Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2020
    Kapalı Otobüs Durağı Uygulamalarının Kullanıcı Beklentileri ve Memnuniyeti Doğrultusunda İncelenmesi: Gümüşhane ve Antalya Örneği

    Aydin, Metin Mutlu; Çoruh, Emine; Dağlı, Eren; Öztürk, Ömer Faruk; Yıldırım, Mehmet Sinan

    Son yıllarda otobüs ve minibüs duraklarının kalitesini arttırmak amacıyla tamamen kapalı, dijital ya da görselbilgilendirme vb. birçok özelliğe sahip kapalı durak tasarımları uygulanmaktadır. Fakat bu kapalı durakların özellikleri,benzer karakteristik özelliklere sahip kentlerde benzer ihtiyaç ve kullanıcı beklentilerine sahip olabilmektedir. Buyüzden ülke genelinde benzer karakteristik özelliklere sahip kentler için ortak bir kapalı durak tipi belirleyerek onuihtiyaç olan şehirlerde uygulamak, durakların kalitesi konusunda bir iyileşme sağlayabilecektir. Bu kapsamda bu türortak özelliklere sahip şehirler için tasarlanacak duraklarda kullanıcıların beklentilerinin önceden belirlenmesi,durakların işlevselliğine önemli katkı sağlayabilecektir. Bu amaçla çalışmada kapalı durak tasarımı için kullanıcılarınözellikle farklı hava koşullarına sahip büyük/küçük ölçekli şehirlerdeki mevcut kapalı duraklardan memnuniyeti ile buduraklarda olmasını istedikleri özellikler bir anket çalışması ile incelenerek ortak bir durak yapısı önerilmeyeçalışılmıştır. Analizler kapsamında hazırlanan anket soruları, yüz yüze yapılan anketlerden elde edilen sonuçlara görefaktör analizi ile alt gruplara ayrılmıştır. Sonrasında ise durak kullanıcıları ve bunların duraklardan memnuniyetleriarasındaki ilişki Sıralı Logit Regresyon (SLR) analizi ile incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre kapalı durakkullanıcılarının yaşadığı şehrin, meslek grubunun memur ve öğrenci olmasının, durakta bekleyen kişi sayısının vedurakta bekleme süresinin 10’dk ve daha fazla olmasının durak memnuniyeti üzerinde istatistiksel olarak anlamlıdeğişkenler olduğu belirlenmiştir. Yine sonuçlardan kapalı durak kullanıcıları, mevcut duraklardan memnun gibigörünse de bu tür duraklarda olmasını bekledikleri bazı farklı ve önemli özelliklerin olduğu görülmüştür.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Türkiye’de Kayak Sporu ve Uludağ Algısının Tarihsel Temelleri: Karlı Dağdaki Ateş Filminin Göstergebilimsel İncelemesi

    Evren, Savaş

    Bu çalışma, Türkiye’de kayak sporu ve Uludağ algısının tarihsel temellerinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, Uludağ’da geçen en önemli Yeşilçam Filmlerinden biri olan Karlı Dağdaki Ateş filminin göstergebilimsel incelemesi yapılmıştır. Çözümleme için öncelikle filmin ön incelemesi yapılmış, Uludağ ve kayak sporuna ilişkin güçlü mesajların yansıtıldığı beş sahne belirlenmiştir. Ardından, belirlenen sahneler Roland Barthes’in göstergebilimsel yaklaşımı çerçevesinde analiz edilmiştir. Bu kapsamda, ilgili sahnelerdeki göstergeler, gösteren-gösterilen ve düz anlam-yan anlam bağlamında değerlendirilmiş; diğer bir ifadeyle, filmdeki görüntüler ve diyaloglar ile bunların Uludağ imajı ve kayak sporu algısı çerçevesindeki yan anlamları incelenmiştir. Bulgulara göre, Uludağ imajının tarihsel temelleri açısından “romantik üst sınıf destinasyonu” ve “büyüleyici, mistik kayak merkezi” gibi faktörler öne çıkmaktadır. Kayak sporu algısının tarihsel temelleri açısından ise zor, tehlikeli (özellikle kadınlar, yaşlılar ve kilolular için) ve elitist algısı öne çıkmaktadır. Ayrıca bazı sahnelerde kayak sporunun zevkli ve prestijli olduğuna ilişkin yansımalar vardır. Güncel literatür kapsamında yapılan karşılaştırmalar ise bu algıların günümüzde büyük ölçüde varlığını koruduğunu ortaya koymaktadır.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    A focus group study on the importance of occupational safety culture in terms of occupational health and safety

    Gökçe, Ahmet

    Ergonomic design of the working environment in terms of health and safety, minimizing the risks by determining the risk factors, the existence of legal and institutional regulations are the basic elements to ensure occupational health and safety. However, these measures to be taken are not sufficient to prevent work accidents. At this point, the safety culture, which emphasizes the importance of the "human" factor in preventing work accidents and ensuring health and safety in the working environment, has a very critical role. Having all the employees at a work place to adopt this safety culture and expanding it to all levels will bring along a safer working environment. Accordingly, this study aims to determine the safety culture levels by revealing the opinions of the people working in the carpentry profession which is categorized in the dangerous work class on the job safety culture. In this context, focus group interview and observation method which are the qualitative research methods were used. The interviews were held with 24 carpenters working in Erzincan and content analysis method was used as data analysis method. According to the findings, the participants were generally found to have low levels of safety culture and only the fatalism perception, one of the security culture determinants, had a positive effect on the level of safety culture. In addition, it was observed that there weren’t any conscious practices to identify and prevent the risk factors (especially physical and ergonomic risk factors).

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex12TR Dizin11
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Gebelerde Sağlıklı Yaşam Davranışlarının ve Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi

    Özcan, Handan; Polat, Tuğçe; Yılmaz, Muhammed Mücahid; Öztürk, Mehmet Arif; Aydoğan, Tolga

    Amaç: Araştırma, gebelerde sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Tanımlayıcı ve kesitsel türde olan araştırmanın evrenini bir kamu hastanesinde, doğum polikliniklerine 30.02.2018-15.06.2018 tarihleri arasında başvuru yapan gebeler oluşturdu. Çalışmanın örneklemde çalışmaya dahil edilme kriterlerini sağlayan toplam 207 sağlıklı gebe ele alındı. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği kullanıldı.Bulgular: Gebelerin yaş ortalaması 27,68±4,18 (min:18, max:41)’dir. Gebelerin sağlık davranışları ölçeğinden almış oldukları en yüksek puan; manevi gelişim (26,84±4,88), kişilerarası ilişkiler (25,18±4,82) ve sağlık sorumluluğu (24,49±4,40) olup, en düşük puan ise fiziksel aktiviteye (14,99±4,71) aittir. Ev hanımı olan, düzenli egzersiz yapan, gündüzleri dinlenen, cinsel yaşamı değişmeyen, gebeliği planlı olan, bebeğinin doğum ağırlığı normal sınırlarında olan, son doğumunu vajinal yolla yapan kadınların sağlık davranışları puan ortalamaları daha yüksektir. Sonuç: Gebelikte maternal ve fetal iyilik durumu için sağlıklı yaşam davranışları kaçınılmazdır. Multidisipliner bir ekiple gebeler için sağlıklı yaşam davranışlarına yönelik rehberlerin oluşturulması, farkındalıkların sağlanması önemlidir. Tespit edilen olumsuz sağlık davranışlarının gebe ile birlikte değerlendirilmesi ve değiştirilmesi yönünde destek sağlanması önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex9TR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Enformasyondan Bilgi’ye: Üniversite Öğrencileri Haberleri Sosyal Medyadan mı Öğrenir?

    Taşdelen, Birgül

    Çevrimiçi ortamların etkili bir iletişim aracı olarak yükselişi, habere ulaşma, tüketme ve paylaşma şeklini kökten değiştirdi. Haber platformu olarak sosyal medyanın yükselişi, bilgiye erişim ve katılım deneyimlerimizi de zenginleştirmiştir. Bu çalışma, genç kullanıcıların sosyal medyada haber tüketim sürecini Eveland’in Bilişsel Arabuluculuk modeli ile incelemektedir. Sosyal medyada habere rastlantısal maruz kalınması, paylaşılan haber içeriğine katılım, bilişsel ayrıntılandırma ve güncel olaylar bilgisi arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmayı amaçlayan bu araştırma, 402 kişiyle veri toplama aracı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, genç kullanıcıların çoğu, çevrimiçi erişim gerektiren dijital ortamlarla bağlantılarının bir parçası olarak sosyal medyada rastladıkları haberlere dikkat etmektedir. Ayrıca sonuçlar, pasif olarak habere maruz kalan genç kullanıcıları da dahil etme becerisine sahip sosyal medyanın, haber ve bilgi kullanımı arasındaki ilişkiye aracılık ettiğini ortaya koymaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Dövüş Sporcularına Uygulanan Direnç, Pliometrik ve Kompleks Antrenman Yöntemlerinin Hareket Hızına Etkilerinin Karşılaştırılması

    Can, İbrahim; Bayrakdaroğlu, Serdar; Topsakal, Nuri

    Bu çalışmanın amacı, dövüş sporcularına uygulanan direnç, pliometrik ve kompleks antrenman yöntemlerinin hareket hızına etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, çalışmaya katılmak için Gümüşhane Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda öğrenim gören ve mücadele sporlarında aktif spor yaşantısını sürdüren 30 öğrenci rastgele olarak üç farklı deney grubuna (pliometrik, direnç, kompleks antrenman grubu) ayrıldı. Araştırmanın kontrol grubu Düzce Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim gören 10 öğrenciden oluşturuldu. Katılımcılara hem ön-test hem de son-test ölçümlerinde kendi kilolarının %40 oranına karşılık olan dış yüklerde squat sıçraması egzersizi uygulandı ve ortalama hız (OH) değeri, ortalama itme hızı (OİH) değeri ve zirve hız (ZH) değeri dinamik ölçüm sistemi (T-Force dinamik ölçüm sistemi) vasıtasıyla elde edildi. Verilerin değerlendirilmesinde; Kolmogrov-Smirnov Normallik Testi, Kruskal Wallis ve Wilcoxon analiz yöntemleri kullanıldı. Analiz sonuçlarına göre, 8 haftalık pliometrik, direnç ve kompleks antrenmanlarından sonra gruplar arasında ağırlıklı squat sıçrama egzersizinde elde edilen OH, OİH, ZH değerleri bakımından istatistiksel yönden anlamlı bir farklılığın mevcut olduğu bulundu (p<0.05). Sonuç olarak, üç farklı kuvvet antrenman protokolünün de hız parametresini geliştirdiği ve gruplar arasında istatistiksel yönden anlamlı bir farklılık olduğu elde edildi.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Identification Material Properties By Modal Calibration Method Based On Ambient Vibration Tests

    Trker, Temel; Dede, Tayfun; Yanik, Yusuf; Yildirim, Omer

    Nowadays, different structural members can be used in structures. The mechanical properties of the materials are variable. For this reason, it is very important to identify the material properties correctly. The main parameter used to define the material properties is the elasticity modulus. In this study, the elasticity modulus of structural members was determined by Model Calibration Method using dynamic characteristics obtained from Ambient Vibration Test data. The application of the proposed method was presented on a steel structure member. First of all, experimental natural frequencies were obtained by conducting Environmental Vibration Test on the selected model. A measurement system consisting of accelerometers for experimental measurements and an electronic circuit used as signal collection unit are designed. The data obtained from this measurement system were transferred to the computer environment and analyzed in the Matlab program. Using the SAP2000 package program, the theoretical natural frequencies were found by Finite Element Method. The difference between the experimental and theoretical results was reduced to the lowest as a result of repeated analysis by modifying the elasticity modulus in the Finite Element model created in SAP2000 program via software generated in Matlab. The calibrated finite element model and the elasticity modulus of the steel structural member are determined by the process.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    The effect of financial literacy on the individual pension system that is an alternative to saving behaviour

    Özbek, Adem

    Information is the basis of our individual attitudes and behaviours. Some of this information is obtained with education and some with environmental factors. These two sources of information have an equally important impact on individuals' financial literacy levels. These resources are at the core of both our attitudes and behaviours. One of the financial products that is considered to be important for the financial markets is the private pension system. This product acts as an assurance tool for the working population and also for the unemployed, a guarantee for the future. It is not an area that has been experienced by people as it is a system that has begun to develop and expand in the society. Individuals who will participate in the private pension system act depending on their knowledge and financial literacy status. In the study, we tried to determine whether the financial literacy levels of individuals depending on their financial attitudes and behaviours have an impact on their participation in the private pension system. For this reason, the questionnaire form created within the scope of the research is applied online to 405 participants between 13.02.2020 and 17.02.2020. The data obtained are analysed with SPSS 21 and the Structural Equality Model and it is determined that the financial literacy levels that developed depending on the financial attitude and financial behaviour of individuals has a positive effect on their participation in the private pension system.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Investigation of the Effect of Differential Morphing on Forward Flight by Using PID Algorithm in Quadrotors

    Oktay, Tugrul; Kose, Oguz

    In this study, modeling, control and differential morphing of a four-rotor unmanned aerial vehicle known as a quadrotor isdiscussed. With differential morphing, the forward flight performance and model of an autonomous quadrotor is presented.Due to the complex structure of the quadrotor, it is difficult to build the model. To get model parameters, a complete quadrotormodel is drawn in the Solidworks program. In addition, Newton-Euler equations are used in the mathematical model.Simulation is done in Matlab / Simulink environment by using the parameters obtained from the model and the state-spacemodel approach. PID (proportional, integral, derivative) is used as the quadrotor control algorithm. As a result of the study,the quadrotor forward flight is carried out using PID algorithm and differential morphing. The system characteristics of thesituations with and without differential morphing are compared and the results are presented with graphs.

    AtıfOpenAlex17TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Determination of Bending Moment Capacity on “L” Type Furniture Corner Assembly Elements Produced by 3D Printers

    Yildirim, Mehmet Nuri; Yasar, Sekip Sadiye; Karaman, Abdurrahman

    In this study, determining the impact of biscuit-type joining elements produced in 3-D printers on the bending moment resistance was aimed in “L” type corner joining. For this purpose, wood-based material 18 mm thick MDF-lam, woodbased biscuit, Acrylonitrile Butadiene Styrene (ABS) and Polylactic Acid (PLA) produced with 3-D printer, biscuit joining elements obtained from thermoplastic based filaments are used. Test samples, according to (ASTM D 1037-06a, 2006) standards were subjected to; diagonal tensile and compression moment tests. According to the experiment results, the tensile moment values was determined to be higher than the compression moment values. The wood-based biscuit joining element has the highest values, the wood-based biscuit joining element was followed by the biscuit assembly elements obtained respectively from PLA and ABS-based materials produced in 3-D printer in the compression test; while the wood-based biscuit joining element has the highest values in the tensile test, this was followed by ABS and PLA biscuit joining elements. In the tensile test, it was observed that the biscuit joining elements produced with 3-D printer technology gave close values to the wood based biscuit joining element and that these elements can be used as an alternative to the wood-based biscuit element for the corner joining of the furniture elements.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    İş güvencesizliği algısı ile iş üretkenliği ilişkileri: mevsimlik ve mevsimlik olmayan konaklama işletmelerinde karşılaştırmalı bir araştırma

    Polat, Eray; Gürbüz, Ali Kemal

    Bu çalışmanın temel amacı, konaklama işletmeleri çalışanlarının iş güvencesizliği (İG)algıları ile iş üretkenliği (İÜ) düzeyleri arasındaki ilişkiyi tespit etmek ve bu ilişkinin varlığını tüm yıl ya da mevsimlik çalışma açısından karşılaştırmalı bir şekilde sorgulamaktır. Buyapılırken, mevsimlik işletme çalışanlarının sezon sonunda işin zaten biteceğini bilmeleriolgusu, İG algısına dahil edilmemiş, İG algısı sadece sezon içerisindeki algıyla sınırlandırılmıştır. Ayrıca İG algısının ve İÜ düzeyinin hangi çalışan grubunda daha yüksek olduğuda araştırılmıştır. Araştırmada İstanbul ve Marmaris’te bulunan konaklama işletmeleri çalışanları ile yüz yüze görüşülerek anket uygulaması yapılmıştır. Bulgular, şu sonuçlara işaretetmektedir. Tüm yıl çalışanların İG algılarının genel düzeyi, mevsimlik çalışanlara nazarandaha düşüktür. İÜ’nün genel düzeyi ise tüm yıl çalışanlarda daha yüksektir. Her iki gruptada İG’nin, İÜ üzerinde negatif bir etkisi bulunmaktadır. Her iki grupta İG ile İÜ’nün ilişkisi,derece olarak aynıdır. Çalışmada elde edilen bulgular ışığında konaklama işletmesi yöneticilerine çeşitli öneriler sunulmuştur.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex3TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Çalışanların risk alma davranışları, yaşam tarzı değişkenleri ve işyerinin sosyal performansının sosyal mübadele kuramı kapsamında incelenmesi

    Durmuş, İbrahim

    Günümüz çalışma ortamında çalışanlar iş yerlerinde çeşitli riskler ile karşı karşıyakalabilmektedir. Onların risk alma davranışları, iş yerlerindeki yaşam tarzı değişkenlerinişekillendirebilirken, aynı zamanda yaşam tarzı değişkenleri de iş yerinin sosyal performansı üzerinde çeşitli etkiler yaratabilir. Bu açıdan araştırmada çalışanların risk alma davranışları, iş yerindeki endişeli, sosyallik odaklı ve yenilik odaklı yaşam tarzı değişkenleri veiş yerlerinin sosyal performansı arasındaki ilişkiler sosyal mübadele kuramı kapsamındaaraştırılmıştır. Alan yazında daha önce yapılan çalışmalar incelendiğinde; çalışanların riskalma davranışları, yaşam tarzı değişkenleri ve iş yerinin sosyal performansı arasındaki ilişkileri ortaya koyan herhangi bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Araştırma ile bu eksikliğintamamlanması amaçlanmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre; çalışanların iş yerlerinde riskalma davranışları endişeli yaşam tarzlarını pozitif ve anlamlı olarak; sosyallik odaklı yaşamtarzlarını pozitif ve anlamsız olarak; yenilik odaklı yaşam tarzlarını ise negatif ve anlamsızolarak etkilemiştir. Çalışanların endişeli yaşam tarzları iş yerlerinin sosyal performansınınegatif ve anlamlı olarak etkilemiştir. Çalışanların sosyallik odaklı yaşam tarzları ise iş yerinin sosyal performansını pozitif ve anlamlı bir şekilde etkilemiştir. Son olarak çalışanlarınyenilik odaklı yaşam tarzları da iş yerlerinin sosyal performansını pozitif ve anlamlı birşekilde etkilemiştir. Bu sonuçlar sosyal mübadele kuramına çalışan ve organizasyon açısından önemli ve farklı katkılar sağlamıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    The Effect of Collaborative Strategic Reading Model on Fourth Grade Students' Understanding Skills in Informative Texts

    Çaglayan, Kaya Tuncer; Kiroglu, Mustafa Kasim; Semercioglu, Muhammed Serhat

    The aim of study is to investigate the effect of teaching with Collaborative StrategicReading Model on fourth-grade students' reading comprehension skills. In thequantitative section, a quasi-experimental design was used with a pretest-postestcontrol group. The study group consisted of 39 students in the Dumlupınar PrimarySchool located in the central district of Gümüşhane in the 2017-2018 academic year.There are 20 students in the experimental group and 19 students in the control group.Measurement tools developed by the researchers have been used during thedetermination of the groups and the application. During the implementation phase,lecture have been given to the experimental group in accordance with theCollaborative Strategic Reading Model throughout five sessions as each sessionlasted four course hours; and the same texts have been given to the control group byway of the same course hours according to the Government Teaching Methodincluded in the 2017 Turkish Program. As a result, it has been determined that themean score of the pre-test which was conducted to both experimental and controlgroups have been close to each other, and that the experimental group has had higheraverage than the control group in the last test average.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Siyah üzüm çekirdeği tozunun yoğurtların bazı fizikokimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özellikleri üzerine etkisi

    Kalyas, Alperen; Ürkek, Bayram

    Bu çalışmada, %0 kontrol numunesi ve farklıoranlarda (0, %0.5 ve %1) siyah üzüm çekirdeği tozu(ÜÇT) ilave edilen yoğurtların bazı kalite özellikleriincelenmiştir. pH değerleri depolama süresine bağlıolarak düşerken, asitlik değerleri ÜÇT ilavesiyleyükselmiştir. Tüm örneklerin serum ayrılmasıdeğerleri depolamanın sonunda düşmüştür. %1 ÜÇTiçeren örnek örneğin en yüksek viskozite (50 ve 100rpm) ve kıvam katsayısı değerlerine sahip olduğugözlenmiştir. L*, b*, C* ve beyaz indeksi değerleriÜÇT ilavesiyle düşmüş, sadece a* değerleriyükselmiştir. %0.5 ve %1 ÜÇT içeren yoğurtörneklerinin tüm duyusal özellikler bakımındankontrol örneğinden daha düşük puanlara sahipolduğu bulunmuştur. Sonuç olarak, ÜÇT doğal birrenklendirici kaynağı olarak, yoğurtların reolojikdeğerlerini ve viskozitesini düzeltmek içinkullanılabilir. Yoğurt örneklerinin duyusalözelliklerini, ÜÇT ilavesi olumsuz etkilediğinden,yoğurda %0.5 den daha düşük konsantrasyonlardaÜÇT ilavesi denenmelidir

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Can an abts antioxidant test be performed without a spectrophotometer?

    Burnaz, Nesibe Arslan; Akar, Zeynep

    ABTS• + (2,2-azinobis- (3-ethylbenzothiazoline-6-sulphonic acid)) radical scavenging assay iswidely used to determine the antioxidant activity of natural and synthetic substances. As otherantioxidant activity determination methods, a spectrophotometer device is needed to determinethe numerical value of the color formed in ABTS method. Therefore, the dependence on thedevice is disadvantageous due to especially the high cost and restriction of workspace. Toovercome this disadvantage, a new colorimetric method in the determination of antioxidantactivity for ABTS method was developed with the help of a scanner device and free software(Image J). Mixtures (plant extracts and antioxidant standards) in this new colorimetric methodwere prepared as in the spectrophotometric method and, after the incubation period, each ofthese reagent mixtures was dropped onto the thin layer chromatography (TLC) plate. Then thecolors that appeared on the thin layer chromatography were transferred to the computer withthe help of a scanner and CSC50 values (the color value of the antioxidant concentrationrequired to scavenge 50% of the ABTS radical in the test solution using Image J software)were measured with free software of Image J. The same measurements were performedsimultaneously on the spectrophotometer. The results of both methods were compared. Therewas a strong correlation between the new colorimetric method and the spectrophotometricmethod for ABTS. Thus, the new colorimetric method for the ABTS test has become easilyapplicable since no spectrophotometer device is needed and in all environments.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Determınatıon of Physıcal and Chemıcal Propertıes of Marmelats Produced From Hunnap (Zizyphus Jujuba Mill.) Fruıt

    Kaplan, Benay; Okcu, Zühal

    In this study, the changes in the physical and chemical properties of jujube (Zizyphus jujuba Mill.) Fruit and marmalade produced from this fruit at different temperatures (+4 C and +20 C) during storage for 3 months were determined. Water soluble dry matter, titratable acidity, pH, dry matter, ash, ascorbic acid (vitamin C), sucrose, invert sugar, total sugar, color in the 0, 1, 2 and 3 months of three months storage, Total phenolic substance, antioxidant capacity (ABTS and DPPH), yeast and mold analyzes were performed. During the storage period, in marmalade samples produced from jujube fruit, a decrease was observed in the amount of water soluble dry matter, invert sugar, total sugar, ash, dry matter, ascorbic acid (vitamin C), L, a, b values, phenolic substance and antioxidant activity amounts. In terms of temperature, high values are found in water soluble dry matter, pH, total sugar, invert sugar, ABTS and DPPH among the parameters examined from storage at + 20ºC, while in storage at + 4ºC; The highest values were obtained in terms of total dry matter, ascorbic acid, sucrose, L, a and total phenolic substance.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020Scopus SJRQ4
    Canca - Aktutan ve Leriköy (Yitirmez) – Dölek (Gümüşhane, KD Türkiye) Yöresi Eosen Yaşlı Volkanitlerin Hidrotermal Alterasyonu ve Kütle Değişim Hesaplamaları

    Akaryali, Enver; Aktaş, Furkan Kemal

    Canca – Aktutan ve Leriköy (Yitirmez) – Dölek (Gümüşhane, KD Türkiye) alterasyonsahaları, Doğu Pontid Tektonik Birliği’nin Güney Zonu içinde yer almaktadır. Canca –Aktutan alterasyon sahasında Geç Kretase yaşlı Kermutdere Formasyonu ve ErkenEosen yaşlı Alibaba Formasyonu bulunmaktadır. Leriköy (Yitirmez) – Dölekalterasyon sahasında ise Erken Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu ve Geç Eosen yaşlıDölek Granitoyidi yüzeyleme vermektedir. Alibaba Formasyonu andezit, bazalt vepiroklastlarından oluşmaktadır. Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu içinde gelişenalterasyonlar KB-GD ve yaklaşık D-B doğrultulu kırık zonları ile ilişkilidir.Limonitleşme, hematitleşme, kloritleşme, killeşme ve silisleşme en karakteristikalterasyon türlerini oluşturmaktadır. Kil mineral parajenezi olarak sahalarda; kaolenit,illit ve klorit tespit edilmiş, illit ve kaolenit miktarının alterasyon merkezine doğruyaklaştıkça arttığı belirlenmiştir. MINSQ yöntemine göre Canca – Aktutan cevherli alterasyon zonunda kuvars ± kaolenit ± Fe’li klorit, propilitik zonunda ise baskınalterasyon minerali albite ilaveten, Mg’lu klorit ± serizit tespit edilmiştir. Leriköy(Yitirmez) – Dölek cevherli alterasyon zonunda ise kuvars, ± kaolenit, propilitik zondaise baskın alterasyon minerali albite ilaveten, Mg’lu klorit ± epidot tespit edilmiştir.Nispi ve net kütle değişim hesaplamalarına göre Canca-Aktutan alterasyonsahasında cevherli zonda Au, As ve Pb elementlerinde; Leriköy (Yitirmez) - Dölekalterasyon sahasında cevherli zonda ise Au ve Mo elementlerinde zenginleşmegözlenmiştir. Sıvı kapanımlardan ölçülen homojenleşme sıcaklıkları, kuvarslarda 142ila 344°C arasındadır. Cevher oluşturan sıvıların NaCl±KCl±MgCl2-H2O sisteminde,0.2-1.9 % ağ. NaCl tuzluluğa ve 0.75-0.94 g/cm3 yoğunluğa sahip olmasıcevherleşmenin epitermal sistemde oluştuğuna işaret etmektedir. Elde edilen tümveriler beraber değerlendirildiğinde; alterasyon sahasındaki potansiyel altıncevherleşmelerinin epitermal tipte olduğu ve oluşumlarının granitik magma ile ilişkiliolduğu belirlenmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Determination of the Forces and Torques Acting on the Upper Limb Joints with Dynamic Model Using Wearable Motion Sensors

    Yilmaz, Sezcan; Usanmaz, Bilal; Yanıkören, Mithat; Tezgel, Selim; Gundogdu, Omer; Yazar, Mehmet

    In this study, it was aimed to determine the forces and torques acting on the shoulder and elbow joints of the upper limbs, which are the most commonly used body parts in daily life. The subject was asked to take a certain load on the table while standing upright, bring him closer to himself and leave it back. A dynamic model was created using the Newton-Euler method to determine the joint force and torque occurring in the shoulder and elbow during the movements performed by the selected subject while performing this task. Wearable motion sensors were used to measure the location data of the joints. The torque and link force values in the joints were calculated using the dynamic model created with the motion data received from these sensors. The calculation results obtained were evaluated comparatively and it was revealed in which cases the forces and torques acting on the joints increased and what measures could be reduced.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Lateral Control with Differential and Collective Morphing in Quadrotors

    Oktay, Tugrul; Kose, Oguz

    Quadrotor are four-rotor unmanned aerial vehicles(UAV). These vehicles are widely used in military and civilian areas. They are preferred because they eliminate the risk of life of pilots. In this study, the effect of morphing, which is a new and developmental phenomenon in unmanned aerial vehicles, on lateral flight is discussed. Quadrotor modeling is achieved by Newton Euler approach. Models with quadrotor full and morphing states were drawn in Solidworks program. Simulations were made using the state space model approach in Matlab environment with the moment of inertia and mass values obtained in these models. Proportional integral derivative(PID) is used as the quadrotor control algorithm. Simulations are performed separately for each morphing situation. The results are presented with graphic and design performance criteria.

    AtıfOpenAlex6
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Siber zorbalık: üniversite öğrencileri üzerine bir araştırma

    Dursun, Salih; Gökçe, Ahmet; Aytaç, Sevinç Serpil

    Günümüzde bilgi iletişim teknolojilerinin yaygın kullanımı beraberinde birtakım yeni ve farklı sorunları da getirmektedir. Bu sorunlardan biri de sanal ortamlarda hakaret, aşağılanma, sosyal ortamlardan dışlanma, tehdit, teşhir ya da rahatsız edici davranışlar olarak ifade edilen siber zorbalıktır. Siber zorbalık davranışları mağdurlar üzerine önemli etkileri olan bir sorundur. Bu çalışmanın amacı da, siber zorbalığın yaygınlığı, siber zorbalığın uygulandığı araçlar, mağdurların siber zorbalığa karşı gösterdiği tepkiler ve siber zorbalığın mağdurlar üzerine etkilerini ortaya koymaktır. Çalışmanın örneklemini bir üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde eğitim gören 610 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma, tanımlayıcı bir araştırma olup, verilerinin toplanmasında anket tekniği kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre katılımcıların %41,8’i son altı ay içinde en az bir kez siber zorbalığa maruz kalmıştır. Siber zorbalığın uygulandığı araçlarda ise, ilk üç sırada sırasıyla, e-posta, sosyal paylaşım siteleri ve mesajlar gelmektedir. Ayrıca siber zorbalığın mağdurlar üzerine etkileri incelendiğinde kızgınlık, kaygı, üzgün hissetme, uyku ve konsantrasyon problemleri gibi sorunlara yol açtığı görülmektedir. Elde edilen bu sonuçlar siber zorbalığın önüne geçilmesi için bazı önlemler alınması gerektiğini göstermektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex22TR Dizin14
    TR Dizinİncele