Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • MakaleAçık Erişim2025
    The Effects of Body Awareness on Fall-Related Behaviors and Fall Risk in Geriatric Individuals

    Şen, Müşerref Ebru; Özdemir, Filiz; İnceoğlu, Feyza

    Aims: Aging is an inevitable stage in which in addition to physiological and mental changes, perception and awareness decline, and memory functions gradually deteriorate. The aim of this study was to examine the effects of body awareness on fall-related behaviors and fall risk in geriatric individuals. Methods: This cross-sectional study was conducted with 176 individuals over 65 years of age who presented to family health centers. Body awareness (BAQ), fall-related behaviors (FaB) and fall risk (Morse) were examined. Statistical significance was accepted as p < 0.05 in the analyzes. Results: There was a moderate, negative, and statistically significant relationship between the Morse and BAQ scores of the participants (r=-0.576) (p < 0.05). There was a moderate, positive, and statistically significant relationship between the BAQ and FaB scores of the participants (r = 0.235) (p < 0.05). Conclusions: The results showed a significant relationship between body awareness levels and fall-related behaviors and fall risk in geriatric individuals.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2024
    The effect of anthropometric measurements and muscle endurance of the trunk and lower extremities on anatomic body awareness in healthy individuals with different levels of physical activity

    Koca, Rabia; Şen, Müşerref Ebru

    Background: The interaction between anthropometric measurements and muscular endurance and how these factors manifest in anatomical body awareness have not yet been fully investigated. It was aimed to examine the relationship between physical activity, body anthropometric measurements and endurance and anatomical body awareness in healthy individuals. Materials and methods: A total of 217 individuals aged 19–40 participated in the study. Participants were categorized into inactive (n = 65), minimally active (n = 80), and sufficiently active (n = 72) groups based on the international physical activity questionnaire (IPAQ). Anthropometric measurements including shoulder, abdomen, waist, and hip circumferences were taken. Participants’ trunk muscle endurance and lower extremity endurance was assessed through various tests. Anatomic body awareness was evaluated using the Body Awareness Questionnaire (BAQ) with established validity. Results: While no significant difference in shoulder circumference measurements was found between the inactive and minimally active groups (p > 0.05), the sufficiently active group showed significantly higher shoulder circumference measurements compared to the other groups (p < 0.05). Significant differences were observed among all endurance tests between the groups (p < 0.05). Participants’ body endurance increased significantly with higher activity levels. Moreover, anatomic body awareness exhibited significant variation among the three groups (p < 0.05), with the sufficiently active group having the highest level of anatomic body awareness. Positive correlations were found between all endurance tests and anatomic body awareness (p < 0.05), as well as a positive correlation between physical activity levels and anatomic body awareness (p < 0.05). Conclusion: It is suggested that physical performance and endurance increase anatomical body awareness when applied with appropriate treatment methods, can be applied for a healthier life and can be an additional application in the clinical environment.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Kayropraktik Eğitim Seminerinin Fizyoterapi Öğrencilerinin Kayropraktik Hakkındaki Bilgi Düzeyleri ve Tutumlarına Etkisi

    Arslan, Mesut; Şen, Müşerref Ebru

    Kayropraktik mesleğinin ülkemizde henüz yaygınlaşmaması önemli bir halk sağlığı sorunudur. Kayropraktik mesleği ile yakından ilişkili olan fizyoterapi öğrencilerinin kayropraktik konusunda bilgi sahibi olması mesleğin gelişimi açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada kayropraktik eğitim seminerinin fizyoterapi öğrencilerinin kayropraktik hakkındaki bilgi düzeyleri ve tutumlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ‘Kayropraktik Eğitim Semineri’ne katılan 216 fizyoterapi öğrencisi üzerinde gerçekleştirildi. Araştırma tek grup deneysel çalışma olarak tanımlanabilir. Öğrencilerin demografik verilerinin yanında kayropraktik hakkındaki bilgi ve tutumlarını değerlendirmek amacıyla 9 sorudan oluşan bir anket ile eğitim semineri öncesi ve sonrası veriler toplandı. Araştırmaya 40 kadın (%18,5) ve 176 erkek (%81,5) olmak üzere 216 öğrenci dahil edildi. Öğrencilerin büyük çoğunluğunun (%41,2) kayropraktik ile ilgili bilgiye ilk kez sosyal medya üzerinden ulaştığı tespit edilmiştir. 2, 4, 5, 6, 7 ve 8. sorularda eğitim semineri öncesi ile sonrası arasında anlamlı bir fark tespit edilmiştir (p=0,000, p=0,000, p=0,000, p=0,016, p=0,032, p=0,023). Ülkemizde henüz lisans programı bulunmayan ve yasal zemini oluşturulmamış olan kayropraktik mesleğine ilişkin yapılan eğitim semineri fizyoterapi öğrencilerinin bilgi düzeyini ve tutumlarını pozitif yönde değiştirdiği gösterilmiştir. ‘Kayropraktik’ mesleği hakkında eğitim seminerlerinin daha fazla yapılması ve tüm toplumda farkındalık oluşturulmasının büyük önem arz ettiği düşünülmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sağlıklı Genç Bireylerde Gövde ve Kalça Antropometrik Ölçümlerinin Endurans Üzerine Etkisi

    Koca, Rabia; Şen, Müşerref Ebru

    Bu araştırma sağlıklı genç bireylerde fiziksel özelliklerin ve antropometrik ölçümlerin endurans ile ilişkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 19-40 yaş arası herhangi sistemik bir rahatsızlığı ve kas endurans testlerini tamamlamayı engelleyecek bir problemi olmayan, gönüllü 50 erkek 80 kadın toplam 130 sağlıklı birey oluşturmuştur. Araştırmanın verilerini; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan sosyodemografik özellikler, fiziksel özellikler, antropometrik ölçümler ve gövde endurans testleri oluşturmaktadır. Verilerin istatistiksel analizinde Mann Whitney U, Kruskal Wallis, Spearman Korelasyon analizi ve çoklu testler için Bonferroni düzeltmesi kullanılmıştır. Bu araştırmada kalça dışında yapılan çevre ölçüm değerleri erkeklerde anlamlı olarak fazla bulunmuştur (p<0,05) ek olarak erkeklerin gövde endurans test süreleri de anlamlı olarak fazlaydı (p<0,05). Vücut kitle indeksine göre zayıf, normal ve kilolu+obez şeklinde ayrılan 3 grupta hem çevre ölçüm değerleri hem de gövde endurans test sonuçları anlamlı olarak farklı bulunmuştur (p<0,05). Normal vücut kitle indeksine sahip olan grubun gövde endurans testlerinin tümü, zayıf olan gruba göre anlamlı olarak fazla olduğu saptanmıştır (p<0,01). Yaş ile yan köprü kurma ve yüzüstü köprü kurma endurans test sonuçları arasında ayrıca boy ve kilo ile bütün gövde endurans test sonuçları arasında pozitif ilişki bulunmuştur (p<0,05). Omuz çevresi dışında diğer çevre ölçümleri ile gövde enduransı arasında korelasyon bulunamamıştır. Omuz çevre ölçüsü arttıkça bütün gövde endurans değerlerinin pozitif yönde arttığı saptanmıştır.