Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2020
    Tax Revenues, Urbanization And Democracy: An Econometric Study On G20 Countries

    Keyifli, Nazlı; Özhan, Mahir

    In this study, the effects of urbanization and democracy factors on tax revenues are examined empirically in terms of G20 countries. For this purpose, a survey was conducted for G20 country covering the period 2005-2018. The dependent variable of the study is tax revenues (% GDP). As independent variables, the urbanization rate, the level of democracy, GDP per capita, commercial openness, and differently from studies in the literature the moderator effect of democracy and urbanization were used. The findings obtained by using the System-Generalized Moments Method (GMM) estimator reveal that the urbanization rate and the level of democracy have statistically significant and positive effects on tax revenues. In summary, it is seen that the preferences of different classes are effective in the tax policies applied / to be applied in the said countries.

    AtıfTR Dizin8
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Tıbbi Atık Yönetiminde Sağlık Çalışanlarının Rolü: Bir Devlet Hastanesi Örneği

    Ulutaşdemir, Nilgün; Elevli, Semra Sisman; Arman, Özgün

    Bu araştırma; Trabzon İli Ortahisar ilçesindeki Yavuz Selim Kemik Hastalıkları ve Rehabilitasyon hastanesindeki sağlık çalışanlarının tıbbiatık yönetimindeki bilgi düzeylerini değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı olarak planlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Aralık 2016-Ocak2017’de Trabzon Yavuz Selim Kemik Hastalıkları ve Rehabilitasyon Hastanesinde çalışan sağlık çalışanları (n=248 kişi) oluşmaktadır.Araştırmanın yapıldığı tarihlerde aktif çalışan, raporlu-izinli-red edenler dışında 196 personele ulaşılmıştır. Sağlık çalışanların %74.0’ıkadın (145 kişi), %26.0’ı erkek (51 kişi) olup yaş ortalamaları 39.31±5.67 (min:22, max:56)’dir. Sağlık çalışanların %93.3’ü atıklarkonusunda yeterli bilgiye sahip olduğunu, %98.4’ü atıkların kaynağında ayrıştırılmasını önemsediğini ifade etmiştir. Bu araştırmada kadınsağlık çalışanlar “atık yönetim ilkeleri, evsel atıkların hangi renk torbalara atıldığı, belirli aralıklarla atıklar konusunda hizmet içi eğitimverilmesinin önemine inandığı” konularında erkek sağlık çalışanlarına göre bilgi düzeyleri daha yüksektir.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Determinants of National Innovation Capacity in Developing Countries: Panel Data Analysis Method

    Zuhal, Mustafa

    National innovation capacity is defined as the innovation potential of a country, both as an economic and political asset, and is seen as the main source of sustainable economic growth and increase in welfare. Empirical analyzes are conducted to obtain information about the dynamics of national innovation capacity in the economic field. However, it is seen that most of these studies focus on developed countries. In this study, it is aimed to make empirical analysis of determinants of national innovation capacity in developing countries in comparison with developed countries. In most of the studies in the literature, the disadvantages and shortcomings of representing the national innovation capacity only with the number of patents are mentioned and alternative methods are proposed. Based on the propositions in empirical studies and method trials, the national innovation capacity index is calculated as a new output variable representing the national innovation capacity in order to fill the relevant gap in the literature and this variable is used to represent it. In the study, data for the period 1996-2016 are analyzed by panel data method in 18 developing countries and 31 developed countries. It is seen that the effect of national technological ability and infrastructure factors, which are among the determinants of national innovation capacity in developing countries, is weak. In addition, foreign technologies have been found to have a significant impact on the development of technological capabilities in these countries.

  • MakaleYalnız künye2020
    Marka özgünlüğü: cep telefonu kullanıcıları üzerine bir araştırma

    Kırmızıbiber, Ahmet; Yildiz, Salih

    Özgünlük modern pazarlamanın temelini oluşturan yapı taşlarından bir tanesi olup, rekabet avantajı, pazar payı ve kârlılığıartırmanın önemli bir kaynağıdır. Birbirine benzeyen ürün ve hizmetlerin yer aldığı piyasalarda gerçek ile sahteyi ayırtedebilmek oldukça zorlaşmıştır. Bu çalışmanın amacı, marka özgünlüğünün tanımlanmasının yapılarak marka sadakati vemarka güveni üzerindeki etkilerinin ve bu iki değişkeninde satın alma niyeti üzerindeki etkilerinin incelenmesidir. Bu amaçdoğrultusunda Erzurum ili merkez Yakutiye ilçede yaşayan cep telefonu kullanıcısı tüketiciler araştırmanın ana kütlesinimeydana getirmektedir. Çalışmada tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi kullanılaraktoplanan 450 anketten eksik, yanlış ve hatalı olanların elenmesi sonucu 420 tanesi değerlemeye alınmıştır. Elde edilenaraştırma verileri, yapısal eşitlik modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre; marka özgünlüğünü oluşturan;süreklilik, orijinallik, güvenilirlik boyutları ile marka güveni ve marka sadakati arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler çıkmışkendoğallık boyutu ile bir ilişki bulunamamıştır. Ayrıca marka güveni ve marka sadakatinin de satın alma niyeti üzerinde pozitifetkiye sahip olduğu sonucuna varılmıştır.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Vehib paşa’nın ermeni mezalimi ile ilgili rus mevkidaşlarına yazdığı telgraflara dair

    Saylan, Kemal; Okatan, Yildirim

    Osmanlı Devleti ile Sovyet Rusya Cumhuriyeti arasında 15 Aralık 1917 tarihinde Kafkas cephesindeki savaşı sona erdiren Erzincan Ateşkes Antlaşması imzalanarak bir sınır hattı belirlenmiştir. Akabinde Rus orduları bölgedeki Kürtlerin Ermenilere saldırmalarını önlemek bahanesiyle silahlarını Ermeni komitacılara bırakmak suretiyle yavaş yavaş Doğu Anadolu Bölgesi’nden çekilmeye başlamıştır. Ancak esas gayeleri ivedilikle Ermeni Komitacıları silahlandırarak Anadolu’nun doğusunda Ruslara bağlı bir Ermeni Devleti oluşturmaktı. Rus ordularının Erzincan’dan Erzurum’a intikalinden sonra bölgede emniyet ve asayiş tamamen bozulmuştur. Oluşan otorite boşluğundan faydalanan Ermeniler, Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti kurma hayaline kapılmışlardır. Bunu gerçekleştirmek amacıyla da kadın, erkek, yaşlı, genç, çocuk demeden bölgede yaşayan sivil Müslüman halka sistematik bir şekilde işkence etmişlerdir. Ermeni komitacılar ayrıca yerleşim yerlerini de yakıp yıkarak insanları camilere ve evlere doldurup diri diri ateşe vermişlerdir. Bu duruma son verilmesi amacıyla III. Ordu komutanı Mehmed Vehib Paşa, Rus Kafkas Orduları Komutanı General Odişelidze ve General Prjevalski’ye durumun vahametini bütün çıplağıyla anlatan bir dizi telgraflar göndermiştir.Bu çalışmanın amacı Erzincan Ateşkes Antlaşması’ndan sonra Ermeni komitacılarının Anadolu’nun doğusunda gerçekleştirdikleri mezalimin Osmanlı ve Rus komutanların yazışmalarına yansımasını ortaya koymaktadır. Çalışmada Tiflis’teki Gürcistan Devlet Arşivleri’nde bulunan Rusça telgraflar üzerinden bölgedeki Ermeni mezalimiyle ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Farklı Starter Kültürler ile Yoğurt ve Kremadan Üretilen Tereyağlarının Oksidasyon Stabilitesi ve Bazı Özellikleri

    Cakmakci, Songul; Gündoğdu, Engin

    Bu araştırma, kültür ilave edilmeksizin (A: kontrol) ve farklı kültürlerle [B: Lactococcus lactis subsp. lactis biovar.diacetylactis (%2)], [C: Leuconostoc mesenteroides subsp. cremoris (%2)] ve bu iki kültürün kombinasyonu [D: B(%1)+C (%1)] ile üretilen yoğurt ve krema tereyağlarında bazı fizikokimyasal ve oksidasyon stabilitesi özelliklerinibelirlemek amacıyla yapılmıştır. Tereyağı örnekleri 4±1C’de muhafaza edilmiş ve analizler [(kurumadde, yağ, pH,asitlik, serbest yağ asitliği (SYA), peroksit değeri (PD) ve tiyobarbütirik asit değeri (TBA)] depolamanın 1, 15, 30, 45ve 60. günlerinde yapılmıştır. Kurumadde, yağ ve pH değerleri krema tereyağlarında daha yüksek, asitlik daha düşükbulunmuştur. SYA değerleri ise yoğurt tereyağlarında daha yüksek olup her iki çeşit tereyağında da depolamasüresince artmıştır. En düşük PD yoğurt tereyağlarında D kültürü ile üretilen örnekte, krema tereyağlarında ise kontrol(A) ve C kültürü ile üretilen örneklerde belirlenmiştir. TBA değerleri her iki çeşit tereyağında da depolama süresinceartmış, en düşük TBA değeri karışık kültürle üretilen yoğurt tereyağında (D) belirlenmiştir. Karışık kültür (D) ile üretileniki tereyağı çeşidinde de depolama sonunda genel kabul edilebilirlik puanları diğer örneklerden daha yüksekbulunmuştur. Sonuç olarak, tereyağında önemli bir kalite kriteri olan oksidasyonun önlenmesinde starter kültürünönemli olduğu ve bu bağlamda yoğurt tereyağı üretiminde kullanılabileceği ancak uygun suş seçimi için daha fazlaçalışmaya ihtiyaç olduğu söylenebilir.

  • MakaleYalnız künye2020
    Y ve z kuşaklarının iş hayatından beklentilerinin karşılaştırılması

    Düzgün, Aysegül

    Bu araştırmanın ana amacı, Y ve Z kuşaklarının iş hayatından beklentilerinin ortaya konulması, bu kuşakların iş hayatından beklentilerinin karşılaştırılması ve bu beklentilerin kuşak yöneticilerine ışık tutması amacı ile aktarılmasıdır. Araştırmanın ilk bölümünde kuşaklar hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümünde ise Y kuşağı ile 21. yüzyıl iş hayatı için önem teşkil eden Z kuşağının iş hayatından beklentileri üzerine bir araştırma yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket formu Gümüşhane Üniversitesi öğrencilerine uygulanmış ve anket sonucu elde edilen ver1ilerden faydalanılmıştır. Araştırma kapsamında bağımsız gruplar t testi analizi uygulanmıştır. Araştırmada Y ve Z kuşaklarının iş hayatından iletişim ve karar verme konularında aynı beklentilere; örgüt kültürü, lider, takım çalışması, motivasyon ve gelişme konularında ise farklı beklentilere sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    AtıfTR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Bir görsel kültür öğesi olan zeugma’nın destinasyon markalamada başat temsil haline dönüştürülmesinin analizi

    Günay, Mehmet Akif

    İletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler kitlelerin farklı olan yerleri sanal olarak deneyimleme bilincini inşa ederken, ulaşım ve ekonomik imkânlar ise farklı destinasyonları yaşayarak deneyimleme imkânını kolaylaştırmıştır. Bu durum kent yöneticilerinde, destinasyonların birçok ziyaretçi tarafından ziyaret edilmesi kaygısını doğurmuş ve destinasyonlar arasında bir rekabetin de oluşmasını sağlamıştır. Destinasyonlara rekabet edebilme kabiliyetini kazandıran ve onları diğerlerinden farklılaştıran önemli bir unsur kültürel çekiciliklerdir. Kültürel çekicilikler içerisinde ise görsel kültür en sık kullanılan çekicilik unsurudur. Görsel kültürün hızlı bir şekilde kültürel yaşamın bütün zerreciklerine nüfuz etmesi ve modern toplumun büyük arzular ile görsel olanı talep etmesi, görmek istemesi ve onunla aynı kareye girmek istemesi görsel kültürün hayatın her alanında çekici bir güç olarak kullanılmasını gerekli kılmıştır. Görsel kültürün bu gücü destinasyon markalamada başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Bu çalışmada Gaziantep kent markalama sürecinde Zeugma’nın nasıl kent markalamanın önemli bir unsuru haline getirildiği, diğer bir deyişle nasıl başat temsil haline getirildiği analiz edilerek anlaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmada veriler derinlemesine görüşme tekniğiyle toplanmıştır. Araştırma sonucunda Zeugma’nın başat temsil haline getirilmesinde birinci derecede medyanın, paydaşların ve Zeugma’nın sunum konseptinin etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, paydaş katılımının kent markalama sürecindeki etkisini ve önemini ifade eden “bütünleşik paydaş katılımlı marka kent yapılanması” şeklinde kavram geliştirilmiştir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    The relatıonshıps between the sıte ındex of marıtıme pıne plantıng areas and some ecologıcal factors (case of sınop-bektaşa regıon)

    Güvendı, Engın; Kahyaoğlu, Nuray

    In order to meet the increase in demand for wood raw materials in Turkey, it has become imperative to focus on reforestation efforts. It is generally recommended to use consensual and rapidly developing species in afforestation studies. In this respect, our country's Maritime Pine (Pinus pinaster Ait.) it appears to be a good species to be used in industrial afforestation. For this reason, it is important to start working from the places where productivity is highest in order to obtain the highest income at the end of the period by determining the most important growing environment factors and the degree of impact that affect the development and growth of Maritime Pine. Therefore, it is seen that studies investigating the characteristics of the growing environment in the Western Black Sea region where this species is best developed are insufficient. In this study, the relationships between the absolute depth, mechanical composition (texture), soil reaction, organic matter quantity, external soil condition and humus form of the soils in the Maritime Pine afforestation area spread within the boundaries of Sinop-Bektaşa Forest Management Directorate and productivity (site index) were determined. For this purpose, a total of 145 soil samples were taken from 35 sample areas from Maritime Pine stands within the borders of Sinop-Bektaşa Forest Management Directorate. Soil type, soil reaction, organic matter, water holding capacity (WHC) etc. on soil samples taken such features have been identified. In addition, 20-year-old upper height values were calculated for each sample area. The calculated site index is divided into 3 groups: good, medium, low. The relationships between the site index and some soil properties in each sample area were statistically determined. As a result; there was a determined positive correlation between site index and clay (%), silt (%), organic matter content (%) and water holding capacity (%) and negative correlation with sand amount (%).

  • MakaleYalnız künye2020
    Sağlık Öğrencilerinde Tüberküloz Prevalansı

    Türkmen, Lale; Kıvanç, Aydın

    Tüberküloz (TB), küresel çabalara rağmen yüksek morbidite ve mortalite oranlarıyla günümüzün halk sağlığı sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkelerde, sağlık çalışanları ve öğrenciler maruziyet ve enfeksiyon için önemli bir risk grubunu temsil etmektedir. TB enfeksiyon kontrolünün önemli bileşenlerinden biri, sağlık çalışanlarının gizli tüberküloz enfeksiyonu için rutin olarak taranması ve testi pozitif olanlara kemoprofilaksi uygulanmasıdır. Bu çalışmanın amacı, gelecekte sağlık hizmeti sektöründe aktif olarak görev alacak olan sağlıklı, sağlık teknikeri öğrencileri arasında saflaştırılmış protein türevi (PPD) reaksiyonlarının dağılımını analiz etmek ve skar varlığı, skar sayısı ve PPD reaktivitesi arasındaki korelasyonu belirlemektir. 2017-2020 yılları arasında Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrencilerin demografik özellikleri ve PPD deri testi sonuçları ve önceki Bacillus Calmette-Guèrin (BCG) skar sayısı retrospektif olarak değerlendirilmiştir. İstatistiksel değerlendirmeler SPSS V.22 programı kullanılarak yapılmıştır. Bağımsız değişkenler sayı ve yüzde ile gösterilmiştir. Bağımlı değişkenlere ise, ki-kare testi uygulanmıştır. Çalışmaya toplam 390 öğrenci dahil edilmiştir. Öğrencilerin %13,1’i PPD pozitif olarak bulunmuştur. PPD pozitiflik oranları, %10,0 (15-20 mm) ve %3,1 (20 ve üzeri mm) olarak tespit edilmiştir. Öğrencilerin skar sayıları sıfırdan ikiye kadar değişmiştir. BCG skar sayıları ve PPD endürasyon çapları arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). BCG skarı olmayanların öğrencilerin tamamı PPD negatiftir. Sağlık teknikeri adayları arasında PPD negatifliği ve BCG pozitifliğinin yüksek oranı aşı kaynaklı koruyucu bağışıklığın bir göstergesidir.

  • MakaleYalnız künye2020
    The Level of Perception of Hospital Personnel on Waste Management and Waste Management in disasters: Case of Gümüşhane Province

    Kaya, Afşin Ahmet; Küçük, Ümran Aysen

    The main objectives of disaster management are; to analyze the dangers faced by the society, to predict the situations that may be damaged by the event that may arise, to develop and implement strategies that will not allow secondary disasters. After disasters occur, different types of waste are generated depending on the type of disaster. If disaster waste is unmanageable, it can cause a secondary disaster. Hospitals, on the other hand, are health institutions that provide active service during disasters. Naturally, it is inevitable for hospitals to generate more waste in case of disasters. For this reason, hospitals should also have a waste management strategy for a possible disaster situation. Waste management, on the other hand, can be efficient with the employees' attitude, awareness and perception of waste. Within the scope of the research, a questionnaire was applied to the hospital staff. The questionnaire consists of three parts. The first part includes sociodemographic questions. The second part consists of Waste Management Awareness questions and Waste Management Awareness in Disasters questions. In the third part, there are Waste Management Attitude questions. The data of the study were analyzed with the SPSS 21 package program. It was determined that the awareness level of the participants was high, and their attitude level was medium. There is no significant difference in the mean score of the awareness level of the participants in terms of gender and age factors. Significant results were found in factors such as working time and education level.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2020
    Coronavirus ve Influenza Viruslar: Farklılıklar ve Benzerliklerine Genel Bir Bakış

    Türkmen, Lale; Kıvanç, Aydın

    Mevcut COVID-19 pandemisi’nin nedeni olan SARS-CoV-2 yeni bir virüstür. Bu patojene karşı mevcut tedavi ve bağışıklığımız bulunmamaktadır. Influenza virüsleri ise sürekli olarak evrimleşmekte ve bağışıklık sistemimiz tarafından daha az tanınabilir hale gelecek çeşitli düzeylerde antijenik sürüklenme ve kayma geçirmektedir. Bu, geniş ölçüde etkili bir grip aşısının geliştirilmesini zorlaştırmakta ve aynı zamanda yeni zoonotik influenza suşlarının ortaya çıkması pandemi riski oluşturmaktadır. Hem Coronavirüsler hem de Influenza virüsleri, zarflı RNA virüsleridir ve insan solunumunu etkileyen birincil patojenlerden biridir. COVID-19 ve Influenza enfeksiyonları benzer bulaşma yollarına ve semptomlarına sahiptir. İncelenen literatürler, COVID-19 ve Influenza arasında önemli yapısal farklılıklar olduğunu bildirmektedir. Bunlar, genom yapıları, yüzey proteinleri, suş sayısı ve alt tipleri içerir. Bunlara ek olarak, inkübasyon süreleri, risk grupları, asemptomatik bulaşma ve bulaşma hızı iki virüs arasındaki önemli farklılıklardır. Bununla birlikte, gripten farklı olarak. COVID-19 için aşı ve tedavilerin olmaması, hastalığın yayılmasını kontrol etmede ciddi zorluklar ortaya çıkarmaktadır. Sonuç olarak Coronavirüs hızla yayılıyor ve influenza virüsü ile olası ko-enfeksiyon riski nedeniyle COVID-19 ile birlikte grip enfeksiyonunun değerlendirilmesi ve buna göre halk sağlığı önlemlerinin geliştirilmesi son derece önemlidir.

  • Derleme MakaleYalnız künye2020
    When Should Antibiotic Prophylaxis Be Performed to Prevent Surgical Side Infections? A Systematic Review

    Gezginci, Elif; Goktas, Sonay; Aktuğ, Cemile

    The systematic review was planned to examine the application time of antibiotic prophylaxis to prevent surgical side infections. The keywords, “antibiotic application time”, “antibiotic prophylaxis” and “surgical side infections”, were searched both in Turkish and English in Google Scholar, PUBMED, and EBSCO databases. A total of 5969 studies published between 2009 and 2019 were screened. After the literature review, 5 related studies that met the inclusion criteria were included in the study. Preoperative antibiotic prophylaxis and antibiotic application times were examined. In a study included in the study, it was shown that the risk of developing surgical site infection was reduced in patients who received antibiotics for proclactic purposes 60 minutes before incision line formation. In the remaining four studies, it was stated that prophylactic antibiotherapy applied 30 minutes before surgery minimizes the development of surgical site infection. It was revealed that the application of prophylactic antibiotherapy 30 minutes before the incision line minimizes the risk of infection in the surgical area and the literature should be supported by studies on the time of antibiotic administration.

  • MakaleYalnız künye2020
    Gelişmekte Olan Ülkelerde İşçi\rDövizlerinin Finansal Gelişme \rÜzerindeki Etkisi: Dinamik Panel Veri \rAnalizi

    Yildiz, Gizem

    Çalúmann amac iúçi dövizlerinin finansal geliúme üzerindeki etkisini \rölçmektir. Çalúma 44 geliúmekte olan ülkeyi ve 1994-2017 dönemini \rkapsamaktadr. Analizde ba÷ml de÷iúken olarak finansal geliúmiúlik \rendeksi kullanlmútr. Ayrca endeksin alt kriterleri olan finansal kurumlar \rve finansal piyasalar endeksi verileri de ba÷ml de÷iúken olarak \rkullanlmútr. Ba÷msz de÷iúken olarak iúçi dövizi gelirleri, kiúi baú GSYH, \rticari açklk ve enflasyon verileri kullanlmútr. øki aúamal sistem \rgenelleútirilmiú momentler metodu kullanlarak yaplan analiz sonucuna \rgöre iúçi dövizi gelirleri, kiúi baú GSYH ve ticari açklk finansal geliúmeyi, \rfinansal kurumlar ve finansal piyasalar istatistiksel olarak anlaml ve \rpozitif etkilerken enflasyon negatif etkilemektedir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Diyarbekir Valisi Hüseyin \rPaşa-zade Sarı Mustafa Paşa'nın \rHayatı ve Muhallefatı

    Gök, İlhan

    Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar devam eden \rmüsadere, devlet tarafından cezalandırılan kişiler ile vefat eden devlet adamlarının \rmallarının miri tarafından el konularak devlet hazinesine alınmasıdır. Özellikle askeri sınıfa mensup olan bu kişilerin malları merkezden görevlendirilen görevliler \rve kadı tarafından tespit edilerek kayıt altına alınmıştır. Bu uygulamanın zaman \riçinde kapsamı genişletilmiştir. İlk başlarda devlete karşı suç işleyen kişilerin malları müsadere edilirken daha sonraları vefat eden ya da savaş meydanlarında şehit \rdüşen devlet adamlarının da malları müsadere edilerek muhallefat defterleri hazırlanmıştır. Bunlardan biri de Şark seferinde şehit düşen Girit Serdarı Hüseyin Paşa'nın oğlu ve III. Ahmed'in damadı Sarı lakaplı Diyarbekir Valisi Mustafa Paşa'dır. \rMustafa Paşa Sivas, Revan, Anadolu, Karaman ve Diyarbekir eyaletlerinde valilik \ryapmıştır. 1734 tarihine gelindiğinde Osmanlı-İran savaşlarından dolayı Şark Seferi \riçin Kars'a memur edilen Mustafa Paşa 1735 tarihinde Nadir Şah'la yapılan savaşta \rAbran denilen mevkide şehit olmuştur. Bunun üzerine Mustafa Paşa'nın Kars ve \rDiyarbekir'deki terekesi tespit edilerek iki farklı muhallefat defteri hazırlanmıştır. \rDefterde yer alan eşyaların bir kısmı yerinde satılırken bir kısmı ise İstanbul'a \rgönderilmiştir. İstanbul'a gönderilen eşyalar önce Enderun'a alınmış ancak daha \rsonra Bab-ı Hümayun ve Hazine-i Amire'de müzayede ile satılmıştır. Satılan eşyalardan elde edilen gelirler Mustafa Paşa'nın devlete olan borçları için el konularak \rhazineye aktarılmıştır. Mustafa Paşa'nın satılan eşyaları arasında bulunan çeşitli \rgiysileri, savaş aletleri ve ev eşyaları devrin iktisadî, sosyal ve kültürel özelliklerini \ryansıtması açısından ve Paşa'nın kişisel tercihleri, zevkleri ve eğilimleri hakkında \rbazı ipuçları vermesinden dolayı önem arz etmektedir.

    AtıfTR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Dizi sektöründe tüketim duyguları, memnuniyet, kulaktan kulağa iletişim ve sadakat arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Yildiz, Salih; Koçan, Mahmut

    Son yıllarda hem yurt içinde hem de yurt dışında Türk dizilerine talebin artması ülkemizin dizi sektöründe altın çağını yaşamasına yol açmıştır. Diziler aynı zamanda tüketicilerin duygularını olumlu ya da olumsuz şekilde etkilemektedir. Tüketicilerin izledikleri dizilerden memnuniyet seviyesinin yüksek olması dizi tüketimini artırabilirken, seviyenin düşmesi dizi tüketimini azaltabilmektedir. Tüketicilerin memnuniyeti dizilere bağlılığı oluşturabilir ve tüketicilerin dizilerle ilgili bilgileri arkadaşları ve yakın çevresiyle paylaşma motivasyonunu da arttırabilir. Bu noktadan hareketle çalışmanın amacı; dizi sektöründe tüketim duyguları (zevk ve uyarılma), memnuniyet, kulaktan kulağa iletişim (KKİ) ve sadakat arasında ilişkinin olup olmadığını belirlemektir. Araştırmanın evrenini Rize ilinin Merkez ilçesindeki tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırmada tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme kullanılmış ve 402 tüketiciye yüz yüze anket uygulanmıştır. Araştırma hipotezleri Yapısal Eşitlik Modellemesiyle (YEM) test edilmiştir. Araştırma bulgularına göre; uyarılma, memnuniyet, KKİ ve sadakat arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır. Tüketicilerin uyarılma duygusu, dizilerden memnun olma seviyelerini artırmaktadır. Benzer şekilde, memnuniyet seviyesi artan tüketicilerin diziler hakkında bilgileri paylaşma motivasyonu ve diziye sadakatlerinde artış olduğu tespit edilmiştir. Yerli ve yabancı dizilerde memnuniyetin KKİ ve sadakat ile olumlu yönde ilişkili olması araştırmanın literatüre katkısı olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca dizi sektöründeki uygulayıcılar, dizi yapımından önce tüketicilerin duygularını, paylaşım motivasyonunu ve bağlılığını göz önünde bulundurmalıdırlar. Böylelikle dizilerin daha kaliteli ve hayat seyirlerinin daha uzun dönemli olması sağlanabilir.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Sosyal medyayı etkin kullanan markaların diyalojik iletişim açısından değerlendirilmesi

    Doğan, Ayhan; Aksoy, Fatih

    Günümüzde gelişen iletişim teknolojileri ile birlikte çeşitli kanallarla iletişim kurmak mümkün hale gelmiştir. Bu gelişmeler, şirket-tüketici-, kamu-devlet, birey-birey, birey-devlet vb. birey, kamu, kurum ve kuruluşlar arasındaki ilişkilerde kişilerarası iletişim tarzında iletişimin sağlanmasına imkân vermiştir. Bu şekilde iletişim ortamı sağlayan bir iletişim kanalı da sosyal medya olmaktadır. Sosyal medya ile birlikte ikili ilişkilerde, iletişim çift yönlü olmaktadır, karşılıklı etkileşim söz konusudur ve aktif bir rol oynanmaktadır. Sosyal medyada iletişim kurmanın yanı sıra ilişkilerde kurulmaktadır. Günümüzdeki küresel pazarda artık hedef kitlelerle sadece iletişim kurmak yeterli olmamaktadır. Hedef kitleler ile artık bir ilişki oluşturulması gerekmektedir. Çünkü hedef kitleler markalardan kendi düşüncelerini sormasını istemektedir. Bu çalışmada sosyal medyayı etkin kullanan beş markanın Twitter, Instagram ve Facebook hesaplarının diyalojik iletişim ilkelerinin ne kadarını kapsadığı tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. 01-15 Temmuz 2019 tarihleri arasında markaların sosyal medya paylaşımları nicel içerik analiz yöntemi ile incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre markalar, diyalojik döngü ve yeniden ziyareti sağlama ilkelerini başarılı şekilde kullanamamıştır. Markalar, bilginin işe yararlılığı ve ziyaretçilerin korunması ilkelerini, diğer ilkelere göre daha başarılı uygulamıştır. Sonuç olarak markaların bazı diyalojik iletişim ilkelerini başarılı şekilde uygularken bazılarını ise etkin şekilde kullanmadığı görülmüştür. Dolayısıyla markaların diyalojik iletişim açısından sosyal medya araçlarını yeterince değerlendiremediklerini söylemek mümkündür.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Yeni toplumsal riskler üzerinden refah devleti analizi denemesi

    Akyüz, Müfıt; Beken, Hıkmet Gülçın

    Refah devletleri 1970’lerden beri varlığına ve sürdürülebilirliğine yönelik önemli meydan okumalar, krizler ve eleştirilerle karşı karşıyadır. Refah devletlerinin başarılı bir performans gösterip göstermediği öncelikle refah devletinin temel amaç ve işlevleri üzerinden değerlendirilmelidir. Bireyler yaşam boyunca pek çok risk ile karşılaşmaktadır. Bu riskler karşısında yaşamlarını düzgün ve insani koşullar altında devam ettirebilmeleri refah devletinin kapsayıcılığı ve bu alanda sağladığı desteklerle ilgilidir. Ortaya çıkan yeni toplumsal riskler; işgücü piyasası ve demografik yapı gibi sanayi sonrası döneme ait koşullarda yaşanan değişim üzerinden birey-devlet ve piyasa bağlamında dönüştürücü olmaktadır. Refah devletinin kendisi de ortaya çıkan bu yeni toplumsal riskler karşısında yeni politikalar ve araçlar uygulamak zorundadır. Yeni toplumsal riskler genellikle refah devletine yönelik meydan okumanın ulusal/içsel bir kaynağı olarak ele alınırken; küreselleşme süreci, çok uluslu şirketler ve uluslararası örgütlerin de dışsal bir faktör olarak ortaya çıkardığı etkiler unutulmamalıdır. Çalışma bu yeni toplumsal riskleri tanımlama amacıyla refah devleti-birey ilişkisinin ekonomik, sosyal ve politik alandaki değişimini incelemektedir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    The Effect of Brand Personality on Sport Team Identification

    Bayrakdaroglu, Yesim

    This study examined the perception levels of brand personalities and team identification of Gumushanespor spectators, and also analyzed the data in terms of various variables. The participants of this study consisted of a total of 326 spectators (166 female and 160 male) living in the center of Gumushane, Turkey. As data collection tools Sport Spectator Identification Scale and Brand Personality Scale were used. In the analysis of the data, Single Factor Variance Analysis, Correlation Analysis, and Multiple Linear Regression Analysis were used for variables determined to show normal distribution and homogeneity. On the other hand, Kruskal-Wallis Test was applied to the data that could not provide the parametric test condition. Tukey Test was used in Variance analysis, and Mann Whitney U Test was used in the Kruskal-Wallis Test for multiple comparison processes. Findings were obtained in terms of various variables in the analyzes. In addition, the results of the analysis indicated that the brand personality is a significant and powerful predictor of identifying with the team with the sub-dimensions of excitement and sophistication. However, sincerity, competence, and ruggedness variables that make up the brand personality did not make a significant contribution to this predictive model.

    AtıfWoS1
    Web of Scienceİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    GRAMMAR TERMS OF TURKMEN TURKIC

    Gökçür, Engin

    Turkmen Turkic is in the south-west branch of the Turkic language family. Gagauz and Turkey Turkish constitute the western branch of the south-western Turkic while Azerbaijan and Turkmen Turkic constitute the eastern branch. The Turkmen Turks, which were under the rule of the Union of the Soviet Socialist Republics from 1884 to 1991, gained their independence in 1991 with the dissolution of the Soviet Union. In Turkmenistan, which was under the rule of the Soviet Union for a while, the influence of Russian Turcology on the language studies on Turkmen Turkic is in question. Therefore, some grammar topics in Turkmen Turkic are dealt in a different way from Turkey Turkish. The density of Turkish words is prominent in the formation of grammatical terms in Turkmen Turkic. Because grammar studies have been dealt according to Russian Turcology for a long time, some of the terms have been taken especially from Russian and and these terms have been used like this for a long time. In this study, around 760 grammatical terms in Turkmen Turkic were determined. For the determination of these terms, dictionaries and grammar works prepared on Turkmen Turkic were used. The works that are used in this study are given in the bibliography.