Yazarlar
- Karimullah, Suud Sarim(17)
- Özbek, Mehmet Ferhat(8)
- Gönan, Yavuz(7)
- Tang, Thomas Li-Ping(7)
- Türkkan, Tuğba(7)
- Demirbağ, Orkun(6)
- Dinç, Artum(6)
- Limon, Onur(6)
- Uzun, Sevda(6)
- Akande, Adebowale(5)
- Allen, Michael W.(5)
- Ansari, Mahfooz A.(5)
- Arias-Galicia, Fernando(5)
- Borg, Mark G.(5)
- Canova, Luigina(5)
- Charles-Pauvers, Brigitte(5)
- Cheng, Bor-Shiuan(5)
- Doğan, Kadir Caner(5)
- Du, Linzhi(5)
- Gürdal, Elif(5)
- Ibrahim, Abdul Hamid Safwat(5)
- Jen, Chin-Kang(5)
- Kazem, Ali Mahdi(5)
- Keyifli, Nazlı(5)
- Kim, Kilsun(5)
- Luna-Arocas, Roberto(5)
- Malovics, Eva(5)
- Manganelli, Anna Maria(5)
- Moreira, Alice S.(5)
- Mpoyi, Richard T.(5)
- Pholsward, Ruja(5)
- Polic, Marko(5)
- Skobic, Petar(5)
- Stembridge, Allen F.(5)
- Sutarso, Toto(5)
- Tang, Theresa Li-Na(5)
- Urbain, Caroline(5)
- Uğur, Candan Yılmaz(5)
- Vlerick, Peter(5)
- Yeşilçayır, Celal(5)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2023Siber Güvenlik Açısından Savaş Yönetim Sistemleri ve Türkiye
Gürdal, Elif
Ulusal güvenliğin bir parçası olarak kabul gören siber güvenlik konsepti bu çalışmada devletlerin kendi başlarının çaresine bakma (self-help) yaklaşımıyla yorumlanmaktadır. Özellikle askerî birimlerde kullanılan Savaş Yönetim Sistemleri (SYS) gibi dijital yeniliklerden kaynaklı saldırı kaynağı, yeri, türü gibi belirsizlik arz eden siber savaş ortamına karşı devletler garanti siber güvenlik tedbirleri almaya yönelecektir. Çalışmada amaç siber güvenliğin ulusal güvenlikteki payının büyüdükçe devletlerin kendi başının çaresine bakma eğiliminin arttığını vurgulamaktır. Ayrıca siber güvenlik; mühendislik anlayışı bakımından değil, uluslararası ilişkilerdeki güç unsuru bakımından ele alınmıştır. Bunun için çalışma askerî teçhizatların yerli üretilme konusunu ve siber güvenliğini analiz etmeye çalışmaktadır. Çalışmanın teorik dayanağı savunmacı realist yaklaşımdır. Bu açıdan yapısalcı bir yaklaşım üzerinden askerî dijital yeniliklerin yeri oturtulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın inceleme alanı Türkiye’deki SYS’dir. Türk menşeili savunma sanayi şirketleri ve Savunma Bakanlığı verileri üzerinden bir çalışma yapılmıştır. Ayrıca uluslararası enstitü indeksleri ile siber veri indekslerinden yararlanılmış ve bu alandaki önemli kurumlarla iletişim kurulmuştur. Sonuç olarak, Türkiye üzerinden yapılan bu çalışmada siber güvenlik ulusal güvenlikle özdeşleştirilmiştir. Siber güvenlik endişeleri Türk askerî dijital sistemlerinin millî üretimler olması gerekliliğinde bir etken olmuştur. Siber güvenliğin ulusal güvenlikteki rolü büyüdükçe devletlerin kendi başının çaresine bakma eğilimi artmaktadır. Ayrıca Türkiye’nin savunma sanayinde yerli üretimlere yöneldiği ancak bunu saldırgan eğilimle değil savunmacı bir perspektifle uyumlu olarak yaptığı görülmüştür.
- MakaleAçık Erişim2023İran’ın fars eyaletinde hamse konfederasyonu ve oymakları hakkında bir inceleme
Yanar, Senay
Bu makale, İran'ın güneyinde yer alan Fars eyaletinde 19. yüzyılın ikinci yarısı ile 20. yüzyılın ortaları arasında siyasi bir topluluk halinde varlığını sürdüren konar-göçer, Türk dilli ve içerisinde kısmen Türkleşmiş boyların bulunduğu Hamse isimli topluluğun tarihi, coğrafî, sosyal ve siyasi yapısını incelemektedir. Hamse topluluğu, 18. yüzyılın sonlarından 19. yüzyılın ortalarına kadar siyasi olarak İran’ın Fars eyaletinde Kaşkaylardan sonra nüfuz ve nüfus bakımından ikinci sırada gelen ve adından anlaşılacağı üzere beş oymaktan oluşan, kısa ömürlü ve suni bir konfederasyondur. Hamse İli olarak da adlandırılan ilgili birliğe dâhil edilen İnallu, Baharlu, Nefer, Basırî ve Arap adlarını taşıyan oymakların yaşadığı bölgeye de Hamse vilayeti adı verilmektedir. Ancak 18. yüzyıl öncesinde bu tabirin siyasi bir anlam taşıdığını düşünmek için hiçbir sebep yoktur. Çünkü bahsi geçen dönem öncesinde bu tabirin daha çok tarihî coğrafya açıdan bir anlam ifade etmekte olduğu anlaşılmaktadır. Her iki anlamıyla da bu birliğin, söz konusu zaman aralığında yalnız iç politikada değil aynı zamanda uluslararası düzeyde de etkili bir biçimde varlık gösterdiği anlaşılmaktadır. Hamse İli tabirinin siyasi açıdan kullanımının başlangıcının 18. yüzyılın sonlarına tarihlendirilmesinin sebebi, tabirin söz konusu yüzyılda henüz ortaya çıkan bir adlandırma olmasıdır. Bu tarihe kadar birbirinden ayrı biçimde yaşayan Hamse oymaklarının her birinin İran’da köklü birer geçmişi vardır. Bilindiği üzere Türkistan’dan dünyanın farklı bölgelerine yapılan Türk göçleri, uzun vadede ilgili yerlerin etnik ve kültürel yapısının şekillenmesinde etkili olmuştur. Bu bölgelerden biri olarak İran, Türk varlığının günümüzde de en çok rastlandığı ülkelerden biridir. Bu nedenle buradaki Türk varlığı hakkındaki araştırmalara katkı yapma hedefindeki bu çalışmada Hamse İli’ne ilişkin iki ana konu üzerinde durulmuştur. Bu konulardan ilki Hamse’yi oluşturan beş oymağın etnik köken ve dil açıdan incelenmesidir. Uzun yıllar boyunca söz konusu bölgede yaşayan ve yaylak-kışlak arası konar-göçer yaşamlarını devam ettiren bu birbirinden bağımsız boylar, dönemin hükümeti Kaçar hanedanının politikaları kapsamında komşu kavim Kaşkaylara karşı rakip güç haline getirilerek birleştirilmiştir. Bu nedenle çalışmada boyların birbirlerinden etnik köken ve dil özellikleri bakımından farklılıklarına değinilmiştir. İkinci konu ise Hamse’nin coğrafî sınırları, yaylak-kışlak bölgeleri, boyların sosyal ve ekonomik yaşayışları ve birbirleriyle ve merkezî hükümetle bağlantıları gibi özellikleridir. Farsça muasır kaynakları ve bu kaynaklara dayanan araştırma eserlerinin ışığında yukarıda bahsedilen konular üzerine bir araştırma makalesi niteliğindeki bu çalışmanın amacı, hakkında son derece az çalışma bulunan Fars eyaletindeki Hamse İli’nin Türk etnik kimliği niteliği ve varlığına ilişkin bilgileri derleyip toparlayarak literatüre katkıda bulunmaktır. Çalışmanın yöntemi söz konusu dönemin tanıkları tarafından kaleme alınmış muasır eserlerin incelenerek karşılaştırılması suretiyle Fars Hamse’sini oluşturan boylarının yerleşim yerleri, alt boyları nüfusları, başlıca geçim kaynakları ve yöneticilerinin faaliyetleri hakkındaki bilgi ve görüşlerin ortaya konulmasıdır.
- MakaleAçık Erişim2023Arktik güvenliğini yeniden düşünmek: değişimler ve zorluklar
Gürdal, Elif; Limon, Onur
Arktik, yeryüzünün benzersiz ve önemli bir parçasıdır. Dünyanın geri kalanından çok daha hızlı değişmekte ve uluslararası ilişkilerin odağı hâline gelmektedir. Güvenlik kavramı muğlaktır ve gerçekte ne olduğunu tanımlamak kolay değildir. Nesnel anlamda, edinilmiş değerlere yönelik tehditlerin olmamasını, öznel anlamda ise bu tür değerlere saldırılacağına dair korkunun olmamasını ölçer. Soğuk Savaş’tan günümüze Arktik’teki güvenlik tehditlerinin şekli (askerî, nükleer, çevresel vb.) değişse de güvenlik sorunları bölge devletlerinin güvenlik çıkarlarıyla iç içe geçmeye devam etmektedir. Bu makalenin amacı, Arktik güvenliğinin değişimini ve bu değişimin nasıl gerçekleştiğini incelemektir. Makalede nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen bilgilerin analizinde betimsel ve kısmen yorumlayıcı anlatım yöntemleri tercih edilmiştir. Arktik Devletleri’nin güvenliği bölgesel düzeyde birbirine bağlıdır ve bir aktörün eylemi diğerlerini etkilemektedir. Makale; Arktik güvenlik yörüngesinin, öncelikle bölgesel ilişkiler tarafından yönlendirilmediğini, bölgesel iş birliğinin dirençli ve açık olmasına rağmen güven inşa çabalarının azaldığını ortaya çıkarmaktadır. Mevcut durumda Arktik Devletleri’nin birbirlerine yönelik gerçek saldırı algıları düşüktür. Özelde Rusya genelde ise Rusya ve Çin ile Arktik’te uluslararası iş birliği ve güvenliğin 24 Şubat 2022’deki Rusya’nın Ukrayna saldırısı öncesi seviyelerine dönmesi güçtür.
- MakaleAçık Erişim2023Domestic Violence During Pregnancy and Affecting Factors
Ulutaşdemir, Nilgün; Balcı, Elçin; Çifçi, Sema; Değer, Vasfiye Bayram
Introduction: Domestic violence during pregnancy is a major public health problem in all countries. The aim of this study is to investigate domestic violence and factors affecting pregnancy. Method: This cross-sectional descriptive study included 747 pregnant women who presented to an outpatient clinic at a maternity hospital in a city in southeastern Türkiye between December 15, 2014 and January 15, 2015. To collect the data, the researchers developed a 25-item questionnaire based on the literature. In the statistical analysis, percentages, means, standard deviations, and chi-square analysis were used, and a value of p<0.05 was considered significant. Results: The mean age of the participants was 26.43±5.4. Of these participants, 7.2% of them reported being physically, emotionally, financially, or sexually abused by their spouse during their marriage, and 2.8% reported being exposed to violence during their current pregnancy. It was found that there was a strong relationship between violence during pregnancy and at the time when the woman wanted to get pregnant, the husband’s involvement in violence, the number of pregnancies, and the history of violence from the husband’s family. To stop violence, families should get training, counseling, family therapy, and help to learn communication. Conclusion: Violence during pregnancy can be caused by a number of factors, such as being exposed to violence during pregnancy, not wanting to get pregnant, the husband’s involvement in violence, the number of pregnancies, and the history of violence from the husband’s family.
- MakaleAçık Erişim2023Covid 19 Pandemi Sürecinde Online Satışlarda Algılanan Adaletin Tüketici Sinizmi Üzerine Etkisi
Yildiz, Salih; Koroglu, Ali
Covid-19 pandemisi başta sağlık olmak üzere toplumsal hayatı birçok yönden etkilemektedir. Pandeminin etkilediği önemli alanlardan biri de ekonomidir. Pandemi birçok işletmeyi ekonomik olarak etkilemektedir. Geleneksel pazarlama yöntemlerini kullanarak satış gerçekleştiren birçok firma pandemi nedeniyle ürünlerini internet üzerinden satmaya başlamıştır. Çünkü tüketici bu dönemde yoğun olarak internet üzerinden alışveriş yapmaktadır. Bu alışverişlerde yoğunluk nedeniyle işletmelerin bazı müşterilerin taleplerine zamanında cevap verememesi veya yanlış ürünler göndermesi gibi sorunlar bu müşteriler tarafından adaletsizlik olarak algılanmaktadır. Ayrıca firmaların bu dönemlerde fiyat artışları yapması da müşteriler tarafından adaletsizlik olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın amacı pandemi döneminde işletmelerin faaliyetlerinin müşteriler tarafından nasıl algılandığını araştırmaktır. Bu amaçla pandemi döneminde internet üzerinden alışveriş yapan 409 müşteriye anket uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler SPSS ve AMOS programlarında analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçları varsayımlarımızla uyum göstermektedir. Pandemi döneminde internet üzerinden alışveriş yapan müşteriler işletmelerin hizmete yönelik kusurlarını adaletsizlik olarak algılamaktadır. Ancak bu algının sinizm düzeyleri üzerindeki etkisi çok düşüktür. İşletmelerin bu dönemde uyguladığı fiyat değişiklikleri ise müşteriler tarafından adaletsizlik olarak algılanmaktadır ve bu algının sinizm düzeyleri üzerine etkisi daha yüksektir. Yapılan analizler sonucunda pandemi döneminde, işletmeler fiyat değişiklikleri yaptıklarında, hizmet adaletsizliklerinin müşterilerin sinizm düzeyleri üzerindeki etkisinin daha fazla olduğu tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023Determinants of Ethical Perception of Tax Evasion and Its Effect On Voluntary Tax Compliance
Uğur, Candan Yılmaz
This study aims to determine the effect of idealism, relativism, religiosity, tax knowledge and education on the ethical perception of tax evasion The study also examines the effect of the ethical perception of tax evasion on voluntary tax compliance. In this context, the study, which included 327 undergraduate and graduate students studying at Gümüşhane University and selected by convenience sampling method, was analyzed by structural equation modeling. The findings show that education and idealism affect the ethical perception of tax evasion in a statistically significant and negative way, and relativism affects the ethical perception of tax evasion statistically significant and positively. No statistically significant relationship was found between tax knowledge and religiosity and the ethical perception of tax evasion. The effect of the ethical perception of tax evasion on voluntary tax compliance is negative and statistically significant as expected. With this study, it is thought that understanding the conditions under which individuals have the perception that tax evasion is ethical will reduce tax evasion and increase voluntary tax compliance.
- MakaleYalnız künye2023Siyasi partilerin z kuşağı üyelerine yönelik algıları ve siyasal iletişim stratejileri üzerine nitel bir araştırma
Taşçıoğlu, Raci; Sarıhan, Zekeriya
Bu çalışmada 2023 genel seçimlerinde seçmenlerin önemli bir kısmını oluşturan Z kuşağı üyelerine ilişkin politik aktörlerin algılarının/yaklaşımların ın ve bu kuşak üyelerini ikna edebilmek için bu aktörlerin kullanmış oldukları iletişim stratejilerinin belirlenmes i amaçlanmaktadır. Bu amaçla mevcut siyasi tabloda iktidar ve ana muhalefet partileri olan Adalet ve Kalkınma Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisinin yetkili organlarının katılımıy la derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Çalışmada yarı yapılan dırılmış görüşme tekniğiyle elde edilen veriler nitel içerik çözümlemesi tekniğiyle analiz edilmişt ir. Çalışmada siyasi partilerin genç kuşak üyelerini önemsedikleri, onlarla iletiş imi sağlamak, onlara bilgi vermek ve onları ikna edebilmek için çeşitli iletişim kanalların ı kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Yine siyasi partilerin Z kuşağı üyelerine yönelik etkin bir iletişim stratejisiyle yaklaştıkları görülmektedir. Ayrıca çalışmada genç kuşak üyelerinin sosyal ağlarda politik aktörlerle siyasal iletişime geçme, siyasal paylaşımlar yapma ve siyasal eylemlerde bulunma davranışları düzeylerinin bazı gençlerde düşük bazı gençlerde ise yüksek olduğu, ancak genel anlamda bu davranışların çok düşük düzeyde kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Yerel yönetimlerde katı atık yönetimi ve gelişimi: genel çerçeve ile türkiye’ye bakış
Sarıhan, Nazlı Özcan; Çakır, Erkan
Son yıllarda kentleşme, hızlı nüfus artışı ve sanayileşmeyle birlikte doğal kaynaklar üzerindeki baskının hızla artmasıyla ekolojik dengenin bozulduğu görülmektedir. İnsanoğlunun doğal kaynakları hoyratça ve savurganca kullanması, toplumsal refahın yalnızca tüketimle sağlanacağı görüşü, kentleşme ve gelir seviyesindeki artışlar, tüketim alışkanlıklarında meydana gelen değişiklikler kentsel atıkların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Tüketim alışkanlığındaki artışların temelde iki önemli problemi ortaya çıkardığı görülmektedir. Bunlardan ilki tüketimde meydana gelen artışın doğal kaynaklar üzerinde yapmış olduğu baskı, bir diğeri ise tüketim sonrasında ortaya çıkan atığın bertarafına ilişkin sorundur. Kentsel katı atıkların ortaya çıkmasını önlemek ve ortaya çıkan bu atıkların atılıp kurtulunması gereken madde olmaktan çıkarıp ekonomik bir değere dönüştürecek ve en önemlisi de sağlıklı bir şekilde bertaraf edilecek Entegre Katı Atık Yönetimine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada, katı atık yönetimi ve bu kapsamda atık yönetimi hiyerarşisi açıklanarak, Türkiye’de katı atık yönetiminin veriler ışığında ne düzeyde olduğu ve bu süreçte yerel yönetimlerin görev ve sorumluluklarının yasalar çerçevesinde neler olduğuna ilişkin bilgi verilmeye çalışılmıştır. Türkiye’de bu sürecin gün geçtikçe daha sağlıklı bir şekilde yönetilmesine rağmen bazı atık yönetim stratejilerinin verimli bir şekilde kullanılmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2023Kariyer Başarısına Politik Beceri ve Lider-Üye Etkileşiminin Etkisi: Otel İşletmelerine Yönelik Bir Araştırma
Ödemiş, Murat; Polat, Eray
İşgörenlerin politik beceri (PB) düzeylerinin tespiti, bu becerilerden azami düzeyde nasıl yararlanılabileceği ve işgörenlerin kariyer başarısındaki (KB) rolü, turizm işletmeleri açısından önemli konular arasındadır. Ayrıca otel yöneticilerinin işgörenlerle olan ilişkilerinin işgörenlerin motive edilmesindeki ve KB’deki rolü de otel işletmelerinin etkinliği ve verimliliği açısından değerlendirilmesi gereken konulardır. Bu doğrultuda araştırmada, işgörenlerin PB’leri ile KB’leri arasındaki ilişkiye lider-üye etkileşiminin (LÜE) aracılık edip etmediğinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma, İstanbul’daki otel işletmelerinde yürütülmüş ve veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Araştırma modeli, Process makro yazılımı ile test edilmiş, aracı değişkenin etkisi ön yükleme metodu ile ölçülmüştür. Sonuçlar, PB ile KB arasındaki ilişkiye LÜE’nin aracılık ettiğini göstermiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre bazı önerilerde bulunulmuştur. Bu doğrultuda, KB üzerinde PB’nin, LÜE’ye kıyasla daha büyük bir etkiye sahip olması nedeniyle çalışanların kişisel yeteneklerini geliştirmeleri daha önemli görülmüştür. Bu nedenle çalışanların; iletişim, sosyal zekâ, insanları etkileme gibi doğrudan PB ile ilgili veya müzakere, sorumluluk alabilme, kriz anında sorun çözebilme gibi diğer yeteneklerini geliştirmeleri, yüksek KB elde edebilmelerinin önünü açacaktır.
- MakaleAçık Erişim2023Kentleşme ve Göçün Suç Üzerindeki Etkileri: Taşı Toprağı Altın Şehir Filmi Örneği
Eskiyurt, Nurefşan; Cengiz, Emre
Kent, kentleşme, kentlileşme ve göç kavramlarının tanımları yapılırken birçok değişkenin göz önüne alınması gerekmektedir. Çünkü bu kavramlara etki eden faktörler oldukça fazladır. Tanımlamalarda değişkenler göz önüne alındığında kentleşme ve göçün nedenleri de ortaya çıkmaktadır. Bu kavramlar, suç ile ilişkili olup, suça zemin hazırlayan ve suçun işlenmesini hızlandıran etkiler meydana getirebilmektedir. Çünkü kentte göç sonucu geride bırakılan yaşam alanının kuralları geçerli değildir. Kent, kendine özgü nitelikleriyle bireylere yalnızca yeni bir yaşam alanı sunmamaktadır. Kente göç etmek, kültürde de değişmeye neden olmaktadır. Bu değişimi hızlı ve sağlıksız geçiren birey, suça yönelebilecektir. Tabi ki kentleşme ve göç, tek başına suç işlemenin nedeni değildir. Bu çalışmada göçün kentteki suç olgusuna etkisi irdelenerek açıklanacaktır.
- MakaleAçık Erişim2023Afet Yönetiminde Sorumluluğun Yeniden İnşası: Deprem, Sosyal Dramalar, Sosyal Politikalar
Ozbilgin, Mustafa; Demirbag, Kubra Simsek; Değirmendereli, Ali; Demirbağ, Orkun; Tanriverdi, Veysi
Türkiye’nin güneydoğusunda 6 Şubat 2023’te, Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde meydana gelen iki büyük depremin etkileri ile yaşanan can ve mal kaybı ülkenin afet yönetimi çalışmalarının ve bu konudaki sosyal politikalarının geliştirilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Deprem sonrası sosyal politikalara sosyal dramaturji yaklaşımı ile baskın söylemler ve karşıt söylemler üzerinden baktığımız bu makalede, afet yönetimi konusunda çıkarımlar sunmaktayız. Araştırmanın amacı, sosyal politikalara yön veren yanlış ve yersiz söylemleri ortaya koymak ve delil temelli, etik ve kapsayıcı afet yönetimine yönelik sosyal politikaların oluşumuna yardım edecek bir analiz sunmaktır.
- MakaleAçık Erişim2023Evaluation Of Social Workers' Expertise Practices From Judges' Perspectives
Kesen, N.Feyzal; Bilgin, Özkan
Forensic social workers work as experts in the investigation processes and courts within the judiciary and influence the judicial decisions with their expert knowledge. The main purpose of this research is to examine the expertise of forensic social workers from the perspective of judges. 60 judges working in the judiciary participated in the research. In the collection of research data, a questionnaire consisting of 13 questions prepared by the researchers was filled in face-to-face interviews and answers were sought. In the research, which was designed as a survey model research, the answers obtained were analyzed using the SPSS 21 package program and the data were analyzed in the form of frequency distributions. According to the results of the research; juveniles in need of protection, juvenile delinquents, custody arrangement, establishment of personal relations, violation of obligations arising from family law, adoption and guardian It has been found that the opinions and evaluations of the forensic social workers are sought in the appointment of experts and that forensic social workers are inadequate in various aspects while fulfilling their expert duties
- MakaleAçık Erişim2023How Secular Are the Arguments in Favor of Secularism? A Retrospective Reading Essay on the Constitutive Elements of the Secular Paradigm
Bal, Hüseyin; Bal, Mustafa
The question of the nature of the relations between religion and socio-political life has long been an important topic of discussion. Although it has different variants, secularism ultimately refers to the separation of religion and politics. The arguments commonly used in favor of secularism as a form of socio-political organization consist of concepts such as freedom, justice, peace, tolerance and democracy. However, there are claims that they do not only belong to the secular paradigm, but that they have religious origins and contents that cannot be ignored. Considering the historical continuity on the one hand and the mutual interactions of religion and social life on the other, it is understood that the aforementioned claims are not groundless. This study aims to examine whether the aforementioned set of arguments is intrinsically secular and whether they are compatible only with secular regimes in the light of the relevant discussions.
- MakaleAçık Erişim2023Afet Medyası ve Medya Afeti: 6 Şubat Kahramanmaraş Depreminin Anımsattıkları
Demir, Sertac Timur
- MakaleAçık Erişim2023Relationship between Institutional Quality and Corruption: The Case of Turkey
Çiçen, Yildirim Beyazit
The relationship between the level of corruption and the quality of Turkey's institutional structure was investigated in this study. Using quarterly data between 1984-2015, RALS-ADF unit root and RALS-EG cointegration tests were used to determine if there is a relationship between these variables in Turkey. Corruption level is the dependent variable, institutional quality is the independent variable, and the total production index is the control variable. The first analysis included both the coalition and single-party periods. Also, a separate analysis was carried out for the coalition period 1984-2002. There was no correlation between corruption and institutional quality in either analysis.
- MakaleAçık Erişim2023How Does Being Trusted Affect Sharing? Findings from the Ultimatum Game
Çiçen, Yildirim Beyazit
According to economic models, individuals are rational, possess full knowledge, and strive to maximize their utility beyond their actual characteristics. Nevertheless, in the real world, people shape their behavior within a social structure and can display altruistic attitudes. This study investigates how trust facilitates sharing among individuals. To determine this, the Ultimatum Game was conducted with 412 participants. Three cases were determined, and the bidder was instructed to divide 10 thousand TL first in the typical game. Afterward, it was said that the other person was in need, and the bid was requested to be renewed. At the last stage, bids were received if there was any doubt about the needy. According to the typical game, people are more empathetic towards those in need and offer 6667 TL rather than 4264 TL. However, when a question of reliability is raised, 4658 TL is offered regardless of need. The findings show that the neoclassical economics concept of homo economicus, which seeks to maximize utility, is not valid in real life.
- MakaleAçık Erişim2023The Relevance of the Concept of Justice in Islamic Law to Contemporary Humanitarian Issues
Karimullah, Suud Sarim
This study explores the relevance of the concept of justice in Islamic law to complex and urgent contemporary humanitarian problems. Through the method of literature study with integrative and comprehensive literature analysis, this research conducts in-depth and structured investigations of existing literature to summarize and synthesize relevant views, arguments, findings, and thoughts. The results of the study stated that the concept of justice in Islamic law is a central aspect in Islamic religious teachings and has wide application in facing various humanitarian challenges today. Through a deep understanding of the concept of justice in Islamic law, societies can form solid moral views and act effectively to advance human rights, address economic disparities, facilitate peace, and respond to other humanitarian issues. This makes it possible to view the concept of justice in Islamic law not only as a religious aspect but also as a potential source of inspiration to build a more just and sustainable world for all humanity, whatever their religious or cultural background.
- MakaleAçık Erişim2023Development of Zakat Distribution in the Disturbance Era
Faizin, Mu’Adil; Karimullah, Suud Sarim; Faizal, Bhismoadi Tri Wahyu; Lubis, Ihsan Helmi
With the growing number of publications on digital zakat, there is a pressing need for research on zakat management to develop general concepts that can serve as policy standards for zakat management practitioners and national zakat regulators. This research aims to provide insights into managing zakat in an easy, flexible, transparent, and targeted manner. The study employs field research methods, observing real events in society, and uses empirical legal research techniques with an interdisciplinary approach, incorporating sociological and ethnographic studies. The findings indicate that proper zakat distribution requires a deep understanding of its fiqh, grounded in shari'a texts and explored through both a linguistic approach (al-qowâid al-lughawiyyah) and an objective shari'a approach (maqâshid asy-syarî'ah). Furthermore, collecting zakat funds by national amil zakat agencies and institutions in Indonesia must adapt to contemporary times and technology, providing an alternative that facilitates muzakkī's in fulfilling their obligations.
- MakaleAçık Erişim2023Analysis of The Causality Relationship Among Digitalisation, Unemployment Rate, and Divorce Rates: A Research on Türkiye; [Dijitalleşme, İşsizlik Oranı ve Boşanma Oranları Arasındaki Nedensellik İlişkinin Analizi: Türkiye Üzerine Bir Araştırma]
Koç, Pınar; İzgi-şahpaz, Kadriye
This study investigates the relationship between digitalisation, unemployment, and divorce rates in Türkiye by using the Fourier Toda Yamamoto Causality Test from 2007 to 2021. International Digital Economy and Society Index (I-DESI) has been used to indicate digitalisation. The results suggest that there is unilateral causality from digitalisation to divorce rates. However, there is no causality linkage between digitalisation and unemployment rates for the period 2007-2021. Moreover, there is no causal connection between unemployment rates and divorce rates. The findings show that digitalisation affects divorce rates by disrupting family communication.
- MakaleAçık Erişim2023Agus Moh. Najib’s Project and Ushul Fiqh Redesign: Interlinking of Islamic Law and Legal Sciece
Karimullah, Suud Sarim
This study devels into the transformational efforts of Agus Moh Najib, a prolific Muslim intellectual and professor of ushul fiqh at UIN Sunan Kalijaga Yogyakarta, in revitalizing and reforming the conceptual framework of ushul fiqh, which is the cornerstone of Islamic law in response to the complex challenges of modernity. The research conducted is a type of qualitative research with a descriptive-analytical review of various sources of literature that is equipped with a philosophical study through the data analysis method used is content analysis. The findings of this study highlight the ongoing process of redesigning ushul fiqh initiated by Agus Moh Najib is directed to bring closer and interconnect between Islamic law and legal science in general. He also sits the position of Islamic law in proportion between the sacred dimension and the profane dimension. Redesign of ushul fiqh as the foundation for jurisprudence and Islamic law is an urgent step to be done because the changing conditions and situations, time and place as a result of these factors, have invited a variety of serious problems related to jurisprudence and Islamic law. In contrast, the method of ijtihad developed by reformers of legal thinkers in answering various issues of modern times has not been satisfactory.
