Yazarlar
- Aydin, Metin Mutlu(13)
- Araz, Onur(11)
- Coruh, Emine(7)
- Peker, Iskender(6)
- Üzülmez, Mehmet(6)
- Mızrak, Sefa(5)
- Ozturk, Kasif Furkan(5)
- Seferoğlu, Mehmet Tevfik(5)
- Çoruh, Emine(5)
- Akpinar, Muhammet Vefa(4)
- Alemdağ, Selçuk(4)
- Bayraktar, Alemdar(4)
- Bilgic, Abdulbaki(4)
- Cakir, Tufan(4)
- Comert, Resul(4)
- Dağ, Serhat(4)
- Çavdar, Özlem(4)
- Akinoglu, Bulent G.(3)
- Alemdag, Selcuk(3)
- Altunişik, Ahmet Can(3)
- Ar, Ilker Murat(3)
- Bilgilioglu, Burhan Baha(3)
- Eraslan, Selim(3)
- Erol, Ismail(3)
- Günen, Mehmet Akif(3)
- Nizetic, S(3)
- Ozden, Talat(3)
- Papadopoulos, A(3)
- Sevin, Sedat(3)
- Urak, Faruk(3)
- Yalvac, Sefa(3)
- Çavdar, Ozlem(3)
- Çelik, Muhammet(3)
- Çömert, Resul(3)
- Özdemir, Samed(3)
- Acar, Ramazan(2)
- Akbulut, Zeynep(2)
- Akgol, Kadir(2)
- Aksüt, Yavuz Selim(2)
- Altundaş, Suna(2)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2026From underground economy to surface tensions: Stakeholders’ perspectives on mine closures in Gümüşhane
Pınarbaşı, Işıl Esra; Demirbağ, Orkun; Örs, Şerife
Mine closures are not merely the end of an economic cycle but complex processes that produce long-term social, environmental, and psychosocial consequences. Despite the growing recognition of the importance of Social Impact Assessment (SIA), studies often underemphasize the closure phase and its social repercussions. This study investigates those social impacts in Gümüşhane, Türkiye, a historically mining-dependent region, through the lens of stakeholder theory and a qualitative fieldwork approach. Drawing on in-depth interviews with 21 participants including mine workers, company representatives, public officials, NGOs, media, and local community members, the study identifies significant transformations in six domains: economy, employment and education, land use, demographics, environment and health, and human rights. Findings reveal that mine closures led to income loss, unemployment, migration, weakening of social cohesion, environmental degradation, and violations of labor and participation rights. The exclusion of local stakeholders from closure planning exacerbated distrust and social fragmentation. Providing a nuanced understanding of the social dynamics surrounding mine closure, study contributes to the growing literature calling for more inclusive, just, and sustainable closure processes, and emphasizes the urgency of incorporating SIA as a mandatory and comprehensive practice including not only the opening but also the closure and post-closure stages of mining.
- MakaleAçık Erişim2025Yapım Aşamaları Dikkate Alınarak Mevcut bir Köprünün Yapısal Performans Davranışının Belirlenmesi
Çavdar, Özlem; Sarıgün, Osman
Türkiye’de öngermeli kirişlerin hesap ve tasarım esaslarında uluslararası kabul gören American Association of State Highway and Transportation Officials (AASHTO) Köprü Tasarım Yönetmeliği, Türkiye Cumhuriyeti Karayolları Yol Köprüleri Teknik Şartnamesi ve TS 3233 (1979) yönetmeliği kullanılmaktadır. Çalışma kapsamında bu yönetmelikler çerçevesinde üstyapı tasarım esaslarınca model güvenirliliği belirlenen Gümüşhane İli Şiran İlçesi’nde yer alan üç açıklıklı, öngerme kirişli, betonarme yapıya sahip Çirmiş Köprüsü model olarak belirlenmiştir. Bu çalışmanın amacı, öngerme kiriş yöntemiyle inşa edilen karayolu köprüsünün yapısal davranışına yapım aşamalarının ve zamana bağlı malzeme deformasyonları etkisinin belirlenmesi için gerçekleştirilen sonlu eleman analizleriyle yapı elemanlarında ortaya çıkan kesit tesirlerinin karşılaştırmasını yapmaktır. Statik ve doğrusal olmayan yapım aşamalı analizler neticesinde köprü tabliye uzunluğu ve ayak yüksekliğince elde edilen normal kuvvet, kesme kuvveti, eğilme momenti ve yer değiştirme değerleri karşılaştırılarak zamana bağlı malzeme deformasyonlarının ve inşa süresinin önemi ele alınarak incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda öngerme kiriş yöntemiyle inşa edilen köprü tasarımlarının sadece servis durumunu dikkate alacak şekilde değil yapım aşamalarının ve zamana bağlı malzeme deformasyonlarının da dikkate alınarak çözümlenmesi gerektiği belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Karadeniz’in Kıyı Kesimindeki Arazi Kullanımının/Örtüsünün Zamansal ve Mekânsal Değişimi (2000-2023): Akçaabat İlçesi Örneği
Üzülmez, Mehmet
Arazi kullanımı ve örtüsündeki değişiklikler, çevresel yönetim ve planlama açısından büyük önem taşır. Şehirleşme ve sanayileşme süreçleri, tarım arazilerini ve su kaynaklarını azaltarak çevresel kirliliği artırmaktadır. Bu değişiklikler, genellikle uzaktan algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak izlenir ve yönetimde önemli bir rol oynar. Bu çalışma, Karadeniz Bölgesi’nde Trabzon ilinin Akçaabat ilçesinde 2000-2023 yılları arasında arazi kullanımı ve örtüsü değişimlerini incelemektedir. 2000 yılında tarım arazileri %64, ormanlık alanlar %25 ve yerleşim alanları %11 oranındayken, 2013 yılı itibarıyla tarım arazileri %65, yerleşim alanları %18 ve ormanlık alanlar %17 oranındaydı. Bu dönemde yerleşim alanlarının %67,5 oranında artması ve ormanlık alanların %8 azalması gözlemlenmiştir. 2023 yılına gelindiğinde, tarım arazilerinin %52, yerleşim alanlarının %31 ve ormanlık alanların %17 oranında olduğu görülmüştür. Tarım arazilerindeki azalma ve yerleşim alanlarındaki büyük artış dikkat çekmiştir. Yerleşim alanlarındaki hızlı artışın bölgedeki nüfus artışıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Tarım arazilerinin azalması, yerleşim alanlarının genişlemesi ve ormanlık alanlardaki küçülme, bölgenin çevresel dengesini tehdit etmektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Geçmişten Günümüze Gümüşhane’de Madencilik
Sukuroglu, Ebru Emine; Dağ, Serhat; Alemdag, Selcuk; Saylan, Kemal; Nazir, Bayram; Ozer, Ismail; Kurucu, Muhammet; Sipahi, Ferkan; Atalan, Öznur; Zeybek, Halil
Türkiye, madenler bakımından oldukça çeşitli ve zengin bir ülkedir. Ülkede yer alan bazı madenlerin dünya çapında önemli bir yere sahip olduğu bilinmektedir. Türkiye'nin Doğu Karadeniz bölgesinde bulunan Gümüşhane ili de madenler bakımından zengin bir çeşitliliğe sahiptir. Öyle ki, Gümüşhane’de var olan bu çeşitlilik ilk medeniyetlerin bölgeye hâkim olması ile önemli hâle gelmiş, şehirde bulunan madenlerin dışında şehrin İpek Yolu güzergâhında yer alması da bu bölgenin önemini daha da arttırmıştır. Hiç şüphesiz bu önem, Osmanlı Devleti’nin Trabzon’un fethi ile bölgeyi topraklarına katması ile devam etmiştir. Bu dönem ile birlikte şehirde madencilik faaliyetleri artmaya başlamış ve bu yönde yapılan çalışmalar ülkeye maddi anlamda katkı sağlamıştır. Bu açıdan Osmanlı Devleti, 16., 17. ve 18. yüzyıllarda bünyesinde barındırdığı başta gümüş ve altın madenleri olmak üzere diğer madenlerin varlığı nedeniyle ticari olarak canlı bir özellik gösteren Gümüşhane’ye büyük önem vermiştir. Böylece 17. yüzyılda adeta altın çağını yaşayan maden ocakları, 18. yüzyılın sonlarına kadar faaliyetlerini devam ettirmiştir. Bu yüzyıldan sonra da madenlerde yapılan üretim zamanla azalarak bölgedeki maden işletmelerinde çalışan işçiler madenleri terk etmeye başlamıştır. 19. yüzyılın ortalarına gelindiğinde maden ocaklarının işletilmesinde büyük oranda çözülme ortaya çıkmıştır. Yapılan bu çalışma; Gümüşhane şehrinin tarihî çağlar, Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyetten günümüze kadar olan maden çalışmalarını ele alarak şehir ekonomisine birinci derecede yön veren madenlerin şehir açısından önemini ortaya koymayı amaçlamıştır. Çalışmada alan ile ilgili yapılmış çalışmalardan ve arşiv vesikalarından istifade edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Mapping the Individual: A Psychogeographical Reading of Iris Murdoch’s Under the Net
Uruk, Ahmet
Introduced firstly by Guy Debord, the founder of the Letterist International, in 1955, psychogeography intersects with the study of the psychological and emotional effects of an urban city on individuals. Proposing that both space and psychology complete one another, psychogeography, as a term juxtaposing psychology and geography, seeks to unearth the estrangement and the dehumanizing impacts of global urbanism consolidated by advanced capitalism and industrialization. In this sense, psychogeography focuses mostly on the act of walking so as to comprehend the ongoing conflict between the mind and city and suggests walking as a conscious activity can function as a protest and subversion against the commodification and repressive constraints of the city. Likewise, Iris Murdoch's debut novel titled Under the Net captures the story of Jake Donaghue and his unstable psychology alienated and decentred by the formation of an urban city, that is, London. Thus, this study aims to analyze Iris Murdoch's Under the Net in order to emphasize the fragmentation and displacement of individuals in accordance with the global urbanism by employing a psychogeographical lens.
- MakaleAçık Erişim2025Şehir, Şehirlilik ve Türkiye: Taşralılıktan Şehirliliğe Dönüşüm Süreci
Ak, Muammer
Bu çalışma, şehir, şehirleşme ve şehirlilik kavramlarını sosyolojik ve tarihsel bir çerçevede ele alarak, özellikle Türkiye bağlamında bu süreçlerin birey ve toplum üzerindeki etkilerini incelemektedir. Şehirler tarih boyunca kültürel, ekonomik ve sosyal merkezler olarak önemli roller üstlenmiş; şehirleşme, kırsal alanlardan kentlere göçle birlikte mekânsal büyümeyi, şehirlileşme ise bireyin zihinsel ve kültürel dönüşümünü ifade etmiştir. Batı’da sanayi devrimi ve Aydınlanma düşüncesi, şehirleşme ve kentli birey kimliğinin oluşumunda belirleyici olurken; Türkiye’de bu süreç, daha çok iç göç, gecekondu ve plansız yapılaşma ile şekillenmiştir. Türkiye’de şehirli değerlerin gelişimi, burjuva sınıfının oluşamaması nedeniyle sınırlı kalmış, şehir kültürü büyük ölçüde esnaf kültürüyle temsil edilmiştir. Çalışmada, şehir ile köyün sosyolojik özellikleri karşılaştırılmış; şehirli olmanın yalnızca mekânsal bir konum değil, aynı zamanda rasyonel düşünce, hoşgörü, kültürel çeşitliliğe açıklık ve toplumsal bilinçle ilişkili olduğu vurgulanmıştır. Bu bağlamda, Türkiye'de taşralılıktan şehirliliğe geçiş süreci ayrıntılı biçimde analiz edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Kurumsal Kimliğin Kent Kimliğine Dönüşümü: Şehir Merkezlerinde Mağaza Tabela Tasarımlarının Aynılaşması
Günay, Mehmet Akif
Kentlerin hızla büyümesi, artan rekabet ve benzer ürün ve hizmetleri sunan mağazaların çoğalması, tüketicilerin zaman kısıtlarını artırmış ve hızlı iletişimi zorunlu hale getirmiştir. Bu doğrultuda, görsel kimliğiyle tüketicileri etkileyen ve seçim süreçlerini kolaylaştıran tabelalar önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir. Son dönemlerde markalaşma sürecinde kent kimliği oluşturma çabası içerisine giren kent yöneticileri kentin en uğrak yerleri olan ana caddeler üzerindeki mağazaların tabelalarını bir farklılık oluşturmak adına yeniden tasarlamaktadır. Bu çalışmada, Gümüşhane’nin en dinamik caddelerinden biri olan Cumhuriyet Caddesi üzerindeki 66 mağaza tabelası incelenmiştir. Araştırma, mağaza tabelalarının kurumsal kimlik bağlamında içerdiği sorunları tespit etmeyi amaçlamaktadır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. İçerik analizi, sosyal bilimler alanında sıklıkla kullanılan ve nitel araştırmalarda başvurulan bir yöntemdir. Bu yöntem; verileri sistematik, tarafsız ve sayısal bir şekilde analiz ederek, bir durum içindeki değişkenleri ölçmeyi ve toplanan verileri açıklayabilecek kavramlar ile ilişkiler bulmayı amaçlamaktadır. Örneklem olarak seçilen Gümüşhane ilinde yer alan dükkân/mağaza tabelaları, görsel tasarım ilkelerinden yola çıkılarak altı temel kategori altında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda kolektif olarak tasarlanan tabelalardan dolayı mağazaların aynılaştığı, birçok mağazanın kurumsal logoya sahip olmadığı, kurumsal kimlik unsurları dikkate alınmadan tasarlandığı, mağaza tabelalarının estetik kaygıyla tasarlanmasına rağmen estetik olmadığı, Gümüşhane belediyesi kimliğiyle bir bütünlük oluşturmadığı ortaya çıkmıştır.
- MakaleAçık Erişim2025Taş Ocağında Patlatmalı Kazı Kaynaklı Zemin Titreşimleri, Hava Şoku ve Şev Duraylılığının İncelenmesi: Örnek Bir Uygulama
Alemdag, Selcuk; Çavuşoğlu, İbrahim
Bu çalışma kapsamında, Trabzon ili Araklı ilçesinde faaliyet gösteren bir taşocağında gerçekleştirilen patlatmalı kazıların çevresel etkileri, kazı sonrası ve sismik yük etkisindeki duraylılığı ve buna ek olarak özellikle en yakın yerleşim yerinde oluşturabileceği titreşim ve hava şoku değerlendirilmiştir. Arazi çalışmaları sürecinde, Instantel Micromate marka sismograf ile beş farklı patlatma sırasında ölçümler alınmış ve veriler analiz edilmiştir. Elde edilen veriler, 2022 yılında yenilenen “Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği” (ÇGKY) kapsamında maden ve taş ocakları için belirlenen yeni sınır değerlerle karşılaştırılmış; ayrıca eski Türk standardı, USBM RI 8507 (USA) ve DIN 4150-3 (Alman) standartlarıyla karşılaştırmalı analizi gerçekleştirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, ölçülen yer sarsıntısı ve hava şoku düzeylerinin her bir patlatma için ilgili yönetmelik sınırlarının altında kaldığı, arazide yapılan gözlemler sonucunda da en yakın yerleşim alanlarındaki yapılarda yapısal hasara yol açmayacağı belirlenmiştir. Karşılaştırmalı analizler ise yeni Türk standardı ile DIN 4150-3 ve USBM standartlarının daha koruyucu yaklaşımlar sunduğunu göstermiştir. Taş ocağı işletmesi için tasarlanan şev geometrisi kazı sonrası mevcut durumda ve sismik yük etkisinde duraylılık değerlendirmesi yapılmış ve güvenlik sayısının SRF>1.5 olduğu belirlenmiştir. Böylece duraylılık değerlendirmesinde elde edilen güvenlik sayısı ve deformasyonlar, işletme sınırlarında yapılacak patlatmalı kazı işleminden etkilenmeyeceği öngörülmektedir. Bu çalışma, taşocaklarında gerçekleştirilen patlatmalı kazıların çevresel etkilerinin yasal sınırlar çerçevesinde sistematik ve karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi ve ocak duraylılığına yönelik örnek bir uygulama sunmakta olup, benzer projeler için “Çevresel Etki Değerlendirme” (ÇED) süreçlerinde kaynak olarak değerlendirilebilir.
- MakaleAçık Erişim2025Kayseri’de otobüs ve tramvay hizmet kalitesi: Yolcu memnuniyetinin karşılaştırmalı bir analizi
Seferoglu, Aysegul Gunes; Polat, Fatih
Bu çalışma, Kayseri ilinde toplu taşımada kullanılan otobüs ve tramvay hizmetlerinin yolcular tarafından algılanan hizmet kalitesini değerlendirmek ve karşılaştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çevrimiçi olarak uygulanan anket çalışması, demografik bilgiler ve hizmet kalitesi algısını ölçen 20 maddeden oluşmaktadır. Verilerin analizi SPSS 22.0 programı kullanılarak gerçekleştirilmiş; bağımsız grup t-testi, Levene testi ve tek yönlü ANOVA yöntemleri uygulanmıştır. Sonuçlara göre, tramvay kullanıcıları genel memnuniyet düzeyinde otobüs kullanıcılarına göre daha yüksek puan vermiştir. Tramvayda en yüksek memnuniyet, zamanında gelme ve ücret ödeme kolaylığı) alanlarında gözlenirken, doluluk oranı ve koltuk konforu gibi konularda memnuniyet daha düşüktür. Otobüs kullanıcıları genel memnuniyet açısından daha düşük puanlar vermiş; ancak ödeme kolaylığı ve alternatif hat bulma gibi alanlarda nispeten olumlu görüş bildirmiştir. Koltuk konforu ise en düşük memnuniyet alanı olmuştur. Demografik değişkenlerden sadece medeni durum ve eğitim düzeyine göre anlamlı fark bulunmuştur. Genel olarak, tramvay hizmetleri daha yüksek kalite algısı yaratmakta; ancak her iki sistemde de kapasite, sürücü davranışları ve planlama alanlarında iyileştirme gereksinimi ortaya çıkmıştır.
- MakaleYalnız künye2025Evaluation of effectiveness of municipalities in black sea region with data envelopment analysis
Bolayır, Banu; Yegin, Şahin Murat
This study aims to measure to what extent 18 municipalities in the Black Sea Region are effective compared to each other. The Data Envelopment Analysis (DEA) method was employed to measure the effectiveness of municipalities in comparison to each other. To calculate effectiveness values, the input-oriented CCR and BCC models from DEA models, as well as the input-oriented dual CCR models for ineffective municipalities were established based on the CCR model results. In the present study, input variables were determined as goods and services procurement expenses, personnel expenses, and capital expenses, while output variables were determined as enterprise and property revenues, tax revenues, and other revenues. The LINDO 6.1 software program was used in the solution of the models. According to the solutions of CCR and BCC models, the municipalities of Bartın, Bayburt, Bolu, Çorum, Düzce, Karabük, Kastamonu, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Tokat, and Trabzon are fully effective, while Amasya, Artvin, Giresun, Gümüshane, and Zonguldak are not. According to the solutions of dual CCR models, the municipalities of Bartın, Bolu, Çorum, Düzce, Karabük, Ordu, Samsun, Sinop, Tokat, and Trabzon are fully effective, while Amasya, Artvin, Bayburt, Giresun, Gümüşhane, Kastamonu, Rize, and Zonguldak are not. Moreover, the dual CCR model results suggested new input values for the ineffective municipalities to achieve effectiveness.
- MakaleAçık Erişim2025The impact of agricultural value added, urbanisation and renewable energy consumption on environmental quality in MINT countries
Akyol, Mehmet; Bakkaloğlu, Ayşen
In this paper, the effects of agricultural value added, urbanisation and energy consumption on environmental quality in MINT (Mexico, Indonesia, Nigeria, Turkey) countries were analysed for the period between 1992-2019. In the first stage of the study the panel analysis was used then the existence of horizontal cross-section dependence between the variables was tested and then the CIPS test, was used to test the stationarity of the series. In the paper where the existence of homogeneity was tested with the Delta test, the long-run relationship between the series was tested with the Pedroni panel cointegration test. Finally, the effects of agricultural value added, urbanisation and energy consumption on the environment were analysed by fully modified least squares estimator (FMOLS) analysis. According to the FMOLS results, the increase in agricultural value added and urbanisation rate has a negative impact on environmental quality, while renewable energy consumption has a positive impact on environmental quality. The results of the study show that more environmentally friendly policies should be developed and implemented in the agricultural production process in the country group in question, renewable energy investments and consumption should be increased, and the urbanisation rate should be taken under control and environmentally friendly new generation city plans should be put into effect urgently.
- MakaleAçık Erişim2025Akçaabat (Trabzon) İlçesinde Yerleşmelerin Yükselti Basamaklarına Göre Dağılışı
Üzülmez, Mehmet
Bu çalışma, Akçaabat ilçesindeki yerleşim alanlarının dağılımını, yükselti faktörüne bağlı olarak incelemektedir. Çalışma, yerleşim alanlarının coğrafi unsurlara bağlı olarak nasıl değiştiğini ve bu durumun bölge üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Coğrafi ve topoğrafik koşullar, yerleşimlerin ve nüfusun yoğunluğunda belirleyici bir rol oynamaktadır. İlçede iklim verileri, tarım, yerleşim ve ekosistem üzerinde belirgin etkiler yaratmaktadır. Araştırmada, ilçenin yükselti kademeleri (0-400, 401-800, 801-1200, 1201-2000 metre) detaylı olarak incelenmiş ve nüfus ile yerleşim dağılımı analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında, topografik haritalar, nüfus ve iklim verileri ile Sayısal Yükselti Modeli (SYM) kullanılmış; veriler ArcGIS 10.5 yazılımı ile analiz edilmiştir. Bulgular, 0-400 metre yükselti aralığında yerleşimlerin ve nüfusun yoğunlaştığını, yükselti arttıkça hem yerleşim birimlerinin hem de nüfusun azaldığını göstermektedir. 1200 metre üzerinde kalıcı yerleşim bulunmamakla birlikte, yayla yerleşimleri geçici yerleşim alanı olarak öne çıkmaktadır. Çalışmada, yükseltiye bağlı olarak ekonomik faaliyetlerde de değişim gözlemlenmiştir. Kıyı bölgelerinde tarım ve balıkçılık faaliyetleri yoğunlaşırken, yüksek alanlarda hayvancılık ve yayla turizmi ön plana çıkmaktadır. Özellikle Hıdırnebi Yaylası, turistik potansiyeliyle dikkat çekmekte ve bölge ekonomisine katkı sağlamaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Mimari Tasarım Yoluyla İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Bilincinin Geliştirilmesi: Havalimanı Çalışma Alanlarında Süreklilik ve Algı
Çoruh, Emine; Özsoy, Dilağra
Hızla gelişen hava taşımacılığı sektörü, yalnızca seyahat sürelerini kısaltmakla kalmayıp, teknolojik ilerlemeler sayesinde daha konforlu ve erişilebilir bir ulaşım imkânı sunmaktadır. Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI) verilerine göre, 2024 yılında dünya genelindeki havalimanları yaklaşık 9,5 milyar yolcuya hizmet vermiştir ve bu rakam, 2023 yılına kıyasla %7,5’lik bir artışa işaret etmektedir. Yolcu sayısındaki artışla birlikte büyüyen operasyonel yoğunluk, havalimanlarını hem yolcular hem de çalışanlar açısından kritik çalışma alanlarına dönüştürmüştür. Bu karmaşık mekânlarda çalışanlar; fiziksel, psikososyal ve örgütsel risklerle karşı karşıya kalmakta, bu durum ise iş sağlığı ve güvenliği (İSG) önlemlerinin mimari düzeyde ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada, beş farklı havalimanındaki çalışan alanları, “Safety by Design” ve “Design for Wellbeing” yaklaşımları doğrultusunda; mekânsal akış, zemin ve peyzaj tasarımı, estetik, görsel hiyerarşi, sürdürülebilirlik, ergonomi, yangın güvenliği, yapı güvenliği ve havalandırma gibi ölçütler çerçevesinde değerlendirilmiş; ayrıca iş kazaları üzerinden, algılanan güvenlik ile fiziksel mekân arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Bulgular, mimari tasarımın yalnızca işlevsellik ve ergonomiyle sınırlı kalmayıp, çalışanların psikososyal ve bilişsel güvenlik algılarını da şekillendirdiğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, iyi tasarlanmış mekânların güvenlik kültürünü destekleyerek çalışan sağlığı ve güvenliğinde belirleyici bir rol oynadığı sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2025Z kuşağı havayolu yolcularında yeşil satın alma niyetinin belirleyicileri
Yücel, Mustafa Fatih; Sarilgan, Ali Emre
Bu çalışma, 18–27 yaş aralığındaki Z kuşağına mensup ve havayolu ile seyahat eden 400 katılımcıdan elde edilen verilerin Yapısal Eşitlik Modellemesi ile analizini içermektedir. Araştırmanın amacı, çevresel konularda subjektif normun çevresel bilgi düzeyi ve yeşil satın alma niyeti üzerindeki etkisini incelemektir. Bulgular, sosyal çevresiyle çevreci ürünler ve çevresel sorunlar hakkında etkileşimde bulunan bireylerin farkındalık düzeylerinin arttığını göstermektedir. Sera etkisi ve karbondioksit emisyonları gibi konularda bilgili olan kişilerin, sürdürülebilir politikalar benimseyen havayollarını tercih etme olasılığı daha yüksektir. Ancak, fiyat hassasiyeti yeşil satın alma niyetini sınırlayıcı bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Çevre dostu hizmetlerin genellikle daha maliyetli olması, fiyat duyarlılığı yüksek bireylerin bu hizmetleri tercih etme eğilimini azaltmaktadır. Sonuç olarak, ekonomik teşviklerin ve uygun fiyat politikalarının çevreci hizmetlerin benimsenmesinde önemli rol oynadığı, sürdürülebilir pazarlama stratejilerinin geliştirilmesi ve tüketicilerin çevresel bilinçlerinin artırılmasının gerekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleYalnız künye2025Yerel halkın turizm algısının memnuniyet düzeyine ve turizme desteğine etkisi: trabzon örneği
Ödemiş, Murat; Çalık, İsmail; Avcı, İbrahim
Araştırmanın amacı, Trabzon’da yaşayan yerel halkın turizm boyutlarına (sosyokültürel gelişim, ekonomik gelişim, sosyal tahrifatlar, kültürel tahrifatlar ve çevresel tahrifatlar) ilişkin algılarının, kent sakinlerinin memnuniyetleri ve turizme destekleri üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, Trabzon yerel halkından kolayda örneklem yöntemi yoluyla veriler toplanmış ve veri toplama sürecinde 371 kişi ankete katılım sağlamıştır. Araştırmanın bulgularına göre, ekonomik kalkınmanın kent sakinlerinin turizmden kaynaklı memnuniyetleri üzerinde olumlu ve anlamlı, çevresel tahrifatların ise olumsuz ve anlamlı etkileri bulunmaktadır. Ancak sosyokültürel gelişim, sosyal tahrifatlar ve kültürel tahrifatlar boyutlarının yerel halkın memnuniyetleri üzerinde herhangi bir etkisi tespit edilmemiştir. Öte yandan, sosyokültürel gelişme ve ekonomik gelişme, yerel halkın turizme desteği üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye sahipken, sosyal tahrifatlar ise negatif ve anlamlı bir etkiye sahiptir. Ayrıca, kültürel ve çevresel tahrifatların yerel halkın turizme desteğine herhangi bir etkisinin olmadığı da elde edilen bir başka bulgudur.
- MakaleÖn baskısı açık2025Earthquake Performance Analysis and Retrofitting of an Existing School Building by Different Methods
Çavdar, Ozlem
Concrete structures designed prior to the implementation of modern building codes are still in use today. These structures are known for their inadequate design and poor performance during earthquakes. In this study, a performance analysis was conducted on an existing school structure in Istanbul, Turkey. The reasons for the damage were explored, and the structure was evaluated to determine the necessity for strengthening, the potential strengthening methods, and the appropriate comparison. Finally, recommendations were presented based on the available data from this study. The building was constructed in 1996 and has calculation reports and a static project. Linear and nonlinear methods were employed to determine the earthquake safety of structures after a mathematical model was created. The earthquake resistance of both the existing and retrofitting states of the school building was analyzed using linear and nonlinear analysis methods. The controlled damage limit could not be determined due to the high seismic intensity. A retrofit project has been devised for this low seismic performance building, comprising column jacketing, wrapping of beams with FRP, and the addition of shear walls.
- MakaleAçık Erişim2025The psychological consequences of 6 February 2023 Kahramanmaraş earthquakes
Kiymis, Ibrahim; Fakioglu, Merve
The Kahramanmaraş earthquakes (2023) are the largest and most destructive earthquakes witnessed in the era of the Republic of Turkey. Earthquakes lead to serious mental health disorders (MHD) such as Post-Traumatic Stress Disorder (PTSD) in individuals. Earthquakes that cause significant death and injury on a large scale, such as the Kahramanmaraş earthquakes, can result in various mental health disorders. Therefore, the aim of the study was to examine the effects of variables such as PTSD, event impact, psychological resilience, depression, and anxiety levels on adult earthquake survivors affected by the Kahramanmaraş earthquakes, using a quantitative research approach with survey techniques. A total of 662 earthquake survivors were reached. The effect of variables on each other was analyzed using Structural Equation Modeling (SEM). According to the findings of the study, event impact had a significant and positive effect on PTSD (β = 0.780, p = 0.000). Unexpectedly, resilience did not have a significant effect on PTSD (β=-0.04, p > 0.05). PTSD had a significant and positive effect on anxiety (β = 0.936, p = 0.000) and depression (β = 0.643, p = 0.000). Consequently, event impact’s severity increased PTSD, which in turn led to anxiety and depression. Surprisingly, psychological resilience did not serve as a protective factor against PTSD. For future research, it is recommended to examine psychological resilience with different event types, on different sample groups, and using more comprehensive and varied methods.
- MakaleYayıncıda açık erişim2025Optimizing Visibility of Historical Structures Using Modified Weighted Differential Evolution: Insights from the Kromni Valley, Gümüşhane, Türkiye
Günen, Mehmet Akif; Öztürk, Kaşif Furkan; Aliyazıcıoğlu, Şener
It is very important for historical structures to see each other in order to reveal the historical and cultural identity of a region. Historical structures in the Kromni Valley of Gümüşhane, located near the Sümela Monastery, served as places of worship, communication, trade, and social activity centers during their period of active use. This study analyses the spatial relationships of 38 historic buildings, including churches, chapels and castles, whose 3D models are created by in-situ measurements and point clouds obtained by unmanned aerial vehicles, using a 3D viewshed analysis using geographic information systems and remote sensing data. The research introduces a modified weighted differential evolution-based viewshed analysis (mWDE-WS) to enhance the visibility of these structures. In order to assess the applicability of the proposed method, a statistical comparison was conducted between four different Differential Evolution (DE) algorithms (standard DE, LSHADE, CobiDE, JADE and WDE) and the mWDE. The Wilcoxon signed-rank test indicates that mWDE is a more effective solution than alternative methods for addressing the relevant real-world issues. The study also integrates drainage network analysis to assess flood risks and the relationship between cultural structures and water flow. Findings show that historical structures in the region were built not randomly but within a rational approach and 64% of the study area is visible from structures and 2% of the area is visible from ten or more structures. mWDE-WS analysis revealed that the visible area could increase by 20% to 84.37% if the historic structures were placed in optimal locations. In addition, the historical structures were built away from 3rd order streams to minimize flood risk and humidity, demonstrating the community's awareness of the local topography and hydrology.
- MakaleAçık Erişim2025Motivating Green Transition: Analyzing Fuel Demands in Turkiye Amidst the Climate Crisis and Economic Impact
Coruh, Emine; Yıldız, Mehmet Selim; Urak, Faruk; Bilgic, Abdulbaki; Cengiz, Vedat
Decarbonizing the transportation sector is critical for sustainable development, particularly in rapidly urbanizing countries like Turkiye. This study analyzes fuel demand elasticities for diesel, gasoline, and LPG across 12 NUTS-1 regions of Turkiye in 2022, using a panel random effects SUR approach. The model accounts for regional variation and fuel interactions, producing robust estimates that uncover significant spatial and temporal differences in consumption patterns. Uniquely, diesel demand displays a significantly positive price elasticity, challenging the conventional assumption of inelasticity. Gasoline demand is moderately price-sensitive, while LPG appears relatively unresponsive. Strong cross-price elasticities—especially between diesel and gasoline—point to substitution effects that can inform more adaptive policy frameworks. Seasonal fluctuations and Istanbul’s outsized impact also shape national trends. These findings underscore the need for differentiated region- and fuel-specific strategies. While higher gasoline taxes may effectively reduce demand, lowering diesel and LPG use will require complementary measures such as infrastructure upgrades, behavioral incentives, and accelerated adoption of alternative fuels. The study advocates for regionally adjusted carbon pricing, removal of implicit subsidies, and targeted support for electric and hybrid vehicles. Aligning fiscal tools with actual demand behavior can enhance both the efficiency and equity of the transition to a low-carbon transportation system.
- MakaleYalnız künye2025Performance evaluation and optimization of nontraditional inerter-based tuned mass damper for seismic control of multi-story buildings considering SSI effects
Araz, Onur
This article presents the optimum design and performance evaluation of a control system that can be an alternative to traditional inerter-based tuned mass damper (TMDI) used in reducing vibrations in a multi-story building under earthquake effects considering soil-structure interaction (SSI). The optimum design of this system, known as NIDVA-C4 in the literature, has been carried out previously considering the randomly excited undamped main system. The key novelty of this work is to demonstrate the applicability of this system to suppress earthquake-induced vibrations in a multi-story building and to deliver more accurate and reliable results by integrating SSI effects into the optimization framework. Due to the difference in location and connection, this system is called N-TMDI in this paper. A case study from the literature featuring a ten-story building is used to implement the design process, assess performance, and conduct comparisons. The optimum parameters of the N-TMDI are obtained using the hybrid PSO-SA algorithm in the frequency domain. Validation using real earthquake records under varying soil conditions confirms the reliability of the proposed optimization framework. The coupled dynamic equations of motion for the structure - N-TMDI, accounting for SSI effects, are formulated and solved in the time domain using the Newmark-β method. An extensive parametric analysis is conducted to evaluate the effectiveness of the N-TMDI in improving the seismic response of the buildings. The results consistently demonstrate the effectiveness of the proposed protection strategy across a wide range of parametric configurations, highlighting its potential as a viable seismic mitigation strategy for a multi-story building.
