Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Sezer, İsmet(2)
- Taşdemir, Muharrem(2)
- Çelik, Ayhan(2)
- Şenaslan, Fatih(2)
- Akar, Bülent(1)
- Ateş, Onur Kazım(1)
- Baltaci, Cemalettin(1)
- Bozbeyoglu, Pinar(1)
- Demirbag, Kubra Simsek(1)
- Demirel, İlyas Taner(1)
- Doğan, Onur(1)
- Ersoy, Sibel(1)
- Ertürk, Gülcan Aydemir(1)
- Gülbahar, Esma(1)
- Irkilata, Mehmet(1)
- Karabudak, Filiz(1)
- Karpuz, Omer(1)
- Kaya, Elif Çelenk(1)
- Kaya, Hacer(1)
- Ozkan, Vildan(1)
- Sen, Selim(1)
- Yasar, Sekip Sadiye(1)
- Yaşar, Mehmet(1)
- Yeşilçayır, Celal(1)
- Yildirim, Nihan(1)
- Zamanlou, Hamid(1)
- Çelik, İlhan(1)
Yayınlar
- Derleme MakaleAçık Erişim2025Hayvan yemlerine yeşil sentez metalik nanopartikül ilavelerinin etkileri
Kaya, Hacer
Hayvancılık işletmelerinde “mümkün olan en yüksek kalitede, en fazla ürünü, en kısa zamanda ve en ucuza üretme” amacına ulaşabilmeleri için yemde uygun mineral dengesini sağlayabilmek önemlidir. Mineraller, tüm çiftlik hayvanlarının optimum bir düzeyde büyüme ve gelişmeleri, hastalıklardan korunmaları, üremeleri ve üretmeyi sürdürebilmeleri için temel besinsel elemanlardır. Geçtiğimiz yıllarda fiziksel ve kimyasal yöntemlerle sentezlenen nano minerallerin çiftlik hayvanları üzerine etkilerini inceleyen çok sayıda çalışma yapılmıştır. Ancak bu yöntemlere alternatif olan “yeşil sentez” veya “biyosentez” adı verilen yöntemle üretilen nano minerallerin yem katkı maddesi olarak kullanımına yönelik çalışmalar da son zamanlarda dikkat çekmektedir. Yeşil sentez teknolojisi temiz, ucuz, tek adımlı ve basit, hızlı ve güvenilir olmasının yanısıra sağlık ve çevre dostu bir yöntemdir. Yeşil sentez yöntemi, bitki, bakteri, mantar, alg ve maya gibi biyolojik ajanlarda bulunan proteinler, enzimler, vitaminler, fenolik maddeler, organik asitler vb. metabolitlerin indirgeme fonksiyonu ile metal tuzları nanopartikül (NP) seviyesine dönüştürebilmesidir. En az bir boyutu 100 nm’den daha küçük olan parçacıklar NP’ler olarak adlandırılmaktadır. Nano mineraller/metal nanopartikül (MNP)’ler çok küçük boyut ve yüksek yüzey/hacim oranlarına sahip olmaları nedeniyle üstün mekanik, termal, optik ve manyetik özellikler kazanmış ve tarım, eczacılık, tıp, biyomedikal, biyoteknoloji, optik, enerji gibi farklı uygulama alanlarında yenilik için önemli bir araç haline gelmişlerdir. Bu derleme, gelişen küresel problemlere çözüm olarak, sürdürülebilir ve sıfır atık ilkelerini temel almış yeşil sentez metoduyla üretilen metal nanopartiküllerin hayvan yemlerinde kullanılma potansiyellerine ilişkin literatür verilerini özetlemektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Production of Pure PVC, Graphene and Carbon Nanotube-Doped PVC Electrospun Nanofiber Membranes: A Highly Effective Method for Removing Acid Blue 74 Dye from Wastewater
Bozbeyoglu, Pinar; Ozkan, Vildan
Dyeing wastewater is produced by various industries, including textiles, cosmetics, tanning, and plastics. Annually, about 1.6 million tons of dyes are manufactured, with 10-15% released into the environment as wastewater. Organic dyes are particularly harmful pollutants, even at low concentrations. The adsorption technique has proven effective for removing these pollutants from water, significantly relying on the properties and efficiency of the adsorbent. Nanofibers are emerging as promising adsorbents for dye removal due to their unique properties and high efficiency. This research focuses on polymeric nanofibers to address global dye pollution, as they effectively eliminate various dyes and contaminants. However, their mechanical properties can be a limitation under harsh conditions. To enhance their strength and hydrophilicity, incorporating nanofillers like carbon nanotubes and graphene oxide has shown significant benefits. This study examines the impact of different nanofibers on the adsorption of Acid Blue 74 (AB74) dye. Pure, carbon nanotube-doped, and graphene-doped PVC nanofibers were produced via electrospinning. Their properties were analyzed using FTIR and SEM, while key parameters such as contact time, adsorbent dosage, dye concentration, and pH were assessed to understand the adsorption behavior. Additionally, dye adsorption isotherms and kinetics were investigated.
- MakaleAçık Erişim2025Investigation of mechanical properties of nano-graphene reinforced polymer composites
Karabudak, Filiz; Ateş, Onur Kazım; Zamanlou, Hamid
The demand for lightweight and durable materials in industries such as automotive, aerospace, and chemical engineering has driven research into advanced composite materials. This study investigates the interaction between nano-graphene and polymer matrices, focusing on how varying concentrations of nano-graphene can optimize mechanical properties and potentially revolutionize the design of structural components. Polymer composite materials were produced using glass fiber fabric and an epoxy resin system employing the hand lay-up method. Nano-graphene was incorporated into the matrix at weight percentages of 0.2%, 0.4%, 0.6%, 0.8%, and 1%.Notably, the addition of 1% nano-graphene resulted in a significant tensile strength increase, achieving a maximum value of 186.73 MPa, compared to the control group at 53.71 MPa. This enhancement is attributed to the improved stress transfer mechanisms facilitated by the nano-graphene’s high surface area and exceptional mechanical properties. However, an unexpected decrease in bending strength was observed, with the glass fiber control group composites exhibiting the highest bending strength of 404.75 MPa. This trend suggests that while nano-graphene enhances tensile properties, it may introduce interfacial weaknesses or disrupt fiber alignment in bending scenarios. These findings reveal the complex nature of nano-graphene reinforcement, emphasizing the need for tailored formulations to balance tensile and bending performance. Further investigation into the interfacial bonding and distribution of nano-graphene within the polymer matrix is warranted to develop optimized composite materials for structural applications.
- MakaleAçık Erişim2025Kişisel Koruyucu Donanımların Kullanımında Çalışan Yaklaşımı: Malatya İlı̇ Cam Sanayı̇ Örneği
Kaya, Elif Çelenk; Ersoy, Sibel; Ertürk, Gülcan Aydemir
İş yerlerinde yaşanılan kaza ve meslek hastalıklarının önlenmesi, sağlıklı ve güvenli bir ortam oluşturulması için yapılacak çalışmalarda kişisel koruyucu donanım (KKD) kullanımı önemlidir. Araştırmamızda zorunlu olduğu halde iş güvenliği uygulamalarının gereklerine yeteri kadar uyulmaması sonucu ortaya çıkan iş kazası ve meslek hastalıklarını engellemekte önemli bir etken olan KKD’lerin kullanılmasında çalışan yaklaşımı değerlendirilmiştir. Bu çalışmada Malatya ilinde bulunan bir cam fabrikasında 123 çalışana KKD’lerin kullanımına yönelik anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22, programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bu çalışma ile, cam sektöründe yer alan bir iş yerinde çalışanların kişisel koruyucu donanımlar hakkındaki düşüncelerini ve kullanıma yönelik davranışlarını tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, çalışanlara kişisel koruyucu donanımlar ile ilgili yöneltilen sorularda çalışanların büyük bir kısmının (%82) KKD kullandığını, %99’unun KKD kullanımının önemli olduğuna inandığını, KKD kullanımının onları iş kazaları (%98) ve meslek hastalıklarından (%87) koruduğunu düşündükleri görülmektedir. Çalışanların büyük çoğunluğunun KKD kullanımını benimsemesi ve bunu iş kazaları ile meslek hastalıklarından korunmada etkili görmesi, iş güvenliği kültürünün gelişiminde eğitim ve farkındalık çalışmalarının belirleyici olduğunu ortaya koymuştur.
- MakaleAçık Erişim2024Biogenic Iron Oxide Nanoparticles Based on Algal Biofilm Formed in the Wastewater Treatment Plant and Their Dye Removal Performance
Baltaci, Cemalettin; Akar, Bülent; Karpuz, Omer; Demirel, İlyas Taner; Gülbahar, Esma
In the field of environmental pollution removal, bioremediation plays a crucial role in removing or converting toxic substances from the environment. Bacteria, yeasts, molds, algae, and plants are widely used in bioremediation events. Recently, green-synthesized nanoparticles have also been employed in bioremediation applications. In this study, iron oxide nanoparticles (FeONPs) were synthesized from algal biofilms that are naturally formed in the settling ponds of the Gümüşhane Municipality Wastewater Treatment Plant. These biological nanoparticles were utilized to investigate their adsorption efficiency for water-polluting dyes such as methylene blue (MB), malachite green (MG), and phenol red (PR). The synthesized FeONPs were characterized using Fourier transform infrared spectroscopy (FTIR) scanning electron microscopy (SEM), energy-dispersive X-ray spectrometry (EDX), and X-ray diffraction (XRD). To test their efficacy, MB, MG, and PR dye solutions were treated with 5.0, 10.0, and 20 g/L FeONP concentrations. The remaining dye concentrations were quantified with a UV-VIS spectrophotometer after filtration. The results showed that FeONPs obtained from algal biofilms effectively removed MB, MG, and PR, with the highest efficiency observed for PR.
- MakaleAçık Erişim2024Nano Partiküllü Hegzagonal Bor Nitrür’ün Ağaç Malzemenin Mekanik Özelliklerine Etkileri
Yaşar, Mehmet; Yasar, Sekip Sadiye; Irkilata, Mehmet; Sen, Selim
Bu çalışma nano boyutlu Hegzagonal Bor Nitrür (h-BN) emdirmenin sarıçam (Pinus sylvetsris L.), Anadolu kestanesi (Castanea sativa M.) ve Doğu ladini (Picea orientalis) odunlarının elastikiyet modülü (ISO 13061–4) ve eğilme direnci (ISO 13061-3) üzerindeki etkilerini araştırmayı amaçlanmıştır. %1,5 konsantrasyonda nano boyutlu h-BN ile emprenye edilen sarıçam en yüksek tutma değerleri göstermiştir. h-BN ile emprenye, tüm ağaç türlerinde %1,5 ile %5 arasında değişen yoğunluk değerinde artış olmuştur. Emprenye işlemi, tüm ağaç türleri için eğilme direnci değerlerinde bir düşüşe neden olmuştur. Kontrol örnekleri ile karşılaştırıldığında, h-BN uygulaması sonrası eğilme direnci değerleri sarıçamda %25, ladinde %18.5 ve kestanede %9 azalmıştır. En düşük eğilme direnci değeri Ladin + h-BN’de (58,1 N/mm2), en yüksek Kestane kontrol örneklerinde (89,6 N/mm2) elde edilmiştir. Retensiyon değeri daha düşük olan kestane ağacı, elastikiyet açısından değişken değerler göstermiştir. Emprenye işlemi, elastikiyet modül değerlerinde sarıçamda %18, ladinde %1 oranında azalmaya neden olurken, kestanede artışa neden olmuştur. En düşük elastikiyet modülü değeri Sarıçam+h-BN’de (8530 MPa), en yüksek Sarıçam kontrol örneklerinde (10444 MPa) bulunmuştur.
- MakaleAçık Erişim2023Advanced technological application and new hazards
Doğan, Onur
Integrating a technology into a business and making it sustainable can be achieved with a good analysis and a systematic workplace organization. Elements such as the internet of things, artificial intelligence, embedded software, and competent employee presence are the supporting elements of this process. Every technology has emerged as a result of human needs. Parallel to this, while living standards, production capacity and income level have increased, the need for labor has left its place to machines. However, as in every technological change process, some new risks and dangers are expected to emerge in this process. Analyzing these risks with traditional methods can be difficult and time consuming. Sustainability of production in an enterprise can be achieved by eliminating possible risks or reducing them to an acceptable level. Based on this determination, in this study, new and advanced technological risks are handled with a different method. In the study, the Analytical Hierarchy Process (AHP) method, which is one of the Multi-Criteria Decision Making (MCDM) methods and is widely preferred, was used. In the study, advanced technological applications and the risks they bring were determined by taking the opinions of experts. Accordingly, technological work accidents, occupational diseases, cyber-attacks, human-induced accidents are the main criteria, automation and robot accidents, chemical and biological origin occupational diseases, sabotage and attacks on personal data, misinterpretation of data / shortage of qualified employees are sub- criteria. determined. Microsoft Excel was used in the solution of the application and the results of each analysis were consistent. According to the results of the analysis, the most important criterion among the advanced technological applications and the risks they bring is occupational diseases (K2) with 0.4755, while in the binary comparisons made between the sub-criteria based on the main criteria, 0.3518 Sabotage and Attacks on Personal Data (Sub-Criteria 3) is the most important criterion. was the sub-criterion with high weight.
- MakaleAçık Erişim2022Endüstri 4.0 ve verimlilik: türk beyaz eşya sektöründe keşfedici durum çalışması
Demirbag, Kubra Simsek; Yildirim, Nihan
Amaç: Türk beyaz eşya sektörünün önde gelen iki ana üreticisi ve bu üreticilerin tedarikçisi konumundaki bir yan sanayi şirketi için Endüstri 4.0'ın durumunu, uygulama örneklerini, dönüşüm sürecinde elde edilen avantajları/karşılaşılan zorlukları ve Endüstri 4.0’ın verimliliğe etkisini ortaya koymak amaçlanmaktadır. Yöntem: Yin (2002, 2017) tarafından önerildiği şekliyle keşfedici durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Kanıtlar ise yarı-yapılandırılmış mülakatlar, doğrudan gözlemler ve şirketlere yönelik online belgelerden elde edilmiştir. Bulgular: Türk beyaz eşya sektörü şirketleri Endüstri 4.0 dönüşümü için çaba sergilemekte ve dönüşümü zorunluluk olarak algılamaktadır. Şirketler, Endüstri 4.0’a özel bütçe ayırmakta ve en çok veri toplama/analitiğine önem vermektedir. Yapılan yatırımların ise kısa vadede dahi verimliliğe etkisi olumlu olmuştur. Özgünlük: Mevcut makale, dünyanın en büyük ikinci beyaz eşya üreticisi ve Türkiye'nin en yenilikçi ve en yüksek dijital olgunluğa sahip sektörlerinden biri olan beyaz eşya sektöründe Endüstri 4.0’ın durumunu vaka analiziyle ortaya koyan ilk akademik çalışma niteliğindedir.
- DüzeltmeAçık Erişim2022Production of high-transparent MgO films by radio-frequency sputtering method; [Yüksek geçirgen MgO filmlerin radyo frekansı saçtırma yöntemiyle üretimi]
Şenaslan, Fatih; Çelik, Ayhan; Taşdemir, Muharrem
In the article with " Şenaslan, F., Çelik, A. & Taşdemir, M. (2022). Production of high-transparent MgO films by radio-frequency sputtering method. Gümüşhane University Journal of Science, 12(1), 320-326. DOI: 10.17714/gumusfenbil.1006430” citation information which was published in the first issue of the twelve volume of the Gümüşhane University Journal of Science, it was noticed that the “4. Conclusion (4. Sonuçlar)” section of the acceptance article Publisher was unintentionally removed by preparing for a publish, although authors given a “4. Conclusion (4. Sonuçlar)” section in the acceptance article. We apologize to the readers for the mistake. In this erratum, the unintentionally removed conclusion section is presented in the related article.
- MakaleAçık Erişim2020The Effect of Anodization Potential on Wear Behaviour of Ti45Nb Alloy
Taşdemir, Muharrem; Şenaslan, Fatih; Çelik, Ayhan
Titanium and its alloys are used in many industrial fields because of their low density-high strength ratio, excellent biocompatibility and good corrosion properties. Nevertheless, titanium and its alloys have poor surface properties. Titanium and its alloys are applied various surface treatments for increasing wear resistance and service life. In this study, the oxide layer was formed under different anodization conditions on the surface of Ti45Nb alloy. The effects of thickness and hardness of oxide layer was investigated under dry wear conditions. The TiO2 phase form of samples was obtained by XRD. Structural properties and cross-section view of samples examined with SEM. Also, the surface hardness of samples was measured by micro hardness. In conclusion, the thickness and hardness of oxide layer increased within increasing anodization potential on Ti45Nb surface. Accordingly, it was determined that wear resistance of anodized Ti45Nb alloy improved. In addition, the surface roughness and porosity of the material increased with increasing anodization potential.
- MakaleAçık Erişim2019Investigation of Structural Properties and Wear Behavior of Surface Treated AZ31 Mg Alloy
Çelik, İlhan
Magnesium (Mg) and its alloys have a low density. For this reason, they are recognized as light metallic materials. Magnesium and its alloys have the potential capability to be widely used especially in the automotive, aviation and biomedical applications. However, their wear and corrosion resistance are very poor, so their area of usage is limited. This situation may adversely affect their usage without surface treatment despite their relatively well mechanical properties. Arc PVD technique was used to increase the wear resistance of AZ31 Mg alloy in this study. The surface coating process was applied to AZ31 Mg specimens as desired. Microstructural and morphological studies were done with XRD and SEM appliances. Pin-on-disc wear tests were performed to determine tribological properties. Through this study it was determined that AZ31 Mg alloy showed superior mechanical properties after applied CrN coating.
- Derleme MakaleAçık Erişim2018Nano materyal içerikli katkıların yakıt özelliklerine ve motor performansına etkileri
Sezer, İsmet
Bu çalışma; dizel, biyodizel, su içeren emülsiyon yakıtları ve çeşitli yakıt karışımları gibi dizel motor yakıtlarında nano materyal içerikli katkıların kullanılmasının motor performansı ve emisyonlara etkileri üzerine yapılmış çeşitli çalışmaların sonuçlarından derlenmiştir. Dizel motorlarda zararlı egzoz emisyonlarını azaltması için üç farklı teknik uygulanmaktadır. Zararlı emisyonları azaltmak için uygulanan tekniklerden ilki motor tasarımda ve yakıt püskürtme sisteminde değişiklikler yapılarak yanmanın iyileştirilmesidir. Ancak bu pahalı ve zaman alıcı bir süreçtir. İkinci teknik katalitik konvertör ve partikül filtresi gibi çeşitli egzoz gazı azaltıcı sistemler kullanmaktır. Ancak, bu sistemler dizel motorun performansını olumsuz yönde etkiler. Dizel motorlarda, emisyonları azaltmak ve aynı zamanda dizel motorun performansını artırmak için kullanılan üçüncü teknik ise çeşitli yakıt katkılarının kullanılmasıdır. Dizel motorlardan yayılan en önemli kirleticiler azot oksit (NOx) ve partikül madde (PMis) emisyonlarıdır. Uygulamada, NOx ve PM emisyonlarını birlikte azaltmak oldukça zordur. Emisyonları azaltmanın ve motor performansını artırmanın en iyi yolunun nano materyal içerikli katkıların ve suyla emülsiyonlaştırılmış yakıtların kullanımı olduğu birçok araştırmacı tarafından bildirilmektedir. Bu derlemede çeşitli dizel motor yakıtlarında farklı nano materyal içerikli katkıların kullanımının yakıt özellikleri ve motor performansına etkileri incelenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2018The Significance of Philosophical Knowledge in Enlightening of the Human Rights
Yeşilçayır, Celal
Human rights is a concept which expresses the abstract and ideation rather than apparent and concrete. It is a basic problematic to comprehend human rights in essence due to its abstract and ideational content. Due to this problematic, this research study aims to discuss the place and significance of philosophical information in enlightening the human rights. In this framework, exactly what roles do the disciplines of philosophy such as ethics, epistemology, and law philosophy have on enlightening the human rights are analyzed. On the other hand, it is investigated whether the critical, interrogator and problem-penetrating characteristics of philosophy supports informative enlightening of human rights. Moreover, it is discoursed, which arguments philosophy provides to comprehend the rights, and the role of the philosophical information in human rights education. In the framework of this research study, the competence and priority of right over law, and natural law over positive law play a leading role in enlightening human rights in philosophical context.
- MakaleAçık Erişim2018Nano materyal içerikli katkıların yakıt özelliklerine ve egzoz emisyonlarına etkileri
Sezer, İsmet
Bu çalışma; dizel, biyodizel, su veya alkol içeren emülsiyon yakıtları ve çeşitli yakıt karışımları gibidizel motor yakıtlarında nano materyal içerikli katkıların kullanılmasının yakıt özellikleri, motorperformansı ve egzoz emisyonlarına etkileri üzerine yapılmış çalışmaların sonuçlarından derlenmiştir.Dizel motorlar iyi performans ve güvenilirlik karakteristiklerine sahip olmasına rağmen dizelmotorlardan yayılan egzoz gazları içinde yarı yanmış veya yanmamış hidrokarbonlar, karbondioksit,karbonmonoksit, partikül madde (is) ve azot oksitler gibi zararlı emisyonlar bulunur. Dizel motorlardazararlı egzoz emisyonlarının azaltılması için üç farklı teknik uygulanmaktadır. Zaralı emisyonlarıazaltmak için uygulanan tekniklerden ilki motor tasarımda ve yakıt püskürtme sisteminde değişiklikleryapılarak yanmanın iyileştirilmesidir. Ancak bu pahalı ve zaman alıcı bir süreçtir. Emisyonları azaltmakiçin uygulanan ikinci teknik katalitik konvertör ve partikül filtresi gibi çeşitli egzoz gazı cihazlarınınkullanılmasıdır. Ancak, bu cihazlar dizel motorların performansını olumsuz yönde etkilemektedir. Dizelmotorlarda, emisyonları azaltmak ve aynı zamanda motorun performansını artırmak için kullanılanüçüncü teknik ise çeşitli yakıt katkılarının kullanılmasıdır. Dizel motorlardan yayılan en önemlikirleticiler azot oksitler (NOx) ve partikül madde (PMis) emisyonlarıdır. Uygulamada, NOx ve PMemisyonlarını birlikte azaltmak oldukça zordur. Emisyonları azaltırken motor performansını artırmanınen iyi yolunun nano materyal içerikli katkıların ve su veya alkol ile emülsiyonlaştırılmış yakıtlarınkullanımı olduğu birçok araştırmacı tarafından bildirilmektedir. Bu derleme çalışmasında çeşitli dizelmotor yakıtlarında farklı nano materyal içerikli katkıların kullanımının yakıt özelliklerine ve egzozemisyonlarına etkileri literatüre dayalı olarak incelenmiştir. Bu şekilde, nano metaryal içerikli katkılarınetkilerinin bir arada değerlendirilmesi amaçlanmıştır.








