Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Araştırmacılar(7)
Birim yayınları
28 →- MakaleAçık Erişim2026Teknolojik İlerlemecilik Bağlamında Kültür Emperyalizmi’nin Marvel Sineması Özelinde İncelenmesi
Karaman, Esra Dudu; Aykaç, Malik
Kitle iletişim araçları içerisinde global olarak nitelendirilebilecek olan sinemanın kültür emperyalizmi oluşturacak biçimde şekillendirilmesi, dünya üzerinde egemen olan ideoloji ve kültürün yayılmasına yol açabilmektedir. I. Dünya savaşı sonrasında sinemayı Hollywood adı altında endüstrileştiren Amerika, kendi kültürünü dünyaya yaymakta önemli bir yere sahiptir. Kurduğu sinema endüstrisinin yanı sıra film içerisinde kullanılan klasik anlatı, karakter yapısı vb. birçok parametre Amerika’yı yüce bir konuma yerleştirecek biçimde ele alınmakta dır. Ameri- ka’nın himayesinde bulunan küresel medya şirketleri; Amerika’nın düşünce, kültür ve değerlerini destekleyecek biçimde filmler içerisinde konumlandırılmaktadır. Bu durum Amerika dışındaki ülkelerin kültür ve değerlerini korumasını engellemesinin yanı s ıra Amerika kültürüne özendirdiği görüşünü de ön plan çıkarmaktadır. Çalışma-da, Hollywood Sineması’nın bünyesinde var olan Marvel Studios’un yapımcılığını yapmış olduğu doğa üstü filmle-rin, dünya genelinde egemen olan düşünceyi ve Amerika’nın kendi kültü rünü yaymasındaki rolü araştırmanın temel problemini oluşturmaktadır. Çalışmada Marvel filmlerinin göstergebilimsel analizi yapılarak, batı kültürü -nün filmler özelinde nasıl kodlanarak başka ülkelere sunulduğu analiz edilmiştir. Çalışmada Marvel sinematik evreninde yer alan karakterlerin; milli duyguları yüksek, iyi kalpli, üstün teknolojiye sahip ve küresel tehditler karşısında nihai kararları alabilen figürler olara k sunulmakta olduğu, bu temsiller Batı’nın, özellikle Amerika’nın ideolojik üstünlüğünü ve evrensel kurtarıcılık rolünü meşrulaştıran bir anlatı yapısına hizmet ettiği görülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2026Türkiye’de Yerel Basının Akademik Manzarası: DergiPark’ta Yayınlanan Makalelerin Bibliyometrik Analizi
Demirel, Çağatay
İletişim, kitle iletişim araçlarının hâkimiyetinde uluslararası, ulusal, bölgesel ve yerel şekilde varlığını devam ettirmektedir. Kitle iletişim araçlarının yereldeki ayağını temsil eden, yayınlandığı bölgedeki toplum yaşamını bütünüyle kapsayıp geniş bir içerik yelpazesi oluşturan ve sınırlı olanaklarıyla yereldeki kitlenin bilgiye olan ihtiyaçlarını karşılayan yerel basın, medya ekosisteminin başat unsurlarından biridir. Akademik çalışmalara konu olan böylesi başat bir unsurun, Türkiye’deki akademik manzarasının “nicelik” ve “haritalama” odaklı bir bakış açısıyla incelenmesi, iletişim bilimleri alanyazınına katkı sunması açısından oldukça önemlidir. Dolayısıyla bu çalışma, Türkiye’de yerel basının akademik manzarasını inceleyerek DergiPark’ta “yerel basın” konusundaki araştırmaların bibliyometrik analiz ile haritalandırılmasını amaçlamaktadır. Araştırma amacına bağlı olarak Türkiye’de yerel basın konusundaki çalışmalar araştırmanın evrenini oluştururken örneklem, açık erişimli akademik yayın platformu olan DergiPark veri tabanı ile sınırlı tutulmuştur. Sonuç olarak nicel araştırma yaklaşımının benimsendiği bu araştırmada, 2005-2025 yılları arasında toplamda 115 çalışmaya ulaşılmış ve yazarlar tarafından gerçekleştirilen çalışmaların bibliyometrik haritasında makalelerin metodolojik eğilimlerinin nitel araştırma tasarımları etrafından kümelendiği tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada, “yerel basın” konusundaki çalışmaların ağırlıklı olarak erkek yazarlar tarafından yürütüldüğü ve VOSviewer programı aracılığıyla veri setindeki makalelerde en fazla kullanılan anahtar kelimelerin yerel basın, gazetecilik, medya, basın ve içerik analizi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2026Spotify Users' Platform Experiences in the Context of Mutual Domestication
Tokgöz, Cemile; Önal, Aleyna; Üzer, Benian
Both critical algorithm studies and recent scholarship centered on domestication theory emphasize the influence digital platforms have in shaping user behavior while also pointing to the importance of user agency. In their 2019 study, Siles et al. adapted domestication theory to digital platforms through their research on Netflix and developed the concept of mutual domestication. The domestication approach focuses on the shaping effect between everyday life, media technologies, and cultural elements. This study adapts the mutual domestication approach to Spotify as a cultural platform and examines the relationship between user agency and platforms' shaping effect by addressing it as a cyclical process. The study discusses the relationship between algorithm and culture, the transformation of the domestication approach through digital technologies, and the functional as well as algorithmic differences between Netflix, which was examined in the adapted study, and Spotify; it then presents the user-centered research that was conducted. A qualitative research method was adopted, and semi-structured in-depth interviews were chosen as the data collection technique. The sample consists of twenty Spotify users. The data obtained from the interviews conducted with the participants were analyzed descriptively, and the findings were categorized under five themes. In constructing the themes, the study of Siles et al. (2019) was followed; the interview data were interpreted under the themes of personalization, integration, rituals, resistance, and conversion. The research findings show that a dynamic of mutual domestication operates between the platform and the user, and that this process has a much more comprehensive character when compared with the study conducted on Netflix. At the same time, the study reveals that participants evaluate the platform-user relationship through a third actor, the music industry, and that user agency is shaped to a large extent within the framework of the possibilities offered by the platform.
- MakaleYalnız künye2026Digital cultivation of violence: a mixed-methods analysis of content and sentiment in YouTube comments on popular Turkish TV series
Olgun, Oğuzhan; Demirel, Çağatay; Demirel, Uğur
This study examines the contemporary manifestations of George Gerbner’s Cultivation Theory within the Turkish media landscape by analyzing the relationship between televised representations of violence and digital audience reception. Adopting a mixed-methods research design, the study first conducts a structured qualitative content analysis of 15 selected episodes from three popular Turkish TV series (Camdaki Kız, Sadakatsiz, and Son Yaz) to categorize and quantify various forms of violence. Subsequently, a large-scale computational emotion analysis is performed on 74,478 YouTube comments associated with these episodes using two transformer-based Turkish language models (KUBI and TREMO). The content analysis findings reveal a high prevalence of emotional and psychological violence (61.3%) across all series, followed by physical violence (29.9%), suggesting that mediated harm is increasingly represented through relational and verbal conflict. The computational analysis suggests that these narrative patterns are associated with a high-arousal and largely negative emotional environment in audience discourse, especially around anger and sadness. Notably, while traditional cultivation research emphasizes fear as a primary outcome (Mean World Syndrome), this study finds that digital reception is characterized more by outward-facing anger and moral disgust than by internalized apprehension. The results are consistent with the interpretation that the “seeds” of television cultivation continue to circulate within networked media ecologies, where televised conflict is publicly interpreted and emotionally negotiated through collective digital interaction. By bridging the gap between screen reality and platformed discourse, the research provides a comprehensive framework for understanding the long-term affective impact of Turkish television narratives in the digital age.
- MakaleAçık Erişim2025İdeoloji, halkla ilişkiler, kültürlerarasılık ve toplumsal yapı: türkiye üzerinden birbirine bağlı kavramlara bir bakış
Kurt, Mustafa Cankut
Bu çalışma, Türkiye'deki kültürlerarasılık, ideoloji, sosyal yapı ve halkla ilişkiler arasındaki karşılıklı ilişkiyi incelemektedir. İdeoloji ve sosyal yapının, kültürlerarası etkileşimler için bir çerçeve sunduğunu ve halkla ilişkilerin bu süreçte bir yönetim aracı olarak rol oynadığını savunmaktadır. Çalışma, özellikle 2011 Suriye krizi sonrası Türkiye'nin iletişim stratejilerinde yaşanan zorunlu dönüşüme odaklanmaktadır. Bu süreçte, dışa dönük "yumuşak güç" ve imaj yönetimi odaklı halkla ilişkiler faaliyetlerinden, ülke içinde toplumsal uyumu sağlamayı amaçlayan kültürlerarası halkla ilişkiler uygulamalarına keskin bir geçiş yaşanmıştır. Kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının bu yöndeki çabaları, halkla ilişkilerin bir imaj aracından toplumsal istikrar için hayati bir mekanizmaya dönüştüğünü göstermektedir. Ancak bu çabaların başarısı, medyadaki olumsuz temsiller ve köklü ideolojik önyargılar gibi yapısal zorlukların aşılmasına bağlıdır.
- MakaleAçık Erişim2024Kurumsal sosyal sorumluluk ve sosyal medya ilişkili çalışmalar üzerine bir araştırma
Kütükoğlu, Elif; Soydaş, Nurgül
Günümüzde gündelik hayat pratiklerinden sosyal yaşamı, bilim dünyasından eğitimi, aile ilişkilerinden görünürlüğe kadar pek çok alanı etkileyen sosyal medya kurumları de etkisi altına almıştır. Bu uçsuz bucaksız dünyada yer almak/konuşulmak isteyen firmalar sosyal medya üzerinden bilinirliğini arttırmaya çalışmaktadır. Bunun için de kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerine yer vermektedirler. Tüm bunlar elbette iletişim bilimi için de dikkat çekici olmuş, konu hakkında akademik çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmanın kapsamını da alanyazında yer alan akademik yayınlar oluşturmaktadır. Çalışmada, Türkiye’de YÖKTEZ’de yer alan lisansüstü tezler ve DergiPark’ta yer alan makaleler “kurumsal sosyal sorumluluk”, “sosyal medya”, kurumsal sosyal sorumluluk ve sosyal medya” gibi kavramlar ekseninde incelenmiştir. Bibliyometrik analizin kullanıldığı çalışmada toplam 34 akademik eser incelenmiştir. Bunların 31 tanesinin makale, sadece 3 tanesinin ise yüksek lisans tezi olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışma içerisinde yayınların konu dağılımları, makalelerin yayınlandığı dergiler, tezlerin yer aldığı üniversiteler, çalışmalardaki anahtar kelimeler, veri toplama teknikleri, makalelerin yazıldığı yılların dağılımı gibi başlıklar detaylı şekilde yer almaktadır.
- MakaleAçık Erişim2024Tüketim Kültürünün İnşasında Markaların Hegemonyası
Demirel, Çağatay; Değirmenci, Fatıh
Tüketim, modern toplumlarda sadece ekonomik bir faaliyet olarak değil, aynı zamanda bireylerin kimliklerini ve statülerini inşa ettikleri ve bunları ifade ettikleri bir alan olarak görülmektedir. Gezegenin her yerine yayılan ve akın eden tüketimci piyasanın hâkimi markalar, sahip oldukları güç ile toplumda ya da uluslararası sistemde egemen olmasını istediği değerleri çeşitli kurumlar ve aydınlar üzerinden aktararak kendilerine bağımlı kesimlerin zihinsel ve yapısal sınırları üzerinde tahakküm kurmaya çalışmaktadır. Elbette kapitalist üretim/dağıtım sisteminin yerinde durmak bilmeyen faaliyetlerini devam ettiren markalar için asıl amaç, kitlelerin gönüllü (rıza) olarak kendilerine itaat etmesini sağlayabilmek, mevcut kurulu düzene karşı isyanları en aza indirebilmek ve olası rakipleri bertaraf edebilmektir. Gerçekleştirilen nitel araştırmada, tüketim kültürünün inşasında markaların hegemonyası incelenmiş ve “tüketim kültürünün inşasında markaların hegemonyasını nasıl sağladığının ve markaların, tüketimi reklamlarda nasıl inşa ettiğinin ortaya koyulması amaçlanmaktadır. Bu amaç etrafında araştırma evrenini “Effie Awards” reklamları oluştururken araştırmanın örneklemini ise 2023 yılı “Effie Awards Türkiye”de farklı kategorilerde ödüle değer bulunan reklam filmleri oluşturmaktadır. Çalışmada markaların hegemonyalarını sağlarken güç unsuru içerisinde yer alan kültür ve bilgiyi ve rakip unsurlar içerisinde yer alan eşsizliği önemli ölçüde kullandığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca markaların reklamlarda tüketim kültürünü, tüketimin sembolik boyutu, mutluluk-haz, çekicilik, kolaylık ve tarz temalarıyla inşa etme noktasında önemli bir rol oynadığı tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023Toplumsal cinsiyet rollerini tersinden anlamlandırmak: Babalık ve erkeklik rolünün reklamlar üzerinden analizi
Doğan, Neva; Karaman, Esra Dudu
Toplumsal cinsiyet çalışmalarının yalnızca kadınlara odaklanması, erkeklik kavramının toplumun tüm unsurları tarafından (medya, aile, okul vb.) biçimlendirilen, inşa edilen ve yeniden üretilen bir alanda olduğu gerçeğini çoğunlukla gizlemektedir. Oysaki modernist söylem içerisinde anlamın zıtlıklar içinde kurulduğu düşünüldüğünde erkekliğin ne olduğunun kadınların ne olmadığı üzerinden belirlendiği söylenebilir. Bu nedenle kadınlık rolleri tanımlanırken erkekliğe ilişkin de örtük tanımlamalar yapılmaktadır. Toplumsal anlamın inşa edilmesinde başat bir öneme sahip olan medya metinleri de toplumsal anlamı inşa ederken erkeklik kavramına sıkça başvurmaktadır. Bu çalışmada erkeklik ve erkekliğin tanımlanmasında temel bir role sahip olan babalık kavramı, içinde baba ve koca rolünün olduğu reklamlar temel alınarak medya metinlerinde bu figürlerin aile içi rolü, işlenen mesajın etkinliğine ilişkin teknik veriler ve babalık kimliğinin öne çıkarıldığı ürün türü bağlamında ortaya konulmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2022Pandemi döneminde sivil toplum kuruluşlarında iletişim ve halkla ilişkiler; ttb’nin twitter hesabına yönelik bir içerik analizi
Demirel, Çağatay
Günümüzün modern toplumsal yapısı içerisinde iletişim ve halkla ilişkiler, sivil toplum kuruluşları açısından oldukça büyük bir önem taşımaktadır. Özellikle sivil toplum kuruluşlarının ortak hedef ve amaçlara ulaşabilmesi, var olan mevcut durumlarını koruyabilmesi, yaşanan problemlere bağlı olarak kamuoyu oluşturabilmesi ve kamuoyunun desteğini sağlayabilmesi, ancak iletişim ve halkla ilişkiler ile mümkün olmaktadır. Corona Virüsü (Covid-19) salgınından dolayı Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün tüm dünyada pandemi ilan etmesiyle sivil toplum kuruluşlarındaki iletişim ve halkla ilişkiler daha da önem kazanmıştır. Böylelikle sivil toplum kuruluşları hedef kitleleriyle çevrim içi ortamlar aracılığıyla daha verimli ve kesintisiz şekilde iletişim ve halkla ilişkiler faaliyetleri gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Bu düşünceden hareketle de bu çalışmanın konusu, pandemi döneminde sivil toplum kuruluşlarında iletişim ve halkla ilişkiler olarak belirlenmiştir. Araştırma, sağlık alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının Covid-19 salgınında oynadığı rolü belirlemeyi amaçlamaktadır. Nitel olarak gerçekleştirilen bu çalışmada sivil toplum kavramı etraflıca ele alınmış ve TTB’nin resmi Twitter hesabı içerik analizi yöntemi ile iletişim ve halkla ilişkiler açısından irdelenmiştir. Sonuç olarak iletişim teknolojilerinin yoğun olarak kullanıldığı bu dönemde Türk Tabipler Birliği’nin kamularıyla verimli/etkin iletişim ve halkla ilişkiler faaliyetinde bulunabilmesi için “iki yönlü iletişim” anlayışını daha fazla benimsemesi gerektiğine ulaşılmıştır.
- MakaleYalnız künye2021The Slogan Effect: The Power Of Brand Discourse In Liking And Purchasing Behaviour
Aslan, Emre S.; Demirel, Cagatay
Discourses have been a determiner effect through human history. However, only with the development of communication technologies and globalization of trade the strategic importance of discourse has increased. Especially establishments comprehending the importance of branding have been searching for a strong discourse. The most effective and catchy of those discourses are called slogans. Slogans present the power of brand discourse while determining the superiority of the brand in commercial wars. Especially global brands are aware of the powerful effect of slogans. Based on this awareness, while they conduct their communication efforts, they endeavour to have strong slogans. When the literature is inspected it is seen that there are not enough studies regarding slogans which have a strong effect on both commercial and social life. This study is conducted both with the aim of satisfying this need and revealing the power of brand discourse in liking and purchasing behavior. Within this aim, an experimental study is applied, and it is tried to measure the effect of slogan liking to slogan purchasing behaviour, brand liking, brand purchasing behaviour, brand and slogan relationship liking and purchasing behaviour. In this study, a quantitative research method is applied, and the data is collected through questionnaires; the gathered data were analyzed in terms of frequency, regression and correlation. According to the results slogan liking greatly affects all the variables presented in the research model. Thus, it is concluded that brand discourse has a very powerful effect.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| dc.date.accessioned | 2026-10-22T08:47:35.454823244Z | |
| dc.date.available | 2026-10-22T08:47:35.454823244Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/10100 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Gazetecilik Bölümü | tr |
| dc.title | Department of Journalism | en |
| dspace.entity.type | OrgUnit | |
| organization.identifier.code | gumushane-iletisim-gazetecilik | |
| organization.unitType | department | |
| rdl.unit.alias | \bgazetecilik bolumu\b | |
| rdl.unit.alias | \bjournalism\b |




