Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Uzun, Sevda(64)
- Merdan, Mehmet(47)
- Baltaci, Cemalettin(35)
- Kulakaç, Nurşen(28)
- Duran, Celal(27)
- Ozdes, Duygu(24)
- Turan, Ibrahim(24)
- Demir, Selim(23)
- Türkkan, Tuğba(22)
- Bayrakdaroglu, Serdar(21)
- Topal, Fevzi(21)
- Öztürk, Serkan(21)
- Ürkek, Bayram(21)
- Gücer, Mehmet Ali(20)
- Akar, Zeynep(19)
- Kaygusuz, Abdullah(19)
- Topal, Meryem(19)
- Anaç, Halil(18)
- Aydin, Aydanur(18)
- Batan, Nevzat(18)
- Erata, Hüseyin(18)
- Tuncer, Metin(18)
- Akyürek, Suat(17)
- Baltacı, Cemalettin(17)
- Karimullah, Suud Sarim(17)
- Acet, Tuba(16)
- Akar, Bülent(16)
- Ashyralyyev, Charyyar(16)
- Düzgün, Azer Özad(16)
- Hintistan, Sevilay(16)
- Yılmaz, Coşkun(16)
- Aliyazicioglu, Yuksel(15)
- Kaya, Hacer(15)
- Kurnaz, Muammer(15)
- Kurt, Kemal(15)
- Ozden, Talat(15)
- Yilmaz, Coskun(15)
- Yuksel, Ferhat(15)
- Yücel, Cem(15)
- Öz, Mehmet(15)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2020Çift-Körleme Hakemlik Sürecinin Etkinliği Konusunda Turizm Akademisyenlerinin Düşünceleri
Polat, Eray
Hakemli dergilere gönderilen çalışmalar, çeşitli açılardan kontrol edilmesi amacıyla hakemlik süreci adı verilen denetime tabi tutulmaktadır. Çift-körleme hakemlik süreci (ÇK) de bu süreçlerden biri olarak, turizm disiplininde yer alan bilimsel dergilerce baskın bir şekilde tercih edilmektedir. Ancak son yıllarda ÇK, çeşitli açılardan eleştirilere konu olmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, turizm akademisyenlerinin ÇK hakkındaki düşüncelerini tespit etmektir. Nitel araştırma yöntemlerinin benimsendiği araştırmada, 20. Ulusal Turizm Kongresinin bilim kurulunda yer alan akademisyenler, evreni oluşturmaktadır. Evrenin ulaşılabilir büyüklükte olması nedeniyle örneklem alınmamıştır. Veri toplama amacıyla katılımcılarla elektronik ortamda görüşülerek uygulanan yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler, betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Sonuçlara göre turizm akademisyenlerinin büyük kısmı (%69), ÇK’nın, hakem denetimi açısından yeterli olduğunu düşünmektedir. Ayrıca süreç, objektiflik ve kalite güvencesi sağlaması yönünden avantajlara; zaman ve hakemlerin özensiz/dikkatsiz inceleme yapabilmesi yönüyle dezavantajlara sahiptir. Sürecin, editör ve hakemlerin alacağı birtakım önlemlerle daha iyi hale gelebileceği akademisyenlerce öngörülmektedir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2020Kalkınma Ajanslarının Kentlerin Turizm Ürünü Olarak Markalaşmasındaki Önemi:İstanbul Kalkınma Ajansı Örneği
Duzgun, Ertugrul
Kentlerin ve turistik destinasyonların kalkınabilmeleri için projeler üretilmesi gerekmektedir. Kalkınma Ajansları da projelerin üstlenicilerinden birisidir. Çalışmada İstanbul Kalkınma Ajansı’nın (İSTKA) bulunduğu kentin; turizm potansiyelinin artırılmasına, sürdürülebilirliğine, markalaşma sürecine katkısı ve destinasyonların kalkınma ajansları için önemi irdelenmiştir. Ayrıca ajansların hedefleri ile ulaştıkları sonuçlar arasındaki uyum ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın amaçlarını gerçekleştirmek için İstanbul Kalkınma Ajansı örnek olay çalışması olarak seçilmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Cevaplar yarı yapılandırılmış anket formu ile toplanmıştır. Betimsel analize tabi tutulan araştırmada, İSTKA’nın kentlerin turizm potansiyelinin artırılmasında, sürdürülebilir ve marka bir bölge olmasında önemli katkılarının olduğu görülmüştür. Özellikle bölgedeki diğer kuruluşlarla iş birliği yaparak, şehrin markalaşmasına önemli yenilikler getirdiği ve konuyla ilgili birçok projeyi desteklediği belirlenmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2020Elektrik Tüketimi ve Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişkinin Bölgesel Analizi: Türkiye Örneği
Akyol, Mehmet
Elektrik tüketimi, sosyoekonomik gelişmişliğin ve uygarlığın bir göstergesi niteliğindedir. Sanayileşmenin hız kazandığı günümüzde gelişmiş ülkeler kadar gelişmekte olan ülkeler de elektrik tüketimine olan taleplerini arttırmıştır. Bu çalışmada elektrik tüketimi ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki Türkiye için bölgesel ölçekte analiz edilmiştir. Araştırmada kullanılan veriler Türkiye İstatistik Kurumu veri tabanından elde edilmiştir. Araştırmada istatistiksel bölge birimleri sınıflandırma (İBBS) yaklaşımı kullanılmış ve düzey-2 olarak adlandırılan 26 alt bölge analize dahil edilmiştir. İlk olarak, seriler arasında yatay kesit bağımlılığının olup olmadığı Pesaran testi ile test edilmiş ve yatay kesit bağımlılığının varlığı belirlenmiştir. Yatay kesit bağımlılığı durumunda durağanlığın belirlenmesi için GenişletilmişDickey Fuller birim kök testi kullanılmıştır. Test sonucunda serinindüzeyde durağan olmadığı anlaşılmış ve birinci farkları alınmış ve seriler birinci farkında durağan olmuştur. Sonrasında seriler arasındaki uzun vadeli ilişkiyi belirlemek için serilerin homojenliği delta testi ile test edilmiş ve serilerin heterojen olduğu anlaşılmıştır. Seriler arasındaki uzun vadeli ilişkiyi belirlemek için yatay kesit bağımlılığı ve heterojenlik durumunda uygun olan Gengenbach, Urbain ve Westerlund panel eşbütünleşme testleri kullanılmıştır. Analiz sonucunda seriler arasında uzun süreli bir ilişki olduğu belirlenmiştir.Daha sonra ortalama grup en küçük kareler tahmincisiile uzun dönem eşbütünleşme analizi elde edildi. Analiz sonuçlarına göre, elektrik tüketiminin uzun vadede ekonomik büyüme üzerinde etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2020Model İnsan Yetiştirmenin Kurân’dan İki Temeli Ebeveyne İhsan Emri ve Valideyne İsyan Yasağı
Kayhan, Mustafa
Kurân, örnek insan yetiştirmenin ilkeler koymuştur. Zira aile ve toplumun öğesi, insandır. Model insanıoluşturmak için beşeri sistemler de ilkeler koymuştur. Fakat Kurân, net iki düsturu vurgulamıştır. Ebeveyneiyilik etmek ve valideyne karşı gelmemek, Kurân’ın temel iki emridir. Allah’ın ilahlık hakkı gereğidokunulmaz kılınmıştır. Bu konuda birçok vahiy nazil olmuştur. Ebeveyne ihsanı da içeren Kurân öğretileri,hayata tatbik edilmesi için indirilmiştir. Geçmişte dinler, felsefi sistemler ve ideolojiler, örnek insan için bazıtemeller aramıştır. Yürürlüğe konulan iyi uygulamalar, zamanla amacından sapmıştır. Bazıları, insanlık içintehlikeli olmuştur. İnsanın dört temel ilişkisinden birini, bir emir ve bir yasakla düzenlenmiştir. Allah’aibadet ve ona şirk koşmama emrinden sonra Kurân, ebeveyne ihsan emrini ve valideyne isyan yasağınıindirmiştir. Ailede ve toplumda düzenin sağlanması için vazgeçilmez bir durum olmuştur. Kurân, modelinsanın oluşturulması ve yerleştirilmesinde ebeveyne ihsan emrini sıkça vurgulamıştır. Ebeveyne ihsanedilmemesini yasaklamış ve valideyne isyan edilmesini reddetmiştir. Ailede kurulan ve toplumda devamettirilen düzen, ancak ebeveyne ihsan etme ve valideyne isyan etmeme kaidesine bağlanmıştır. Bu açıdanvarlıkların düzenli, disiplinli ve karmaşadan uzak algılanabilmesi için ebeveyne iyilik etmek emredilmiştir.Bu ilahi emre ters davranılmaması için ana babaya isyan etmek, Allah’a karşı gelmek olarakdeğerlendirilmiştir. Kurân, ebeveyne isyan edilmesini kesinlikle yasaklamıştır. Valideyne isyan etmek, kişiyicehenneme götüren bir günah sayılmıştır. Ebeveyne iyiliğin hududu, Allah’a isyan çizgisine kadar tevsi’edilmiştir. Allah’a şirk koşmaya zorlayan ebeveyne, evladının itaat etmemesi emredilmiştir. Hz. Musa ilesalih kul kıssasında ebeveynini küfre ve dalalete zorlayan evlat, din hürriyetine engel olduğu içinöldürülmüştür.
- MakaleAçık Erişim2020Sosyal Koruma Sistemi Aracı Olarak "Monotax" ve İktisadi Kalkınma
Beken, Hıkmet Gülçın
Sosyal koruma programları; ülkelerin yoksulluk ve eşitsizlikle mücadelesinde, hedeflenen iktisadikalkınma düzeyine ulaşmada kullandıkları önemli araçlar arasında yer almaktadır. Sosyal korumanın kapsamıve finansmanı, sosyal koruma sisteminin sürdürülebilirliği üzerinde etkili olmaktadır. Sosyal korumasistemlerinin kapsamının genişletilebilmesi noktasında başvurulan inovatif yöntemler arasında "Monotax(Monotributo)" tek vergi uygulaması ile karşılaşılmaktadır. Latin Amerika bölgesinde örneklerine rastlanan"Monotax" rejimi, kendi işinin sahibi olan düşük gelirli hanehalkları ve küçük ölçekli işletmelere yönelikolarak uygulanan tek bir vergiyi ifade etmektedir. Latin Amerika ülkelerinde Monotax gibi basitleştirilmiş tekvergi sistemlerinin uygulanmasının arka planında, işgücü piyasalarındaki yüksek enformel yapı ve küçük veorta ölçekli işletmelerin yaygınlığı yer almaktadır. Enformel yapının ortaya çıkmasında değişen kalkınmastratejileri, vergi yükü ve ücret düzeyi gibi faktörler belirleyici olmaktadır. Bölgede önemli birer istihdamkaynağı olarak varlık sürdüren küçük ve orta ölçekli işletmelerin verimlilik düzeyinin düşük olması, devletinvergi gelirini azaltmaktadır. Bu nedenle, bölgenin koşullarına özgü olarak formelleştirmeyi ve sosyal güvenlikkapsamına dahil olanları arttırabilmek adına Monotax gibi basit tek vergi sistemlerinin uygulanması tercihedilmektedir. Bölge içerisindeki ülke örneklerinin uygulama biçimlerinde farklılıklar görülse de; bunun arkaplanında ülkelerde geçerli olan sosyal politika uygulamaları, bunların nasıl finanse edildiği ve vergipolitikalarının yapısının etkili olduğu unutulmamalıdır. "Monotax" rejiminden beklenen fayda genellikleekonomik büyümenin sağlanması, gelir dağılımının düzeltilmesi ve yoksullukla mücadelede başarıkazanmaktır. Sosyal koruma sistemleri evrensellik ve gelirin yeniden dağılımı amacıyla uygulanıyorsa;"Monotax" rejiminin bu amacın daha sağlam bir şekilde gerçekleştirilmesine katkı sağlayıp-sağlamadığı konusu önemlidir. Çalışmada, genel olarak Latin Amerika bölgesi ile birlikte Brezilya ve Uruguay üzerindenbasitleştirilmiş tek vergi sisteminin uygulanma şekilleri incelenecektir.
- MakaleAçık Erişim2020Investigation and Curriculum Analysis of Physiotherapy Associate Programs in Vocational High Schools in Turkey
Pehlivan, Esra; Arslan, Mesut
The aim of this study is to examine the Physiotherapy associate programs in Turkey and make curriculum analysis. By the scanning of ‘TR Center of Evaluation, Program Selection and Placement (ÖSYM)’ and ‘Higher Education Council (YOK)’ web pages, Physiotherapy associate degree programs in state and foundation universities established in our country were scrutinized. The dates that students were admitted to Physiotherapy programs, 2013 and 2018 quota numbers, number of lecturers, course curricula have been examined, and the data have been documented as percentages and rates. In our data scanning, it is seen that 38 (42.6%) of Physiotherapy associate degree programs were opened in 2013 and before, 58 (57.4%) were opened after 2013. The quota numbers in these schools are 1605 by the year 2013 and 5827 by the year 2018. While the number of lecturers in 2018 is 2 or below in 26 (25.7%) schools, the number of Physiotherapist lecturers is 2 and below in 51 (50.5%) schools. When the curriculums were examined, it has been determined that assessment and evaluation courses were in 64.4% of schools and rehabilitation courses were in 79.2% of schools. According to the obtained results of our study, there is an insufficient number of faculty members in Physiotherapy technician associate degree programs in Turkey and there is a lack of standardization in their curriculum. We think that the program should be organized in accordance with the profession definition and the number of faculty members should be increased.
AtıfOpenAlex5TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2020Modelling of the Magnetization-Temperature Change of YBCO (358) Superconductor in Critical State Framework
Aktaş, İbrahim; Aktaş, Meltem; Cumhur, Ishak
In this study, YBCO (358) superconductor have been investigated by means of magnetic moment-temperature measurements and theoretical analysis. Magnetic moment-temperature curves were evaluated for dependence of oxygen ratio during sintering. From the examinations of the experimental results of the samples, change of oxygen ratio was seen to change the pattern of moment-temperature curves. Experimental results are qualitatively discussed in the framework of the critical state model. The variation of the critical current density values from 50 to 100 and zero, caused the change in oxygen ratio from zero percent to 50% and 100 %, respectively. The field and temperature dependence of the critical current density for each sample were determined from the theoretical and experimental best fit curves. Best fit curves were obtained for M-T data and the used parametric values were compared for each sample. It was seen that the results were consistent with the literature.
- MakaleAçık Erişim2020Çok Düzlemli Kaynaklı K-Birleşimlerin Dayanımları
Ozyurt, Emre
Boru enkesitli çelik profillerin yaygın olarak kullanılmaya başlanmasındaki önemli sebeplerden biri mimari açıdanestetik görünüme sahip olmaları, diğeri ise mühendislik avantajlarıdır. Bu yüzden, kullanım alanları çok geniştir,örneğin açık deniz yapıları, havaalanları, sergi salonları, köprüler, stadyumlar, vb. Bu tip yapılarda, çok düzlemlikaynaklı K-birleşimlerinden oluşan uzay kafes sistemler kullanılmaktadır. Ancak boru enkesitli profillerden oluşmuş,çok düzlemli kaynaklı K-birleşimlerin tasarım yöntemi, yeni çelik yapı yönetmeliğinde mevcut değildir. Bu çalışmanınamacı, yönetmelikteki düzlem kafes sistemleri için mevcut birleşim yönteminin, çok düzlemli K-birleşimler için uygunolup olmadığını incelemektir. Bu çalışma, doğrusal olmayan sonlu elemanlar yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir.Sayısal analizlerden önce sonlu elemanlar modeli mevcut bir test ile karşılaştırılarak doğrulaması yapılmıştır.Doğrulama çalışmasında belirlenen eleman ağ aralığı, eleman tipi, mesnet sınır koşulları ve yükleme yöntemine göre birdizi parametrik çalışma yapılmıştır. Parametrik çalışmalarda, dayanım kriteri, başlık ve örgü elemanlarının geometriközellikleri ve başlık ile örgü elemanı arasındaki açının etkileri incelenmiştir. Sayısal analiz sonuçlarına göre, mevcutyönetmelikteki düzlem K-birleşim yöntemleri aynı zamanda çok düzlemli K-birleşimlerinin dayanımlarını hesaplamakiçin kullanılabilir. Çok düzlemli K-birleşimlerinin dayanımlarını belirlemek için Lu’nun deformasyon sınırlamasıkullanılabilir. Başlık elemanına etkiyen ekstra eksenel yükler birleşimin dayanımını etkileyebilir.
- MakaleAçık Erişim2020Tünel Projelerinde Harita Mühendisliği Uygulamaları: Yeni Zigana Tüneli Örneği
Doner, Fatih
Bu çalışmada, Yeni Zigana Tüneli (YZT) projesindeki harita mühendisliği uygulamaları teknik ve hukuki işler olmaküzere iki bölüme ayrılarak incelenmektedir. Çalışmada, YZT projesinin inşaat aşaması öncesindeki harita mühendisliğialanını ilgilendiren teknik işleri yer kontrol noktaları tesisi, jeodezik referans sistemi seçimi, yükseklik sistemi ve jeoitmodeli seçimi, harita projeksiyonu seçimi, koordinat dönüşümü ve halihazır harita üretimi olarak gruplandırılarakincelenmiştir. YZT projesindeki hukuki işler ise kamulaştırma ve taşınmaz değerleme faaliyetleri olarak ele alınarakdeğerlendirilmiştir. Gelişen ölçme teknoloji sayesinde yersel ve uydu bazlı teknikler kullanılarak tünel projesininuygulanması için ihtiyaç duyulan harita bilgileri üretilebilmiştir. Yoğun bitki örtüsü ve elverişsiz topografya şartlarızaman zaman GNSS kullanımı engellemiştir. GNSS ile belirlenen elipsoit yükseklikleri yanında, geometrik nivelmanile ortometrik yükseklikler de belirlenmiştir. Hukuki işlerde karşılaşılan temel problemler ise kamulaştırmaçalışmalarının uzun sürmesi ve kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen, taşınmaz maliklerine ödenecek bedelinçoğu durumda gerçek değeri yansıtmaması nedeniyle maliklerle uzlaşma sağlanamamasıdır. İki boyutlu kadastroparsellerini ve bu parseller üzerindeki hakları tescil etmeyi amaçlayan mevcut kadastro sisteminin parsellerin altındanveya üstünden geçen nesnelerin (tünel, enerji nakil hattı gibi) de teknik ve hukuki bilgilerini yönetebilecek şekilde üçboyutlu bir yapıya kavuşması projelerin uygulanmasında yaşanan problemleri en aza indirecektir.
- MakaleAçık Erişim2020Determination of Antioxidant and Antimicrobial Activities and Synergistic effect with Antibiotics of Morus nigra L. Extracts Grown in Elazig Province
Ozcan, Kadriye; Acet, Tuba; Akmeşe, Osman
Possible side effects of drugs used as antimicrobial agents and microorganisms' resistance to these drugs pose a great danger to human health. This situation led to the scientific community to new searches. It is known that many herbal products consumed as food are also used by the public for the protection of diseases. However, many of these are still not confirmed by scientific data. In this regard, in the current study, Morus nigra L. (black mulberry) fresh fruit extracts (ethanol, methanol and ethyl acetate) collected from Elazığ province and used by local people to alleviate many diseases, total antioxidant content of total phenolic and total flavonoids capacities were determined. However, the phytochemical content of the ethanol extract was evaluated by RP-HPLC. In addition, their antimicrobial properties and synergies with antibiotics (chloramphenicol, novobiosin and nalidixic acid) were tested. The total phenolic content value and antioxidant properties of ethanol extract were significantly higher than the others. The major component of this extract was determined as chlorogenic acid. It was determined that the extracts showed low efficacy against the test microorganisms, however, all extract antibiotic mixtures exhibited a full synergistic effect on P. aeroginosa, a serious pathogen, except for the methanol extract / chloramphenicol combination. The full synergy is important in terms of ensuring that the antibiotic is more effective at a lower dose. As a result, due to the biological activities of M. nigra fruit extracts, it is thought to have the potential to be used as a natural and alternative source in the food and pharmaceutical industries.
AtıfOpenAlex5TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2020Soil erosion risk assesment with MICONA model in Melet River Basin
Uzun, Ali; Hatipoglu, Ilter Kutlu
Soil erosion is an incident that is effective in shaping the surface. However, the acceleration of ero-sion by man is a problem. Erosion problem causes agricultural lands to become infertile and disap-pear over time. This problem is even more pronounced in Turkey which has a rugged topographyand a long history of settlement. Therefore, detailed field studies are needed to determine the sizeof the problem and to solve it. In this study, the risk of erosion of the Melet River Basin was inves-tigated. The Melet River is an important river that separates the Central and Eastern Black Sea di-visions of the Black Sea Region. It emerges from the west-facing slopes of the Karagöl Mountainsand flows into the Black Sea from Ordu City Center. The catchment area of the river is 2006 km2.The basin is bounded by the water section lines passing through the Giresun Mountains from thesouth and the east and the water section lines passing through the Canik Mountains from the west.Erosion risk of the basin was investigated by using the MICONA model developed by adding heightand soil depth data to the ICONA method. While preparing the study, field observations, GIS tech-nologies were used together. The basic raster datas used in the model which NDVI (vegetation den-sity), land use, bedrock, soil depth, height and slope are compiled from field studies, satellite imagesand documents of various government organizations. According to MICONA model, 25.2% of thebasin is very high, 20.1% is high and 27.2% has moderate erosion risk. In return, 17.2% of the basinhas a low erosion risk and a very low erosion risk of 10.3%. The areas with the highest erosion riskin the area are concentrated upper course of the basin where in the west of Karagöl. In the west ofMesudiye, the topography is simplified and the risk of erosion decreases
AtıfOpenAlex6TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2020The Effect Of Mobbing Taekwondo Referee on Decision Making Levels
Bayrakdaroğlu, Yeşim; Eren, Kübra
In this study, the decision making styles of the taekwondo referees exposed to mobbing and the levels of mobbing were examined based on some variables.The sample of the study consisted of 187 referees who worked in various provinces in Turkey and participated in the development seminars for referees andcoaches organized by Turkey Taekwondo Federation in 2019-2020. The seminar was conducted on 19-27 December 2019 in Antalya, in 3 groups (turkiyetaekwondofed.gov.tr) In addition to the personal information form prepared by the researcher, the “Scale for Indoor Mobbing directed to Sports Referees”, “Melbourne Decision Making Questionnaire I-II” were used in the study. The analysis of the data obtained in the research was examined by Statistical Package for the Social Sciences (SPSS). Frequency, percent, std.deviation, mean calculations, T-test and one-way variance analysis (ANOVA), Tukey test, and Pearson correlation analysis were used. Cronbach's Alpha coefficient was determined as 846 for decision-making scale and 883 for the mobbing scale.The study results revealedvarious levels of significance for variables were interpreted. In addition, it was determined that there were positive and significant relationships between the sub-dimension of decision making styles and mobbing (r=0.33, p<0.01) and mobbing from the sports circle (r=0.22, p, 0.01). Therefore, it can be said that mobbing perceived from the social circle did not have a significant effect on decision making styles of taekwondo referees. As a result, it can be said that the mobbing variable poses asignificant risk to taekwondo referees' sub-dimension of decision making styles and said risk should be taken into consideration.
- MakaleAçık Erişim2020Scopus SJRQ4Geochemical differences between bed and terrace sediments of the Harşit Stream (NE Turkey): Implications for mixed source rocks, weathering and mass transfer
Saydam Eker, Çiğdem
There are minor geochemical differences between Harşit Stream bedandterrace sediments, and these can be owing to the impacts of climatic differences and chemical weathering rather than source rock composition. The bedsediments have lower average SiO2, Al2O3, Fe2O3, K2O, TiO2and MnO concentrations than terrace sediments, but higher concentrations of MgO, CaO and Na2O. The rare earth element (REE) distributions, Eu/Eu*, (Gd/Yb)N, La/Th and (La/Yb)N ratios of the bedand terrace sediments indicate that they derived from a mixture of 3% granodiorite + 50% gabbro + 47% felsic tuff and 5 %granodiorite + 37% gabbro + 58% felsic tuff, respectively. The CIA, PIA, WIP values and ICV, Rb/Sr ratios indicate that the bedsediments are lowly weathered and terrace sediments are lowly tomoderately weathered. The distribution of C-values and Sr/Cu ratios indicate an arid to semiarid climatic conditions for the bedsedimentsand an arid to semi-moist climatic conditions for terrace sediments. During weathering of the mixed source rocks, Na indicates the greatest loss for the bedand the terrace sediments, and P shows the lowest loss for both of sediments. The average of Si, Al, Na, K and Mn exhibits more loss in bedsediments than terrace sediments, the Fe, Mg, Ca and P exhibits less loss in bedsediments than terrace sediments.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2020Scopus SJRQ4Flotasyon Tesis Atıklarının Asit Üretme Potansiyeli ve Kirliliğin Önlenmesi, Gümüşhane, KD Türkiye
Alemdag, Selcuk; Akaryali, Enver; Gücer, Mehmet Ali
Madencilik faaliyetlerindeki çevre kirliliğinin birincil kaynağını, çoğunlukla metalik, kömür ve asfaltit madenlerinde meydana gelen asit drenajı oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Pb-Zn cevherleşmesinin flotasyon tesisi atıklarının asit üretme potansiyelleri jeokimyasalanalizler, kısa-dönem temas sızıntı testleri ve Asit-Baz Muhasebesi (ABM) işlemlerini kapsayan statik testlerle incelenmiştir. İşlenen cevherin mineral parajenezini başlıca pirit, kalkopirit, sfalerit ve galen mineralleri oluşturmaktadır. Cevherli atık örneklerinin iz element konsantrasyonlarında, özellikle S, Zn, Cu, As, Sb, Cd, Hg, Ag ve Bi gibi potansiyel toksik metallerdeki yüksek zenginleşme cevherin türü ile doğrudan ilişkili olup, yeraltı suyunu kirletme potansiyeline sahiptir. Kısa-dönem temas sızıntı testlerine göre, örneklerin pH değerleri (9.55-10.60, n= 10), kıta içi su kaynaklarının kalite sınıflandırmasına göre, dördüncü-sınıf (IV) kalite sularını işaret etmektedir. Bununla birlikte, sülfit-sülfür (%S2: 2.92-3.98, n= 10), Net Nötralizasyon Potansiyeli (NNP; 32 kg CaCO3/t 149 kg CaCO3/t, n= 10) ve Nötralizasyon Potansiyel Oranı (NPO; 0.20-0.80, n= 10) değerleri cevherli atık malzemenin potansiyel asit üreticisi olduğunu göstermektedir. Baraj eksen yeri ve rezervuar alanında açılan sondaj kuyularında kaya kütle geçirimliliğini değerlendirmek için lugeon deneyleri yapılmış ve geçirgen özellikte (K= 2x10-6 m/s) olduğu belirlenmiştir.
AtıfOpenAlex5TR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2020Scopus SJRQ4Bir Yeraltı Altın Madeninde Kişisel Koruyucu Donanımlar İçin Risk Değerlendirmesi
Çavuşoğlu, İbrahim; Ekti, Hatun; Güvendi, Aslıhan; Gökcan, Ahmet; Demir, Hatice
İş sağlığı ve güvenliği bakımından güvenli çalışma ortamlarının oluşturulması için öncesinde yapılan risk değerlendirilmesi ile olası tehlikelerbelirlenerek onlarakarşı koruyucu ve önleyici tedbirler alınarak toplu koruma sağlanmaktadır. Ancak toplu korumanın sağlanamadığı durumlarda Kişisel Koruyucu Donanımların (KKD) kullanımları ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada ilk olarak bir yeraltı altın madeninde çalışanların kullandıkları KKD’lar belirlenmiş ve sonrasında çalışanların KKD kullanmadığı durumlara yönelik Risk değerlendirme matrisi (L-Tipi) metodu kullanılarak risk analizi yapılmıştır. KKD kullanılmadığında ortaya çıkabilecek olan tehlike ve riskler yeraltı koşullarında yerinde inceleme yapılarak belirlenmiştir. Çalışma sonucunda yeraltı altın madeninde kullanılan hemen hemen tüm KKD materyalleri için risk değerlendirmeleri Kabul Edilemez ve Dikkate Değer Risk olarak çıkmıştır.Bu çerçevede alınması gereken önlemler de çalışmada değerlendirilmiştir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2020Examination of Winter Sports Participation Constraints of the Youth: The Case of Gümüşhane University Students
Evren, Savaş
Winter tourism has made a rapid development in terms of both supply and demand, especially since the 1960s. The current reports reveal that there is a deceleration in the growth rate of winter tourism market in last 15 years and that participation rate of people to winter sports got slower. From this viewpoint, it is aimed to determine the winter sports participation constraints of young people who constitute the large part of the winter tourism market. In this context, a questionnaire was applied to Gümüşhane University students and a sample of 457 people was reached. The data were analyzed with descriptive statistics, exploratory factor analysis, T-test, ANOVA and multiple linear regression analysis. According to the results, most important constraint was “financial insufficiency” for the youth. Following “financial insufficiency” related constraints, "lack of partner", "finding unattractive", "fear-danger" and "social anxiety" come. Significant differences were found between people in different income, gender, and recreational preferences groups in terms of various constraints. In addition, it is found that factors of “fear-danger” and “finding unattractive” have significant negative effect on the interest levels of participants for winter sports.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2020Üremik Pruritus ve Hemşirelik Yönetimi
Ozkaraman, Ayse; Kazak, Aysun
Üremik pruritus, başka bir nedene bağlı olmadan son dönem böbrek yetmezliğinde görülen kaşıntıdır. Sıklıkla diyalizöncesi sırt, karın, baş ve kollarda görülen, yaşamı tehdit etmeyen, ciltte kaşınma, çizme isteği yaratan hoşa gitmeyenbir duygudur. Ayrıca bireyin yaşam kalitesini düşüren bir semptomdur. Bu özellikleriyle hastayı biyopsikososyalyönden olumsuz etkileyen ve kontrol altına alınması gereken bir durumdur. Üremik pruritusa yönelik yapılan tedavilersemptomatiktir ve hemşirelik yönetiminde hastanın izlemi, hasta ve hasta yakınlarının eğitimi, cilt ve tırnaklarınbakımı, dikkati başka yöne çekme teknikleri, aromaterapi, akupunktur-akupressör, masaj ve müzik gibi bütünleşikuygulamalara yer verilmektedir.Bu derleme üremik pruritusu olan hastanın hemşirelik yönetimi ve bu yönetim sürecinde yer alabilecek bütünleşikyaklaşımlar hakkında hemşirelere rehberlik sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2020Plent-miks temel tabakası yapımında kazınmış asfalt kaplama (RAP) malzemesi kullanımı ve ekonomik analizi
Seferoglu, Aysegul Gunes; Seferoglu, Mehmet Tevfik; Akpınar, Muhammet; Çelik, Muhammet
Bu çalışmanın amacı, Karayolu Teknik Şartnamesi (KTŞ) kriterlerine göre tasarımı yapılacak olan bir plent-miks temel (PMT)tabakası için kullanılabilir kazınmış asfalt kaplama (RAP) malzemesi oranlarına bağlı olarak elde edilecek mali faydalarınbelirlenmesidir. Tüm RAP katkılı karışımların fayda-maliyet analizleri yapılarak PMT tabakası yapımı ve malzemelerin nakliyeharcamaları göz önüne alındığında, RAP malzemesinin hangi uzaklıktan getirilmesi durumunda ekonomik bir uygulama olacağıaraştırılmıştır. Çalışma neticesinde RAP malzemesinin %100 oranında PMT tabakalarında kullanımının çimento takviyesi ilemümkün olduğu ve doğal agrega (DA) yerine kullanılması durumunda %16’nın üzerinde kâr sağladığı belirlenmiştir. RAPmalzemesinin, PMT Tip-1 tabakası için doğal agregaya alternatif ve maliyet açısından daha ekonomik bir malzeme olduğusonucuna varılmıştır.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2020Scopus SJRQ4Pediatri Hemşirelerinin Apiterapi Hakkındaki Bilgi, Tutum ve Deneyimlerinin Belirlenmesi: Kesitsel Çok Merkezli Bir Çalışma
Cırık, Vildan Apaydın; Aksoy, Bahar
Bal üretimi ve arıcılık uygulamaları Doğu Karadeniz bölgesinde daha fazla yapılmaktadır. Bu araştırma, Doğu Karadeniz bölgesinde bulunan hasta kapasitesi en büyük hastanelerinin pediatri kliniklerinde çalışan pediatri hemşirelerinin kişisel ve profesyonel apiterapi kullanımına ilişkin bilgi, deneyim ve tutumlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Türkiye'nin Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki altı hastanede çalışan, çalışmaya katılmaya gönüllü 227 pediatri hemşiresi ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada, cinsiyet, çocuk sahibi olma ve klinik deneyim ile apiterapi kullanımı arasında korelesyon bulunmaktadır. Bal hemşirelerin hem kişisel (%40,4) hem de klinik kullanımda (%39,1) kullandığı en yaygın apiterapötik bir üründür. Hemşireler arı zehirini bilmediklerini, propolis ve arı sütü hakkında ise çok az şey bildiklerini ifade etmişlerdir. Hemşireler, balın “öksürük semptomlarını hafifletme, gastriti tedavi etme, bağışıklık sistemini güçlendirme, yaraları ve yanıkları etkili bir şekilde iyileştirme” gibi olumlu deneyimlerini ve “alerji, baş dönmesi, baş ağrısı ve kaşıntı” gibi yan etkileriyle ilgili olumsuz deneyimlerini belirtmişlerdir. Tamamlayıcı ve alternatif tıp yöntemlerinde yer alan apiterapi yöntemi hakkında hemşirelerin sorumluluk alması ve kanıta dayalı apiterapi yöntemlerini kullanabilmeleri oldukça önemlidir. Hemşirelerin apiterapinin yararları ve yan etkileri konusunda bilgili ve dikkatli olmaları önerilmektedir.
AtıfOpenAlex7TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2020Önyargılı Batılı Perspektifinden bir Doğu Şehri: Paul Bowles’in Gözünden İstanbul
Yalcin, Elif Guvendi
Bu makale Amerikalı yazar olan Paul Bowles’ın İstanbul hakkında 1953'te “A Man Must Not Be Vey Moslem” başlığıyla Their Heads are Greeen and Their Hands are Blue (1957) adlı kitabında kaleme aldığı kısa gezi metnini araştırmayı amaçlamaktadır. Tüm Seyahat yazılarının iki yönlü bir yönü vardır. İlk önce daha geniş bir dünya hakkında bir rapor sunarken, aynı zamanda yabancı bir kişi veya bir yer hakkında bilgi sağlar. Bununla birlikte, bir şekilde yolcunun değerlerini, endişelerini ve varsayımlarını da ortaya koymaktadır. Ayrıca, yazarın ortaya çıktığı kültür ve / veya metninin amaçlandığı kültür hakkında bir şeyler verir. Buna göre, başlangıç olarak, genel hatlarıyla gezi edebiyatı ve türün kısıtlamaları kısaca açıklanmaktadır. Daha sonra, Şarkiyat kavramı ve Şarkiyatçı klişelerin etkileri tartışılmaktadır. Şarkiyatçılık kapsamında Edward Said Asya, Türkler ve İslam'ın Batı tarafından basmakalıp bir şablona oturtulduğunu savunmaktadır. Türk imajının oryantalist genellemesi, Türklerin, Doğu'nun ve İslam'ın, yabancılaştırılmasına ve dışlanmasına yol açtmıştır. Bu amaçla, birçok Avrupalı ve Batılı, Avrupa kimliğinin kurucusu olan Yunan kültürel birikimini Türklerin İslami kültürel geçmişi ile karşılaştırmaktadır. Bu bilgiler ışığında Paul Bowles, oryantalist bakış açısıyla İstanbul'a geliyor. Egzotik bir kent bulma arayışında olan Bowles, İstanbul'da aradıklarını bulamıyor. Bunun yerine, İstanbul'un yarı doğu ve yarı batı tarafını fark ettiğinde hayal kırıklığına uğramıştır çünkü her ne kadar oryantalist bakış açısından etkilenmiş olsa da ulusların batılılaşmasını kültürel geçmişleri için bir tehdit olarak görmektedir.

















