physical and relational attributes of service robots, respectively, with functional attributes having the least impact. The logistic regression analysis offered significant insights into how service robot attributes influence consumer experiences in hotels and restaurants.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Determınıng onlıne prıvacy awareness of unıversıty students: a study on the sample of gümüşhane unıversıty faculty of communıcatıon

    Diker, Ersin; Aksoy, Fatih; Kılıç, Tuğçe Aydoğan

    Today, with the development of information and communication technologies, online platforms have become one of most important means of communication for individuals. The security and privacy of users' personal data in online platforms where users intensively share information is of paramount importance. In view of this, the current study seeks to examine online privacy awareness of university students. In line with this, this study aims to determine the level of awareness of students about this issue and to determine whether there is a significant difference in privacy awareness in terms of some demographic variables. With this aim in mind, the study data were collected from 282 students older than 18 studying at Gümüşhane University Faculty of Communication using the purposeful sampling method. The analysis of the data collected indicated that the online awareness levels of the participants are high.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2025
    Filistin-israil savaşının uluslararası medyada çerçevelenmesi

    Günay, Mehmet Akif

    Filistin-İsrail savaşı, on yıllardır devam eden, karmaşık ve çok boyutlu bir sorundur. 7 Ekim 2023’te yeniden alevlenen şiddet olayları, dünya genelinde büyük yankı uyandırmıştır. Bu çalışmada, savaşın ilk beş gününde manşet ve alt başlıklarda Filistin-İsrail savaşına dair hangi çerçevelerin kullanıldığı ve bu çerçevelerin gazetelerin yayın politikalarıyla nasıl ilişkili olduğu incelenmiştir. Bu bağlamda ABD, İngiltere, Türkiye ve Almanya'da yayın yapan The New York Times, The Guardian, Hürriyet ve Taz gazetelerinin bu döneme ait erişilebilen sayıları analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, Türkiye’yi temsil eden Hürriyet gazetesinin savaşın ilk günlerinde tarafsızlığı pekiştiren çerçeveler kullandığı tespit edilmiştir. Buna karşılık, The New York Times, The Guardian ve Taz gazetelerinin manşet ve alt başlıklarında genellikle İsrail’i destekleyen çerçeveler kullandığı gözlemlenmiştir. Genel anlamda, Hürriyet ve diğer örneklem dâhilindeki gazetelerin, gazetecilik ilkeleri çerçevesinde haberleri tam anlamıyla tarafsız ve nesnel bir şekilde sunmadıkları ortaya çıkmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Kurumsal Kimliğin Kent Kimliğine Dönüşümü: Şehir Merkezlerinde Mağaza Tabela Tasarımlarının Aynılaşması

    Günay, Mehmet Akif

    Kentlerin hızla büyümesi, artan rekabet ve benzer ürün ve hizmetleri sunan mağazaların çoğalması, tüketicilerin zaman kısıtlarını artırmış ve hızlı iletişimi zorunlu hale getirmiştir. Bu doğrultuda, görsel kimliğiyle tüketicileri etkileyen ve seçim süreçlerini kolaylaştıran tabelalar önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir. Son dönemlerde markalaşma sürecinde kent kimliği oluşturma çabası içerisine giren kent yöneticileri kentin en uğrak yerleri olan ana caddeler üzerindeki mağazaların tabelalarını bir farklılık oluşturmak adına yeniden tasarlamaktadır. Bu çalışmada, Gümüşhane’nin en dinamik caddelerinden biri olan Cumhuriyet Caddesi üzerindeki 66 mağaza tabelası incelenmiştir. Araştırma, mağaza tabelalarının kurumsal kimlik bağlamında içerdiği sorunları tespit etmeyi amaçlamaktadır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. İçerik analizi, sosyal bilimler alanında sıklıkla kullanılan ve nitel araştırmalarda başvurulan bir yöntemdir. Bu yöntem; verileri sistematik, tarafsız ve sayısal bir şekilde analiz ederek, bir durum içindeki değişkenleri ölçmeyi ve toplanan verileri açıklayabilecek kavramlar ile ilişkiler bulmayı amaçlamaktadır. Örneklem olarak seçilen Gümüşhane ilinde yer alan dükkân/mağaza tabelaları, görsel tasarım ilkelerinden yola çıkılarak altı temel kategori altında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda kolektif olarak tasarlanan tabelalardan dolayı mağazaların aynılaştığı, birçok mağazanın kurumsal logoya sahip olmadığı, kurumsal kimlik unsurları dikkate alınmadan tasarlandığı, mağaza tabelalarının estetik kaygıyla tasarlanmasına rağmen estetik olmadığı, Gümüşhane belediyesi kimliğiyle bir bütünlük oluşturmadığı ortaya çıkmıştır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Kültürlerarası İletişim Bağlamında Suriyeli Sığınmacıların Türk Kültürü ile Etkileşimi

    Yilmaz, Dursun; Günay, Mehmet Akif

    Bu çalışma, 2011 yılından itibaren Türkiye’ye yoğun şekilde göç eden Suriyeli sığınmacıların yerel kültürle kaynaşma süreçlerini kültürlerarası iletişim bağlamında incelemektedir. Araştırmanın amacı, İzmir ili örneğinde, sığınmacıların Türk kültürüne hangi unsurlar üzerinden etkide bulunduğunu, hangi unsurlardan etkilendiğini ve bu etkileşimlerin hangi faktörler çerçevesinde yoğunlaştığını belirlemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak veriler toplanmıştır. İzmir’in muhtelif merkez ilçelerinde yaşayan ve Suriyeli sığınmacıların Türk kültürüyle etkileşimine dair deneyimleri bulunan 14 Türk vatandaşı (7 kadın, 7 erkek) ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma, yetkili kurumlardan alınan etik onay doğrultusunda yürütülmüştür. Katılımcılara, Suriyeli sığınmacıların Türk toplumuna uyum sürecinde yaşanan sorunlar ve kültürel etkilerini anlamaya yönelik 10 açık uçlu soru yöneltilmiş ve görüşmeler ortalama 45 dakika sürmüştür. Elde edilen bulgular, kültürlerarası iletişimde dil, din, medya, millet, mekân ve tarihsel bağların belirgin kodlar olduğunu ortaya koymuştur. Katılımcıların olumlu değerlendirmeleri, özellikle İslam birlikteliği bağlamında dil, din ve medya faktörlerinin kültürel uyumu kolaylaştırdığına vurgu yapmış ve Ensar-Muhacir kavramlarının önemini belirtmiştir. Bununla birlikte, bazı katılımcılar sığınmacıların yerel kültüre uyum sağlayamadığını, dil farklılıkları, medya temsillerinin olumsuz etkisi ve yaşam tarzı uyuşmazlıklarının kültürel çatışmalara yol açtığını ifade etmiştir. Çalışma, toplumsal uyumu artırmak adına dil eğitimi, medya temsillerinde farkındalık oluşturulması, kültürel farkındalık çalışmaları ve karşılıklı anlayışı teşvik edecek politikaların geliştirilmesi gerektiğini önermektedir. Bu bağlamda, kültürel karşılaşmaların olumlu ve olumsuz yönlerini anlamak, uyum süreçlerinin geliştirilmesi, çatışmaların önlenmesi ve medyanın yapıcı rolünün sağlanması açısından kritik öneme sahiptir.

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-22T08:47:35.472724906Z
dc.date.available2026-10-22T08:47:35.472724906Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/10101
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleHalkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümütr
dc.titleDepartment of Public Relations and Publicityen
dspace.entity.typeOrgUnit
organization.identifier.codegumushane-iletisim-halkla-iliskiler-ve-tanitim
organization.unitTypedepartment
rdl.unit.alias\bhalkla iliskiler ve tanitim bolumu\b
rdl.unit.alias\bpublic relations\b