Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2015
    The relationship between job stress and job motivation on academics

    Cengiz, Ekrem; Aslan, Zeynep

    In modern age, organizations provide big developments about working by human oriented. Satisfaction of employees affects job performance. So, this situation reflects performance of organization. Providing motivation that employees need for reaching success has significant role for organization. This motivation is requirementin terms of happiness of employees, interest to their job, teamworking. The must perform effort in order to do not lose this motivation. Physical, social and economic conditions affects people due to many reasons. All of these conditions may affect person either positive way or negative way. As a result of these effects, consept of stress that is not ressitable occurs. In this study, survey has been applied on 240 scholars, in 9 universities and investigated the relationship of scholars job stress and motivation

    AtıfTR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Sağlık hizmetlerinde hizmet hatası telafi stratejileri

    Bostan, M. Kemal; Cengiz, Ekrem; Akdu, Serap

    Bu çalışmanın öncelikli amacı hizmet hatalarının telafisi stratejilerinin müşteri tatmini üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Çalışmada; Giresun, Gümüşhane, Trabzon, Ordu, Rize ve Samsun'da bulunan aile hekimliği hizmeti almış hastalar tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilmiş ve 463 kişi araştırma kapsamına alınmıştır. Önerilen modelin doğrulanması amacıyla yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Sonuç olarak tespit edilen hizmet hatası telafi stratejilerinden; tazminat, özür, düzeltme, empati, kolaylaştırma, sürat ve çaba faktörlerinin hem hizmet hatası telafi memnuniyetini hem de tüm örgüt memnuniyetini değişik seviyelerde etkiledikleri tespit edilmiştir

    AtıfTR Dizin11
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Kirlilik cennetlerinin oluşumunda çevre vergilerinin rolü

    Yilmaz, Candan; Yıldız, Barış

    Çevre vergileri çevresel ya da mali amaçlarla birçok ülkede uygulanmaktadır. Bu vergiler kirlilik yoğun endüstrilerin maliyetlerinin artmasına ve uluslararası piyasalarda rekabet gücünü yitirmesine neden olmaktadır. Bu nedenle bu endüstriler, üretimlerini çevresel önlemlerin daha düşük olduğu ve çevrenin göz ardı edildiği ülkelere kaydırmaya çalışmaktadır. Bu durumu fırsata çevirip kaynak elde etmek isteyen ülkeler, bu kaynağı elde etmekte ancak çevre, ülkeye gelen yatırımlarla orantılı biçimde zarar görmektedir. Çalışmada çevreyi göz ardı eden ülkeler ile çevre vergileri uygulayan ülkelerdeki karbon salınımının ve buna bağlı olarak çevre kirliliğinin yıllar itibari ile değişimi öznel olarak incelenmiştir. Yapılan incelemelerde çevre politikalarını göz ardı eden ülkelerdeki karbon salınımının yüksek değerlere ulaştığı görülmüştür

  • MakaleYalnız künye2015
    Müşteri ilişkileri yönetiminin önemi ve etkisi üzerine bir çalışma: eskişehir sanayi odası atap a.ş. örneği

    Çalışır, Gülsüm

    Gelişen ve değişen dünya, işletmeler açısından değerlendirildiğinde beklentilerin de değiştiği anlaşılmaktadır. Günümüzde dünyanın hemen her yerinde faaliyet gösteren işletmeler için önemli sorunlardan birisinin müşteri sadakatini artırmak olduğu görülmektedir. Rekabetin giderek şiddetlenmesiyle birlikte işletmeler, mevcut müşterilerini korumalarının yanında yeni müşteriler elde edebilmek için sürekli yeni alternatifler sunmak durumunda kalmaktadır. Bu düşünceden hareketle işletmelerin müşteri ilişkilerini nasıl yönettiklerini daha yakından anlayabilmek için Eskişehir Sanayi Odası tarafından kurulan, Teknoloji Geliştirme Bölgesi ana şirketi olan ATAP A.Ş'ye kayıtlı olarak faaliyet gösteren altı işletmenin yetkilileri ile birebir görüşme yapılmıştır. Görüşmeden elde edilen sonuçlar, işletmeler için müşterinin değeri ve önemi hakkında güncel bilgiler vermekle birlikte, içinde bulunduğumuz yüzyılın neden "müşteri yüzyılı" olarak isimlendirildiğine de cevap olmaktadır

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Örgütlerde sınırlandırıcı ya da sürükleyici güç olarak farklılıkların yönetimi

    Candan, Hakan; Çakıcı, A.Burhan; İnce, Mehmet; Gül, Hasan

    Farklı genetik, kültürel ve toplumsal ortamlarda yetişen, ama aynı örgüt içinde aynı kurallara göre çalışmak zorunda olan bireylerin sevk ve idaresi yönetimin ve günümüz yöneticilerinin en güç uğraş alanlarından birisini oluşturmaktadır. Modern dönemde örgütlerin etkinliğini maddi ve fiziki sermayelerinin çok ötesinde entelektüel sermayelerinin biçimlendirdiği düşünüldüğünde, çalışanların potansiyellerinin farkına varılabilmesi, sinerjinin yaratılabilmesi ve Farklılıkların yönetilebilmesi kurumların stratejik yönetimi açısından da son derece önemlidir. Bu amaçla çalışma bir kamu kurumu olan Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinde görev yapmakta olan akademik ve idari personelin kendi kurumlarında farklılıkların yönetimine ilişkin algıları araştırılmıştır

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Mali saydamlık açısından türkiye ve şangay işbirliği örgütü ülkelerinin değerlendirilmesi

    Şentürk, Suat Hayri; Ozturk, Onur; Karakurt, Birol

    Mali saydamlık, mali yönetimin ve hesap verebilirliğin temel unsurlarından biridir. Mali saydamlığın derecesi, ülkenin mali kredibilitesi ve performansının önemli bir göstergesidir. Ayrıca, mali saydamlık; kamunun mali durumuna ilişkin potansiyel risklerin, politika değişikliklerinin fayda ve maliyetlerinin ve mevcut mali pozisyonunun doğru değerlendirilerek ekonomik kararlar alınmasını sağlar. Bu nedenle, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde mali saydamlığa bir yönelim vardır. Diğer taraftan IMF'de, üyelerini iyi yönetişim ve mali saydamlığı sağlama noktasında teşvik etmektedir. Şangay ülkeleri de mali saydamlığa ilgi duymaktadırlar. Fakat, onlar yeterince uluslararası kriterlere uyum sağlamamışlardır. Bu makale, Türkiye ve Şangay ülkelerinde mali saydamlığı değerlendirmektedir

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Evaluatıon of istanbul as an ınternatıona fınance center

    Baltaci, Nuri; Akyol, Hikmet

    In this study, the research has been conducted in order to find the possibility level of İstanbul that is the most significant financial city of Turkey, which aims to be one of the 10 greatest economy of the World in 2023, to become regional finance center in medium term and an international finance center in long term within the frame of this goal. In this regard, it is aimed to reveal the potential position of İstanbul by comparing and contrasting the city with her rivals. As a result, it has been seen that although İstanbul has been developed in Middle Eastern and African regions for being the regional finance center, it is not possible for the city to be the leader yet and it can be stated that the leader of the region is still in the hands of Dubai. However, the chance of İstanbul to be the regional center in medium seems possible. In accordance with the results of GFCI 16 index, İstanbul is the leader center of another region of Eastern Europe and Central Asia that the city located. However, the fact that there is a little score difference between İstanbul and Almaty, which is considered as the city’s closest rival, demonstrates that there will be a serious contention between these two centers later on. When similar indexes are analyzed, the toughest rival of İstanbul in Eastern Europe and Middle Asia region seems to be Moscow. In accordance with another result of the study, it is not possible yet for İstanbul to be an international finance center for now. However, it is possible for the city that displays development in comparison with last years to achieve this objective over the long run. The last results of the study as an outcome of regional polarization and specialization is that financial centers start to assertively take place in world arena each passing day. This means that in the forthcoming years it will be quite possible to see the finance centers at the top ranks

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Türkiye’de ekonomik büyüme, enerji tüketimi ve ithalat ilişkisi

    Polat, Melike Atay; Özkök, Canan Sancar

    Bu çalışmada Türkiye'de ekonomik büyüme, enerji tüketimi ve ithalat arasındaki nedensellik ilişkisi 19842011 dönemi için zaman serisi yöntemi ile analiz edilmiştir. GSYH'nın bağımlı değişken, enerji tüketimi ve ithalatın açıklayıcı değişken olduğu modelin birim kök testi sonuçlarına göre seriler I(1) seviyesinde durağandır. Johansen eşbütünleşme testi sonuçlarına göre değişkenler uzun dönemde birlikte hareket etmektedir. Son olarak uygulanan nedensellik testi sonuçlarına göre uzun dönemde enerji tüketimi ve ithalattan GSYH'ya doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi, kısa dönemde enerji tüketimi ve ithalattan GSYH'ya doğru tek yönlü; enerji tüketimi ile ithalat arasında ise çift yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir

    AtıfTR Dizin9
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    The suıcıde and reasons accordıng to ömer nasuhi bilmen: a evaluatıon ın the context of psychology of relıgıon and ıslamıc law

    Yilmaz, Fetullah; Dağcı, Abdullah

    The subject of the study, is to determine the expressions toward the reasons of suicide and to evaluate these expressions within the scope of related studies in Ömer Nasuhi Bilmen’s works. The differences and similarities between Bilmen’s ideas toward suicide fact and studies related to subject constitute the main problem of research. In this sense, the works of Bilmen were analyzed through literature review method and expressions related to suicide were determined. Based on the expressions obtained, different and similar aspects were evaluated. In research, firstly suicide were described, and then suicide’s place in religion were mentioned, and studies related to suicide were given a place. Afterwards, ideas of Bilmen’s related to the reasons of suicide were determined. In conclusion Bilmen’s ideas and the reasons stated at current studies were discussed by comparing. According to the results of research, it was determined that Bilmen approaches suicide in the sense of Kur’an and Hadith and he approaches suicide according to religious point of view. Besides, it was reached that a view of Bilmen towards the reasons of suicide appears similar to studies towards the reasons of suicide. Futhermore, it was determined an attempt that Bilmen classified the suicide as partial and general

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Dindarlığın örgütsel sessizlik üzerindeki rolü

    Kahya, Cem; Dağcı, Abdullah

    Bu çalışmanın temel amacı, dindarlığın (bu çalışmada İslam Dini), örgütsel sessizlik üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığını incelemektir. Bu amaçla Erzurum ilinde çalışan ve kolayda örnekleme yöntemine göre seçilen toplam 130 öğretmen üzerinde bir anket çalışması yürütülmüştür. Araştırma kapsamında geliştirilen hipotezi test etmek üzere Çoklu Regresyon Analizinden yararlanılmıştır. Araştırmada dindarlığı temsilen inanç, duygu, davranış ve bilgi boyutları ile örgütsel sessizliği temsilen razı olma, savunma ve prososyal (örgüt yararına) sessizlik boyutları üzerinde analiz gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucuna göre duygu boyutunun, razı olma sessizliği ve prososyal (örgüt yararına) sessizlik boyutları üzerinde anlamlı ve negatif yönlü bir etkisi olduğu ve inanç boyutunun da savunma sessizliği üzerinde anlamlı ve negatif yönlü bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Unutulmaya yüz tutan folklorik değerlerin kişilerarası iletişime katkısı: gümüşhane örneği

    Çalışır, Gülsüm

    İletişim, insanların birbirini anlamasında kullandıkları en etkili yollardan birisidir. Böylelikle iletişim, kişileri birbirine yaklaştırır ve aralarında bir bağ kurulmasına yardımcı olur. Kişilerarasında kurulan iletişimde bağları güçlendiren ve iletişimin devamını sağlayan birtakım unsurlar bulunmaktadır. Bu unsurlardan birisi de geçmişten günümüze miras bırakılan ve en özel hazinelerimizden olan folklorik değerlerimizdir. Bir annenin ağlayan çocuğunu uyutmak için mırıldandığı ninnilerden, her biri ayrı bir mesaj yüklü olan türkülere, içinde sevinçleri, üzüntüleri, nükteli sözleri barındıran manilere kadar pek çok folklorik değer, etkili bir kişilerarası iletişimin gerçekleştirilmesi için bir araç olarak kullanılmıştır. Ancak geçmişte insanları bir araya getirme, kaynaştırma, aynı dili konuşma, bir duygu etrafında toplanma gibi kültürel mirasa sahip olan folklorik değerlerimiz, modern yaşam şartlarının insanı tutsak ettiği günümüzde zamana yenik düşerek ne yazık ki unutulmaya yüz tutmuştur. Bu bağlamda kişileri birbirine kaynaştıran folklorik değerlerde ne tür mesajlar verildiği, neler anlatıldığı ve hepsinden önemlisi de kişilerarası iletişime sağladığı katkıları araştırmak amacıyla böyle bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışmada Gümüşhane merkezinde, ilçelerinde ve köylerinde yaşayan 65 yaşının üzerinde olan on iki kişi ile yüz yüze görüşmeler yapılarak, geçmişte folklorik değerlerin kişilerarası iletişimde ne şekilde kullanıldığı araştırılmıştır. Görüşmeler sırasında söz konusu folklorik değerlerin geçmişte insanlar arasında bir bağ kurmak, onları bilgilendirmek, eğitmek ve eğlendirmek amacıyla kullanıldığı bilgisine ulaşılmıştır. Görüşmeye katılanların, kişilerarası iletişimde bir araç olarak türkü ve maniyi daha çok kullandığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra görüşmede, folklorik değerlerin duygu ve düşünce aktarımını kolaylaştırarak kaynaştırmada etkili olduğu; fakat modern hayatla birlikte bu değerlerin unutulmaya başladığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada ayrıca katılımcıların kişilerarası iletişimde kullandıkları yöresel folklorik değerlerin örneklerine de yer verilmiştir.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Turkish Studies International Periodical for the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 10/14 Fall 2015, p. 273-290

    Doğan, Kadir Caner

    Modernism in the historical process, it puts emphasis on important political, the social and economic change and transformation such as the end of the Middle Ages, Enlightenment, the rise of capitalism, the emergence of the modern state and public administration structuring. Postmodernism, especially after World War II upon impact on art, architecture, society, politics, law and public administration in level the paradigm has led to changes and transformations in the areas that mentioned. Postmodernism which in absolute terms represents a break from modernism, the modern era of theory, ideology and cultural qualities dismissed. Indeed, in this article, in the context reflection to public administration of postmodernism in the context of the emerging premise that relied on the postmodern public administration, considered a similarity the community in between the ombudsman and total quality management that has tried to establish a great relationship with this period. In this study, establishing the similarity mentioned which post-fordism, postbureaucracy and new public management concept is taken as the basis to provide a connection between postmodernism and public administration. In this framework, with support from the concepts mentioned the main features of postmodern public administration has been identified, after further degree of consistency with this feature of the ombudsman and total quality management approach it has been tried to be determined. On the other hand postmodernizm and establishing a relationship between said two approaches in terms historicality, the degree of consistency has also studied support with conceptual historicity. In fact, the importance and relationship of postmodern public administration of approaches of Ombudsman and Total Quality Management constitutes the basic subject matter of this article.

    AtıfTR Dizin12
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    İkili güven kavramının; birbirine rakip iki örgüt (işyeri-sendika) üzerinden incelenmesi

    Kılıç, Taşkın; Seymen, Oya Aytemiz

    Araştırmanın Amacı: İlgili yazında güven kavramı ağırlıklı olarak tek yönlü olarak ele alınıp; örgütsel süreçlerdeki rolü incelenmiştir. İkili güven kavramını araştıran çalışmamızda, işgörenlerin hem örgüte hem de sendikaya bağlı olmaları nedeniyle, güvenin iki yönlü (sendika/örgüt) olarak incelenmesi ve bir tarafa duyulan güven ya da güvensizliğin diğer tarafı nasıl etkileyeceği, konusu önem taşımakta olup; ilgili yazında bu yetersizliğin belli ölçüde giderilmesi amaçlanmıştır. Yazındaki bu boşluğu doldurabilmek için, bu çalışmada örgütsel güven kavramı iki yönlü olarak ele alınıp incelenecektir. Yöntem: Araştırmanın teorik kısmı ilgili yazın taraması ve yararlanılarak araştırma araştırması ise Enerji, Sağlık ve Eğitim olmak üzere üç farklı Kamu sektöründen 553 işgörene anket yöntemi kullanılarak tamamlanmıştır. Elde edilen veriler SPSS ve LISREL istatistik programlarında temel ve ileri düzey (Yapısal Eşitlik Modellemesi) testlere tabi tutulmuş ve sonuçlara ulaşılmıştır. Bulgular ve Sonuç: Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) analizi sonucuna göre örgütsel güven düzeyinin bütün alt boyutlarının, sendikaya güven düzeyindeki bütün alt boyutları pozitif şekilde etkilediği, sendika yöneticisine karşı olan güven düzeyinin sendikaya olan güveni pozitif yönde etkilediği ve en yüksek güven düzeyinin enerji sektöründe, en düşük ise eğitim sektöründe olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  • MakaleYalnız künye2015
    Farklı müzik türlerinin bireylerin medya metinlerini algılamalarına etkisi: "saniyenin yüzde biri" örneği

    Yetkiner, Beyler; Nisan, Fatma Nisan

    Bireyler medya metinlerini okurken bir takım faktörlerin etkisinde kalabilmektedir. Bu etkiler; çevresel, fiziksel ya da psikolojik faktörlerden kaynaklanabilmektedir. Bu durum, bireylerin medyadan gelen iletileri alırken sadece medya metniyle ilgilenmedikleri, bunun yanında algılarının bir takım dışsal ya da içsel durumlara açık olduğunu göstermektedir. Müzik, bireylerin duygularına seslenebilmek amacıyla medya metinlerinde çok fazla kullanılmaktadır. Medya yöneticilerinin müziği kullanmalarındaki temel amaç bireylere vermek istedikleri mesajı istedikleri şekilde iletebilmektir. Bireylerin medya metinlerini okurken oradan gelen iletileri algılama ve yorumlama sürecinde farklı tonlardaki müziklerden etkilenip etkilenmedikleri, yani farklı müziklerin bireylerin algılarını ve yorumlarını etkileyip etkilemediği çalışmanın temel sorusunu oluşturmaktadır. Dolayısıyla bu çalışmanın amacı, farklı müzik türlerinin bireylerin medya metinlerini algılama ve yorumlama sürecinde etkisinin olup olmadığını, olduysa bu etkinin ne yönde olduğunu belirlemektir. İletişim alanında daha önce hiç yapılmamış olan bir çalışma olması nedeniyle çalışma önemlidir. 11 iletişim fakültesi öğrencisi üzerinde uygulanan bu çalışmada medya metni olarak, "Saniyenin Yüzde Biri" (OneHundredth of a Second) adlı kısa film seçilerek katılımcılara birer hafta arayla üç farklı zamanda, normal, duygusal ve sert müzik türlerinde, farklı müzik kategorileri eşliğinde izlettirilmiştir. Çalışmada, katılımcıların aynı metni farklı müzik türleriyle farklı zamanlarda izlerken müziğin etkisinde kalıp kalmadıklarına ve bu durumun metni algılayıp yorumlamalarına etki edip etmediği sorgulanmış olup yöntem olarak deney yöntemi kullanılmıştır.

  • MakaleYalnız künye2015
    Marketing of touristic products: a comparative analysis between city of innsbruck and gumushane

    Yalçın, Bilal

    Cities are as well as being a brand come into prominence with different touristic products. It can be used as a benchmark to compare the cities tourist value created by the design and presentation of the tourist product. Gumushane and city of Innsbruck are very similar to each other in terms of both climate and the surface types. In particular, the two cities are surrounded by the mountains and two rivers go through in the middle of the cities. The comparison of the two cities (benchmarking) has been caried out on the use of natural resources more similar which they owned. Marketing of similar touristic products and contribution of tourism industry to the local economy is low in Gumushane and high in Innsbruck

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Assessment of the Rock Slopes by Kinematic and Limit Equilibrium Methods on the Bağlarbaşı-Tekke (Gümüşhane) Motorway

    Özkirişçi Oktay, Ceren; Gurocak, Zulfu; Alemdag, Selcuk

    Kinematic analysis method is one of the widely used methods to evaluate potential failures such as planar, wedge and toppling in rock slopes. In this method, orientations of slope and discontinuity with the friction angle of the discontinuities planes are used to analyze possible failure types. However, the reliability of the results obtained from kinematical analyses is not sufficient for optimum slope design. For this reason, it is necessary that the results of kinematical analyses should be controlled using limit equilibrium or numerical analyses. In this study, stability of rock slopes on the highway of Bağlarbaşı-Tekke (Gümüşhane) was investigated using kinematical and limit equilibrium analyses. The results of thekinematical analyses showed that there may be planar and wedge type instabilities for the rock slopes numbered 5, 6, and 7. The limit equilibrium analyses conducted for the types of plane and wedge show that the rock slopes numbered 5 and 6 are instable while number 7 is stable

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Phonetic events in turkmen turkish’s consonants of words taken from arabic and persian

    Gökçür, Engin

    Turkmen Turkish is located in South-Western groups of Turkish language family. From this point it constitutes the eastern arm of the Oghuz group of the Turkish languages. Turkmen Turkish, have used the Chagatai Turkish’s literary language, which is common in Turkey until the 18th century. The foundation of Turkmen Turkish language were created with the language of works wich penned after the 18th century. Turkish words creates the foundation of Turkmen vocabulary. In addition, the words taken from Russian, Arabic, Persian and Mongolian also creates quite a large proportion. The words taken from Arabic and Persian language are adapted to the characteristics of Turkmen Turkish.While the words taken from Arabic and Persian adapting to the Turkmen language features they have been undergone tremendous changes in formal terms. Such that, some of these words have become unable to be deteched. Particularly as a result of the different sounds such as consonant assimilation, the impact celebrities on the consonants, consonants fall, vowel-consonant harmony, majority of the words have been changed. Especially allophonic changes in words taken from Arabic and Persian words have made it beyond recognition. In this study were examined the sound events seen in the vowels of words borrowed from Arabic and Persian which located in Turkmen Turkish literary products and its dictionaries Turkmen Turkish forms the eastern arm of Oghuz group of Turkish language, whereas Turkey Turkish and Azerbaijani Turkish constitute the western branch one. Part of the Oghuz Turks has used the same literary language in the region of the Anatolia, Syria, Iran and Iraq until the 17th century. Ottoman Turkish and Azerbaijani Turkish have created two different literary languages following the century. Turkmen Turkish have used the Chagatai Turkish literary language which has been common written language of the Central Asian Turkish until the 18th century. After the 18th century, language features that form the basis of Turkmen Turkish have been formed. Compared to other dialect groups in the west, an important part of the vocabulary and some phonetic and morphological elements of the old and middle Turkish period have been preserved in Turkmen Turkish. In this respect, Turkish words constitute the foundation of the Turkmen vocabulary. In addition, the words taken from Russian, Arabic, Persian and Mongolian also create a quite large proportion. The words taken from Arabic and Persian language are adapted to the characteristics of Turkmen Turkish. Today, many words of Arabic and Persian origin that protect the essential features in Turkey Turkish have lost their properties in the Turkmen Turkish and are linked to Turkmen language characteristics. In the study, the sound events seen in the consonants of words borrowed from Arabic and Persian which are located in Turkmen Turkish literary products and its dictionaries are examined. There are 21 consonants in the Turkmen alphabet adopted January 1, 2000. These consonants are: b, c, d, f, g, h, j, z, k, l, m, n, n, p, r, s, s, t, w, y, z. In these consonants /ž/ mark meets "j" sound; and / j / mark meets /c/ sound. And in these consonants /g/ mark meets the sound it represents /g/ and /ğ/which articulation of it is located in the front and back of the palate ın Turkey Turkish. And another used sound is nasal (n). This consonant had been used historical periods of Turkish language and it continues to be used in the contemporary Turkish dialects except Turkey Turkish. Except this, / w / consonant in writing is not essentially a dental-labial consonant it is a double-labial consonant. In Turkmen Turkish / s / and / z / sounds, unlike the voice used in Turkey Turkish always pronounced lisp. But this does not transcribed. The words from Arabic and Persian are attuned to the language features of Turkmen Turkish. Today in Turkey Turkish many words of Arabic and Persian origin that protects the essential features lost their properties in the Turkmen Turkish, and they are connected to the language peculiarities of the Turkmen language. In Turkmen Turkish at the end of the words, voiced consonant in not mostly available. Therefore voiced consonants at the end of words taken from Arabic and Persian mostly devoiced: TK vaacıp ~ TR vacip < AR vâcib; TK ecaap ~ TR hicap < AR ḥicâb “shame”; TK galıp ~ TR kalıp < AR ḳâlib “mold”; TK nesiip ~ TR nasip < AR nasîb “grant”; TK tääç (TDS. täç) ~ TR taç < AR tâc “crown”; TK renç “torment, worry” < FA renc; TK şaat ~ TR şad < FA şâd “happy”; TK şaayaat ~ TR şahit < AR şâhid “witness”, TK bent ~ TR bent < FA bend “obstacle”; TK cilt ~ TR cilt < FA cild “skin”; TK övlat ~ TR evlat < AR evlâd “child”. In words taken from Arabic and Persian “ng, nk” consonants at the end of the words have turned to nasal consonants “ñ, ññ” in the Turkmen Turkish: TK ceñ ~ TR cenk < FA ceng “battle”; TK leñ “lame, limping” < FA leng; TK tüpeñ ~ TR tüfek < FA tufeng “rifle”. Continuous dental-labial consonants /f/ in Arabic and Persian words have turned to discontinuous labial consonants /b/ and /p/ in Turkmen Turkish: TK nebis ~ TR nefis < AR nefs “soul, life”; TK nebit ~ TR neft < AR neft “naphtha”; TK cübüt ~ TR çift < FA cuft “double”; TK parḫ ~ TR fark < AR farḳ “difference”; TK parz ~ TR farz < AR farz “obligatory”; TK pähim ~ TR fehim < AR fehm “comprehension, understanding”; TK pığaan ~ TR figan < FA fiġân “cry, howl”. The sounds (ع (and hemze (ء (acts as consonant in Arabic. This sounds left their place to the vowels ın Turkmen Turkish. Except this, in some cases, it has led to the extension previous vowel. This throat sounds, in some usages, handed over their functions to the semi-vowels /g/, /ğ/, /h/, /y/, /v/ and the consonant /l/ : TK ılım ~ TR ilim < AR ʿilm “science” ; TK määlim (TDS. mälim) ~ TR malum < AR maʿlum “known”; TK nääne ~ TR nane < AR naʿnaʿ “mint”; TK şugla ~ TR şule < AR şu’le “light”; TK şıgır ~ TR şiir < AR şiʿr “poem”; TK hasaa ~ TR asa < AR ʿaṣâ

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Political uncertainty and financial performance: an example on bist

    Karaaslan, İbrahim; Ayaydin, Hasan

    The purpose of the study is to examine the effects of political uncertainty on financial performance. For this purpose, the study consists of 147 firms operating in the industrial sector in Istanbul Stock Exchange (BIST) for the period of 2008-2013. The relationship between political uncertainty and financial performance has been analyzed for the quarter data period by using panel data analysis. Analysis indicated that there is no statistically significant relationship between the 29th of March 2009 General election of local administrations variable and the 12th of September 2010 constitutional amendment referendum variable as an indicator for the political uncertainty and financial performance indicators, although there is a negative statistically significant relationship between the 12th of June 2011 Parliamentary general election variable as an indicator for the political uncertainty and financial performance indicators. This result confirms the proposition that" election uncertainty may reduce the company's performance due to the inefficient allocation of capital channel". This result also sends a strong message that political uncertainty has a significant impact on real economic outcomes. This founding implying that firm manager and investors not perceive the 29th of March 2009 General election of local administrations and the 12th of September 2010 constitutional amendment referendum as an uncertainty sources, but perceive the 12th of June 2011 Parliamentary general election as an uncertainty sources. The study examining the impact of political uncertainty on firms' financial performance on has not been found. This aspect of the study is expected to fill this gap in the literature

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Dünyada ve türkiye’de uygulanan kamusal sosyal içerikli harcamalar ve türkiye açısından bir değerlendirme

    Günaydın, İhsan; Yıldız, Barış

    Yoksulluk, çok boyutlu bir sorun olduğu için bu sorunla mücadele birçok aracın kullanımını gerektirmektedir. Bu araçlardan en önemlisinin kamusal sosyal içerikli harcamalar olduğu söylenebilir. Birçok alt kalemden oluşan bu harcamaların her biri ayrı bir çalışma konusu yapılacak önemde ve içeriktedir. Çalışmada dünyada ve Türkiye'de yoksullukla mücadelede kullanılan kamusal sosyal içerikli harcamalar incelenmiştir. Bu tedbirlerin Türkiye'de kullanılanları performanslarını, işleyişlerini ve etkililiklerini görebilmek amacıyla öznel olarak analiz edilmeye çalışılmıştır. Yapılan bu analizlerle, kamusal sosyal içerikli harcamaların Türkiye'de yoksullukla mücadelede etkili birer araç oldukları, ancak bu harcamaların hala yeterli ve verimli kullanılamadığı sonucuna varılmıştır

  • MakaleYalnız künye2015
    Modernliğin romantik eleştirisi: george lukács’ın roman kuramı’nda romantik antikapitalizm

    Akkanat, Salih

    Romantik antikapitalizm modern toplum ve uygarlık düşüncesine karşı ortaya çıkan bir dünya görüşü ya da eleştirel bir tutum olarak tanımlanabilir. Romantik antikapitalizm sadece sol ve özgürlükçü ideolojilerin modernlik eleştirisini ifade etmez; aynı zamanda sağ ideolojilerin protestolarının önemli bileşenlerini de içine alır. Bu durum romantizm sözcüğünün endüstriyel kapitalist modernleşmenin toplumsal, siyasal ya da psikolojik sonuçlarına tepki duyan kesimlerin dayanak noktalarının birçoğunu içermesinden kaynaklanır. Bu bağlamda romantizm, kendiliğindenlik, doğalcılık, dayanışmacılık, kolektivizm ya da cemaatçilik gibi değerleri modernliğin bireycilik, şeyleşme ya da yabancılaşma kültürünün karşısına çıkarır. Modernliğin romantik eleştirisi özellikle Almanya'da "devrimci muhafazakârlık" olarak adlandırılan bir düşünce akımının canlanmasına yol açmış olmasına rağmen bazı Marksist ve Anarşist akımlarla birleşerek demokratik ve özgürlükçü yanları öne çıkan bir sentez de doğurmuştur. George Lukács'ın Roman Kuramı Weberci Marksizm olarak adlandırılan bu sentezin ana hatlarını sergilemek bakımından önem taşır ve Batı Marksizmi'nin en güçlü özelliğini oluşturan bir kültür ve uygarlık eleştirisi olarak şekillenmesinde romantizmin etkisini ortaya koyar