Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Kulakaç, Nurşen(10)
- Çelik, Orkun(8)
- Ashyralyyev, Charyyar(7)
- Keyifli, Nazlı(7)
- Ashyralyev, A.(6)
- Kayikcioglu, Temel(6)
- Menevseoglu, Ahmed(6)
- Araz, Onur(5)
- Ashyralyyev, C.(5)
- Demirbağ, Orkun(5)
- Koç, Pinar(5)
- Turan, Ibrahim(5)
- Ünlü, Ramazan(5)
- Ürkek, Bayram(5)
- Akar, Zeynep(4)
- Akyol, Hikmet(4)
- Akyol, Mehmet(4)
- Aydınçakır, Emre(4)
- Bilgilioglu, Burhan Baha(4)
- Demir Doğan, Melike(4)
- Demir, Selim(4)
- Kankal, Murat(4)
- Kurnaz, Muammer(4)
- Melek, Mesut(4)
- Pala, Fahrettin(4)
- Sancar Özkök, Canan(4)
- Taş, Ahmet(4)
- Ulutaşdemir, Nilgün(4)
- Uzun, Sevda(4)
- Acet, Tuba(3)
- Akay, K.U.(3)
- Aydin Sayilan, Aylin(3)
- Aydın Sayılan, Aylin(3)
- Barut, Abdulkadir(3)
- Basoglu, Mustafa Engin(3)
- Cakalli, H.(3)
- Canak, I.(3)
- Cengiz, Ekrem(3)
- Cengiz, Emre(3)
- Cengiz, Sevil(3)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2021Beklenti teorisi ve hedonizmin marka bağımlılığı yaratmadaki etkisinin zen pırlanta üzerinden incelenmesi
Taşdelen, Birgül; Akduman, Bensu
Tüketim kavramı günümüzde, bireylerin yalnızca ihtiyaçları doğrultusunda tüketmek yerine kişisel ve sosyal değer yüklü hedeflere ulaşmalarına yardımcı olan bir kavram olarak tanımlanmaktadır. Artık tüketimde, haz alma (hedonizm) kavramı ön plana çıkmaya başlamıştır. İnsanlar ihtiyaç dışı alışverişe haz almak için yönelmeye başlamışlar ve markalara yükledikleri sembolik anlamlarla kendilerini tüketim alanında farklılaştırma yoluna gitmişlerdir. Bu doğrultuda tüketim davranışında yeni bir boyut olan marka bağımlılığı kavramı ortaya çıkmıştır. İşletmeler için de oldukça önemli olan bağımlılık kavramı günümüz tüketiminin vazgeçilmez bir unsuru halini almıştır. Dolayısıyla artık işletmelerin de temel gayelerinden birisi, tüketicilerde marka bağımlılığı yaratmak ve işletme ya da markaları için sadık müşteri portföyünü oluşturmaktır. Hedonizmin marka bağımlılığı yaratmadaki etkisini Beklenti Teorisi ile incelemeyi amaçlayan bu araştırma, Trabzon, Mersin, Eskişehir, Diyarbakır ve İstanbul illerinde yaşamakta olan 18-65 yaş arası çalışan ve lüks tüketim yapan/yapma arzusu duyan tahmini 500 kişiye uygulanmış olan anket yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada hipotezleri test etmek amacıyla faktör analizi, t testi, anova analizi, ve regrasyon analizi uygulanmış ve veriler yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda özellikle kadın, evli, eğitim düzeyi ve gelir düzeyi yüksek olan katılımcılarda hedonizm etkilerinin ve marka bağımlılığının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, değerlendirmeye alınan beklenti teorisi ve hedonizmin marka bağımlılığı yaratmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2021Türkiye’de kamu yönetiminin iletişim ve halkla ilişkiler anlayışına ilişkin bir araştırma
Aydeniz, Hediyetullah; Sönmez, Gülen
Bu çalışma, Türkiye’de kamu yönetiminin iletişim ve halkla ilişkiler anlayışını konu edinmekte ve bu anlayışın belirlenmesini hedeflemektedir. Devlet Planlama Teşkilatı’nın kuruluşu ve hazırlanan ilk beş yıllık kalkınma planı çerçevesinde ilk halkla ilişkiler projesi olarak kabul edilen nüfus planlamasına ilişkin çalışmalar dikkate alındığında halkla ilişkilerin Türkiye’de özel sektörden önce kamunun inisiyatifiyle hayata geçtiğini ortaya koymaktadır. Bu deneyimin tarihsel-sosyolojik analizi ve dokuman incelemesinden yararlanarak 2001-2019 dönemini kapsayan beşer yıllık kalkınma planları metinlerinden hareketle kamu yönetiminin iletişim ve halkla ilişkiler anlayışını ortaya koymak bu çalışmanın ana çerçevesini oluşturmaktadır. Modernleşme kuramının etkisiyle hem kurumsal olarak medya hem de iletişim planlanması noktasında halkla ilişkiler, kalkınma-gelişme hedefleri çerçevesinde Türkiye’de bir yönetim aygıtı olarak görülmüştür. Halkla ilişkiler anlayışı ve uygulamaları ile akademik düzeydeki bilgi birikimini de etkileyen bu tarihsel tecrübe iletişim olgusunun daha çok kurumsal ve kitle iletişim düzeyinde görülmesini ve çizgisel-lineer bir iletişim yönetim pratiğini ortaya çıkarmıştır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sağladığı imkanlar ve dijitalleşme ile Avrupa Birliği üyelik sürecinin de katkısıyla yirminci yüzyılın başlarından itibaren çizgisel-lineer iletişim anlayışı ve halkla ilişkiler uygulamasında bilgilendirme modelinden iki yönlü simetrik modele geçiş çabaları olsa da asimetrik bir iletişim anlayışı ve uygulaması görülmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2021Kişilerarası iletişimin firmalara güven üzerinde etkisi: gümüşhane örneği
Çalışır, Gülsüm; Alban, Merve Yağmur
İletişim kavramı tüm canlılar için geçerli olan evrensel bir durumdur. Kişilerarası iletişim ise duygu, düşünce ve bilgi alışverişinin insanlar arasında gerçekleştirilmesidir. Bu iletişim türünde araç, insandır. İnsanlar karşılıklı iletişim kurarak birbirlerini anlamaktadır. İletişimi doğru ve etkili biçimde gerçekleştirmek hem kendimizi daha iyi anlatmayı hem de karşıdaki insanı daha iyi anlamayı sağlamaktadır. İnsanlar doğru ve etkili iletişimi kurabildikten sonra neredeyse her alanda başarılı olmaktadır. Toplumsal hayatın uzantısı olan iş hayatında da güven kavramı büyük öneme sahiptir. Toplumsal varlık hakkındaki birçok araştırma kişilerarası güveni, firmalara güven için de ön şart olarak görmektedir. Toplumsal varlık teorisi her çeşit yapıyı içinde barındırarak insanların yardımlaşmasını ve diğer insanlara güvenmesini öğretir. Söz konusu insanlar firmalara ihtiyaç duyarken, seçilecek olan firmaya öncelik olarak güvenmek ister. Güvenin ön şartı olarak kabul edilebilen doğru iletişim, o firmaya çeşitli olanaklar sağlayabilmektedir. Kişilerarası iletişimi kuvvetli olan bir firma, müşteriyi daha iyi anlayıp kendilerini daha kolay anlatabilecek; böylece insanların o firmaya karşı güvenleri artacaktır. Çalışmada firmaların müşterilerle gerçekleştirdikleri iletişimlerinde aralarında kurulan güven ilişkisinin ne yönde olduğu incelenmiştir. Çalışmanın amacı, firmaların kişilerarası iletişimde başarılı olduklarında bu durumun müşterilerin o firmaya olan güvenlerine nasıl yansıdığını tespit etmektir. Çalışma Gümüşhane’de yapıldığından çalışmanın evrenini Gümüşhane’de yaşayan 18 yaş üstü insanlar; örneklemini ise kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen firmaların müşterileri oluşturmuştur. Araştırmada yöntem olarak nitel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Yapılan çalışmada kişilerarası iletişimin firmalara güven üzerindeki etkisinin büyük olduğu belirlenmiştir. Kişilerarası iletişimin firmalara güven duygusunun oluşumu konusunda böyle bir çalışmaya daha önce ulaşılmamış olması bakımından çalışmaya özgün değer kattığı görülmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021İnşaat Sektöründe Çalışanların Güvenlik Kültürünün Oluşturulmasında Saha Gözetmenlerinin Rolü
Tuna, Hasan; Albayrak, Sirer
İş kazaları çalışanların çalışma hayatlarında karşılaştıkları en önemli sorunlardan biridir. İnsanlığın çalışma hayatı boyunca olabilecek kazaları engelleme ve çalışanlara sağlıklı bir ortam oluşturmak amacıyla birçok mevzuat ve kurumsal düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler mevcut olmasına karşın, işyerlerinde hala birçok kaza meydana gelmektedir. Son zamanlarda iş kazalarının önlenmesi konusunda güvenlik kültürü kavramının üzerinde önemle durulmaktadır. Bu çalışmada, inşaat sektöründe çalışanların güvenlik kültürü düzeylerinin demografik özelliklerinden ve inşaatta görevli saha gözetmenlerinden ne şekilde etkilendiğini tespit etmek amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemini, kartopu örnekleme yöntemiyle saptanan, inşaat sektöründe faaliyette bulunan Ankara, İstanbul, Ağrı ve Sivas illerindeki 5 farklı firmada çalışan toplam 130 kişi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Dursun (2011) tarafından Türkçe’ye uyarlanan 8 farklı ölçek kullanılmıştır. Veriler normal dağılım gösterdiği için parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre kadercilik dışındaki güvenlik kültürü boyutlarında saha gözetmeninin görev yaptığı işyerlerindeki çalışanların güvenlik algısı anlamlı şekilde yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca, medeni durum, iş tecrübesi, eğitim durumu gibi demografik özelliklerle güvenlik kültürü boyutları arasında anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Eğitim faaliyetlerinin arttırılması, yönetimin tutum ve davranışlarının geliştirilmesi, kadercilik anlayışının ortadan kaldırılması, farkındalığı ve yetkinliği artırıcı tedbirlerin alınması, çalışanların güvenliğe aktif katılımının sağlanması, etkili iletişiminin kurulması, raporlama kültürünün geliştirilmesi ve belli sayıdaki işyerlerinde saha gözetmenlerinin istihdam edilmesi iş kazalarının azaltılmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2021The Mediating Role of Presenteeism in The Effect of Employee Coronavirus Anxiety Levels on Productivity at Work
İri, Necla İrem Ölmezoğlu; Korkmaz, Fatma
The purpose of this study is to analyze the mediating role of presenteeism in the impact of coronavirus\ranxiety levels of workers in the labor market during the COVID-19 outbreak on their productivity at\rwork. The target population of the study, which is a cross-sectional and descriptive type, consists of\remployees over the age of 18 who agree to participate in the study and are active in different sectors. The\rsample of the research consists of 463 employees. The data of the research were collected by the online\rsurvey method (via Google Form). The following were used as data collection tools: "Personal Information Form" developed by researchers and "Coronavirus Anxiety Scale (CAS)"developed by Lee\r(2020) and adapted into Turkish by Bicer et al. (2020), "Endicott Work Productivity Scale" developed\rby Endicott and Nee (1997) and adapted to Turkish by Uguz et al. (2004) "Standford Presenteeism\r(non- existence at work) Scale" developed by Koopman et al. (2002) and adapted to Turkish by Anık\rBaysal (2012). The findings obtained reveal that there are negatively significant relationships between\rcoronavirus anxiety and productivity at work. It has been determined that presenteeism (non- existence\rat work) has a statistically significant partial mediating role in the negative effect of coronavirus anxiety\ron productivity at work in the analysis of the structural equality model for the mediating effect. Finally,\rthe results of the research were discussed in the light of the literature. Suggestions have been made to\rresearchers working on the impact of the coronavirus epidemic on working life and to practice.
AtıfOpenAlex7TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2021Entrepreneurship Perceptions of Women Entrepreneurs During the COVID-19 Pandemic: The Case of Kayseri and Gaziantep
Büyükbeşe, Tuba; Dikbaş, Tuğba; Dogan, Irfan
The purpose of this study is to determine and compare the entrepreneurship perceptions of women entrepreneurs before and during the global\rCovid-19 pandemic. In the study, firstly, it was tested whether differences arose in the entrepreneurship perceptions (in the dimensions of Focus\rof Control, Self-Confidence, Communication, and Motivation) of women\rentrepreneurs who have businesses in different sectors in Kayseri and\rGaziantep provinces. This was followed by an investigation of whether\rthere was a significant change in the entrepreneurship perceptions (in\rtheir sub-dimensions) of women in compliance with their demographic\rcharacteristics. This study is designed with a quantitative research\rmethod in line with the specified purposes, and it uses online survey as\ra data collection tool. Research was conducted with the participation of\r211 business owners. The data obtained was analyzed using the SPSS\r21.0 program. A significant difference was found between the perceptions of entrepreneurship by female entrepreneurs before and during\rthe pandemic, their control focus on individual entrepreneurship, their\rself-confidence in individual entrepreneurship, their communication\rregarding their individual entrepreneurship, and their motivations for\rtheir individual entrepreneurship.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2021Food and beverage experience in tourism in the context of experience \reconomy
Özdemir, Sami Sonat; Polat, Eray
Nowadays, new tourism activities have emerged with the demand for the single experience of the components that comprise the \rwhole of tourism activities. Especially the attraction of food and beverage in recent years has started to stand out; this increase in \rthe importance of the sector indicates that enriching the experiences in food and beverage will increase the value of tourism in \rgeneral. Food and beverage experience in tourism supports the total experience in terms of presenting the potential opportunities \rabout entertainment, educational, esthetic, and escapist experiences; it thus has a positive impact on holistic consumer satisfaction. \rIn the study, the concept and dimensions of the experience economy are explained, and food and beverage experience in tourism is \revaluated. It is determined that supporting the food and beverage experiences in terms of presenting a holistic experience might \rdevelop consumer experiences. Additionally, it is found that the potential in the dimensions of experience economy can be \rdeveloped. According to the result, activities in these dimensions’ scope are efficient in ensuring an optimum experience level. On \rthe other hand, suggestions about developing this potential are presented in the study.
AtıfOpenAlex5TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2021A Research on the Relationship Between Parental Attıtudes and Images of God
Karaca, Fkaraca; Hacıkeleşoğlu, Hızır
As a dynamic structure, the image of God contains a process that is constantly\rrenewed, changing and progressing cumulatively. The image of God comprise a\rwide area with many cognitive and emotional aspects, as well as individual and\rsocial factors. Perhaps one of the most critical stages of this process is the\rattitudes of parents towards their children. In this sense, the main problem of\rcurrent research is to examine whether there is a differentiation between\rparental attitudes and the images of God.\rThis research has utilized the relational survey model which is one of the\rquantitative research methods. The data set was collected from random\rprobability sampling participants. Research findings demonstrated that there\rwas a statistically significant association between parental attitudes and God\rimage. Accordingly, emotional warmth-oriented parental attitudes were\rpositively associated with balanced and love oriented God images; rejectionist\rparental attitudes were positively associated with fear/punishment-oriented and\rdismissive God images. Also, parental attitudes were a significant predictor of\rthe image of God
AtıfTR Dizin8
İncele - MakaleYalnız künye2021Üretim Maliyetlerinin Firma Verimliliği Üzerindeki Etkisinde \rÜretim Kayıplarının Rolü: Denizli İli Tekstil Sektöründe Bir \rUygulama
Dönmez, Gülşah; Tosunoğlu, Büşra
Bu çalışmanın amacı, üretim maliyetlerinin firma verimliliği üzerindeki etkisinde üretim \rkayıplarının rolünü belirlemektir. Bu doğrultuda, bir model geliştirilmiş ve test edilmiştir. \rModelin test edilmesi için iki hipotez oluşturulmuş ve Denizli İli Tekstil Sektöründe faaliyet \rgösteren 193 tekstil işletmesine anket uygulanmıştır. Hipotezlerin test edilmesinde yapısal \reşitlik modeli kullanılmıştır. Yapılan analiz bulgularına göre; üretim maliyetlerinin firma \rverimliliği üzerinde doğrudan etkisinin negatif yönde ve yüksek oranda olduğu, aracı rol \rolarak üretim kayıpları dikkate alındığında ise bu etkinin belirli bir oranda düşüş gösterdiği \rsöylenebilmektedir. Bu sonuç doğrultusunda üretim kayıplarının firma verimliliğini ciddi \ranlamda etkilediği ifade edilebilmektedir.
- MakaleAçık Erişim2021Food Banking in the Context of Food Security: Canada and the UK Country Cases
Beken, Hıkmet Gülçın
Food as a basic need can be evaluated on the ground of food security\rand the "right to food" approach. As institutions that collect, distribute,\rand provide complementary food and meals, food banks can be acted\rupon by the fact that access to food and food is a fundamental human\rright, as well as charity and philanthropy motivations, can be decisive.\rThe point that makes food banks open to debate is the long-term\rsustainability and adequacy of food banks and the support they provide.\rBesides, the existence and the generality of food banks can be\rinterpreted as the withdrawal of the state from its area of responsibility\rand its failure to fulfill its responsibility in this area. The structure of\rsocial support systems and state-individual relations through the\rexistence of food banks in the UK and Canada, among the examples of\rthe liberal welfare state, will be included in this study. The measures and\rpolicies taken within the scope of combating COVID-19 directly and\rindirectly affected food banks. Therefore, the impact of the recent global\rpandemic on the demand for food banks will also be included.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2021Doğrudan Yabancı Yatırımlar, İhracat ve Ekonomik\rBüyüme Arası İlişkiler: BRICS-T Ülkeleri Üzerine\rBootstrap Panel Nedensellik Analizi (1992-2018)
Recepoğlu, Mürşit; Doğanay, Muharrem Akın; Değer, Mustafa Kemal
II. Dünya Savaşı sonrasında yaşanan ticari küreselleşme ve bölgesel\rekonomik anlaşmalar ile ülkeler arası ticaret ilişkilerinin artması, dış\rticaretin özellikle de ihracatın ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini\rele alan çalışmalarda büyük bir artışa yol açmıştır. Aynı şekilde\rÇok Uluslu Şirketler (ÇUŞ) aracılığıyla üretimin küreselleşmesi ise\rDoğrudan Yabancı Yatırımları (DYY) iktisatçılar açısından popüler\rhale getirmiştir. Bu kapsamda literatürde DYY’ların kısa ve orta\rvadeli portföy yatırımlarına göre tasarruf ve döviz açığı bulunan\rgelişmekte olan ülkelerde ekonomik büyüme üzerinde daha anlamlı\retkileri olacağı beklentisi vardır. Bu çalışmanın amacı, yükselen\rpiyasa ekonomilerini özel bir grubunu oluşturan BRICS-T ülkelerinde\rdoğrudan yabancı yatırımlar, ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki\rilişkiyi 1992-2018 dönemi için araştırmaktır. Çalışmada yatay kesit\rbağımlılığı, homojenite ve Kónya (2006) bootstrap panel Granger\rnedensellik testleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgular çalışmada\rkullanılan modellerde yatay kesit bağımlılığı ve heterojenitenin\rsöz konusu olduğunu göstermektedir. Öte yandan bootstrap panel\rnedensellik test sonuçlarına göre doğrudan yabancı yatırımlar, ihracat\rve ekonomik büyüme arasındaki nedensel ilişkilerin ülkeden ülkeye\rfarklılık gösterdiği tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2021A Comparison of Fiqh (Islamic Jurisprudence) and Tasawwuf (Sufism) In Terms of Purpose
Çatak, Adem; Yilmaz, Fetullah
In the Islamic scientific tradition, kalam (fundamental Islamic beliefs), fiqh (Islamic jurisprudence), and tasawwuf (Sufism) are considered as three branches of Islamic science that\ris directly concern life. In this article, fiqh and tasawwuf which are mentioned above, are compared in terms of their objectives. The study involves an introduction and two sections. In the\rintroduction, definitions, subjects, virtues, sources, purposes, and other relevant issues of these branches are mentioned and the objectives of fiqh and tasawwuf are compared. In the first\rsection, general aims and benefits of both tasawwuf and fiqh are explicated, while the specific\rpurposes and benefits of both branches are discussed in the second. Special purposes are also\rdiscussed in terms of their contribution to the establishment and continuation of the individual\rand social order. Individual and social purposes are evaluated in compliance with the general\rclassification of the subjects of fiqh. The said classification covers the fields of prayers, deeds,\rmarriage (family) and criminal law. Fiqh and tasawwuf, both of which are common in being practical sciences, are evaluated according to their common and divergent features in terms of their\rgoals and purposes, and it is emphasized that they complement each other in religious living.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Sanal kültürün yeni anlam inşacıları markalar: küresel markaların reklam analizi
Demirel, Çağatay; Değirmenci, Fatıh
Dijital devrimlerin toplumun bütün katmanlarında kendini hissettirdiği çağımızda sanal kültür, artık modern bir kültür olgusu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kültürün anlam üretme aracıları olan dijital ekranlar ve mobil iletişim araçları, bireylerin davranışlarında önemli tutum değişikliklerine yol açarken; diğer yandan da markaların anlam inşasında kilit rol oynamaktadır. Tüketim olgusunun cazibe merkezinde yer alan markalar, sanal kültürün kendilerine sunduğu yeni olanaklar sayesinde bireyleri tüketime yönlendirirken; diğer yandan da onlara sürekli olarak satın almaya yönelik yeni anlam kalıpları inşa etmektedir. Özellikle reklamlar aracılığıyla tüketicilere gönderilen mesajlar, onların yeni ihtiyaçlar hissetmelerine, yeni tatmin yöntemleri ve yeni hazlar aramalarına yol açmaktadır. Bu çalışmada 2019 yılında markaların YouTube’da en çok izlenen reklamları göstergebilimsel bir analizle incelenmiştir. Yapılan göstergebilimsel reklam analiziyle elde edilen gösterilenler görsel retorik tipolojisi ile detaylı olarak ele alınmış ve buna göre sanal kültürel yapı dâhilinde markaların anlam inşa edebilme, tüketicilerin dikkatini çekebilme, onların dilinde ve kalbinde yer alabilme gibi konularda oldukça etkili oldukları görülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2021İç Denetim Süreçlerini İyileştirme ve Risk Yönetimi Araçları: \rYalın Altı Sigma ve FMEA
Yeşilçelebi, Gül; Altunel, Mehtap; Selimoglu, Seval
İşletmelerin yapısında var olan karmaşıklık, 2019 yılı itibariyle dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını ile daha \rda karmaşık hale gelmiştir. İşletmelerin iş yapış şekillerini değiştirmesi ve salgından korunmak adına alınan önlemler \rkapsamında, faaliyetlerin uzaktan yürütülmesi birçok riski de beraberinde getirmiştir. Her geçen gün artan risklerle birlikte, \riç denetimin etkin şekilde yürütülmesinin önemi artmış ve yeni yaklaşımların kullanılması zorunlu hale gelmiştir. Bu \rçalışmada, iç denetimde süreçlerin iyileştirilmesi ve risklerin belirlenmesi aşamalarında kullanılmak üzere, risk yönetim \raracı olarak Yalın Altı Sigma kapsamında sunulan Tanımla-Ölçme-Analiz Etme-İyileştirme-Kontrol (Define-MeasureAnalyze-Improvement-Control/DMAIC ) modeli ve bu model içerisine gömülü olan Hata Türü ve Etkileri Analizi (Failure \rMode and Effects Analysis-FMEA) aracı olmak üzere iki yaklaşım önerilmiştir. Çalışmada, iç denetimin Yalın Altı SigmaDMAIC modeli ve Hata Türü ve Etkileri Analizi ile olan ilişkisi incelenmiştir. Süreçlerin iyileştirilmesinde kullanılan birçok \ryaklaşım olmakla birlikte, çalışma kapsamında önerilen bu iki yaklaşım, özellikle iş süreçlerinin verimliliğine, etkililiğine ve \rtutumluluğuna odaklanan iç denetimin, riskleri değerlendirmesi, süreçteki zayıflıkları belirlemesi ve iyileştirilmesi için \rtavsiyelerde bulunmaktadır.
AtıfOpenAlex3TR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2021Determination of Quality of Raw Milk Collected from Atatürk University Agriculture Faculty Pilot Dairy Plant
Gürbüz, Zeynep; Şengül, Mustafa; Ürkek, Bayram; Erkaya, Tuba; Akgül, Halil İbrahim
In this study, the quality of produced products have a great importance. For this purpose, raw milk samples is obtained from Atatürk University Dairy Plant for every four seasons separately (summer, autumn, winter, spring) to protect human health and produce quality products. Physical and chemical properties (dry matter, fat, ash, protein, specific gravity, acidity and pH) of raw milk samples and microbiological (somatic cell count, total aerobic mesophilic bacteria (TAMB), mould, yeast, coliform bacteria and Staphylococcus aureus (S. aureus)) properties were investigated. Dry matter, ash (P<0.05) and fat (P<0.01) values of raw milk samples were affected significantly by dairy farm, meanwhile protein, specific gravity, pH and acidity values were not affected (P>0.05). Seasons had a significant effect on dry matter, protein, fat (P<0.05), ash and pH (P<0.01) values of raw milk samples. But, seasons did not have a significant effect on only specific gravity and acidity values (P>0.05). TAMB, yeast, mould counts indicated significantly changes based on dairy farms and seasons. On the other hand, coliform bacteria was not affected (P>0.05) by dairy farms and seasons. S. aureus counts were affected statistically by only seasons (P<0.01).
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Türkiye’nin yerel ve bölgesel otoriteleri ihracatadayalı kentsel rekabeti önemsiyor mu?
Özdemir, Muhlis; Demirbag, Kubra Simsek; Demirbağ, Orkun
Ekonomik globalleşme, yerel dinamikleri doğrudan etkilemiş ve rekabetin yeni bir formu olan kent rekabetçiliğinin literatürde kendisine yer bulmasını sağlamıştır. Kent rekabetçiliğine yönelik çalışmalar yapılmış olmasına rağmen, yerel ve bölgesel otoritelerin kent rekabetçiliğine olan katkıları hâlâ önemli bir araştırma boşluğudur. Bu çalışmada, rekabetçilik göstergesi olarak “ihracat” kavramına odaklanılmış ve Türkiye’deki kentler 2015-2017 yılları arasındaki ihracat değerlerine göre TOPSIS yöntemi ile analize tabi tutulmuştur. İlk on sırayı İstanbul, İzmir, Bursa, Gaziantep, Kocaeli, Trabzon, Mersin, Ankara, Manisa ve Hatay illeri paylaşmaktadır. Bu illerin belediye, ticaret-sanayi odası ve bölgesel kalkınma ajansı gibi otoriteleri tarafından hazırlanan Stratejik/Bölge Planlarında rekabetçiliğe ilişkin vurgular içerik analizi ile irdelenmiştir.
- MakaleYalnız künye2021CHİA (Salvia hispanica L.) İLAVESİNİN DONDURMANIN FİZİKOKİMYASAL VE DUYUSAL ÖZELLİKLERİNE ETKİSİ
Şengül, Mustafa; Ürkek, Bayram; Gürmeriç, Hüseyin Ender
Bu çalışmada, %5, %10, %15 ve %20 oranlarında Chia tohumu (Salvia hispanica L.) ilave edilerek üretilendondurma örneklerinin fizikokimyasal ve duyusal özellikleri araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, dondurmaörneklerinin %kuru madde, %kül, %protein ve ilk damlama zamanı değerleri chia tohumukonsantrasyonundaki artışa bağlı olarak yükselirken, %yağ, pH ve erime oranı değerlerinin düştüğübelirlenmiştir. Dondurma örneklerinin viskozite değerleri artan chia tohumu oranına bağlı olarakyükselmiştir. Chia tohumu ilavesi dondurma örneklerinin kolorimetrik özellikleri üzerinde önemlideğişiklilere neden olduğu ve L* ve beyazlık indeksi değerlerinin yükselen chia tohumu konsantrasyonu iledüştüğü tespit edilmiştir. Panelistler tarafından en yüksek duyusal puanlar kontrol örneğine verilmiştir. %5chia tohumu ilaveli örnekler renk ve görünüş, sakısımızsı yapı ve genel kabul edilebilirlik bakımındanistatistiksel olarak diğer chia içeren örneklerden daha yüksek puanlara sahip olduğu ortaya konulmuştur.Sonuç olarak, %5 oranında chia tohumu ilavesinin dondurmanın fizikokimyasal özelliklerini iyileştirmek veaynı zamanda besleyici değerini artırmak için doğal bir kaynak olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Dondurma, chia tohumu, fizikokimyasal özellikler, duyusal özellikler
AtıfOpenAlex5TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2021Investigation of Hydrogeochemical Characteristics and Quality of the Water Resources in Şiran (Gümüşhane) District Center, Turkey
Alemdag, Selcuk; Semiz, Ümmühan; Gücer, Mehmet Ali
The study area is located of Şiran District Center in the southwest of Gümüşhane (NE Turkey). In this study, hydrogeochemical characteristics of water resources in district center were examined and metal element contents were determined. In the study area, the basement rocks are represented by Eocene Kelkit formation, which is composed of sandstone, claystone, marl, shale and tuff, and this unit is covered unconformably by the Quaternary aged alluvium. These units form granular porous unconfined aquifers according to the hydrogeological features. The pH, specific conductance (SC) and hardness (Fr°) values of the water resources in the study area varied between 5.41-7.48, 106.9-141.3 µS/cm and 4.72-6.78 (n= 18), respectively. According to the classification of Intra-Continental Water Resources, these data show that the samples are mostly class-I and II, rarely class-III water quality characteristics. The water resources in the study area are generally classified as Ca-Mg-HCO3 type carbonated (Ca+Mg>Na+K), and generally their weak acids are more than strong acids (HCO3>SO4+Cl). In the study area, (Ca+Mg)/(SO4+HCO3) ratios indicated the effect of silicate weathering in the waters, and the Cl/(Cl+HCO3) and (Na+K)/(Na+K+Ca) ratios show that the chemistry of waters is controlled by the chemical weathering of rock-forming minerals, hence, reflect the water-rock interaction. Except for a few, the concentration of dissolved potentially toxic elements in the water samples were distributed within acceptable limits. Consequently, the hydrogeochemical results showed that the water resources in the study area were in the category of good class waters in terms of drinking water
AtıfOpenAlex3TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2021İnovasyon stratejilerinin kurumsal sürdürülebilirlik performansına etkisi: mobilya firmaları üzerinde bir uygulama
Ayyildiz, Hasan; Eda, Dişli Bayraktar
Bu çalışmanın amacı inovasyon stratejilerinin çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışma kapsamında, Kayseri, Ankara ve Bursa (İnegöl)’deki 315 mobilya firması ile anket yapılmıştır. Elde edilen veriler IBM SPSS 25 ve IBM AMOS 24 paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Hipotezlerin test edilmesinde regresyon analizi kullanılmıştır. İlk aşamada, kurumsal sürdürülebilirliği ölçmek amacıyla daha önce Türkçe’ye uyarlanan üç boyutlu ve 20 maddeden oluşan ölçeğin DFA (Doğrulayıcı Faktör Analizi) sonucunda öngörülen faktöriyel yapısı veri ile doğrulanamamıştır. Bunun üzerine ölçeğin yapısını keşfetmek amacıyla KFA (Keşfedici Faktör Analizi) uygulanmış ve ölçeğin 10 maddeden oluştuğu ve üç faktörlü bir yapıda olduğu saptanmıştır. Ancak ölçeğin üçüncü boyutuna yalnızca iki maddenin yüklendiği tespit edilmiştir. Hiyerarşik regresyon analizi sonuçlarına göre ise; her iki inovasyon stratejisinin (keşifsel inovasyon ve artırımsal inovasyon) çevresel sürdürülebilirliği olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Buna karşın, yalnızca keşifsel inovasyonun sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliği olumlu yönde etkilediği saptanmıştır. Artırımsal inovasyonun sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2021Derrıda’nın hz. ibrahim okuması: derrıda’nın derrıdacı bir eleştirisi
Gülay, Peyami Safa
Jacques Derrida Hz. İbrahim kıssasıyla, özellikle de Kierkegaard bağlamında yakından ilgilenmiştir. Bu bağlam, kıssanın Eski Ahit’deki versiyonunu baz almaktadır. Kıssada gerçekleşen hadise Derrida için din, kurban, etik, sorumluluk gibi önemli kavramlar çerçevesinde yapılabilecek bir tartışmayı mümkün kılar. Derrida kıssayı, ondan hareketle yaptığı çıkarımların İslâm dini için de geçerli olabileceğini düşünerek okur. Fakat bunu yaparken, Kuran’daki açık ve Derrida’nın çıkarımları açısından önemli değişikliklere yol açacak farkları gözetmeden yapar. Üstelik Derrida’nın kıssanın Kuran’da da tekrarlandığını bildiği, bizzat kendi ifadelerinden anlaşılmaktadır. Derrida hem farkları gözetmez fakat hem de yaptığı çıkarımları sanki bu farklar söz konusu değilmiş gibi geneller. Bu kayıtsızlık Derrida düşüncesinin genel yapısı açısından bir çelişkiye yol açacaktır. Böylelikle Derrida, sıklıkla kınadığı bir şeyi yapıyor gibi görünür: Ötekinin farklarını görmezden gelerek, onu aynıyla kaynaştırır. Bu makalenin konusu, kıssanın Kuran’daki farklardan hareketle okunduğunda ne gibi değişikliklerin meydana geleceği hususu değildir. Bu makale öncelikle Derrida’nın öteki kategorisine yönelik hassasiyetlerini görünür kılmaya çalışmaktadır. Sonra da Derrida’nın okumasında farklara yönelik olarak tespit edilen kayıtsızlıktan hareketle Derridacı bir eleştiri geliştirmeye yönelmektedir. Sonuçta, fark fikrini oldukça önemseyen bir düşünür olarak Derrida’nın bu kıssaya yönelik okuması özelinde düşüncesindeki bu hassasiyetten taviz verdiği çıkarımına varmaktadır.

















