Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Düzgün, Azer Özad(9)
- Akar, Zeynep(6)
- Baltaci, Cemalettin(5)
- Acet, Tuba(3)
- Kardil, Ugur(3)
- Sarıyer, Aysegül Saral(3)
- Akmeşe, Osman(2)
- Akyildiz, Esma(2)
- Karpuz, Omer(2)
- Köse, Tuba(2)
- Kıvanç, Aydın(2)
- Ozcan, Kadriye(2)
- Türkmen, Lale(2)
- Akar, Bülent(1)
- Arık, Sevgi(1)
- Aslan, Nazife Aslan(1)
- Aydin, Aydanur(1)
- Aygün, Gökhan(1)
- Bahar, Bilge(1)
- Bakir, Esra(1)
- Bekiryazıcı, Zafer(1)
- Beris, Fatih Saban(1)
- Borsa, Barış Ata(1)
- Can, Zehra(1)
- Cengiz, Sevil(1)
- Darak, Münevver(1)
- Demir, Elif Ayazoglu(1)
- Erkaya, Tuba(1)
- Esen, Ümmü Gülsüm Esen(1)
- Gençer, Sevil(1)
- Gültekin, Enes(1)
- Gürbüz, Zeynep(1)
- Gürmeriç, Hüseyin Ender(1)
- Gıdık, Betül(1)
- Kara, Yakup(1)
- Karakullukçu, Asiye(1)
- Karakullukçu, Volkan(1)
- Kardil, Uğur(1)
- Kaya, Afşin Ahmet(1)
- Kesemen, Tülay(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2020Klinik E.coli İzolatlarında Virülans Faktör Genlerinin ve Genişlemiş Spektrumlu Beta Laktamazların Araştırılması
Sarıyer, Aysegül Saral; Düzgün, Azer Özad; Akyildiz, Esma; Köse, Tuba
Bu çalışmanın amacı, 83 klinik E.coli izolatında pap, hly, cnf, sfa, aer ve afa virulans genlerinin ve genişlemişspektrumlu beta laktamaz direnç genlerinin varlığını araştırmaktır. Antibiyotik duyarlılık testi için 17 farklı antibiyotikkullanılmıştır. 83 E. coli izolatında sfa, pap, hly, cnf, aer ve afa virülans genleri ve TEM, SHV, CTX-M1 ve CTX-M9genişlemiş spektrumlu beta laktamaz genleri polimer zincir reaksiyon (PZR) metodu ile araştırılmıştır. 83 izolatın,sefiksim, trimethoprim/sulfametaksazol, piperasilin/tazobaktam, amoksisilin/klavulanik asit, ampisilin, seftriakson,sefuroksim, sefuroksim aksetil, siprofloksasin, fosfomisin, gentamisin ve seftazidime karşı direnç oranları sırasıyla;%65, %54, %19, %38, %74, %75, %72, %75, %68, %2, %30, %49 olarak belirlenmiştir. CTX-M1, araştırılangenişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) genleri arasında 83 suşun 51’inde belirlenmesiyle en sık görülen GSBLolmuştur. TEM tipi beta laktamaz 33 suşta, CTX-M9 ve SHV 1 izolatta tespit edilmiştir. İzolatlarda en yaygın virülansgeni, 40 suşta tespit edilmesiyle aer geni, bunu izolatların 15’inde tespit edilen cnf geni takip etmiştir. Sfa, pap, afa vehly virulans genleri sırasıyla izolatların %15.6’sında, %15.6’sında, %9.6’sında ve %12.04’ünde görülmüştür. Ayrıca 83E.coli izolatında on farklı virulans faktör gen paterni tespit edilmiştir. Virulans gen kombinasyonları, 27 suşta aer, 6suşta cnf-sfa-pap, 1 suşta aer-pap, 2 suşta aer-afa, 6 suşta afa, 3 suşta sfa, 9 suşta aer-cnf-hly, 4 suşta sfa-pap, 1 suştahly-pap ve 1 suşta pap olarak gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, İYE ile ilişkili bakteriyel patojenitenin araştırılması dahaiyi bir tıbbi müdahaleye katkı sağlayacaktır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2020Young Women' Perception of Vaginal Discharge and Traditional Practices for Vaginal Discharge
Özcan, Handan; Arık, Sevgi; Esen, Ümmü Gülsüm Esen; Aslan, Nazife Aslan
The aim of the study is to determine the perception levels of young women of vaginal discharge and their traditional practices for vaginal discharge. The population of the study, which is quantitative, descriptive and cross-sectional, consists of a total of 285 students in the sample of female students (N= 4622) studying at a public university. The data collection form consists of 4 sections and 46 questions in total. Necessary institution permissions were obtained and appropriate statistical methods were used. The average age of women is 20.88 ± 1.52. The rate of abnormal vaginal discharge seen in the study is 19.3%. Among women, the rate of using traditional methods for complaints of vaginal discharge is 14.2%. Traditional methods used for abnormal discharge; drinking onion garlic parsley juice (14.7%), putting cotton or cloth in the vagina (11.2%), boiling onion, parsley, nettle, chamomile and washing the vagina (2.5%), vinegar, soda or wiping the vagina with lemon juice (0.9%), placing garlic in the bowl (1.8%). 12.6% of women using traditional methods stated that the method is effective. It is recommended to evaluate the traditional practices used for genitourinary tract infections, to consider the results such as effectiveness, harm, cost, and to conduct regional and more researches.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2020Sağlık Öğrencilerinde Tüberküloz Prevalansı
Türkmen, Lale; Kıvanç, Aydın
Tüberküloz (TB), küresel çabalara rağmen yüksek morbidite ve mortalite oranlarıyla günümüzün halk sağlığı sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkelerde, sağlık çalışanları ve öğrenciler maruziyet ve enfeksiyon için önemli bir risk grubunu temsil etmektedir. TB enfeksiyon kontrolünün önemli bileşenlerinden biri, sağlık çalışanlarının gizli tüberküloz enfeksiyonu için rutin olarak taranması ve testi pozitif olanlara kemoprofilaksi uygulanmasıdır. Bu çalışmanın amacı, gelecekte sağlık hizmeti sektöründe aktif olarak görev alacak olan sağlıklı, sağlık teknikeri öğrencileri arasında saflaştırılmış protein türevi (PPD) reaksiyonlarının dağılımını analiz etmek ve skar varlığı, skar sayısı ve PPD reaktivitesi arasındaki korelasyonu belirlemektir. 2017-2020 yılları arasında Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrencilerin demografik özellikleri ve PPD deri testi sonuçları ve önceki Bacillus Calmette-Guèrin (BCG) skar sayısı retrospektif olarak değerlendirilmiştir. İstatistiksel değerlendirmeler SPSS V.22 programı kullanılarak yapılmıştır. Bağımsız değişkenler sayı ve yüzde ile gösterilmiştir. Bağımlı değişkenlere ise, ki-kare testi uygulanmıştır. Çalışmaya toplam 390 öğrenci dahil edilmiştir. Öğrencilerin %13,1’i PPD pozitif olarak bulunmuştur. PPD pozitiflik oranları, %10,0 (15-20 mm) ve %3,1 (20 ve üzeri mm) olarak tespit edilmiştir. Öğrencilerin skar sayıları sıfırdan ikiye kadar değişmiştir. BCG skar sayıları ve PPD endürasyon çapları arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). BCG skarı olmayanların öğrencilerin tamamı PPD negatiftir. Sağlık teknikeri adayları arasında PPD negatifliği ve BCG pozitifliğinin yüksek oranı aşı kaynaklı koruyucu bağışıklığın bir göstergesidir.
- Derleme MakaleYalnız künye2020Coronavirus ve Influenza Viruslar: Farklılıklar ve Benzerliklerine Genel Bir Bakış
Türkmen, Lale; Kıvanç, Aydın
Mevcut COVID-19 pandemisi’nin nedeni olan SARS-CoV-2 yeni bir virüstür. Bu patojene karşı mevcut tedavi ve bağışıklığımız bulunmamaktadır. Influenza virüsleri ise sürekli olarak evrimleşmekte ve bağışıklık sistemimiz tarafından daha az tanınabilir hale gelecek çeşitli düzeylerde antijenik sürüklenme ve kayma geçirmektedir. Bu, geniş ölçüde etkili bir grip aşısının geliştirilmesini zorlaştırmakta ve aynı zamanda yeni zoonotik influenza suşlarının ortaya çıkması pandemi riski oluşturmaktadır. Hem Coronavirüsler hem de Influenza virüsleri, zarflı RNA virüsleridir ve insan solunumunu etkileyen birincil patojenlerden biridir. COVID-19 ve Influenza enfeksiyonları benzer bulaşma yollarına ve semptomlarına sahiptir. İncelenen literatürler, COVID-19 ve Influenza arasında önemli yapısal farklılıklar olduğunu bildirmektedir. Bunlar, genom yapıları, yüzey proteinleri, suş sayısı ve alt tipleri içerir. Bunlara ek olarak, inkübasyon süreleri, risk grupları, asemptomatik bulaşma ve bulaşma hızı iki virüs arasındaki önemli farklılıklardır. Bununla birlikte, gripten farklı olarak. COVID-19 için aşı ve tedavilerin olmaması, hastalığın yayılmasını kontrol etmede ciddi zorluklar ortaya çıkarmaktadır. Sonuç olarak Coronavirüs hızla yayılıyor ve influenza virüsü ile olası ko-enfeksiyon riski nedeniyle COVID-19 ile birlikte grip enfeksiyonunun değerlendirilmesi ve buna göre halk sağlığı önlemlerinin geliştirilmesi son derece önemlidir.
- MakaleAçık Erişim2019Antibacterial Activity of DMSO Extracts of Selected Plants Against Antibiotic Resistant Clinical Isolates
Düzgün, Azer Özad; Saral, Ayşegül; Kardil, Uğur
In this study, we aimed to find out new herbal materials that are able to inhibit the growth of the P. aeruginosaand E.coli clinical isolates that has antibiotic resistance. Clinical isolates used in this research are E. coli (n=1)and P.aeruginosa (n=1). Antibiotic susceptibility profiles of E. coli and P. aeruginosa were determined usinge-test. Plants were collected in Trabzon region of Turkey are Calendula officinalis, Hypericum perforatum andGlycyrrhiza glabra. DMSO were used as solvent and solid-liquid extraction was employed. Micro-dilutionmethod was preferred fo the determination of the minimum inhibitory concentration (MIC). MIC results wereobtained through observation of turbidities. According to E-test results, while P. aeruginosa was resistant topiperacillin, piperacillin/tazobactam, meropenem and ceftazidime, E. coli was resistant to piperacillin,cefotaxime and ceftazidime. DMSO extract of Calendula officinalis showed very strong activity against PA1with the best MIC (5 mg/mL). DMSO extract of three plant had lower MIC values (5-10 mg/ml) for EC1 andPA1 than ampicillin. In future studies antibacterial activity of different solvents extracts of these plants andother plants against antibiotic resistant clinical isolates will be examined. Natural products from plants arepromising in fighting with antibiotic-resistant bacteria.
AtıfOpenAlex2
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2018Türkiye’deki Suriyeli Misafirler ve İlişkilendirilen Bulaşıcı Hastalıklar
Turan, Melikşah; Sezen, İrem; Kaya, Afşin Ahmet
Türkiye son 7 yılda Suriye’den gelen yoğun bir göç dalgasına maruz kalmakta, insani amaçla sınırlarını açarak barınma, sağlık, güvenlik, beslenme, eğitim, sosyal alanlarda hizmet sağlamaktadır. Sınır dışı edilme korkusuyla yasa dışı yollarla ülkeye girerek varlıklarını bildirmeyen bireylerin, sağlık durumlarının belirsizliği ve hayat standartlarının düşük olması büyük tehlike oluşturmaktadır. Sağlık problemleri göçün oluşturduğu olumsuz yaşam koşulları ile birlikte yoğun bir tehdit oluşturmaktadır. Çalışmamızda Türkiye’deki Suriyeli misafirler ve ilişkilendirilen bulaşıcı hastalıklar ile ilgili bilgi vermek ve önerilerde bulunmak amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında Suriyeli misafirler ve bulaşıcı hastalıklara yönelik raporlar ve yayınlar incelenmiştir. Rapor ve yayın sonuçları çalışmamız çerçevesinde derlenerek öneriler oluşturulmuştur. 2012-2017 yılları arasında yapılan raporlamalara göre çocuk felci (polio), kızamık, tüberküloz, şark çıbanı (leishmania) gibi hastalıkların ortaya çıkma sıklığı düzensiz olarak değişmiştir. Çalışma sonucunda giriş noktalarında ve yaşam alanlarında sağlık ve diğer hizmetlerin cevap verebilirliğini artırmak için ‘Göç öncesinde; Kendi ülkesindeki bulaşıcı hastalıklar, Göç sırasında; Kendi ülkesi, Geçilen ülkelerdeki bulaşıcı hastalıklar, Göç Sonrasında; Kendi ülkesi, Geçilen ülkelerdeki, konuk ülkedeki bulaşıcı hastalıklar’ stratejik ve eylem planlarının hazırlanmasının sağlanması, tarama, aşılama, eğitim (hijyen-bulaş), vektörlerle mücadele ve erken müdahale enfeksiyonlarla mücadele paketinde yer alması, bulaşıcı hastalık açısından risk oluşturabilecek kesimin belirlenerek takip ve tedavi altına alınması, sınıra yakın bölgelerde bağışıklama ile ilgili kampanyaların oluşturulması önerilmektedir.
AtıfTR Dizin12
İncele - MakaleAçık Erişim2018Investigation of Antibiotic Resistance Genes and Class 1 Integron in Multi-Drug Resistant P. aeruginosa and E. coli Strains
Sarıyer, Aysegül Saral; Düzgün, Azer Özad
P. aeruginosa and E. coli are resistant to many antibiotics, so the treatment of infections of these pathogens has become difficult. Therefore, searching for the presence of antibiotic resistance genes in clinical isolates is of great importance. The purpose of this study is to investigate the presence of beta-lactam resistance genes and class 1 integron in multi-drug resistant P. aeruginosa and E. coli clinical strains. Vitek 2 Compact automatization system were used for identification and antibiogram of 2 P. aeruginosa and 2 E. coli isolates which were isolated from blood, urine and sputum specimens of patients whom were hospitalized in Gümüşhane State Hospital intensive care unit. Total DNA isolation was done by boiling DNA method. PCR were performed using primers of class 1 integron gene cassette, blaVIM, blaNDM, blaIMP, blaGES, blaCTXM-1, blaCTXM-2, blaOXA-58, blaOXA-23, blaOXA-51, blaOXA-40 and blaKPC. All amplification samples were performed on 1% agarose gel and subsequently visualized under UV light. According to the results of the antibiogram, P. aeruginosa isolates showed resistance against all used antibiotics except gentamicin. The E. coli isolates were found to be resistant to cephalosporin antibiotics and susceptible to carbapenems. blaCTXM-1-class A beta lactamase genes was found in 3 strains of 4, while no blaCTXM-2, blaGES and blaKPC genes were detected in the strains. The presence of the investigated class B and class D beta lactamase genes was not observed in any sample. The presence of class 1 integron was detected in 3 strains. According to the result of the DNA sequence analysis, it was determined that three integron positive samples had the dfrA1/AadA5 gene cassettes.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2018Scopus SJRQ4Karbapeneme Dirençli Enterik Bakterilerde İsepamisin, Kloramfenikol ve Minosiklin Duyarlılığının Araştırılması
Karakullukçu, Asiye; Ozalp, Cengiz; Aygün, Gökhan; Borsa, Barış Ata; Kuşkucu, Mert Ahmet; Bakir, Esra; Taner, Zeynep
Amaç: Bu çalışmada, karbapeneme dirençli enterik bakteri(KDE)’lerin direnç özelliklerinin belirlenmesi ve ileriye yönelikalternatif tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Yöntemler: Ekim 2014-Temmuz 2015 tarihleri arasında, yatanhastalardan rutin olarak elde edilen rektal sürüntü örnekleriçalışmaya alındı. İzole edilen enterik bakteriler standard konvansiyonelmikrobiyolojik yöntemlerle idantifiye edildi. Saptanankarbapenem direnci meropenem Etest® (bioMérieux,Marcy l'Etoile, Fransa) yöntemiyle doğrulanıp, direnç mekanizmalarıMAST-ID™ Discs (Mast Diagnostics Ltd, Bootle,Merseyside, Birleşik Krallık) karbapenemaz aktivite testdiskleriyle araştırıldı. Kökenlerin duyarlılıkları, disk difüzyonyöntemiyle isepamisin, kloramfenikol ve minosiklin diskleri(Oxoid, Basingstoke, Hampshire, Birleşik Krallık) kullanılarakdeğerlendirildi.Bulgular: Çalışma dönemi içerisinde laboratuvara gönderilen3323 rektal örnekten, her hastaya ait bir köken olmak üzere toplam84 (%2.5) KDE izole edildi. Bu kökenlerin 74 (%88)'ü Klebsiellapneumoniae ve 10 (%12)'u Escherichia coli idi. Kökenlerin66 (%78.5)’sında OXA-48, 11 (%13.1)’inde OXA-48 + metallo-β-laktamaz (MBL), 1 (%1.2)’inde sadece MBL, 1 (%1.2)’inde sadeceAmpC + porin kaybı saptanırken, hiçbirinde KPC pozitifliğisaptanmadı; 5 (%6)'inde ise test edilen direnç mekanizmalarındanhiçbirine rastlanmadı. Toplam 84 KDE'nin 80 (%95.2)’iisepamisine, 77 (%91.6)’si kloramfenikole ve 14 (%16.6)’ü minosiklineduyarlı olarak saptandı.Sonuçlar: Türkiye'de endemik olan OXA-48 tipi, çalışmada daen çok tespit edilen karbapenemaz oldu. KDE'lere bağlı infekÖzgün siyonların tedavisinde isepamisin ve kloramfenikol gündemegelebilecek antibiyotikler olabilir.Klimik Dergisi 2018; 31(1): 50-5.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2016Chemical Composition, Antimicrobial and Antioxidant Activities of Essential Oil from Pedicularis condensata BIEB
İlter, Şeyda Merve; Baltaci, Cemalettin; Üçüncü, Osman
T he chemical composition of the essential oil obtained from the dried aerial parts of Pedicularis condensata was analyzed by GC-FID and GC-MS. Thirty-eight components have been identified in the essential oil of P. condensata. The major compounds of the essential oil were pentacosane (21.28%), hexadecanoic acid (18.48%) and tricosane (13.70%). The antimicrobial activity of the essential oil was also investigated and it showed moderate antimicrobial and antifungal activites aganist twelve gram negative bacteria and five fungi. The amount of total phenolic and DPPH reducing activity quantified essential oil in P. condensata were found as 198.28 GGA/L and 10.90 % respectively




