Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2024
    The Determinantity of Inclusive Leadership Behaviors on Work Engagement: A Research in The Field of Special Education

    Vural, Selvi

    The aim of the research is to reveal the effect of inclusive leadership be-haviors on the engagament of employees to work. The research was con-ducted with the participation of 348 teachers working in the field of special education. Leadership has an effect on different dynamics at both organiza-tional and individual levels. Especially when the positive or negative multi-level effects created by the leadership approach are considered, the impor-tance of this situation in the field of special education increases conside-rably. In organizations where an inclusive management approach is adop-ted, the high job satisfaction, organizational commitment, and tendency to exhibit organizational citizenship behaviors of employees are some of the positive effects. In addition, when an inclusive management approach is not adopted, the stress, burnout, and absenteeism experienced by employees are among the negative factors. In this context, in order to increase the observa-bility of positive effects, the field of special education points out the need for diversity management and an inclusive management approach. An inclusi-ve management approach is important in terms of retaining qualified emp-loyees in the field, encouraging them to exhibit sincere, courteous, genuine and selfless behaviors, and keeping their morale and motivation high. Wit-hin the scope of the determined purpose, it was decided that the appropria-te management for the research was quantitative and data were obtained through scale forms. A model was designed to reveal the effect of emplo-yees' perception of inclusive leadership behaviors on work engagement, and structural equation modeling was used to test the hypotheses developed based on this model. The findings of the research show that employees' per-ception of inclusive leadership behaviors has a significant and positive effect on work engagement, in other words, the perception of teachers working in the field of special education that the administrator exhibits inclusive beha-viors is a significant determinant of their work engagement.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    All the things we never said through the lens of narrative empathy

    Uysal, Mehmet Başak; Demir, Nalan

    The study examines Yasmin Rahman's young adult novel, All The Things We Never Said, from the perspective of narrative empathy. The work centres around the survival challenges faced by three young individuals: Cara, Olivia, and Mahreen. Cara is rendered immobile as a result of her father's death in a tragic incident, and thereafter manifests symptoms indicative of Post-Traumatic Stress Disorder (PTSD). Olivia is compelled to conceal her mother’s lover's act of abuse in order to ensure her own survival, while Mahreen struggles with the challenges posed by anxiety and depression. The story closes with their relationship progressing from an initial endeavour to assist one another in dying to a strong friendship that promotes reciprocal healing. The novel's narrative strategies were examined within the framework of narrative empathy theory to understand how they evoke empathic responses. The analysis focuses on the point of view, embodied narration, and representation of empathy in the novel.

  • MakaleYalnız künye2024
    Sporcu Öğrencilerin Spora Bağlılık ve Sportif Yaşam Doyumlarının Belirlenmesi

    Yazici, Omer Faruk; Somoğlu, Mustafa Barış; Taşkın, Serdar

    Bu araştırmanın amacı, sporcu öğrencilerin spora bağlılık ve sportif yaşam doyum düzeylerini belirlemek ve aralarındaki ilişkileri bazı değişkenlere göre incelemektir. Bu araştırmada kesitsel-tarama yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu uygun örnekleme yöntemiyle belirlenen, 2022-2023 yılları arasında lise ve üniversite düzeyinde öğrenim gören ve aktif olarak spor yapan 93’ü (%26) kadın ve 265’i (%74) erkek olmak üzere gönüllü toplam 358 sporcu öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak ‘Spora Bağlılık Ölçeği’ ve ‘Sportif Yaşam Doyumu Ölçeği’ kullanılmıştır. Verilerin analizi için betimsel istatistik, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon ve regresyon testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre kadın sporcuların sportif yaşam doyum düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Spor yapma yılı 10 yıl ve üzeri olan sporcuların spora bağlılık puanlarının diğer gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan takım sporcularının bireysel sporculara göre spora bağlılıkları daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca, spora bağlılık ve sportif yaşam doyumu arasında pozitif yönde orta düzeyde (r = .655) anlamlı ilişki olup, öğrencilerin spora bağlılıkları %43 oranında sportif yaşam doyumundan kaynaklanmaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2024
    Türkiye’de adli muhasebe eğitiminin güçlü ve zayıf yönleriyle değerlendirilmesi

    Ertaş, Fatih Coşkun; Tosunoğlu, Büşra; Nıyazı, Farıdeh Nıyazı

    Bu çalışmanın amacı Türkiye’de adli muhasebe eğitiminin güçlü ve za- yıf yönleriyle değerlendirilmesidir. Alt amacı ise adli muhasebe müfredatında hangi derslerin ve öğretim tekniklerinin yer alması gerektiğidir. Bu doğrultu- da Türkiye’de Muhasebe-Finansman anabilim dalında görev yapan 332 aka- demik personele, adli muhasebe eğitiminin güçlü ve zayıf yönleri, müfredatta yer alması gereken dersler ve öğretim tekniklerinin neler olması gerektiğine ilişkin oluşturulan bir anket uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, adli muhasebe eğitiminin en güçlü yönünün öğrencilere sağlamış olduğu fayda, en zayıf yönünün ise müfredatta mesleki standartların yeteri kadar yer almaması söylenebilmektedir. Ayrıca mesleğin değeri, kariyer olanakları ve gerçeğe uy- gun veriye erişim imkânı gibi güçlü yönlerinin yanı sıra müfredattaki tutarsız- lıklar, kaynak eksikliği ve tanınma ve itibar eksikliği de diğer zayıf yönlerini oluşturmaktadır. Çalışmada ayrıca hile unsurları ve türleri, veri analitiği, psi- koloji, iç kontrol ve iç denetim, iş etiği, etkili raporlama yöntemleri ve ekono- mik suçların kriminolojisi gibi derslerin müfredatta yer alması gerektiği tespit edilmiştir. Son olarak adli muhasebe eğitiminde öğretim teknikleri de ince- lenmiş olup ilk sırayı vaka analizi almakta olup bu tekniği modelleme, proje ve sunum, eğitici filmler, eğitim kampları ve laboratuvarlar takip etmektedir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Gümüşhane İlindeki Halk Çeşmesi Sularının Kalitesinin İncelenmesi ve Cryptosporidium spp. Varlığının PCR Yöntemiyle Araştırılması

    Atasever, Mustafa; Mazlum, Halit; Çevik, Burak; Üzüm, Halil

    Bu çalışmada Gümüşhane’nin Merkez ve ilçelerindeki (Kelkit, Şiran, Köse, Kürtün ve Torul) 97 halk çeşmesinden alınan su numunelerinin fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik kalitesi incelenmiştir. Ayrıca numunelerde Cryptosporodium spp. varlığı konvansiyonel PCR yöntemiyle araştırılmıştır. Çalışmada numunelerin hepsinde pH, elektriksel iletkenlik, nitrit (NO2) ve amonyum (NH₄⁺) değerleri içme suyu yönetmeliğine ve standardına (TS 266) uygun bulunmuştur. Numunelerin %16,49’unun bulanıklık değerlerinin yönetmelikte belirtilen sınır değerin üzerinde olduğu belirlenmiştir. Numunelerin %4,12’sinin sertlik değerlerinin Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) belirlediği sınır değerin üzerinde olduğu saptanmıştır. Ağır metal açısından, 2 (%2,06) numunenin demir (Fe), 3 (%3,09) numunenin ise alüminyum (Al) miktarları yönetmelikte ve TS 266’da belirtilen sınır değerlerin üzerinde olduğu saptanmıştır. Mikrobiyolojik olarak, numunelerin %39,18’inin E.coli ve koliform grubu bakteri yönünden ilgili yönetmelik ve TS 266 standardına uygun olmadığı belirlenmiştir. Numunelerin hiçbirinde Cryptosporodium spp. saptanmamıştır. Gümüşhane halk çeşmelerinin bazılarının halk sağlığı açısından riskli olduğu kanaatine varılmıştır.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Vergi Denetim Etkinliğinin Artırılmasında Yenilikçi Güç Olarak Yapay Zekâ

    Günay, Hamdi Furkan

    Yapay zekâ teknolojileri işlevleriyle özellikle, daha etkin vergi denetimi faaliyetleri açısından sıklıkla gündeme gelmektedir. Çalışmanın amacı literatür ve ülke uygulamaları doğrultusunda vergi denetiminde yapay zekânın etkinliğini incelemektir. Araştırma ve değerlendirmelerden ha- reketle; vergi denetiminde yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaştırılmasının denetimde etkinlik kazandırması, risk analizleri, vergi uyum maliyetlerinin azaltılması ve personelin verimliliğinin artırılması gibi konularda faydalı olacağı düşünülmektedir. Yapay zekâ vergi yönetim ve denetimi bakımından dönüşüm yaratacak potansiyele sahip olmakla birlikte vergi sistem ve uygulamaları yönünden gerekli altyapının tesisine yönelik politikalara ihtiyaç bulunmaktadır.

  • MakaleYalnız künye2024
    Neden düz oranlı vergi tarifesi? adalet ve etkinlik eksenli bir değerlendirme

    Günay, Hamdi Furkan

    Günümüz modern vergi sistemlerinde ada- let ve etkinlik iki temel değer olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu iki temel değerin inşasında ver- gi tarife tipinin özel bir yeri bulunmakta ve artan ile düz oranlı tarifelere yönelik tartışmalar uzun yıllardır devam etmektedir. Bu noktadan hare- ketle araştırmanın amacı artan ve düz tarifeleri adalet ve etkinlik yönünden değerlendirmektir. Literatür ve ülke uygulamaları doğrultusunda yapılan değerlendirmelere göre her iki tarifenin de birbirine kıyasla başarılı ve başarısız yönleri bulunmakla birlikte artan oranlı tarifenin adalet, düz oranlı tarifenin ise etkinlik yönünden öne çıktığı söylenebilir. Araştırmadan hareketle düz oranlı tarifenin sahip olduğu olumlu yönlerinin artan oranlı tarifeye göre daha fazla olduğu be-lirtilebilir. Ayrıca düz oranlı tarifeyle birlikte ob- jektif ölçütlere bağlı vergisel kolaylıkların hayata geçirilmesinin, bu tarifeye yönelik eleştirilerin de önemli ölçüde azalmasını sağlayabilecektir.

  • MakaleYalnız künye2024
    İklim değişikliğiyle mücadelede karbon fiyatlandırması: karbon vergisi mi? emisyon ticareti mi?

    Uğur, Candan Yılmaz

    Son yüzyılda endüstriyel üretimin yaygınlaş- masıyla birlikte atmosferde iklim değişikliğine neden olan karbon emisyonları önemli ölçüde artmıştır. Bu artışın temelinde dünyada kulla- nılan enerji kaynakları olarak petrol, doğalgaz ve kömür gibi fosil yakıtların endüstriyel amaçlı kullanımının yaygınlaşması yatmaktadır. Karbon fiyatlandırması iklim değişikliğine neden olan sera gazı emisyonlarının azaltılması için önemli bir araçtır. Karbon fiyatlandırması politikası ile iklim değişikliği riski minimize edilebilir, karbon emisyonları azaltılabilir, düşük karbonlu tekno- lojiler teşvik edilebilir ve kamu gelirleri artırıla- bilir. Nitekim karbon fiyatlandırma politikası çok sayıda ülkenin ulusal politikasında yer almakta- dır. Ancak, karbon fiyatlandırma politikası aracı- nın ne olması gerektiği konusundaki tartışma-lar devam etmekte ve uygulanan araç ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. Bu çalışmanın amacı, karbon fiyatlandırmasının iki ana unsuru olan karbon vergisi ve emisyon ticareti sistemi- ni, emisyonların azaltılması, gelir ve uluslararası rekabet üzerindeki etkileri açısından incelemek- tir. Çalışmada ayrıca Türkiye için öneriler de yer almaktadır.

  • MakaleYalnız künye2024
    Mâverdî’nin Edebü’d-Dünyâ Ve’d-Dîn Adlı Eserinde “Nefsin Edebi” Üzerine Bir Değerlendirme

    Kerimoğlu, Özkan

    Kutsal metinlerde insan, en güzel ve üstün şekilde yaratıldığı bildirilen bir varlıktır. Onu diğer varlıklardan farklı kılan bedensel ve ruhsal bazı vasıfları vardır. Onun varlık bütünlüğünü en doğru şekilde anlayıp tanımlayabilmek için biyolojik ve ruhsal her iki yönünü de bilmek gerekmektedir. İnsanın irade, sorumluluk gibi bilinen ve genel olarak kabul gören özelliklerinin yanında nefis, ruh ve akıl gibi insanı oluşturan temel gerçeklikler de söz konusudur. İnsanı gerek Yaratıcının huzurunda gerekse insanlar nazarında erdemli ya da değersiz kılan en güçlü etkenlerden birisi de nefistir. Nefis, “insanın özü, ruh, zat, öz varlık, zihin, hayat, şehvet, istek, kötü huyların kaynağı” gibi çok farklı anlamlara gelmektedir. Düşünce tarihinde farklı dönemlerde farklı felsefi fikirlere sahip filozof, mutasavvıf ve kelam bilgini nefis konusunu ele alıp değerlendirmiştir. Pisagor, nefsi bedenden ayrı bir cevher, Demokritos, ateş veya sıcaklık, Eflatun, bedene hareket veren bir cevher olarak kabul etmiştir. Aristo ise nefsin tanımını yapmanın zorluğuna dikkat çekerek nebati, hayvani ve insani olmak üzere nefsin üç çeşidinden söz etmiştir. Tanımı üzerinde düşünürlerin ittifak edemediği nefis kavramı dini literatürde iyi ve kötünün ayrışma noktası olarak kabul edildiği için stratejik bir öneme sahiptir. Çünkü insan nefsi, doğası gereği dünyevi hazlara, beşeri arzu, istek ve ihtiraslara eğilimli bir yapıya sahiptir. Aynı şekilde insan irade sahibi olan bir varlıktır ve bu özelliği sayesinde çevresindeki varlıklar ve olaylarla ilgili müspet-menfi ilişki kurup değerlendirme yapabilme kabiliyet ve özgürlüğü vardır. Bu özellikleri zatında barındıran insanın, hazlar, istekler ve ihtiraslar karşısındaki tutumu nasıl olmalıdır? Çalışmamızın ana temasını Mâverdî’nin bu soruya verdiği cevap ve tespit ettiği çözüm yolları oluşturmaktadır. İrade sahibi olmanın insanı diğer canlılardan farklı ve üstün kıldığı belirtilmişti. Bu bağlamda insandan beklenen nefsin arzuları konusunda hassas, bilinçli ve dirayetli bir tavır sergileyerek iradesini, nefsini kontrol etmek amacıyla kullanmasıdır. Nefsin kontrol edilememesinin bireysel ve toplumsal açıdan istenmeyen sonuçlar doğurduğu reel hayatta gözlemlenmektedir. Nefsin bilinçli bir şekilde kontrol edilememesi halinde, insan, dünya ve içindekilere karşı taşıdığı aşırı ihtirasın kurbanı olabilir. İnsanın kibir ve gurura kapılarak, arzularının peşinden sürüklenmesi sonucu çevreyi, toplumu ve dünyayı ifsat ederek yaşanmaz hale getirmesi imkân dâhilindedir. Bu yüzden nefsin söz konusu özelliği karşısında sürekli dinamik ve etkin bir bilince ihtiyaç vardır. Arzu ve ihtiraslarının esiri olmuş, kontrol edilemeyen, disiplinsiz bir nefsin sahibine kazandıracağı müspet bir durumdan söz edilemez. Disiplinsiz ve kontrol edilemeyen nefis, takiyyeye, samimiyetsiz söz ve eylemlere, şekli dinsel tutum ve davranışlara, basit, ilkel gerekçelerle başkasını ötekileştirme gibi bireysel, dini, ahlâki ve sosyal travmalara neden olmaktadır. Düşünürün de odaklandığı ve dikkat çektiği husus burasıdır. İnsan, iradesini kullanarak nefsinin ihtiraslarını, arzularını kontrol ve disipline etmeyi başarabilirse, kardeşlik, yardımlaşma, dayanışma, diğerkâmlık gibi bireysel ve toplumsal yaşama mutluluk getirecek erdemlere alan açılmış olur. Mâverdî, Edebü’d-Dünyâ ve’d-Dîn eserinin beşinci bölümünde bu konuyu değerlendirmiştir. Nefsin ıslah edilmesinde eğitimin önemli bir faktör olduğunu düşünen Mâverdî, Allah tarafından insana verilen aklın ve vahyi bilginin bu mücadelenin olmazsa olmaz unsurları olduğunu söylemektedir. Çünkü o, doğru ile yanlışın ayırt edilmesinde, nefsin zararlı ve kötü eğilimlerine sabredilmesinde akıl, vahiy ve bilgi ittifakının gerekli olduğu düşüncesindedir. Kendisine vahyi, aklı, bilgi ve hikmeti kılavuz edinmiş, duygu, düşünce ve davranışlarını bu kılavuzun şekillendirdiği kişi nefsine yenilmeyecektir. Bu yüzden Mâverdî, “Nefsin edebi” konusunu değerlendirirken insanın, çocuklukta olduğu gibi yetişkinliğinde de terbiyeye ihtiyaç duyduğunu özellikle vurgulamaktadır. Bu bağlamda bireysel ve sosyal hayatta erdem ve faziletin tekâmülüne engel olabileceğini düşündüğü kibir, gurur, yalan haset, gazap gibi hususları belirlemiş, bunların sebeplerini ve bunlarla nasıl mücadele edileceğini de göstermiştir. Çalışmamızın ana konusunu, mütefekkirin bu mücadele ile ilgili düşünceleri oluşturmaktadır.

  • MakaleYalnız künye2024
    Kapalı Otoparklara Yerleştirilen Elektrikli Araç Şarj İstasyonlarında Bekleme Süresini En Aza İndirecek Bir Tasarım Yaklaşımı

    Cakmak, Recep; Çiçek, Murat Han

    Elektrikli araçlar çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir ulaşım alternatifi olarak öne çıkmaktadır. Ancak elektrikli araçların daha fazla yaygınlaşması için karşılaşılan temel zorluklardan biri, yeterli ve erişilebilir bir şarj altyapısının eksikliğidir. Bu nedenle, şarj istasyonlarının erişilebilirliği, bu alandaki önemli bir parametre olarak kabul edilmektedir. Otoparklar, bu erişilebilirliği sağlamak için ideal ve etkili kullanım alanları sunmaktadır. Otoparklara yerleştirilen şarj istasyonları sayesinde, elektrikli araç sahipleri günlük yaşamlarının bir parçası olarak araçlarını rahatlıkla şarj edebileceklerdir. Bu durum, elektrikli araçları daha çekici hale getirirken, aynı zamanda çevre dostu bir ulaşım çözümü sunmaktadır. Bu çalışmada kapalı otoparklara yerleştirilen elektrikli araç şarj istasyonlarında bekleme süresini en aza indirecek bir tasarım yaklaşımı önerilmektedir. Bu amaçla, Gümüşhane il merkezinde bulunan bir kapalı otoparkın bir yıllık araç giriş-çıkış verileri kullanılarak, otoparka en az bekleme süresi sağlayacak ve en düşük maliyetli olacak şekilde kaç adet şarj ünitesinin yerleştirilmesi gerektiği, kuyruk teoremi ve Nelder-Mead simplex optimizasyon algoritması kullanılarak hesaplanmıştır. Otopark verileri incelenerek, farklı araç giriş sayılarına göre AC ve DC şarj istasyonu durumları için senaryolar oluşturulmuştur. Oluşturulan senaryolar için en iyi bekleme süresini sağlayacak şarj istasyonu sayıları ve tipleri belirlenmiştir. Bu sonuçlar dikkate alınarak öneriler ve tavsiyeler sunulmuştur

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    University students' knowledge level about risk factors for cardiovascular diseases, their healthy life awareness, and the influencing factors

    Demir Dogan, Melike; Elik, Burak

    AimsThe aim of this study was to determine university students' level of knowledge about risk factors for cardiovascular diseases, their healthy life awareness, and other influencing factors.MethodsThe study sample consisted of 991 students who were studying at the central campus of Gumushane University between April 1, 2021 and June 30, 2021 and agreed to participate in the study. Data were collected with a personal information form and utilized the Cardiovascular Disease Risk Factors Knowledge Level (CARRF-KL) scale and Healthy Life Awareness scale.ResultsThe mean age of the participants was 21.75 +/- 0.71 years. It was observed that women's knowledge level about risk factors for cardiovascular disease was significantly higher than that of their male counterparts. This knowledge level was significantly higher in those who did not have harmful habits than those who did. As their age increased, the students' healthy life awareness related to socialization also increased. The more students advanced in university, the more their awareness about healthy life increased. The presence of unhealthy habits, the score of the healthy life awareness scale, and the presence of chronic diseases had a significant effect on the students' assessment of their health in general.ConclusionConsequently, it was determined that income status had a very significant effect on the Healthy Life Awareness Scale score. Gender had a very significant effect on the knowledge level about risk factors for cardiovascular diseases.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfWoS2OpenAlex6
    Web of Scienceİncele
  • EditoryalYalnız künye2024Scopus SJRQ3
    A rare form of enterovesical fistula: Appendicovesical fistula

    Tonkaz, Duygu Erkal; Tonkaz, Mehmet

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • EditoryalYalnız künye2024Scopus SJRQ3
    An uncommon cause of macrodactyly: Lipomatous macrodystrophy

    Tonkaz, Duygu Erkal; Tonkaz, Mehmet

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2024Scopus SJRQ4
    A NEW HARVESTMAN GENUS RECORD OR TURKEY: KOVALIUS TCHEMERİS, 2023 (OPİLİONES: SCLEROSOMATIDAE, LEIOBUNINAE)1

    Kurt, Kemal

    The genus Kovalius is recorded as new for the Turkish harvestman fauna by the collection of Kovalius logunovi Tchemeris, 2023 from K & uuml;rt & uuml;n district of G & uuml;m & uuml;& scedil;hane province, Turkey. Brief morphological descriptions are provided for the newly record species. Also, the genital morphology of the female was described and photographed for the first time.

  • MakaleYayıncıda açık erişim2024Scopus SJRQ4
    Solutions of linear Fredholm integral equations with the three- step iteration method

    Cona, Lale; Sengül, Kadir

    In this article, the solution of the second type of nonhomogeneous linear Fredholm integral equations is investigated using a three-step iteration algorithm. It has been shown that the sequences obtained from this algorithm converge to the solution of the mentioned equations. Morever, data dependency is obtained for the second type of nonhomogeneous linear Fredholm integral equations. This result is supported by an example.

    AtıfOpenAlex2
    Web of Scienceİncele
  • MakaleYalnız künye2024Scopus SJRQ1
    Analysis of open channel flow with various layered vegetation using CFD, considering different near-wall treatment methods

    Sibil, Rahim

    PurposeThe purpose of this paper is to investigate the impact of near-wall treatment approaches, which are crucial parameters in predicting the flow characteristics of open channels, and the influence of different vegetation covers in different layers.Design/methodology/approachAnsys Fluent, a computational fluid dynamics software, was used to calculate the flow and turbulence characteristics using a three-dimensional, turbulent (k-e realizable), incompressible and steady-flow assumption, along with various near-wall treatment approaches (standard, scalable, non-equilibrium and enhanced) in the vegetated channel. The numerical study was validated concerning an experimental study conducted in the existing literature.FindingsThe numerical model successfully predicted experimental results with relative error rates below 10%. It was determined that nonequilibrium wall functions exhibited the highest predictive success in experiment Run 1, standard wall functions in experiment Run 2 and enhanced wall treatments in experiment Run 3. This study has found that plant growth significantly alters open channel flow. In the contact zones, the velocities and the eddy viscosity are low, while in the free zones they are high. On the other hand, the turbulence kinetic energy and turbulence eddy dissipation are maximum at the solid-liquid interface, while they are minimum at free zones.Originality/valueThis is the first study, to the best of the author's knowledge, concerning the performance of different near-wall treatment approaches on the prediction of vegetation-covered open channel flow characteristics. And this study provides valuable insights to improve the hydraulic performance of open-channel systems.

    AtıfWoS2
    Web of Scienceİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    GAME THEORETICAL ANALYSIS OF THE FOOTBALL: INFERENCE FROM ENGLISH PREMIER LEAGUE

    Cicen, Yildirim Beyazit

    Football is a prevalent sport in the world. In this study, game-theoretical analysis is used to in the English Premier League and their results. In matches between equal teams, the Nash equilibrium is a draw, whereas in matches between strong and weak teams, the Nash equilibrium is the strong team's defeat. The average of winning the match and the average of goals scored were not high enough, indicating that the teams did not take the field to win. As a result, it's created a goal-oriented proposal in the study's final section. In this proposal, matches will be limited to 60 minutes. game, ending in that minute.

  • MakaleYalnız künye2024Scopus SJRQ2
    Analyzing the linkage between Islamic financial literacy and Islamic banking services adoption: evidence from Turkey

    Pala, Fahrettin; Erdogdu, Aylin; Ali, Muhammad; Alnori, Faisal; Barut, Abdulkadir

    PurposeThe purpose of this study is twofold. First, this research explores the level of Islamic financial literacy of customers in the context of Islamic banking. Second, this study examines the determinants of customer adoption of Islamic banking in Turkey. Design/methodology/approachThis study gathered sample data from 409 participants determined using the purposive sampling method. In the study, first, the reflective measurement model is used to examine the reliability, validity and multicollinearity problems of the variables. Then, AMOS structural equation model (SEM) is used to reveal the relationship between Islamic financial literacy and Islamic banking services. Additionally, this study performed both descriptive and inferential analysis to understand customer literacy about Islamic banking and their adoption behavior of Islamic banking. FindingsThe results obtained from descriptive assessment indicate that Turkish customers of Islamic banking possess sufficient literacy about Islamic banking. Moreover, the results from SEM indicate that the adoption of Islamic banking by customers is significantly predicted by the role of Sharia Board management, Islamic banking and purpose of financial institution, religious factor and legitimacy of Islamic financial system. Research limitations/implicationsThis study focuses only on the level of knowledge and perceptions of customers who have accounts in Islamic banks or financial institutions in Turkey. It does not focus on the level of knowledge and perception of Muslims who do not have accounts in Islamic banks and financial institutions. Originality/valuePrevious studies on Islamic banking are mostly studies that investigate customers' perceptions of the Islamic banking system and why individuals prefer Islamic banks. In particular, studies examining the relationship between individuals' Islamic financial literacy level and Islamic banking preferences are limited. This study is considered to be an original study as it investigates the relationship between the Islamic financial literacy level of individuals and their adoption of Islamic banking services in Turkey.

    AtıfWoS14OpenAlex24
    Web of Scienceİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    THREE BRYOPHYTE SPECIES NEW TO TURKIYE AND SOUTHWEST ASIA

    Batan, Nevzat; Erata, Huseyin; Ezer, Tulay; Alatas, Mevlut

    As a result of extensive bryophyte surveys across the different parts of the Kar & ccedil;al Mountain, T & uuml;rkiye's first biosphere reserve area, Artvin region (Caucasus) in the East Heterocladium flaccidum found as new to T & uuml;rkiye. Moreover, these taxa are the first time reported for bryophyte flora of South-West Asia in this paper. Descriptions, illustrations, distributions, ecological characteristics, and comparisons with morphologically similar taxa were also provided.

    AtıfWoS3
    Web of Scienceİncele
  • EditoryalYalnız künye2024Scopus SJRQ3
    Xanthogranulomatous pyelonephritis: Bear's paw sign

    Tonkaz, Gokhan; Tonkaz, Mehmet; Tonkaz, Duygu Erkal; Ay, Mutlu; Pirimoglu, Rustem Berhan

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfWoS1OpenAlex1
    Web of SciencePubMedİncele