Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Uzun, Sevda(64)
- Merdan, Mehmet(47)
- Baltaci, Cemalettin(35)
- Kulakaç, Nurşen(28)
- Duran, Celal(27)
- Ozdes, Duygu(24)
- Turan, Ibrahim(24)
- Demir, Selim(23)
- Türkkan, Tuğba(22)
- Bayrakdaroglu, Serdar(21)
- Topal, Fevzi(21)
- Öztürk, Serkan(21)
- Ürkek, Bayram(21)
- Gücer, Mehmet Ali(20)
- Akar, Zeynep(19)
- Kaygusuz, Abdullah(19)
- Topal, Meryem(19)
- Anaç, Halil(18)
- Aydin, Aydanur(18)
- Batan, Nevzat(18)
- Erata, Hüseyin(18)
- Tuncer, Metin(18)
- Akyürek, Suat(17)
- Baltacı, Cemalettin(17)
- Karimullah, Suud Sarim(17)
- Acet, Tuba(16)
- Akar, Bülent(16)
- Ashyralyyev, Charyyar(16)
- Düzgün, Azer Özad(16)
- Hintistan, Sevilay(16)
- Yılmaz, Coşkun(16)
- Aliyazicioglu, Yuksel(15)
- Kaya, Hacer(15)
- Kurnaz, Muammer(15)
- Kurt, Kemal(15)
- Ozden, Talat(15)
- Yilmaz, Coskun(15)
- Yuksel, Ferhat(15)
- Yücel, Cem(15)
- Öz, Mehmet(15)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Güncel ticari ilişkilerde ine satışı
Oğuz Ünal
Klasik kaynaklarda ve daha önceki çalışmalarda îne satışı, genel anlamda incelenmiştir. Bu çalışmada diğer incelemelerden farklı olarak, îne satışının güncel ticarî ilişkilerde, bireysel ve kurumsal anlamda uygulama alanları incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı çok fazla cârî olan ve birçok kişi tarafından uygun görülmeyen bir alışveriş çeşidini ele alıp, uygulanış şekillerini ortaya koymaktır. Anahtar Sözcükler: Alışveriş, Îne, Teverruk, Hile,
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Çoruh nehri (Bayburt) dere yatağı çökellerinin jeokimyasal özellikleri ve ağır metal içeriğinin incelenmesi
Esen Demirkol Kılıç
Tez çalışmasının konusunu, Çoruh Nehri dere yatağı çökelleri oluşturmaktadır. Bu kapsamda çökellerin jeokimyasal özelliklerine dayanarak, nehire malzeme sağlayan kaynak alanları, kaynak alanındaki kimyasal ayrışma dereceleri, çökellerin ağır metal içeriği ve kökenleri hakkında bilgi elde edilmiştir. Çoruh Nehri boyunca yaklaşık 40 km'lik bir alanda çalışma yapılmış ve bu mesafe BM (Bayburt merkez–Gezköy arası, yerleşim yoğun), GK (Gezköy–Gezhanları arası, yerleşim seyrek), ZT (Gezhanları–Ziyaret sırtı mevki, kırsal kesim) kodlarıyla adlandırılıp üç kısım olarak değerlendirilmiştir. İncelenen örneklerin Al2O3 içeriği ile Na2O, K2O, TiO2, P2O5 ve CaO içeriği arasında pozitif korelasyon mevcuttur. SiO2, Al2O3, K2O, Na2O, TiO2, P2O5, MnO elementleri, genel olarak üst kıtasal kabuğa (ÜKK) göre tükenmiş, diğer ana elementler ise zenginleşmiştir. Çalışılan örneklerin Al2O3 içeriği ile Rb, Sr, Ba, Th, Hf, Y, Nb, Zr, V, Pb, U ve Cu elementleri arasında pozitif korelasyon vardır. Söz konusu örneklerin Rb, Sr, Ba, Th, U, Zr, Hf, Y, Nb ve Pb elementleri ÜKK'ya göre genel olarak tükenmiş, Co, Ni, Cu, Sc ve V genel olarak zenginleşmiş, Au ise yer yer tükenmiş, yer yer zenginleşmiştir. Örneklerin (Gd/Yb)N oranları >1, (La/Yb)N oranları 6.92 - 8.71 ve Eu/Eu* ise 0.75 – 0.89 arasında değişmektedir. Nadir toprak element (NTE) içeriği ÜKK'ya göre genel olarak tükenmiştir. Hafif nadir toprak element (LREE) ve ağır nadir toprak element (HREE) içeriği Al2O3, K2O, TiO2, P2O5, Zr, Th ve Y ile pozitif korelasyon göstermektedir. Analiz edilen örneklerin Zn, Sb ve Sc içeriğinde çok az zenginleşme, Cu'da düşük – orta zenginleşme, As'de ciddi zenginleşme ve Ni'de aşırı ciddi zenginleşme vardır. Dere yatağı çökellerinin Cu içeriği kısmen jeolojik, kısmen antropojenik, As tamamen antropojenik, Ni ise jeolojik kaynaklıdır. Jeokimyasal verilere dayanarak, dere yatağı çökellerinin ortaç-mafik/ultramafik kaynaklardan türediği bu kaynakların zayıf–orta derecede kimyasal ayrışmaya maruz kaldığı, zaman zaman yüksek tektonizma, yüksek erozyon ve yarı kurak – kurak iklim şartlarında hızlı sedimentasyonun olduğu ve buna bağlı olarak adı geçen çökellerin kimyasal olarak olgun olmadığı, ayrıca söz konusu çökellerin hem litojenik, hemde antropojenik nedenlerden dolayı kirlenmeye maruz kaldığı sonucuna varılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Cds spreadlarına etki eden makroekonomik değişkenlerin incelenmesi
Hikmet Akyol
Ülke riskinin önemli bir göstergesi olarak CDS'lerin son yıllarda ön plana çıkması, bu araçların birçok yatırımcı, para otoritesi ve saygın kuruluş tarafından ülkelerin kredibilitesinin saygın bir ölçütü olarak değerlendirilip, yakından takip edilmesini sağlamıştır. Bu durum akademik alanda da karşılığını bulmuş ve ülkelere ait CDS spreadlarının incelenmesi ve bu spreadlara etki eden makroekonomik değişkenlerin neler olduğunun belirlenmesi konusu önemli hale gelmiştir. Dolaysıyla son yıllarda dünyada ve Türkiye'de bu konuda birçok araştırmanın yapıldığı gözlemlenmektedir. Bu araştırmada Türkiye ile birlikte seçilen ülkelerin CDS spreadlarına etki eden makroekonomik değişkenlerin neler olduğu incelenmeye çalışılmış olup, seçilen makroekonomik değişkenlerin CDS spreadları üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Araştırmada analiz yöntemi olarak dinamik panel veri yöntemlerinden Genelleştirilmiş Momentler Metodu (GMM) tahminci yöntemi ile Kalıntısal Doğrusal Regresyon Modeli yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada gerçekleştirilen analizler sonucunda, seçilen değişkenler içerisinden, cari işlemler dengesindeki artışlar, reel faiz oranları, GSYH büyüme oranları, enflasyon oranları ve S&P Küresel Sermaye Endekslerindeki yıllık olarak gerçekleşen pozitif değişimlerin CDS spreadları üzerinde önemli düzeyde etkileri olduğu tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Bahçecik (Torul/Gümüşhane) ve civarındaki eosen yaşlı volkanik kayaçların petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özelliklerinin incelenmesi
Zenne Merdan Tutar
Bu tezin konusunu Bahçecik (Torul/Gümüşhane) ve çevresinde yüzeyleyen Eosen yaşlı volkanik kayaçlar oluşturmaktadır. Bu kapsamda, çalışma alanındaki volkanik kayaçlar petrografik, jeokimyasal ve petrolojik olarak incelenmiş olup, elde edilen bulgular ve veriler kullanılarak kayaçların kökeni ve evrimi belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma alanı Doğu Pontidlerin Kuzey Zonu'nda yer alıp, başlıca birimler Geç Kretase yaşlı Kızılkaya Formasyonu ve Çağlayan Formasyonu, bu iki birimi kesen Geç Kretase yaşlı Kastel Granodiyoriti, Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu ve Kuvaterner yaşlı alüvyonlardan oluşur. İncelenen Eosen yaşlı volkanik kayaçlar bazaltik trakiandezit, bazaltik andezit, trakiandezit, andezit, trakidasit ve dasit bileşimindedir. Başlıca mineraller plajiyoklas, hornblend, ojit, kuvars, biyotit ve opak minerallerinden oluşmaktadır. Eosen yaşlı Bahçecik volkanik kayaçlarına ait plajiyoklaslar An39-45 bileşimlidirler. Hornblendlerin magnezyum numaraları [Mg/(Mg+Fe2+)] 0.85-1.00 arasında değişmektedir. Piroksenlerin Fe(T)/Fe(T)+Mg içerikleri 0.19-0.26 arasındadır. Ayrıca, piroksenler Wo44-46En42-44Fs10-15 bileşimlerine sahip olup diyopsitten ojite doğru değişen bir bileşim gösterirler. Bahçecik (Torul) ve civarındaki Eosen yaşlı volkanik kayaçlar orta-yüksek potasyum (K) içeriğine sahiptirler ve kalk-alkali karakterlidirler. Volkanik kayaçlar hafif nadir toprak elementlerce (HNTE) zenginleşmiş olup, büyük iyon yarıçaplı litofil elementler (BİYLE) ve yüksek çekim alanlı elementler (YÇAE) bakımından tüketilmişlerdir. Kondrite göre normalize edilmiş nadir toprak element dağılımları, düşük-orta derecede zenginleşmiştir ve konkav şekillidir (La/Lu=9.04-16.34). Bu durum volkanik kayaçları oluşturan kayaçların benzer kaynaktan oluştuklarını işaret etmektedir. Ayrıca, volkanitlerin gelişiminde başlıca fraksiyonel kristallenme, daha az oranda da özümleme ± magma karışımı rol oynamıştır. Tüm bu çalışmalar neticesinde elde edilen veriler, çalışılan volkanitlerin köken magmasının büyük olasılıkla, önceki yitimden türeyen sıvıların metasomatizmasıyla zenginleşmiş bir litosferik manto kaynağından oluşmuş olabileceğini gösterir. Anahtar Kelimeler: Bahçecik, Doğu Pontidler, Eosen yaşlı volkanik kayaçlar, Jeokimya, Petroloji, Petrografi, Torul.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Ülke riskinin hisse senedi getirilerine etkisi: Borsa İstanbul'a kayıtlı ticari bankalar üzerine bir uygulama
Hüseyin Enes Erkoçak
Günümüz sermaye piyasalarında, küreselleşmenin etkisiyle yabancı sermayenin ekonomik kalkınmaya olan katkısı daha iyi anlaşılır hale gelmiştir. Ülkeler, sınır ötesi ekonomik ilişkilerin geliştirilebilmesi ve yabancı sermayenin çekilebilmesi için uluslararası alanlarda daha karlı pazar arayışları içine girmektedir. Bu durum yatırımcılara farklı sektörlerde yeni iş olanakları sunma, ithalat ve ihracatı artırma gibi katkılar sağlamaktadır. Ancak yatırımcılar sınır ötesi yatırımları ile kar elde etmek isterken, katlanmaları gereken riskler artmakta ve yatırımlarından kaynaklanan ülke riski ile karşı karşıya kalmaktadırlar.Ülke riskinin hisse senedi getiri oranlarına etkisini konu alan bu çalışmanın amacı; ülke riskinin Borsa İstanbul (BIST)'da işlem gören ve bankacılık sektöründe faaliyet gösteren 12 adet ticari bankanın hisse senedi getiri oranlarını nasıl ve ne ölçüde etkilediğini test etmektir. Araştırma 2003–2013 yılları arasındaki 11 yıllık süreyi kapsamaktadır. İlgili dönemlerde, kullanılan bankaların 3'er aylık verileri ile International Country Risk Guide (ICRG)'den temin edilen ülke riski primleri panel veri analizi yöntemi kullanılarak test edilmiştir. Sonuç olarak, Türkiye'de 2003–2013 yılları arasındaki 11 yıllık dönemde ülke riskinin ve ülke riski bileşenlerinden ekonomik risk primi ve politik risk priminin BİST' 100 endeksine kayıtlı ticari bankaların hisse senedi getiri oranlarını negatif etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ülke Riski, Ekonomik Risk, Politik Risk, Finansal Risk, Hisse Senedi Getirileri, Ticari Bankalar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Bankacılık sektörü spesifik değişkenlerinin mali baskınlığa etkileri: Türkiye uygulaması (1980-2012)
Ayşegül Fidan
Türkiye'de 1980'den itibaren bankacılık sektörü gelişmesini hızlandırarak finansal sistem içerisinde önemli bir yer edinmiştir. Finansal sistem içerisinde yer alan bankacılık kesimi işletmelerin fon ihtiyacını karşılayarak ekonomik hayatı olumlu yönde etkilerken mali baskınlık üzerinde de önemli etkilere sahiptir. Bankacılık sektörünün mali baskınlık üzerindeki etkileri ile ilgili literatürde çok az çalışma bulunmaktadır. Bu çalışma, bankacılık sektörünün mali baskınlık üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. 1980-2012 yılları arasını kapsayan 32 yıllık veriler kullanılarak üç bağımlı değişken için üç ayrı model kurulmuş ve bunlarla on üç bağımsız değişken arasında regresyon analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda; tüketici fiyatları enflasyonu ve bankaların gelir-gider yapısı değişkenlerinin özel sektör mali baskınlığına; sermaye yeterliliğinin kamu sektörü mali baskınlığına ve GSYH deflatörü değişkeninin Türkiye'nin toplam mali baskınlığına herhangi bir etkisi bulunmamıştır. Sermaye yeterliliğinin özel sektör mali baskınlığına; döviz kuru ve mevduat faiz oranının kamu sektörü mali baskınlığına ve bankanın aktif kalitesi ve bazı karlılık değişkenlerinin Türkiye'nin toplam mali baskınlığa etkilerinin anlamlı ve negatif yönde olduğu saptanmıştır. Döviz kuru, mevduat faiz oranı ve kredi değişkenlerinin özel sektör mali baskınlığına; tüketici fiyatları enflasyonu, kredi, bankanın aktif kalitesi, likidite ve gelir-gider yapısının kamu sektörü mali baskınlığına ve döviz kuru, bankanın aktif kalitesi ve bazı karlılık değişkenlerinin Türkiye'nin toplam mali baskınlığına etkileri ise anlamlı ve pozitif yönlü olmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Orman altı bitkilerinden Rhinanthus angustifolius Subsp. grandiflorus bitkisinde uçucu yağların kimyasal bileşimleri ve antimikrobiyal aktiviteleri; beta pinen'in 2,4-dinitrobenzensülfenil klorür ile katılma tepkimesi ve antioksidan-radikal giderici aktivite ölçümleri
Sinan Öztürk
Bu çalışmanın birinci kısmında Rhinanthus angustifolius subsp. grandiflorus bitkisinin uçucu yağının kimyasal bileşimleri ve antimikrobiyal aktiviteleri incelendi. Uçucu yağlar su buharı destilasyonu yöntemi ile bitkinin tüm kısımlarından elde edilerek GC-FID ve GC-MS yöntemi ile analiz edildi. Bitkiden elde edilen toplam yağın %99.46' sını içeren 31 adet bileşiğin yapısı aydınlatıldı. Rhinanthus angustifolius subsp. grandiflorus bitkisindeki ana bileşenler, 1H-Inden, 2,3-dihydro-5-metil- (%25.137), α-Kubeben (%19.27), 1-Hekzadeken (%15.59), n-Hekzadekanoik asit (%12.14) olarak belirlendi. Bitkiden izole edilen uçucu yağların antimikrobiyal aktiviteleri de incelendi. Rhinanthus angustifolius subsp. Grandiflorus bitkisine ait uçucu yağın B. cereus, E. coli, E.coli O157:H7 ve S. aureus mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktivite gösterdiği belirlendi. Aynı zamanda Sac. cerevisiae ve C. albicans cinsi mayalar üzerinde de etkili olduğu tespit edildi. Çalışmanın ikinci kısmında ise, β-pinen başlangıç bileşiğinin 2,4-dinitrobenzensülfenil klorür bileşiği ile oda sıcaklığında katılma tepkimesi gerçekleştirildi. Tepkime sonucu elde edilen yeni terpen türevi bileşiklerinin izolasyon çalışması başladı. Uzun çalışmalar sonucu üç farklı reaksiyon ürünü saf olarak elde edildi. Yeni bileşiklerin yapıları NMR, IR, kütle spektral verileri ve elementel analiz teknikleri kullanılarak spektroskopik yöntemlerle belirlendi. Yapılan çalışmada beta pinenin iskelet düzenlenmesi (Wagner-Meerwein) sonucu katılma ürünleri verdiği anlaşıldı. Ayrıca elde edilen üç yeni bileşiğin antioksidan ve radikal giderici etkilerinin ölçümleri yapıldı. Ölçümlerin sonuçlarına sentezlenen üç bileşiğinde antioksidan etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Afetlere müdahale eden örgütlerde işgören tatmini ile başarı algısı ilişkisi: AFAD örneği
Hikmet Akyol
Ülkemizde doğa afetlerinin sık olarak yaşandığı bilinen bir gerçektir. Yaşanan doğa afetleri sırasında çok sayıda kişi yaşamını yitirmekte ve ekonomik açıdan önemli kayıplar yaşanabilmektedir. Bu duruma bağlı olarak yaşanan afetlere doğru ve etkin bir şekilde müdahale edilip edilmediğinin tartışmalarının sürekli yaşandığına şahit olunmaktadır. Söz konusu doğa afetlerinin meydana gelmesi sonucu önemli kayıpların yaşanması ve akabininde görülen ciddi tartışmalar etkin bir afete müdahale sistemini zorunlu kılmıştır. Bu sistem içerisinde hiç şüphe yok ki arama ve kurtarma örgütlerine önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Bu örgütlerde görev alan personelin başarı düzeylerini etkileyecek faktörlerin ortaya konulabilmesi, afete müdahalede başarı düzeyini ve dolaysıyla kurtarılan can sayısını pozitif etkileyebileceğinden önemli olduğu ileri sürülebilir. Bu araştırma Erzurum Afet ve Acil Durum Arama ve Kurtarma Birliği personelinin tatmin düzeyleri ile başarı algıları arasındaki karşılıklı ilişkinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Araştırma için seçilen söz konusu Birlik Türkiye'de halen görev yapmakta olan, AFAD'a bağlı 11 birlikten birisidir. Araştırma bulgusuna göre personelin tatmin düzeyleri ile başarı algıları arasında anlamlı bir ilişki söz konusudur. Araştırmada işgören tatmini ile başarı algısının alt boyutlarının karşılıklı etkileri ölçülerek, analiz edilmiştir. Söz konusu analizler sonucunda önemli bulgular ortaya konulmuştur. Bu bulguların araştırmanın yapıldığı Birlik ve benzer örgütler açısından önemli ve yol gösterici yönleri olduğu ileri sürülebilir. Aynı zamanda ileride yapılacak araştırmalara da katkı sağlayabileceği savunulabilir. Anahtar Kelimeler: İşgören Tatmini, Başarı Algısı, Afete Müdahale Performansı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Meşruiyet aracı olarak kurumsal sosyal sorumluluk uygulamaları: Koza Maden İşletmesi örneği
Bayram İlter
Günümüzde teknolojinin ve bilginin hızlı bir değiĢim geçirmesi ile birlikte örgütsel alanda da bir takım geliĢmeler yaĢanmıĢtır. Bu geliĢmelerden biri, örgütün dıĢında geliĢen ancak örgütsel eylemlerden bağımsız düĢünülemeyen kurumsal sosyal sorumluluk kavramıdır. BaĢlangıçta "itibar kazanma" ve "pazarlama stratejisi" olarak doğan kurumsal sosyal sorumluluk kavramı bugün yazınsal hayatta geçirdiği dönüĢümler sonrasında iĢletmeler ve toplum açısından farklı bir noktaya evrilmiĢtir. Ancak bu evrilmeye rağmen kurumsal sosyal sorumluluk yazınını oluĢturan çalıĢmaların önemli bir kısmında kavramın sahip olduğu bu önemin nedenini açıklayıcı çalıĢmaların yetersiz düzeyde kaldığı gözlenmiĢtir. Ġlgili yazında belirtildiği üzere bu eksikliğin nedeni, yapılan değiĢik çalıĢmalarda kurumsal çevrenin araĢtırmacılar tarafından yetersiz düzeyde incelemeye konu olması ve Ģimdiye kadar yapılan araĢtırmaların ağırlıklı olarak, finansal performansla iliĢkili sorumluluk uygulamalarının yeri üzerine yapılmasıyla iliĢkilendirilmiĢtir. ÇalıĢmamız, bu anlamda sosyal sorumluluk uygulamalarını, kurumsal mekanizmalar perspektifinden değerlendirmeye çalıĢması bakımından, söz konusu uygulamaları iĢletmenin finansal performanslarını artırmada kullanılan bir araç olma boyutundan çok daha öteye taĢıyarak, kuramı açıklayıcı önceki çalıĢmalarda yetersiz düzeyde kalan toplum temelli doğasını açıklamada kuramsal boĢluğun doldurulmasına yardımcı olacağı düĢünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Kurumsal Kuram, Örgütsel MeĢruiyet, Madencilik
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Türkiye geneline dağıtılacak olan araçların dağıtım maliyetlerinin optimizasyonu: Ulaştırma modeli uygulaması
Halil İbrahim Şen
İktisat ile ilgili tanımlama yapılırken genelde "ihtiyaçların sonsuz, kaynakların ise sonlu" olduğundan söz edilir. Bu nedenle verimlilik hayatın her noktasında fazlaca riayet edilmesi gereken düsturlardan olmuştur. Bazen üretim enstrümanlarında ya da diğer tüm değişkenlerde herhangi bir değişiklik yapmadan sadece verimlilikle ilgili çalışma yapılarak aynı kaynakla daha fazla ihtiyaç karşılanabilir. Aynı ihtiyacı daha az kaynakla gidermek te bahsedilen duruma farklı açıdan bir örnektir. Bu bağlamda bir örnek teşkil edebilecek Tez çalışmamızda, çalışmaya konu olan ihtiyaç yine karşılanmış ama hem sorumluluk konusunda eşit dağıtım yapılarak adalet sağlanmış hem de aynı iş daha az kaynakla tamamlanmıştır. Çalışmamızın ikinci kısmında Doğrusal Programlama üçüncü kısmında ise Ulaştırma Modeli hakkında geniş malumat verildikten sonra üçüncü kısımda anlatılan yöntem probleme uygulanmıştır. Problemin çözümü aşamasında optimal çözüme ulaşmak için WINQSB paket programı kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre aynı iş için harcanan kaynak miktarında %12'lik bir iyileşme ile beraber işlerin daha organize ve hızlı şekilde yürümesini sağlayacak bir dağıtım tesis edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Afet lojistiğinde stok kontrolüne yönelik veri analizi
Ünal Yaprak
Afet kavramının çeşitli tanımları olmakla beraber en genel ve kabul göreni Birleşmiş Milletlerin de kabul ettiği tanımdır. Bu tanıma göre; "insanlar için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplara neden olan, normal yaşamı durdurarak veya kesintiye uğratarak toplumları etkileyen ve yerel imkanlar ile baş edilemeyen her türlü doğal, teknolojik veya insan kaynaklı tüm olaylara" afet denilmektedir. Herhangi bir afet durumunda afetzedelere ve etkilenen kişilere organizeli ve planlı bir şekilde yardım sağlanması, planlı bir afet yönetimi ile mümkündür. Afet yönetiminde etkin bir hazırlık evresi sonucu yardımların zamanında ve yeterli bir şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında ise planlı ve etkin bir lojistik devreye girmektedir. Afet lojistiği altı doğru çerçevesinde gerçekleşmektedir. Doğru miktarda yardımın doğru ihtiyaç sahiplerine, doğru yerde, doğru zamanda, doğru yöntemler kullanılarak, doğru yardımların ulaştırılması bu altı doğru ilkesini oluşturmaktadır. Doğru miktarda yardımın diğer ilkeler çerçevesinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması ise planlı bir şekilde yapılacak stok kontrolünü gerektirmektedir. Yardım malzemelerinin en doğru ve verimli bir şekilde stok kontrolünün yapılması, en uygun yöntemin seçilmesi ve geçmiş yıllarda meydana gelen talep miktarları dikkate alınarak yapılan bilimsel analizler sonucunda mümkün olacaktır. Sonuç olarak, afet lojistiğinde en önemli konulardan birisi olan yardım malzemelerinin stok kontrolünün yapılmasıyla, meydana gelen afetlerden doğabilecek zararların azaltılması veya yok edilmesi mümkün olacaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Tüketicilerin otomobil markalarına yönelik tercihlerinin analizi: Gümüşhane ili örneği
Tolga Arıtan
Otomobil satın alma davranışı tüketicilerin yaşamındaki en büyük ve önemli harcamalardan biridir. Bu çalışma, tüketicilerin otomobil markalarına olan mevcut marka sadakatlerinin tespit edilmesini ve tüketicilerin ileriki dönemlerdeki marka tercihlerinin öngörülmesini amaçlamaktadır. Araştırmada, "Markov Zinciri Analizi" yöntemi kullanılmıştır. Araştırma, toplamda 347 denek üzerinde yapılmıştır. Araştırma sonucunda, genelde satın alma sayısında bir düşüş olmasına rağmen, BMW, LADA ve TOFAŞ markalarının artış gösterdiği, AUDİ, KİA ve PROTON markalarının ise yerinde saydığı, CITROEN, FİAT, FORD, HONDA, MAZDA, PEUGUOT, RENAULT ve SKODA markalarının ise düşüş gösterdikleri anlaşılmıştır. Bayan katılımcılar başta VOLKSWAGEN (VW), RENAULT ve PEUGUOT olmak üzere markaları tercih ederlerken, erkek katılımcılar ise başlıca TOFAŞ, RENAULT, FİAT ve FORD markalarını tercih etmektedirler. Düşük gelirli katılımcılar en fazla TOFAŞ ve RENAULT markalarını, orta gelir grubundakiler en fazla TOFAŞ, RENAULT ve FİAT ve FORD markalarını, üst gelir grubundakiler ise VW, TOYOTA, SKODA, OPEL, NİSSAN, HONDA ve CİTROEN markalarını tercih etmektedirler. Katılımcıların en yüksek marka bağlılığını AUDİ, MERCEDES ve OPEL markalarına gösterdikleri bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Otomotiv Sektörü, Tüketici Davranışları, Markov Zinciri Analizi, Marka, Marka Sadakati.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Yenilenebilir alternatif yakıtların dizel motorlarda kullanımının performans ve emisyonlar üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Aytekin Hoçur
Dizel motorları yüksek verim ve yüksek moment, artan devir sayıları, dayanıklılık ve benzin motorlarına kıyasla daha düşük karbon monoksit (CO) ve hidrokarbon (HC) emisyonu salınımı gibi üstünlükleri sebebiyle özellikle hafif karayolu taşıtlarında son yıllarda daha yaygın kullanılmaya başlanmıştır. Ancak, dizel motorları özellikle petrol kökenli yakıtlar kullanıldığında yüksek oranda azot oksit (NOx), is ve partikül madde (PM) emisyonu üretirler. Dizel motorlarında yakıt ekonomisi sağlamak ve zararlı egzoz emisyonlarını azaltmak için çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. Bu yöntemler içinde konvansiyonel yakıtların özelliklerinin iyileştirilmesi amacıyla içerisine belirli oranlarda çeşitli alternatif yakıtların katılması ve konvansiyonel yakıtların yerine özellikle yenilenebilir alternatif yakıtların kullanımı kirletici emisyonlarının azaltılması ve gelecekteki enerji ihtiyacının karşılanması için umut verici bir çözüm olarak görülmektedir. Dizel motorlarda alternatif yakıt olarak kullanılabilecek yakıtlar arasında doğalgaz, hidrojen, biyogaz, biyodizel, alkoller ve çeşitli sentetik yakıtlar sayılabilir. Ayrıca motorinin özelliklerini iyileştirmek amacıyla özellikle içeriğinde oksijen bulunan metanol, etanol gibi alkoller, biyodizel ve çeşitli eterler dizel yakıtına belirli oranlarda katılabilmektedir. Bu çalışmada dizel motorlarda kullanılmaya elverişli çeşitli yenilenebilir alternatif yakıtların saf olarak ve motorine karıştırılarak kullanılmasının motor performansı ve egzoz emisyonlarına etkileri teorik ve deneysel olarak incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Dizel motorlar, Egzoz emisyonları, Motor performansı, Oksijenatlar, Yenilenebilir alternatif yakıtlar
- BildiriAçık Erişim2015Online learning in vocational school: focus on students' perceptions
Aydin, Sinan; Akkan, Yasar; Arpaz, Ercan; Koparan, Bulent; Iaman, A; Eskicumali, A
In this study, we describe vocational school students' practices and perceptions of online learning based on interviews and observations. First, we identify student characteristics within online classes. Then, we report student perceptions of online lectures. Finally, we summarize our recommendations to improve the online teaching. The methodology used in this study was qualitative data-collection techniques to obtain vocational school student views on online education and educational processes. For this purpose, two stages of data collection were used in this study these were one-on-one open-ended interviews and think-aloud observation. According to data analysis from this study, communication between students and teachers has a basic effect on shaping students' perceptions and approach to online learning. Also, they have some negative ideas of using and implementations of technology in lectures. Included in this finding is that the meaning assigned by students to any technological material used in lectures is directly connected with the way this material is implemented. Another important finding is that planning of course, assessment and curriculum plays basic role in student's concentrate on lectures and success in online learning. We investigated only a few of the possible relationships between perception of the online environment, the technological materials used in lectures, students' approach to online learning, and students' perceptions of this learning way. Although Web resources and community were mentioned in this study, they may play a more effective role in student online learning than was analyzed in this study. Some additional factors that may effect student perceptions needed to be investigated are the link between perception and outcome, faculty use and knowledge, faculty perceptions and training. (C) 2015 The Authors. Published by Elsevier Ltd.
AtıfWoS2OpenAlex25İncele
- BildiriAçık Erişim2015Finite Element Based Investigation of Backfill Effects on Seismic Behavior of a Cantilever Wall
Cakir, Tufan; Drusa, M; Marschalko, M; Yilmaz, I; Segallini, A; Ferrero, AM; Bednarik, M
A series of finite element analyses were conducted to investigate the backfill effects on seismic behavior of a cantilever retaining wall incorporating backfill and subsoil interactions. Considering four different backfill soil conditions, the dynamic analyses of backfill-cantilever wall-soil/foundation system were carried out in time domain through ANSYS general purpose finite element computer program. The cohesionless soil was modelled as an elasto-plastic medium with viscous boundary applied on the artificial boundary of soil to simulate the wave energy absorption. Backfill-cantilever wall interface behavior was taken into account by using interface elements between the wall and soil to allow for de-bonding. The magnitudes of lateral displacements and stresses were determined. The obtained results show that the earthquake behavior of cantilever retaining walls can change considerably due to the backfill interaction. Thus, the backfill interaction should be considered in design criteria of cantilever walls. (C) 2015 The Authors. Published by Elsevier B.V.
AtıfWoS2OpenAlex8İncele
- DerlemeAçık Erişim2015Symbolic Interactionism on Deviant Behavior: On Becker's Outsiders
Gençosmanoglu, Alperen
- MakaleAçık Erişim2015Scopus SJRQ3Nutritive Value of Sunflower Silages Ensiled with Corn or Alfalfa at Different Rate
Tan, Mustafa; Yolcu, Halil; Dumlu Gul, Zeynep
Sunflower (Helianthus annuus L.) having shorter growing season, better cold tolerant and more drought resistant is important alternative silage plant in highlands. But it has poor silage quality. To improve the quality of sunflower silage can be mixed an appropriate amount of corn (Zea mays L.) and alfalfa (Medicago sativa L.). This research was carried out to evaluate quality characteristics of nine silage types: Sunflower, corn and alfalfa silages; plus their some mixtures silages (75% sunflower + 25% corn, 50% sunflower + 50% corn, 25% sunflower + 75% corn, 75% sunflower + 25% alfalfa, 50% sunflower + 50% alfalfa and 25% sunflower + 75% alfalfa); at two harvest stages: Beginning of flowering for sunflower and alfalfa and milk-dough stage for corn (early stage), and end of flowering stage for sunflower and alfalfa, and dough stage for corn (late stage). The experimental design was in a factorial arrangement of randomized complete block with replicated four times. Dry matter content (DM), crude protein content (CP), neutral detergent fiber content (NDF), acid detergent fiber content (ADF), silage pH and physical characteristics (PC) of silages were determined in this study. Mixing of alfalfa in NDF, ADF and CP and corn in DM, pH and PC had positively effect in sunflower silages. Late stage had positively affected DM, PC and pH for silage. Consequently, sunflower silages mixed with corn, with the condition of not being less than 50% at late stage, are recommended for farmers.
AtıfWoS9OpenAlex7TR Dizin4
İncele - BildiriAçık Erişim2015Comments on Non-Linear Piezoelectric Vibration Energy Harvesting From a Vertical Cantilever Beam with Tip Mass
Ünker, F.; Çuvalci, O.; Sener, S; Saridogan, E; Staub, S
This paper first points out the retaining higher order terms in the main equation of previous study (PS) of Friswell et al. (Journal of Intelligent Material Systems and Structures 23(13): 1505-1521, 2012). The equations of motion for the system are derived following energy (Lagrange) based approaches and the correct equation with the extra higher order terms is provided and simulations are redone in the current study (CS). (C) 2015 The Authors. Published by Elsevier Ltd.
AtıfWoS1OpenAlex1İncele
- BildiriAçık Erişim2015Nonlinear Motion Control of a Column Using a Coupled Gyroscope
Ünker, F.; Çuvalci, O.; Sener, S; Saridogan, E; Staub, S
In this paper, a system of the gyroscopes coupled via the massless torsional springs and the massless torsional dampers mounted on the tip mass of a column subjected to a vibrating base is considered. The coupled gyroscopes are assumed to have reverse angular speeds, and the rotations to eliminate the torques due to the springs and the dampers. Taking advantage of the angular momentum of the rotating gyroscope, gyrostabilizer systems are expected to become more widely actualized as they provide an effective means of motion control with several significant advantages for various structures. The non-linear motions of the gyro-column system and the equations of motion for the system are derived following energy (Lagrange) based approaches and examples provided. On the other hand, the effect of the angular velocities of the gyroscopes are studied, and it is shown that the angular velocity (spin velocity) of a gyroscope has a significant effect on the behavior of the dynamic motion. It is also shown how the dampers and springs due to the motion between the suporting gimbals influence the dynamic behavior of the column. (C) 2015 The Authors. Published by Elsevier Ltd.
AtıfWoS1OpenAlex1İncele
- BildiriAçık Erişim2015Seismic Motion Control of a Column Using a Gyroscope
Ünker, F.; Çuvalci, O.; Sener, S; Saridogan, E; Staub, S
Taking advantage of the angular momentum of the rotating gyroscope, gyrostabilizer systems are expected to become more widely actualized as they provide an effective means of motion control with several significant advantages for various structures. In this paper, a symmetric gyro with coupling to the tip mass of a column mounted on a vibrating base is considered. The non-linear motions of the gyro-column system and the equations of motion for the system are derived following energy (Lagrange) based approaches and examples provided. On the other hand, the effect of the angular velocity of the gyroscope is studied, and it is shown that the angular velocity (spin velocity) Omega of gyroscope has a significant effect on the behavior of the dynamic motion. It is also shown how the damper and spring due to the motion between the suporting gimbal and tip mass influence the dynamic behavior of the gyroscope. It was concluded that the numerical investigations of this combined system has not been investigated up to the present time. (C) 2015 The Authors. Published by Elsevier Ltd.
AtıfWoS3OpenAlex9İncele

















