Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Aksoy, Bahar(2)
- Cırık, Vildan Apaydın(2)
- Özcan, Handan(2)
- Acet, Tuba(1)
- Arslan, Mesut(1)
- Aydın, Emine Büşra(1)
- Bayrakdaroğlu, Serdar(1)
- Beji, Nezihe Kızılkaya(1)
- Bilgiç, Fatma Şule(1)
- Budak, Burhan(1)
- Bulut, Elif(1)
- Büyükkırlı, İlker Can(1)
- Can, İbrahim(1)
- Dikici, Erkan(1)
- Ertürk, Ceren(1)
- Hatik, Sefa Haktan(1)
- Karaahmet, Aysu Yıldız(1)
- Karakas, Sevda(1)
- Oskay, Ümran(1)
- Ozcan, Kadriye(1)
- Sarikaya, Sevim Beyza Ozturk(1)
- Sağlam, Ayşenur(1)
- Turan, Demet(1)
- Yetimoğlu, Merve(1)
- Şen, Müşerref Ebru(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2025Effect of Homeopathy Intervention on Depression in Women: Systematic Review and Meta-analysis of Randomized Controlled Trials
Karakas, Sevda; Karaahmet, Aysu Yıldız; Bilgiç, Fatma Şule
Background and Objectives: The aim of this study was to systematically review randomized controlled trials evaluating the effectiveness of homeopathy intervention given to women on depression and to conduct a meta-analysis of the available evidence. Materials and Methods: Systematic searches of Cochrane, PubMed, SCOPUS, WOS, EMBASE in five databases were conducted between February- March 2025. The risk of bias and the certainty of the evidence were assessed with the Cochrane bias risk tool ROB-2. Summary effect size measurements were calculated using random effects model estimation and reported as standardized mean differences and 95% confidence intervals. Reporting followed PRISMA guidelines. Results: A systematic literature review was conducted with 10 studies included in the analysis. A total of 636 people took part in the studies. Homeopathy intervention had a significant effect on depression (SMD:-0.44, 95% CI:-0.71 to -0.18, Z=3.26, p=0.001), and in the subgroup analysis, it was found to be more effective in women aged 40 years and older than in women aged 40 years (SMD:-0.47, 95% CI: -0.91 to -0.03, Z=2.08, p=0.004). In addition, it was found to have a significant effect on anxiety (SMD:-0.43, 95% CI:-0.69 to -0.17, Z=3.27, p=0.001) and fatigue (MD:-1.58, 95% CI: -2.78 to -0.39, Z=2.59, p=0.009). Conclusions: The study determined that homeopathic intervention in women was effective for depression; It was found that it provided a decrease in anxiety and depression levels. It is important to disseminate homeopathy treatment and ensure accessibility in solving psychological problems such as depression and anxiety that adversely affect women's health.
- MakaleAçık Erişim2024A Comparison of the Instantaneous Effects of Spinal Manipulation and Mobilization Techniques Applied to L3 Level on Jumping, Agility and Sprint Speed in Male Volleyball Players
Aydın, Emine Büşra; Hatik, Sefa Haktan; Büyükkırlı, İlker Can
Objective: This study aims to investigate the effects of manipulation and mobilization treatments applied to the L3 segment on sportive performance to prevent performance anxiety and low performance resulting from competition stress in athletes. Material-Method: Sixty male volleyball players aged 18 to 25 were enrolled in this randomized controlled trial. Participants were randomly assigned to one of three groups: a manipulation, a mobilization, and a control group. After completing the required warm-up program, participants underwent either manipulation or mobilization based on their assigned group. Hip range of motion, lumbar range of motion, T-Test time (seconds), 10-meter sprint time (seconds), vertical jump height (cm), and horizontal jump distance (cm) were evaluated immediately before and after the interventions. Results: There were no significant differences between the groups regarding participants' age and height (p>0.05). The mobilization group had the highest mean body mass index and weight (p=0.05). In the intra-group analysis, statistically significant improvements were observed in the spinal manipulation group for hip external rotation, lumbar flexion, extension, T-test performance, and right lumbar flexion (p<0.05). In the mobilization group, significant changes were noticeable for right hip flexion, left hip abduction, hip external rotation, lumbar flexion, extension and lateral flexion, T-test performance, 10-meter sprint, and horizontal jump. Across all groups, all measures were statistically significant except for hip flexion, hip adduction, hip internal rotation, and lumbar lateral flexion (p<0.05). Conclusion: Comparing the data between the groups revealed that the spinal manipulation group demonstrated superior outcomes in right hip extension, right hip external rotation, lumbar flexion, extension, T-test performance, and 10-meter sprint times compared to the spinal mobilization and control groups. We believe that pre-competition spinal manipulation interventions may offer the greatest benefit for volleyball players.
- MakaleAçık Erişim2023Kayropraktik Eğitim Seminerinin Fizyoterapi Öğrencilerinin Kayropraktik Hakkındaki Bilgi Düzeyleri ve Tutumlarına Etkisi
Arslan, Mesut; Şen, Müşerref Ebru
Kayropraktik mesleğinin ülkemizde henüz yaygınlaşmaması önemli bir halk sağlığı sorunudur. Kayropraktik mesleği ile yakından ilişkili olan fizyoterapi öğrencilerinin kayropraktik konusunda bilgi sahibi olması mesleğin gelişimi açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada kayropraktik eğitim seminerinin fizyoterapi öğrencilerinin kayropraktik hakkındaki bilgi düzeyleri ve tutumlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ‘Kayropraktik Eğitim Semineri’ne katılan 216 fizyoterapi öğrencisi üzerinde gerçekleştirildi. Araştırma tek grup deneysel çalışma olarak tanımlanabilir. Öğrencilerin demografik verilerinin yanında kayropraktik hakkındaki bilgi ve tutumlarını değerlendirmek amacıyla 9 sorudan oluşan bir anket ile eğitim semineri öncesi ve sonrası veriler toplandı. Araştırmaya 40 kadın (%18,5) ve 176 erkek (%81,5) olmak üzere 216 öğrenci dahil edildi. Öğrencilerin büyük çoğunluğunun (%41,2) kayropraktik ile ilgili bilgiye ilk kez sosyal medya üzerinden ulaştığı tespit edilmiştir. 2, 4, 5, 6, 7 ve 8. sorularda eğitim semineri öncesi ile sonrası arasında anlamlı bir fark tespit edilmiştir (p=0,000, p=0,000, p=0,000, p=0,016, p=0,032, p=0,023). Ülkemizde henüz lisans programı bulunmayan ve yasal zemini oluşturulmamış olan kayropraktik mesleğine ilişkin yapılan eğitim semineri fizyoterapi öğrencilerinin bilgi düzeyini ve tutumlarını pozitif yönde değiştirdiği gösterilmiştir. ‘Kayropraktik’ mesleği hakkında eğitim seminerlerinin daha fazla yapılması ve tüm toplumda farkındalık oluşturulmasının büyük önem arz ettiği düşünülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023An Investigation of the Effects of Some Parameters on the Shooting Performance of Air Rifle Shooters in Terms of Gender and Level of Competition
Can, İbrahim; Bayrakdaroğlu, Serdar; Ertürk, Ceren
The purpose of this study is to compare the effects of some parameters on the shooting performance of air rifle shootersin terms of gender and level of competition. To achieve this, 20 air rifle shooters who ranked in the Air Guns Turkey Cup and Air Guns Turkey Championships volunteered for the study. In this study, the height and body composition of the participants were measured, and then grip strength, back and leg strength, heart rate, flexibility, vital capacity, static balance, dynamic balance, and reaction time tests were performed. One (1) series, which included ten (10) shots was fired to determine the shooting success of the participants. There found a positive and high statistical significance between the scoresof the elite shooters in a series of shots and their expected vital capacity measurements (r=.656; p<0.05), between the scores of the junior shooters in a series of shots, their measured vital capacity (r=.820; p<0.01), their vital capacity percentage (r=.686; p<0.05), and their right-hand grip strength (r=.703; p<0.05). Furthermore, while a negative and high significance was acquired between the male participants’ scores in a series of shotsand the right foot dynamic balance (r= -790; p<0.05), there was a positive and high correlation between the scores of female participants in a series of shots and their expected vital capacity (r=.704; p<0.05). As a result, it was concluded that some performance parameters in terms of gender and level of competition affected the shooting performance of the participants.
- MakaleAçık Erişim2023Geç Adölesanların COVID-19 Öncesi ve Sürecinde Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalarına Yönelik Tutumları ve Kullanım Durumları: Tanımlayıcı Çalışma
Cırık, Vildan Apaydın; Bulut, Elif; Aksoy, Bahar
Amaç: Bu çalışmanın amacı, geç adölesanlar ın koronavirüs hastalığı-2019 [coronavirus disease-2019 (COVID-19)] öncesi ve sıra- sında geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları kullanımlarını ve tu- tumlarını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Bu çal ışma, kesitsel-analitik türde, Haz iran-Eylül 2021 tar ihleri arasında tabakalı örneklem yöntemi kullanılarak belirlenen 882 geç adölesan ile yapıl- mıştır. Araştırma verileri “Sosyodemografik Form”, “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalarına Yönelik Soru Formu” ve “Bütüncül Tamamlayıcı ve Alternatif Tıbba Karşı Tutum Ölçeği” ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde student-t, One-way ANOVA ve bağımlı örneklem t testler i kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada, geç adöle- sanların bütüncül tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamalarına karşı tu- tumları ile cinsiyet, gelir algısı, kronik hastalığa sahip olma, COVID-19 tanısı alma değişkenleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık bulunmuştur. Geç adölesanların en fazla b ildikleri yöntemlerin masaj (%85,1), meditasyon/gevşeme (%77,4) ve dinî yöntemler (%77,3) ol- duğu saptanmıştır. COVID-19 salgını öncesi ve COVID-19 salgını sı- rasındaki kullanım durumlar ı incelendiğinde ise masaj d ışında tüm uygulamalarda artış görülmüştür (p<0,001). Sonuç: Sonuç olarak bu çalışmada, geç adölesanlar ın COVID-19 sürec inde geleneksel ve ta- mamlayıcı tıp uygulama kullan ım durumları artmıştır. Geç adölesan- lar COVID-19 sürec inde bu uygulamalar ı daha az ac ı çekmek, hastalığın yan etk ilerini azaltmak ve hastal ıkla direkt savaşmak ama- cıyla artırdıklarını belirtmişlerdir. Buna rağmen COVID-19 sürecinde geleneksel ve tamamlayıcı uygulamalarının etkileri ve yan etkileri üze- rine kanıt temelli çalışmaların yapılması ve adölesanların bu uygula- malar konusunda bilgilendirilmesi oldukça önemlidir.
- Derleme MakaleAçık Erişim2022Spirulina: Özellikleri, Faydaları ve Sağlık-Besin İlişkisi
Sarikaya, Sevim Beyza Ozturk; Budak, Burhan
Spirulina, antioksidanlar, esansiyel amino asitler, yüksek kaliteli proteinler ve esansiyel doymamış yağlar gibi birçok faydalı içeriği nedeniyle bilimsel olarak birçok alanda kullanılan doğal bir üründür. Spirulina, A, C, E ve B vitaminleri ve kalsiyum, çinko, magnezyum ve selenyum gibi birçok mineral içeriğine sahip olduğu için besleyiciliği yoğun bir gıda olarak bilinir. Özellikle selenyum ve C vitamini antioksidan özelliklere sahip vitaminlerdir ve hücrelerimizi ve dokularımızı olası hasarlara karşı korurlar. Bu özelliklerinden dolayı Spirulina gıda, kozmetik ve tıp alanlarında kullanılmaktadır. Antioksidan özellikler içerdiğinden artrit, diyabet, anemi, kanser ve kardiyovasküler hastalıklar gibi çeşitli hastalıklarda kullanılır. Birçok çalışmada Spirulina'nın özellikleri araştırılmış ve olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Ayrıca, Spirulina'nın farmakoloji, kozmetik, tıp ve gıda gibi alanlarda kullanımıyla da önemi artmıştır. Bu çalışmada, sayısız faydası bulunan bu mikroalglerin önemi günümüz yaklaşımlarıyla ve biyokimya, biyoteknoloji ve tıp alanlarında yapılan çalışmalarla vurgulanmaya çalışılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2021Geleneksel/alternatif tıp uygulamalarına yeni yaklaşım olarak beslenme ve yemek kültürü şalpazarı örneği
Dikici, Erkan; Sağlam, Ayşenur
20. yüzyılda hastalıkların tedavisi ve iyileştirilmesi konusunda modern tıp uygulamalarına oldukça fazla önem verilmiştir. Her ne kadar sağlık alanında bilimsel ve teknolojik gelişmeler ışığında birçok yenilik gerçekleşse de, geleneksel/alternatif tıp uygulamalarından vezgeçil(e)memiştir. Herhangi bir bilimsel temeli olmayan, kanıta dayanmayan ve gündelik yaşam pratiklerinin bir yansıması olan geleneksel/alternatif tıp uygulamaları, daha çok kırsal kesimlerde yaşatıldığı düşünülmüş ve bu uygulamalar ile hastalıkların iyileştirilmesi hedeflenmiştir. “Ev tedavisi” olarak da tanımlanan geleneksel/alternatif tıp uygulamalarının birçok farklı türü olduğu bilinmektedir. Bitkisel karışımlarla tedavi, müzik terapisi, sürüngenlerle tedavi, hipnoz, akupunktur gibi en çok bilinen bazı örnekler, geleneksel/alternatif tıp uygulamaları içerisinde yer almaktadır. Bu çalışmanın konusu, geleneksel/alternatif tıp uygulamalarına yeni bir bakış açısı getirecek olan beslenme ve yemek kültürüdür. Sağlıklı yaşam ve beslenme açısından bakıldığında, beslenme ve yemek kültürünün sahip olduğu önem ve değer ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamdan hareketle çalışma, “beslenme ve yemek yeme eyleminin biyolojik bir eylem olmanın ötesinde, sosyolojik bir eylem olması” ve “geleneksel/alternatif tıp uygulamalarından birisinin beslenme ve yemek kültürü olduğu” varsayımları üzerine kurulmuştur. Bu varsayımı desteklemek amacıyla nitel araştırma yaklaşımlarından yüz yüze görüşme yöntemine başvurulmuştur. Böylelikle çalışmada, 2020 yılı Ağustos ayında (Trabzon) Şalpazarı’nda yaşayan Çepnilerle yapılan yüz yüze görüşmelerden elde edilen verilen ışığında, beslenme ve yemek kültürünün geleneksel/alternatif tıp uygulamalarından birisi olduğu yönündeki varsayımı, mutfak ve yemek kültüründen verilecek örneklerle ortaya koymak amaçlanmıştır.
- MakaleAçık Erişim2020Pediatri Hemşirelerinin Apiterapi Hakkındaki Bilgi, Tutum ve Deneyimlerinin Belirlenmesi: Kesitsel Çok Merkezli Bir Çalışma
Cırık, Vildan Apaydın; Aksoy, Bahar
Bal üretimi ve arıcılık uygulamaları Doğu Karadeniz bölgesinde daha fazla yapılmaktadır. Bu araştırma, Doğu Karadeniz bölgesinde bulunan hasta kapasitesi en büyük hastanelerinin pediatri kliniklerinde çalışan pediatri hemşirelerinin kişisel ve profesyonel apiterapi kullanımına ilişkin bilgi, deneyim ve tutumlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Türkiye'nin Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki altı hastanede çalışan, çalışmaya katılmaya gönüllü 227 pediatri hemşiresi ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada, cinsiyet, çocuk sahibi olma ve klinik deneyim ile apiterapi kullanımı arasında korelesyon bulunmaktadır. Bal hemşirelerin hem kişisel (%40,4) hem de klinik kullanımda (%39,1) kullandığı en yaygın apiterapötik bir üründür. Hemşireler arı zehirini bilmediklerini, propolis ve arı sütü hakkında ise çok az şey bildiklerini ifade etmişlerdir. Hemşireler, balın “öksürük semptomlarını hafifletme, gastriti tedavi etme, bağışıklık sistemini güçlendirme, yaraları ve yanıkları etkili bir şekilde iyileştirme” gibi olumlu deneyimlerini ve “alerji, baş dönmesi, baş ağrısı ve kaşıntı” gibi yan etkileriyle ilgili olumsuz deneyimlerini belirtmişlerdir. Tamamlayıcı ve alternatif tıp yöntemlerinde yer alan apiterapi yöntemi hakkında hemşirelerin sorumluluk alması ve kanıta dayalı apiterapi yöntemlerini kullanabilmeleri oldukça önemlidir. Hemşirelerin apiterapinin yararları ve yan etkileri konusunda bilgili ve dikkatli olmaları önerilmektedir.
- MakaleYalnız künye2019Yoğun Bakım Hemşirelerinin Müzik Terapi Konusundaki Düşüncelerinin Belirlenmesi
Turan, Demet; Yetimoğlu, Merve
Tamamlayıcı tedavi içerisinde yer alan müzikinsan yaşamının her döneminde var olan bir kavramdırve son zamanlarda tedavi yöntemi olarak da sıkçakullanılmaktadır. Bu çalışma, yoğun bakımhemşirelerinin müzik terapi konusundaki bilgi vedüşüncelerini belirlemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evrenini, Karadeniz Teknik üniversitesiFarabi Hastanesi Yoğun Bakım Ünitelerinde(Yenidoğan YBÜ ve Pediatri YBÜ hariç) çalışan 116hemşire oluşturmuştur.Literatür doğrultusunda hazırlanan veri toplamaformu, çalışmaya katılmayı kabul eden ve örneklemitemsil eden 100 hemşireye yüz yüze görüşme tekniğiile uygulanmıştır. Araştırmaya katılan hemşirelerin%39'unu 19-25 yaş arası, %34'ünü 33-40yaş arasıoluşturmakta olup katılımcıların %66 önlisans - lisansmezunu olduğu, %87'si ise yaşamını hastaneninbulunduğu şehirde geçirmektedir.Çalışmaya katılan katılımcıların %95'i yoğunbakımda tedavi gören hastaların ajitasyon,huzursuzluk, depresyon, uyum güçlüğü, duygusalyoksunluk, uyku bozukluğu gibi problemleryaşadıklarını, %97'sinin müzik terapinin hastalarüzerinde rahatlatıcı etkisinin olduğunu, %93'ündemüzik terapinin yoğun bakım hastalarında etkili biryöntem olduğunu belirtmişlerdir. Sonuç olarak,çalışmaya katılan hemşirelerin müzik terapininhastalar üzerindeki etkilerini genel hatlarıylabilmektedir ancak fizyolojik etkisi konusundatereddütler yaşadıkları, müzikle terapi konusundaeğitimlerin arttırılması ve uygulaması kolay pahalıolmayan bu yöntemin birimlerde uygulanmasıhastaların prognozu açısından olumlu etkileryaratacağı belirlenmiştir.
- MakaleYalnız künye2017Gümüşhane İlinde Tıbbi la Kullanılan Atkuyruğu (Equisetum arvense) Bitkisinin Bazı Biyolojik Aktivitelerinin İncelenmesi#
Ozcan, Kadriye; Acet, Tuba
Bu çalışmada, Gümüşhane ilinde halk tarafından farklı tıbbi amaçlarla kullanılmakta olan atkuyruğu (Equisetum arvense) bitkisinin farklı polariteye sahip çözücülerle elde edilmiş ekstrelerinin toplam fenolik miktarı, antimikrobiyal ve antioksidan aktiviteleri incelenmiştir. Toplam fenolik miktarı gallik asit eşdeğeri olarak spektrofotometrik yöntemle ölçülmüştür. Antimikrobiyal aktivite, disk difüzyon ve mikrodilüsyon (MIC değeri) yöntemleriyle belirlenmiş; antioksidan aktivite ise ABTS [(2,2'-azino-bis (3- etilbenzotiazolin-6-sülfonik asit)] ve DPPH (2,2-difenil-1-pikrilhidrazil) yöntemleri kullanılarak tespit edilmiş ve troloks eşdeğeri olarak hesaplanmıştır. Toplam fenolik miktarı, en yüksek etil asetat ekstresinde (108,9 mgGAE/g ekstre) tespit edilirken, en yüksek antioksidan kapasite etanol ekstresinde 15,76 µg/ml troloks eşdeğeri olarak bulunmuştur. Ayrıca, en yüksek antimikrobiyal aktivite etanol ekstresinde MRSA'ya karşı 4 µg/ml MIC değeri olarak tespit edilmiştir.
- Derleme MakaleYalnız künye2016İnfertilitede Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Uygulamaları
Özcan, Handan; Beji, Nezihe Kızılkaya
Son yıllarda hem infertilite hastaları hem de hekimler tarafından, tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamalarının kullanımı artmaktadır. Çok güncel bir sorun olan ve sürekli yenilikler getirilen infertilite tedavisinde, tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamaları kaçınılmazdır. Genellikle hastalar tarafından tercih edilen bu uygulamalar akupunktur, vitamin ve mineraller, beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri, homeopati, zihin-beden-enerji tıbbı, yoga, aromaterapi ve psikoterapidir. Kültür, coğrafya, geleneklere göre değişen bu uygulamalar için daha fazla kanıt temelli çalışmalara ihtiyaç vardır
- Derleme MakaleYalnız künye2013Evidence based symptoms management in menopause
Özcan, Handan; Oskay, Ümran
Menopause, is woman&#8217;s transition from women&#8217;s reproductive age to the lost of her reproductive ability due to the regression of ovarian functions. Average age of menopause is 51 years worldwide, and its rate ranged from 45 to 55 years. Early Menopausal age in developing countries comes earlier than in developed countries. During menopause, hormonal, physical and emotional changes occur due to decrease in estrogenic hormone. During menopause, women seeking alternative treat- ment methods usually prefer treatment modalities compatible with their cultural backgrounds. These methods include acu- puncture, yoga, relaxation movements, manipulation techniqu- es, meditation, exercise, homeopathy, traditional Chinese medi- cine, natural sources of estrogen, diet, vitamins and minerals.


