Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2021
    Pazarlama Felsefelerinin Otel İşletmelerinin Rekabetçi Avantajları Açısından İncelenmesi

    Ödemiş, Murat; Hassan, Azize

    Çalışmanın amacı, otel işletmelerinin benimsemiş oldukları pazarlama felsefelerinin her bir faktörünün rekabetçi avantajlarına etkisinin olup olmadığının belirlenmesidir. Ek olarak, otel işletmelerinin yıldızlarına, faaliyet şekillerine ve menşelerine göre pazarlama felsefelerine bakış açılarının ve rekabetçi avantajlarının farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesi de amaçlanmıştır. Çalışmada yeniden geliştirilmiş olan bir anket kullanılmış olup; söz konusu anket, Antalya’daki 218 adet dört ve beş yıldızlı otel işletmesinin üst ve orta kademe yöneticilerine uygulanmıştır. Anketten elde edilen veriler araştırma hipotezlerinin test edilmesine yönelik olarak basit korelasyon, basit regresyon ve t-testi analiz yöntemlerinden yararlanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre; pazarlama felsefeleri değişkenine ait müşteri odaklılık faktörünün, rekabetçi avantaj değişkeni ve rekabetçi avantaj değişkenine ait alt faktörler (işletme hedefleri ve farklılaşma araçları) üzerinde etkisinin bulunduğu belirlenmiştir. Ayrıca, pazarlama felsefeleri değişkenine ait alt faktörlerin (işletme odaklılık ve müşteri odaklılık faktörlerinin) ve rekabetçi avantaj değişkeninin ve alt faktörlerinin (işletme hedefleri ve farklılaşma araçları faktörlerinin) otel işletmelerinin menşeilerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Ekonomik Özgürlüğün Vergi Gelirleri Üzerine Etkisi: OECD Kurucu Ülkeleri Üzerine Ampirik Bir Çalışma

    Keyifli, Nazlı

    Bu çalışma ekonomik özgürlük endeksi ve alt bileşenlerinin vergi gelirleri üzerindeki etkisini ampirik olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma kurucu 20 OECD üye ülkeyi ve 2000-2020 dönemini kapsamaktadır. Analizde bağımlı değişken olarak vergi gelirleri (%GSYH) kullanılmıştır. Bağımsız değişken olarak ekonomik özgürlük endeksi ve endeksin alt bileşenleri olan hukukun üstünlüğü, düzenleyici verimlilik, hükümet büyüklüğü ve piyasa açıklığı endeksleri kullanılmıştır. İki aşamalı sistem genelleştirilmiş momentler metodu analizinden istifade edilerek elde edilen bulgular, ekonomik özgürlüğün ve endeksin alt bileşenlerinden düzenleyici verimlilik ve piyasa açıklığının vergi gelirlerini istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif etkilediğini; hükümet büyüklüğünün istatistiksel olarak anlamlı ve negatif etkilediğini; hukukun üstünlüğü ile vergi gelirleri arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığını ortaya koymaktadır.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Afetlerde Güvenli Şehir Değerlendirmesi: Puan Kart Uygulaması

    Turan, Melikşah; Cengiz, Ekrem

    Afetler insanların ve toplulukların güvenlik ve refahlarının zarar görmesine neden olabilirler. Afetlerin olumsuz etkilerinin önlenmesinde veya azaltılmasında, ayrıca risk altındaki toplulukların olumsuz etkilere tepkisini güçlendirmede temel olarak mevcut durumun iyi anlaşılması gerekmektedir. Şehirlerin afetlere hazırlığını ortaya koyan dirençli şehir değerlendirilmesi ile dirençlilik puanı elde edilerek derecelendirme yapılması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda çalışmada toplum direncini geliştirme faaliyetlerine rehberlik etmek için 10 faktör, 33 alt faktör ve 100 gösterge değeri ile oluşturulmuş hazırlanmış Afetlerde Güvenli Şehir Değerlendirme Puan Kartı uygulanmıştır. Veri toplama tekniğine göre dökümantasyonel, araştırmada kullanılan verinin özelliğine göre de ikincil veriye dayalı araştırma kategorisinde yer almaktadır. Nicel araştırma türünde olan çalışmamızda ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Verileri paylaşılmış büyükşehir statüsündeki 2 şehir için değerlendirilmiş olup isimleri A ve B şeklinde kodlanmıştır. Şehirlerin dirençlilik seviyesini ölçmek için nesnel kriterler doğrultusunda normalize edilmiş bir puan elde edilip puanlar seviyelendirilerek değerlendirilmiştir.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Industrial Relations Climate and Reflections of the Covid-19 Pandemic

    Gökçe, Ahmet

    The reconciliatory or irreconcilable quality of the industrial relations climate, the relations between the management and the organized union in the workplace, gives clues about the approaches of the parties to the existing or potential problems and their solution suggestions. The Covid-19 pandemic has been a very important test on how industrial relations actors manage this process. The way governments, international and regional organizations, international and national enterprises, and national unions use the social dialogue mechanism to meet the problems in the labor market and what attitude they exhibit is closely related to the industrial relations climate. In this context, the purpose of this study is to evaluate the decisions and suggestions made by international and regional union organizations, international labour organization, and top union organizations in the national sense the Covid-19 pandemic within the framework of the industrial relations climate to go through this process with the least loss.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Şehir İçi Ana Arterlerde COVID-19 Kısıtlamalarından Dolayı Trafik Akımlarında Meydana Gelen Değişimlerin İncelenmesi: Antalya Örneği

    Aydin, Metin Mutlu; Çoruh, Emine; Dağlı, Eren

    2019 yılı sonunda Çin’de ortaya çıkan COVID-19 Pandemisi, 2020 yılının ilk aylarından itibaren Dünya genelinde birçok alanda kısıtlamalara ve düzen değişikliklerine neden olmuştur. Diğer tüm alanlarda olduğu gibi ulaştırma hizmetleri ve ulaşım karakteristiklerinde de bu pandemi nedeniyle büyük değişiklikler görülmüştür. Ülkemizde pandeminin görülmeye başlandığı tarihten itibaren pandeminin seyrine ve virüse yakalanan vatandaş sayısındaki artışa bağlı olarak bazı dönemlerde sokağa çıkma kısıtlamaları getirilmiştir. Bu kısıtlamalara bağlı olarak toplu taşıma sefer sıklıkları, şehir içi ve şehirlerarası toplu taşıma hizmetlerini kullanan yolcu sayıları, trafikteki araç sayısı vb. ulaşım ile ilgili birçok alanda değişiklikler görülmeye başlanmıştır. Bu çalışma kapsamında, pilot kent olarak seçilen Antalya şehir merkezinde yer alan ana arterler üzerinde pandemi etkisi nedeniyle trafikteki araç sayısında meydana gelen değişimler incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar detaylı olarak irdelendiğinde, pandemi sırasında kısıtlama günlerinde araç sayısında önemli derecede azalmalar görülmüştür. Yine elde edilen sonuçlara göre, ülkemizde trafiğe çıkan araç sayısında artış meydana gelmesine rağmen, kısıtlama günleri dışındaki günlerde trafikteki araç sayısının pandemi öncesindeki sayıya yakın olduğu görülmüştür. Bu sonuç, pandemi nedeniyle sürücülerin toplu taşıma yerine bireysel araç kullanımına yöneldiklerini doğrulamaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Submodule Based MPPT with Synchronous Buck Converter Under Dynamic Partial Shading Conditions

    Basoglu, Mustafa Engin

    In order to obtain more power from photovoltaic (PV) modules under mismatching operating conditions, the submodule-based MPPT technique is an important solution. In this technique, since the power-voltage (P-V) curve of a submodule cannot be multi-peaked, the maximum power point (MPP) tracking (MPPT) is easily achieved through a DC-DC converter connected to each submodule. Since the P-V curve cannot be in a multi-peaked form, the maximum power can be obtained with a simple MPPT algorithm. For this reason, perturb & observe (P&O) algorithm can be chosen. In this study, the behaviour of a submodule-based MPPT with synchronous buck converter (SBC) is investigated for dynamic shading conditions. In addition, submodule-based MPPT and module-based MPPT technique were compared and the comparison was confirmed by simulation studies that submodule-based MPPT performed better. In this context, simulation studies were carried out for different shading conditions. According to the simulation results, the submodule- based MPPT approach achieves greater efficiencies to the module-based MPPT. In some simulations, when the module-based MPPT technique is used, the operation at the local MPP has been realized. In such cases, more advanced algorithms are needed. However, a simple algorithm is sufficient in submodule-based MPPT. The only disadvantage of this MPPT is the high hardware cost. However, the increase in efficiency obtained is at a level that can easily tolerate this cost.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
  • MakaleYalnız künye2021
    Causality linkages between income inequality and financial globalization for G7 countries

    Çelik, Orkun

    The main aim of this study is to evaluate the causality linkages between income inequality and financial glo- balization for G7 countries over the period 1970-2015. The bootstrap panel Granger causality analysis by Kónya (2006) is used. The empirical results indicate that there is a causality linkage between income inequality and fi- nancial globalization in most of the G7 countries. Furthermore, it is shown that income tax has a significant role on the causality linkage. Hence, in order to reduce income inequality, policy makers should apply high taxes on top income, using fiscal policy instruments.

    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Optimum passive tuned mass damper systems for main structures under harmonic excitation

    Araz, Onur

    To increase the effectiveness and robustness of a single Tuned mass damper (TMD), TMDs are connected in series or parallel to the main system. Unlike parallel TMDs (PTMD), series TMDs (STMD) consist of only two different TMD units, each of which is connected to the main structure in series. The optimum parameters of series and parallel TMDs are obtained by using the simulated annealing (SA) algorithm in this study. It is aimed to minimize the displacement in the main system in obtaining the optimum parameters. Also, the explicit formulas that can be easily used for the optimum design of both TMD devices are derived using the curve-fitting technique. The control performance of the optimum STMD device is confirmed through numerical analyses and compared with classical TMD and PTMD.

    AtıfOpenAlex22TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Çörtlerin betonun alkali silika reaksiyonu üzerindeki etkisi

    Demir Şahin, Demet; Eker, Hasan

    Betonun durabilitesini etkileyen kimyasal reaksiyonlardan biri de alkali silika reaksiyonudur (ASR). Gümüşhane ilinde yer alan taş ocaklarının birçoğunda bol miktarda çörtler yer almaktadır. Bu çörtler delme patlatma yöntemiyle ana kayaçtan ayrılarak elde edilen ince ve kaba agregalarla birlikte beton bileşeni olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada; Gümüşhane ilinin 3 farklı bölgesinden alınan çörtler (Akçakale, Gümüşhane ve Besyo), Gümüşhane üniversitesinde yer alan beton laboratuvarına getirilmiştir. Daha sonra farklı bölgelerden alınan 3 farklı çört ve referans numunesi için beton karışım hesabı yapılmış ve bu karışım hesaplarına göre ASTM C 1260 hızlandırılmış harç çubuğu standardına göre beton örnekleri hazırlanmıştır. 3, 7, 14 ve 28 günlük kür süreleri için 3 adet hızlandırılmış harç çubuğu numunesi hazırlanmıştır. Her bir bölgenin çört karışımlarına ait harç numunelerinin 3, 7, 14 ve 28 gün sonundaki ASR ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar; çört ile üretilen tüm numunelerin, referans numunesine göre daha yüksek boy değişimi değerine sahip olduğunu, kür süresine bağlı olarak boy değişim değerlerinin arttığını göstermiştir. 14 günlük boy uzama sonuçlarının ASTM C 1260’ta belirtilen % 0.1 zararsız agregalar için boy uzama limitini ve 28 günlük boy uzama sonuçlarının da % 0.2’den fazla boy uzaması değerlerini aştığı görülmüştür. Sonuç olarak; Akçakale, Gümüşhane ve Besyo çörtlerinin 14 ve 28 günlük kür süreleri göz önüne alındığında ASR açısından zararlı olduğu anlaşılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Yayla alanlarındaki yapılaşma değişiminin incelenmesi: Gümüşhane örneği

    Doner, Fatih

    Bu çalışmada yayla alanlarındaki yapılaşma değişimi Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) verilerinin birlikte kullanımıyla incelenmektedir. Gümüşhane ilinde bulunan Ernek, Güvende, Kadırga ve Kazıkbeli isimli dört yayla alanında 2013 ile 2018 yılları arasındaki değişim incelenmiştir. İncelenen yayla alanlarında 2013 ile 2018 yılları arasında yapı sayısının %21.48, yol ağının %6.94 artığı belirlenmiştir. Bu artışın temel sebeplerinin yayla alanlarına yönelik turizm faaliyetleri ve İmar Barışı düzenlemesinin olduğu değerlendirilmektedir. Yayla alanlarının sürdürülebilir kullanımı için koruma-kullanma dengesini gözeten bir arazi kullanım politikasına ve daha etkin bir denetim mekanizmasına ihtiyaç vardır. CBS ve UA verileri yayla alanlarındaki değişimin izlenerek kontrol edilmesi çalışmalarına destek sağlamak için kullanılabilir.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Eosen yaşlı Kışlaköy volkanitlerinin petrografisi, mineral kimyası ve kristallenme koşulları, Erzurum, KD Türkiye

    Aydınçakır, Emre; Yazar, Emel Abdioglu; Yücel, Cem; Güngör, Hande; Bilici, Özgür

    Bu çalışmada Eosen yaşlı Kışlaköy (Narman/Erzurum) volkanik kayaçlarının minerolojik, petrografik ve mineral kimyası analizleri incelenmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda magmaların kristallenme esnasında etkili olan sıcaklık, basınç gibi fizikokimyasal özellikleri ile fizikokimyasal verileri jeolojik verilerle birleştirerek bu kayaçları oluşturan magmaların kabuktaki gelişimleri irdelenmiştir. Çalışma alanındaki başlıca birimler Eosen yaşlı Kışlaköy Volkaniti, Oligo-Miyosen yaşlı Oltu Formasyonu, Oligo-Miyosen yaşlı Alabalık Formasyonu ve Alüvyonlardan oluşmaktadır. Kışlaköy volkanik kayaçları volkanik fasiyes özelliklerine göre piroklastitler, dayklar ve lavlar olmak üzere üç başlıkta incelenmiş, genellikle bazalt bileşiminde ve başlıca plajiyoklaz (An₄₉₋₈₅), klinopiroksen (Wo₄₀₋₄₆ En₄₁₋₅₀ Fs₅₋₁₈), olivin (Fo₆₈₋₇₅) ve Fe-Ti oksit minerallerden oluşmaktadır. Bu kayaçlar genel olarak hyalo-mikrolitik porfirik, glomeroporfirik, glomerofirik, mikrolitik porfirik, poikilitik, intersertal doku sergilemektedirler. İncelenen volkanitler; plajiyoklaz fenokirstallerinde halkalı zonlanma, elek dokusu ve kemirilme; klinopiroksenlerdeki yenme, kemirilme ve kalıntı merkezler gibi dengesizlik dokuları gözlenmiştir. Termobarometre hesaplamalara göre volkaniklerin kristallenme sıcaklığı 489-1247 0C arasında, basınç 0.5-4.7 kbar arasında değişmekte olup, bütün bu verilere bakılarak incelenen volkanik kayaçların orta-sığ kıtasal kabuk (~4-12 km) içerisinde yerleştiği söylenebilir.

  • MakaleYalnız künye2021
    İlahiyat Fakültesi Öğrencilerinin Gelecek Zaman Algısı ile Akademik Erteleme Davranışı Arasındaki İlişki: Gümüşhane Üniversitesi Örneği

    Aktaş, Hamza

    Son dönemlerde ilahiyat fakültesi öğrencilerinin, eğitim sürecinde gelecekle ilgili planlarını tasarlarken mevcut akademik etkinlik ve başarılarını göz önüne almadıkları için karar sürecinde olumsuz yönde etkilendikleri düşünülmektedir. Bundan dolayı araştırmanın amacı, İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin gelecek zaman algısı ile akademik erteleme davranışı arasındaki bağı istatistiksel anlamda ortaya çıkarmaktır. Alan araştırması olan bu çalışmanın örneklemi, Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileridir (n=319). Araştırmada “Gelecek Zaman Algısı Ölçeği”, “Akademik Erteleme Davranışı Ölçeği”, ve “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Buna bağlı olarak araştırmada t–testi, tek yönlü varyans (ANOVA) analizi, ve Bonferroni testleri uygulanmış, hesaplama olarak pearson korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS 16.0 programı ile değerlendirilmiştir. Araştırmada öğrencilerin Gelecek Zaman Algısı ile Akademik Erteleme Davranışı düzeyleri; cinsiyet, öğretim türü, anne-baba tutum, not ortalaması ve bir yılda kaç kitap okuma gibi değişkenler açısından ele alınmıştır. Sonuç olarak Gelecek Zaman Algısı ile Akademik Erteleme Davranışı arasında 0,345 oranında pozitif yönde anlamlı ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca cinsiyet, anne-baba tutum, not ortalaması değişkenleri ile akademik erteleme davranışı; kitap okuma sayıları değişkeni ile gelecek zaman algısı arasında anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Öğretim türü değişkenine göre her iki düzey açısından anlamlı bir farklılaşma bulunmamıştır.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    A Critical Study of Juynboll Approach to al-Mutawātir

    Khan, Alam

    This study focuses on the subject of al-mutawātir in G. H. A. Juynboll’s works. He questioned the authenticity of the al-mutawātir term as well as the applied examples of al-mutawātir al-lafzī and al-manawī. It is revealed from a keen follow-up of Juynboll’s claims that his conclusion based on the argumentum e silentio, which is proved feeble because we could not access all written sources of the early ages. Besides, it is concluded that Juynboll did not distinguish among the methodology of muhaddithūn and fuqahā’a in the use of the term al-mutawātir. Furthermore, it is proved from the analysis of Juynboll claims about al-mutawātir al-lafzī and al-manawī that Juynboll neglected the historical facts and the early sources of hadīth like al-‘Jāmi of Ibn Wahab and Mamar b. Rāshid. Likewise, it is concluded from a detailed study of Juynboll’s claims that he did not follow one method in the study of isnāds. Consequently, he called some isnāds Iraqis and Syrians that having one narrator from the mentioned regions.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Sınıf Öğretmenlerinin Matematik Okuryazarlığı Öz-Yeterlikleri ve Finansal Okuryazarlık Tutum ve Davranış Düzeyleri Arasındaki İlişki

    Akçay, Ahmet Oğuz; Semercioğlu, Muhammed Serhat

    Bu çalışma ile sınıf öğretmenlerinin “matematik okuryazarlığı öz-yeterlik” (MOÖ) algılarını ve “finansal okuryazarlık tutum ve davranışları” arasındaki ilişkiyi araştırmak amaçlanmıştır. Ayrıca bu değişkenlerin farklı demografik değişkenlere (cinsiyete, sınıf seviyesi, mesleki kıdem yılı ve eğitim düzeyleri) göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Bu kapsamda ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığına bağlı devlet ve özel okullarda çalışmakta olan 334 sınıf öğretmeni bu çalışmaya katılmıştır. “Matematik Okuryazarlığı Öz-yeterlik Ölçeği” ve “Finansal Okuryazarlık Tutum ve Davranış Ölçeği” veri toplama aracı olarak bu çalışmada kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda sınıf öğretmenlerinin “matematik okuryazarlığı öz-yeterlik” puanlarının ortalama puanın üzerinde olduğu, finansal okuryazarlık tutum ve davranış düzeyleri düşük düzeyde bulunmuştur. Ayrıca matematik okuryazarlığı öz-yeterliliğin finansal okuryazarlık tutum ve davranışı anlamlı bir şekilde açıkladığı bulunmuştur. Bununla birlikte katılımcıların matematik okuryazarlığı öz-yeterlik düzeyleri ve finansal okuryazarlık tutum ve davranışları farklı değişkenlere göre anlamlı farklılaşıp farklılaşmadığı parametrik fark testleri aracılığıyla incelenmiştir. Sonuçlar detaylı olarak sunulmuştur.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Afete Hazırlık Davranışlarına Etki Eden Faktörlerinin İncelenmesi: Bir Yapısal Eşitlik Modellemesi

    Cengiz, Ekrem; Oral, Ildan

    Afetler açısından riskli ülkelerden olan Türkiye’de yapılan mevzuat değişiklikleri, kurulan sistemler, yürütülen eğitim kampanyaları ile güvenlik açığını ortadan kaldırmak adına yapılan çalışmalar süreklilik arz etmesine rağmen toplumda kendi değer yargıları çerçevesinde oluşturulmuş bir afet hazırlığının eksikliği kendini göstermektedir. Bu bağlamda araştırmanın amacı afet hazırlık davranışlarına etki ettiği varsayılan değer, inanç ve tutum değişkenleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyan yapısal bir model oluşturmaktır. Çalışmaya İzmir ilinde ikamet eden 18 yaş ve üzeri bireylerden basit seçkisiz örnekleme metodu kullanılarak belirlenen 800 kişi dahil edilmiştir. Veri toplama aracı olarak; 64 soru 5 bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Araştırma soruları 5’li Likert ölçeği ile değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında açımlayıcı faktör analizi ve güvenilirlik analizlerinde SPSS 21.0, ölçüm modelinin oluşturulması, yapısal eşitlik modelinin test edilmesi, uyum indekslerinin belirlenmesi ve doğrudan-dolaylı etkilerin tespit edilmesinde AMOS 24.0 programı kullanılmıştır. Çalışma sonuçları afet hazırlık inançlarının afet hazırlık değerleri, afet hazırlık tutumları ve afet hazırlık davranışlarını doğrudan pozitif yönde etkilediğini; afet hazırlık değerlerinin afet hazırlık davranışlarını doğrudan ve dolaylı olarak pozitif yönde etkilediğini; afet hazırlık tutumlarının afet hazırlık davranışlarını pozitif yönde doğrudan veya dolaylı yönde etkilemediğini göstermiştir. Araştırma sonuçlarına dayanarak afet hazırlık davranışlarında köklü değişiklikler yapılarak toplumda bir afet kültürünün oluşturulup yaygınlaştırılması önerilmektedir.

    AtıfTR Dizin11
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    İletişim Teknolojisinin Ulaşması Muhtemel Bazı Seviyelerine İşaret Eden Bir Hadis ve Analizi

    Gözün, Abdulvehhab

    Tarih boyunca Allah’ın (c.c.) insanlara gönderdiği peygamberlerin her birinin zamanın ruhuna uygun, yaratıcının dilediği birtakım mucizeleri olmuştur. Son elçi olan Hz. Peygamber’e (s.a.v.) de bu şekilde birçok mucize verilmiştir. Ancak bunların içerisinde en büyüğü şüphesiz Kur’ân olmuştur. Buna yakın olan mucize ise sünnettir. Zira ümmî olan bir peygamberin Kur’ân gibi bir kitabı insanlara tebliğ etmesi ancak bir mucize ve vahiy olmakla açıklanabileceği gibi onun tebyîni ve gerektiği yerde mütemmimi olan sünnetin varlığı da sadece mezkûr yolla izah edilebilir. Kur’ân gibi geçmişte olmuş yahut gelecekte olacak bazı olayları ve durumları ifade eden hadis rivâyetlerinin bulunması da bu hakikati gösteren delillerdendir. Bu tür rivâyetlerden biri de araştırmanın konusu olan ve iletişim teknolojosinin günümüzde ulaştığı yahut yakın gelecekte ulaşması muhtemel bazı seviyelerine işaret ettiği düşünülen hadistir. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) risâletine delalet eden, geleceğe dönük mucizevî haberlerden biri olmasından yola çıkılarak bu rivâyetin ele alınıp incelenmesi kanaatimizce önem arzetmektedir. Bu vesileyle araştırmada ilgili rivayetin sened tenkidinin ve metin tahlilinin yapılması amaçlanmaktadır. Sonuçta bu rivayetin sıhhat durumu ve işaret ettiği düşünülen iletişim teknolojileri ortaya konularak Hz. Peybamber’in (s.a.v.) nübüvvetinin delillerinden sayılabilecek bir delil ortaya konulmaya çalışılacaktır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Mâtürîdî'nin Düşüncesinde Nübüvvetin Aklî Temellendirilmesi

    Aydın, Muhammet

    İslam inancına göre dinin/vahyin insanla buluşması peygamberler aracılığıyla gerçekleşmiştir. İlahi irade peygamber göndermekle insana lütufta bulunduğunu beyan etmiştir. Mâtürîdî’nin özellikle Kitâbu’t-Tevhîd adlı eserine baktığımızda, kendi dönemindeki çağdaş akımlarla yüzleştiği ve hesaplaştığı söylenebilir. Konuları ele alırken hem çağdaş inançların müntesipleriyle tartışmaları hem de temellendirmelerinde akli referansları dikkati çekmektedir. Bu şüphesiz dönemsel bir ihtiyacı dile getirmektedir. Özellikle Maveraünnehir havzasının düşünce zenginliği bakımından elverişli bir bölge olması bizlere dönemin sosyal, kültürel ve entelektüel atmosferi hakkında ipuçları vermektedir. Bu makalemizde Mâtürîdî’nin nübüvvete dair rasyonel temellendirmelerini ele almayı amaçladık. Zira dini akideyi savunan bir disiplin olarak Kelâm’ın temel işlevlerinden biri müntesiplerinin akidelerini şüphelerden korumak ve inançta huzura ulaştırmaktır. Mâtürîdî nübüvvet konusuna olgusal ve sosyolojik açılardan da yaklaşmaktadır. Nitekim ona göre insanlar başkalarından yardım alma ve ihtiyaçlarını giderme konularında kendi akıllarını yeterli görmemektedir. Konuya ahlaki açıdan da yaklaşan müellif nimet sahibine teşekkür etmeyi akli bir zorunluluk addetmektedir. Çünkü nimet ve lütuf sahibini tanıyıp teşekkürde bulunmanın yerinde bir davranış olduğu, O’nu inkâr edip nimetine karşı nankörlük göstermenin de çirkin bir fiil niteliği taşıdığı aklen bilinen bir husustur. Mâtürîdî nübüvvetin gerekliliği konusuna Allah’ın hakîm oluşu üzerinden de değinmektedir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Behistun (Bisütun) Kitabesinin İslami Bakış Açısıyla Yorumlanması

    Gülmez, Abdurrahman

    Bu çalışma 2500 yıl önce Ahameniş İmparatoru olan şah Daryuş’un (M.Ö 522-486) emriyle yazılan Behistun kitabesinde geçen dinî değerlerin neredeyse tamamının İslamiyet’te olan önemli konularla birebir örtüştüğünü ve aynı amaçla yazıldığını ortaya koymak için kaleme alınmıştır. Eserde yalan, zulüm, kitabenin korunması için dua ve bedduanın yer alması, bazı kavimleri kâfir ilan etmesi, yapılan her işi Ahura Mazda’ya bağlaması Şah Daryuş’un dindar olduğunu ve hayatını da Ahura Mazda’nın kurallarına göre idame ettirdiğini ve bu kurallarında İslami değerlerle örtüştüğünü göstermektedir. Kitabede önce tahlil edilen konuların geçtiği bendler verilmiş sonra Kuran-ı Kerim, İncil, Tevrat ve Avesta’da aynı konuların geçtiği ayetler verilmiştir. Bu makale İslami bir değer olan vakıfların devam edebilmesi amacıyla vakfiyelerde yer alan dua ve beddua etme âdetinin bu kitabe için de geçerli olduğu görülmektedir. Dolayısıyla kitabedeki konuları İslami değerler dikkate alınarak tahlil edilmesi kitabeye farklı bir bakış açısı kazandıracağı düşünülmektedir.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Nematik Sıvı Kristal (E)-4-((4-Etoksibenzilidenamino)Benzonitril’in Spektroskopik ve Doğrusal Olmayan Optik Özelliklerinin Araştırılması

    Hakki Yildirim, M.; Yildirim, Arzu Ozek; Ejder, Esengül

    Nematojenik bir bileşik olan (E)-4-((4-etoksibenzilidenamino)benzonitril, deneysel 1H/13C NMR ve FT-IR spektroskopik yöntemlerle karakterize edildi. Tek kristal X-ışını kırınımından elde edilen moleküler yapı, NMR spektrumundan elde edilen kimyasal kaymalar ve FT-IR spektrumundan elde edilen titreşim bantları hakkında daha fazla bilgi edinmek için, hesaplamalı DFT/B3LYP yöntemi 6–311++G(d,p) baz seti ile birlikte kullanıldı. Nematik sıvı kristaller, benzersiz fiziksel ve optik özellikleri nedeniyle doğrusal olmayan optikte önemli bir yer tutmaktadır. Başlıktaki bileşiğin doğrusal olmayan optik (NLO) özellikleri, benzen, kloroform, etanol, metanol, DMSO ve su gibi farklı çözücü ortamlarda PCM modeli ile araştırıldı. Dahası, bileşik için sınır moleküler orbitalleri (FMO), moleküler elektrostatik potansiyel haritası (MEP) ve potansiyel enerji yüzeyi taraması aynı yöntem kullanılarak elde edildi.

  • MakaleYalnız künye2021
    Çevresel vergi politikaları sürdürülebilir kalkınmayı desteklemede ne kadar etkilidir: OECD ülkeleri örneği

    Akyol, Hikmet; Karakus, Kübra

    Bu araştırma OECD ülkelerindeki çevresel vergi politikaların sürdürülebilir kalkınma üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çevresel vergiler, çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Ancak, bunlar içerisinde en önemlisi firmaların ve tüketicilerin çevreye vermiş olduğu zararı azaltmaktır. Bu bakımdan, araştırmada ikinci olarak çevresel politikaların sürdürülebilir kalkınmayı destekleme konusunda ne ölçüde etkin olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda 1995-2019 arasındaki dönem panel veri analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçları çevresel vergiler ile sürdürülebilir kalkınma arasında uzun dönemde pozitif yönlü bir ilişki olduğunu göstermiştir. Buna göre, artan çevre vergileri uzun dönemde OECD ülkelerinin sürdürülebilir kalkınmalarını olumlu etkilemiştir. Bunun yanında, OECD ülkelerinde çevresel vergilerin son derece etkin olduğu belgelenmiştir. Bu bakımdan, OECD ülkelerinde çevresel vergilerin arttırılmasını destekleyecek politikaların uygulanması aynı zamanda bu ülkelerin sürdürülebilir kalkınmasını teşvik edecektir. Araştırmada çevresel vergiler ve sürdürülebilir kalkınma ilişkisi incelenirken, seçili kontrol değişkenleri kullanılmıştır. Yatırım oranlarının uzun dönemde sürdürülebilir kalkınma üzerindeki etkisinin negatif yönlü ve anlamlı olduğu görülmüştür. Sabit sermaye yatırımlarının ve dolaysıyla yatırım oranlarının artması aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir boyutu olan ekonomik kalkınmayı olumlu etkilemektedir. Bununla birlikte, artan yatırım oranları, endüstriyel faaliyetlerdeki yoğunlaşmanın ciddi bir göstergesidir. Özellikle, İkinci Dünya Savaşı sonrasında endüstriyel faaliyetlerde görülen ciddi yükseliş, çevresel bozulmayı tetiklemiştir. Bunun yanında, yöntem kısmında bahsedildiği üzere sürdürülebilir kalkınma endeksi kalkınmanın sadece ekonomik ve beşerî boyutunu değil çevresel yönünü de ölçmektedir. Bu bakımdan, araştırma bulguları artan yatırım oranlarının çevre üzerindeki olumsuz etkisinin yükseldiğini göstermiştir. Bir başka açıklayıcı değişken olan kamu harcamalarının ise uzun dönemde sürdürülebilir kalkınma üzerindeki etkisi pozitif yönlü ve anlamlı bulunmuştur. Araştırma ülkelerinde ekonomik kalkınma içerisinde kamu harcamalarının rolü ve boyutu çok önemlidir. Dolaysıyla, artan kamu harcamaları, bu ülkelerde sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex7TR Dizin7
    TR Dizinİncele