Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Kaygusuz, Abdullah(35)
- Sipahi, Ferkan(35)
- Karsli, Orhan(34)
- Dokuz, Abdurrahman(30)
- Duran, Celal(30)
- Kandemir, Raif(29)
- Ozdes, Duygu(28)
- Maden, Nafiz(27)
- Uzun, Sevda(27)
- Merdan, Mehmet(26)
- Vural, Alaaddin(26)
- Öztürk, Serkan(25)
- Araz, Onur(24)
- Kulakaç, Nurşen(24)
- Ashyralyyev, Charyyar(23)
- Yildiz, Salih(23)
- Yilmaz, Ozgur(23)
- Doğan, Kadir Caner(21)
- Arslan, Mehmet(20)
- Aydin, Faruk(20)
- Doğru, Bülent(20)
- Bayraktar, Alemdar(19)
- Kankal, Murat(19)
- Ayaydin, Hasan(18)
- Baltaci, Cemalettin(18)
- Yolcu, Halil(18)
- Cakir, Tufan(17)
- Cengiz, Ekrem(17)
- Demir, Selim(17)
- Gücer, Mehmet Ali(17)
- Akaryali, Enver(16)
- Artan, Seyfettin(16)
- Hayaloğlu, Pınar(16)
- Kaya, Afşin Ahmet(16)
- Tosunoğlu, Büşra(16)
- Uysal, Ibrahim(16)
- Kurt, Kemal(15)
- Ozturk, Samet(15)
- Reis, Hatice Catal(15)
- Aksakal, Vecihi(14)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2018Gümüşhane’deki Osmanlı Dönemi Eserleri: Sultan Süleyman Han Cami ve Çevresindeki Yapılara Dair
Saylan, Kemal
Sultan Süleyman Han Cami’nin yapım tarihi kesin olarak bilinmese de Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapıldığı kabul edilmektedir. Cami ve çevresindeki yapılarla birlikte kasaba merkezinde küçük bir külliye mahiyetindedir. Yapıların merkezinde Kanuni Sultan Süleyman Han (Cami-i Kebir) Cami bulunmaktadır. Diğer yapılar ise caminin etrafında şekillenmiştir. Caminin çevresinde farklı tarihlerde türbe, hazire, çeşme, kütüphane, medrese ve vakıf binaları inşa edilmiştir. Ancak bu yapılardan bir bölümü günümüze ulaşamamıştır. Günümüze kalabilen yapılar cami, türbe, hazire ve çeşmeden ibarettir.Sultan Süleyman Han Cami, Gümüşhane Kasabası’nın kuruluşu, gelişimi ve tarihi açısından büyük önem taşımaktadır. Bölgedeki gümüş madenlerinin ekonomik değerinin artmasıyla birlikte kasaba gelişmiş ve kasaba merkezinde bir cami inşa edilmiştir. Kasaba nüfusun artması üzerine Türk şehir yapısına uygun olarak caminin çevresinde yeni evlerin ve çarşının inşa edilmesiyle de Gümüşhane Kasabası idari bir merkez halini almıştır. 19. yüzyıldan itibaren de Osmanlı taşra teşkilatında Trabzon Vilayeti’ne bağlı bir sancak merkezi olmuştur.Gümüşhane Kasabası bugün terkedilmiş bir şehir görünümündedir. Kasaba, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Harşit Vadisi’ne kaymaya başlamıştır. Bölge, Günümüzde Gümüşhane şehrinin bir mahallesi konumundadır ve Süleymaniye adıyla anılmaktadır. Bölgede ayakta kalabilen en önemli yapı ise Sultan Süleyman Han Cami (Cami-i Kebir)’dir.Çalışmada Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde yer alan kayıtlardan hareketle cami ve çevresindeki yapıların Osmanlı dönemindeki fonksiyonları konu edilecek, ayrıca bu yapıların günümüzdeki durumlarına değinilecektir. Böylece günümüzde kaybolmaya yüz tutmuş olan bu yapıların değeri ve önemi ortaya çıkarılmaya çalışılacaktır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2018İmajın Kurumsal İtibara Etkisi: Giresun Belediyesi Örneği
Güllüpunar, Hasan; Tekmen, Tuba
Kurumun çevresi tarafından algılanış biçimi gösterilen davranış, üretilen ürün ya da hizmet ve busüreçte hedef kitlelerle kurulan iletişime dayalı olarak oluşmaktadır. Bu kaynak ve alıcı arasındaaktif olarak gerçekleşen iletişimin bir sonucudur. Aynı zamanda bu algıda geçmiş ve geleceğin izlerivardır. Geçmişte farklı sebeplerle kurum ve hedef kitleleri arasında kurulan etkileşime dayalı olarakgelişen toplam algı ve bunun gelecekle ilgili beslediği duygu kurumsal çıktılara bakışı etkilemektedir.Dolayısıyla bir kurumla ilgili çevresi tarafından iki tür algı tanımlanabilir. Bunlardan ilki; davranış,ürün ya da hizmet nedeniyle gerçekleşen aktif iletişim sürecine bağlı tanımlanan algıdır. İkincisi iseilk algının arka planında önemli bir etken olan ancak bu ilk algıdan da beslenen geçmişe ve geleceğedönük bir algıdır. Bunlar literatürde imaj ve itibar olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışma belediyelerinpersonel, başkan ya da hizmetlerle ilgili vatandaşta bıraktığı izlenimlerin belediyeyle ilgili oluşangenel algıya etkisini ele almaktadır. Bu bağlamda Giresun Belediyesiyle ilgili Giresun il merkezindebir araştırma yapılmıştır. Araştırmada Giresun Belediyesinin başkan ve personele dayalı temsil gücüve hizmetleriyle ilgili imaj faktörleri belirlenmiş ve bu faktörlerin Giresun Belediyesiningenel algısınaetkisi incelenmiştir. Araştırmada imaj faktörlerinin belediyenin genel algısının önemli bir açıklayıcısıolduğu ve genel algı üzerindeki en büyük etkenin başkan faktörü olduğu sonucuna varılmıştır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2018Integrated reporting of global corporations: a content analysis based on integrated reporting examples database from 2011 to 2016
Yesilelebi, Gl; Selimoglu, Seval
This study aims to reveal integrated reporting situation in the world. For this purpose, the study hasbeen done by using content analysis aimed at all reports which are recorded in integrated reportingexamples database on August 2017. While the reports examine, organization profile and general featuresof integrated reports were identified as two main criteria in the study. According to the data were obtainedfrom the database, total of 256 integrated reports were published by 150 organizations in the worldbetween the years 2011 to 2016. In most of the reports in the database, information about guidelinesprinciples and content elements that identified in the international integrated reporting frameworkdetermined as stated in the annual reports of organization. Corporate reports that published namely asintegrated annual reports have been found to be most in South Africa. Mainly integrated reports wereprepared by organizations which operate in the financial services sectors.
- Proje2018Doğu Pontid Orojenik kuşağında yerleşen volkanik kayaçların Radyojenik ısı üretim (RHP) potansiyelinin belirlenmesi
Aydınçakır, Emre; Akaryali, Enver; Maden, Nafiz
Bu çalısmada Dogu Pontid Orojenik kusagında (KD TÜRKIYE) yer alan Artvin-Borçka, Gümüshane ve Trabzon civarında yüzeyleyen Tersiyer yaslı volkanik kayaçların radyojenik ısı üretimi ve bunun jeolojik kaynakları ortaya konulması hedeflenmistir. Böylece yüzeydeki radyojenik ısı üretimi (RHP) ile kabugun derinliklerindeki ısı akısı arasında iliskinin kurulması saglanmıstır. Yüzeyde ölçülen ısı akısı üst kabuk içindeki radyoaktif elementlerin parçalanması sonucunda ortaya çıkan ısı (radyojenik ısı) ile alt kabuk-üst mantodan aktarılan ısı olmak üzere iki farklı kaynaktan olusmaktadır. RHP üst kabukta yer alan kayaçların bünyesinde bulunan Uranyum (U, ppm), Toryum (Th, ppm) ve Potasyum (K, %) gibi radyoaktif elementlerin bozunması sonucu olusmakta ve yüzeydeki ısı akısına katılmaktadır. Bu projede çalısmasında RHP degerlerini belirlemek için kayaçların bünyelerinde yer alan U, Th ve K degerleri Gamma Ray Spektrometre cihazı ile ölçülmüstür. Ortalama K degerleri Trabzon, Borçka ve Gümüshane yöreleri için sırasıyla 2,19±0,87%, 0.90±0.70% ve 0.59±0.53%, ortalama U degerleri Trabzon, Borçka ve Gümüshane yöreleri için sırasıyla 2,11±0,77ppm, 1.29±0.68ppm ve 0.90±0.32ppm, ortalama Th degerleri ise Trabzon, Borçka ve Gümüshane yöreleri için sırasıyla 6,55±2,32ppm, 2.49±1.93ppm ve 1.33±0.60ppm olarak hesaplanmıstır. Ortalama Th/U degerleri Trabzon için 4.21±1.0; Borçka yöresi için 2.81±0.8 ve Gümüshane yöresi için 4.01±1.0 olarak; ortalama U/Th degerleri Trabzon yöresinde 0.25±0.1, Borçka yöresinde 0.39±0.1 ve Gümüshane yöresinde 0.27±0.1 olarak hesap edilmistir. Proje kapsamında toplanan toplam 100 adet kayacın ortalama yogunluk degerleri Trabzon, Borçka ve Gümüshane yöreleri için sırasıyla 2.61±0.23 grcm-3, 2.64±0.18 grcm-3 ve 2.62±0.13 grcm-3 olarak tespit edilmistir. K, U, Th ve yogunluk verileriyle RHP degerleri üç farklı bölge için hesaplandıgında Trabzon için 1,16±0,35 ?Wm^(-3), Borçka için 0.58±0.33 ?Wm^(-3) ve Gümüshane için 0.37±0.11 ?Wm^(-3)olarak belirlenmistir. Bu proje kapsamında inceledigimiz Dogu Pontid orojenik kusagında yer alan Tersiyer yaslı kayaçların tüm bölgelere ait veriler degerlendirilerek üst manto kaynaklı magmadan yitim iliskili olarak türedikleri sonucuna ulasılmıstır. Magmanın yükselmesi asamasında yada magma odacıklarında alt kıtasal kabuk malzemelerince kirletildigi kanaatine varılmıstır.
- Proje2018Doğu Pontid Güney Zonu’ndaki (Bayburt) Tersiyer yaşlıintruzif kayaçların Petrokimyası, Jeokronolojisi ve İzotopSistematikleri
Çakmak, Gökhan; Temizel, İrfan; Kaygusuz, Abdullah; Arslan, Mehmet; Sipahi, Ferkan
Doğu Pontid güney zonunda (Bayburt) Eosen yaşlı intrüzif kayaçlar bulunmaktadır. Bu bölgede, bugüne kadar yaşları kesin olarak tanımlanamayan sokulumların ve içlerindeki mafik mikrogranüler anklavlar (MMA)?ın mineralojik bileşimleri, tüm kayaç jeokimyasal, Sr-Nd-Pb-O izotopik özellikleri ve radyometrik yaşları ortaya konulmuştur. İncelenen plütonik kayaçların U Pb SHRIMP zirkon yaşları 43.14 ± 0.54 ila 45.81 ± 0.48 My arasında değişir. Bu kayaçlar yaklaşık KD-GB uzanımlı olup, boyutları 3-22 km2 arasında değişir. Bileşimleri diyoritten granite kadar değişmekte olup, başlıca mineralleri plajiyoklas (An02-68), ortoklas (Or01-96), amfibol (Mg#=0.03-0.93), kuvars, biyotit (Mg#=0.49-0.62), piroksen (En37-57 Fs12-45 Wo2- 48), magnetit ve ilmenit oluşturur. Genel olarak I-tipi, düşük-yüksek K?lu kalk-alkali, genellikle metalümin az oranda da peralümin karakterlidirler. Kondirite göre normalleştirilmiş nadir toprak element dağılımları konkav şekilli (LaN/LuN=2.53?12.22) olup, negatif Eu anomalisi (Eu/Eu*=0.31?0.92) gösterirler. Ana ve iz element değişimleri, kayaçların gelişiminde plajiyoklas, amfibol, piroksen ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının etkili olduğunu gösterir. Kayaçların ?Nd(i) değerleri ?1.34 ve 0.92, 87Sr/86Sr(i) değerleri 0.7049 ve 0.7056 arasındadır. 206Pb/204Pb(i), 207Pb/204Pb(i) ve 208Pb/204Pb(i) içerikleri sırasıyla 18.43?18.69, 15.59?15.63 ve 38.44?38.83 arasındadır. İncelenen örneklerdeki ?18O değerleri ? 4.8 ila ? 8.8 arasında olup, I-tipi granitoyidlere benzer bileşime sahiptirler. Tüm veriler, incelenen plütonik kayaçların ana magmasının litosferik mantodan türediğini, kabuksal kayaçların katkısının nisbeten az olduğunu gösterir. İncelenen plütonik kayaçların içindeki MMA?lar diyorit, gabrodiyorit ve tonalit bileşimli olup, orta-yüksek K?lu metalümin karakterde ve ana kayadan daha düşük A/CNK (0.77-0.97) ve SiO2 (% 55-64) ve daha yüksek Na2O/K2O (4.9-7.2) oranlarına sahiptirler. İzotopik özellikleri dikkate alındığında, MMA?lar ana kayaçlara benzer Sr-Nd-Pb-O izotopik bileşimlere sahip olup, onlara nazaran daha düşük 143Nd/144Nd(i) (0.51253-0.51263) ve ?18O (6.1-7.4) değerlerine sahiptirler. Tüm bu veriler dikkate alındığında, MMA?lar ana kaya içerisinde soğumuş olan eş yaşlı mafik magmanın küçük kütlelerini temsil eden magma karışım ürünleri olarak kabul edilebilirler. İncelenen plütonlar ve içlerindeki MMA?larda hesaplanan kristalizasyon basınçları birbirine yakın değerlerde olup, ana kayaçlarda 0.1?2.6 kbar, MMA?larda ise 0.1?2.9 kbar arasındadır. Kristallenme sıcaklıkları ise ana kayaçlarda 506-1172 °C, MMA?larda ise 467-1155 °C arasında değişmektedir. Tüm bu veriler Eosen yaşlı plütonik kayaçların nisbeten sığ derinliklere (~ 5 to 9 km) yerleşmiş olduklarını ifade eder.
- MakaleYalnız künye2018Scopus SJRQ4Karbapeneme Dirençli Enterik Bakterilerde İsepamisin, Kloramfenikol ve Minosiklin Duyarlılığının Araştırılması
Karakullukçu, Asiye; Ozalp, Cengiz; Aygün, Gökhan; Borsa, Barış Ata; Kuşkucu, Mert Ahmet; Bakir, Esra; Taner, Zeynep
Amaç: Bu çalışmada, karbapeneme dirençli enterik bakteri(KDE)’lerin direnç özelliklerinin belirlenmesi ve ileriye yönelikalternatif tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Yöntemler: Ekim 2014-Temmuz 2015 tarihleri arasında, yatanhastalardan rutin olarak elde edilen rektal sürüntü örnekleriçalışmaya alındı. İzole edilen enterik bakteriler standard konvansiyonelmikrobiyolojik yöntemlerle idantifiye edildi. Saptanankarbapenem direnci meropenem Etest® (bioMérieux,Marcy l'Etoile, Fransa) yöntemiyle doğrulanıp, direnç mekanizmalarıMAST-ID™ Discs (Mast Diagnostics Ltd, Bootle,Merseyside, Birleşik Krallık) karbapenemaz aktivite testdiskleriyle araştırıldı. Kökenlerin duyarlılıkları, disk difüzyonyöntemiyle isepamisin, kloramfenikol ve minosiklin diskleri(Oxoid, Basingstoke, Hampshire, Birleşik Krallık) kullanılarakdeğerlendirildi.Bulgular: Çalışma dönemi içerisinde laboratuvara gönderilen3323 rektal örnekten, her hastaya ait bir köken olmak üzere toplam84 (%2.5) KDE izole edildi. Bu kökenlerin 74 (%88)'ü Klebsiellapneumoniae ve 10 (%12)'u Escherichia coli idi. Kökenlerin66 (%78.5)’sında OXA-48, 11 (%13.1)’inde OXA-48 + metallo-β-laktamaz (MBL), 1 (%1.2)’inde sadece MBL, 1 (%1.2)’inde sadeceAmpC + porin kaybı saptanırken, hiçbirinde KPC pozitifliğisaptanmadı; 5 (%6)'inde ise test edilen direnç mekanizmalarındanhiçbirine rastlanmadı. Toplam 84 KDE'nin 80 (%95.2)’iisepamisine, 77 (%91.6)’si kloramfenikole ve 14 (%16.6)’ü minosiklineduyarlı olarak saptandı.Sonuçlar: Türkiye'de endemik olan OXA-48 tipi, çalışmada daen çok tespit edilen karbapenemaz oldu. KDE'lere bağlı infekÖzgün siyonların tedavisinde isepamisin ve kloramfenikol gündemegelebilecek antibiyotikler olabilir.Klimik Dergisi 2018; 31(1): 50-5.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2018Engelli turizmi: yasal düzenlemeler ve uygulamalar
Akdu, Uğur; Akdu, Serap
Dünya genelinde 1 milyardan fazla insan fiziksel yahut psikolojik bir engelle yaşamaktadır ve engelli sayınıngiderek artacağı tahmin edilmektedir. Engelli olmak bir tercih değildir. Turistik faaliyetlere katılmak sağlıklıbireyler kadar engellilerin de hakkıdır. Bu kapsamda dünya genelinde birçok ülke, engelli bireylerin haklarını veyaşam standartlarını korumak amacıyla yasal düzenlemelere gitmektedir. Ülkelere göre farklılık gösteren budüzenlemeler bazen turizm sektörünü kapsamakta ama genellikle şehir planlaması ve mimari alanlar ile sınırlıkalmaktadır. Betimsel nitelikte olan bu çalışma engelli turizmi kapsamında dünyada ve Türkiye’de engellibireylerin turizm faaliyetlerine katılma haklarının yasal olarak nasıl korunduğuna odaklanmaktadır. Budoğrultuda ülkelerin konuyla ilgili yasal düzenlemeleri, çeşitli örgütlerin ve sivil toplum kuruluşlarınınaraştırma ve uygulamaları incelenmiş, Türkiye’deki yasa ve uygulamalarla kıyaslanmıştır. Bu çalışmadaTürkiye’deki yasal düzenlemelerin engelli turizm bağlamında gözden geçirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmışolup, engelli bireylerin turistik faaliyetlere katılma hakkının korunması ve engelli turizminin geliştirilmesi ileilgili öneriler sunulmuştur.
AtıfTR Dizin8
İncele - MakaleYalnız künye2018Turizm sektöründe bilişim teknolojileri kullanımının finansal performansa etkisi
Çam, Handan; Çam, Alper Veli; Ayaydin, Hasan
Hizmet sektörü içinde büyük bir paya sahip olan turizm işletmeleri günümüz piyasa koşullarında ayaktakalabilmek için bütün bilişim teknolojileri alanındaki gelişimleri yakından takip etmek zorunda ve gelecekplanlarını bu gelişimler doğrultusunda yapmalıdır. Bu bağlamda çalışmanın amacı; Turizm işletmelerininkullandıkları bilişim teknolojilerinin finansal performansı nasıl ve ne yönde etkilediğini tespit etmektir. Buamaçla Akdeniz Bölgesinde yer alan Antalya ilindeki turizm işletmeleri araştırmanın anakütlesinioluşturmaktadır. Toplamda anakütleden 420 veriden oluşan bir örneklem oluşturulmuştur. Elde edilen verilere;tanımsal istatistiksel analizlerin yanında güvenilirlik ve geçerlik analizleri kapsamında açımlayıcı faktör analizive doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda, turizm işletmelerinin bilişim teknolojilerinietkin kullanım düzeyi ve turizm işletmelerinin bilişim teknolojileri kullanmalarından dolayı elde edilen bilgipaylaşımı faktörlerinin turizm işletmelerinin bilişim teknolojileri ile elde ettikleri pazarlama performansı vefinansal performansı üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir.
- MakaleYalnız künye2018İlkokul birinci sınıf öğrencilerinin sosyal becerilerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi
Kesicioğlu, Oğuz Serdar; Arslan, Adem
Bu araştırmanın amacı ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin sosyal becerilerini çeşitli değişkenlere göre incelemektir.Araştırma, ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin sosyal becerilerini hangi değişkenlerin etkilediğini belirlemek, sosyal beceriyetersizlik nedenlerini tespit etmek ve çözüm yolları bulmak açısından önem taşımaktadır. Araştırmanın örnekleminiGümüşhane il merkezinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 6 ilkokulun 15 şubesindeki 254 ilkokul birinci sınıf öğrencisioluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak “Kişisel Bilgi Formu” ve “Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği”kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre araştırmaya katılan ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin sosyal beceri düzeyleriyüksek bulunmuştur. Çocukların sosyal beceri düzeylerinin anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, aylık gelir durumu,algılanan aile tutumu, okul öncesi eğitim alma durumuna göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunurken, sınıfmevcudu, annenin ve babanın sağ olma durumu, ebeveyn birliktelik durumları ise istatistiksel olarak anlamlı farklılıkbulunmamıştır.
- MakaleYalnız künye2018Marka ve sosyal sorumluluk: kişisel bakım markaları örneği
Doğan, Neva; Sarıtaş, Ayşe
Bu çalışmada, öncelikle günümüzde marka kavramının önemine değinilerek pazarlama, tanıtım ve reklamla ilişkisideğerlendirilmiştir. Aynı zamanda birey-marka ilişkisi ve marka-toplum ilişkisi ele alınarak markaların sosyalsorumlulukla bağlantısına vurgu yapılmıştır. Günümüzde markaların başarıları sadece kar elde etmeleriyleölçülmemektedir. Markaların arasındaki farkların azalmasıyla sosyal sorumluluk kampanyaları markalarınbirbirinden farklılaşmasını sağlayan önemli faktörlerden biri olmuştur. Sosyal sorumluluk anlayışının gelişimitarihsel açıdan değerlendirilmiş ve günümüzde markaların yalnızca müşteriye değil, içinde bulunduğu topluma dasorumlu olduğu tespitine varılmıştır. Kişisel bakım ürünleri yaygın olarak kullanılmakla birlikte, içerdiği maddelernedeniyle hem sağlığa hem de çevreye zararlı olmasıyla da daima gündemde kalmaktadır. Kullanıcılar kişiselbakım ürünleri satın alırken, tercihlerini daha sağlıklı ve daha doğal olan markalardan yana yapmaktadırlar. Bumarkalar ise bu beklenti karşısında kendilerini daha sağlığa zararsız, çevreye duyarlı olarak konumlandırmayaçalışmaktadır. Bu bağlamda, bu çalışmada Fortune Dergisi’nin 2017 “Yılın En Büyük 500 Şirketi” sıralamasınagiren kişisel bakım markları olan; Unilever, Procter&Gambe, Avon ve Estée Lauder markalarının sosyalsorumluluk kampanyaları, kampanya süresi, türü, işbirlikçileri ve uygulama alanı bağlamında incelenmiştir. Sosyalsorumluluk türleri kategorize edilirken Geoffrey P. Lantos’un ayrımı temel alınmıştır.
- MakaleYalnız künye2018Dynamic response of a reinforced concrete minaret
Tonyali, Z.; Günaydın, M.
Minarets are one of the specific structure types used commonly in Islamic Countries. Many minarets weredamaged or collapsed during catastrophic events like earthquake. During an earthquake to understand theminarets’ behavior are so important since dynamic response of these structures depends on a detailedunderstanding of their structural characteristics, such as geometrical shape, supporting system, mode shapes,natural frequencies and modal damping ratio etc. This paper examines in detail a Turkish style reinforcedconcrete (RC) minaret, its finite element modeling, modal analysis and earthquake analysis. A reinforcedconcrete minaret which is generally built in Turkey is selected as an application. Three-dimensional (3D)model of the minaret and its modal analysis are performed to obtain analytical frequencies and mode shapesusing ANSYS finite element program. The minaret’s linear transient analysis is carried out using the 1992Erzincan earthquake ground motion record to obtain the earthquake behavior of the minaret. At the end ofthe study, the calculated displacement responses and maximum-minimum principal stresses concentrationsfor the minaret are briefly discussed and illustrated.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2018A study on burnout and job satisfaction levels of child welfare workers
Gökler, Rıza; Çoban Kaynak, Rabia
This study was carried out to determine the individual and organizational factors affecting job satisfaction and professional burnout levels of care providers and members of the profession working in organizations that provide live-in care service for children in need of protection. The sample of the study consists of 101 children welfare workers working in child homes in Gumushane. Data collection was performed by a Personal Information Form, Job Satisfaction Scale and Professional Burnout Scale. For the statistical analysis, the results for identifying the staff were expressed as percentage and on an average basis, Mann Whitney U was used to compare scores of job satisfaction and professional burnout for some variables of a staff and Pearson Correlation test was used for the correlation between the scale scores. The analyses have shown that the staff have a moderate level of job satisfaction and lower level of professional burnout and 17.8% of the staff intend to leave the job in the near future. The group with higher education level was found to have higher burnout level (p<0,05). An important factor affecting the job satisfaction of the staff is vocational education. The level of job satisfaction for the staff with vocational education is higher than the staff with no vocational education (p<0,05). It has been determined that emotional burnout levels of members of profession among the staff are significantly higher than those of the care providers (p<0,05). It is concluded that the problems related to work life negatively affect the levels of job satisfaction and professional burnout of the members of profession.
AtıfTR Dizin1
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2018A study on the effect of the city promotion film’s viewer responses on brand cities image
Aslan, Emre Ş
The concept of brand city has become popular and concerned issue in recent years for city managers and academics as a key issue. A brand city is seen as one of the most important consequences of the city be coming well-living place and increasing welfare of it'sin habitants. In city branding process, the importance of communication studies are undeniable. Promotion activities are part of these communication studies. City administrators (Governors, Mayors, District Governors) are engaged in many activities topromote their cities. Promotional films are the most important of these activies. Almost every city or district has at leastone promotional film and these promotional films generally offer various snap shot stop people about the historical, cultural and natural beauty of the cities. In this way it is trying to make positive contribution to the brand image of the city. Even though these films are published both in the traditional media and in the social media, there is not enough information about how cities are promoted by these films and how they contribute to the promotion of cities. This study aim storeveal how the viewer reactions of the city promotion films affect the brand image of the city. Survey technique has bee nused in this work which is of great importance because it is one of ther are studies performed in this area. The data obtained across Turkey via online data collection technique and it analysed by frequency factor and regression analysis. As a result of the analyzes made, the effects of the audience reaction factors of city promotion films on qualitative and competitive brand image of the city are revealed. According to reached results the city promotion film’s viwer responses effects to city brands image via alienation and empathy factors.
AtıfTR Dizin2
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2018Bourgeois media literacy as a historical category
Dağtaş, Erdal; Okuroğlu, M. Selahattin
Decisive for this study, the literature review is aimed at describing the competencies of readers in public spaces to transform newspaper contents, with the examples especially from Britain through the seventeenth to nineteenth centuries. In this framework, the readership concept is a key, briningg together the literature on early era journalism with Jürgen Habermas' conceptualization of public sphere. On the other hand, a latter work of Habermas, Communicative Action Theory, helps to state the historical background of media literacy in the frame of contemporary problems. Thus, the rise of bourgeois media literacy during the enlightenment and the fall of it after industrial capitalism have been explicated on the axis of lifeworld and system duality. The emergence of Occidental modernity as an embodiment of bourgeois worldviews, and its alienation to its Enlightenment ideals as the fragmentation of lifeworld, had been experienced in the same direction. In the context of qualitative methods and descriptive social sciences/hermeneutics, this study purposes a comprehension of a social phenomenon through the historical examples and to examine its conditions of existence in the current era. Evaluation and conclusion based on the literature asserts the potentiality of media literacy to be grounded on a coherent theoratical frame, rather than temporary approaches. Bourgeois media literacy is an expression for self-fulfilling critical literacy competencies born in the public sphere, without any pre-determined education programs. Defining media literacy and any related concepts based on these competencies would be conducive for the development of a theoretical frame and valid educational programs against any challenges of time and place. Beyond their potential of application in education environments, critical media literacy competencies, which individuals would transfer into daily communication practices, have a potential of reconstruction of modernity.
AtıfTR Dizin1
İncele - BildiriYalnız künye2018Determining Complexity within the Crowd Movements
Akpulat, Murat; Ekinci, Murat
The segmentation of the moving and non-moving parts in an image within the crowd analysis studies is a crucial result in terms of understanding the behaviour. However, in many studies carried out, moving areas are assessed as making a set of movement that are similar in terms of location and of acceleration. In this study, what kind of interaction there exists among the people in a high-density crowd movement was studied. Initially, the motion data is represented as trajectories by using the optical flow and particle advection methods. The image is divided into equal hexagons and each area's topological entropy value is determined through Finite Time Braid Entropy (FTBE). This value depends on the complexity of the spiral structure that the trajectories generate throughout the movement and this value shows how much effective it is in the area. Eventually, through the complexity map that was generated, the behaviour of the crowd could be better understood and assessed. Also, in this way, possible abnormal conditions in the area can be predicted by monitoring each region and by setting off from the changes in the values of Braid entropy in time. The method was tested using the high-density crowd movements in the UCF database and results were presented.
- BildiriYalnız künye2018Network Master: A Versatile and User-Friendly Educational Software for Simulation of Neural Networks
Yildirim, Omer; Özcan, Zubeyir; Turhan, Hilal; Kayikçioglu, Temel
In this study, an interface in which neural networks consisting of biological cells could be modeled and simulated using Neuron hoc programming. With this interface, the resulting action potentials and the behavior of the nerve network can be investigated in detail by making the desired stimuli to mathematical models of neural networks. The most important feature of the work is that the designed interface is completely user friendly. Another advantage of this software is that users can easily perform simulations of the neural network models without writing code.
- MakaleYalnız künye2018The Impact of Image on Corporate Reputation: The Case Of Giresun Municipality
Güllüpunar, Hasan; Tekmen, Tuba
The perception of a corporation by its environment is based on the presented conducts, produced service or product, and established communication with the target group in this process. This is the result of active communication between the source and the recipient. At the same time, there are marks of the past and the future in this perception. Both the total perception that has developed based on the interaction between the corporation and target groups for different reasons in the past, and the emotion that this interaction creates in relation to the future affect the outlook on the corporate outputs. Therefore, two types of perception can be defined by the environment of an institution. The first is a perception that is defined by the active communication process based on corporate behaviour, product, or service. The second is a perception that is an important factor in the background of the first perception and at the same time it is related to the past and the future which is affected from the first perception. These are defined in the literature as image and reputation. This study inquires into the effect of the citizens' impressions provided by the municipalities in terms of the president, staff or services on the general perception of the municipalities. In this context, a survey was conducted in Giresun city centre regarding Giresun Municipality. In the research, image factors related to municipality services and the power of representatives of Giresun Municipality based on the president and the staff were determined and then the effect of these factors on Giresun Municipality's general perception was examined. In the study, it was concluded that the image factors are important explanations of the general perception of the municipality and the biggest 'factor on the general perception is the mayor 'factor.
AtıfWoS1İncele
- MakaleYalnız künye2018EMPIRICAL RELATIONS AMONG THE PARAMETERS ASSOCIATED WITH EARTHQUAKE RUPTURE MECHANISMS FOR IRANIAN EARTHQUAKES
Öztürk, Serkan; Ghassemi, Mohammad Reza; Sari, Mahmut
In this study, we aimed to derive the new and more reliable empirical relationships among different seismic parameters associated with the earthquake rupture mechanisms for Iranian earthquakes. For this purpose, we firstly converted the surface wave magnitudes into moment magnitudes in order to prepare a uniform earthquake dataset. Thereafter, we estimated the empirical relationships between moment magnitude and surface rupture length, moment magnitude and maximum displacement, and surface rupture length and maximum displacement. These linear empirical equations were obtained by orthogonal regression and the goodness of fits were discussed in terms of the correlation coefficients. The results obtained by the orthogonal regression in this paper are compared with the results obtained by the least square method in the literature. The present study confirms that representations of statistical correlations among different earthquake faulting parameters can be given more clear and straightforward by the orthogonal regression as compared to the least square method. In addition, such kind of relationships may provide some significant insights for the calculation of the maximum surface rupture length, maximum surface displacement, and associated maximum credible earthquakes for different seismotectonic regions of Iran as well as the estimation of earthquake magnitudes in paleoseismological studies.
AtıfWoS2İncele
- Kitap BölümüYalnız künye2018Urbanism in Turkey
Bingöl, Orhan; Ozturk, HK
AtıfOpenAlex2İncele
- MakaleYalnız künye2018Scopus SJRQ1Earthquake Performance of Reinforced-Concrete Shear-Wall Structure Using Nonlinear Methods
Çavdar, Ozlem; Çavdar, Ahmet; Bayraktar, Ender
In earthquake engineering, the performance-based design method is used to determine the expected performance level of structures under an earthquake effect. The level of performance is related to the damage situation that could occur in the structure after the earthquake. In performance-based structural design, it is predicted that more than one damage level can emerge under one earthquake effect. In this study, the seismic behavior of a reinforced-concrete shear-wall building that collapsed during the 2003 Bingol earthquake was investigated by nonlinear static analysis and nonlinear dynamic analysis. The selected reinforced-concrete shear-wall structure is located in Bingol, Turkey. Local code was considered for assessing a seismic performance evaluation of the selected reinforced-concrete shear-wall building. The performance goals of the reinforced-concrete shear-wall structure were evaluated by applying the pushover (incremental equivalent earthquake load) method and procedures of the code and nonlinear dynamic analysis. According to the code, the reinforced-concrete shear-wall building was not expected to satisfy life safety performance levels under a design earthquake. In this study, one collapsed building was selected in order to test the reliability and usability of performance analysis methods under different earthquakes.
AtıfWoS10OpenAlex19İncele

















