Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Çok katlı bir yapının betonarme ve çelik taşıyıcı sisteme sahip olarak 2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'nde tanımlanan zemin sınıflarına göre çözümlenmesi ve ekonomik açıdan karşılaştırılması

    İlker Teştek

    Günümüzde yaygın bir şekilde kullanılan çok katlı betonarme yapıların avantajları yanında birçok dezavantajı da mevcuttur. Bu dezavantajlardan biri yapı ağırlığıdır. Betonarme çeliği ve hazır betonlarla kompozit bir şekilde üretimden oluşan betonarme yapılarda, yapı ağırlığı çok yüksek seviyelere çıkabilmektedir. Bu durum da yapının deprem davranışında ve zemin ile olan etkileşiminde büyük değişiklikler meydana getirebilmektedir. Özellikle yapı ağırlığının ve yüksekliğinin fazla olması durumunda nispeten gevşek ve yumuşak temel zemini koşullarında yapı deprem davranışının problemli olabileceği ve yapısal hasarların meydana gelebileceği söylenebilir. Çelik yapıların da betonarme yapılara nazaran birtakım dezavantajı bulunmakla birlikte, çelik taşıyıcı sistem kullanımı yapı ağırlığını azalttığından depremin yapıya olan etkisi de azalmaktadır. Ayrıca yapı ağırlığının düşmesi sonucu temel zeminine aktarılan yüklerde azalmalar olacağından zemin iyileştirme maliyetleri de düşmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, 2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'nde tanımlanan zemin sınıfları dikkate alınarak hem betonarme hem de çelik taşıyıcı sisteme sahip çok katlı bir yapının yapısal çözümlemelerini yapmak ve bu yapıları maliyet açısından karşılaştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde betonarme ve çelik yapıların tarihsel gelişimi ve bu tip yapılara etkiyen yükler hakkında genel bilgiler, literatür araştırması ve çalışmanın amacı ve kapsamı verilmektedir. İkinci bölümde, analizleri yapılacak olan betonarme ve çelik yapıların tasarım özelliklerinden ve yapısal modellemelerinden bahsedilmekte ve 2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'nde tanımlanan zemin sınıflarına göre spektrum değerleri hesaplanarak yapı analizleri gerçekleştirilmektedir. Ayrıca gerçekleştirilen analizlere bağlı olarak elde edilen yük ve metraj değerleri karşılaştırılmaktadır. Üçüncü bölümde analizi yapılan sistemler yük, maliyet ve zemin özelliklerinin değişimi açısından irdelenmektedir. Dördüncü bölümde ise çalışmadan elde edilen sonuçlar ve öneriler verilmektedir. Bu bölümü kaynaklar listesi ve özgeçmiş bölümleri izlemektedir. Elde edilen sonuçlar, yapısal sistemlerin davranışının ve maliyetinin yapının ağırlığına, kullanılan yapı malzemesine, deprem yüklerine, yapının taşıyıcı sistemine, yerel zemin koşullarına, temel tipine bağlı olarak değişebileceğini göstermektedir. Bu bağlamda, doğru ve güvenilir bir tasarım için bu parametrelerin tasarım aşamasında göz önüne alınması büyük önem arz etmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Açık artırmalı satışlarda muhammen bedel artırma oranının bazı faktörlere göre değişimi: amasya ve giresun orman bölge müdürlükleri örneği

    Serpil Santo

    Orman ürünleri pazarında tekel özelliğini kaybetmesi Orman Genel Müdürlüğünün gelirlerinin azalmasına neden olmuştur. Devlet Orman İşletme Müdürlüklerinin odun emvali satış ihalelerini münferit olarak düzenlemekte ve her işletmenin başarı düzeyi yine münferit olarak değerlendirilmektedir. Açık artırmalı satışlarda muhammen bedel artırma oranının bazı faktörlere göre değişimi yakın işletmelerin satış ihalelerinde etkilenme durumu satış etkinliği yönünden önem arz etmektedir. Bu çalışmada, farklı değişkenlerin coğrafi konumları yakın Devlet Orman İşletmelerinin gelirleri üzerine etkileri irdelenmiştir. Bu kapsamda, Amasya ve Giresun Orman Bölge Müdürlükleri bünyesinde yer alan işletmelerin 2014-2018 yılları arasındaki ihale sonuçları incelenmiştir. Bu bağlamda, işletmelerin dikili ağaç satışı ve geleneksel depodan satış yöntemlerin kullanıldığı emval satış ihalelerinde elde edilen muhammen bedel artış oranları belirlenmiş ve karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmalar, Orman Bölge Müdürlüğü ve Orman İşletme Müdürlüğü düzeylerinde satış yöntemi, yıllar ve aylar değişkenlerine göre yapılmıştır. Çalışma sonucunda, sanayi tesislerine yakınlık, ihale yılı, ihale ayı, ihaleye çıkan Orman İşletme Müdürlüğü, dikili ağaç satışı ve geleneksel depodan satışlar değişkenlerinin, Muhammen Bedel Artırma Oranı üzerinde istatistiksel düzeyde anlamlı farklılıklar oluşturduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Çay fabrikalarında ISO 22000 gıda güvenliği yönetim sisteminin uygulanabilirliği

    Cemal Dilek

    Çay fabrikaları, arasındaki rekabetin artmasıyla birlikte çay üretiminin daha kaliteli ve güvenli yapılması için verdikleri hizmetleri bir sisteme ve standarda göre yapmaya başlamışlardır. Fabrika sahiplerinin günümüz tüketicilerinin bilinçli ve seçici olan isteklerini karşılamak amacıyla, çay alımı aşamasından işlenip paketleme aşamasına kadar kalite, hijyen ve gıda güvenliğini daha da ön plana çıkardığı görülmektedir. Bu süreçte fabrikanın kalite ve hijyen sorumlularına önemli görevler düşmektedir. Bu çalışmada Trabzon, Giresun ve Rize'de faaliyet gösteren, ISO 22000 Gıda Güvenliği Sistemi belgesine sahip çay fabrikalarına yönelik, ISO standartlarının uygulanabilirliği analiz edilmiştir. Nitel araştırma modeline sahip bu çalışmada, ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi belgesine sahip üç fabrikanın kalite ve hijyen sorumluları ile önceden belirlenmiş yarı-yapılandırılmış araştırma soruları ile mülakatlar yürütülmüştür. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analize dilerek, çalışmanın örneklemine ait kategoriler ve kodlar oluşturulmuştur. Çalışma sonucunda, çay fabrikalarının gıda güvenliği konusunda bazı sorunlarının olduğu, problemlerin çözümü için ise, işletme yönetiminin ilk olarak ISO 22000 yararına inanması gerektiği düşünülmektir. Ayrıca katılımcı fabrikaların ISO 22000 standartlarının uygulanması konusunda ne tür sorunlar yaşadıkları ortaya çıkarılmıştır. Yapılan araştırma ile gereken kaynakları sağlayarak eğitim, personel, mutfak alanı, depolar gibi ihtiyaç duyulan yapı kurulduğu zaman ISO 22000 sistemlerinin uygulanabilir olduğu sonucuna varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kırmızı pancarın dondurma üretiminde kullanım imkânları üzerine bir araştırma

    Firdevs Hacıbektaşoğlu

    Bu çalışmada, kırmızı pancar (Beta vulgaris L.) kullanılarak, başta çocuklar ve diyabet hastaları olmak üzere her tüketicinin beğenebileceği, kırmızı pancarın tatlılığından dolayı şeker oranı azaltılmış, besin değeri yüksek, fonksiyonel dondurma üretmek amaçlanmıştır. Bu amaçla Kontrol (K) (kırmızı pancar ilavesiz + %15 şeker), %5 şeker + %15 kırmızı pancar (P1), %10 şeker + %15 kırmızı pancar (P2), %15 şeker + %15 kırmızı pancar (P3) ilaveli toplam dört çeşit dondurma üretilmiştir. Üretilen dondurma örneklerinin bazı fiziko-kimyasal, fenolik madde, antioksidan aktivite ve duyusal özellikleri, renk değerleri ve şeker içerikleri incelenmiştir. Şeker oranının artmasına bağlı olarak dondurma örneklerinde pH değeri artmış, ancak bu artış istatiksel olarak önemli bulunmamıştır (p>0.05). En yüksek titrasyon asitliği Kontrol örneğinde (%0.21) belirlenirken kırmızı pancar içeren örneklerde istatistiksel olarak farklılık bulunmamıştır. En düşük kurumadde P2 örneğinde (%22.06) en yüksek kontrol örneğinde (%33.70) tespit edilmiştir. En yüksek kül değeri P1 örneğinde (%0.95), en düşük P3 örneğinde (%0.82) belirlenmiştir. Overrun (hacim artışı) değerleri en düşük P2 (%23.08), en yüksek kontrol örnekte (%39.18) bulunmuştur. Şeker oranının artması genel olarak ilk damlama süresini artırmış, tam erime süresini kısaltmıştır. Viskozite değerleri şeker ilavesiyle azalırken 20 ve 50 rpm'de belirlenen en yüksek viskozite değerleri P1 örneğinde sırasıyla 11729.58, ve 6425.60 cp olarak saptanmıştır. Fenolik madde ve antioksidan aktivite açısından dondurma örnekleri arasındaki farklılık p<0.01 düzeyinde önemli bulunmuştur. En düşük fenolik madde kontrol örneğinde (329.69 GAE mg/L), en yüksek fenolik madde P1 örneğinde (558.55 GAE mg/L) tespit edilmiştir. En düşük DPPH değeri kontrol örneğinde (13.66 % inhibisyon) görülürken en yüksek P2 örneğinde (27.98 % inhibisyon) belirlenmiştir. En düşük toplam antioksidan değeri P2 örneğine (2350.92 mg AAE/L) aitken en yüksek kontrol örneğinde (4376.13 AAE mg/L) belirlenmiştir. Şeker oranının artmasına bağlı olarak fruktoz ve glukoz değerlerinde azalma görülürken sakaroz değerinde artış olmuştur. Duyusal açıdan değerlendirildiğinde en yüksek genel kabul edilebilirlik puanı P2 örneğinde görülmüş ve sıralama P2>Kontrol>P1>P3 şeklinde olmuştur. Yapılan bu araştırma sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde; %15 kırmızı pancar (Beta vulgaris L.)+%10 şeker ilaveli besin değeri daha yüksek, daha az şekerli yeni bir fonksiyonel dondurma üretilebileceği ortaya konulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Gümüştuğ (Torul-Gümüşhane) antimonit cevherleşmesinin toprak jeokimyası açısından incelenmesi

    Bilal Çiçek

    Tezin amacı, Gümüşhane Torul İlçesi sınırları içinde bulunan Gümüştuğ antimonit cevherleşmesinin; jeolojisinin, mineralojik özelliklerinin toprak jeokimyası açısından incelenmesidir. Gümüştuğ antimonit cevherleşme sahasında, Geç Kretase yaşlı sedimanter kayaç arakatkılı andezit, bazalt, piroklastlar ve bu kayaçlara sokulum yapmış Eosen yaşlı diyorit, kuvars diyorit, kuvars monzodiyorit bileşimli intrüzif kayaçlar yüzeylenmektedir. Sahada, granitik genç intrüzif kayaçlar ve bu kayaçların sokulum yaptığı yankayaçlarda hidrotermal damar tipte gelişmiş antimonit cevherleşmesi mevcuttur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Çarpımsal integral denklemler ve çarpımsal integral denklemlerin çarpımsal diferansiyel denklemler ile arasındaki ilişkisi

    Hatice Durmaz

    İntegral denklemler uygulamalı matematik, matematiksel fizik ve mühendislikte önemli bir yere sahiptir ve bir çok uygulama alanı vardır. İntegral denklemler, diferansiyel denklemlerin çözümünde bir çözüm aracı olarak kullanıldığından, diferansiyel denklemler ile arasında yakın bir ilişki vardır. Diferansiyel denklemlerin uygulama alanlarının geniş olması integral denklemlerini önemli bir konuma getirmiştir. Bu tez çalışmasında ilk olarak çarpımsal integral denklemler tanımlanmıştır ve çarpımsal integral denklemlerinin çözümleri irdelenmiştir. İkinci kısımda, çarpımsal integral denklemlerin çarpımsal diferansiyel denklemler ile ilişkisi incelenmiştir. Bir çarpımsal integral denklemin çarpımsal diferansiyel denkleme dönüştürüldüğü ve değişken veya sabit üstlü bir çarpımsal lineer diferansiyel denklemin çarpımsal Volterra integral denklemine dönüştürüldüğü ispatlanmış ve örneklendirmeler yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Numerical solutions of neumann type overdetermined multipoint mixed boundary value problems

    Suzan Karabey

    Bu çalışmada, eliptik diferansiyel denklemler için Neumann tipi çok noktalı üst belirli Dirichlet-Neumann ve Neumann-Dirichlet karışık sınır değer problemleri ele alınmıştır. Problemlerin çözümleri için kararlılık kestirimleri elde edilmiştir. Sabit katsayılı denklemler için çok noktalı karışık sınır değer problemlere karşılık gelen örneklerin çözümleri Fourier seri yöntemiyle, Fourier ve Laplace integral dönüşüm yöntemleriyle elde edilmiştir. Üst belirli çok noktalı Dirichlet-Neumann ve Neumann-Dirichlet karışık sınır değer problemler için birinci ve ikinci mertebeden doğruluk sonlu fark şemaları sunulmuştur. Fark şemaların çözümü için kararlılık kestirimleri gösterilmiştir. İki değişkenli eliptik denklem için Neumann tipi çok noktalı Dirichlet-Neumann ve Neumann-Dirichlet karışık sınır değer problemlerin çözümlerini bulmak için algoritma verilmiştir ve MATLAB kodları eklenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    İki boyutlu potansiyel ve singüler integrallerin bazı yaklaşımları

    Sedanur Efe

    Bu çalışmada, iki boyutlu potansiyel ve singüler integraller ele alınmıştır. Karmaşık değerli fonksiyonların yaklaşımları için gerçek değerli iki değişkenli fonksiyonların spline yaklaşımları kullanılmıştır. Karmaşık değerli fonksiyonların yaklaşımları uygulanarak iki boyutlu potansiyel integraller için birinci ve ikinci mertebeden yaklaşım formülleri araştırılmıştır. Sonra, iki boyutlu singüler integrallerin yaklaşımları incelenmiştir. İki boyutlu singüler integrallerin ikinci mertebeden yaklaşımı için formül sunulmuştur. MATLAB kullanmak üzere test örneklerde birinci ve ikinci mertebeden yaklaşımların hataları potansiyel ve singüler integraller için irdelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Karmaşık değerli fonksiyonlar, Potansiyel integral, Singüler integral, Singüler integral denklem, Yaklaşım.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Gümüşhane'de doğrudan tüketime sunulan çiğ sütlerin bazıfiziko-kimyasal ve mikrobiyolojik özelliklerinin belirlenmesi

    Hüseyin Çelik

    Bu araştırmada Gümüşhane ve ilçelerinden (Kelkit, Şiran, Torul, Kürtün ve Köse) mart, nisan ve mayıs aylarında üreticiden doğrudan tüketiciye satılan çiğ sütlerin pH, asitlik, kurumadde, yağsız kurumadde, yağ, yoğunluk, protein, kül, toplam aerobik mezofilik bakteri, maya-küf ve koliform grubu bakteri sayıları belirlenmiştir. Araştırma sonucunda örneklerin pH değerlerinin mart, nisan ve mayıs aylarında sırasıyla 6.57-7.02; 6.42-6.89; 6.46-6.78 arasında değiştiği ve % 55, % 45 ve % 50'sinin standartlara uyduğu; asitlik değerlerinin 0.097-0.203; 0.119-0.185; 0.137-0.185 arasında değiştiği ve % 75, % 85, % 100'ünün standartlara uyduğu; kurumadde değerlerinin 10.13- 13.38;10.01-13.15;11.26-13.91 arasında değiştiği ve % 75; % 30; % 65'inin standartlara uyduğu, yağsız kurumadde değerlerinin 7.03-9.8; 7.05-8.96, 7.96-11.23 arasında değiştiği ve % 75, % 35, % 55'inin standartlara uyduğu; yağ değerlerinin 2.75-3.85; 2.75-4.55; 2.95- 4.25 arasında değiştiği ve % 55, % 50, % 50'sinin standartlara uyduğu; yoğunluk değerlerinin 1.026-1.034; 1.026-1.033; 1.026-1.036 arasında değiştiği ve % 95, % 90, % 90'ının standartlara uyduğu; kül değerlerinin 0.54-0.79; 0.54-0.88; 0.53-0.72; arasında değiştiği ve % 65,%70, %70'inin standartlara uyduğu, protein değerlerinin 2.68-4.25; 3- 4.15; 3.34-4.60 arasında değiştiği ve % 95, % 100, % 100'ününün standartlara uyduğu belirlenmiştir. Örneklerin TAMB sayıları mart, nisan ve mayıs aylarında sırasıyla 1.86-6.50; 3.54- 6.71; 2-5.87 log kob/mL arasında değişirken % 70, % 45, % 65'inin standartlara uyduğu; maya-küf sayıları <1-3.45 log kob/mL; <1-2.19 log kob /mL, <1-2.91 log kob/mL arasında değiştiği ve % 25, % 10, % 45 'inin standartlara uyduğu; koliform bakteri sayısı <1-3.45 log kob/ mL; <1-3.38 log kob/ mL; <1-2.93 log kob/mL arasında değişirken % 45, % 25, % 15'inin standartlara uyduğu tespit edilmiştir. Yapılan çalışma sonucuna göre Gümüşhane ve çevresinde ilkbaharda üreticiden doğrudan tüketiciye satılan sütlerin fiziko-kimyasal ve mikrobiyolojik özelliklerinin standartlara yakın olduğu belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kılıçören (Gümüşhane ) Cu-Zn-Pb ± (Ag, Au) cevherleşmesinin jeolojik ve mineralojik incelenmesi

    Fatih Şal

    İnceleme alanı Gümüşhane İline bağlı Kılıçören Köyü, Madenin Sırtı mevkiinde yer alır. Genel jeolojik incelemelerin yapıldığı maden sahasının yakın çevresi Trabzon H43-b1 ve b2 paftaları sınırları içerisinde yer almaktadır. Sahada Şenköy Formasyonu, Berdiga Formasyonu ve Yazyurdu Formasyonu yüzeyleme vermektedir. Çalışma alanında bulunan cevherleşme Erken-Orta Jura yaşlı Şenköy Formasyonu'na ait volkanik kayaçlar içinde gelişmiştir. Volkanik kayaçların Nb/Y ve Zr/TiO2* oranları, kayaçların andezit ve andezit/bazalt türünde olduğunu işaret etmektedir. AFM, SiO2'ye karşı K2O ve Th-Co diyagramlarına göre ise volkanitlerin kalk-alkali karaktere sahip oldukları belirlenmiştir. Örneklerin iz ve nadir toprak element dağılımları, volkanik kayaçların benzer manto kaynağından türediklerini ve negatif Eu/Eu* anomalisi plajiyoklas ayrımlaşmasının geliştiğini ifade etmektedir. Tektonik ayırtman diyagramları volkanik kayaçların kalk-alkali bazalt ve volkanik yay bazaltı özelliğinde işaret etmektedir. Cevherleşme Erken-Orta Jura yaşlı Şenköy Formasyonu'na ait andezitlerde gelişen KB-GD doğrultulu kırık hatlarına damar şeklinde yerleşmiş olarak gözlenmektedir. Arazide gözlenen damarlar birkaç santimetreden bir iki metreye kadar değişen kalınlıklarda ve birkaç metre devam eden uzunlukta gelişmiştir. Cevherleşmenin en iyi gözlendiği alan olan Madenin Sırtı (2151 m) bölgesinde terkedilmiş eski bir galeri bulunmakta olup, 2,5 m genişliğe ve 3 m yüksekliğe sahiptir. Galeri, K10B doğrultusunda yaklaşık 100 m devam etmektedir. Alanda K25B doğrultulu, yaklaşık olarak 5 m kalınlığa ve 50 m uzunluğa sahip silis kafası gözlenmekte olup, oluşumu itibariyle epitermal sistemi işaret etmektedir. Sahada silisleşmenin yanı sıra hematitleşme, limonitleşme, kloritleşme ve kükürtleşme türü altresyon ürünleri de tespit edilmiştir. Pirit, kalkopirit, galen, sfalerit, fahlerz ve kuvars mineralleri cevherleşmenin parajenezini oluşturmaktadır. İki farklı evrede gelişen cevherleşme de ornatım, ayrılım, kapanım ve kataklastik doku cevher mineralleri arasında gözlenen en önemli doku türleridir. Özellikle kuvars içeren örneklerde, öz şekilli kuvars kristallerinin yanı sıra boşluk dolgusu ve taraklı yapının gözlenmesi, sahadaki cevherleşmenin epitermal sistemde gelişen damar tip bir cevherleşme olduğuna işaret etmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Gümüşhane'de üretilen pestil ve köme esaslı (muska pestil, rulo pestil, fındıklı çokopestil, pikolalı köme, hindistan cevizli çokopestil, ballı sarma) gıdaların fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik kalite özelliklerinin belirlenmesi

    Selim Yalçın

    Gümüşhane pestil ve kömesi yıllardan beri ev ölçeğinde üretilip tüketilen eşe dosta ikram edilen besleyici özelliği yüksek geleneksel bir gıdadır. Son 15-20 yılda gelişen teknoloji ile birlikte büyük işletmelerde fabrikasyon üretimine geçilmesi beraberinde pestilden üretilen yeni tat ve reçetelerin oluşturulmasını sağlamıştır. Özellikle büyük ölçekli firmaların yaptığı arge çalışmaları neticesinde tüketiciye yeni tatlar sunulmuştur. Bu yeni tatların başında muska pestil, rulo pestil, ballı sarma, hindistan cevizli çokopestil, fındıklı çokopestil ve pikolalı köme gelmektedir. Bu araştırmada, pestil ve köme esaslı ürünler olan muska pestil, rulo pestil, pikolalı köme hindistan cevizli çokopestil, fındıklı çokopestil ve ballı sarmanın kimyasal, fiziksel mikrobiyolojik ve duyusal özellikleri belirlenen parametrelere göre belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla altı farklı firmadan bu altı çeşit ürün için örnekler alınmış ve bu örnekler için Duyusal Analizler, Toplam Katı Madde % (m/m), Rutubet % (m/m), Asitlik (SSA cin.) % (m/m), pH, HMF (mg/kg), Protein % (m/m), Yağ, Toplam Kül % (m/m), Glikoz % (m/m), Früktoz % (m/m), Sakaroz % (m/m), Mineral Analizleri (mg/kg) analizleri yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda aynı ürün için her bir firmada farklı sonuçların bulunması bu ürünler için bir ürün standardının oluşturulması gerekliliğini ortaya çıkardı. Bazı örnek numunelerinde mikrobiyolojik olarak meydana gelen üremeler neticesinde işletmelerin kişisel hijyen, işletme hijyen ve kalite uygulamalarını yeniden gözden geçirmeleri gerektiği belirlendi. Yapılan analizler neticesinde ürünlerin protein, yağ, karbonhidrat bakımından besin içeriklerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Mineral analizleri neticesinde K, Ca, Na, Mg, Fe, Zn ve Mn yönünden oldukça zengin oldukları ayrıca Cu, Cd ve elementlerinde bazı örnek numunelerinde varlığı tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Acil yardım ve afet yönetimi ve sağlık yönetimi bölümü öğrencilerinin nükleer enerji kullanımına ilişkin tutumlarının ölçülmesi: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Merve Pınar

    Bu çalışmada insanlığın devamı için gerekli olan enerji kavramı ve ülke çapında sahip olduğumuz enerji kaynaklarına değinilmiştir. Literatür taraması yapılırken sahip olduğumuz enerji potansiyeli de araştırma kapsamına dâhil edilmiştir. Enerji kaynakları arasında günümüzde oldukça rağbet gören nükleer enerji kapsamlı bir şekilde araştırılmıştır. Yapılan araştırmanın amacı nükleer enerji kullanımına karşı oluşan tutumlara eğitim faktörünün etkisini ölçmektir. Bu sebeple bu konuda eğitim alan Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü öğrencileri ve eğitim almayan Sağlık Yönetimi Bölümü öğrencilerine anket uygulamak hedeflenmiştir. Bu bağlamda toplam 292 öğrenciye ulaşılmıştır. Çalışma sonucunda ise elde edilen veriler analiz edilerek, analiz sonuçlarına yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Afet Yönetimi, Enerji, Nükleer, Sağlık Yönetimi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Torul-Kürtün (Gümüşhane) karayolu kaya şev duraysızlıklarının CBS tabanlı olarak belirlenmesi ve iki boyutlu kaya düşme modellemesi

    Elif Gacener

    Torul-Kürtün-Tirebolu yolu Karadeniz Bölgesi ile Doğu Anadolu Bölgesi arasındaki erişim için alternatif bir güzergah niteliğinde olup, bu yönüyle yoğun trafik potansiyeline sahip olan bir karayoludur. Ancak güzergahın özellikle Torul-Kürtün arasındaki kısmında hemen hemen her mevsim sıklıkla gerçekleşen kaya düşme olayları, zaman zaman can ve mal kayıplarına sebep olabilmekte ve çok daha sık karşılaşılan şekliyle ulaşımı aksatmaktadır. Bu nedenlerden ötürü güzergahın, kaya düşme potansiyeli daha yüksek olan ve bu yönüyle kaya düşmeleri açısından tehdit oluşturan kısmı, inceleme alanı olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada, Torul-Kürtün (Gümüşhane) karayolundaki potansiyel kaya düşme mekanizması, düşen blokların yayılma mesafesi, şev yüzeyi sıçrama yüksekliği, yuvarlanan kaya bloklarının toplam kinetik enerjileri ve bariyer uygulamaları ile düşmesi olası blokları önleme olanakları irdelenmiştir. İnceleme alanında kaya düşme mekanizmasını belirlemek amacıyla, Sarıosman Monzograniti ve Kızılkaya Formasyonuna ait dasitlerden alınan süreksizlik yönelim ölçüleri, kinematik analiz yöntemi ile değerlendirilmiş ve yenilme mekanizmaları belirlenmiştir. Kaya kütlelerinde belirlenen düzlemsel, kama ve devrilme tipi yenilmeler için üretilen nihai yamaç duraysızlık haritasına göre, çalışma alanında devrilme tipi yenilmenin gerçekleşme olasılığı düzlemsel ve kama tipi yenilmelere göre daha yüksektir. İnceleme alanında 204 farklı lokasyonda ve yaklaşık 97901 m2'lik alanda devrilme tipi yenilme olasılığı bunulurken, kama tipi yenilme 62 lokasyonda 7448 m2 ve düzlemsel tip yenilme olasılığı için bu 9 farklı lokasyon ve yaklaşık 2324 m2 olarak belirlenmiştir. Sarıosman Monzograniti ve Kızılkaya Formasyonuna ait dasitlerin yayılım gösterdiği Torul-Kürtün yol güzergahının kuzeyindeki yamaçlarda belirlenen kesit hatları RocFall 4.0 bilgisayar programında analiz edilmiş ve kaya bloklarının yayılım mesafeleri, şev yüzeyi sıçrama yükseklikleri ve yuvarlanan blokların kinetik enerjileri belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda Sarıosman Monzogranitinde belirlenen kesit hatlarından SH1, SH2, SH3, SH4, SH5, SH6 kesitlerinde yuvarlanan kaya blokları yol güzergahına ulaşırken, SH7 nolu kesit analizinde kaya blokları yamaç yüzeyinde kalmıştır. Kızılkaya Formasyonuna ait dasitlerde yapılan kaya düşme analizlerinde ise tüm kesit hatlarından yuvarlanan kaya bloklarının yol güzergahına kadar ulaştıkları belirlenmiştir. Kesit hatlarında belirlenen alanlarda uygulanan bariyerlerle düşen kaya bloklarının sönümlendiği belirlenmiş olup, Torul-Kürtün yol güzergahında bu çalışmalar ışığında belirlenen potansiyel kaya düşme alanlarının Karayolları Genel Müdürlüğü veya AFAD tarafından en kısa sürede iyileştirme planlamasına alınması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Coğrafi Bilgi Sistemleri, Duraysızlık haritaları, Kaya düşmesi, Kinematik analiz, Torul-Kürtün Karayolu

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Siyasal iletişim sürecinde propaganda ve siyasal reklam: 7 haziran 2015 genel seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin gazete reklamlarının analizi

    Dudu Yurt

    Bu çalışma siyasal iletişim bağlamında seçim sürecinin siyasal reklam ve propaganda olgusunu ele almıştır. 7 Haziran 2015 Genel Seçimlerinde ulusal gazetelerde yer alan siyasal reklamlar analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında reklamlar incelenerek kamuoyuna verilmek istenilen mesajlar irdelenmiş ve siyasal reklamların önceki genel seçimlerde kullanılan reklamlar ile arasındaki anlamsal farklılık belirlenerek, Ak Parti'nin 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde aldığı oy oranı ile ilişkilendirilmiştir. Çalışmanın birinci kısmında literatür taraması yapılarak siyasal iletişim, propaganda ve siyasal reklam bağlamında teorik çerçeve oluşturulmuştur. İkinci kısımda ise Ak Parti'nin 7 Haziran 2015 genel seçim sürecinde ulusal basında yer alan siyasal reklamları içerik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler incelendiğinde siyasal reklam çalışmalarının seçimlerin kaderini ve sonuçlarını doğrudan etkilediği görülmektedir. Çalışma kapsamında örneklem olarak incelenen Ak Parti tarafından hazırlanan reklamlar incelendiğinde yer aldıkları gazetelerle iktidar ilişkilerine bakıldığında objektiflik ve tarafsızlık ilkesinin göz ardı edildiği sonucuna ulaşılabilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Afet ve kriz yönetiminde sosyal medyanın kullanımı ve rolü: Twitter örneği

    Merve Çanakçi

    Bu çalışma kapsamında, sosyal medyanın afet ve kriz yönetimindeki doğru ve güvenilir olarak kullanımı üzerine kapsamlı bir literatür taraması yapılmış ve elde edilen verilerin incelenip değerlendirilmesiyle, Twitter'ın afet ve kriz yönetiminde nasıl kullanılabileceği konusunda yapılan ve eksik kalan uygulamalar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu eksikliklerin belirlenmesiyle, bireylerin sosyal medyayı daha doğru kullanmalarına rehberlik edilmesi, afet bölgesine yardım gönderilmesi veya gerekli bağlantıların yapılmasını sağlayarak profesyonellerin müdahale ve iyileştirme çalışmalarına katkıda bulunulması, daha hızlı ve daha güvenli hale getirme çalışmalarının hızlandırılması amaçlanmaktadır. Dolayısıyla, afet ve kriz yönetimi alanında sosyal medya kullanımının yararlı olabileceğini gösteren bir çalışma olması hedeflenmiştir. Çalışmada, özellikle Türkiye'de ve dünyanın farklı bölgelerinde meydana gelen afetlerde sosyal medyanın kullanımı araştırılmıştır. Bir afet sonrasında sosyal medyanın mevcut kullanımları, eksikleri ve nasıl kullanılması gerektiği ortaya konulmuş, afetlerde yaşanan iletişim eksikliği, koordinasyon ve yönetim zafiyetini azaltma amaçlı tespitler yapılmıştır. Araştırmalar göstermektedir ki, sosyal medyanın gereksiz kullanımının önüne geçilememiş, verilen bilgilerin yanlışlığı düzeltilememiş, Twitter'da yapılan paylaşımlara yetişilememiş ve kategorize edilememiştir. Kurum ve kuruluşlarda bu konularla ilgilenecek bir birim dahi oluşturulmamıştır. Bu düzenlemelerin yapılması ile halk, sosyal medya (özellikle Twitter) ağındaki güncel ve doğru bilgilerle bilgilendirilecek, bireylerin afete karşı bilinç ve duyarlılık kazanmaları sağlanacak, müdahale ve yardımlar kolaylaşacak, dolayısıyla bu alanda çalışacak bireyler yetişmiş olacak ve kendi birimlerinde çalışacaklardır. Sonuçta, gerekli bilgilendirilmeleri, güncellemeleri, yapılması gerekenleri paylaşan tek bir birimin oluşturulması ile üst düzey güvenirlilikte sağlanmış olacaktır. Anahtar Kelimeler: Afet, İletişim, Sosyal Medya, Twitter

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Çözüm sürecinde yazılı basının terör gündemi üzerine bir araştırma: Cumhuriyet, Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazeteleri örneği

    Figen Tok

    Terör örgütlerinin propagandasını yapmadan, terörle mücadeleye destek olmak ve kamuoyunu bilgilendirmek basının en önemli görevlerinden biridir. Çalışmada, 1984 yılından başlayarak, Türkiye'nin değişmez gündemi haline gelen ve Türkiye Cumhuriyeti ve PKK çatışmasının barışçıl çözüme en çok yaklaştığı çözüm süreci ve sonrasındaki dönemdeki terör gündemi yazılı basında yer alan haberler aracılığıyla karşılaştırılmıştır. Yazılı basının çözüm sürecini ve çözüm sürecine yönelik olarak terör gündemini nasıl yansıttığını belirlemek için Çözüm sürecinin fiili olarak başladığı tarih olan 29 Temmuz 2009 ve sürecin fiili olarak bitişi olan 25 Temmuz 2015 tarihleri arasında sürecin kırılma noktaları olarak saptanan olaylar üzerinden, Cumhuriyet, Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazetelerinde yapılan tarama ve kodlama ile yapılan içerik analizi yöntemlerinden yararlanılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kadastro verilerinin üç boyutlu gösterimi

    Samet Şirin

    Bu tez çalışmasında kadastronun 3B görselleştirmesine yönelik olarak mevcut imkân ve kısıtlamaların araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla ilk olarak dünyada bu yöndeki çalışmaların analizi gerçekleştirilmiştir. Bu analiz için, Uluslararası Haritacılar Birliği (FIG) 3B Kadastrolar Çalışma Grubunun 2010, 2014 ve 2018 yıllarında gerçekleştirdiği anket çalışmaları ve grup bünyesinde konuyla ilgili olarak oluşturulan literatür incelenmiştir. Dünyadaki çalışmalar yanında Türkiye'de de kadastronun 3B görselleştirilmesine yönelik çalışmaların planlandığı tespit edilmiştir. 2018 yılı Şubat ayında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM), '3B Kent Modelleri ve Kadastro Projesi' isimli bir projenin duyurusunu yapmıştır. 2018 yılının Aralık ayında ise TKGM, '3B Şehir Modellerinin Üretimi ve 3B Kadastro Altlıklarının Oluşturulması İşi' başlığıyla projesinin birinci paketi için ihaleye çıkmıştır. Bu tez çalışmasında ayrıntılı olarak incelenen proje ve ihale dokümanlarına göre 3B modellenme çalışmalarının 4 yıl sürmesi planlanan bu projenin ihale edilen ilk paketlerinin 1/1000 ölçekli toplam 14466 paftayı ve 327162 mimari projeyi kapsadığı belirlenmiştir. Bu tez çalışması kapsamında, kadastronun 3B görselleştirilmesine yönelik olarak farklı konumsal veri modellerinin kullanılabilirlikleri araştırılmıştır. Yurt dışındaki örnekler ve Türkiye'de TKGM'nin 3B kadastro projesinin incelemesi sonucunda kadastro için kullanılabilecek veri modelleri CityGML, IFC, IndoorGML, LandXML ve LADM olarak belirlenmiştir. Bu çalışma kapsamında son olarak örnek uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Böylece, araştırılan farklı ülke yaklaşımları, Türkiye'de planlanan projeler ve incelenen konumsal veri modelleri dikkate alınarak farklı 3B modelleme ve gösterim alternatifleri ortaya konmuştur. Bina ve bağımsız bölümlerin modellenmesinde CAD tabanlı, CityGML tabanlı ve Web tabanlı yaklaşımlar kullanılabilirlikleri bakımından öne çıkmaktadır. Bunun yanında, tezin ana amacı olan kadastro verilerinin 3B görselleştirilmesinde, üretilen 3B modeller 3D PDF, Nasa World Wind, Cesium, Terra Explorer, Google Earth kullanılarak 3B olarak sunulmuştur. 24 Ocak 2019 tarihinde Harita Genel Müdürlüğü (HGM), HGM-Atlas ve HGM-Küre uygulamalarını kullanıma açmıştır. Bunun üzerine, üretilen 3B modellerin milli uygulama olan HGM-Küre ile sunulması da tez çalışmasında ele alınmış ve örnek modellerin HGM-Küre ile entegrasyonu sağlanmıştır. Üretilen 3B modellerin yerli ve milli altyapıyla sunulabilmesi sayesinde benzer uygulamalar için yurt dışına ödenen ücretlerin ödenmemesi ve benzer yabancı uygulamalar vasıtasıyla kişisel verilerin toplanması faaliyetlerinin önüne geçilmesi mümkün olacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    112'de çalışan personelin afete hazırlık düzeyinin incelenmesi: Gümüşhane ili örneği

    Yasemin Kocaman

    112'de Çalışan Personelin Afete Hazırlık Düzeyinin İncelenmesi: Gümüşhane İli Örneği, Yüksek Lisans Tezi, 2019,(XVII+88). Türkiye bulunduğu konum nedeniyle afetlere sıklıkla maruz kalmaktadır. Afetler hiç beklenmedik bir anda ortaya çıkabilmektedir. Ülkemizde deprem, sel, heyelan, yangın vb. afetleri oluşmaktadır. Bu afetler büyük hasarlara yol açmaktadır. Afetlerden en az hasarla atlatılması için birtakım planlar yapılmalıdır. Bu planlar afet öncesi için ne kadar fazla olursa hasar oranı o kadar az olacaktır. Afet zararlarını azaltmak için toplumun ve belirli kuruluşların afete hazırlık düzeyi ve bilgi düzeylerinin yüksek olması gereklidir. Bundan dolayı belirli kurum ve kuruluşlara görev düşmektedir. Bunların başında sağlık kuruluşları yer almaktadır. Afet oluştuktan sonra bireylerin en çok ihtiyaç duyduğu kurum sağlık kuruluşları olacaktır. Sağlık kuruluşları herhangi bir afet sonrasında bile kesintisiz bir şekilde hizmet verebilmelidir. Bu sebeple sağlık kurumları afet öncesi ne kadar hazırlık olursa bireylerin refah düzeyi o kadar yüksek olacaktır. Çalışmanın amacı Gümüşhane ilinde bulunan personelin afete hazırlık düzeyini incelemektir. Yapılan çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırma kesitsel bir araştırmadır. Veriler Gümüşhane 112'de çalışan 105 kişiye uygulanan anket ile elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak Fatih Karabıyık'ın 2010 yılında ''Sağlık Afet Yönetiminde Planlama Ve Risk Analizleri'' isimli tez çalışmasında geliştirmiş olduğu anket kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. İstatistiksel analizlerde Bağımsız Gruplarda T testi, Frekans Analizi, Tek Yönlü Anova Testi ve Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Anketten elde edilen verilere göre çalışmaya katılan sağlık personellerinin afetle ilgili eğitim alanların oranının yüksek olduğu (%56,2), tatbikata katılan (%36,2) ya da afette görev alanların (%21,9) oranının düşük olduğu belirlenmiştir. Yapılan çalışmada elde edilen sonuçlara göre Gümüşhane 112'de çalışan personelin afete hazırlık düzeyi orta düzeyde (3,09) olduğu belirlenmiştir. Kurumda çalışan personele yeterli düzeyde afet eğitimi verilmelidir. Herhangi bir afet durumunda daha etkin bir afet planı hazırlanmalıdır. Kurumda triaj çalışmalarına daha çok önem verilmelidir. Afet durumunda koordinasyonu daha iyi sağlamak için diğer kurumlarla iş birliğini yapılmalıdır. Triaj çalışmalarına daha çok önem verilmelidir. Afet durumunda işler ekip anlayışı içerisinde yürütülmelidir. Anahtar Kelimeler: Afet, Acil Durum, Afet Yönetimi, Afete Hazırlık

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Suriye'deki iç savaşın ardından Türkiye'ye sığınan Suriyeli mültecilerin yaşam kalitesi ve gelecek beklentilerinin değerlendirilmesi

    Kadir Çavuş

    Yerlerinden edilerek başka ülkelere göç eden insanlar gelecek üzerine beklentiler inşa etmek, kaliteli bir yaşam sürmek ve göç ettikleri topluma uyum sağlamak gibi konularda bir takım zorluklar yaşayabilirler. Gelecek beklentisi ve yaşam kalitesinin mülteciler ve kalıcı yerleşecekleri ülkenin refahı açısından büyük bir önem arz ettiği düşünülmektedir. Bu sebeplerden ötürü bu araştırmada Suriyelilerin gelecek beklentisi ve yaşam kalitelerinin barınma alanlarına göre değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu gerekçelerden hareketle bu araştırmada göç süreci, Suriyelilerin Türk toplumuna uyumu ve gelecek beklentileri ile ilgili olarak Suriyeli mültecilere yönelik bir anket uygulanmıştır. Yaşam kalitesinin değerlendirilmesi amacıyla ise DSÖ tarafından geliştirilmiş uluslararası geçerliliği olan bir ölçek kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Suriyelilerin %49,8'inin geleceğin iyi olacağını düşündüğü görülmektedir. Gelecek üzerine kurulan beklentiler orta düzeydedir. Kamp içinde geleceğe umutla bakma oranının kamp dışına göre daha iyi olduğu saptanmıştır. Kamp içinde bu oran %58,8 iken, kamp dışında %48,1 dir. Ölçek sonucunda elde edilen yaşam kalitesi puanı 3,21±0,52'dir. Bu orta düzeye tekabül etmektedir. Genel ölçek sonucunda elde edilen yaşam kalitesi bakımından kamp içi ile kamp dışı arasında anlamlı farklılık olmasa da çevresel yaşam kalitesi ve tek soru bazında sorulmuş olan yaşam kalitesi ile ilgili soruda kamp içi ile kamp dışı arasında anlamlı farklılık bulunmaktadır. Kamp içinde çevresel yaşam kalitesi 2,98±0,61, kamp dışında 3,13±0,56 puan elde etmiştir. Tek soruda algılanan yaşam kalitesi bakımından ise kamp içi 2,89±0,73, kamp dışı ise 3,20±0,80 puan elde etmiştir. Anahtar Kelimeler: İnsan Kaynaklı Afetler, Suriye, Mültecilerin Yaşam Kalitesi, Gelecek Beklentisi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    The analyses of Hâşiye'alâ Şerhi'l İsam 'alâ Risâleti'l of İsmâîl b. Sinan es- Sîvâsî

    Bayram Kurt

    İsmail b. Sinan es- Sivasi, who was famous scribe, died exilic 1048 in Sivas. He collected classical religious knowledge from his teacher Abdulmecid Sivasi. Sivasi is the writer of the important works such as Mülteka el-Ebhur, Şerhu Risaleti's-Sağair ve'l- Kebair, Şerhu risâleti'l-velediye. He wrote in the field of hadith, İslamic law, comment, kalam, declamation etc. Hâşiye ala şerhi'l-istʿâreti's-Semerkandiyye li'l-İsam which is a work in the field of declamation is an important work and it is writer copy that analysed. In our study, person and works directly linked with Hâşiye ala şerhi'l-istʿâreti's Semerkandiyye li'l-İsam which is analysed are referred. In first chapter, the life and works of Ebü'l-Kâsım Şemsüddin Muhammed b. Ebi Bekr el-Leysî es-Semerkandî is mentioned and more specially his work Ferâidü'l-Fevâid' is analysed. İn the second chapter, the life and works of Ebû İshâk İsâmüddîn İbrâhîm b. Muhammed b. Arabşâh el-İsferâyînî'nin are pointed out and particularly his work, Şerhu Risaleti'l- istiʿâre, is addressed an issue. In the third chapter, the life and works of İsmail bin Sinan es-Sivasi are analysed. In the last chapter, the work, Hâşiye ala şerhi'l-istʿâreti's-Semerkandiyye li'l-İsam, is analysed. While analysing the work Hâşiye ala şerhi'l-istʿâreti's-Semerkandiyye li'l-İsam some copies are analysed from different libraries and other copies are analysed which are decided within the first copies. In this respect, writer copies are payed attention. Key Words: el-İsferayînî, es-Semerkandî, İstiʿâre, Sivasî, Tahkik