Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Kaygusuz, Abdullah(35)
- Sipahi, Ferkan(35)
- Karsli, Orhan(34)
- Dokuz, Abdurrahman(30)
- Duran, Celal(30)
- Kandemir, Raif(29)
- Ozdes, Duygu(28)
- Maden, Nafiz(27)
- Uzun, Sevda(27)
- Merdan, Mehmet(26)
- Vural, Alaaddin(26)
- Öztürk, Serkan(25)
- Araz, Onur(24)
- Kulakaç, Nurşen(24)
- Ashyralyyev, Charyyar(23)
- Yildiz, Salih(23)
- Yilmaz, Ozgur(23)
- Doğan, Kadir Caner(21)
- Arslan, Mehmet(20)
- Aydin, Faruk(20)
- Doğru, Bülent(20)
- Bayraktar, Alemdar(19)
- Kankal, Murat(19)
- Ayaydin, Hasan(18)
- Baltaci, Cemalettin(18)
- Yolcu, Halil(18)
- Cakir, Tufan(17)
- Cengiz, Ekrem(17)
- Demir, Selim(17)
- Gücer, Mehmet Ali(17)
- Akaryali, Enver(16)
- Artan, Seyfettin(16)
- Hayaloğlu, Pınar(16)
- Kaya, Afşin Ahmet(16)
- Tosunoğlu, Büşra(16)
- Uysal, Ibrahim(16)
- Kurt, Kemal(15)
- Ozturk, Samet(15)
- Reis, Hatice Catal(15)
- Aksakal, Vecihi(14)
Yayınlar
- Proje2024Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elektrik Üretiminde Kullanılan Evirici Ve Çevirici Sistemler Için Düşük Maliyetli, Izoleli, Yüksek Parazit Bağışıklığı Olan Gerilim Sensörü Tasarımı Ve Prototip Üretimi
Cakmak, Recep; Hükümen, Burhan
Güneş enerjisinden elektrik üretiminde yaygın olarak kullanılan fotovoltaik (FV) paneller de foton enerjisini doğru akım (DA) formundaki elektriğe dönüştürmektedir. Bu sistemlerin alternatif akıma göre tasarlanan elektrik şebekemizde kullanılabilmeleri için evirici ve çevirici gibi hassas kontrol gerektiren güç elektroniği devrelerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu evirici ve çeviricilerde akım ve gerilim sensörleri kontrol devrelerinde geri besleme bilgisi sağlamak amacıyla kullanılmaktadır. Ancak kontrol sistemlerinin kararlı ve doğru kontrol sinyali üretmeleri, geri besleme sinyallerinin de doğruluğuna bağlıdır. Dolayısıyla güç sistemlerinde yüksek doğrulukla çalışan ve gürültü bağışıklığı olan izoleli akım ve gerilim sensörlerinin kullanılması büyük önem taşımaktadır. Bu projede geliştirilmiş elektromanyetik girişim (EMI) ve ısı bağışıklığına sahip, düşük maliyetli, izole edilmiş ve tam diferansiyel bir gerilim sensörü tasarlanarak prototipi gerçekleştirilmiştir. Elektromanyetik girişimlere karşı yüksek bağışıklık sağlamak amacıyla sensörde kapasitif olarak izole edilmiş delta sigma modülatörü kullanılmıştır. Eviricilerde ve DA/DA dönüştürücülerde kullanılmak üzere iki farklı sensör devresi tasarlanarak prototipleri üretilmiştir. Eviriciler için üretilen sensörün bant genişliği 2 kHz, çeviriciler için üretilen sensörün bant genişliği ise 45kHz olarak belirlenmiştir. Önerilen gerilim sensörü, yüksek gerilim yalıtımı için manyetik bağlantı tekniği kullanan izole edilmiş gerilim dönüştürücülerin aşırı maliyetli olmasına bir alternatif olacak şekilde tasarlanmıştır. Bununla birlikte, önerilen gerilim sensöründe kullanılan kapasitif olarak izole edilmiş delta-sigma modülatörleri, düşük maliyete sahip olmasının yanı sıra çok yüksek doğuştan EMI bağışıklığıyla çok daha büyük bant genişliği sağlamıştır. Gerilim sensörünün yeteneklerini doğrulamak için benzetim ortamında ve gerçekleştirilmiş prototip kullanılarak deneyler yapılmıştır. Öte yandan, yüksek frekanslı bileşenler için düşük empedanslı yol gibi elektronik bileşenlerin ideal olmayan özelliklerinden kaynaklanan zorluklar, geliştirilmiş baskılı devre kartı tasarım teknikleri kullanılarak dikkate alınmış ve çözülmüştür. Deneyler, sensörün aşırı ısı ve elektromanyetik gürültü gibi zorlu koşullar altında dahi maksimum %0.01 doğrusallık hatasıyla çalıştığını göstermiştir. Ek olarak deneyler, önerilen sensörün 1 dakikalık bir süre boyunca 2,5 kV izolasyon gerilimine dayanabildiğini doğrulamıştır.
- MakaleYalnız künye2024Yüksek voltajlı iletim hattı kamulaştırmalarında irtifak bedelinin hesaplanması için yeni bir yöntem önerisi
Uzun, Bayram; Marabaoğlu, Seda Nur
Taşınmazlar üzerinden geçen yüksek voltajlı iletim hatları (YVİH) için irtifak kamulaştırması yapılmaktadır. Bu uygulama, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun yetersiz olması sebebiyle Yargıtay kararlarıyla yürütülmektedir. Her bir uygulama için yeni bir karar çıkarılmaktadır. Bu kararlar içinden, karşılaşılan yeni bir durumun çözümüne yönelik uygun hükmü aramak iş gücü ve zaman kaybı oluşturmaktadır. Taşınmaz değerini olumsuz etkileyen YVİH faktörleri ve bu faktörlerin değeri etkileme dereceleri de açık ve kesin değildir. Bu belirsizlik, irtifak bedelinin eksik veya fazla hesaplanmasına sebep olmaktadır. Bu çalışmada; yerli ve yabancı gayrimenkul değerleme uzmanlarıyla yapılan görüşmeler, ulusal ve uluslararası anket çalışmaları (20 farklı ülkeden katılımcı), Yargıtay kararları ve bilirkişi raporlarının incelemesi ile hâkim ve avukatlarla yapılan değerlendirmeler sonucunda YVİH’nin taşınmaz değerini etkileyen faktörler belirlenmiştir. Bu faktörler Analitik Hiyerarşi Yöntemi kullanılarak ağırlıklandırılmıştır. Böylelikle, irtifak bedelini otomatik olarak hesaplayan bir YVİH etki-değer modeli geliştirilmiştir. Node.js, Electron, TypeScript, React, Ant Design ve Webpack kullanılarak bu otomasyon modelinin arayüz yazılımı yapılmıştır. Model, Türkiye’deki çeşitli illerden toplanan 60 bilirkişi raporuyla test edilmiştir. Bu raporların 10 tanesi çalışmada örnek olarak gösterilmiştir. Otomasyon modeline göre, bilirkişi raporlarındaki yanılma oranı en az %17.21 ve en fazla %84.56 olarak bulunmuştur. Bu model, irtifak bedeli hesaplanmasında bir standart sağlayarak bu bedelin eksik veya fazla tespit edilmesi sorununu önemli ölçüde ortadan kaldıracaktır. İrtifak bedelinin tespitinde, kullanıcıların adım adım takip edebileceği tanımlı bir iş akış şeması mevcut olmadığı için hukuki süreçte karışıklık ve zaman kaybı meydana gelmektedir. Bu eksikliği gidermek içim, hâkim ve avukatlarla değerlendirmeler yapılarak irtifak kamulaştırma uygulamalarındaki hukuki prosedürü hızlandıracak bir iş akış şeması oluşturulmuş ve çalışmada sunulmuştur.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024İl Kültür ve Turizm Müdürlüklerinin İnternet Sitelerinde Gastronomik Unsurların Kullanımı: Güneydoğu Anadolu ve Ege Bölgesi Karşılaştırması
Akyürek, Suat; Özdemir, Özcan; Çeken, Hüseyın
Ülkelerin sahip oldukları yeme-içme kültürleri gastronomi turizmi açısından önemli bir potansiyel sunmakla birlikte, kendi gastronomik ürünlerini öne çıkarabilen destinasyonlar rekabet yarışında bir adım öne geçebilmektedirler. Günümüz dünyasında rekabet yarışlarında belirleyici olan önemli unsurlardan birinin sosyal medya olduğu düşünüldüğünde, sosyal medyayı tanıtım ve bilinirliği artırmak adına kullanan işletme, kurum ve kuruluşlar rakiplerine karşı önemli fırsatlar elde etmektedirler. Bu bağlamda il kültür ve turizm müdürlükleri destinasyona özgü gastronomik unsurların tanıtılmasında ve aktarılmasında köprü görevi görmekte, hatta birinci elden kaynak niteliği de taşımaktadırlar. Yapılan bu çalışmada da illerin sahip oldukları gastronomik unsurların tanıtım ve aktarımında il kültür ve turizm müdürlüklerinin etkili şekilde kullanılıp kullanılmadığı incelenmiştir. Araştırma kapsamında detaylı bilgi edinebilmek amacıyla içerik analizi tercih edilmiş, il kültür ve turizm müdürlüğü internet sitelerinin gastronomik unsurları yüzdelik dağılımlarla ifade edilmiştir. Araştırma sonucunda, incelenen il kültür ve turizm müdürlüklerinde genel olarak içecek ürünlerine çok yer verilmediği, bazı illerin gastronomi şehri olmasına veya potansiyellerinin çok yüksek olmasına rağmen sosyal medyayı etkin kullanamadığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca, sosyal medyada yiyecek-içecek görsellerinin il tanıtımına katkı sağlamada yetersiz kaldığı, festival ve etkinliklerin sitede etkili şekilde sunulamadığı ve gastronomik unsurların genelde yiyecek ile daha çok öne çıkarıldığı tespit edilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024Banka kârlılığının belirleyicileri: türk bankacılık sektörü üzerine bir uygulama
Yilmaz, Yusuf; Karaaslan, İbrahim
Bu çalışmanın amacı, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren ticari bankaların kârlılığını etkileyen faktörlerin tespit edilmesidir. Türk bankacılık sektöründe yer alan 9 ticari bankaya ilişkin 2004-2021 arası yıllık verilerin kullanıldığı çalışmanın analizi statik panel veri analizi yöntemi ile gerçekleş- tirilmiştir. Çalışma kapsamında, aktif kârlılık oranı bağımlı değişken, takibe dönüşüm oranı, faaliyet kâr marjı, faiz gelirleri, hisse başına düşen defter de - ğeri, üç ay vadeli mevduata ödenen faiz oranı bağımsız değişkenler olarak kullanılmıştır. Bankacılık sektörünün kârlılığını etkileyen faktörlerin incelen- diği çalışmanın sonucunda, aktif kârlılık oranı ile faaliyet kâr marjı, üç ay vadeli mevduata ödenen faiz oranı ve faiz gelirleri arasında istatistiki açıdan anlamlı pozitif ilişki, aktif kârlılık oranı ile hisse başına düşen defter değeri ve takibe dönüşüm oranı arasında ise istatistiki açıdan anlamlı negatif ilişki saptanmıştır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024Do we burnout by being overcommitted testing an extended effort-reward imbalance model
Demirbağ, Orkun; Ors, Serife
Based on the transactional stress approach, which predicts that employees' negative stress experiences will occur within the framework of their cognitive evaluations of stressors and in a dynamic process, this study evaluates the effects of role stressors on emotional exhaustion within the framework of an extended effort-reward imbalance model. Within the scope of the study, 705 participants consisting of academic staff, physicians and nurses across Turkey were included in the sample. The study aimed to reveal the moderating effects of overcommitment on the indirect effect of role stressors on emotional exhaustion through effort-reward imbalance. The findings obtained through multiple linear regression analysis show that overcommitment moderates the indirect effect of role stressors on emotional exhaustion through effort-reward imbalance, but contrary to expectations, the indirect effect is weaker at higher levels of overcommitment and stronger at lower levels. It was found that overcommitment acts as a buffer in the relationship between effort-reward imbalance and emotional exhaustion.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024Assesment in the context of climate migration: hurricane katrina
Ugur, Omer; Aksoy, Metin; Efşan, Nur Çelik
Environmental problems, which have increased since the 1960s due to the impact of the Industrial Revolution, invite anthropogenic global warming. Dehydration, drought, deforestation, rising ocean and sea water levels due to the melting of glaciers, increased evaporation due to warming, and severe hurricanes resulting from the temperature- pressure difference resulting from the circulation of evaporated water masses in the atmosphere are among the disasters caused by global warming. While the devastations experienced after disasters resulting from global warming reach a level that a single country cannot combat, it creates a need for international cooperation. Thousand of people are displaced in the crisis environment that occurs after disasters, and this displacement brings environmental security threats. In the devastation caused by Hurricane Katrina in the USA in 2005, which is the subject of the study, the impact area of the disaster was wide as a result of the Bush Government and FEMA’s failure to make pre-disaster preparations at an optimal level and the dams and breakwaters built during the preliminary preparation process for the possible disaster failed. It has been revealed through information obtained from the US press that the disaster was described as man-made. Qualitative research techniques were used in the study and a literature review was conducted.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024COVID-19 Fear Levels and Health Behaviors of Nursing Students During the Pandemic Process: A Comparative Study Conducted in Turkey
Ulutaşdemir, Nilgün; Değer, Vasfiye Bayram; Yiğitalp, Gülhan
The purpose of the present study was to determine the COVID-19 fear levels and health behaviors of nursing students studying in two regions of Turkey during the pandemic process and to develop solutions in this regard. The population of this cross-sectional and descriptive study consisted of nursing students studying at state universities in Diyarbakır, Mardin, Trabzon, and Gümüşhane between January 2021 and May 2021. The minimum number of students from each class was 75 students, and all of the 1200 students who agreed to participate in the study from the universities in these 4 cities based on Mardin were included in the study. The questions on the data of the study and the “Coronavirus (COVID-19) Fear Scale” and the “Healthy Lifestyle Behaviors Scale II” were administered under direct supervision for approximately 20 minutes. Frequencies, mean values, standard deviations, t-test, Mann Whitney U-test, ANOVA, Kruskal Wallis, and correlation tests were used in the analysis of the study data. The mean score on the Fear of Coronavirus Scale of nursing students who did not apply to any health institution in the last 1-2 months, who had any psychological disease, and who thought that they did not do regular diet and regular exercise was found to be high. The mean Healthy Lifestyle Behaviors Scale II scores of nursing students who did not have any psychological diseases, who thought that they had a regular diet and regular exercise, and who did not have sleep problems were found to be high. In the study, COVID-19 fears and healthy lifestyle behaviors of nursing students during the pandemic process were determined at high levels. The nursing students with the greatest fear of COVID-19 were in Diyarbakır, and the nursing students with the highest healthy lifestyle behaviors were in Trabzon.
- MakaleYalnız künye2024Hemşirelik Öğrencilerinin E-Öğrenmeye Yönelik Tutumları, Hazır Bulunuşluk, Beklenti ve Memnuniyet Düzeylerinin Belirlenmesi
Sahin, Ceyda Uzun; Aydin, Merve; Kulakaç, Nurşen
Bu araştırma, hemşirelik öğrencilerinin e-öğrenmeye yönelik tutumları, hazır bulunuşluk, beklenti ve memnuniyet düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Kesitsel ve ilişki arayıcı tipte olan çalışma hemşirelik bölümünde okuyan 467 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirildi. Veriler, öğrenci bilgi formu, e-öğrenmeye yönelik tutum ölçeği ve e-öğrenme sürecine ilişkin hazır bulunuşluk ve beklenti düzeyi ölçeği ile toplandı. Bilgisayarı ve internet erişimi olan öğrencilerin E-öğrenme sürecine ilişkin hazır bulunuşluk ve beklenti düzeyi ölçeği puanlarının istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yüksek olduğu saptandı. E-öğrenmeye yönelik tutum ölçeği ile E-Öğrenme Sürecine İlişkin Hazır bulunuşluk ve Beklenti Düzeyi Ölçeği, bilgisayar ve iletişim teknolojileri kullanma konusundaki yeterlilik düzeyi ve yaşları arasında zayıf düzeyde; E-öğrenme sürecinden memnuniyet düzeyleri arasında ise orta düzeyde pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Çalışma sonucunda, hemşirelik öğrencilerinin e-öğrenmeye yönelik tutumları kısmen olumlu, hazır bulunuşluk ve beklenti düzeyleri orta seviyede bulundu. Öğrencilerin e-öğrenme sürecinden memnuniyet durumları ise orta düzeyin üzerinde olduğu belirlendi.
- MakaleYalnız künye2024Türkiye'de Fındık İhracat Talebine Etki Eden Faktörlerin ARIMA Modeli ile Tahmin Edilmesi
Merddan, Kurtuluş
Bu çalışma ile dünya fındık ithalatı, ihracatı, birim fiyatı ve Türkiye fındık ihracat birim fiyatlarının 2001 -2021 yılları arasında Türkiye fındık ihracat talebine etkisi ve Türkiye fındık ihracatının geleceği noktasında öngörülerde bulunmak amaçlanmaktadır. Çalışmada gelecekteki eğilimleri tahmin etmek için zaman serisi verilerini kullanan Regresyon ve ARIMA modeline başvurulmuştur. Çalışmada elde edilen bulgular kapsamında dünya fındık ithalat miktarı, dünya fındık ihracat birim fiyatı, Türkiye fındık ihracat birim fiyatlarının Türkiye fındık ihracatı belirleyicileri olmadığı; dünya fındık ihracat miktarının Türkiye fındık ihracat miktarı üzerinde pozitif yönlü bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın sonunda ARIMA modeli kapsamında 2022-2026 yılları arası fındık ihracat miktarının artacağı öngörülmektedir. Türkiye'nin fındık üretim ve ihracatında liderliğini sürdürebilmesi; fiyat dalgalanmalarının ve yanlış fiyat beklentilerinin yol açabileceği spekülasyonların önüne geçmesi, Türkiye’nin yeni pazar arayışına girmesi, üretimde çeşitlilik sağlaması, üründe kaliteyi artırması, iç tüketimi de artırma yönünde Ar-Ge çalışmaları gerçekleştirmesi, fındıkta markalaşmaya çalışması ve lisanslı depoculuk sistemini de etkin bir şekilde işletmesi ile mümkündür.
AtıfOpenAlex1TR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2024Impact of the COVID-19 pandemic period on internal audit practices: a qualitative research on universities
Yesilelebi, Gl; Türkoğlu, Sadık
During the pandemic period, changes were made in business mo- dels both in the public and private sectors. The internal audit units of the universities, where different measures were taken in the educational ac- tivities and the functioning of the administrative units, were also affected by the process and different internal audit practices were carried out. In this study, it was aimed to investigate the effect of the pandemic on in- ternal auditing in universities. In the qualitative research method, in- depth interviews were conducted using a semi-structured interview form, and the data were subjected to content analysis with a phenomenology study. Participants were reached by snowball sampling and purposive sampling method and interviews were conducted with internal auditors from 11 different universities, face-to-face and in virtual environment. By categorizing the data, the data were analyzed, and the main themes and sub-themes were created. During the pandemic period, five main themes emerged in internal audit at universities: “communication”, “process management”, “technology use”, “bureaucratic situation” and “psycho-social situation”. As a result, it was concluded that information technologies started to be used intensively in the way of working during the pandemic period, but the remote audit mechanism should be used as a complement to traditional auditing, except in crisis periods.
- MakaleYalnız künye2024Türkiye’de coğrafi bilgi sistemi tabanlı yatırım teşvik politikalarının oluşturulması
Çam, Alper Veli; Taşdemir, Seda Sağlamyürek
Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye’nin yürürlükteki yatırım teşvik politikaları değerlendirilerek, Coğrafi Bilgi Sistemleri tabanlı farklı yatırım teşvik haritaları oluşturmaktır. Çalışmanın diğer amacı ise yatırım teşvik politikalarının oluşturulmasında Coğrafi Bilgi Sistemlerinin kullanılabilirliğini ispatlamaktır. ArcGIS 10.7.kullanılan çalışmada, mekânsal oto korelasyon için Moran’s I yöntemi, mekânsal analizler için ise Coğrafi Ağırlıklı Regresyon analizi kullanılmıştır. Analizler sonucunda Coğrafi Ağırlıklı Regresyon yöntemine göre oluşturulan enerji, tarım ve ihracat teşvik bölgelerinin mevcut teşvik bölgelerinden farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Türkiye’de ulusal kalkınmanın yaşanması, verimliliğin arttırılması, rekabet üstünlüğünün sağlanması ve bölgelerarası gelir eşitsizliğinin giderilerek bölgesel kalkınmanın sürdürülebilmesi için yatırım teşvik sisteminin illerin coğrafi özelliklerine göre yeniden düzenlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Çalışmada yatırım teşvik bölgeleri farklı bir yöntemle (Coğrafi Bilgi Sistemleri) yeniden oluşturulmuştur. Çalışmanın, ulusal ve bölgesel kalkınma politikalarının yeniden oluşturulması ve farklı yöntemlerin kullanılabilirliğini ispatlama açısından literatüre önemli bir katkı sağlaması beklenmektedir.
- MakaleYalnız künye2024Kamu yönetiminde bir reform alanı olarak ombudsman: bulgaristan, tayland ve brezilya örneği
Doğan, Kadir Caner; Kalkışım, Hasan Mahmut
Ombudsman, kavram olarak şikayet üzerine kamu yönetimi sorunlarını çözmeye çalışan yasal bir kurumdur. Günümüzde hemen hemen tüm devletlerde çeşitli düzeylerde uygulanmaktadır. Ombuds ve man kelimelerinden oluşan bu kavram, temsilci kişi anlamı taşımaktadır. Kamu yönetiminde reform konusu da özellikle dünya gündeminde 1980’li yıllardan sonra yeni kamu işletmeciliği uygulamaları ile önemini artırmıştır. Bu süreçte kamu yönetimlerini yeniden yapılandıran devletlerin çağdaş düzeyde ombudsman teşkilatı kurarak demokratikleşmeyi artırma girişimleri gözlemlenmektedir. Bu çalışmada, Avrupa’da Bulgaristan, Amerika’da Brezilya ve Asya’da Tayland devletlerinde karşılaştırmaya dayalı olarak ombudsman yapısal ve işlevsel yönleri ile genel olarak açıklanmak istenmektedir. Çalışmada, Doğu Avrupa’dan Bulgaristan, Latin Amerika’dan Brezilya ve Güney Asya’dan Tayland devletlerinin seçilmesinin asıl nedeni farklı siyasal rejimlerde ve kültürlerde ombudsmanın nasıl yapılandığını ifade edebilmektir. Nitekim krallık ve cumhuriyet rejimlerine dayalı üç farklı devlette ombudsmanın sisteme nasıl entegre olduğu araştırılmıştır. Çalışmada örneklenen Bulgaristan, Tayland ve Brezilya devletlerinde 1990’lı yıllarla birlikte ortaya çıkan modern devlet kurma ve kamu yönetimini demokratikleşme girişimlerinden biri ombudsman yapısına sahip olmak olmuştur. Bu bağlamda çalışmanın amacı, üç devlette kamu yönetiminde bir reform alanı olarak ombudsmanı yapısal ve işlevsel olarak açıklamaktır. Çalışmanın yöntemi, nitel analiz bağlamında literatür taramasıdır.
AtıfTR Dizin2
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2024Scopus SJRQ3Kültürel miras unsuru olarak yayla mutfak kültürü: gümüşhane ili örneğ
Kaya, Fazil; Çalık, İsmail; Taş, Sedat; Zeybek, Halil İbrahim; Akyürek, Suat; Pir, Rıfat
Türkiye’de dağlık ve engebeli alanların geniş yer kaplaması yaylacılık faaliyetleri ve yayla kültürünün gelişmesini sağlamıştır. Türkiye’de geleneksel olarak hayvancılık amaçlı kullanılan yaylalar; yaz aylarında hayvan otlatmak, küçük çaplı da olsa tarım faaliyetlerinde bulunmak veya dinlenmek amacıyla faydalanılan geçici yerleşme alanları özelliği taşır. Tarım arazilerinin dar ve parçalı olduğu Gümüşhane ili (özellikle ilin kuzeydeki arazileri) ve çevresi Türkiye’de yaylacılık faaliyetlerinin en yoğun olduğu sahalar arasında yer almaktadır. Yörede hayvancılıkla meşgul olan halk için otların uzun süre kurumadan yeşil kaldığı yaylalar, büyük önem taşımaktadır. Yaylalar, çeşitli özellikleri yanında aynı zamanda kültürel birikimin âdeta gizli birer hazinesi niteliğindedir. Önce Orta Asya, sonrasında da Anadolu’da binlerce yıldır hayvancılık amacıyla yaylak ile kışlak arasında yer değiştiren topluluklar, sürdürdükleri ekonomik faaliyetlerin ve yaşadıkları coğrafyanın etkisiyle kendilerine has bir kültür oluşturmuşlardır. Bu kültürün en önemli unsurlarından birini de yayla mutfağı oluşturmaktadır. Yayla mutfağı, Türk toplum hayatında geçmişten beri süregelen yayla hayatının vazgeçilmez olgularından birini oluşturmaktadır. Yayla mutfak kültürü, zamanla birçok yönden ayırt edici ögenin eklenmesiyle özgün bir kimlik kazanmıştır. Mutfak kültürünün oluşmasında, coğrafi bölge, sosyo-ekonomik yapı, gelenek, görenek, tarım, hayvancılık ve teknolojik gelişmeler gibi faktörler etkili olmuştur. Bu çalışmada da kültürel miras unsuru olan yayla mutfak kültürünün geldiği son nokta ele alınmış, gelişimsel açıdan yayla mutfak kültürünün olumlu ve olumsuz yönleri tartışılmıştır. Yayla mutfağına ilişkin mevcut durumun yerinde tespit edilmesi için Doğu Karadeniz bölümünde yer alan Gümüşhane yaylalarına saha çalışması düzenlenmiştir. Bu çalışmalar kapsamında yayla sakinleri, muhtarlar, işletme sahipleri ve çeşitli paydaşlarla görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler üzerinden içerik ve betimsel analiz yapılmıştır. Analizler sonucunda, yayla mutfak kültürü dört ana ve on alt tema üzerinden kategorize edilmiştir. Gümüşhane yayla mutfak kültürünün temel yapısını oluşturan bu dört ana temayı; hayvan ürünleri, tarım ürünleri, yöreye mahsus ürünler, yenilebilir yabani bitkiler ve mantarların oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kategorize edilen her bir tema katılımcıların ifadeleri, gözlem ve ikincil verilere dayalı olarak bulgular kısmında değerlendirilmiştir. Ayrıca yaylalarda bakılan hayvan sayısı ve ekilen alan miktarı bakımından azalmaların olduğu, eskiden yayla halkı tarafından üretilen hayvan ve tarım ürünleri miktarının fazla olduğu ancak günümüzde yaylada yaşayan hanelerin genel itibari ile kendilerine yetecek kadar üretim gerçekleştirmeye çalıştığı, yaylacıların temel ihtiyaçlarını haftalık merkez yaylalarda kurulan pazarlardan veya ilçelere yakın marketlerden temel ihtiyaçlarını satın aldıkları tespit edilmiştir. Bunun yanında yaylalarda yapılan yöresel ürünler listelenmiş ve yöresel yemek kültürünün bölgeye özgü ürünler kullanılarak devam
AtıfTR Dizin7
İncele - MakaleYalnız künye2024Yazılım Mühendisliği Öğrencilerinin Cep Telefonu ve Bilgisayar Kullanımına Bağlı Radyasyona Yönelik Bilgileri ve Sosyobilimsel Konular Hakkındaki Tutumları
Başkan Takaoğlu, Zeynep
Sosyobilimsel konular eğitim öğretime ve bireylerin gelişimine önemli katkılar sağlamaktadır. Ancak toplumda bu konularla karşılaşan farklı kesimlere yönelik de çalışmalar yürütülmemektedir. Bu gerekçeden hareketle çalışmanın amacı yazılım mühendisliği öğrencilerinin cep telefonları ve bilgisayarların yaydığı radyasyon hakkındaki bilgi düzeylerini belirlemek, gelişimlerini değerlendirmek ve sosyobilimsel konulara yönelik tutumlarının öğretim yıllarına göre değişimini ortaya koymaktır. Çalışma bir devlet üniversitesinde yazılım mühendisliği bölümünde öğrenim gören 30 öğrenci ile yürütülmüştür. Aynı öğrencilere birinci ve ikinci sınıf başlangıcında cep telefonları ve bilgisayarların yaydığı radyasyona yönelik bilgilerine ve sosyobilimsel konulardaki tutumlarına yönelik iki ayrı ölçme aracı uygulanmıştır. Oluşturulan anket içerik analizi ve bağımlı t testi ile değerlendirilmiştir. Çalışmada öğrencilerin radyasyon konusundaki bilgi düzeylerinin ve argümantasyon kalitelerinin düşük olduğu ve ilk iki yılda değişmediği ortaya çıkmıştır. Sosyobilimsel konulara yönelik tutumlar ise Wilcoxon sıralı işaretler testi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçta tutum ve alt boyutlarında herhangi bir anlamlı fark bulunamamıştır. Bu doğrultuda yazılım mühendisliği öğrencilerinin ilk yıldaki öğrenim yaşantılarında sosyobilimsel konularda gelişim gösteremedikleri sonucuna ulaşılmıştır.
- MakaleYalnız künye2024Yüksek Performans Beklentilerinin Çalışanların İş Stresi ve Kendini Engelleme Davranışları Üzerindeki Etkisinde Duygusal Kontrolün Düzenleyici Rolü: Öğretmenler Üzerine Bir Çalışma
Okatan, Yildirim
Örgütlerde çalışan davranışını yönetici beklentisi çerçevesinde yönlendirmek, çalışanları motive ettiği düşünülse de çalışanların belirlenen performans standartlarını karşılamaya çalışmaları onların daha fazla stres eğilimi göstermelerine neden olacaktır. Çalışma kapsamında, yöneticilerin yüksek performans beklentilerinin çalışanların iş stresi ve kendini engelleme davranışları üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Araştırma Trabzon’da görev yapmakta olan özel okul öğretmenleri üzerinde yapılmıştır. 210 katılımcı değerlendirmeye alınmıştır. Verilerin analizinde SPSS 21 PROCESS ve AMOS 24 paket programları kullanıldı. Yapılan analiz sonuçlarına göre; yüksek performans beklentileri ve çalışanların iş stresi arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda yüksek performans beklentileri ile çalışanların kendini engelleme davranışları arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Diğer yandan çalışanların İş stresleri ile kendini engelleme davranışları arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. İş stresinin yüksek performans beklentisi ile kendini engelleme davranışı arasındaki ilişkiye kısmi aracılık ettiği ve ayrıca yüksek performans beklentileri ile kendini engelleme davranışı arasındaki ilişkide duygusal kontrolün düzenleyici etkisinin olduğu araştırma sonucunda tespit edilmiştir.
- MakaleYalnız künye2024Lider Üye Etkileşimi ile Yenilikçi İş Davranışı Geliştirme ve Kariyer Tatmini İlişkisinde Kararlara Katılımın Aracı Rolü
Tiryaki, Selma
Araştırmanın amacı lider üye etkileşimi (LÜE) kalitesinin çalışanların yenilikçi davranışı geliştirme ve kariyer tatmini üzerindeki etkisini araştırmak ve bu ilişkide çalışanların kararlara katılımının aracılık rolünü ortaya koyabilmektir. Araştırma evreni İstanbul ilinde faaliyet gösteren teknolojik ürün pazarlama firmalarının çalışarı olarak belirlenmiştir. Araştırma 17 şirkette toplam 220 çalışan ile yüz yüze anket yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların 85’i kadın 135’i erkektir. Araştırmada Kolmogorov Smirnov normallik testi, ölçeklerin güvenirlik ve geçerlik analizleri ile korelasyon analizi ve hipotez testleri yapılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 21, PROCESS ve AMOS paket programlarından faydalanılmıştır. Araştırmanın analiz sonuçları lider üye etkileşimi kalitesinin çalışanların kararlara katılımını arttırdığını göstermiştir. Lider ile astlar arasındaki etkileşimin, çalışanların yenilikçilik davranışlarını arttırdığı ve kariyer tatmini üzerinde pozitif anlamlı etkisi olduğu görülmüştür. Araştırmanın analiz sonuçları kararlara katılımın çalışanların yenilikçi iş davranışı geliştirme ve kariyer tatmini üzerinde pozitif anlamlı etkisi olduğunu göstermektedir. Araştırmada son olarak kararlara katılımın lider üye etkileşimi ile yenilikçi iş davranışı arasındaki ilişkiye aracılık ettiği bulunmuştur. Diğer yandan, kararlara katılım lider üye etkileşimi ile kariyer tatmini arasındaki ilişkiye de aracılık etmektedir.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2024A Meta-Analysis of Customer Satisfaction Variables in The Context of The National Summary
Okan, Serdar
The purpose of this study is to examine customer satisfaction-related studies conducted between 2019 and 2021, focusing solely on articles, conference papers, and book chapters within the national literature context. The aim is to conduct a meta-analysis and analyze the existing dependent/independent variables related to customer satisfaction in terms of effect size, in order to establish a common consensus. After the screening process, 34 studies were included, and after determining the dependent/independent variables from these studies, a total of 7 different variables and 70 data points (k=70) were obtained, with a sample size (N) of 26,442. The collected data was subjected to meta-analysis using the Jamovi 1.6.23 program. Based on the findings, the variable with the highest effect size was customer loyalty with a value of 0.87, while empathy had the lowest effect size with a value of 0.55. The results indicate that the three variables with the largest effect sizes are customer loyalty, trust, and reliability, respectively. Based on this information, when customers trust and perceive a business as reliable, they engage in consuming its products/services, resulting in loyalty towards the business.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024TFRS 9 Finansal Araçlar Standardı Hükümleri Çerçevesinde Futures Sözleşmelerinin Muhasebeleştirilmesi
Akdeniz, Fatih
Futures, dayanak varlığın önceden belirlenmiş fiyattan belirli bir vadede alım-satımına yönelik düzenlenen sözleşme olarak tanımlanmaktadır. Söz konusu sözleşmelerin gerçeğe uygun değer tespitinin yapılması, vade içerisindeki değer değişimlerinin nasıl belirleneceği ve sonuçların finansal tablolara nasıl yansıtılması gerektiği hususu önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, TFRS 9 Finansal Araçlar Standardı'nda tanımlanan korunma muhasebesi hükümleri çerçevesinde futures sözleşmelerinin muhasebeleştirme ve raporlama esaslarını incelemektir. Nitekim futures sözleşmelerinin gerçeğe uygun değeri, vade süresi boyunca sürekli olarak değerlemeye tabi tutulmakta, nihai kar ya da zarar ise vade tarihi itibariyle kesinleşmektedir. Bu doğrultuda muhasebe standartlarının gerçeğe uygun değer yaklaşımı gereği futures sözleşmelerine ilişkin kazanç ya da kayıpların tespit edilmesi, doğruluk ve güvenilirlik ölçüsünde finansal tablolara aktarılması finansal bilgi kullanıcıları açısından önemli bir gerekliliktir. Çalışmada, futures sözleşmeleri genel olarak değerlendirilmiş, sonrasında gerçeğe uygun değer değişimi riski ile nakit akış değişkenliği riskinden korunma amaçlı edinilen futures sözleşmelerinin, TFRS 9 Finansal Araçlar Standardı'nın belirttiği korunma muhasebesi esaslarına uygun olarak nasıl muhasebeleştirilmesi gerektiği, örnek uygulamalarla açıklanmıştır.
- MakaleYalnız künye2024İnternet Bağımlılığının Beslenme Alışkanlıkları ve BKİ/Z-Skor ile İlişkisinin Değerlendirilmesi: Adölesanlar Üzerinde Kesitsel Bir Araştırma
Türkkan, Tuğba; Bülbül, Kenan; Yılmaz, Hacı Ömer; Meriç, Çağdaş Salih
Giriş ve Amaç: İnternet bağımlılığı özellikle fizyolojik, psikolojik ve sosyal gelişimin hızlı olduğu, başta beslenme olmak üzere çoğu alışkanlıkların kazanıldığı çocukluk ve adölesan dönemi etkilemektedir. Bu araştırma, adölesanlarda internet bağımlılığının beslenme alışkanlıkları ve vücut ağırlığı-obezite (BKİ/Z-Skor) ile ilişkisini değerlendirmek amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı-kesitsel tipte olan bu araştırmaya basit rastgele örneklem metodu ve yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak 679 adölesan dahil edilmiştir. Araştırmacılar tarafından güncel literatürün taranmasıyla hazırlanan anket formu adölesanların sosyo demografik özelliklerini, beslenme alışkanlıklarını, Türkiye Beslenme Rehberi’ne (TÜBER) göre günlük tüketilmesi gereken besin gruplarını, adölesanların fiziksel aktivite düzeylerini, internet ve akıllı telefon kullanım durumları ile “Young İnternet Bağımlılığı Ölçeği–Kısa Form (YİBÖ-KF)”unu içermektedir. Bulgular: Yaş ortalaması 14,06±2,06 yıl olan adölesanların BKİ ve Z-skor ortalamaları sırasıyla 20,67±3,7kg/m2 ve 1,24±1,10’dur. Z-skor’a göre adölesanların %77,0’ı zayıf/normal, %23,0’ı şişman/obez olarak kategorize edilmiştir. Şişman/obez adölesanların zayıf/normal olanlara kıyasla internet ve akıllı telefon kullanım sürelerinin anlamlı olarak yüksektir. Adölesanların YİBÖ-KF puanları 26,2±7,6 olup şişman/obez adölesanların puanları (27,8±7,0) zayıf/normal olanlara kıyasla (25,7±7,7) anlamlı olarak yüksektir. TÜBER’in günlük önerdiği düzeyde süt ve süt ürünleri, ekmek ve tahıl ürünleri ile sebze tüketen adölesanların internet bağımlılık düzeyleri bazen tüketen veya hiç tüketmeyenlere kıyasla anlamlı olarak düşüktür. Adölesanların Z-skorları ile internet bağımlılıkları arasında kuvvetli pozitif korelasyon belirlenmiş olup adölesanların internet bağımlılıkları arttıkça Z-skorları ve obezite riskleri de artmaktadır. Sonuç: Araştırma bulguları adölesanların önemli ölçüde sağlıksız beslenme alışkanlıklarına sahip olduklarını, sağlıklı besin gruplarını günlük önerilen düzeyde tüketmediklerini ve bu durumun internet bağımlılığı ile ilişkili olduğunu göstermiştir. İnternet bağımlılığı ve beslenme alışkanlıkları ile anormal vücut ağırlığı arasındaki ilişkinin objektif ölçümler ile detaylıca irdeleneceği, geniş ölçekli ileriye dönük çalışmalara ihtiyaç vardır.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleYalnız künye2024Boşanma Sürecindeki Bireylere Dair Tanımlayıcı Bir Araştırma
Barut, Yaşar; Bilgin, Özkan
Boşanma genellikle nedenleri ve sonuçlarıyla ele alınan, birey ve çocuk üzerindeki etkileri araştırılan bir konudur. Boşanmayı bir süreç olarak ele alan bu araştırmada; boşanma sürecindeki bireylerin sosyo-demografik özellikleri, boşanmaya neden olan faktörler, boşanma sürecindeki bireylerin şimdiki durumları ve geleceğe dair düşünceleri ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Araştırma genel tarama modelleri arasında yer alan tekil tarama modelli bir araştırmadır. Trabzon 1. Aile Mahkemesi’nde gerçekleştirilen araştırmaya 152 birey katılmıştır. Araştırmacılar tarafından oluşturulan anket formu kullanılarak veriler toplanmıştır. Katılımcılarla yüz yüze görüşmeler yapılarak elde edilen veriler SPSS 21 paket programı kullanılarak analiz edilmiş ve frekans dağılımları yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; katılımcıların en sık belirttiği boşanma nedenlerinin eşinin ailesinin tutum ve davranışları (%42,8), geçimsizlikanlaşamama (%42,7), aldatma (%34,8) ve şiddet (%34,2) olduğu bulunmuştur. Ayrıca katılımcıların %82,2’sinin evlilik yaşamında eşinden şiddet gördüğü bulunmuştur. Boşanma sürecinin ardından katılımcıların gelecekte karşılaşabilecekleri sorunlar arasında en sık belirtilen konuların; ekonomik sorunlar (%37,5), çocuklarla kişisel ilişki kurmada yaşanacak sorunlar (%23), bireysel düzeyde yaşanacak duygusal ve psikolojik sorunlar (%20,3) ve sosyal/toplumsal alanda damgalanma gibi yaşanacak sorunlar olduğu bulunmuştur. Araştırma sonucunda boşanma sürecinde sunulacak profesyonel desteğin önemi vurgulanmıştır.

















