Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Akaryali, Enver(9)
- Aydınçakır, Emre(7)
- Gücer, Mehmet Ali(7)
- Alemdag, Selcuk(6)
- Kaygusuz, Abdullah(6)
- Sipahi, Ferkan(6)
- Vural, Alaaddin(6)
- Maden, Nafiz(5)
- Dağ, Serhat(4)
- Kandemir, Raif(4)
- Karsli, Orhan(4)
- Öztürk, Serkan(4)
- Arslan, Mehmet(3)
- Uysal, İbrahim(3)
- Yücel, Cem(3)
- Beker, Yasemin(2)
- Dokuz, Abdurrahman(2)
- Gurocak, Zulfu(2)
- Kaya, Ayberk(2)
- Sadiklar, M. Burhan(2)
- Zeybek, Halil İbrahim(2)
- Şal, Fatih(2)
- Akbulut, Kübra(1)
- Akpınar, İbrahim(1)
- Aktaş, Furkan Kemal(1)
- Aktaş, Gülten(1)
- Alemdag, Selçuk(1)
- Alkan, Fatih(1)
- Alkan, Hamdi(1)
- Altun, Musa(1)
- Altundas, Suna(1)
- Alçiçek, Mehmet Cihat(1)
- Aydin, Faruk(1)
- Aydogan, Erdem(1)
- Aydın, Ali(1)
- Aydın, Faruk(1)
- Aylar, Faruk(1)
- Aşcı, Metin(1)
- Bak, Tülay(1)
- Bayram, İsmail(1)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2017Akçaabat (Trabzon) Güneyi ve Çevresindeki Kampaniyen Yaşlı Volkanik Kayaçların Petrografisi, Jeokimyası, Jeokronolojisi ve Petrojenezi
Yücel, Cem
Doğu Pontid Orojenik Kuşağında Akçaabat (Trabzon) güneyi ve çevresinde yüzeyleme veren Kampaniyen yaşlı volkanik kayaçlar; bazalt, bazaltik andezit ve andezit bileşiminde olup, petrografik olarak klinopiroksen , plajiyoklas (An80-84), olivin ve opak minerallerden oluşurlar. Tüm kayaç hamurunda uygulanan 40Ar-39Ar yaşlandırma metoduyla volkanitlerin yaşları 82.61±0.34 My (Üst Kretase, Kampaniyen) olarak belirlenmiştir. Volkanitler kalk-alkalen karaktere sahiptirler. İlksel manto (İM)'ya normalize edilmiş iz element değişim diyagramlarında büyük iyon yarıçaplı litofil element (BİLE; Sr, K2O, Rb, Ba), Th ve Ce bakımından zenginleşme, Zr, Y, Nb, Ta ve TiO bakımından fakirleşme ile karakterize edilen yitim imzasına sahiptirler. Ayrıca, kondrite normalize edilmiş nadir toprak element (NTE) dağılımları, kayaçların düşük-orta derecede zenginleştirklerini göstermiştir (LaN/LuN=2-3.4). Volkanitlerin ana magmasının gelişiminde fraksiyonel kristallenmenin rolü magma karışımı ve asimilasyonfraksiyonel kristalleşmeye (AFC) göre daha etkindir. Tüm bu veriler ışığında Kampaniyen yaşlı volkanitlerin ana magmasının yitim etkisiyle, daha çok akışkanlar tarafından metazomatizmaya uğratılmış spinel lerzolitik bileşimdeki zenginleşmiş bir kaynaktan türediği ve daha sonra kabuk içerisinde özellikle fraksiyonel kristallenme ve daha az oranda da magma karışımı gibi magmatik olayların etkisiyle geliştiği düşünülmektedir
- MakaleYalnız künye2017Regional and Temporal Analyses of the Current Earthquake Activity in and around the North Anatolian Fault Zone
Öztürk, Serkan
In this study, the regional and temporal variations of seismicity in and around the North Anatolian Fault Zone, one of the most seismically active strike slip fault systems in the World, are analyzed by using the seismotectonic b-value, fractal dimension Dcvalue, precursory seismic quiescence Z-value and correlations with each other. In order to produce an up-to-date and reliable statistical relation, several regression methods are tested. In and around the NAFZ, the relation of Dc=2.46-0.58*b having a very strong negative correlation coefficient, r=-0.98, is calculated as a more reliable relation. Significant fluctuations are observed in the temporal changes of b and Dc-values and the decreasing in b-value and thus the increasing trend in Dc-value between the years of 2012 and 2013 may be important in terms of the next earthquake potential in and around the NAFZ. The b-values lower than 1.0 and also the Dc-values larger than 1.85 are observed in the regions covering the vicinity of Düzce fault and the Black Sea coast, the vicinity of Pülümür fault and Erzincan, between Pülümür and Karlıova, Sancak-Uzunpınar and Göynük fault zones. At the beginning of 2016, seismic quiescence anomalies are observed in and around Enez, the north of Etili fault, Çanakkale and Edremit, Tekirdağ-Silivri and Marmara Sea, the part of Black Sea and the vicinity of Yalova-İzmit, the northern part of Manyas fault, İznik-Gebze, Düzce fault and the Black Sea coast, İsmetpaşa segment and Laçin-Merzifon fault zone. The regions having both the smallest b-value and the largest Dc-value with the high Z-value are the vicinity of Düzce fault and the Black Sea coast. As an important result, the combination of these seismotectonic parameters may supply some important evidences in order to reveal the next earthquake potential in and around the NAFZ and, these anomaly areas may be interpreted as the possible locations of the next earthquakes.
- MakaleYalnız künye2016Mescitli (Torul/Gümüşhane) ve Çevresindeki Eosen Yaşlı Volkanik Kayaçların Petrografik, Jeokimyasal ve Petrolojik Özellikleri
Kaygusuz, Abdullah; Şahin, Kübra
Doğu Pontid'lerin Güney Zonunda Mescitli (Torul/Gümüşhane) ve çevresinde yüzeylenen Eosen yaşlı volkanik kayaçlar mineralojik, petrografik ve jeokimyasal olarak incelenmiştir. Mescitli volkanitleri bazaltik andezit, bazaltik traki andezit, traki andezit, andezit, dasit ve riyolit bileşiminde olup, başlıca plajiyoklas, alkali feldispat, kuvars, hornblend, ojit ve biyotit minerallerinden oluşurlar. Volkanitler kalk-alkali karakterli olup, orta-yüksek K içeriğine sahiptirler. Büyük iyon yarıçaplı litofil elementler ve hafif nadir toprak elementlerce zenginleşmiş, yüksek çekim alanlı elementler bakımından tüketilmişlerdir. Kondrite normalize edilmiş nadir toprak element dağılımları, düşük-orta derecede zenginleşmeyle konkav şekilli olup (LaN/LuN=514), volkanitleri oluşturan kayaçların benzer kaynaktan itibaren oluştuklarını gösterirler. Volkanitlerin gelişiminde başlıca ayrımlaşma, daha az oranda da özümleme ± magma karışımı rol oynamıştır. Tüm bu veriler, volkanitlerin köken magmasının muhtemelen daha önce yitimle ilişkili olaylardan türeyen sıvıların metazomatizması yoluyla zenginleşmiş, yarı kıtasal litosferik manto kaynağı olabileceğini gösterir
- MakaleYalnız künye2016Investigation of the Ünlüpınar, Eylence Yayla (Kelkit-Gümüşhane) Epithermal Pb-Zn±Au Mineralization with Gamma Ray Spectrometer Measurements
Maden, Nafiz; Kahveci, Nezaket
In this study, the values of Potassium (K40), Uranium (eU), Thorium (eTh) and total dose rates in 320 stations were acquired through a high-sensitivity gamma-ray spectrometer. The maps of the Potassium (K40), Uranium (eU), Thorium (eTh) and total dose rates with theirs computed ratio maps are plotted. It is seen that the high magnitude of the anomalies are located through the fault lines related to the enrichment of K by evaluating these ratio maps. High K/eTh, K/eU and Efimov F-Parameter (KeU/eTh) anomalies point out the alteration zones with transmitting hydrothermal ore solutions. It is seen that the ore zones associated with the alteration could be determined with the gamma ray spectrometry, which is fast and economics method. Also, the high amplitude areas in the Efimov F-Parameter map demonstrate the potential ore zones and might be the mine drilling points.
- Proje2016Eosen Yaşlı Volkaniklerde (Gümüşhane, KD Türkiye) Gözlenen Hidrotermal Alterasyonlar ile Cevherleşmelerin, Jeolojik, Jeokimyasal, Kökensel ve Altın Potansiyeli Açısından İncelenmesi
Aydınçakır, Emre; Akaryali, Enver; Gücer, Mehmet Ali
-
- Proje2016Avliyana (Torul-Gümüşhane) Antimonit Cevherleşmesinin Jeolojisi-Mineralojisi ve Kökeninin Araştırılması
Kaygusuz, Abdullah; Vural, Alaaddin
Projenin amacı, Gümüshane Torul Ilçesi sınırları içinde bulunan Avliyana antimonit cevherlesmesinin; jeolojisi, mineralojik özellikleri ve kökeninin arastırılmasıdır. Avliyana antimonit cevherlesme sahasında, Üst Kretase yaslı sedimanter kayaç arakatkılı andezit lav ve piroklastlar ve bu kayaçlara sokulum yapmıs Eosen yaslı diyorit, kuvars diyorit, kuvars monzodiyorit bilesimli intrüzif kayaçlar yüzeylenmektedir. Sahada, granitik genç intrüzif kayaçlar ve bu kayaçların sokulum yaptıgı yankayaçlarda hidrotermal damar tipte gelismis antimonit cevherlesmesi mevcuttur. Cevherlesmenin oldugu bölgede yaygın olmamakla birlikte, silislesme, killesme, hematitlesme, limonitlesme, yer yer epidotlasma ve kloritlesmeler seklinde hidrotermal alterasyonlar gözlenmistir. Antimonit cevherlesmelerinin 20?100 cm arasında degisen kalınlıklardaki silislesmelerin gelistigi hematize-limonitize zon içinde 2-10 cm arasında degisen kalınlıklarda olustugu tespit edilmistir. Sb cevherlesmesi ile Ag ve Au elementi arasında çok güçlü olmamakla birlikte dogru orantılı bir iliski görülmüs, Sb cevherlesmesinin yogunlastıgı kesimde Clark degerlerine göre bir miktar yüksek Ag ve Au degerlerinin oldugu tespit edilmistir. Sıvı kapanım çalısmalarında homojenlesme sıcaklıkları 150-380 oC arasında, ortalama 234 oC bulunmustur. Cevherlesmeyle iliskili sıvıların tuzlulugun ise düsük oldugu tespit edilmistir (% 0.16- 3.67 NaCl esdegeri). Cevherlesme ile iliskili oksijen ve kükürt izotop verileri dikkate alındıgında, cevherlesmeyi olusturan akıskanların magmatik kökenli oldugu, meteorik suların da cevherlesmede katkı verdigi anlasılmıstır (?18O, silikatlarda, süfatlarda ise ? 8.0 ile 11.0 arasında; ?34S antimonit minerallerinde ? -0.2 ile 1.47 arasında; sülfatlarda ? 2.3 ile 14.1 arasındadır). Alterasyon ürünü serizit ve illitlerden yapılan K-Ar ve granitik kayaçlardan yapılan U-Pb analizlerinde 44.17±0.49 Ma ile 45.60 ±0.55 Ma arasında degisen yaslar tespit edilmis olup, sahadaki cevherlesmenin Avliyana granitoyidinin sokulumu ile iliskili oldugu sonucuna varılmıstır.
- Proje2016Egrikar (Torul, Gümüshane, Kd Türkiye) Skarn Cevherlesmesinin Mineral Kimyası, Sıvı Kapanım Ve Duraylı Izotop Bilesimlerinin Arastırılması
Saydam Eker, Çiğdem; Kaygusuz, Abdullah; Vural, Alaaddin; Sipahi, Ferkan
Egrikar Fe?Cu skarn yatagı Gümüshane?nin (KD Türkiye) yaklasık 100 km kuzeybatısında bulunmaktadır. Inceleme alanı, tabanda Geç yaslı Kretase Egrikar Monzograniti, bunun üzerine sırasıyla andezit, kireçtası içeren dasit ve hornblenli andezitten olusmaktadır. Bu kayaçlar Orta Eosen yaslı Erik Granitoyidi (granodiyorit ve diyorit) tarafından kesilmektedir. Andezitler, porfirik, camsı ve bosluklu dokuda olup plajiyoklaslardan olusmaktadır. Dasitik kayaçlar porfirik dokuda olup, baslıca kuvars, plajiyoklas, biyotit ve opak minerallerden olusmaktadır. Kireçtasları ise yer yer mermere dönüsmüs ve kristalize olmustur. Hornblendli andezitler mikrogranü porfirik ve glomeroporfirik dokulu olup ve plajiyoklas, hornblend, biyotit ve kuvars minerallerini içermektedir. Geç Kretase yaslı Egrikar monzograniti baslıca plajiyoklas, kuvars, ortoklas, biyotit ve muskovitten olusmaktadır. Orta Eosen yaslı Erik Granitoyidi ise granodiyorit ve diyorit bilesimli olup plajiyoklas ve hornblend minerallerinden ibarettir. Egrikar Fe-Cu skarn yatagındaki volkanitler kalk-alkali karakterdedir. Egrikar Monzograniti orta K?lu kalk-alkali bilesimde olup peralüminyum karakterdedir. Egrikar Monzogranitinin iz element karakteristikleri, genel olarak yay granitlerine benzerlik gösterirler. Erik Granitoyidi orta K?lu kalk-alkali özellikte ve metalüminyum karakterdedir. Egrikar Fe-Cu skarn sahasında Fe-skarn ile iliskili Erik Granitoyidi çarpısma sonrası meydana gelmistir. Erik Granitoyidi?nin kireçtasına sokulumu sonucu dokanak metamorfizması olusmus ve skarn zonu gelismistir. Granitoyidden kireçtasına dogru endo- ve ekzoskarn zonlarının olustugu belirlenmistir. Skarn zonunda piroksen, granat, epidot, kuvars, kalsit ve aktinolit-tremolit skarn minerallerini olusturmaktadır. Skarn zonunda piroksen türü hedenberjit, granat türü andradit ile grossular andradittir. Egrikar Fe-Cu skarn yatagının cevher minerallerinin parajenezi manyetit, pirit, hematit, kalkopirit, altın ve nabit bakırdan olusmaktadır. Ikincil cevher mineralleri olarak götit, limonit, dijenit, malakit, azurit, bornit ve lepidokrozit belirlenmistir. Egrikar Fe-Cu skarn yatagındaki endo-ekzoskarn zonunda hedenberjit, epidot ve kuvars minerallerinde yapılan sıvı kapanım çalısmalarında, sıvı kapanımlar birincil ve Tip I kapanımlar olarak sınıflandırılmıstır. Hedenberjit, epidot ve kuvarslarda yapılan sıvı kapan çalısmalarında sıcaklık 200-425 ve tuzluluk % 2.7-15.38 arasında olup skarn kökeni desteklemektedir. Hedenberjit, granat, manyetit, epidot, amfibol, kuvars ve pirit minerallerinden belirlenen oksijen ve kükürt izotop degerleri dar bir aralıkta degismekte ve magmatik kökeni desteklemektedir. Endo-ekzoskarn geçis zonu için hedenberjit-granat çiftinin mineral kimyasından 446-377 oC sıcaklık ve ekzoskarn zonunun termodinamik sartları manyetitepidot çiftinin izotop bilesiminden 255-438oC olarak belirlemistir. Sıcaklık degisimine baglı olarak düsük kükürtlü, nispeten yüksek oksitli magmatik sıvılardan itibaren mineral çökelimi gerçeklesmistir. Egrikar Fe-Cu skarn yatagında; piroksenin hedenberjit, granatın andradit ve grossular andradit türünde, bol manyetit, hematit ve çok az pirit ve kalkopirit bilesimli olması, sıvı kapanım sonucu elde edilen sıcaklık ve tuzluluk verileri ile skarn minerallerinin duraylı izotop bilesimleri bu yatagın magmatik sıvılardan baslangıçta düsük sülfürlü sonradan yüksek oksitli sartlar altında sıg sokulum sonucu olustugunu göstermektedir.
- Proje2016Demirözü (Bayburt) Permo-Karboniferi ReyikOkyanusu Kalıntısı mı? Sakarya Zonu Erken-OrtaPaleozoyik Jeodinamik Evrimi İçin Yeni Bulgular
Alçiçek, Mehmet Cihat; Dokuz, Abdurrahman; Aydınçakır, Emre; Kandemir, Raif
Sakarya Zonu?nun doğusunda (Doğu Pontidler) yüzeyleyen Erken Karbonifer yaşlı Cebre Riyoliti Variskan temele ait az sayıdaki yüzey kayaçlarından biridir. Zirkon U-Pb yaşlandırması Cebre Riyoliti?nin 341.8±0.60 my önce Variskan temele yerleştiğini öngörmektedir. S-tipi granitlere benzer şekilde, Al-silikat fazlarından kordiyerit ve muskovit içerir ve güçlü peralümin bir jeokimyasal karaktere sahiptir. Birime ait kayaçların Sr-Nd-Pb izotopik oranları, alt kabuk ile uyumludur. Jeokimyasal ve izotopik veriler Cebre Riyolitinin çarpışma sırasında kilce zengin bir sedimanter kökenden itibaren kısmi ergime yolu ile oluştuğuna işaret etmektedir. Önerilen jeodinamik modelde, Reyik Okyanusu?nun kapanmasını takiben Lavrazya?dan kopan kıtasal yay ile Gondwana?nın Erken Karbonifer?de çarpışması öngörülmektedir. Çarpışma, kısa bir süre sonra, okyanusal litosfer delaminasyonu tarafından izlenmiştir. Okyanusal litosfer tarafından boşaltılan kısmın yükselen astenosfer tarafından hızlı bir şekilde doldurulması metamorfizma ve kısmi ergime için gerekli ısıyı sağlamıştır. Geç Paleozoyik yaşlı sedimanter istif, Variskan sonrası jeolojik olayların kaydedildiği çok az sayıdaki otokton birimlerden biridir. İstif, Variskan temele ait Erken Karbonifer yaşlı düşük dereceli metamorfitleri ve Cebre Riyoliti?ni uyumsuz olarak örter. Geç Paleozoyik istifi tabanda 610 m kalınlığında kuvars arenit ve kireçtaşlarının sekansiyel ardışmından oluşan Çatalçeşme Formasyonu ile başlar. Üzerine, çakıltaşları ile başlayan ve üste doğru sırasıyla arkozik arentlere ve şeyllere geçiş yapan 880 m kalınlığındaki Hardişi Formasyonu uyumlu olarak gelir. U-Pb kırıntı zirkon yaşları her iki formasyon için ~300 ? 2870 my arasında değişmekle birlikte, ana yaş popülasyonları 300 ? 350 my arasındadır. Bununla birlikte Çatalçeşme kumtaşlarına ait 7 adet zirkon Permiyen (298 ? 258 My) yaşı üretmiştir. Çatalçeşme kumtaşları pasif kenar ortamlarına ait kayaçlara benzer jeokimyasal özelliklere sahiptir. Buna karşılık Hardişi kumtaşları yitimle ilişkili ortamların jeokimyasal özelliklerini taşır. Jeokimyasal ve izotopik veriler, Variskan deformasyonlarını takiben Gondwana?nın kuzey kenarı boyunca açılan kısa ömürlü bir kenar havzada çökeldiklerine işaret etmektedir. Mermer, kireçtaşı ve kumtaşı blokları yanı sıra MORB ve IAT karakterli bazik bloklar da içeren Çamdere Ofiyolitik Karışığı?nın, kenar havzanın kapanması sırasında kıtasal kabuk üzerine yerleştiği öngörülmektedir.
- MakaleYalnız künye2015Ünlüpınar (Kelkit-Gümüşhane) Pb-Zn±Au Cevherleşmesinin Jeolojik, Jeokimyasal ve Kökensel Olarak İncelenmesi
Akpınar, İbrahim; Akbulut, Kübra; Aydınçakır, Emre; Akaryali, Enver
İnceleme alanı Gümüşhane ilinin güneyinde yer alan Kelkit İlçesi Ünlüpınar (Pekün) Beldesine bağlı Eylence Yayla ve Emirinkomu Köyü yakın çevresini kapsamaktadır. Çalışma alanında Kurtoğlu Metamorfikleri, Şenköy Formasyonu ve Köse Granitoyidi yer almaktadır. Detay inceleme yapılan alan ve yakın çevresindeki birim Erken-Orta Jura yaşlı Şenköy Formasyonu'na ait bazalt, bazaltik andezit ve piroklastları oluşturmaktadır. Eylence Yayla ve Emirinkomu mevkiinde yer alan Zn-Pb-Cu ± Au cevherleşmesi tamamen Şenköy Formasyonuna ait bazaltik andezitler içinde K20D doğrultularındaki kırık hatlarına yerleşmiştir. İnceleme alanında cevherleşmenin parajenezini ortaya çıkarmak içinde çalışma sahasından sistematik örneklerden parlak kesitler yapılarak, cevher mikroskobisi altında incelenmiştir. Cevherleşmenin parajenezi oluşum sırasına göre pirit, kalkopirit, sfalerit, galen, altın, kuvars ve kalsit olarak tespit edilmiştir. Arazide yapılan gözlemler sonucunda alterasyon türleri olarak hematitleşme, limonitleşme ve kükürtleşme tespit edilmiştir. Sıvı kapanım analiz sonuçlarına göre cevherleşmenin oluşum sıcaklığının 80-2800C arasında değiştiği, kükürt izotop termometresine göre ise cevherleşmenin oluşum sıcaklığının ortalama 2640C olduğu belirlenmiştir.
- MakaleYalnız künye2015Depremselliğin Fraktal Boyutu ve Beklenen Güçlü Depremlerin Orta Vadede Bölgesel Olarak Tahmini Üzerine Bir Modelleme: Doğu Anadolu Bölgesi, Türkiye
Öztürk, Serkan
Bu çalışma kapsamında, Doğu Anadolu bölgesi (Türkiye) için depremlerin oluş sürecindeki düzensizliklerinin bir ölçüsü olan fraktal boyut ile beklenen depremlerin orta vadede bölgesel olarak tahmini üzerine bir modelleme yapılmıştır. Bu amaçla, öncelikle Doğu Anadolu bölgesi depremleri için sismotektonik b-değeri ile fraktal boyut Dc-değeri arasında en uygun ve en güvenilir istatistiksel ilişki belirlenmeye çalışılmıştır. Bu uygulama için; (1) En Küçük Kareler Yöntemi (L2 Norm), (2) En Küçük Toplamlı Mutlak Sapma (L1 Norm), (3) Ortogonal Regresyon (Toplam En Küçük Kareler) ve (4) Robust Regresyon olmak üzere dört farklı regresyon yöntemi uygulanmıştır. Ayrıca, göreceli yoğunluk ve oluşum bilgisi haritalarının birleştirilmesi ile Doğu Anadolu bölgesinde beklenen güçlü depremlerin bölgesel olarak tahmini için birleşik tahmin haritası oluşturulmuştur. Analizler için kullanılan deprem kataloğu, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden derlenmiştir. Katalog, süre magnitüdü MD için homojendir ve 1 Ocak 1970 ile 1 Ocak 2014 yılları arasında magnitüdü 1.0-6.6 arasında değişen 30462 depremi içermektedir. Birincil amaç olarak, Doğu Anadolu bölgesi için fraktal boyut Dc-değeri ve sismotektonik parametre b-değeri ile tanımlanan uzay, zaman ve magnitüd dağılımlarındaki fraktal bir yapıya sahip olan depremselliğin ortaya konması hedeflenmiştir. Bölgesel ölçekte detaylı bir değerlendirme yapabilmek için, Doğu Anadolu bölgesi 19 farklı sismotektonik alt bölgeye ayrılmıştır. İki sismotektonik parametre arasında daha güncel ve güvenilir bir istatistiksel ilişki hesaplayabilmek için, dört farklı regresyon kullanılmıştır. Her bir regresyon için, ilişki katsayıları ile birlikte aşağıdaki doğrusal ilişkiler elde edilmiştir: İkincil amaç olarak, Doğu Anadolu bölgesi için depremlerin yoğunluğuna ve oluşum bilgilerine dayalı bir birleşik deprem tahmin haritası oluşturulması hedeflenmiştir. Analiz için, 1970-2014 yılları arasında 40 km'den daha sığ ve kesme magnitüdü Mc>=3.4 olan depremler kullanılmıştır. Tahmin haritasının bölgesel görünümü için, 0.075? x 0.075?'lik bir bölgesel grid aralığı kullanılmış ve olası MD?5.0 olan depremler için bölgesel olarak bir tahmin yapılmaya çalışılmıştır. 1 Ocak 1970 ile 1 Ocak 2024 yılları arasında Doğu Anadolu bölgesinde beklenen güçlü depremlerin orta vadede bölgesel olarak tahmin edilebilmesi için birleşik tahmin haritası hazırlanmıştır. Analiz sonucunda, Doğu Anadolu bölgesinde bazı bölgeler gelecekteki deprem potansiyeli açısından tehlikeli bölgeler olarak belirlenmiştir. Bu bölgeler; Aşkale fayı ve civarı, Van Gölü'nün batısı (Süphan fayı ile Erciş fayı arası), Yüksekova-Şemdinli fay zonu civarı, Ovacık fayı civarında ve kuzey kesimleri, Doğu Anadolu fay zonu üzeri ve güney batı ucu, Kuzey Anadolu fay zonunun Muş Bindirme zonu ile Pülümür fayı arasında kalan kısmı. Sonuç olarak, anomalilerin gözlendiği bu bölgelere dikkat edilmesi ve deprem aktivitesinin takip edilerek diğer jeofizik yöntemlerle birlikte değerlendirilmesi önerilir.
- MakaleYalnız künye2015Dolgu Zeminine Ait Birim Hacim Ağırlık Değeri Değişiminin Konsol Bir İstinat Duvarının Sismik Davranışı Üzerindeki Etkileri
Kara, Osman; Çakır, Tufan
Bu çalışmanın temel amacı, zemin-yapı etkileşimini dikkate alarak deprem etkisindeki konsol bir istinat duvarının davranışı üzerinde dolgu zeminine ait birim hacim ağırlık değeri değişiminin etkilerini incelemektir. Bu amaçla üç farklı temel zemini sistemi ve dört farklı dolgu birim hacim ağırlığı değeri dikkate alınarak zemin-yapı modelinin zaman tanım alanında sonlu elemanlar yöntemiyle dinamik analizleri yapılmıştır. Oluşturulan modelde dolgu-konsol istinat duvarı etkileşimini dikkate alabilmek için ara yüzey elamanları kullanılmıştır. Zemin ortamın sonsuzluğundan kaynaklanan radyasyonel sönüm ve dalga yansıma etkileri zemin sınırlarında viskoz sönümleyiciler kullanılarak göz önüne alınmıştır. Ayrıca zeminin malzeme bakımından doğrusal olmayan davranışı Drucker-Prager kırılma kriteri ile dikkate alınmıştır. Zemin-yapı modelinin dinamik analizleri 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremi Yarımca kaydı Kuzey-Güney bileşeni kullanılarak ANSYS programı ile gerçekleştirilmiştir. Çözümlemelerde doğrudan entegrasyon yöntemlerinden Newmark yaklaşımı kullanılmıştır. Çözümleme sonuçları duvar yatay yerdeğiştirmeleri ve duvar kritik kesitlerinde meydana gelen gerilmeler üzerinden karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, zemin-yapı etkileşiminin konsol istinat duvarının deprem davranışı üzerinde etkin bir parametre olduğunu ve tasarım sürecinde mutlaka dikkate alınması gerektiğini, ancak dolgu zemini birim hacim ağırlığı değeri değişiminin duvar sismik davranışı üzerinde ihmal edilebilir düzeylerde bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir.
- MakaleYalnız künye2015Assessment of the Rock Slopes by Kinematic and Limit Equilibrium Methods on the Bağlarbaşı-Tekke (Gümüşhane) Motorway
Özkirişçi Oktay, Ceren; Gurocak, Zulfu; Alemdag, Selcuk
Kinematic analysis method is one of the widely used methods to evaluate potential failures such as planar, wedge and toppling in rock slopes. In this method, orientations of slope and discontinuity with the friction angle of the discontinuities planes are used to analyze possible failure types. However, the reliability of the results obtained from kinematical analyses is not sufficient for optimum slope design. For this reason, it is necessary that the results of kinematical analyses should be controlled using limit equilibrium or numerical analyses. In this study, stability of rock slopes on the highway of Bağlarbaşı-Tekke (Gümüşhane) was investigated using kinematical and limit equilibrium analyses. The results of thekinematical analyses showed that there may be planar and wedge type instabilities for the rock slopes numbered 5, 6, and 7. The limit equilibrium analyses conducted for the types of plane and wedge show that the rock slopes numbered 5 and 6 are instable while number 7 is stable
- Proje2015Canca (Gümüşhane) alterasyon sahasında toprak ve bitki jeokimyası çalışmaları ile altın potansiyelinin araştırılması
Vural, Alaaddin
-
- MakaleYalnız künye2014Toprak ve akasya ağacı sürgünlerindeki ız / ağır metal dağılımı, Gümüşhane - Türkiye
Vural, Alaaddin
Bu çalışmada Gümüşhane şehir merkezinden geçen karayolu kenarındaki topraklarda ve bu topraklarda yetişmiş akasya (Robinia pseudoacacia L.) ağaçlarının 1-2 yıllık sürgünlerinde ağır metal/iz element birikimleri araştırılmıştır. Topraklardaki ağır metal içerikleri Zenginleşme Faktörü (EF) ve Jeobirikim indeksi (Igeo) parametreleri kullanılarak, bitkilerdeki ağır metal içerikleri ise Biyo Birikim Faktörü (BAF) ile incelenmiştir. Igeo verilerine göre toprağın Cr, Co, Cu, Rb, Sr bakımından kirlenmemiş, V, Ni, ve Zn bakımından kirlenmemiş-orta kirlilikte olduğu, As bakımından orta aşırıca-aşırı kirli, Pb bakımından ise orta-aşırı derecede kirlenmiş olduğu görülmüştür. EF parametrelerine göre ise Cr, Co, Sr ve Baca yok-az derecesinde zenginleştiği, Ni ve Cuca yok-orta derecede, Zn açısından az-aşırı, Asce aşırı-çok aşırı ve Pbca ise az-çok çok aşırı zenginleştiği gözlenmektedir. Akasya sürgünlerinin iz/ağır element içeriklerinin genel olarak akasya için normal değerler içinde olmakla birlikte, Cu, Fe, Mo, Ni, Sr ve Zn konsantrasyonlarının bazı örnek noktalarında normal değerlerin üst sınırlarının üstünde ve/veya bu değerleri aşmış olduğu tespit edilmiştir.
- Proje2014Altınpınar (Torul-Gümüşhane) cevherleşmesinin mineral kimyası, sıvı kapanım çalışmaları, duraylı izotop sistematikleri
Türk, Enes; Akaryali, Enver; Şal, Fatih
-
- MakaleYalnız künye2014Köprü Ayakları Etrafındaki Koruyucu Kaplamanın Bilgisayar Destekli Tasarımı
Yildirim, M. Sinan; Yanmaz, A. Melih
Akarsu geçişli köprülerde, akım alanı içerisinde kalan köprü ayakları çevresinde gelişenyerel oyulmalar, köprü emniyetini olumsuz etkilemektedir. Özellikle mevcut köprülerde,taban oyulmalarını önlemek için yapılan düzenleme yapılarının nitelikli bir şekilde tasarımıve uygulanması ile köprülerde meydana gelen hasarların önüne geçmek mümkünolmaktadır. Bu çalışma kapsamında, köprü açıklığındaki oyulmalara karşı literatürde kabulgören kriterlere göre ayaklar etrafına yapılacak çeşitli kaplamaların tasarımı için VB.Netdilinde bir bilgisayar programı geliştirilmiştir. Programın uygulaması için Türkiyenin Rizeilinde yer alan mevcut bir köprü projesi ele alınmış; akım, taban malzemesi ve yapısalözellikler göz önünde tutularak köprü bölgesindeki olası yatak oyulmaları belirlenmiştir.Elde edilen değerler ışığında çeşitli koruma yapısı seçenekleri arasından yapısal, zemin,hidrolik ve ekonomi gibi etmenleri göz önünde bulunduran bir seçim kriteri yardımı ilekısmi harçlı riprapın anılan köprü projesi için uygulanabilirliği teyit edilmiştir.
- Proje2013Doğu pontid kuzey zonunda yüzeylenen paleozoyik yaşlı granitlerin U-Pb zirkon yaşlandırması, Sr-Nd-Pb-O izotop sistematikleri ve jeodinamik evrimi
Kaygusuz, Abdullah; Arslan, Mehmet; Sipahi, Ferkan
-
- MakaleYalnız künye2012Coğrafi bilgi sistemleri tabanlı heyelan duyarlılık haritalarının hazırlanmasına bir örnek: Çayeli (Rize, KD Türkiye)
Dağ, Serhat; Bulut, Fikri
Ülkemizin en fazla yağış alan ve engebeli bölgelerinden biri olan Karadeniz Bölgesi’nde ve özellikle de Doğu Karadeniz Bölümü’nde meydana gelen doğal afetlerin başında heyelanlar gelmektedir. Bölge açısından heyelanların oluşturduğu hasar, uzun vadede dikkate alındığında, depremden daha fazladır. Bu çalışmada, Çayeli yöresinde 2002 yılı temmuz ayındaki sağanak yağış sonucunda meydana gelen heyelanlar araştırılmış ve inceleme alanının heyelan duyarlılık haritası hazırlanmıştır. İlk olarak heyelan envanter haritası oluşturulmuş ve toplam 149 adet heyelan haritalanmıştır. Arazi incelemeleri sonucunda litoloji-ayrışma, yamaç eğimi, yamaç eğim yönü, arazi örtüsü, yükseklik, akarsuya yakınlık faktörleri, heyelana neden olan parametreler olarak değerlendirilmiştir. İnceleme alanına ait topoğrafik ve tematik haritalar kullanılarak Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) tabanında parametre haritaları üretilmiştir. Haritalar mevcut heyelanlarla ilişkilendirilerek frekans oranı değerleri belirlenmiştir. Bu değerlendirmelere göre, tamamen ayrışmış dasit ve piroklastitleri ile tamamen ayrışmış andezit-bazalt ve piroklastitlerinin heyelan oluşumunda etkili olduğu düşünülmektedir. Yine eğim sınıflarından 0º - 20º arası, yamaç eğim yönü sınıflarından kuzey-kuzeydoğuya bakan yamaçlar, topoğrafik yükseklik sınıflarından 0 - 200 m arasındaki yükseklik sınıfları elde edilen değerlere göre önemli görülmüştür. Benzer şekilde tarımsal alan ve yerleşim alanlarından oluşan arazi sınıfları ile 0 - 100 m arasındaki akarsuya yakınlık sınıfları da ikili karşılaştırmalarda önemli olarak değerlendirilen parametre sınıflarıdır. Daha sonra ağırlık değerleri hesaplanmış ve bu değerler dikkate alınarak heyelan duyarlılık haritası üretilmiştir. Son olarak üretilen haritanın performansını analiz etmek için mevcut heyelanlarla duyarlılık haritası karşılaştırılmış ve mevcut heyelanların % 81’inin duyarlı, yüksek ve çok yüksek duyarlı alanlarda bulunduğu belirlenmiştir.
- Proje2012Doğu pontid kuzey zonu ve kuzey-güney zon geçişinde yüzeylenen kretase-paleosen yaşlı granitoyidik sokulumların petrokimyası, Sr-Nd-Pb-O izotop jeokimyası, jeokronolojisi ve jeodinamik gelişimi
İlbeyli, Nurdane; Kaygusuz, Abdullah; Arslan, Mehmet; Sipahi, Ferkan
-
- MakaleYalnız künye2011Doğal taş ocaklarında blok hacminin belirlenmesi için RQD ve Jᵥ’nin kullanılabilirliği
Yilmaz, Ali Osman; Çapik, Mehmet; Kaya, Ayberk; Alemdag, Selcuk
Bu çalışmada, Doğankent (Giresun) yöresinde yüzeylenen Harşit Granitoyidi’nden üretilebilecek blokların hacminin belirlenmesinde, Kaya Kalite Göstergesi (RQD) ve Hacimsel Eklem Sayısı (J ᵥ) parametrelerinin kullanılabilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla, pilot çalışma alanı olarak bir ocak seçilmiş ve açılan şevlerde hat etüdü çalışmaları yapılarak, süreksizliklerin özellikleri tayin edilmiştir. Harşit Granitoyidi’nden elde edilebilecek Blok Hacminin belirlenmesinde Kaya Kütle İndeksi (RMi) sınıflama sisteminde girdi parametresi olan blok hacmi (Vb) kullanılmıştır. Vb değerinin belirlenmesinde kullanılan Jv ve RQD değişkenleri ocak içindeki farklı şevlerde yapılan süreksizlikler arası ölçümler ile belirlenmiştir. RMi sınıflamasında kullanılan Blok Şekli Faktörüne (β) göre yapılan değerlendirmede blokların genellikle “kompakt, hafifçe uzun-düz” şekilli olduğu tesbit edilmiştir. Blok hacminin belirlenmesinde kullanılan parametrelerden RQD değişkeninin sınırlamalar içermesi nedeniyle, blok hacminin hesaplanmasında J ᵥ değerlerinin kullanılması tercih edilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Harşit Granitoyidi’nden üretilecek blokların ortalama hacminin Vb= 7.15 m³ olduğu belirlenmiş olup, bu değer ticari olarak değerlendirilebilecek blok hacmi aralığındadır.






