Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2021
    Gümüşdamla (aydıntepe-bayburt) skarn cevherleşmesinin \rmineral kimyası özellikleri

    Akaryali, Enver; Kurt, Ali Hakim

    İnceleme alanı, Bayburt ilinin kuzeyinde yer alan Aydıntepe İlçesi Gümüşdamla Köyü yakın çevresini \rkapsamaktadır. Çalışma alanında Kabaköy formasyonunun tortul birimleri ve Kaçkar Granitoyidine ait kayaçlar \ryüzeyleme vermektedir. Detaylı inceleme yapılan cevherleşme alanı ve yakın çevresi Eosen yaşlı Kaçkar \rGranitoyidi ile Kabaköy formasyonu kontağında bulunmaktadır. Cevherleşmenin parajenezini ağırlıklı olarak \rmanyetit ve hematit az oranda ise pirit ve kalkopirit oluşturmaktadır. Arazide yapılan gözlemler sonucunda \rhematitleşme, limonitleşme, epidotlaşma ve killeşme türü alterasyonlar tespit edilmiştir. Cevherli örneklerden \ryapılan mineral kimyası analiz sonuçlarına göre piroksenlerin diyopsit, plajiyoklasların andezin ve anortit, \rgranatların grossular ve andradit bileşiminde olduğu belirlenmiştir. Piroksen ve granatların mineral kimyası \rdeğerlerine göre çalışma alnında bulunan skarn cevherleşmesinin Fe-Skarn tipinde olduğu sonucuna varılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Investigation of Hydrogeochemical Characteristics and Quality of the Water Resources in Şiran (Gümüşhane) District Center, Turkey

    Alemdag, Selcuk; Semiz, Ümmühan; Gücer, Mehmet Ali

    The study area is located of Şiran District Center in the southwest of Gümüşhane (NE Turkey). In this study, hydrogeochemical characteristics of water resources in district center were examined and metal element contents were determined. In the study area, the basement rocks are represented by Eocene Kelkit formation, which is composed of sandstone, claystone, marl, shale and tuff, and this unit is covered unconformably by the Quaternary aged alluvium. These units form granular porous unconfined aquifers according to the hydrogeological features. The pH, specific conductance (SC) and hardness (Fr°) values of the water resources in the study area varied between 5.41-7.48, 106.9-141.3 µS/cm and 4.72-6.78 (n= 18), respectively. According to the classification of Intra-Continental Water Resources, these data show that the samples are mostly class-I and II, rarely class-III water quality characteristics. The water resources in the study area are generally classified as Ca-Mg-HCO3 type carbonated (Ca+Mg>Na+K), and generally their weak acids are more than strong acids (HCO3>SO4+Cl). In the study area, (Ca+Mg)/(SO4+HCO3) ratios indicated the effect of silicate weathering in the waters, and the Cl/(Cl+HCO3) and (Na+K)/(Na+K+Ca) ratios show that the chemistry of waters is controlled by the chemical weathering of rock-forming minerals, hence, reflect the water-rock interaction. Except for a few, the concentration of dissolved potentially toxic elements in the water samples were distributed within acceptable limits. Consequently, the hydrogeochemical results showed that the water resources in the study area were in the category of good class waters in terms of drinking water

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
  • MakaleAçık Erişim2020
    Cevherleşme Sahasında Gelişmiş Topraklardaki Ağır Metal Kirliliği

    Çiçek, Bilal; Vural, Alaaddin

    Cevherleşme sahalarında gelişmiş topraklardaki ağır metal kirliğinin araştırılması amacıyla gerçekleştirilen buçalışmada Gümüşhane, Torul ilçesi sınırları içinde bulunan Gümüştuğ köyünün hemen yakınında bulunanantimonit cevherleşme sahasında gelişmiş toprakların ağır metal içeriklerinin araştırılması amacıyla toprakörnekleri alınmış ve belli başlı ağır metallerin topraktaki konsantrasyonlarını tespit etmek amacıyla analizedilmiştir. Topraktaki kirlilik derecesi yaygın olarak kullanılan jeobirikim indeksi (Igeo) ve kirlilik indeksi (PI)parametreleri hesap edilerek incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar dikkate alındığında, cevherleşme sahasındakitopraklarda özellikle antimon ve bakır açısından yüksek jeobirikim ve kirlilik indeksi değerleri tespit edilmiştir.Dolayısıyla çalışma sahasında üst kabuk ortalama değerlerine göre antimon ve bakır açısından kirlilik riski/ağırzenginleşmenin olduğu belirlenmiştir. Sahadaki antimon ve bakır kirliliği/zenginleşmesinin bölgede gelişmişalterasyon ve cevherleşmeyle ilişkili olduğu düşünülmektedir. Yapılan çalışma göstermiştir ki cevherleşmesahaları, alanda herhangi bir madencilik faaliyeti yapılmamış olsa bile ağır metal kirliği riski barındıransahalardır. Dolayısıyla cevherleşme sahalarında ve/veya cevherleşme için potansiyel olan alterasyon sahalarındaağır metal kirliliği/çevresel amaçlı jeokimya çalışmaların yapılmasının önemli olduğu görülmektedir.

    • SDG 15 · Karasal Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2020
    Evaluation of Engineering Properties of Rock Masses in Waste Dam Site: The Example of Gumushane

    Kanık, Mustafa; Alemdag, Selcuk

    In this study, excavatability, bearing capacity and permeability characteristics of rock masses along the Gümüştaş Waste Storage Dam II site were evaluated. For the excavations to be carried out to increase the volume of the waste storage area, the excavation classes of the rock masses were determined as “Hammer” for andesitic breccia and “Hammer&Blasting” for andesite. The bearing capacity of andesite (bedrock) has been determined with the help of empirical equations and, allowable bearing capacity and ultimate bearing capacity were calculated as 10.44MPa and 31.07MPa, respectively. The permeability has been assessed by the Lugeon Tests conducted in the geotechnical drill holes located in the andesite and andesitic breccia rock masses and with the aid of the seepage analysis based on the finite element method the bedrock mass has been defined as low permeable. Low permeable rock masses would possibly cause the chemical wastes to be collected in the waste dam reservoir area to pollute the groundwater. To prevent the seepage, impermeable natural clay material of 35-40cm thickness should be laid and compressed along the dam axis and reservoir area. This suggestion was modeled with the aid of the finite element method, for the case that the reservoir area was completely filled with wastewater and, the permeability value was determined as 5x10-11m/s as a result of the seepage analysis. In addition, seepage values in the discharge section at a depth of 10m from the foundation vary between 1.69x10-17m3 /s and 3.44x10-16m3 /s. These values are quite low but, are indicators of a possible seepage. To eliminate this possible seepage, the geotextile materials (geosynthetic clay membrane, Geomembrane, and drainage geocomposite) should be laid over the compressed natural clay layer, and thus mixing of the chemical wastewater, which collected after flotation, into the groundwater will be prevented.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2020
    Geological and Mineralogical Investigation of Kılıçören (Gümüşhane) Pb-Zn-Cu±Au±Ag Mineralization

    Akaryali, Enver; Şal, Fatih

    The study area is located in Madenin Sırtı region of Kılıçören village of Gümüşhane. The mineralization found in the study area is developed within andesitic rocks of Early-Mid Jurassic Şenköy Formation. The ratios of Nb/Y and Zr/TiO2 of volcanic rocks in the area indicated these rocks are andesite and andesite/basalt according to the chemical analyzes. It is determined that the volcanics have calc-alkaline character based on the AFM, SiO2 versus K2O and SiO2 versus ThCo diagram. The mineralization is observed as a vein situated in the NW-SE trending fractures developed in andesites belonging to Early-Middle Jurassic Şenköy Formation. The veins observed in the field have the thicknesses ranging from a few centimeters to several meters and length continues for several meters. The silicified ridge pointing to an epithermal system is about 5 meters in thickness and 50 meters long, having a bearing of N25°W. In the field, besides to silicification, the alteration types such as hematitization, limonitization, chloritization and sulfurization have been identified in the rocks around the mine. The pyrite, chalcopyrite, galena, sphalerite, fahlerz and quartz form the paragenesis of mineralization. In the mineralization, which is developed in two different phases, the replacement, separation, inclusion and cataclastic textures are the most important texture types observed. Especially, the observation of space filling and comb textures in quartz-containing samples, suggests that the mineralization in the field may have developed in the epithermal system.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Canca - Aktutan ve Leriköy (Yitirmez) – Dölek (Gümüşhane, KD Türkiye) Yöresi Eosen Yaşlı Volkanitlerin Hidrotermal Alterasyonu ve Kütle Değişim Hesaplamaları

    Akaryali, Enver; Aktaş, Furkan Kemal

    Canca – Aktutan ve Leriköy (Yitirmez) – Dölek (Gümüşhane, KD Türkiye) alterasyonsahaları, Doğu Pontid Tektonik Birliği’nin Güney Zonu içinde yer almaktadır. Canca –Aktutan alterasyon sahasında Geç Kretase yaşlı Kermutdere Formasyonu ve ErkenEosen yaşlı Alibaba Formasyonu bulunmaktadır. Leriköy (Yitirmez) – Dölekalterasyon sahasında ise Erken Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu ve Geç Eosen yaşlıDölek Granitoyidi yüzeyleme vermektedir. Alibaba Formasyonu andezit, bazalt vepiroklastlarından oluşmaktadır. Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu içinde gelişenalterasyonlar KB-GD ve yaklaşık D-B doğrultulu kırık zonları ile ilişkilidir.Limonitleşme, hematitleşme, kloritleşme, killeşme ve silisleşme en karakteristikalterasyon türlerini oluşturmaktadır. Kil mineral parajenezi olarak sahalarda; kaolenit,illit ve klorit tespit edilmiş, illit ve kaolenit miktarının alterasyon merkezine doğruyaklaştıkça arttığı belirlenmiştir. MINSQ yöntemine göre Canca – Aktutan cevherli alterasyon zonunda kuvars ± kaolenit ± Fe’li klorit, propilitik zonunda ise baskınalterasyon minerali albite ilaveten, Mg’lu klorit ± serizit tespit edilmiştir. Leriköy(Yitirmez) – Dölek cevherli alterasyon zonunda ise kuvars, ± kaolenit, propilitik zondaise baskın alterasyon minerali albite ilaveten, Mg’lu klorit ± epidot tespit edilmiştir.Nispi ve net kütle değişim hesaplamalarına göre Canca-Aktutan alterasyonsahasında cevherli zonda Au, As ve Pb elementlerinde; Leriköy (Yitirmez) - Dölekalterasyon sahasında cevherli zonda ise Au ve Mo elementlerinde zenginleşmegözlenmiştir. Sıvı kapanımlardan ölçülen homojenleşme sıcaklıkları, kuvarslarda 142ila 344°C arasındadır. Cevher oluşturan sıvıların NaCl±KCl±MgCl2-H2O sisteminde,0.2-1.9 % ağ. NaCl tuzluluğa ve 0.75-0.94 g/cm3 yoğunluğa sahip olmasıcevherleşmenin epitermal sistemde oluştuğuna işaret etmektedir. Elde edilen tümveriler beraber değerlendirildiğinde; alterasyon sahasındaki potansiyel altıncevherleşmelerinin epitermal tipte olduğu ve oluşumlarının granitik magma ile ilişkiliolduğu belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Torul-Kürtün (Gümüşhane) karayolu kaya şev duraysızlıklarının CBS tabanlı olarak belirlenmesi ve iki boyutlu kaya düşme modellemesi

    Elif Gacener

    Torul-Kürtün-Tirebolu yolu Karadeniz Bölgesi ile Doğu Anadolu Bölgesi arasındaki erişim için alternatif bir güzergah niteliğinde olup, bu yönüyle yoğun trafik potansiyeline sahip olan bir karayoludur. Ancak güzergahın özellikle Torul-Kürtün arasındaki kısmında hemen hemen her mevsim sıklıkla gerçekleşen kaya düşme olayları, zaman zaman can ve mal kayıplarına sebep olabilmekte ve çok daha sık karşılaşılan şekliyle ulaşımı aksatmaktadır. Bu nedenlerden ötürü güzergahın, kaya düşme potansiyeli daha yüksek olan ve bu yönüyle kaya düşmeleri açısından tehdit oluşturan kısmı, inceleme alanı olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada, Torul-Kürtün (Gümüşhane) karayolundaki potansiyel kaya düşme mekanizması, düşen blokların yayılma mesafesi, şev yüzeyi sıçrama yüksekliği, yuvarlanan kaya bloklarının toplam kinetik enerjileri ve bariyer uygulamaları ile düşmesi olası blokları önleme olanakları irdelenmiştir. İnceleme alanında kaya düşme mekanizmasını belirlemek amacıyla, Sarıosman Monzograniti ve Kızılkaya Formasyonuna ait dasitlerden alınan süreksizlik yönelim ölçüleri, kinematik analiz yöntemi ile değerlendirilmiş ve yenilme mekanizmaları belirlenmiştir. Kaya kütlelerinde belirlenen düzlemsel, kama ve devrilme tipi yenilmeler için üretilen nihai yamaç duraysızlık haritasına göre, çalışma alanında devrilme tipi yenilmenin gerçekleşme olasılığı düzlemsel ve kama tipi yenilmelere göre daha yüksektir. İnceleme alanında 204 farklı lokasyonda ve yaklaşık 97901 m2'lik alanda devrilme tipi yenilme olasılığı bunulurken, kama tipi yenilme 62 lokasyonda 7448 m2 ve düzlemsel tip yenilme olasılığı için bu 9 farklı lokasyon ve yaklaşık 2324 m2 olarak belirlenmiştir. Sarıosman Monzograniti ve Kızılkaya Formasyonuna ait dasitlerin yayılım gösterdiği Torul-Kürtün yol güzergahının kuzeyindeki yamaçlarda belirlenen kesit hatları RocFall 4.0 bilgisayar programında analiz edilmiş ve kaya bloklarının yayılım mesafeleri, şev yüzeyi sıçrama yükseklikleri ve yuvarlanan blokların kinetik enerjileri belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda Sarıosman Monzogranitinde belirlenen kesit hatlarından SH1, SH2, SH3, SH4, SH5, SH6 kesitlerinde yuvarlanan kaya blokları yol güzergahına ulaşırken, SH7 nolu kesit analizinde kaya blokları yamaç yüzeyinde kalmıştır. Kızılkaya Formasyonuna ait dasitlerde yapılan kaya düşme analizlerinde ise tüm kesit hatlarından yuvarlanan kaya bloklarının yol güzergahına kadar ulaştıkları belirlenmiştir. Kesit hatlarında belirlenen alanlarda uygulanan bariyerlerle düşen kaya bloklarının sönümlendiği belirlenmiş olup, Torul-Kürtün yol güzergahında bu çalışmalar ışığında belirlenen potansiyel kaya düşme alanlarının Karayolları Genel Müdürlüğü veya AFAD tarafından en kısa sürede iyileştirme planlamasına alınması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Coğrafi Bilgi Sistemleri, Duraysızlık haritaları, Kaya düşmesi, Kinematik analiz, Torul-Kürtün Karayolu

  • MakaleAçık Erişim2019
    Sakarya Zonunun Güney Kesiminde Yüzeylenen Geç Kretase Alkalen Volkanitlerinin Jeokimyasal Özelliklerinin Karşılaştırılması

    Aydınçakır, Emre; Şen, Cüneyt; Bak, Tülay; Yağcıoğlu, Ufuk Celal

    Sakarya Zonunun güney kesiminde Bayburt, Amasya-Gümüşhacıköy ve Ankara-Kalecik lokasyonlarında ÜstKretase’nin son dönemlerinde benzer stratigrafik seviyelerde yüzeylenen alkalen volkanitler makroskobik olarak irianalsimleşmiş lösit porfirleri ve iri piroksen porfirleri içeren iki farklı litoloji sunarlar. Bu kayaçlar çarpışma öncesiyaşlı okyanus kabuğunun yitim açısının dikleşmesi sonucu, metasomatizmaya uğramış flogopitce zengin mantokayaçlarının düşük dereceli kısmi ergimesi sonucu oluşan kaynak magmalardan itibaren oluşmuşlardır. Oluşumlarınıizleyen süreçte alkalen magma, kabuk içerisindeki orta/sığ derinliklerdeki magma odalarında diferansiyasyonauğrayarak, iki farklı litolojide yeryüzüne ulaşmıştır.

  • MakaleYalnız künye2019
    Zenginleştirilmiş Jeoturizm Güzergahlarına Dair Farkındalık Oluşturulması: Eski Gümüşhane-Dörtkonak Güzergahı

    Vural, Alaaddin

    Yaşamın her alanında olduğu gibi sürdürülebilir turizmde de en önemli olgulardan birisi farkındalık oluşturabilmektir. Her anlamdaelimizin altında birçok değere sahibiz. Bu değerler kalkınmaya katkı verecek; hatta sosyal, kültürel ve çevresel anlamda dakalkınmamızda, gelişmemizde katkı verecek büyük bir potansiyeli içermesine rağmen öncelikli olarak kendimiz bu değerlerin farkındaolmadığımız gibi farkında olsak bile farkındalık oluşturamadığımız için heba ediyoruz. Bunda en önemli faktörlerden birisi de bahsekonu değerlerimizi doğal çevresinden soyutlayarak ele alıyor olmamızdır. Ülkemizin coğrafik konumu ve jeolojik süreçlerdeki yeridikkate alındığında gerek bilimsel gerekse kültürel değere sahip doğal varlıklar bağlamında birçok zenginliğimiz bulunmaktadır. Budeğerlerin; sürdürülebilir turizm bağlamında ve jeoturizm ilkelerini de dikkate alarak oluşturulacak zenginleştirilmiş jeoturizmgüzergâhlarının (jeoturizm rotalarının) belirlenerek farkındalık oluşturulması hem yerel ölçekte hem de bölgesel ölçek sürdürülebilirturizme dayalı kalkınma ve hatta sürdürülebilir çevre bilincinin oluşturulmasında önemli bir yeri olacaktır. Bu bakış açısı altında,Gümüşhane-Eski Gümüşhane-Dörkonak güzergâhı zenginleştirilmiş jeoturizm rotası olarak ele alınmıştır. Bahse konu güzergâh;doğal, kültürel ve jeolojik unsurları ile bir arada toplum dikkatine sunularak farkındalık oluşturması hedeflenmiştir. Bu çalışmakapsamında günübirlik olarak yerel halkın keyifle gideceği bir güzergâh tanıtılmış olup, ayrıca ulusal, uluslararası ölçekte de güzergâhıngünübirlik zenginleştirilmiş jeoturizm güzergâhı olarak kazandırılabileceği ve şehir turizmine katkı verirken bir yandan da çevre bilincinoluşumuna katkı vereceği düşünülmektedir

  • MakaleAçık Erişim2018
    Atık Barajı Rezervuarı ve Cevher Stok Alanlarında Asit Maden Drenajı (AMD) Oluşumunun Değerlendirilmesi: Gümüşhane Örneği

    Akaryali, Enver; Gücer, Mehmet Ali; Alemdag, Selçuk

    Doğal kaynakların kullanımı ile ilgili işlemlerin başında gelen madencilik faaliyetleri, işletmenin türüne ve büyüklüğüne bağlı olarak farklı boyutlarda gelişen çevresel etkilere ve bozulmalara neden olmaktadır. Bu etkilerin başında, madencilik faaliyetleri sırasında ve sonrasında ciddi ekolojik riskler oluşturan Asit Maden Drenajı (AMD) gelmektedir. AMD, sülfür içeren (özellikle pirit, pirotin ve kalkopirit) cevher atıkların, tipik olarak hava (oksijen) ve su içeren ortamlarda, yeraltı suyu, yağmur ve akıntı nedeniyle oksitleyici koşullara maruz kalması sonucu meydana gelen asit oluşumunu ifade etmektedir. Bu çalışmada, Gümüştaş Madenciliğe ait işletme sahası, cevher stok ve atık depolama alanlarında AMD oluşumunu belirlemeye yönelik işlemler yapılmış ve AMD gelişme potansiyeli ile muhtemel AMD gelişmesi durumunda alınacak tedbirler ortaya konmuştur. Maden işletme alanı, Eosen yaşlı andezit ve bazalt ile bu kayaçların piroklastitlerinden oluşan Alibaba Formasyonu içerisinde yer almaktadır. Yapılan çalışmalarda pH değerleri tüm örneklerin I. sınıf kıta içi kaynak suyu özelliğinde olduğunu, macun pH ve sülfid (S-2) değerleri ise maden işletme sahasında AMD potansiyelinin bulunmadığına işaret etmektedir. Ana ve iz elementlerin düşük mobiliteye sahip olması ise bu durumu destekler niteliktedir. Tüm örneklerde Net Nötralizasyon Potansiyeli (NNP) değerlerinin 20 kg CaCO3/ton’dan ve Nötralizasyon Potansiyel Oranı (NPO) değerlerinin 2’den büyük olması da potansiyel asit üretmeyen karakterde olduğunu göstermektedir. S-2 değerlerinin çok düşük olması, söz konusu alanda kısa dönem içerisinde asit kaya drenajı potansiyeli gerçekleşmeyeceğini işaret etmektedir. Buna ek olarak, stok sahasını geçirimsiz hale getirmek için 50 cm kalınlığında geçirimsiz kil serilerek sıkıştırılmış, oluşan düşey profil sonlu eleman ağ sisteminde modellenerek su deşarjları belirlenmiştir. Yapılan tüm çalışmalar neticesinde maden işletme sahasında kısa sürede AMD oluşumu beklenmediği sonucuna varılmıştır. Ancak, maden işletme alanında, uzun sürelerde muhtemel AMD oluşumundan kaynaklanacak çevre kirliliği, yapılan çalışma kapsamında alınacak tedbirlerle önlenmiş olacaktır.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2018
    Geochemical Properties of Pleistocene-aged Terrace Deposit of the Ankara Stream

    Eker Saydam, Çiğdem; Gümüş, Mustafa Kemal

    The study aims to investigate geochemical properties, chemical weathering, sedimentary-cycle history and sediment provenance of the Ankara Stream Pleistoceneaged terrace deposit. The CIA, PIA and ICV values of the examined samples have been determined as 58.6, 58.7 and 1.58, respectively. The terrace deposits are exposed to the simple sedimentary cycling history, which indicates that geochemical compositions of sediments were controlled by the composition of source materials. The Al2O3/TiO2, La/Sc, Co/Th and Th/Sc ratios of the investigated samples range from 8-21, 2.52-4.4, 1.50-2.19 and 0.70-1.03, respectively. Thus, the deposits have negative Eu anomaly and high LREE/HREE ratios. Finally, likely low-to-moderate degrees of chemical weathering of these deposits show an increase tectonic activity and erosion in the studied area. Terrace deposits are derived from particle to intermediate or felsic–mafic sources and the deposits are chemically immature.

  • MakaleAçık Erişim2018
    Natural Events and Earth Sciences Observations in the Chronicle of Theophanes

    Maden, Nafiz; Beker, Yasemin; Nazir, Bayram

    The purpose of this work is the natural phenomena and earth sciences observations recorded in the chronicle of the Byzantine historian Theophanes from AD 284 to 813. Theophanes was born in 758/760 in Istanbul as a child of a wealthy and aristocratic family and died in exile of Samothroke island in 818. His mother name is Theodora and his father is Isaakios, the governor of the Mediterranean islands of the Byzantine Empire. Theophanes decided to continue unfinished chronic of Georgios Synkellos who died in the year 810/811 with the encouragement and desire of him. He completed his work entitled “Chronographia” covering the period between 284 and 813 years in 810-814. The chronicle of Theophanes including 90 natural events and earth sciences records is very important in terms of using very old and lost resources.

  • Proje2018
    Doğu Pontid Güney Zonu’ndaki (Bayburt) Tersiyer yaşlıintruzif kayaçların Petrokimyası, Jeokronolojisi ve İzotopSistematikleri

    Çakmak, Gökhan; Temizel, İrfan; Kaygusuz, Abdullah; Arslan, Mehmet; Sipahi, Ferkan

    Doğu Pontid güney zonunda (Bayburt) Eosen yaşlı intrüzif kayaçlar bulunmaktadır. Bu bölgede, bugüne kadar yaşları kesin olarak tanımlanamayan sokulumların ve içlerindeki mafik mikrogranüler anklavlar (MMA)?ın mineralojik bileşimleri, tüm kayaç jeokimyasal, Sr-Nd-Pb-O izotopik özellikleri ve radyometrik yaşları ortaya konulmuştur. İncelenen plütonik kayaçların U Pb SHRIMP zirkon yaşları 43.14 ± 0.54 ila 45.81 ± 0.48 My arasında değişir. Bu kayaçlar yaklaşık KD-GB uzanımlı olup, boyutları 3-22 km2 arasında değişir. Bileşimleri diyoritten granite kadar değişmekte olup, başlıca mineralleri plajiyoklas (An02-68), ortoklas (Or01-96), amfibol (Mg#=0.03-0.93), kuvars, biyotit (Mg#=0.49-0.62), piroksen (En37-57 Fs12-45 Wo2- 48), magnetit ve ilmenit oluşturur. Genel olarak I-tipi, düşük-yüksek K?lu kalk-alkali, genellikle metalümin az oranda da peralümin karakterlidirler. Kondirite göre normalleştirilmiş nadir toprak element dağılımları konkav şekilli (LaN/LuN=2.53?12.22) olup, negatif Eu anomalisi (Eu/Eu*=0.31?0.92) gösterirler. Ana ve iz element değişimleri, kayaçların gelişiminde plajiyoklas, amfibol, piroksen ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının etkili olduğunu gösterir. Kayaçların ?Nd(i) değerleri ?1.34 ve 0.92, 87Sr/86Sr(i) değerleri 0.7049 ve 0.7056 arasındadır. 206Pb/204Pb(i), 207Pb/204Pb(i) ve 208Pb/204Pb(i) içerikleri sırasıyla 18.43?18.69, 15.59?15.63 ve 38.44?38.83 arasındadır. İncelenen örneklerdeki ?18O değerleri ? 4.8 ila ? 8.8 arasında olup, I-tipi granitoyidlere benzer bileşime sahiptirler. Tüm veriler, incelenen plütonik kayaçların ana magmasının litosferik mantodan türediğini, kabuksal kayaçların katkısının nisbeten az olduğunu gösterir. İncelenen plütonik kayaçların içindeki MMA?lar diyorit, gabrodiyorit ve tonalit bileşimli olup, orta-yüksek K?lu metalümin karakterde ve ana kayadan daha düşük A/CNK (0.77-0.97) ve SiO2 (% 55-64) ve daha yüksek Na2O/K2O (4.9-7.2) oranlarına sahiptirler. İzotopik özellikleri dikkate alındığında, MMA?lar ana kayaçlara benzer Sr-Nd-Pb-O izotopik bileşimlere sahip olup, onlara nazaran daha düşük 143Nd/144Nd(i) (0.51253-0.51263) ve ?18O (6.1-7.4) değerlerine sahiptirler. Tüm bu veriler dikkate alındığında, MMA?lar ana kaya içerisinde soğumuş olan eş yaşlı mafik magmanın küçük kütlelerini temsil eden magma karışım ürünleri olarak kabul edilebilirler. İncelenen plütonlar ve içlerindeki MMA?larda hesaplanan kristalizasyon basınçları birbirine yakın değerlerde olup, ana kayaçlarda 0.1?2.6 kbar, MMA?larda ise 0.1?2.9 kbar arasındadır. Kristallenme sıcaklıkları ise ana kayaçlarda 506-1172 °C, MMA?larda ise 467-1155 °C arasında değişmektedir. Tüm bu veriler Eosen yaşlı plütonik kayaçların nisbeten sığ derinliklere (~ 5 to 9 km) yerleşmiş olduklarını ifade eder.

  • MakaleAçık Erişim2018
    Gümüşhane yöresinde yüzeylenen magmatik kökenli bazı kayaların jeomekanik özellikleri arasındaki ilişkilerin araştırılması

    Dağ, Serhat; Alkan, Fatih

    Bu çalışmada, Gümüşhane il merkezinde yüzeylenen andezit ve monzogranit bileşimindekimagmatik kökenli kayaların jeomekanik özellikleri belirlenmiş ve aralarındaki görgül ilişkileraraştırılmıştır. Deneysel çalışmalar sonucunda, andezit ve monzogranitlerin özgül ağırlık, birim hacimağırlık, ağırlıkça su emme, hacimce su emme ve gözeneklilik değerleri belirlenmiştir. Her iki kaya türüiçin kuru ve doygun koşullarda P ve S dalga hızı ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Bu değerlere bağlı olarakdinamik elastik parametreler saptanmıştır. Mekanik özelliklerden tek eksenli basınç dayanımı, nokta yüküdayanım indeksi ve dolaylı çekilme dayanımı ile statik elastik parametrelerden elastisite modülü vepoisson oranı değerleri belirlenmiştir. Yapılan istatistiksel değerlendirmeler sonucunda, en yüksekkorelasyon katsayısı andezitlerde r: 0,90 ve monzogranitlerde r: 0,94 değeri ile P ve S dalga hızıölçümlerine ait verilerden elde edilmiĢtir. En düşük korelasyon katsayısı değeri ise monzogranitlerdeKuvars/Alkali Feldispat oranı ile gözeneklilik arasında tespit edilmiĢtir. Yapılan analizler neticesindeistatistiksel olarak anlamlı bulunan ve yüksek korelasyon katsayısına sahip iliĢkilerin çalışma açısındanönemli olduğu ve ilgili parametrelerin dolaylı tahminlerinde kullanılabilir nitelikte olduğu görülmüştür.

  • MakaleYalnız künye2017
    Belli aşılma olasılığına sahip debilerinin bölgeselleştirilmesi ve Doğu Karadeniz Havzası örneği

    Saka, Fatih; Yüksek, Ömer

    Su mühendisliği çalışmalarının pek çoğunda, çalışma yerinde bulunan su miktarının veya belli bir değerdekidebinin bulunma olasılığının tespiti gerekmektedir. Ancak eldeki debi ölçümleri sınırlı ve sadece akımgözlem istasyonlarının (AGİ) bulunduğu yerlerdedir. Her bir AGİ'deki debi süreklilik eğrileri (DSE) eldeedilebilmekte, ancak veri ölçümü bulunmayan veya yetersiz olan yerlere ait debi değerlerinin tahminigerekmektedir. Bu amaçla, belirli aşılma olasılığına sahip olan debi değerlerinin bölgeselleştirme çalışmaları uygulanabilmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'de, Doğu Karadeniz Havzası'ndaki 39 adet AGİ'ye ait debideğerleri, meteoroloji istasyonlarının, sıcaklık ve yağış değerleri temin edilmiştir. Drenaj alanlarının sınırlarıbelirlenmiştir. Thiessen Metodu kullanılarak AGİ'lere ait yıllık toplam yağış ve sıcaklık değerleri eldeedilmiştir. 10 yıllık günlük ortalama debiler kullanılarak, yıllık DSE'nin %20, %30, %50 ve %90 aşılma oranlarına sahip olan debi değerlerinin havza özellikleriyle ilişkileri belirlenmiştir. Topoğrafik özellikler olarak drenaj alanı, drenaj yoğunluğu ve akarsu kollarının ortalama eğimi; iklim özellikleri olarak ise, ortalama yıllık toplam yağış yüksekliği ile yıllık ortalama sıcaklık değerleri kullanılmıştır. Sonuç olarak, bazı havza özellikleri ile veri ölçümü bulunmayan alanlarda %20, %30, %50 ve %90 aşılma oranlarına sahip olan debilerin tahmini yapılmış ve sonuçlar irdelenmiştir

  • MakaleYalnız künye2017
    Kaletaş (Gümüşhane) Au Madeninde Cevher Yerleşimine Bağlı Gelişen Alterasyon Zonlarının Gamma Işın Spekrometresi ile Belirlenmesi: Örnek Bir Çalışma

    Maden, Nafiz; Yiğit, Yılmaz

    Bu çalışmada Kaletaş (Gümüşhane, KD Türkiye) yöresinde toplam 198 noktada Potasyum (K), Uranyum (eU), Toryum (eTh) konsantrasyonu ve Doğal Doz Oranı değerleri Gamma Ray Spektrometre cihazı ile ölçülmüştür. Potasyum (K), Uranyum (eU), Toryum (eTh) ve Doğal Doz Oranı haritaları değerlendirildiğinde yüksek genlikli anomalilerin bozunmaya bağlı K zenginleşmesi gösteren kırık hatları boyunca yerleştiği görülmüştür. Yüksek genlikli K/eTh, K/eU ve efimov F-parametre (KeU/eTh) anomalileri hidrotermal çözeltilere bağlı bozunma zonlarına işaret etmektedir. Hızlı ve ekonomik bir yöntem olan gamma ray spektrometre yöntemi K bozunmasına bağlı cevher zonlarının belirlenmesinde kullanılabilir. Ayrıca, yüksek genlikli efimov F-parametre anomalileri potansiyel cevher sahalarını göstermekte olup sondaj noktaları olarak kullanılması mümkündür.

  • MakaleYalnız künye2017
    Kalınçam (Tonya-Trabzon, KD Türkiye) Yöresi Geç Kretase Yaşlı Volkanitlerin Jeokimyası ve Petrojenezi

    Sipahi, Ferkan

    Doğu Karadeniz Bölümü'nde, Kalınçam (Tonya, Trabzon) yöresi volkanitleri Geç Kretase yaşlı olup, tabanda bazalt, andezit ve piroklastitleri, bunları sırasıyla dasit, riyodasit ve piroklastitleri, andezit ve piroklastitleri ve tekrar dasit ve piroklastitleri izlemektedir. Taban bazalt ve andezitlerinde vesiküler, porfirik ve boşluklu doku; mineralojik olarak bazaltta plajiyoklas; andezitte ise plajiyoklas ve daha az olarak amfibol mineralleri bulunmaktadır. Dasit ve riyodasitik kayaçlar mikrogranü porfirik ve camsı porfirik dokuda olup, plajiyoklas, kuvars ve hornblend minerallerinden oluşmaktadır. Bunların üzerine gelen andezitler camsı-mikrolitik-porfirik dokuda ve plajiyoklas ile hornblendden ibaret bir bileşime sahiptirler. En üstte bulunan dasitik kayaçlar mikrogranü porfirik ve camsı porfirik dokuda; plajiyoklas, kuvars ve hornblend minerallerinden oluşmaktadır. İncelenen volkanitler kalk-alkali-geçiş? özelliğe sahip olup, yüksek büyük iyon yarıçaplı element (BİYE) ve düşük yüksek çekim alanlı element (YÇAE) içerikleri ve yüksek BİYE/YÇAE oranları ile yitim ilişkili kayaçların jeokimyasal özelliğini yansıtmaktadır. Kondirite normalleştirilmiş nadir toprak element dağılımları (LaN/LuN=3.11-13.10) Kalınçam yöresi volkanitleri için benzer kaynağa işaret eden orta derece zenginleşme göstermektedir. 87Sr/86Sr(i)değerleri 0.70727 ilâ 0.70779 arasında, 143Nd/144Nd(i) değerleri ise 0.512318 ilâ 0.512656 arasında değişmektedir. İncelenen volkanik formasyonlardaki kayaçların bazik-asidik karakterde olması hem yitimden etkilenmiş manto hem de kabuk kaynaklarının olası olduğunu göstermektedir.

  • MakaleYalnız künye2017
    Tersiyer Yaşlı Altınpınar Hornblendli Andezitlerinin (TorulGümüşhane) Petrografisi, Mineral Kimyası ve P-T Kristalleşme Koşulları

    Yücel, Cem; Aydınçakır, Emre; Akaryali, Enver; Gücer, Mehmet Ali

    Doğu Pontid orojenik kuşağında (KD Türkiye) farklı magma türleri altında oluşmuş farklı volkanikkayaçlar yüzeyleme vermektedir. Tersiyer volkanizması, Gümüşhane ve çevresinde asidik, nötr vebazik volkanik ve piroklastik kayaçlardan meydana gelmektedir. Bu volkanizma doğu Pontidler'inevriminde ise önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışma kapsamında Altınpınar (Torul/Gümüşhane)civarında yüzeyleme veren Tersiyer yaşlı hornblendli andezitik kayaçların petrografisi, mineralkimyası ve sıcaklık-basınç koşulları irdelenmiştir. Andezitler başlıca hornblend (amfibol),plajiyoklas (An40-61Ab38-57Or1-5), klinopiroksen (Wo44-45En43-44Fs12) ve opak (genellikle magnetit vepirit) mineralleri, ikincil kil, serizit, kalsit ve klorit mineralleri içerir ve mikrolitik-porfirik vevitrofirik porfirik dokular sergiler. Bazı hornblend mineralleri iri kristalli gelişmiş olup, plajiyoklasve opak mineral kapanımları içermektedir. Tüm hornblendler CaB >= 1.5, (Na+K)A <0.5 ve CaA <0.5parametrelerine sahip kalsik tip olup, magnezyohornblend bileşimi sunmakta, Mg# (Mg/Mg+Fe2+)ise 0.72-0.91 arasında değişmektedir. Andezitlerde kalsik amfibol jeotermobarometri denklemlerinikullanarak hesaplanan tahmini jeotermometre (T), jeobarometre (P) ve oksijen fugasitesi (?O2/ ?NNO) değerleri sırasıyla 765 - 867 °C (ort= 790±20 °C); 2.5 - 4 kbar ve -14.4 ile -11.1 olarakhesaplanmıştır. Elde edilen bu değerler hornblendlerin kıtasal kabukta 9 - 15 km derinliklerdekristallendiğini işaret etmektedir. Minerallerin kimyasal özellikleri inceleme alanındaki andezitlerinkalk-alkali bir ana magmadan itibaren kristallenmiş olduğunu göstermektedir.

  • MakaleYalnız künye2017
    Petrographical and Geochemical Features of Late Cretaceous Calcalkaline Volcanics Around Taşlıyayla (Çaykara, Trabzon, NE Turkey)

    Aydınçakır, Emre

    Late Cretaceous era is characterized by densely volcanic and granitic activities in the Eastern Pontides that is northeast part of the Sakarya Zone. In this era, thick pile of volcanic-volano-clastic rocks occurred during the activities of acidic and basic volcanic cycles. In this study, preliminary geochemical results of Late Cretaceous aged volcanic rocks that were cut by the plutons of Çaykara Intrusive Complex (Trabzon) are presented. Investigated rocks are cut by both Late Cretaceous and Eocene aged plutonic rocks; therefore, they are altered in some of the locations. They are yellowish- greenish-blackish in hand specimens and show aphanitic textures. They show microlithic porphphyric (including plagioclase porphyries) and intersertal textures under microscope. Euhedral and subhedral plagioclase crystals are anorthite 35 to 55 in composition. From the results of chemical analysis, the volcanic rocks are basalt, basaltic andesite, andesite and dacite in composition and their Mg# is ranging 30 to 65. In the primitive mantle normalized trace element diagram, the samples display negative Nb, P and Ti and positive Pb anomalies. In general, large ion lithophile (LIL) elements enriched compared to the high field strength (HFSE) elements in the same diagram. In chondrite normalized rare earth elements diagram, (La/Lu)N ratios are ranging from 4 to 15. While some samples are shown slightly negative Eu anomaly, some others show slightly positive anomaly. When the samples are plotted in tectonic discrimination diagrams, they fall in island arc volcanic fields. The main solidification processes involved in the evolution of the volcanics consist of fractional crystallization, crustal contamination ± magma mixing. In the light of all evidence supports the conclusion that the parental magma(s) of the Late Cretaceous volcanics probably derived from an enriched lithospheric mantle, previously metasomatized by subduction

  • MakaleYalnız künye2017
    Gümüşhane ve Civarındaki Güncel Deprem Aktivitesinin Bölgesel ve Zamana Bağlı Değişimleri: İstatistiksel Bir Değerlendirme

    Öztürk, Serkan

    Bu çalışmada, Gümüşhane ve civarındaki deprem aktivitesinin bölgesel ve zamana bağlı değişimlerinin istatistiksel bir analizi yapılmış ve güncel deprem karakteristikleri tespit edilmeye çalışılmıştır. İstatistiksel analizler için, 21 Eylül 1970-26 Haziran 2016 yılları arasında süre magnitüdü MD>=1.1 olan ve 2500 depremi içeren yaklaşık 45.76 yıllık bir deprem kataloğu kullanılmıştır. Bununla birlikte, standart normal sapma Z-değerinin hesabı için MD?2.8 olan ve 1336 depremi içeren ayrıştırılmış deprem kataloğu kullanılmıştır. Deprem büyüklükleri genellikle 2.5-3.5 arasında değişim gösterirken MD=2.8 değerinde bir maksimuma ulaşmıştır. 2011 yılına kadar deprem sayılarında gözlenen sistematik artış 2011 yılından sonra bir azalım sürecine girmiştir. Çalışma alanı için tamlık magnitüdü Mc=2.8 olarak alınmış ve b-değeri 1.01±0.02 olarak hesaplanmıştır. Gümüşhane ve civarındaki depremlerin magnitüd-frekans dağılımı genel olarak b=1.0 ile verilen değerle iyi temsil edilir. 1970-2016 yılları arasındaki bölge için büyük sayılabilecek bazı depremlerden önce b-değerinde önemli düşüşler gözlenmekle birlikte son yıllarda önemli bir azalım gözlenmemiştir. Bölgesel ölçekte düşük b-değerleri, Kelkit ve Köse'yi içine alan doğu ve kuzey doğu kısımlar ile Köse'nin kuzeyinde ve Kelkit'in güneyinde gözlenmiştir. Düşük b-değerlerinin gözlendiği bu bölgeler gelecekteki olası deprem potansiyeli açısından önemli olabilir. Depremlerin tekrarlama zamanları ve yıllık olasılıkları üzerine yapılan analizler, Gümüşhane ve civarının büyük sayılabilecek deprem oluşumları açısından önemli bir deprem potansiyeline sahip olmadığını göstermektedir. Depremsellik oran değişimlerine bağlı olarak, 2016 yılı ortalarında herhangi bir sismik durgunluk anomalisi gözlenmemiştir. Sonuç olarak istatistiksel değerlendirmeler, Gümüşhane sınırları içerisinde kısa vadede önemli bir deprem tehlikesi potansiyelinin olmadığını ortaya koyar