Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2018
    The effects of climate change on agriculture sector and economic growth

    Hayaloğlu, Pınar

    Climate change, which is one of the most important global problems of recent years, is increasing its influence. Non-natural changes in the climate leading to various problems in the environmental, social and economic dimensions that affect sustainability considerably. The agricultural sector is at the forefront of the sectors most affected by climate change. Thus, change in temperature and precipitation caused by climate change affect the agriculture sector by affecting both the quantity of product and the quality of the product. In this way, climate change also influences economic growth in countries. The aim of this study is to analyze the impact of climate change on agriculture sector and economic growth for the 10 countries most affected by climate change according to the Global Climate Change Risk Index. Panel data analysis technique was used in the study for the period 1990-2016. The results obtained show that climate change has a negative effect on economic growth and agricultural value added in certain countries.

  • MakaleYalnız künye2017
    Karadeniz Bölgesi’nde Organik Bitkisel Üretim

    Oztürk, Ahmet; Karabulut, Besim

    Dünyada yaşanan hızlı nüfus artışına bağlı olarak tarımsal üretimde en yüksek verimin alınabilmesi amacıyla kullanılan kimyasal ve genetik girdilerin, zaman içerisinde insan sağlığı ve doğal çevreye olan olumsuz etkilerinin gündeme gelmesiyle başlayan organik tarım yaklaşımı, günümüzde de önemini giderek artırmaktadır. 2010 yılında 191.785 ha'lık alanda 331.361 ton olan Türkiye organik tarım üretimi 2016 yılında 379.042 ha'lık üretim alanına (%98 artarak) ve 1.627.106 tonluk üretim miktarına (%391 artarak) ulaşmıştır. Türkiye organik tarım alanlarının yaklaşık 18 bin hektarlık (%4,7) kısmı Karadeniz Bölgesi'nde yer almaktadır. Bölge arazi yapısı ve üretilen ürünlerin niteliği bakımından organik tarım potansiyeli olan bir bölgedir. Karadeniz Bölgesi'nde 12.515 üretici tarafından yapılan organik tarımdan toplam 119.425 ton organik ürün elde edilmektedir. Bölgede 2010 yılında 88.322 ha alanda 31.960 ton olan organik ürün üretimi 2016 yılında 18.061 ha (%80 azalarak) alanda 119.425 ton (%274 artarak) olmuştur. Bölgede Rize (%57,4), Tokat (%14,6), Ordu (%7,5), Gümüşhane (%4,9) ve Samsun (%3,8) son yıllardaki organik tarım üretim miktarları bakımından ön sıralarda yer alan illerdir. Karadeniz Bölgesi'nde organik olarak üretilen ürünlerin başında çay (67.927 ton ve %57,7), fındık (11.785 ton ve %9,9), elma (11.253 ton ve %9,4), armut (5.207 ton ve %4,4), mısır (4.705 ton ve %3,9) ve yonca (4301 ton ve %3,6) gelmektedir. Bu derleme ile Karadeniz Bölgesi'nin organik bitkisel üretiminin mevcut durumu ve potansiyeli ortaya konulmaya çalışılmıştır.

  • MakaleYalnız künye2017
    Gümüşhane İlinin Agro-Turizm Potansiyelinin Değerlendirilmesi

    Karabulut, Besim; Akyürek, Suat

    Günümüzde giderek önemi artan ve alternatif turizm çeşitlerinden biri olan agro-turizm, tarım ve turizmin bir araya gelmesi ile ortaya çıkmıştır. Agro-turizm, yoğun şehir yaşantısından uzaklaşmak isteyen bireylerin genellikle çiftlik tarzı evlerde konakladığı, organik ürünlerden faydalandığı doğa ile iç içe yapılan bir turizm faaliyetidir. Özellikle gelişmiş ülkelerde oldukça yaygın olan bu turizm çeşidinin ekonomik, sosyolojik ve biyolojik açıdan birçok katkısı bulunmaktadır. Agro-turizm ülkemizde özellikle Ege ve Akdeniz Bölgesinde yaygın olarak faaliyet göstermektedir. Gümüşhane, Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgesi arasında kalan, bu iki bölgenin iklimini yaşayan ve 113 bin ha'lık tarıma elverişli araziye sahip bir bölgedir. Diğer yandan gerek doğal güzellikleri gerek kültürel mirası ile hâlihazırda bir turizm potansiyeline sahip olan Gümüşhane ilinin agroturizm açısından da değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Bu bağlamda çalışmada, ilin agro-turizm potansiyeli değerlendirilerek, agro-turizm açısından SWOT analizi yapılmış ve son olarak ilin agro-turizm potansiyelinin geliştirilmesi kapsamında öneriler sunulmuştur. Bu amaçla, ikincil kaynaklardan yararlanılarak veri toplanmıştır.

  • MakaleYalnız künye2016
    Determining the Factors Affecting Farmers' Decision on Organic Livestock

    Özkök, Canan Sancar; Demir, Okan; Aksakal, Vecihi; Aksoy, Adem; Demir, Nuray

    Çalışmada, üreticilerin organik hayvancılık yapma kararları üzerine etki eden faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda organik hayvancılığa yönelik önemli projelerden birinin uygulandığı Gümüşhane ili çalışma kapsamına alınmıştır. Çalışmaya ait veriler, 25 baş ve üstü büyükbaş hayvan sayısına sahip konvansiyonel hayvancılık yapan üreticilere yönelik, tam sayım esasına göre 134 adet anket çalışmasından elde edilmiştir. Elde edilen veriler Logit Modelin tahmininde kullanılmıştır. Modelde, hayvancılık desteklerinden faydalanma oranı ve kaba yem ihtiyacını işletmeden karşılama oranı yüksek olan ve buna ek olarak fabrika yemi kullanma oranı düşük olan işletmelerde organik hayvancılığa geçiş eğiliminin daha fazla olduğu belirlenmiştir. Sonuç itibariyle, mevcut destekleme politikaları içerisinde yer alan yem bitkileri desteklerinin yıllar itibariyle artırılmasının üreticilerin organik hayvancılık yapma istekleri üzerinde olumlu etkiye neden olacağı ve bu durumun kârlı ve ihtisaslaşmış bir hayvancılık faaliyetinin sürdürülmesi açısından da önemli olacağı düşünülmektedir.

  • Derleme MakaleYalnız künye2016
    Organic Cereal Farming

    Sirat, Abdulveli

    Organic farming preserves the balance in nature, providing continuity in soil fertility, taking control of pests and diseases, it ensures the continuity of the creatures in nature, in accordance with the ecology of plant and animal production in order to produce healthy foods, cultural measures, proposing performed with biological control and natural fertilization, not only product quantity increase, but also it represents an alternative production system aiming at increasing product quality. The aim of organic cereal farming is to eliminate the environmental problems by the insensible tillage practices for many years, excessive use of synthetic chemical fertilizers and pesticides and to protect uncontaminated areas. For this purpose, natural resources and energy are used optimum and it is utilised from the many possibilities of modern farming. In this article, in Turkey, it was mentioned last cases on organic cereal farming and growth techniques with the plant protection precautions.

  • MakaleYalnız künye2016
    Sustainability Organic Agriculture and Livestock Production with Respect to European Union in Eastern Anatolia and East Black Sea Regions

    Altun, Hilal Ürüşan; Haşimoğlu, Sümer; Aksakal, Vecihi; Cengiz, Mahir Murat; Erdoğan, Yaşar; Bayram, Bahri; Dellal, Gürsel

    The majority of farm households in Turkey and especially the Eastern Anatoliaare still based on low-input semi subsistence agriculture and livestock production. Despite a slow decline in recent years, agriculture and livestock production remains a major employer in Turkey and it is a significant contributor to the country's gross domestic product, GDP. Whist Turkey is one of the EU candidate countries, is self sufficient in food production and Turkish agriculture is poorly structured inefficient, with farming in the Eastern Anatoliabeingmainlysubsistencefarming. Yet,thesetraditionalruralstructures combined with poor access to low level of education and low level of off-farm unemployment problem makes the situation more complicated and unsustainable. The best way to promote sustainability, better and higher production of Eastern Anatolian and rural Turkey is to invest in the local people, villages through improved, continuing and effective agricultural and livestock programs in particular.Investment in human capital especiallyintheruralareasleadstomoreemploymentopportunitiesthrough entrepreneurship and innovation in organic agriculture and livestock production. A holistic approach to developing and improving supply chains could unlock the potential forsophisticated,state-of-the-artorganicagricultureandlivestockproducersand businesses in the region to become EU and global players. Eastern Anatolian livestock producers and the farmers have the ambitions to take part in future progress because the region is naturally organic not by design but default.It is for sure that present potential of the region has not been fully determined and utilized. EU has greatly benefited from previous enlargements economically, politically and socially. When European Union (EU) and Turkish Government relations considered and accession of Turkey to EU would be the logical consequence of the previous accessions. The screening on chapter 11 (Agriculture and rural development) is one of the important criteria and Turkey is working on to meet these benchmarks.

  • MakaleYalnız künye2015
    Effect of cutting time and IBA application on rooting of edible cherry laurel (Prunus laurocerasus cv. 'Kiraz') cuttings

    Kalkışım, Özgün; İslam, Ali; Çelik, Hüseyin

    ÖZETLaz kirazı veya taflan olarak da adlandırılan karayemiş, son yıllarda Türkiye ve bazı Kafkas ülkelerinde popüler olmaya başlayan herdemyeşil bir meyvedir. Bu çalışmada Prunus laurocerasus türüne ait Kiraz karayemiş çeşidinden farklı zamanlarda alınmış olan yeşil, yarı-odunsu ve odunsu yapraklı çeliklerin köklenmesi üzerine farklı dozlardaki IBA uygulamalarının etkisi araştırılmıştır. Ekim, Aralık, Şubat ve Temmuz aylarının ilk yarısında ve farklı odunlaşma aşamalarında alınan çelikler 5 farklı dozda (0, 50, 100, 500 ve 100 ppm) IBA uygulanmıştır. Çelikler sera şartlarında alttan ısıtmalı tavalardaki perlit içerisinde ve mistleme altında köklendirilmiştir. Temmuz ayında alınan yarı odunsu çelikler köklenme, fidan randımanı ve yaşama oranı bakımından %100lük başarı göstermiştir. Köklenme derecesi ise Aralık ayında alınan çeliklerde 7.72 ile en yüksek olmuştur. 100 ppm IBA dozu gerek köklenme (%96.44), gerek fidan randımanı (%90.22) gerekse yaşama oranı bakımından en yüksek değerleri vermiştir. Bu çalışmanın sonuçlarına göre karayemişler, Temmuz ayında alınan yapraklı yarı odunsu çeliklere 100 ppm gibi düşük IBA dozu uygulanarak seradaki perlit ortamında ve mistleme altında kolaylıkla çoğaltılabilir.

  • Derleme MakaleYalnız künye2014
    Türkiye’de Organik kaba yem üretiminin mevcut durumu

    Okcu, Melih; Yolcu, Halil; Tan, Mustafa

    Organik hayvansal üretim faaliyetlerinin en önemli gereksinimlerinden birisi organik kaba yem ihtiyacının karşılanmasıdır. Organik kaba yem ihtiyacının karşılanmasında, öncelikle organik çayır- meralar ve daha sonra da organik yem bitkileri üretim alanları büyük önem arz etmektedir. Nitekim dünyada organik kaba yem üretim alanlarının % 93’ünü organik çayır-mera alanları oluştururken, % 7’sini ise organik yem bitkileri üretim alanları oluşturmaktadır. Ülkemizde 2012 yılı itibari ile organik mera bulunmaz iken, yaklaşık 22 ilimizde organik çayır varlığı tespit edilmiştir. Çayır otu dahil olmak üzere, 359 259 ton toplam organik kaba yem üretim miktarımız (315 053 ton organik yem bitkileri üretimi ve 44 206 ton organik çayır otu üretimi) organik hayvansal üretimimizin kaba yem ihtiyacını rahatlıkla karşılayabilmektedir. Ülkemizde, organik kaba yem üretimindeki başlıca sorunlar; bazı organik kaba yem üretim alanlarının organik hayvancılığın yapıldığı illerden uzak olması, organik yemlerin en ucuz kaynaklarından olan organik meraların bulunmaması ve organik kaba yem üretimi konusunda yapılan bilimsel çalışmaların pratiğe aktarılamamasıdır.

  • MakaleYalnız künye2014
    Administrative control of developmental agencies: an assessment from its organizational and law status

    Önen, S. Mustafa; Gül Kanayran, Hasibe

    While mobilizing local potential in performance of activities, developmental agencies need to put forward a plan to make effective and efficient use of regional resources as well. Since these institutions are characterized by different structure and legal status in the world, the homogeneity in their methods to control and implementations is eliminating. This heterogeneity of standards and methods brings ambiguity in administrative control. Likewise, Turkey is also experiencing the same situation. Agencies in Turkish Public Administration System, belong to either public or private corporations, are ambiguous from point of view of legal and organizational control. Despite agencies are having public law (article. 5449) for the improvements of organizational activities, revenues, status of public officials and similar other aspects, controlling dilemma is prevailing because of following private law in this regard. Even appointed governors of the agencies usually go against the autonomy of the organizations, and likewise they do the same on legal grounds, governance, and subsidiary principles. The aim of this study is to examine and discuss administrative control system of developmental agencies specifically from organizational and legal status perspectives; also proposes an effective administrative structure that can contribute to the regional development.

  • MakaleYalnız künye2013
    Türkiye’deki organik tarımın ekonomik analizi

    Merdan, Kurtuluş; Kaya, Vedat

    Bilim, teknoloji, sanayi ve kırsal kalkınma alanındaki gelişmeler, tarımsal faaliyetlerin oluşum şeklini ve tarımsal ürünlere yönelik beklentileri değiştirmektedir. Toplumlarda çevre ve sağlığa ilişkin bilinç düzeyiyle birlikte organik tarıma ilgi de artmakta ve dünyadaki organik tarım pazarı, artan oranlarda genişlemektedir. Bu çalışma, Türkiye ekonomisi örneğinde organik tarımın ekonomik boyutunu ele almaktadır. Türkiye organik tarım açısından oldukça elverişli şartlara ve büyük bir üretim potansiyeline sahip olmasına rağmen dünya organik ürün ve gıda pazarında küçük bir paya sahiptir. Türkiye’de organik tarımın ekonomik varlığını artırarak devam ettirebilmesi, yatırımın geri dönüşümünün sağlanması, maliyetlerin azaltılması, ürünlerin iç ve dış pazar talebinin artırılmasına bağlıdır. Özellikle dünyada meydana gelen teknolojik gelişmelerin izlenmesi ve buradan elde edilecek kazanımların organik tarım ürünleri ihracına yansıtılması önem teşkil etmektedir.

  • MakaleYalnız künye2011
    Stability properties of certain durum wheat genotypes for major quality characteristics

    Sayaslan, Abdulvahit; Düzdemir, Oral; Yuksel, Ferhat; Sakin, Mehmet Ali

    Türkiye kaliteli makarnalık buğday üretimi yapılabilecek uygun ekolojik bölgelere sahip bir ülkedir. Ancak, ülkede makarnalık buğdayda verim ve kaliteyi artırmanın gerekliliği söz konusudur. Bu çalışmada, 3 farklı lokasyonda (Tokat-Kazova, Diyarbakır, Sivas-Ulaş) 2 yıl (2005-2006, 2006-2007) süreyle yetiştirilen 25 makarnalık buğday (Triticum durum Desf.) genotipinin temel kalite kriterleriyle ilgili stabilite özellikleri incelenmiştir. Makarnalık buğday genotipleri 12 tane tescilli ve 13 tane ileri hattan oluşmuştur. Tarla denemeleri tesadüf blokları deneme deseninde 3 tekerrürlü yürütülmüştür. Temel kalite özellikleri olarak makarnalık buğdayların protein içeriği, gluten indeksi, sedimentasyon ve spesifi k sedimentasyon hacimleri, sarı renkli pigment içeriği ve lipoksijenaz aktivitesi belirlenmiştir. Stabilite parametreleri olarak regresyon katsayısı (bi) ile regresyondan sapma kareler ortalaması (S2 d) kullanılmıştır. İncelenen tüm özellikler bakımından genotip, çevre ve genotipxçevre interaksiyonları önemli (P < 0.01) bulunmuştur. Tüm kalite özellikleri bakımından stabil bir genotip bulunamamış, bazı kalite özellikleri bakımından birkaç genotip ön plana çıkmıştır. Benzer kökenli bazı genotipler kluster analizine göre belirlenen aynı kümeler içerisinde yer almışlardır. Islah hatları arasında, Hat - 1, Hat - 7, Hat - 20 ve Gdem - 12 hatları genel ortalamanın üstünde iyi kalite özellikleri göstermeleri nedeniyle ıslah materyalleri olarak kullanılabilirler. Tescilli çeşitler arasında Aydın - 93, Çeşit - 1252 ve Gidara’nın her iki parametreye göre belli kalite özelliklerinde stabil oldukları belirlenmiştir.

  • MakaleYalnız künye2010
    Economic analysis and sustainability of Turkish marine hatcheries

    Kurtoğlu, İlker Zeki; Canbaz, Ali Alkan; Küçük, Haydar; Ozdemir, Attila

    Çalışmada, Türkiye deniz balıkları yavru üretiminin %61,5’ini karşılayan 7 lider kuluçkahane için ekonomik analiz gerçekleştirilmiş ve sürdürülebilirlikleri değerlendirilmiştir. Bunun için, yatırım masraflarını içeren sabit gider ile yem, işçilik, enerji, yakıt, su, oksijen ve ilaç giderlerini içeren işletme giderleri, her bir işletme için yüz yüze görüşmelerle belirlenmiştir. Ayrıca, AB FP6 fonlarınca desteklenen SUSTAINAQ akronimli proje kapsamında düzenlenen anket çalışmasında, her bir kuluçkahanenin üretim metotları, üretilen türler ve pazarlama teknikleri incelenmiş ve sektörün darboğazları, fırsatları, mevcut durumu, yapılanması ve sürdürülebilirliği değerlendirilmiştir. Çalışma sonunda, toplam gelir gider oranının %22,0 ile %97,8 arasında değiştiği gözlemlenmiştir. Kapalı devre balık üretim sistemlerinin yüksek miktarda işletme ve yatırım masrafları ile kalifiye teknik personel ihtiyacı gerektirmesine karşın, arazi kullanımı, kullanılan suyun niteliği ve niceliği ve çevresel yaklaşımlar açısından Türkiye deniz balıkları kuluçkahanelerinin sürdürülebilirliği için öneminin yüksek olduğu görülmüştür.