Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Nüzûl öncesi dönemde ve Kur'an'da kurban

    Ümit Güler

    Çalışmamız, Kuran'da yer alan kurban âyetlerini ve müfessirlerin yorumlarını dikkate alarak âyetleri tahlil etmeyi amaçlamaktadır. Hak veya batıl olsun genelde bütün dinlerin ve dini kaynaklı olduğunu iddia eden tüm sistemlerin, kendine özgü farklılıkları olmakla birlikte kendilerine ait kurban ritüelleri bulunmaktadır. Cahiliye döneminde de kurban bir ibadet olarak uygulanmaktadır. Bu dönemin insanı şirk içeren tüm unsur ve davranışları diğer ibadetlerine karıştırdıkları gibi kurban ayinlerine karıştırmaktadır. Kur'an- Kerim ise kurban ibadetini tevhid ve takva odaklı bir ibadet haline gelmeyi amaçlamaktadır. Kuran'ın üzerinde önemle durduğu konulardan biri de kurbandır. Kur'an birçok âyette kurbanı değişik isimler altında sunmaktadır. Kur'an'ın bazı âyetlerinde kurban 'hedy' ve 'nüsük' kavramı ile ifade edilirken bazı diğer âyetlerinde 'büdün' ve 'nahr' sözcükleriyle anlatılmaktadır. Hatta bahsedilen âyetler kurbanı doğruca Allah'a bağlamaktadır. Bu bağlamaktan kasıt, kurban ibadetine 'Allah'ın şiarı' unvanı verilmektedir. Âyetlerde 'Allah'ın şiarı' şeklinde kurbanlıklardan ve kurbanlık hayvanın gerdanlıklarından söz edilmesi bahsedilen önemi artırmaktadır. Bu önem ve vurgu kurban ibadetini daha da etkili bir hale getirmektedir. Kur'an-ı Kerim, inananları takva konusunda uyarmaktadır. Bu uyarı kurbanlık hayvanların etinin ve kanının Allah'a ulaşmayacağı konusunda insandan takvalı hareket etmesini istemek süretiyle birkez daha hatırlatılmaktadır. Allah, insanın kurban ibadetiyle takvaya ulaşacağı ve takva hususunda da Allah'a daha yakın olabileceği mesajını vermektedir. Bu emir ve tavsiyeler, Kur'an'ın kurbana verdiği özel değerin ve kurban ibadetinin hikmet ile sırlarının çok net belirtisidir. Bu hikmet ve sırlara bir derece temas etmek ve insanın hayat kı¬lavuzu olan Kur'an'ın bu konudaki beyanlarını müfessirlerin tesbitleriyle ortaya çıkarmak hedeflenmiştir. Bu nedenle "Nüzûl Öncesi Dönemde ve Kur'an'da Kurban" adlı bu çalışmayı hazırlamış bulunmaktayız.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    İman-amel münasebeti bağlamında Ebu Hanife-mürcie mukayesesi ve mürciî anlayışın Sünni pratiğe yansımaları

    Zeynep Şeren

    Çalışmamız, iman ve amel münasebetini özellikle Ebu Hanîfe ve Mürcie'nin görüşleri etrafında ele almaktadır. Onlara göre iman, tasdik ve dil ile ikrardır. Ameller ise imana dâhil değildir. İmanın, kalbin tasdiki ve dilin ikrarı olduğu hususunda aynı şeyi savunmalarına karşın Ebu Hanîfe'nin, amel konusunda Mürcie kadar katı ayrımcılığı kastetmediği kendi ifadelerinden anlaşılmaktadır. O, iman-amel arasındaki önemli ve ayrılmaz bağı korumaya çalışmış, imanın bireyi tüm yönleriyle kuşatan, eğiten ve koruyan etkilerine gerekli önemi vermiştir. Buna rağmen "mâsiyetlerin imana zarar vermediğini" iddia eden Mürciîler'den olmak ile itham edilmiştir. Çalışmamızda Ebu Hanîfe'ye atfedilen bu ithamın muhtemel sebeplerine yer verilerek konuya açıklık getirilmeye çalışılmıştır. Amellerin hafife alınmasına imkân veren Mürciî iman nazariyesinin sonuçları günümüzde de bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma vasıtasıyla iman-amel arasındaki ilişkinin niteliği incelenmiş, Mürciî nazariyenin olumlu ve olumsuz sonuçları araştırılarak günümüz iman-amel anlayışında görülen kayıtsızlığa Mürciî nazariyenin etkisinin olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Muhasebe dersi alan öğrencilerin öğrenme stillerine göre öğrenim tercihlerinin belirlenmesine ilişkin bir araştırma: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Gülsüm Akelma

    Araştırmada, öğrencilerin kişisel özelliklerinin farklı olması dikkate alınarak, muhasebe öğrenim ve öğretiminde hızlı, kolay ve kalıcı bilgi için, öğrencilerin kişisel özellikleri ve yeteneklerine en uygun öğrenme stil tercihlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, 2018-2019 eğitim öğretim yılında, Gümüşhane Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde muhasebe eğitimi almakta olan 201 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Çalışma da öğrencilerin öğrenme stillerini tespit etmek amacıyla, Kolb Öğrenme Stili Envanteri kullanılmıştır. Bu envanter de öğrenme stilleri: değiştiren, özümseyen, ayrıştıran, yerleştiren olarak dört gruba ayrılmış olup bu stiller muhasebe eğitimi alan öğrenciler bağlamında değerlendirilmiştir. Uygulanan anketlerden elde edilen veriler ise SPSS 20 programı ile analiz edilmiş ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Muhasebe dersi alan öğrencilerin öğrenme stillerine göre öğrenim tercihlerinin belirlenmesine yönelik analiz sonucuna göre; Gümüşhane Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde eğitim gören öğrencilerin ölçek sorularına verdikleri cevaplar sonucunda büyük çoğunluğun ayrıştıran öğrenme stiline sahip olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Öğrenme, Öğrenme stilleri, Muhasebe Eğitimi, Öğrenciler

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Savunma sanayi harcamaları ve makro ekonomik değişkeler arasındaki ilişki; Kırılgan ülkeler örneği

    Ömer Çakır

    Savunma sanayi ve savunma harcamaları ile ilgili geçmişten günümüze birçok çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmaları incelediğimizde daha çok savunma harcamalarının büyüme ve kalkınma ile olan ilişkisi ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Genelde ülke grupları değişkenlik gösterdiği için ülke bazında farklı sonuçlar elde edilmiştir. Bu çalışmada savunma yapılan harcamaların kırılgan ülkelerin makro ekonomik değişkenler üzerinde ilişki ortaya koyulmaya çalışılacaktır. Bu ilişkiyi ortaya koymak için ekonometrik yöntemler kullanılarak ilişkinin yönü derecesi belirlenecektir. Sonuç olarak çalışılacak kırılgan ülkelerin savunmaya yaptıkları harcamaların bu değişkeler deki olumlu olumsuz yönleri ortaya çıkarılarak çözüm yolları üretilmeye çalışılacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Savunma sanayi Ar-Ge merkezlerinin performanslarının entropi ve aras yöntemleri ile değerlendirilmesi

    Seda Salman

    Çalışmanın amacı, Türkiye Savunma Sanayinde faaliyet gösteren Ar-Ge merkezlerinin performanslarının değerlendirilmesidir. Bu doğrultuda 7 farklı firmaya ait 12 Ar-Ge merkezinin verileri ile gerçekleştirilen çalışmada öncelikle literatür araştırması ve uzman görüşleri doğrultusunda Ar-Ge merkezlerinin performansını etkileyen kriterler belirlenmiş ve Entropi yöntemi kullanılarak bu kriterlerin ağırlık değerleri tespit edilmiştir. Daha sonra, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) tekniklerinden olan ve son zamanlarda birçok araştırmacı tarafından kullanılan ARAS yöntemiyle çalışma kapsamında ele alınan alternatifler sıralanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, en yüksek ağırlığa sahip olan kriter, Ar-Ge gelirleri (0,0503), en düşük ağırlığa sahip olan kriter ise Ar-Ge harcamaları (0.3726) iken A9 alternatifi en yüksek performansa sahip Ar-Ge merkezidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Osmanlı'dan Cumhuriyet'e sanayileşme sürecinde özel sektörün durumu (1880-1939)

    Ahmet Fırat

    15. yüzyılın ortalarından 17. yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı Devleti, Lehistan Krallığı ile birlikte Baltık Denizi'ne kadar uzanarak Dünya genelinde hâkimiyet kurmuştur. 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı'nı sona erdiren Küçük Kaynarca Antlaşması ile birlikte Osmanlı Devleti'nde önemli toprak kayıpları meydana gelerek 18. yüzyıldan itibaren İmparatorluk Avrupa ülkelerine nisbeten gerileme sürecine girmiştir. Bu gelişmeler büyük ölçüde Sanayi Devrimi'ne bağlıdır ve Osmanlı Devleti Avrupa ile rekabet edebilecek bir sanayileşme gerçekleştirememiştir. Ancak, Osmanlı Devleti sanayi toplumu haline gelmemiş olsa dahi, devletin klasik çağlarından beri, geleneksel teknolojilerle özellikle silah, askeri gereç ve giyim eşyaları üretilen tesisleri vardır. Devlet tarafından özel teşebbüs, imtiyazlar aracılığı ile yatırımlara yönlendirilmiştir. Kurulan sanayi teşebbüslerinin birçoğu Cumhuriyet Dönemi'ne devredilerek devlet öncülüğünde yatırımlara girişilmiştir. Sermaye birikimi, kalifiye eleman ve hammaddenin yetersizliği, devlet ve özel girişim fabrikalarının başarı düzeyini düşürmüş olsa da, önemli sanayi kuruluşları ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada Osmanlı'dan Cumhuriyet'e sanayileşmenin, özel girişimciliğin ve yabancı sermayenin durumu ile imtiyaz sisteminin işleyişi Osmanlı arşiv belgelerindeki örnekleriyle birlikte anlatılmıştır. Bu kapsamda neler yapıldığı, dönemler halinde özel teşebbüsün ne durumda olduğu, nasıl bir gelişme gösterdiği ve hangi aşamalardan geçtiği incelenmiştir. II. Abdülhamid-II. Dünya Savaşı (1876-1939) arası dönemde verilen imtiyazlar, sağlanan teşvikler ve uygulamaya konulan sanayi planlarına rağmen sanayileşme ve kalkınma hamleleri yoluyla arzu edilen milli bir burjuvazinin oluşturulamadığı sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Konut pazarlaması: Gümüşhane ilinde tüketicilerin konut satın alma davranışlarını ölçmeye yönelik bir uygulama

    Özlem Şibil

    Bu çalışmanın amacı, mülkiyet özellikleri, mülkiyet görünümü, mülkiyet çevresi ve batıl inanç olmak üzere dört bağımsız değişkenin konut satın alma niyeti üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmada ayrıca demografik faktörlerin konut satın alma niyeti üzerinde anlamlı bir farklılığa neden olup olmadığı da incelenmiştir. Bu çalışmaya ait veriler yüz yüze anket yönteminin ''elden bırakılan anketler'' biçimiyle toplanmıştır. Gümüşhane'de konut satın almak isteyen (serbest meslek, memur, esnaf, işçi, sözleşmeli personel, diğer çalışanlar, emekli ve ev hanımlarından oluşan) tüketicilere 600 anket dağıtılmış olup 522'i analize uygun bulunmuştur. Anket yoluyla toplanan verilerin analizinde Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi (SPSS 22) yazılımı kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin güvenilirlikleri Cronbach Alfa Katsayısı yöntemi ile test edilmiştir. Ölçeklerin geçerliliklerinde ise Faktör Analizi kullanılmıştır. Araştırmada iki örneklem grubu arasında ortalamalar açısından fark olup olmadığını belirlemek amacıyla "t testi" ve ikiden çok örneklem arasında ortalamalar açısından fark olup olmadığını tespit etmek amacıyla "Anova testi" uygulanmıştır. Son olarak araştırma hipotezlerini ölçmek amacıyla Yapısal Eşitlik Modeli kullanılmıştır. Analiz bulgularına göre mülkiyet özellikleri, mülkiyet görünümü, mülkiyet çevresi ve batıl inanç değişkenlerinin konut satın alma niyeti üzerinde olumlu yönde bir etki tespit edilmiştir. Demografik faktörlerin konut satın alma niyeti üzerindeki etkisi incelendiğinde ise cinsiyet, medeni durum, yaş, gelir grupları ve sahip olunan mülk sayısının konut satın alma niyeti üzerinde anlamlı bir farklılığa neden olduğu; öğrenim durumu ve mesleğin konut satın alma niyeti üzerinde anlamlı bir farklılığa neden olmadığı bulunmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Eğitim binalarının acil durumlar açısından değerlendirilmesi ve güvenilirlik düzeylerinin arttırılmasına yönelik model tasarımı

    Saim Demirel

    Acil durumlardan eğitim kurumları da etkilenmekte ve eğitim-öğretime ara verilmek zorunda kalınabilmektedir. Eğitim kurumlarının acil durumlarda güvenli hale getirilmesi hem kişiler açısından hem de eğitimin devamı açısından önemlidir. Mevcut çalışmalar sonucunda gözlemlenen eksikliklerden dolayı bu çalışmanın amacı eğitim kurumlarının eksikliklerinin giderilerek daha güvenli hale getirebilmektir. Bu tezde de eğitim binalarının daha güvenli hale getirilmesi için irdeleme yöntemi kullanılarak ulusal ve uluslararası aynı konuda yapılan araştırmalar, yönetmelikler, kanunlar incelenmiştir. İnceleme sonucunda tasarlanan kılavuz içerisinde 8 ana başlık oluşturulmuş oluşturulan genel başlıklar, yapısal ve yapısal olmayan, güvenlik, çevresel, yangın, tahliye, sağlık, elektrik ve genel başlıklarıdır. Toplamda 120 soruluk değerlendirme kriterleri belirlenmiştir. Örnek olarak belirlenmiş olan okul üzerinde kılavuz uygulanmıştır. Yapılan çalışma sonucunda değerlendirme yapılabilen 100 kriterden 52 kriter olumlu ve 48 kriterde olumsuz olarak değerlendirilmiştir. Oluşturulan bu değerlendirme kılavuzu ile kurumları daha güvenli hale getirebilmek hedeflenmiştir. Bu çalışma bundan sonra aynı konu üzerindeki çalışmalara yol gösterici olacağı beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Acil Durum, Acil Durum Yönetimi, Eğitim Binaları.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Ag katkılı HA kompozit kaplamaların AZ91 alaşımı üzerine büyütülmesi ve kan plazması içerisindeki davranışlarının incelenmesi

    Ayşenur Armağan

    Magnezyum (Mg) alaşımlarının, biyomalzeme alanında kullanımı oldukça yaygındır. Biyomalzeme olarak kullanılmasında sahip oldukları düşük toksik etki ve biyo-çözünür özelliği onlara büyük avantajlar sağlamaktadır. Magnezyum alaşımları vücut içerisinde yeni dokuların oluşumuna yardımcı olmakla birlikte kullanıldığı bölgenin iyileşmesi sonrası vücuttan çözünerek atılabilme özelliğinden dolayı metalik biyomalzemeler içinde en cazip olanıdır. Ancak Mg alaşımlarının sahip oldukları düşük korozyon özellikleri tedavi süreci tamamlanmadan alaşımların çözülmesine neden olduğu için kullanımlarını sınırlamaktadır. Bu sınırlamanın giderilmesi için çeşitli yüzey işlemleri geliştirilmektedir. Bu tez çalışmasında; AZ91 Ag katkılı Hidroksiapatit (HA) kompozit kaplamalar Mikro Ark Oksidasyon (MAO) yöntemi ile büyütülmüştür. Kaplamaların morfolojik özellikleri SEM ve XRD cihazları ile tespit edilmiştir. MAO yöntemiyle büyütülen Ag ve HA katkılı oksit tabakasının AZ91 Mg alaşımına kazandırdığı antibakteriyel özellikler, kaplanan ve kaplanmayan taban malzemelerin kan plazması içerisindeki çözünebilirliği araştırılmıştır. Yapılan deneyler sonucunda standart çözeltiye HA ve Ag katkısıyla MAO işlemi uygulanan numunede bakteri aktivite gelişimi önlenmiştir. Standart çözeltiye Ag ve HA katkısıyla MAO işlemi uygulanan AZ91 Mg Alaşımı yapılan yüzey işlemleri ile çözünme oranı iyileştirilmiştir. Kan plazmasında bekletme testi sonucunda AZ91 Mg alaşımının çözünmeye karşı kendisini yaklaşık % 89' luk bir oranla koruduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kamu kurumlarında cinsiyet ayrımcılığına bağlı mobbing araştırması: Gümüşhane ili örneği

    Nahide Kılınç

    Bu çalışmanın amacı, kamu kurumlarında cinsiyet ayrımcılığını ve mobbing algısını ölçerek söz konusu sorunları etkileyen faktörleri ele almaktır. Araştırmanın evrenini Gümüşhane ilindeki 33 kamu kurumunda görev yapmakta olan 4272 çalışan arasından gönüllülük esasına dayalı olarak tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilen 471 birey oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Laleoğlu ve Özmete (2013) tarafından Türkçeye çevrilen Aiello, Nardella, Bonafede ve Deitinger'in Mobbing Ölçeği (Vol. Mob. Scale), Sayar'ın (2008) geliştirdiği Cinsiyet Ayrımcılığı Ölçeği, Tınaz, Gök ve Karatuna'nın (2010) geliştirdiği Mobbing Ölçeği ve Leymann'ın (1993) geliştirdiği Mobbing Ölçeği kullanılmıştır. İkinci bölümde ise katılımcıların demografik değişkenlerinin tespiti için kişisel bilgi formu kullanılmıştır. 5'li likert türünde derecelendirilen ve 32 sorudan oluşan anketler 471 çalışana dağıtılmış olup bu anketlerden yanlış veya eksik dolduranların ayıklanması ile geriye kalan 466 anket, SPSS 21 paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, özellikle cinsiyet ve medeni durum gibi demografik değişkenlerin mobbing algısını önemli ölçüde farklılaştırdığı ortaya konulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Soğuk ortamda üretilen betonarme elemanların donatı aderansının incelenmesi

    Besim Osman Yalçın

    Bu çalışmanın amacı, taze halde soğuk havaya maruz betonarme elemanlarda donatı aderansını incelemektir. Donatı aderans dayanımını belirlemede Belçika mafsallı kiriş deneyi yöntemi kullanılmıştır. Çalışma kapsamında, C25/30 beton dayanım sınıfı ve S420 çelik sınıfında Ø8, Ø10 ve Ø12 donatı çaplarında aderans dayanımları belirlenmiştir. Aderans belirlemede kullanılacak donatıların aderans dayanımındaki değişimi irdelemek için iki farklı kenetlenme boyu kullanılmıştır. Kenetlenme boyları donatı çapına göre 10Ø ve 20Ø olarak hazırlanmıştır. Belçika Mafsallı Kiriş deney düzeneği için hazırlanan kiriş örneklerde ortam şartlarının donatı aderansına etkisini belirlemek amacıyla taze haldeki kiriş örnekler Normal şartlar, 0°C, -5°C ve -10°C sıcaklıklara 2 gün boyunca maruz bırakılmıştır. Taze halde 2 gün boyunca normal şartlara ve soğuk havaya maruz bırakılan kiriş örnekler 7. ve 28. güne kadar kür edilmiştir. Kür süresi tamamlanan kiriş örnekler aderans deneyine tabi tutulmuştur. Ayrıca kiriş örneklerin hazırlanmasında kullanılan betonun maruz kaldığı soğuk hava şartlarına bağlı olarak beton basınç dayanımındaki değişimi görmek amacıyla 15x15x15 cm ebadında hazırlanan küp örnekler üzerinde basınç dayanım deneyi gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, normal şartlara maruz kiriş örneklerinin en büyük aderans gerilmesine sahip olduğu ve betonun taze halde maruz kaldığı sıcaklık değerinin düşüşü ile aderans gerilmesinin azaldığı görülmüştür. Ayrıca beton dayanımlarının da maruz kaldığı sıcaklık değerinin düşüşü ile basınç dayanımında %30'dan fazla kayıp belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Soğuk hava koşullarında üretilen hafif betonların korozif ortam dirençlerinin araştırılması

    Emine Ertem

    Bu çalışmanın amacı, taze halde soğuk havaya maruz kalmış hafif betonların korozif ortam etkilerini incelemektir. Çalışma kapsamında, taşıyıcı hafif beton dayanım sınıfında beton örnekler üretilmiştir. Beton örneklerin bir kısmı soğuk havalarda beton katkısı olarak kullanılan beton antifriz katkılı olarak üretilmiştir. Bu sayede antifriz katkısının hafif betonlarda etkinliği belirlenmiştir. Üretildikten sonra taze halde 2 gün boyunca normal şartlara ve soğuk havaya (0oC, -5oC, -10oC ) maruz bırakılan beton örnekler kalıptan çıkarıldıktan sonra 28. güne kadar kür edilmiştir. Kür süresi tamamlanan beton örnekler %5 ve %10 konsantrasyona sahip NaCl (tuz) ve NaSO4 (sodyum sülfat) çözeltilerinde 10 çevrim şeklinde ıslanma-kuruma döngüsüne tabi tutulmuştur. Islanma-kuruma döngüsü tamamlanan beton örnekler üzerinde basınç dayanımı, yarmada çekme dayanımı, kapilerite, impermeabilite ve ağırlık değişimi deneyleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler hafif beton örneklerin taze halde maruz kaldığı sıcaklık ve antifriz katkılı veya katkısız olma durumuna göre kıyaslanmıştır. Sonuç olarak, normal şartlara maruz beton örneklerin korozif ortamlara karşı en iyi performansı sağladığı ve beton örneklerin taze halde maruz kaldığı sıcaklık değerinin düşüşü ile fiziksel ve mekanik özelliklerde kayıpların olduğu belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Taze halde soğuk havaya maruz hafif betonların fiziksel ve mekanik özelliklerinin incelenmesi

    Ahmet Yolcu

    Hafif betonların normal betonlara göre oldukça hafif olma, ısı ve ses yalıtımı sağlama, yangına karşı daha dayanıklı olma gibi üstünlükleri vardır. Hafif agrega ile üretilmiş betonların hafiflik özelliği, mühendislere tasarım aşamasında esneklik sağlamaktadır. Yapılardaki sabit yükün azaltılması ile boyutları küçültülmüş yapı elemanları, daha az temel maliyeti, ısı ve ses yalıtım performansı, sismik etkilere karşı güçlendirilmiş performans gibi önemli avantajlar elde edilmektedir. Fakat betonların fiziksel ve mekanik özelliklerinin beton bileşiminde var olan agregaların özellikleri ile doğrudan ilgili olması nedeniyle hafif agregalı betonlar yeterli dayanıma ulaşsalar bile bazen elastik özellikleri bakımından daha olumsuz durumda olabilmektedirler. Bu çalışmada, Bitlis ilinden temin edilen, hafif ve doğal bir agrega türü olan pomza katkısıyla üretilen hafif beton numuneleri taze halde don etkisine maruz bırakılmıştır. Hazırlanan beton örnekler taze halde normal şartlarda ve farklı soğuk hava sıcaklıklarına (0OC, -5OC, -10OC) maruz bırakılarak 4 farklı koşulda üretilmiştir. Beton örnekler, don etkisine maruz kalmaları durumuna göre antifriz katkılı ve katkısız olarak üretilmiştir. Taze halde soğuk hava koşullarına maruz bırakılan beton örnekler, nihai dayanımlarını kazandıktan sonra bu örnekler üzerinde; basınç dayanımı, yarmada çekme dayanımı, görünür yoğunluk, görünür boşluk oranı, kılcal su emme, kapilerite, basınç altında su işleme derinliğinin tayini (impermeabilite), aşınma gibi mekanik ve fiziksel özellikler incelenmiştir. Bu çalışma, pomza katkılı hafif betonların taze halde soğuk hava şartlarına karşı dirençlerini ortaya koymaktadır. Sıcaklığın düşmesiyle basınç dayanımı, yarmada çekme ve aşınma dayanımı değerlerinin de düşmesine neden olmuştur. Aynı sıcaklık etkisinde antifriz kullanımı basınç dayanımı, yarmada çekme ve aşınma dayanımı değerindeki azalma miktarı daha az olmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Gençlerin madde kullanma nedenleri ve alınması gereken tedbirler: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Resul Duran

    Madde kullanımı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de giderek artan, bireylere sağlık, ekonomik, sosyolojik ve hukuksal zararlar veren olumsuz bir durumdur. Madde kullanımı artmakla beraber kullanım yaşı da sürekli düşmektedir. Madde kullanımı en çok genç bireyler arasında artış göstermektedir. Bireyler madde kullanmaya çeşitli sebeplerden dolayı başlamaktadır. Bu bilgiler eşliğinde yapılan çalışmada, Gümüşhane Üniversitesi'nde okuyan ve rastgele seçilen 96 öğrenciye ilgili literatür gereği yarı yapılandırılmış mülakat uygulanmıştır. Bu çalışma ile öğrencilerin ne tür madde kullandıkları ve madde kullanmaya başlama sebepleri incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğrencilerin sigara ve alkol ile birlikte en çok esrar ve uyuşturucu hap kullandıkları saptanmıştır. Öğrencilerin madde kullanmaya başlama nedenlerinin başında arkadaş çevresi, sıkıntılarını unutmak, maddeden haz ve zevk almak gelmektedir. Ortaya çıkan nedenler üzerine çözüm önerileri geliştirilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Hünnap meyvesinden üretilen reçel ve marmelatların fiziksel ve kimyasal özelliklerinin belirlenmesi

    Benay Kaplan

    Bu çalışmada hünnap (Zizyphus jujuba Mill.) meyvesinin ve bu meyveden üretilen reçel ve marmelatların 3 ay süreyle depolama boyunca farklı sıcaklıklarda (+4 ̊C ve +20 ̊C) fiziksel ve kimyasal özelliklerindeki değişimlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Üç aylık depolamada 0., 1., 2. ve 3. aylarda suda çözünür kuru madde (SÇKM), titrasyon asitliği, pH, kuru madde, kül, askorbik asit (C vitamini), sakaroz, invert şeker, toplam şeker, renk, toplam fenolik madde, antioksidan kapasitesi (ABTS ve DPPH), maya ve küf analizleri yapılmıştır. Reçel örneklerinde suda çözünür kuru madde, toplam kuru madde, titrasyon asitliği, askorbik asit, toplam şeker, invert şeker, sakaroz, a, b, toplam fenolik madde ve antioksidan aktivite (DPPH- IC50) değeri marmelata göre yüksek bulunmuştur. Depolama süresi boyunca hünnap meyvesinden üretilen reçel ve marmelat örneklerinde SÇKM, invert şeker, toplam şeker, kül, kuru madde, askorbik asit (C vitamini), L, a, b değerleri, fenolik madde ve antioksidan aktivite miktarlarında azalma gözlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Gümüşhane ilinde faaliyet gösteren bir maden firmasında yeraltı çalışanların tükenmişlik düzeylerinin iş sağlığı ve güvenliği bakımından incelenmesi

    Mustafa Günaydın

    Bu çalışmada, Gümüşhane ilinde faaliyet göstermekte olan bir maden firmasının yeraltı çalışanlarının tükenmişlik durumlarının iş sağlığı ve güvenliği bakımından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda beş bölüm içeren veri toplama formu düzenlenmiştir. Veri toplama formu sosyo-demografik özellikler, çalışma ortamı özellikleri, iş sağlığı ve güvenliği, tükenmişlik ve iş tatmini ölçeklerinden oluşmaktadır. Yapılan anket çalışması yeraltı madenciliğinde çalışan 162 personele uygulanmış ve incelemeler neticesinde 121 anket değerlendirmeye alınmıştır. Örneklem boyutunun hesaplanmasında %5 hata payı, %95 güven düzeyi ve %50 cevap dağılımı dikkate alınarak yapılmıştır. Örneklem grubundan toplanan veriler SPSS paket programında analizi yapılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda ölçme araçlarının normallik varsayımının grubun genel tükenmişlik düzeyi normal dağılmakta (p=,200;p>0,05), grubun genel iş tatmin düzeyi ise normal dağılım göstermemektedir (p=0,48;p<0,05). Araştırmamızda Maslach tükenmişlik ölçeği ve Minnesota iş tatmini ölçeği toplam puanları arasında negatif yönde bir ilişki vardır (korelasyon kat sayısı r=,353). İş kazasına çoğunlukla sebep olan durumların neler olduğunu düşünüyorsunuz sorusuna iş güvenliği olmayan çalışma ortamı (%24,8) cevabı verilmiştir. Çalışmamızda ailenizle düzenli olarak ne yaparsınız sorusuna ise iş yoğunluğundan dolayı düzenli şekilde bir arada olamıyoruz cevabı verilmiştir (%45,5). Daha fazla vardiyalı işlerde çalışanların tek vardiyalı işlerde çalışanlara oranla daha çok duyarsızlaşma ve tükenmişlik yaşadıkları görülmüştür. Bunun yanı sıra tecrübesi az olan çalışanların tecrübesi fazla olan çalışanlara göre daha fazla duyarsızlaşma yaşadıkları tespit edilmiştir. Bunun sonucunda işini isteyerek yapanların istemeyerek yapanlara göre duygusal tükenme ve duyarsızlaşma durumlarını daha az yaşadıkları belirlenmiştir. Sonuç olarak, tükenmişliğin azalabilmesi için çalışanların iş tatminlerinin artırılması gerekir. Özellikle yeraltı maden çalışanları arasında psikolojik risk faktörlerinin ve bunları tetikleyen iş tatmini ve tükenmişliğin daha fazla incelenmesi ve araştırılması gerekir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Borsa İstanbul (BİST)'da işlem gören turizm şirketlerinin finansal performans analizi

    Şeyma Çoşkunoğlu

    Bu çalışmada, Borsa İstanbul (BİST)'da işlem gören turizm sektöründeki 11 işletmelerin 2016-2018 dönemlerini kapsayan 14 finansal oran yardımıyla finansal performansları analiz edilmiştir. Veriler Kamuoyu Aydınlatma Platformu'nun (KAP) resmi sitesinde yayınlanan yıllık gelir tablosu ve bilançolardan elde edilmiştir. Çalışmada kriter ağırlıklarının belirlenmesinde AHP, şirketlerin sıralamasında ise TOPSIS ve VIKOR yöntemlerinden faydalanılmıştır. Elde edilen sonuçlar BORDA yöntemi ile birleştirilerek nihai sıralama sonuçlarına ulaşılmıştır. Analiz sonuçlarına göre en önemli ana kriter karlılık oranları, en önemli alt kriter ise net kar marjı oranı olarak belirlenmiştir. Finansal performansı en yüksek olan şirket 2016 yılı için ETILR olmuştur. 2017 ve 2018 yılı için finansal performansı yüksek olan şirket PKENT olmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Beton karışım suyu miktarındaki değişimin beton özelliklerine etkisi

    Osman Akçay

    Bu çalışmanın amacı, beton karışım suyuna hesaplanan miktardan farklı oranlarda karışım suyu ilavesi veya eksiltilmesi durumunda betonun fiziksel ve mekanik özelliklerindeki değişimin ve üretilen beton örneklerin sülfatlı ortamdaki davranışının belirlenmesidir. Bu amaçla, C20/25, C30/37 ve C40/50 dayanım sınıflarında hazırlanan beton örneklere karışım suyu miktarı %10, %20, %40, %70 ve %100 oranında artırılıp %10 ve %20 oranında azaltılmıştır. Üretilen beton örnekler üzerinde birim hacim ağırlık, impermeabilite, kapilarite, basınç dayanımı, yarmada çekme dayanımı deneyleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca beton örnekler, sülfatlı ortamdaki davranışlarını belirlemek amacıyla %5 sodyum sülfat konsantrasyonuna sahip korozif suda ıslanma-kurumaya maruz bırakılmıştır. 10 ıslanma-kuruma döngüsü sonucunda beton örneklerdeki ağırlık değişimleri belirlenmiştir. Sonuç olarak, beton örneklere karışım hesaplarında belirlenen karışım suyu oranından farklı bir oranda su ilavesi ve eksiltilmesinin, betonun fiziksel ve mekanik özelliklere etkisi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca beton örneklerin korozif ortamlara karşı dirençlerinde ciddi oranda azalmaların olduğu görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Tüketicilerin sosyal medya reklamlarına yönelik satın alma davranışlarının teknoloji kabul modeli ile incelenmesi

    Ceren Aydın

    İletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerle birlikte günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelen sosyal medya, işletmeler tarafından rakiplerinden ayrışmak ve doğrudan hedef kitleye ulaşmak için bir reklam aracı olarak kullanılmaktadır. Ayrıca sosyal medya reklamları, işletmelerin bilinirliliğinin artmasına ve hedef kitleden geri dönüş almaları açısından önem arz etmektedir. Öte yandan sosyal medyada reklamveren işletmeler için tüketici satın alma davranışlarını bilmeleri başarılı olmalarının ön şartını oluşturmaktadır. Bu çerçevede üç bölümden meydana gelen araştırmanın birinci bölümünde teknoloji ve teknoloji kabul modelleri, ikinci bölümde sosyal medya ve tüketici satın alma davranışları literatür taraması ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde ise, tüketicilerin sosyal medya reklamlarına yönelik satın alma davranışlarını Teknoloji Kabul Modeli ile ölçen yüz yüze anket tekniği ile elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Araştırma, kolayda örnekleme yöntemiyle Gümüşhane Üniversitesi'nde öğrenim gören ve sosyal medya kullanıcısı olan 450 öğrenciye uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığı, güven değişkeninin tutum ve niyet üzerinde tutum ve niyet değişkeninin ise satın alma davranışının gerçekleşmesinde pozitif bir etkisi olduğu sonucuna varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Farklı oranlarda semizotu ilavesinin dondurmanın fiziksel, kimyasal ve duyusal özelliklerine etkisi

    Fatma Hezer

    Bu çalışmada farklı oranlarda semizotu ilavesinin dondurmanın fiziksel, kimyasal, antioksidan ve duyusal özelliklerine etkisi incelenmiştir. Bu amaçla kontrol (semizotu içermeyen) ve 3 farklı oranda (% 5, % 10 ve % 15) semizotu ilave edilerek dört çeşit dondurma üretilmiştir. Dondurma örneklerinde semizotunun % 10 düzeyine kadar ilavesi kurumadde ve pH değerleri üzerinde istatistiksel olarak önemli bulunmazken; % 15 oranında ilavesi her iki parametreyi de düşürmüştür. Semizotu ile üretilen dondurmalarda kül miktarında kontrol örneğe göre azalma olmuş, ancak bu azalma istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır Örnekler protein açısından değerlendirildiğinde semizotu ilavesi protein miktarında azalmaya neden olurken, oranlar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p<0.01). Yağ açısından bütün örnekler p<0.01 düzeyinde önemli bulunmuş, semizotu ilavesi oranına bağlı olarak yağ içeriğinde azalma olduğu belirlenmiştir. Hacim artışı en yüksek kontrol örnekte (% 38.64), en düşük % 15 semizotu içeren örnekte (% 30.98) tespit edilmiştir. En düşük ilk damlama süresi kontrol örneğinde belirlenmiş, semizotu içeren dondurmalarda ise orana bağlı olarak damlama süresi uzamıştır. En düşük erime oranı % 10 semizotu içeren örnekte belirlenirken, en fazla kontrol örneğinde bulunmuştur. 50 rpm de ölçülen viskozite değerlerinde, % 5 oranında semizotu ilavesinin kontrol örneğine göre artışa neden olduğu, diğer oranların ise azalmaya sebep olduğu görülmüştür. Semizotunda yüksek oranda C vitamini (131.79 mg/kg) tespit edilirken, semizotu içeren dondurma örneklerinde belirlenememiştir. Semizotu ilavesi fenolik madde ve DPPH değerlerini kontrol örneğine oranla arttırmış ve bu değerler istatistiksel olarak p<0.01 düzeyinde önemli bulunmuştur. En yüksek fenolik madde içeriği % 5 oranında semizotu içeren örnekte (734.83 mg GA/kg), en düşük ise kontrol örneğinde (346.61 mg GA/kg) bulunmuştur. Toplam antioksidan değerleri açısından semizotu ilavesi çok az bir artışa neden olurken, bu artış istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır ( p>0.05). Semizotu içeren örneklerin L değerlerinde kontrol örneğe göre düşüş görülmüştür Genel kabul edilebilirlik açısından kontrol örneğinden sonra en yüksek puan % 5 semizotu ilaveli dondurma örneğine verilmiştir. Genel olarak sonuçlar değerlendirildiğinde fenolik madde içeriği ve renk üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı dondurma üretiminde kullanılabileceği düşünülmektedir.