Yazarlar
- Ahmet Bayraktar(2)
- Ahmet Özdemir(2)
- Burcu Aksoy(2)
- Cenk Çarkacı(2)
- Emrah Öztürk(2)
- Ertan Aktürk(2)
- Fatma Bostan(2)
- Gökhan Kaymak(2)
- Hikmet Akyol(2)
- Kübra Akyüz(2)
- Lokman Odabaş(2)
- Muhammet Kılıç(2)
- Rıza Akbaş(2)
- Selim Yalçın(2)
- Sinan Kurt(2)
- Abakar Ali Issakha(1)
- Abdoul Wahidou Mahamane Seydou(1)
- Abdoulaye Coulıbaly(1)
- Abdulkadir Daştan(1)
- Abdulkadir Gök(1)
- Abdulkadir Meydan(1)
- Abdulkadir Murat Güner(1)
- Abdulkerim Özkök(1)
- Abdullah Alperen Okumuş(1)
- Abdullah Birinci(1)
- Abdullah Danişmaz(1)
- Abdullah Danışmaz(1)
- Abdullah Egi(1)
- Abdullah Kolotoğlu(1)
- Abdullah Küçükaslan(1)
- Abdullah Memiş(1)
- Abdullah Necati Doğan(1)
- Abdullah Souda(1)
- Abdullah Turan(1)
- Abdullah Yılmaz(1)
- Abdulsamet Keleş(1)
- Abdulsamet Varan(1)
- Abdurrahman Atalay(1)
- Abdurrahman Oruç(1)
- Abdurrahman Saka(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Karayemiş (Prunus laurocerasus L) sirkesi üretimi, fiziksel, kimyasal ve biyoaktif özelliklerinin belirlenmesi
Kübra Yılmaz
Sirke üretiminde hammadde önemli faktörlerden biridir. Karayemiş ise besin değeri yüksek, sağlık açısından önemli bir yere sahip olduğundan bu çalışmada sirke üretiminde hammadde olarak kullanılmıştır. Literatürde karayemiş sirkesinin fiziksel, kimyasal ve biyoaktif özellikleri ile ilgili herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Yapılacak analizler elma ve üzüm sirkesi özellikleri ile kıyaslanıp, TS 1880'e göre değerlendirilmiştir. Bu tez çalışması için üç farklı türe ait olmak üzere yedi çeşit geleneksel karayemiş sirkesi ve bal sirkesi üretimi yapılmıştır. Çalışma için; kiraz karayemişi, sivri karayemişi, yabani karayemiş, tam olgunlaşmamış karayemiş toplanıp sirke üretimi için hazır hale getirilmiştir. Sirkenin oluşum süresine ait asitlikler ilk 2 ay 15 günde 1 defa, sonraki süreçte ise haftada bir defa analiz edilip kaydedilmiştir. Sirkeler için asitlik % 4 ü geçince inkübasyonu sonlandırıp süzme işlemi yapılarak cam şişelere alınmıştır. Sirkeleşme 4-20 haftada tamamlanmış ve analiz yapılıncaya kadar buzdolabında 4°C'de saklanılmıştır. Bu süreçte; meyvelerin parçalanması, sirke sineği oluşumu, sirke anası oluşumu ve dibe çökümü gözlemlenmiştir. Karayemiş ve bal sirkelerine ilaveten hazır olarak satılan üzüm ve elma sirkeleri analiz edilmek üzere satın alınmıştır. Yapılan çalışmada % asitlik (asetik asit cinsinden) analizi, pH, renk analizi, kül analizi, oksidasyon sayısı analizi, iyot sayısı analizi, ester analizi, mineral madde analizi, alkol tayini analizi, toplam kuru madde analizi, toplam şeker analizi ve antioksidan analizleri incelenmiştir. Çalışmamızda antioksidan kapasitesi, metanolik ekstraklar kullanılarak DPPH (2,2-difenil-1-pikrilhidrazil) serbest radikal süpürme aktivitesi FRAP (Demir iyonu indirgeyici antioksidan güç), Toplam antioksidan kapasitesi tayini (TAC), Toplam Flavonoid tayini (TFC), Toplam Fenolik madde tayini (TPC), ABTS●+ (radikal katyonu süpürücü etki tayini) metodu ile belirlenmiştir. FRAP metodu ile incelenen sirkeler en düşük ve en yüsek değerleri sırasıyla 3812±95.39 - 26632±1578.73 mg FESO4/kg olarak tespit edilmiştir. DPPH metodu ile analiz edilen sirke örneklerinde en düşük ve en yüksek değerler sırasıyla 36.67±3.32 - 433.05±14.25 mg AA/kg olarak tespit edilmiştir. TPC analizi sonucu en düşük ve en yüksek değer sırasıyla 244.55±4.00 - 2401.6±119.02 09 mg GAE/kg, ABTS metodu ile en düşük ve yüksek değer sırası ile 28.65±0.52 - 97.04±0.3 mg AA/kg olarak tespit edilmiştir. TFC analizi sonucu en düşük değer 240±20 mg QEE/kg, en yüsek değer ise 1853.33±147.42 mg QEE/kg olarak tespit edilmiştir. TAC metodu sonucu en düşük ve en yüksek değer sırasıyla 1017.07±13.58 - 7264.23±58.45 mg AA/kg olduğu analiz sonucu tespit edilmiştir. % Titrasyon asitliği (asetik aasit cinsinden) analizi sonucu minimum ve maksimum değerler sırasıyla 1.7 1±0.03 – 4.02 ±.02, % alkol miktarı en düşük ve en yüksek sırasıyla 0.02±0.01- 0.37±0.13, toplam şeker miktarı en yüksek ve en düşük sırası ile 6.56 ±0.02 - 276.13±7.34 g/L olarak tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre örneklerin renk değerleri L* 10.98±0.06 -25.78±0.02 , a* 5.26±0.11- 15.06±0.02 ve b*(-)4.65±0.18-8.53±0.21 olarak ölçülmüştür. Kül 1.87±0.42 - 3.14±0.70 g/mL, pH değerleri 2.28±0.05 - 3.54±0.03 arasında tespit edilmiştir. Üretilen sirke numunelerinde toplam asit miktarı en fazla sivri karayemiş sirkesinde saptanmıştır. Antioksidan bakımından elma (1226.83±49.33) ve üzüm (1017.07±13.58) sirkeleri ile karşılaştırıldığında en yüksek değer karışık karayemiş (7264.23±58.45) sirkesinde tespit edilmiştir. Üretilen sirke analiz sonuçlarına göre fenolik madde içeriği zengin ve yüksek antioksidan kapasiteye sahip oldukları tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Somut olmayan kültürel mirasların yaratıcı turizm kapsamında değerlendirilmesi, ince ekmek yapımı ve paylaşımı geleneği, Erzurum örneği
Bedrettin Boztoprak
Turizm sektörü sosyal, siyasal, teknolojik, toplumsal ve ekonomik gelişmelerden etkilenen bir sektördür. Etkilendiği bu gelişmeler ile beraber ilerleme göstermesiyle birlikte turizm türlerinde ve turizm tercihlerinde de çeşitlilikler görülmeye başlanmıştır. Dünyada önemli sektörlerden biri olan turizm sektörünün ilk kuşağını deniz-kum-güneş üçlüsünün oluşturduğu klasik turizm oluşturur. İkinci kuşağı ise daha çok müze ve kültürel gezileri içeren kültür turizmi oluşturmaktadır. Turizm faaliyetlerine katılanlara bölge kültürü ile etkileşim kurup özgün deneyimler katarak eğlence, kültür ve deneyimi birlikte sunan üçüncü kuşak, kültür turizminin uzantısı olarak kabul edilen yaratıcı turizmdir. Yapılan bu araştırmada nitel araştırma modeli uygulanmıştır. Bu araştırmada olasılıklı olmayan örnekleme yöntemlerinden kartopu örnekleme (Snowball Sampling) benimsenmiştir. Araştırmada somut olmayan kültürel miraslarımızdan ince ekmek yapımı ve paylaşımı geleneği Erzurum bölgesi esas alınarak yaratıcı turizm kapsamında değerlendirilmesi amacıyla öncelikli olarak alan araştırması tasarlanarak yürütülmüştür. Nitel araştırmalarda yaygın olarak kullanılan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği bu araştırmada veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Erzurum'da somut olmayan kültürel mirasımız olan ince ekmek yapımı ve paylaşımı kültürü ile yaratıcı turizm kapsamında görüş ve düşüncelerini alabileceğimiz farklı işletme çalışanları ile yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak Kasım ayı içerisinde veri toplanmıştır. Araştırma sonucunda işletme sahipleri ve çalışanlar somut olmayan kültürel miraslarımızdan biri olan ince ekmek yapımı ve paylaşımı geleneğinin yaratıcı turizm kapsamında değerlendirilmesi konusuna sıcak bakmışlardır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Takım düzeyindeki paradoksal liderlik tarzının takımın stres seviyesine etkisinde yöneticinin politik desteği ve politik isteğinin düzenleyici rolü
Muhammed Ömer Kılıvan
Araştırmada, taşımacılık sektöründeki bazı illerde (Ankara, Erzincan, Sivas, İstanbul, İzmir) faaliyet gösteren yönetici ve çalışanlar arasında süregelen çalışma örgüsünde paradoksal liderliğin, politik destek ve politik istek etkisi ile stres üzerinde düzenleyici rolü olup olmadığı irdelenmektedir. Araştırma kapsamında 61 yönetici personel ve 335 çalışan (işçi) personele ait veriler internet ortamında anket yöntemiyle elde edilmiştir. Araştırmada ortak yöntem varyansı kullanılmıştır. Yönetici ve çalışanlar takım üyeleri olarak ele alınmış ve iki gruba ayrılarak bölünmüş grup tekniği kullanılmıştır. Ayrıca araştırmamızın mevcut hipotezlerini test etmek için liderin politik desteğinin ve politik isteğinin ekip (takım) düzeyindeki paradoksal liderlik ve stres seviyesi arasındaki durumsal etkilerini tahmin etmek için önyükleme (bootstraping) yöntemi kullandık. Tüm bağımsız değişkenler analizlerde büyük ortalama merkezli olarak ele alınmıştır. Araştırma analizinin sonucunda taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren belirli illerde görev yapan yönetici ve çalışanların takım düzeyinde paradoksal liderlik tarzının takımın stres seviyesine etkisinde yöneticinin politik isteğinin düzenleyici rolü olduğuna ve takım düzeyindeki paradoksal liderlik tarzının takımın stres seviyesine etkisinde yöneticinin politik desteğinin düzenleyici rolü olduğu tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021İmalat işletmelerinin çevre koruma uygulamalarının performanslarına etkisinin belirlenmesi
Gamze Özer
Dünyadaki hızlı nüfus artışı ve buna paralel olarak üretim hacimlerinin gittikçe artış göstermesi bir dizi değişikliği de beraberinde getirdi. İklimsel değişikliklerin günlük hayatta gittikçe etkisini hissettirmesi iş yapma şekillerinde değişimi ve koruyucu önlemlerin ortaya çıkmasında etkili oldu. Bazı çevre uygulamaları işletmelerin seçimine bırakılmışken diğer bazı temel uygulamalar yasalaştırılarak devlet güvencesine alınmıştır. İşletmelerin üretimlerinde çevreye duyarlı malzemeler kullanmaları, temiz enerji ya da atık yönetimi gibi uygulamalar ilk bakışta maliyetleri arttıran unsurlar olarak görünse de uzun vadede işletmelere pek çok avantaj sağlamaktadır. Akademik çalışmalarda işletmelerin son yıllarda çevre koruma uygulamaları ile elde ettikleri yararların oldukça fazla tartışıldığı bir dönemden geçmekteyiz. Literatürde özellikle işletmelerin performansına yaptığı olumlu etkileri destekleyecek dünyanın farklı noktasında yapılmış pek çok çalışma bulunmaktadır. Yapılan çalışmada bu pozitif etkilerin hedef kütleyi oluşturan TRA 1 Düzey 2 Bölgesi'nde yer alan Erzurum, Erzincan ve Bayburt illerinde faaliyet gösteren ve çevreye yönelik politikaları ya da çalışmaları olan imalat işletmelerinde de olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmanın örneklem sayısı kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Örneklemden gerekli veriler anket yöntemi kullanılarak oluşturulmuş. Araştırmadan elde edilen veriler Doğrulayıcı Faktör Analizi için AMOS 22 ve tanımlayıcı istatistikler, korelasyon ve regresyon analizleri için SPSS 22.0 paket programları kullanılarak analiz edilmiştir
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Blokzincir teknolojilerinin COVID-19 kapsamında afet risk yönetimi süreçlerindeki uygunluğunun değerlendirilmesi yönelik çok kriterli karar verme yaklaşımı
Sümeyye Yanılmaz
Afet ve acil durumlar sosyal olarak yaratılan riskin sonuçlarıdır. Ulusal sınırların ötesinde küresel etkiler yaratmaktadır. Çin'de başlayan Covid-19 pandemisinin tüm dünya'yı ekonomik, sosyal ve politik bir biçimde etkilemesi afetlerin sadece ulusal değil uluslararası bir sosyal sorun olduğunun kanıtı niteliğindedir. Biyolojik bir afet olan Covid-19 salgınıyla mücadele edebilmek ve gelecekteki benzer pandemi olaylarına hazırlık için afet yönetiminin bütün aşamalarına yönelik önlemlerin eşgüdümlü yürütülmesi gerekmektedir. Bu nedenle herhangi bir afet veya acil durumla mücadelede sınırların ötesinde uluslararası işbirliği, paydaş katılımı, teknoloji transferi, ulusal durum bilgilerinin güncel ve şeffaf sunumu önemlidir. Blokzincir Teknolojiler (BT), kullanıcıların erişimine açık, aracıları ortadan kaldıran şeffaf, izlenebilir ve güvenilir bir ağ yapısı niteliğinde veri tabanıdır. İlk olarak 2008 yılında finans alanında kullanılmaya başlanmış ancak süreç içinde birçok kullanım alanı bulmuş olmasına rağmen afet ve acil durumlarda kullanımı hala daha çok yenidir. Bu nedenle çalışmanın amacı BT'nin Covid-19 pandemisi kapsamında afet risk yönetimi süreçlerindeki etkinliğinin Analitik Ağ Süreci Yöntemi ile değerlendirilmesi olarak belirlenmiştir. Çalışma sonucunda Blokzincir Teknoloji'sinin Covid-19 pandemisiyle mücadelede potansiyel faydası en yüksek kriter geliştirilmiş otomasyon ve programlanabilirlik iken risk yönetimi aşamasında entegrasyonunun en etkin olduğu süreç rehabilitasyon olarak belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Afet ve acil durumlarda bağış davranışlarının incelenmesi: İzmir-Menemen örneği
Ali Çam
Beklenmedik anlarda ortaya çıkan afet ve acil durumlar gerçekleştiği tüm alanlarda hem maruziyet yaşayan bireylere hem de bölgesel yönetimlere ekonomik sorunlar yaratmaktadır. Bu sorunları azaltmak veya tamamen sonlanmasını sağlamak için kişi ve kurumlardan yardım talep edilmektedir. Bağış adı altında gerçekleşen bu yardımların afet ve acil durumların olası etkilerini azalttığı bilinmektedir. Bireylerin afet ve acil durumlar için bağış yapma davranışını etkileyen faktörleri araştırmayı amaçlayan bu çalışma aynı zamanda bağışçı sayısının ve bağışların artmasının nedenlerini tespit etmektedir. Böylelikle hem bağışçı sayısında hem de bağış miktarında artış sağlamak hedeflenmiştir. Literatürde yapılan çalışmalar incelendiğinde afet ve acil durumlar için bağış davranışlarını hedef alan çalışmaların eksikliği görülmüştür. Mevcut eksiklikten dolayı gerek duyulan bu çalışma bazı kaynak yetersizlikleri nedeniyse sadece İzmir ilinin Menemen ilçesini kapsamaktadır. Tatsuya Nogami tarafından oluşturulan anket uzman görüşleri alınarak düzenlenmiş ve Türkiye şartlarına uyarlanmıştır. Oluşturulan bu anket formu online platformlar üzerinden uygulanmış ve sonuçları SPSS 26 paket programı ile analiz edilip değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, afet ve acil durumlarda bireylerin bağış davranışının incelenmesinin bağışlar üzerinde pozitif etki yarattığı ve afet bilgisinin, afet ve acil durumlara hazırlığın ve yardım kuruluşları hakkındaki şüpheciliğin bağış davranışı üzerinde etkili olduğu görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Ahmed b. Türkî'nin Hidâyetü'l-münîb fî İhtisâri't-Terğib ve't-Terhîb adlı eserinin tahkîki ve metodu
Zübeyir Işık
İlk asırlarından itibaren İslâm'ın ikinci temel kaynağı olan sünnete ulemâ büyük önem vermiştir. Nitekim onlar dağınık olan hadislerin toplanması, tasnif edilmesi ve anlaşılması için büyük çaba sarf etmişlerdir. Pratik hayatta Müslümanlara fayda sağlayacak, onları yanlışlardan uzak tutup hayra teşvik edecek hadislerin müstakil kitaplarda toplanması da bu gayretlerin bir ürünü olmuştur. Bu hususta sarfettiği çabası asrının âlimleri tarafından bilinen Münzirî kıymetli bir eser kaleme almıştır. Sonraki âlimler de bu kitap üzerinde ihtisar ve hâşiye türünde çalışmalar yapmışlardır. Ahmed b. Türkî el-Menşelîlî'nin Hidâyetü'l-münîb fî ihtisâri't-Terğîb ve't-terhîb isimli eseri bu çalışmalardan biridir. Bu çalışmanın amacı, Ahmed b. Türkî el-Menşelîlî'nin Hidâyetü'l-münîb fî ihtisâri't-Terğîb ve't-terhîb isimli eserini tahkik edip ilim dünyasına sunmaktır. Anahtar Kelimeler: Ahmed b. Türkî, Hadis, Hidâyetü'l-münîb, Münzirî, Tahkik
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Liberalizmden korumacılığa yönelen Osmanlı iktisat düşüncesi: Namık Kemal-Sakızlı Ohannes Efendi-Akyiğitzade Musa
Ali Karadeniz
Bu tezde; ilk olarak Namık Kemal, Sakızlı Ohannes Efendi ve Akyiğitzade Musa gibi düşünür ve devlet adamlarının yaklaşımlarından bahsedilmiştir. Sonrasında Osmanlı Sanayi, Ticaret ve Tarım Alanında Açılan Okullar, Avrupa'ya Öğrenci Gönderilmesi, Milli Bankalar, Milli Fabrikalar, II. Meşrutiyetten Sonra Sanayileşme Anlayışı, Köylüyü Topraklandırma Politikaları, Milli İktisat ve Milli Burjuvazi, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Ticaret ve Sanayi Politikaları, Ulaşım ve Sermaye başlıklarına değinilmiştir. Akabinde liberalizm ve korumacılık kavramlarına değinilmiştir. Osmanlı Devleti ekonomisinin liberalizmden korumacılığa yöneliş sürecinden bahsedilmiştir. Korumacılığa yönelişin nedenleri anlatılmıştır. Birinci Dünya Savaşı'nı nasıl finanse ettiği ve karşılaştığı sorunları nasıl çözdüğü anlatılmıştır. Osmanlı Devleti'nin son dönemindeki politikalarında dönemin düşünürlerinin etkisinin olup olmadığı incelenmek istenmiştir. Liberalizmin mi yoksa korumacılık mı daha faydalı sorusuna cevap aranmıştır. Ayrıca korumacılığın Osmanlı Devleti için daha faydalı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Liberalizmin Osmanlı Devleti'ne uygun olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak Liberalizm, Korumacılık, Namık Kemal, Sakızlı Ohannes Efendi ve Akyiğitzade Musa, Osmanlı İktisat Düşüncesi gibi başlıklara değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Liberalizm, Korumacılık, Namık Kemal, Sakızlı Ohannes Efendi ve Akyiğitzade Musa, Osmanlı İktisat Düşüncesi
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Ekoturizm kapsamında yürütülen rekreatif faaliyetlerden elde edilen serbest zaman doyumunun davranışsal niyete etkisi: Doğu Karadeniz örneği
Barış Hacınebioğlu
Bu tez çalışmasında "Ekoturizm Kapsamında Yürütülen Rekreatif Faaliyetlerden Elde Edilen Serbest Zaman Doyumunun Davranışsal Niyete Etkisi" incelenmiştir. Kitlesel olarak turizm hareketlerine katılım sağlayan bireylerin, özellikle son dönemlerde deniz-kum-güneş üçgenine olan taleplerinin belli bir seviyede kaldığı görülmüştür. Serbest zaman artışıyla beraber gelişim gösteren turizm endüstrisinde, bol miktarda doğal ve kültürel değerlere sahip olan destinasyonların, yılın tüm aylarında var olan turizm hareketlerinden yeterli payı alabilmesi için ziyaretçilere unutamayacağı bir deneyim yaşatması gerekmektedir. Bu çalışmanın birinci bölümünde: ekoturizmin özellikleri, ilkeleri ve etkileri ile beraber rekreasyon kavramı, sınıflandırılması, ekoturizm ile rekreasyon ilişkisi ve ekoturizm kapsamında yapılan rekreatif faaliyetler hakkında bilgiler verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde: serbest zamanı, ortaya çıkışını, etkileyen faktörlerle beraber serbest zaman doyumu hakkında gerekli bilgiler sunulmuştur. Araştırmanın üçüncü bölümünde: turist davranışını, turist davranışını etkileyen faktörleri, davranışsal niyeti ve davranışsal niyetin boyutları hakkında literatür araştırması yapılmıştır. Çalışmanın dördüncü ve son bölümünde ise Doğu Karadeniz Bölgesi'ne gelen ziyaretçilerin katıldıkları rekreatif faaliyetlerden aldıkları serbest zaman doyumu ve davranışsal niyete yönelik sorular sorulmuştur. Yapılan bu anket çalışmasının verileri analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda anket çalışmasına katılım sağlayanların tamamına yakını katılım sağladıkları faaliyetlerden yüksek doyum aldıklarını, tekrar ziyaret edeceklerini ve aynı zamanda yakın çevrelerine bölgeyi önerecekleri analizler sonucunda ortaya koyulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Pres fabrikası çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği kültürünün tespiti ve iş verimliliği üzerine etkisinin incelenmesi: Bursa örneği
Gülendam Eroğlu
Bu çalışmada, Bursa ilinde faaliyet gösteren bir pres fabrikasında ki çalışanların iş sağlığı ve güvenliği kültürünün tespiti ve iş verimliliği üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma için veri toplama anket formu hazırlanarak pres çalışanlarına uygulanmıştır. Bu bağlamda üç bölüm içeren veri toplama formu oluşturulmuştur. Düzenlenen veri toplama formu demografik bilgiler, iş sağlığı ve güvenliği kültürü, iş verimliliği anketlerinden oluşmaktadır. Anket çalışması 70 personele uygulanarak toplamda 70 anket değerlendirmeye alınmıştır. Örneklem grubundan toplanan veriler SPSS Windows version 23.0 paket programında non parametrik testler uygulanmıştır. Kullanılan ölçeklere 'Açımlayıcı Faktör Analizi' yapılmıştır. Kullanılan ölçeğin faktörleşme boyutu 'Temel Bileşenler Analizi' ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgularda, iş sağlığı ve güvenliği kültürü ile iş verimliliği arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırma neticesinde iş güvenliği kültürü, iş verimliliğinin yükselmesine büyük ölçüde katkı sağlamaktadır. Sonuç olarak iş güvenliği kültür algısı yüksek olan çalışanların iş verimliliği seviyesinin daha yüksek olmasına neden olmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021İş güvenliği uzmanlarının iş kazalarına etkileri: Karadeniz Bölgesi örneği
Fatma Doğanay
Türkiye ve Karadeniz Bölgesinde 2014-2018 yılları arasındaki Sosyal Güvenlik Kurumu iş kazası verileri incelenmiş bu verilerin analizi yapılmıştır. Meydana gelen iş kazalarının ve iş kazası sonucu yaşanan ölümlerin sürekli artış gösteren bir grafik çizdiği görülmüştür. Bu durum bize, artan iş kazası sayılarının ve yaşanan kayıpların iş kazalarının önlenmesinde ne kadar önemli bir konu olduğunu ayrıca iş kazalarında yaşanan artışlar nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği alanında giderilmesi gereken sorunlar olduğunu göstermektedir. İş güvenliği uzmanlarının artan iş kazaları üzerinde etkilerinin değerlendirilmesini amaçlayan bu çalışmada; Karadeniz Bölgesindeki görev yapan iş güvenliği uzmanlarının katıldığı çevrimiçi anket çalışmasıyla, kazalara neden engel olunamadığını, bu konuda uzmanların ne kadar etkili olabildikleri, uzmanların sorunları ve kazaların nasıl önleneceği konularının aydınlatılmasına katkıda bulunulmuştur. Yapılan çalışmadan elde edilen veriler değerlendirildiğinde; SGK verilerinin yıllara göre sonuçlarında iş kazası sayılarının ve iş kazası sonucu ölümlerin arttığı görülmüştür. Anket çalışması sonuçlarında ise; araştırmaya katılan uzmanların %56'sının erkek, %44'ünün kadın oluğu, yaş ortalamalarının %44 oranında 20-29 yaş aralığında, %41 oranında ise 30-39 yaş aralığında olduğu görülmüştür. İş güvenliği uzmanlarının %58'inin hizmet verdikleri işyerlerinde iş kazaları yaşandığı, uzmanların ise %95 oranında olası iş kazalarını engelledikleri fakat işlerini yaparken yaptırımlarının olmaması, işveren baskısı gibi nedenlerle tam yetkin olamadıkları ve kendilerini yeterli görmedikleri görülmüştür. Ayrıca iş kazalarının yaşanmadan engellenmesinde iş sağlığı ve güvenliğinin gerekli olduğuna inanılmasının önemli bir konu olduğu, kazaları önlemek için işçi ve işverenlerin eğitilmesi gerektiği konusu göze çarpan önemli diğer sonuçlar arasında görülmüştür. Bu çalışmanın sonuçlarıyla iş kazalarının önlenmesinin önündeki engellerin kaldırılması ile uzmanların daha etkili olması sağlanarak iş kazaların azaltılmasına kaynak olarak faydalı olunması amaçlamaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Eksenel yüke maruz güçlendirilmiş elips enkesitli kaynaklı T birleşimlerin davranışlarının incelenmesi
Büşra Sarı
Elips enkesitli profiller (EEP) ile yapılan yapıların uygulaması, mühendislik avantajları ve estetik görünümleri nedeniyle boru profiller arasında son yıllarda popüler hale gelmiştir. EEP'lerin mimari açıdan önemli özelliği, iki farklı çapı olduğundan, daha ince bir görünüme sahip olarak tasarlanabilmeleridir. EEP'lerin bir diğer avantajıda kare veya dikdörtgen enkesitli profiller gibi köşeleri keskin olmadığından yüzeysel rüzgâr yüklerini azaltıcı etkiye sahip olmalarıdır. Elips enkesitli kaynaklı birleşimlerin dört farklı oryantasyonu vardır. Bunlar; Tip-1, Tip-2, Tip-3 ve Tip-4 olarak isimlendirilir. Tip-1 ve Tip-2'de örgü elemanlar başlık elemanının geniş yüzüne kaynaklanırken, örgü elemanlar Tip-3 ve Tip-4'te başlık elemanının dar yüzüne bağlanır. Bu nedenle, Tip-1 ve Tip-2'nin eksenel yük taşıma kapasitesi daha küçüktür. Başlık yüzünün plastikleşmesi genellikle EEP birleşimlerinin kapasitesini belirler. Sonuç olarak, elips şeklindeki bağlantıların eksenel yük taşıma kapasitesi, örgü ile başlık elemanının kesişme bölgesi çevresinde bir takviye plakası kullanılarak arttırılabilir. Bu çalışma, başlık elemanı zayıf ekseninde çalıştığı durum için eksenel olarak yüklenmiş takviyeli EEP-T birleşimlerinin Tip-1 ve Tip-2 oryantasyonlarının eksenel yük taşıma kapasitesine odaklanmaktadır. Güçlendirilmiş EEP-T birleşimlerinin eksenel yük taşıma kapasitesini hesaplamak için herhangi bir tasarım yöntemi bulunmamaktadır. Bu çalışma, eksenel basınç yüküne maruz kalan güçlendirilmiş EEP-T birleşimlerinin göçme modlarını ve eksenel yük taşıma kapasitelerini sonlu elemanlar yöntemini kullanarak incelemeyi amaçlamaktadır. Parametrik çalışmadan önce, doğrusal olmayan sayısal analizlerde ele alınan sonlu eleman tipi, ağ boyutu ve zaman adımı gibi parametreler belirlenmiştir. Doğrulama çalışmasından sonra, çok çeşitli geometrik parametreler göz önünde bulundurularak eksenel yüke maruz EEP-T birleşimleri üzerine bir dizi parametrik çalışma yapılmıştır. Sayısal sonuçlar, takviye plakasının birleşimin eksenel yük taşıma kapasitesi üzerindeki etkilerinin Tip-1 ve Tip-2 oryantasyonlarında önemli ölçüde farklı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, çoklu lineer regresyon analizlerine dayalı olarak güçlendirilmiş EEP-T birleşimlerinin eksenel yük taşıma kapasitesini belirlemek için iki farklı tasarım yöntemi geliştirilmiştir. Bu tezde, güçlendirilmiş EEP-T birleşimlerinin eksenel yük taşıma kapasitelerinin hesaplanabilmesi için güvenli ve ekonomik bir hesaplama yöntemi tanıtılmış ve bu yöntem sayısal sonuçlarla karşılaştırılarak doğrulanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Siyah mercimek unu ile zenginleştirilmiş ekmek üretimi
Meryem Demiray
Bu çalışmanın amacı beyaz ekmeğin besinsel özelliklerinin iyileştirilmesinde siyah mercimek ununun (SMU) kullanılabilirliğinin incelenmesidir. İlk olarak buğday ununa belli oranlarda (%5-%30) siyah mercimek unu ilave edilerek hazırlanan ekmek hamurlarının reolojik özellikleri tayin edilmiştir. Buğday ununa siyah mercimek unu ilavesiyle hamurun gelişme süresi, stabilite, enerji ve uzama kabiliyeti değerlerinde azalma meydana geldiği tespit edilmiştir. Reolojik analiz sonuçlarına göre ekmek üretiminde en fazla %10 oranında siyah mercimek unu kullanımına karar verilmiştir. Buğday ununa %2, %6 ve %10 oranında SMU ilave edilerek yapılan ekmeklerde nem, ağırlık, spesifik hacim, protein, toplam diyet lifi, yağ, kül, toplam fenolik madde ve antioksidan kapasite tayinleri yapılarak buğday unundan yapılan kontrol ekmeği ile kıyaslanmıştır. Buğday ununa siyah mercimek unu ilavesiyle ekmeklerin protein, toplam diyet lifi, kül ve toplam fenolik madde içeriğinde ve antioksidan kapasitesinde artış tespit edilirken ekmeklerin spesifik hacim değerinde azalma tespit edilmiştir. Ekmek içi ve ekmek kabuğunun parlaklık, kırmızılık ve sarılık değerleri tayin edilmiştir. Siyah mercimek unu ilavesiyle ekmek içi ve ekmek kabuğunun parlaklık ve sarılık değerlerinin azaldığı ve kırmızılık değerlerinin arttığı belirlenmiştir. Ekmek içinin renk, gözenek, ufalanma, tat, koku, yapışkanlık ve çiğnenebilirlik; ekmek kabuğunun ise renk, koku, tat ve gevreklik gibi özellikleri panelistler tarafından değerlendirilmiştir. Duyusal analiz sonuçlarına göre SMU ilaveli ekmekler ve kontrol ekmeğinin aynı derecede beğenildiği tespit edilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre beyaz ekmeğin besinsel özelliklerinin iyileştirilmesinde buğday ununun % 6-% 10 oranında SMU ile ikame edilmesi önerilebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Türk bankacılık sektöründe katılım bankalarının finansal performans analizi: Entropi, VİKOR ve TOPSİS yöntemleriyle bir uygulama
Fatma Bostan
Bankacılık sektörü finansal sistem içerisinde üstlendiği aracılık rolü ile reel sektörün gelişmesine katkı sağlamakla birlikte ülke ekonomisinin önemli yapı taşlarından birisini oluşturmaktadır. Katılım bankaları mevduat bankaları gibi bankacılık sektöründeki yoğun rekabet ortamında müşterilerine en iyi hizmeti sunmaya çalışırken maliyetlerini azaltmayı ve kârlarını yükseltmeyi amaçlamaktadırlar. Katılım bankalarının sürdürülebilir büyüme hedeflerini gerçekleştirebilmeleri için finansal performans yönetiminin başarı ile yürütülmesi önemlidir. Bu çalışmamızın amacı, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren katılım bankalarının 22 adet kârlılık ve maliyet rasyoları kullanılarak finansal performanslarının çok kriterli karar verme tekniklerinden ENTROPİ, TOPSIS ve VIKOR yöntemleriyle analiz edilmesidir. Uygulama aşamasında 6 ana kriter literatür araştırması sonucu en çok kullanılan aktif rasyosu, sermaye yeterliliği, likidite, bilanço yapısı, gelir-gider yapısı ve kârlılık rasyolarından belirlenmiş olup ana kriter ve alt kriter ağırlıkları ENTROPİ yöntemiyle belirlenmiştir. Kriter ağırlıkları belirlendikten sonra katılım bankalarının yıllar itibariyle performans değerlendirmeleri TOPSİS ve VİKOR yöntemleri kullanılarak yapılmıştır. Çalışmamızda 2017-2019 yılları arasında faaliyet gösteren 2 kamu sermayeli ve 3 özel sermayeli katılım bankalarının performansları değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bankacılık, ENTROPİ, Katılım Bankaları, TOPSİS ve VİKOR
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Asr-ı Saadet'te eğitim
Ayşe Dülger
Eğitim, insan var olduğundan beri ihtiyaç duyulan ve her dönemde farklı uygulamaları ile formdan forma giren bir olgudur. Eğitimin insanlık tarihi kadar geçmişi vardır denebilir. Bu zamana kadar eğitimin ne olduğu ile ilgili bir kitap olacak kadar tanım yapılmıştır. Ortak paydada buluşulan nokta eğitimin bireye olumlu katkı sağlamak için var olduğudur. Eskiden eğitim-öğretime çok fazla önem verilmezken günümüzde bu bilinç gelişmiş ve eğitim insan hayatındaki en önemli yerini almıştır. Bunun bir sonucu olarak farklı uygulamalar ve metotlara gidilmiş eğitimde en etkili yöntemler bulunmaya çalışılmıştır. Ama maalesef imkânların fazlalığına rağmen istenen etkili sonuçlar alınamamaktadır. Eğitimin bu kadar önemsendiği bir zaman diliminde "Acaba İslam kültüründe neler uygulanmıştır?" sorusu akla gelmiş ve geçmiş devirlere bakılma ihtiyacı hissedilmiştir. Önceki devirler göz önüne alındığında karşımıza kısa zamanda en etkili sonuçlar alması ile Hz. Muhammed (sav) çıkmıştır. Onun içinde bulunduğu dönem karanlık çağ diye anılıyor herkes de böyle anılmasında bir nebzede olsa rol oynuyordu. Hz. Muhammed (sav), bu ortamda eğitime, ilme çok önem vermiş uygulamaları ve izlediği yollarla karanlıkta olan bir toplumu aydınlığa ulaştırmıştır. Bu yönüyle Hz. Muhammed'in (sav) bütün hayatı incelenmiştir. Eğitim, insanın bütün hayatını şekillendirici bir etkiye sahip olduğundan güvenilir kimselerce doğru uygulanması çok önemlidir. Tezde güvenilir kimselerin özellikleri ve doğru uygulamalardan kısaca bahsedilmiş, güvenilir bir insan ve doğru uygulamaları ile etkili sonuçlar alan Hz. Muhammed'in (sav) eğitimle alakalı izlediği yollar, uyguladığı yöntemler ve bütün hayatı detaylı bir şekilde incelenmiştir. Mekke ve Medine'de geçirdiği dönemler ve buralarda eğitim-öğretim adına yaptığı faaliyetler, izlediği yollara yer verilmiş kadınlara, gençlere, yetişkinlere, çocuklara, aileye, topluma, fertlere ayrı ayrı ilgileri eğitici davranışları üzerinde değerlendirmede bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Asr-ı Saadet, Hz. Muhammed (sav), Mekke, Medine
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Malulen gazi olma durumu ile aile sisteminin etkileşimi: Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri derneği örneği
Tuğçe Uğurlu
Gazilerin sosyal hizmet müdahalelerini gerektiren birçok biyopsikososyal sorun yaşadıkları bilinmektedir. Malulen gazi olan bireylerin biyopsikososyal sorunlarla başetmelerinde önemli bir güç unsuru olan aile sistemi ile etkileşimlerinin belirlenmesi önemli görülmektedir. Bu çalışmada malul gazilerin, aile sistemi içerisindeki eş ve ebeveyn rolleriyle etkileşimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma gazilik ve aile sistemini birlikte ele alan az sayıda araştırmalardan birini oluşturmaktadır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik araştırma yaklaşımında tasarlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşmeler Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği İstanbul Şubesi'nde gerçekleştirilmiştir. Derinlemesine görüşmelerden elde edilen veriler Word ortamına aktarılmış ve araştırmacı tarafından fenomenolojik yaklaşım doğrultusunda analiz edilmiştir. Gaziler ve aileleri, yaralanma sonrasındaki süreçte biyopsikososyal sorunlarla çoğunlukla psikososyal destek olmaksızın baş etmek durumunda kalmışlardır. Gazilik durumu eş sistemi ve ebeveyn-çocuk alt sistemindeki ilişkilerle, kendi köken ailelerinde yer alan bireylerle kurdukları ilişkilerle ve kamusal yaşamda kurulan ilişkilerle çeşitli şekillerde etkileşim halindedir. Araştırma sonucunda gazilerin aile sistemiyle etkileşimlerine ilişkin bulgularla birlikte onların bakış açısıyla sosyo-ekonomik durumları, toplumda gaziliğin algılanış biçimi, orduda sosyal hizmete ilişkin görüşlerine de ulaşılmıştır. Ailenin, gazilerin yaralanma ile başlayan süreçte dayanıklılığı arttıran bir sistem olma özelliği gösterebilmesi için gaziler ve ailelerinin güçlendirilmesine, refahlarının arttırılmasına yönelik sosyal hizmet müdahalelerine ihtiyaç duyulmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Şeker mısırında (Zea mays L. var. Saccharata sturt), kimyasal gübreye alternatif farklı organik gübre kaynaklarının bazı tarımsal, teknolojik ve dane antioksidan özellikleri üzerindeki etkileri
Recep Şahin
Bu çalışmada, Kahramanmaraş koşullarında kimyasal gübreye alternatif olarak farklı organik gübre kaynaklarının, şeker mısırında verim ve verim unsurları ile bazı teknolojik ve antioksidan özellikleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Deneme Kahramanmaraş ili Doğu Akdeniz Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü arazisinde üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Bu çalışmada bitki metaryali olarak Merit F1 şeker mısırı çeşidi kullanılmıştır. Gübre uygulamalarında ise sıfır (kontrol) gübre uygulamasına ilaveten, asgari NPK dozlarının dekara 10 kg saf N, 10 kg P2O5 ve 10 kg K2O gübre dozunu verecek şekilde mineral gübre kaynağı olarak 15.15.15 kompoze ticari gübre ile organik gübrelerden kanatlı gübresi, çiftlik gübresi, fermente gübre, solucan gübresi ve leonardit kullanılmıştır. Çalışma sonunda tarımsal özellikler bakımından farklı gübre kaynaklarında bitki boyu, koçan sayısı, koçan uzunluğu, koçan çapı ve koçan randımanı bakımından istatistiksel olarak önemli farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Buna göre bitki boyunda solucan gübresinin diğer uygulamalara göre daha yüksek (216.67 cm); koçan randımanı bakımından çiftlik gübresinin diğer uygulamalara göre daha yüksek randıman (%71.63) verdiği belirlenmiştir. Fizyolojik kayıp bakımından sadece birinci günde istatistiksel olarak önemli farklılıklar göstermiş olup; buna göre en yüksek kayıp fermente gübresinde (%21.61) belirlenmiştir. Teknolojik özellikler bakımından indirgen şeker, toplam şeker, bin dane ağırlığı nem ve ham protein farklı gübre kaynaklarında istatistiksel olarak önemli farklılıklar göstermiştir. Buna göre indirgen şeker diğer gübre kaynaklarına göre (%7.12) kanatlı gübresinde; toplam şeker (%10.61) kontrol uygulamasında; bin dane ağırlığı (53.46 g) kanatlı gübresinde; nem (%9.73) mineral gübresinde; ham protein (%12.31) leonardit gübresinde yüksek bulunmuştur. Antioksidan özelliklerinde sarı pigment, toplam flavonoit, DPPH TEAC, DPPH inhibisyon, DPPH AAE ve FRAP FeSO4 farklı gübre kaynaklarında istatistiksel olarak önemli farklılıklar gösterirken; toplam fenolik ve toplam antioksidan kapasitesi farklı gübre kaynaklarında önemli farklılıklar göstermemiştir. Farklı gübre kaynaklarında sarı pigment, toplam fenolik, DPPH TEAC, DPPH inhibisyon ve DPPH AAE leonardit gübresinde yüksek bulunurken, FRAP FeSO4 çiftlik gübresinde yüksek bulunmuştur. Bu sonuçlar çerçevesinde şeker mısırında kimyasal gübreye altarnatif farklı organik gübre kaynaklarının kullanılmasının bazı tarımsal, teknolojik ve antioksidan özellikler üzerinde önemli etkilerinin olduğu, yapılan bu tür çalışmalarda mısırın tarımsal, teknolojik ve antioksidan özelliklerinin belirlenmesinde; organik gübre kaynakları ve mısır çeşitlerinin göz önünde bulundurulması daha faydalı olacaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Bireylerin finansal sağlık skorlarının belirlenmesi: Gümüşhane ili pilot uygulaması
Emre Benli
Finans kavramı kelime anlamı olarak para, para türevleri, mali işler gibi anlamlara gelmektedir. Fakat pratikte şirketlerin kişilerin fonları şartları uygun hale getirerek sağlanması ve verimli bir şekilde değerlendirilmesiyle alakalı faaliyetlerdir. Günlük hayatta finansın tanımından çok onu nasıl konumlandırdığımız ve hayatımızdaki asıl önemli noktası finansal karar alma şeklimizdir. Finansal karar almayı kişilerin veya şirketlerin ihtiyaçlarını karşılamak yatırımlarını değerlendirmek amacıyla en uygun şekilde finansal faaliyette bulunmak anlamında kullanabiliriz. Bireylerin gündelik yaşamlarını sürdürmek için bile belirli seviyede finans eğitimine ihtiyaç duymaya başlamışlardır. Bu ihtiyaçlar ile beraber finansal farkındalık, finansal okuryazarlık ve finansal sağlık gibi kavramlar ortaya çıkmıştır. Finansal sağlık kavramı günümüzde ortaya çıkmış güncel bir kavramdır. Fakat yapılan çalışmalar özellikle yükselen tüketim harcamaları sonucunda bireylerin finansal sağlıklarını iyi tutmak için çaba gösterdiklerini ortaya koymaktadır. Bu noktadan hareketle çalışmanın amacı; bireylerin finansal sağlık skorlarını tespit ederek finansal durumları hakkında güncel bilgilere ulaşabilmeleridir. Çalışmada, Gümüşhane Üniversitesi Muhasebe-Finanman Anabilim Dalı öğretim elamanları tarafından geliştirilen Finansal Sağlık Endeksi Modeli (FSEM) kullanılmıştır. Çalışma kapsamına, Gümüşhane Üniversitesi çalışanları dahil edilmiştir. Modelde kullanılan veriler OECD/İNFE Finansal Okuryazarlık Ölçeği ile toplanmıştır.Yapılan çalışma sonucunda Gümüşhane Üniversitesinde çalışan bireylerin finansal sağlık skorları ortalaması 64,1432 olarak tespit edilmiştir. Bulunan bu puan ortalama skorun üstünde yüksek puan aralığındadır. Üniversite personelinin büyük çoğunluğunun eğitim seviyelerinin ve gelir durumlarının yüksek olması sebebiyle finansal açıdan sağlıklı durumdalardır diyebilmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Finansal farkındalık, Finansal karar alma, Finansal okuryazarlık, Finansal sağlık, FSEM
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Savunma sanayi iş gücü talebinin niteliklerinin tespiti
Büşra Kaplan
Savunma sanayi, ülkelerin güvenlik ihtiyacından doğan, diğer ülkelere karşı korunma amacı güden bir yapıya sahiptir. Bir ülkenin gizlilik ve güvenliği savunma sanayide ulaştığı gelişim ile doğru orantılıdır. Savunma sanayinin güçlendirilmesi, yüksek ve yeni teknoloji, hassas üretim teknikleri, yüksek kalite standartları, yetişmiş insan gücü, Ar-Ge faaliyetleri gibi alanlara verilen önem ile devam edecektir. Savunma sanayi diğer sektörlerden farklı olup strateji gerektiren, dışa bağımlılığın olmadığı, milliliğin esas alındığı bir alandır. Bu bağlamda milli savunma sanayinin güçlendirilmesi, üretilen veya geliştirilen teknolojilerin milli hale getirilmesini zorunlu kılmaktadır. Uygulanacak stratejide önemli olan nokta insandır. İnsan bilginin merkezinde, teknoloji üretiminin kaynağında yer alır. Dolayısıyla strateji belirleme ve uygulama da nitelikli iş gücü son derece büyük bir öneme sahiptir. Nitelikli iş gücünün sürekliliği ve gelişimi bakımından, kamu, özel sektör ve üniversiteler arasında sıkı bir bağ kurulmalıdır Gelişmekte olan ülkelerin çalışmalarına bakıldığında, iş gücüne yönelik yüksek eğitim talebi ve yönetim becerileri alanları fazlasıyla önem kaydetmektedir. Yapılan bazı çalışmalarda nitelikli iş gücünün yarı zamanlı çalışmasının verimliliği arttırırken, niteliksiz iş gücünün tam zamanlı çalışmasının verimliliği azalttığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca beşeri sermaye potansiyeline sahip ülkeler eğitimli bir nüfusa da sahip olacağından ülkenin sosyal refahı olumlu yönde etkilenecektir. Yani, ülkenin eğitimi ile kalkınması arasında doğrudan bir bağlantı söz konusudur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Türkiye'de yayılış gösteren bazı otbiçen (Arachnida: Opiliones) türlerinin element analizi
Adem Altıntaş
Doku ve hücrelerde ozmotik dengenin ayarlanması, protein, nükleik asit ve yağ gibi önemli moleküllerin oluşumunda görev alan elementlerin ozmotik, yapısal ve biyokimyasal olmak üzere üç önemli işlevleri bulunur. Ülkemizin farklı yaşam alanlarından toplanan Gilijarovya tenebricosa, Histricostoma caucasicum, Mitopus morio, Nelima pontica ve Odiellus zecariensis türlerinin erkek ve dişi bireylerin de XRF de elemental analizi yapıldı. Sonuçta 16 inorganik element (Kalsiyum (Ca), Kükürt (S), Klor (Cl), Fosfor (P), Mangan (Mn), Çinko (Zn), Demir (Fe), Bakır (Cu), Sodyum (Na), Krom (Cr), Magnezyum (Mg), Nikel (Ni), Potasyum (K), Alüminyum (Al), Titanyum (Ti), ve Silisyum (Si)) tespit edildi. Tespit edilen Mg, Al, Si ve Ni konsantrasyonlarının türler arasında istatistiksel açıdan önemli bir fark olduğu belirlenmiştir (p<0.01). Diğer taraftan analizi yapılan erkek ve dişi örneklerde K ve Zn konsantrasyonun istatistiksel açıdan önemli olduğu bulunmuştur (p<0.05). Dişi bireylerde K ve Zn konsantrasyonun erkeklere oranla daha fazla olduğu görülmüştür.
