Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Aydınçakır, Emre(3)
- Sipahi, Ferkan(3)
- Akaryali, Enver(2)
- Dokuz, Abdurrahman(2)
- Gücer, Mehmet Ali(2)
- Kandemir, Raif(2)
- Karsli, Orhan(2)
- Kaygusuz, Abdullah(2)
- Uysal, İbrahim(2)
- Yücel, Cem(2)
- Zeybek, Halil İbrahim(2)
- Acar, Zeydin(1)
- Aktaş, Gülten(1)
- Alemdag, Selcuk(1)
- Aliyazıcıoğlu, Şener(1)
- Altun, Musa(1)
- Altundas, Suna(1)
- Arslan, Mehmet(1)
- Aydın, Faruk(1)
- Aylar, Faruk(1)
- Bak, Tülay(1)
- Bayram, İsmail(1)
- Bilici, Özgür(1)
- Dağ, Serhat(1)
- Dokuz, İbrahim(1)
- Güngör, Hande(1)
- Irmak, İbrahim(1)
- Kaya, Selim(1)
- Külekçi, Gökhan(1)
- Sadiklar, M. Burhan(1)
- Sen, Ahmet Dundar(1)
- Temizel, İrfan(1)
- Vural, Alaaddin(1)
- Yazar, Emel Abdioglu(1)
- Yağcıoğlu, Ufuk Celal(1)
- Yürüdür, Eren(1)
- Çakmak, Gökhan(1)
- Çavuşoğlu, İbrahim(1)
- Çınar, Hakan(1)
- Şal, Fatih(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ4Mescitli Formasyonu’na (Gümüşhane, Türkiye) ait kumtaşlarının endüstriyel hammadde olarak kullanım potansiyelinin incelenmesi
Aliyazıcıoğlu, Şener; Dağ, Serhat; Zeybek, Halil İbrahim; Çavuşoğlu, İbrahim; Gücer, Mehmet Ali; Sipahi, Ferkan; Dokuz, Abdurrahman
Doğal zenginliklerin ortaya çıkarılması ve yöresel kayaçların ekonomiye kazandırılarak endüstriyel kullanım alanlarının belirlenmesi günümüzde büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Gümüşhane’deki Mescitli Formasyonu kumtaşlarının endüstriyel hammadde olarak kullanım potansiyeli araştırılmıştır. Kumtaşları başlıca monokristalin ve polikristalin kuvars, feldispat, volkanik ve tortul kayaç parçaları, opak mineral, kil matriks ve az oranda bağlayıcı karbonat/silis minerali içermektedir. Grovak (psammit) olarak sınıflandırılan kumtaşlarının kimyasal ayrışma indeksi (CIA) parametresine göre alterasyondan çok fazla etkilenmediği belirlenmiştir. Jeoteknik özellikler açısından, ortalama kuru yoğunluk 2.48 gr/cm3, doygun yoğunluk 2.54 gr/cm3, gözeneklilik %6.63 boşluk oranı %7.11, ultrasonik P-dalga hızı 4793 m/sn, tek eksenli basınç dayanımı 103.09 MPa ve dolaylı çekme dayanımı 5,86 MPa olarak belirlenmiştir. Donma-çözünme deneyi ile don kaybı %1.19 olarak belirlenmiş, 600-800ºC sıcaklıklara kadar ısıtılan kumtaşı numunelerinde ortalama 9.8 gr ve 17.9 gr kütle kaybı gözlenmiştir. Aynı sıcaklık koşullarında kumtaşlarının dayanımının sıra ile %7.64 ve %15.17 oranında azaldığı görülmüştür. Hücre Sitotoksisite analizlerinde toksik etkiye rastlanmamıştır. Sonuçlar, kumtaşlarının günlenmeye maruz kalacak alanlarda kullanım için uygun olmadığı, bina içyapı ve dekoratif amaçlı kaplamalarda kullanılabileceğini göstermiştir. Sıcaklık dayanımı ve hücre sitotoksisite analizleri ise kumtaşlarının ızgara taşı olarak kullanılabileceğini ortaya koymuştur.
- MakaleAçık Erişim2025Edge Detection Analysis Using EMAG2 Magnetic Data in Lake Van and Its Surroundings, Türkiye
Aktaş, Gülten
The aim of this study is to use EMAG2 magnetic data to analyze and interpret the boundaries of important structural features in and around Lake Van using various advanced edge detection techniques. The reduction pole was applied to the magnetic data. Edge detection is an important step to interpret the boundaries of geological structural elements with higher precision. A comprehensive lineament analysis was conducted by applying traditional and advanced edge-detection filtering techniques, including the Tilt angle (TA), the Tilt Angle of the Total Horizontal Gradient Amplitude (TAHG), and Total Horizontal Gradient-Based Edge Detection (THGED). With these methods, the boundaries of magnetic anomaly sources were tried to be interpreted more clearly. In these comparative results, lineations were obtained in the south of the lake and it was shown that it was affected by faults in the N-S, E-W main directions. In the north of the lake, NE-SW trending lineations were obtained.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Investigation of Radiation Shielding Performance in Borosilicate Ceramic Glass Samples
Kaya, Selim
Ceramic glass is a multipurpose solid-state material that merges the high thermal stability, mechanical strength, and chemical durability of ceramics with the transparency, light transmission, and aesthetic benefits of glass. Because of these qualities, ceramic glass can be used in both industrial and scientific settings, especially when radiation protection, high-temperature endurance, heat resistance to thermal fluctuations, and optical clarity are required. Radiation shielding properties of five distinct ceramic glass samples with the chemical formula B2O3-ZnO-K2CO3-PbO (abbreviated as BZKP) were comprehensively assessed in this study. The radiation protection parameters of B2O3-ZnO-K2CO3-PbO glass-ceramic systems, including gamma-ray kerma coefficients (kγ), half-value layer (HVL), radiation shielding efficiency (RPE), mean free path (MFP), fast neutron macroscopic cross section ΣR (cm−1), and effective atomic number (Zeff), were theoretically examined using Monte Carlo EGS4 and WinXCOM software. The radiation shielding characteristics at 20 discrete photon energies, ranging from 0.05 MeV to 2 MeV, were theoretically calculated using the EGS4 simulation code and subsequently compared with data obtained from the XCOM program. The results of this study provide solid and valuable information regarding the improved design of high-performance ceramic glasses for radiation shielding applications. To create effective shielding solutions, a comprehensive understanding of the interactions between various materials and ionizing radiation, such as neutrons and gamma rays, is essential. By combining these discoveries, scientists can create new shielding materials that make the most of materials in these critical areas while improving radiation protection.
AtıfOpenAlex1
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2025Çimento Endüstrisinde Üretim Aşamaları ve Tehlikeleri: Derleme Çalışması
Acar, Zeydin; Irmak, İbrahim
Sanayi devrimi sonrasında makineleşmenin artması ve teknolojik gelişmelerin yaygınlaşmasıyla, işyerlerinde tehlike ve risklerin ortaya çıkması kaçınılmaz olmuştur. Makineleşme ile üretim bandında oluşan tehlike ve risklerden birçok iş kazası ve meslek hastalığı meydana gelmekte ve bu nedenle her geçen gün yaralanmalar, iş gücü kayıpları, can kayıpları, maddi ve manevi kayıplar artmaktadır. İş güvenliği yönünden tehlike ve risklerin önceden belirlenip ve bu tehlikelerin kaynağında mücadele edilmesi önemlidir. Çimento sektörü dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli sektörlerden biridir. Üretim sürecinde, kil, kalker, kireçtaşı ve kum gibi ham maddelerden meydana gelmektedir. Bu hammaddeler taş ocağından çıkarılıp fabrikalara getirilerek çeşitli işlemlere tabi tutulmaktadır. Çimento üretimi sırasında iş sağlığı ve güvenliği yönünden kimyasal, fiziksel, ergonomik gibi risk faktörleri bulunmaktadır. Bu risklerden çalışanlar etkilenmekte olup gerekli önlemlerin alınması gerekir. Bu çalışmada, çimento üretiminde iş sağlığı ve güvenliği açısından karşılaşılabilecek tehlikeler; sıcak yüzeyler, yangın, patlama, gürültü, toz, titreşim, yüksekte çalışma ve kapalı alanlarda çalışma gibi süreçler kapsamında ele alınmıştır. Çalışmanın amacı, bu tehlikeleri ortadan kaldırmayı veya en aza indirmeye yönelik alınabilecek önlemler hakkında öneriler sunmaktır.
- MakaleAçık Erişim2024Kızıldağ (Hatay) ofiyolitine ait manto peridotitlerinin petrografisi, tüm-kayaç jeokimyası ve erigiyik-kayaç etkileşim izleri
Sen, Ahmet Dundar
Kızıldağ ofiyoliti (G-Türkiye) Neotetis okyanusunun güney kolunda oluşmuş okyanusal litosfer kalıntısı kayaçlar topluluğu olarak bilinmektedir. Ofiyolit istifi tabandan tavana doğru manto peridotitleri, ultramafik-mafik kümülatlar, izotrop gabrolar, levha dayk kompleksi ve yastık şekilli bazaltik örtü kayaçları şeklindedir. Manto peridotitleri harzburjit bileşimindedir ve değişen oranlarda serpantinleşme gözlenmektedir. Manto peridotitlerinin tüm kayaç ana oksit-iz element ve Lantanit Grubu Element (LGE) içerikleri harzburjitlerin değişen derecelerde kısmi ergime kalıntısı kayaçlar olduğuna işaret etmektedir. Harzburjitler düşük tüm-kayaç Al ve Ca kompozisyonlarına sahiptir ve SSZ peridotitlerin tüketilmiş karakterini yansıtmaktadır. Tüketilmiş manto harzburjitleri, bazı büyük iyon yarıçaplı elementler (LILE) ve hafif lantanit grubu elementler (HLGE) bakımından zenginleşme gösterdiği tespit edilmiştir ve bu durum yitim sırasında meydana gelen ergiyik manto etkileşimine işaret etmektedir. Harzburjitlerin tüm kayaç MgO içerikleri ile CaO ve Al2O3 içerikleri kıyaslandığında bu kayaçların %20-30 arası kısmi ergime kalıntısı kayaçlar olduğu görülmektedir. Ayrıca kısmi ergime sırasında uyumsuz davrandığı bilinen Ti ve Yb içeriklerindeki zenginleşmeler ergiyik-kayaç etkileşimine işaret etmektedir.
- MakaleAçık Erişim2024Sarıçiçek ve Sarıhan plütonlarının petrofiziksel karakterleri: Yerinde jeofiziksel ölçümlerle manyetik suseptibilite ve radyojenik ısı üretimi ilişkisinin irdelenmesi
Çınar, Hakan; Altundas, Suna
Granit kökenli farklı litolojik birimler içeren Eosen yaşlı Sarıçiçek (Gümüşhane) ve Sarıhan (Bayburt) Plütonları üzerinde 532 noktada yerinde radyoaktivite ve manyetik suseptibilite ölçümleri yapılmıştır. Her iki plüton ve çevresindeki kayaçlardan numuneler alınarak laboratuvar ortamında bu kayaçların yoğunlukları belirlenmiştir. Yapılan çalışmada hem granitik kayaçların ısı üretimine olan katkıları ile ısı değerine bağlı kabuk sınıflaması hem de kayaçların radyojenik ısı üretimi ve manyetik suseptibiliteleri arasında bir ilişkinin olup olmadığı araştırılmıştır. Radyojenik ısı üretim değerine göre yapılan kabuk sınıflamasında; üst-alt kıtasal kabuk kökenli kayaçlardan oluşan Eosen yaşlı Sarıhan Plütonunun ortalama radyojenik ısı değeri (2.03 µW/m3), üst-orta kıtasal kabuk kökenli kayaçlardan oluşan Eosen yaşlı Sarıçiçek Plütonunun değerinden (1.9 µW/m3) yüksektir. Plüton, Melanj kuşağı ve Hozbirikyayla formasyonları için ortalama suseptibilite değerleri sırasıyla 1.08×10-3 SI, 0.132×10-3 SI ve 0.059×10-3 SI olarak hesaplanmıştır. Ortalama suseptibilite değerleri Sarıçiçek Plütonu için 1.518×10-3 SI ve Alibaba formasyonu için 2.5012×10-3 SI olarak belirlenmiştir. Çalışma alanındaki radyoaktif ölçümlere göre Sarıçiçek Plütonunda radyojenik ısı üretimine en büyük katkı potasyumdan (K) gelirken, Sarıhan Plütonunda ise en büyük katkıyı toryum (Th) radyonüklidi sağlamıştır. Sarıçiçek ve Sarıhan Plütonunları ve çevre formasyonların radyojenik ısı üretim değerleri ile manyetik suseptibilite değerleri arasında genel olarak bir uyum söz konusu iken, kayaçların içerdiği mineral ve element içeriklerine bağlı olarak uyumsuzluklar da gözlenmiştir. Uyumsuzluklar, magmatizma ve sonrasındaki süreçlerden dolayı radyonüklid miktarlarında ve mineral içeriklerinde meydana gelen düzensiz değişimlerle ilişkilendirilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023Bir jeomorfosit olarak Aktepe Traverten Köprüsü’nün oluşumu ve jeoturizm potansiyeli
Yürüdür, Eren; Zeybek, Halil İbrahim; Aylar, Faruk; Alemdag, Selcuk; Bayram, İsmail; Altun, Musa
Bu çalışmada, Giresun ili Alucra ilçesi Aktepe köyüne bağlı Belençayırı mahallesi sınırları içerisindeki traverten köprüsü incelenmiştir. Çalışmanın amacı, Aktepe Traverten köprüsünün oluşumu, jeomorfolojik özellikleri ve jeoturizm potansiyelini ortaya koymaktır. Çalışma arazi ölçüm, gözlem ve laboratuvar analizlerine dayanmaktadır. Traverten köprüsü, Alucra Çayı’nın yan kollarından Hayran Deresi vadisi üzerinde oluşmuştur. Traverten köprüsünün oluşumunda sahanın tektonik, litolojik ve jeomorfolojik gelişiminin önemli etkisi vardır. Çalışma sahasında farklı dönemlere ait kayaç toplulukları bulunmaktadır. Ancak traverten köprüsünün oluşumunda Jura-Alt Kretase yaşlı volkanikler ile kireçtaşının önemli etkisi vardır. Bu yapı içerisinde vadisini açan Hayran deresi, ilerleyen süreçte morfolojik taban düzeyini belirlemiştir. Bu duruma bağlı olarak üstteki kireçtaşı tabakasından yağışlar sonucu sızan sular vadiye doğru akmış ve yamaç kaynaklarının oluşmasına neden olmuştur. Bu kaynaklardan çıkan ve kalsiyum bikorbonat bakımından zengin bu sulardaki karbondioksit yüzeye çıktıktan sonra ortam şartlarına bağlı olarak sudan ayrılmış ve kalsiyum karbonat birikerek Aktepe travertenlerini oluşturmuştur. Süreç içerisinde traverten kütlesi vadinin tamamını batı yönünde ilerleyerek kapatmış ve traverten köprüsünü oluşturmuştur. Laboratuvar analizleri sonucunda yüzeyden alınan travertenin %59.31 CaCO3 ve %40.69 kil içerirken, köprü altında oluşan sarkıtın %95.96 CaCO3 ve %04.04 kil içerdiği tespit edilmiştir. Jeoturizm potansiyelini belirlemek amacıyla GAM Modeli ve Sayısallaştırılmış SWOT analizi uygulanmıştır. Bu analizler sonucunda sahanın yüksek jeoturizm potansiyeline sahip olduğu tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Eosen yaşlı Kışlaköy volkanitlerinin petrografisi, mineral kimyası ve kristallenme koşulları, Erzurum, KD Türkiye
Aydınçakır, Emre; Yazar, Emel Abdioglu; Yücel, Cem; Güngör, Hande; Bilici, Özgür
Bu çalışmada Eosen yaşlı Kışlaköy (Narman/Erzurum) volkanik kayaçlarının minerolojik, petrografik ve mineral kimyası analizleri incelenmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda magmaların kristallenme esnasında etkili olan sıcaklık, basınç gibi fizikokimyasal özellikleri ile fizikokimyasal verileri jeolojik verilerle birleştirerek bu kayaçları oluşturan magmaların kabuktaki gelişimleri irdelenmiştir. Çalışma alanındaki başlıca birimler Eosen yaşlı Kışlaköy Volkaniti, Oligo-Miyosen yaşlı Oltu Formasyonu, Oligo-Miyosen yaşlı Alabalık Formasyonu ve Alüvyonlardan oluşmaktadır. Kışlaköy volkanik kayaçları volkanik fasiyes özelliklerine göre piroklastitler, dayklar ve lavlar olmak üzere üç başlıkta incelenmiş, genellikle bazalt bileşiminde ve başlıca plajiyoklaz (An₄₉₋₈₅), klinopiroksen (Wo₄₀₋₄₆ En₄₁₋₅₀ Fs₅₋₁₈), olivin (Fo₆₈₋₇₅) ve Fe-Ti oksit minerallerden oluşmaktadır. Bu kayaçlar genel olarak hyalo-mikrolitik porfirik, glomeroporfirik, glomerofirik, mikrolitik porfirik, poikilitik, intersertal doku sergilemektedirler. İncelenen volkanitler; plajiyoklaz fenokirstallerinde halkalı zonlanma, elek dokusu ve kemirilme; klinopiroksenlerdeki yenme, kemirilme ve kalıntı merkezler gibi dengesizlik dokuları gözlenmiştir. Termobarometre hesaplamalara göre volkaniklerin kristallenme sıcaklığı 489-1247 0C arasında, basınç 0.5-4.7 kbar arasında değişmekte olup, bütün bu verilere bakılarak incelenen volkanik kayaçların orta-sığ kıtasal kabuk (~4-12 km) içerisinde yerleştiği söylenebilir.
- MakaleAçık Erişim2021⁶⁰Co Radyoaktif Nokta Kaynaği ile Uçucu Külün Gama Radyasyon Koruma Özellikleri
Külekçi, Gökhan
Gelişmekte olan beton teknolojisi sayesinde hafif beton ve uçucu kül betonla ilgili birçok alanda kullanılabilmektedir. Dünyanın güncel sorunlarından olan radyasyondan, korunmak için birçok araştırmacı uçucu külü kullanmış fakat çok az sayıda araştırmacı hafif beton üzerinde çalışmıştır. Radyasyonun etkilerinden korunmak için araştırmacılar ağır beton ve ağır agregalar kullanılarak gama ışını soğurma miktarlarını incelenmiştir. Bu çalışmada c sınıfı uçucu kül, çimento yerine %30-50-100 dozajlarında kullanılarak 3 farklı hafif beton hazırlanmıştır. 50*50*50 mm boyutlarında hazırlanan kompozit bloklar üzerinde yoğunluk ve basınç dayanımı deneyleri yapılmış, doğrusal zayıflama katsayısı (cm-1), kütle zayıflama katsayısı (MAC) ve onuncu katman değeri (TVL) (cm) gibi radyasyon etkileşim parametreleri ölçülmüştür. Radyasyon etkileşim parametreleri HP Ge gama dedektörü kullanılarak elde edilmiştir. Radyasyon ölçümleri için 1173 keV (⁶⁰Co) ve 1332 keV (⁶⁰Co) olarak 2 farklı foton enerjisi kullanılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda uçucu kül içeriği arttıkça basınç dayanımının azaldığı, hazırlanan kompozitlerinden %100 uçucu kül içeren örneklerin basınç dayanımının en az olduğu, uçucu kül miktarı düştükçe yoğunluğun arttığı belirlenmiştir. Hazırlanan kompozitlerde enerji seviyeleri arttıkça doğrusal zayıflama katsayısı arttığı görülmüştür. Bu çalışma sayesinde birçok alanda kullanılan uçucu küllerin radyasyon kalkanı olarak kullanılabileceği ortaya konmuştur. Ayrıca bu çalışma ile radyasyon kalkanı üretiminde, ağır agrega kullanılmaması ve hafif beton üretilmesi nedeni ile kalkan üretim maliyeti önemli derecede düşecektir
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2020Geological and Mineralogical Investigation of Kılıçören (Gümüşhane) Pb-Zn-Cu±Au±Ag Mineralization
Akaryali, Enver; Şal, Fatih
The study area is located in Madenin Sırtı region of Kılıçören village of Gümüşhane. The mineralization found in the study area is developed within andesitic rocks of Early-Mid Jurassic Şenköy Formation. The ratios of Nb/Y and Zr/TiO2 of volcanic rocks in the area indicated these rocks are andesite and andesite/basalt according to the chemical analyzes. It is determined that the volcanics have calc-alkaline character based on the AFM, SiO2 versus K2O and SiO2 versus ThCo diagram. The mineralization is observed as a vein situated in the NW-SE trending fractures developed in andesites belonging to Early-Middle Jurassic Şenköy Formation. The veins observed in the field have the thicknesses ranging from a few centimeters to several meters and length continues for several meters. The silicified ridge pointing to an epithermal system is about 5 meters in thickness and 50 meters long, having a bearing of N25°W. In the field, besides to silicification, the alteration types such as hematitization, limonitization, chloritization and sulfurization have been identified in the rocks around the mine. The pyrite, chalcopyrite, galena, sphalerite, fahlerz and quartz form the paragenesis of mineralization. In the mineralization, which is developed in two different phases, the replacement, separation, inclusion and cataclastic textures are the most important texture types observed. Especially, the observation of space filling and comb textures in quartz-containing samples, suggests that the mineralization in the field may have developed in the epithermal system.
- MakaleAçık Erişim2019Sakarya Zonunun Güney Kesiminde Yüzeylenen Geç Kretase Alkalen Volkanitlerinin Jeokimyasal Özelliklerinin Karşılaştırılması
Aydınçakır, Emre; Şen, Cüneyt; Bak, Tülay; Yağcıoğlu, Ufuk Celal
Sakarya Zonunun güney kesiminde Bayburt, Amasya-Gümüşhacıköy ve Ankara-Kalecik lokasyonlarında ÜstKretase’nin son dönemlerinde benzer stratigrafik seviyelerde yüzeylenen alkalen volkanitler makroskobik olarak irianalsimleşmiş lösit porfirleri ve iri piroksen porfirleri içeren iki farklı litoloji sunarlar. Bu kayaçlar çarpışma öncesiyaşlı okyanus kabuğunun yitim açısının dikleşmesi sonucu, metasomatizmaya uğramış flogopitce zengin mantokayaçlarının düşük dereceli kısmi ergimesi sonucu oluşan kaynak magmalardan itibaren oluşmuşlardır. Oluşumlarınıizleyen süreçte alkalen magma, kabuk içerisindeki orta/sığ derinliklerdeki magma odalarında diferansiyasyonauğrayarak, iki farklı litolojide yeryüzüne ulaşmıştır.
AtıfTR Dizin2
İncele - Proje2018Doğu Pontid Güney Zonu’ndaki (Bayburt) Tersiyer yaşlıintruzif kayaçların Petrokimyası, Jeokronolojisi ve İzotopSistematikleri
Çakmak, Gökhan; Temizel, İrfan; Kaygusuz, Abdullah; Arslan, Mehmet; Sipahi, Ferkan
Doğu Pontid güney zonunda (Bayburt) Eosen yaşlı intrüzif kayaçlar bulunmaktadır. Bu bölgede, bugüne kadar yaşları kesin olarak tanımlanamayan sokulumların ve içlerindeki mafik mikrogranüler anklavlar (MMA)?ın mineralojik bileşimleri, tüm kayaç jeokimyasal, Sr-Nd-Pb-O izotopik özellikleri ve radyometrik yaşları ortaya konulmuştur. İncelenen plütonik kayaçların U Pb SHRIMP zirkon yaşları 43.14 ± 0.54 ila 45.81 ± 0.48 My arasında değişir. Bu kayaçlar yaklaşık KD-GB uzanımlı olup, boyutları 3-22 km2 arasında değişir. Bileşimleri diyoritten granite kadar değişmekte olup, başlıca mineralleri plajiyoklas (An02-68), ortoklas (Or01-96), amfibol (Mg#=0.03-0.93), kuvars, biyotit (Mg#=0.49-0.62), piroksen (En37-57 Fs12-45 Wo2- 48), magnetit ve ilmenit oluşturur. Genel olarak I-tipi, düşük-yüksek K?lu kalk-alkali, genellikle metalümin az oranda da peralümin karakterlidirler. Kondirite göre normalleştirilmiş nadir toprak element dağılımları konkav şekilli (LaN/LuN=2.53?12.22) olup, negatif Eu anomalisi (Eu/Eu*=0.31?0.92) gösterirler. Ana ve iz element değişimleri, kayaçların gelişiminde plajiyoklas, amfibol, piroksen ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının etkili olduğunu gösterir. Kayaçların ?Nd(i) değerleri ?1.34 ve 0.92, 87Sr/86Sr(i) değerleri 0.7049 ve 0.7056 arasındadır. 206Pb/204Pb(i), 207Pb/204Pb(i) ve 208Pb/204Pb(i) içerikleri sırasıyla 18.43?18.69, 15.59?15.63 ve 38.44?38.83 arasındadır. İncelenen örneklerdeki ?18O değerleri ? 4.8 ila ? 8.8 arasında olup, I-tipi granitoyidlere benzer bileşime sahiptirler. Tüm veriler, incelenen plütonik kayaçların ana magmasının litosferik mantodan türediğini, kabuksal kayaçların katkısının nisbeten az olduğunu gösterir. İncelenen plütonik kayaçların içindeki MMA?lar diyorit, gabrodiyorit ve tonalit bileşimli olup, orta-yüksek K?lu metalümin karakterde ve ana kayadan daha düşük A/CNK (0.77-0.97) ve SiO2 (% 55-64) ve daha yüksek Na2O/K2O (4.9-7.2) oranlarına sahiptirler. İzotopik özellikleri dikkate alındığında, MMA?lar ana kayaçlara benzer Sr-Nd-Pb-O izotopik bileşimlere sahip olup, onlara nazaran daha düşük 143Nd/144Nd(i) (0.51253-0.51263) ve ?18O (6.1-7.4) değerlerine sahiptirler. Tüm bu veriler dikkate alındığında, MMA?lar ana kaya içerisinde soğumuş olan eş yaşlı mafik magmanın küçük kütlelerini temsil eden magma karışım ürünleri olarak kabul edilebilirler. İncelenen plütonlar ve içlerindeki MMA?larda hesaplanan kristalizasyon basınçları birbirine yakın değerlerde olup, ana kayaçlarda 0.1?2.6 kbar, MMA?larda ise 0.1?2.9 kbar arasındadır. Kristallenme sıcaklıkları ise ana kayaçlarda 506-1172 °C, MMA?larda ise 467-1155 °C arasında değişmektedir. Tüm bu veriler Eosen yaşlı plütonik kayaçların nisbeten sığ derinliklere (~ 5 to 9 km) yerleşmiş olduklarını ifade eder.
- MakaleYalnız künye2017Tersiyer Yaşlı Altınpınar Hornblendli Andezitlerinin (TorulGümüşhane) Petrografisi, Mineral Kimyası ve P-T Kristalleşme Koşulları
Yücel, Cem; Aydınçakır, Emre; Akaryali, Enver; Gücer, Mehmet Ali
Doğu Pontid orojenik kuşağında (KD Türkiye) farklı magma türleri altında oluşmuş farklı volkanikkayaçlar yüzeyleme vermektedir. Tersiyer volkanizması, Gümüşhane ve çevresinde asidik, nötr vebazik volkanik ve piroklastik kayaçlardan meydana gelmektedir. Bu volkanizma doğu Pontidler'inevriminde ise önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışma kapsamında Altınpınar (Torul/Gümüşhane)civarında yüzeyleme veren Tersiyer yaşlı hornblendli andezitik kayaçların petrografisi, mineralkimyası ve sıcaklık-basınç koşulları irdelenmiştir. Andezitler başlıca hornblend (amfibol),plajiyoklas (An40-61Ab38-57Or1-5), klinopiroksen (Wo44-45En43-44Fs12) ve opak (genellikle magnetit vepirit) mineralleri, ikincil kil, serizit, kalsit ve klorit mineralleri içerir ve mikrolitik-porfirik vevitrofirik porfirik dokular sergiler. Bazı hornblend mineralleri iri kristalli gelişmiş olup, plajiyoklasve opak mineral kapanımları içermektedir. Tüm hornblendler CaB >= 1.5, (Na+K)A <0.5 ve CaA <0.5parametrelerine sahip kalsik tip olup, magnezyohornblend bileşimi sunmakta, Mg# (Mg/Mg+Fe2+)ise 0.72-0.91 arasında değişmektedir. Andezitlerde kalsik amfibol jeotermobarometri denklemlerinikullanarak hesaplanan tahmini jeotermometre (T), jeobarometre (P) ve oksijen fugasitesi (?O2/ ?NNO) değerleri sırasıyla 765 - 867 °C (ort= 790±20 °C); 2.5 - 4 kbar ve -14.4 ile -11.1 olarakhesaplanmıştır. Elde edilen bu değerler hornblendlerin kıtasal kabukta 9 - 15 km derinliklerdekristallendiğini işaret etmektedir. Minerallerin kimyasal özellikleri inceleme alanındaki andezitlerinkalk-alkali bir ana magmadan itibaren kristallenmiş olduğunu göstermektedir.
AtıfTR Dizin4
İncele - Proje2016Avliyana (Torul-Gümüşhane) Antimonit Cevherleşmesinin Jeolojisi-Mineralojisi ve Kökeninin Araştırılması
Kaygusuz, Abdullah; Vural, Alaaddin
Projenin amacı, Gümüshane Torul Ilçesi sınırları içinde bulunan Avliyana antimonit cevherlesmesinin; jeolojisi, mineralojik özellikleri ve kökeninin arastırılmasıdır. Avliyana antimonit cevherlesme sahasında, Üst Kretase yaslı sedimanter kayaç arakatkılı andezit lav ve piroklastlar ve bu kayaçlara sokulum yapmıs Eosen yaslı diyorit, kuvars diyorit, kuvars monzodiyorit bilesimli intrüzif kayaçlar yüzeylenmektedir. Sahada, granitik genç intrüzif kayaçlar ve bu kayaçların sokulum yaptıgı yankayaçlarda hidrotermal damar tipte gelismis antimonit cevherlesmesi mevcuttur. Cevherlesmenin oldugu bölgede yaygın olmamakla birlikte, silislesme, killesme, hematitlesme, limonitlesme, yer yer epidotlasma ve kloritlesmeler seklinde hidrotermal alterasyonlar gözlenmistir. Antimonit cevherlesmelerinin 20?100 cm arasında degisen kalınlıklardaki silislesmelerin gelistigi hematize-limonitize zon içinde 2-10 cm arasında degisen kalınlıklarda olustugu tespit edilmistir. Sb cevherlesmesi ile Ag ve Au elementi arasında çok güçlü olmamakla birlikte dogru orantılı bir iliski görülmüs, Sb cevherlesmesinin yogunlastıgı kesimde Clark degerlerine göre bir miktar yüksek Ag ve Au degerlerinin oldugu tespit edilmistir. Sıvı kapanım çalısmalarında homojenlesme sıcaklıkları 150-380 oC arasında, ortalama 234 oC bulunmustur. Cevherlesmeyle iliskili sıvıların tuzlulugun ise düsük oldugu tespit edilmistir (% 0.16- 3.67 NaCl esdegeri). Cevherlesme ile iliskili oksijen ve kükürt izotop verileri dikkate alındıgında, cevherlesmeyi olusturan akıskanların magmatik kökenli oldugu, meteorik suların da cevherlesmede katkı verdigi anlasılmıstır (?18O, silikatlarda, süfatlarda ise ? 8.0 ile 11.0 arasında; ?34S antimonit minerallerinde ? -0.2 ile 1.47 arasında; sülfatlarda ? 2.3 ile 14.1 arasındadır). Alterasyon ürünü serizit ve illitlerden yapılan K-Ar ve granitik kayaçlardan yapılan U-Pb analizlerinde 44.17±0.49 Ma ile 45.60 ±0.55 Ma arasında degisen yaslar tespit edilmis olup, sahadaki cevherlesmenin Avliyana granitoyidinin sokulumu ile iliskili oldugu sonucuna varılmıstır.
- Proje2011Triyas volkanitlerinin petrolojik özellikleri, Gümüşhane: Doğu Pontidlerin geç Paleozoyik - erken Mesozoyik jeodinamik evrimi için bulgular
Dokuz, İbrahim; Uysal, İbrahim; Karsli, Orhan; Kandemir, Raif
-
- Proje2011Kalk-alkalen lamprofirlerin petrojenezleri, KD Türkiye: Doğu pontidlerin senozoyik jeodinamik evrimi için yeni bulgular
Uysal, İbrahim; Dokuz, Abdurrahman; Karsli, Orhan; Aydın, Faruk; Kandemir, Raif
-
- Derleme MakaleYalnız künye2010Zigana (Gümüşhane, KD-Türkiye)volkanitlerinin alterasyon mineralojisi ve kütle değişimi
Sadiklar, M. Burhan; Sipahi, Ferkan
Doğu Karadeniz (KD-Türkiye) metalojenik provensi’nde bulunan Zigana Dağı (Gümüşhane) civarındaki Geç Kretase volkanik kayaçları yoğun hidrotermal alterasyona ve çok az yüzeysel ayrışmaya maruz kalmışlardır. Tabanda bulunan Geç Kretase bazalt, andezit ve bunların piroklastitleri yine aynı yaşlı Dasit-I ve Dasit-II olarak adlandırılan dasitik kayaçlar tarafından üstlenmektedir. Volkanik kayaçlar bimodal karakterde olup, volkanik yay ortamlarında gelişmişlerdir. Volkanitler serizit/illit-klorit fasiyesinde bozunmuşlardır ve alterasyon ürünü olarak serizit/illit, klorit, kuvars, karbonat mineralleri (ankerit ve kalsit), demir oksit ve nadiren kaolinit, simektit ve epidot içerirler. Serizitleşme/illitleşme volkanitlerinde görülen en yaygın hidrotermal alterasyon türüdür. İllitten sonra en yaygın görülen alterasyon türü klorittir. Piritleşme tüm volkanitlerde görülmekle birlikte en yaygın dasitlerde gözlenir. Bazı alanlarda, yer yer limonitleşme mevcuttur. Epidotlaşma ise nadirdir ve özellikle bazalt ve andezitlerde görülür. Hidrotermal alterasyonun bir sonucu olarak Zigana volkanitlerinde oluşan kütle kazanç ve kayıplarını hesaplamak için isocon analizi uygulanmış ve genel olarak bazalt ve andezitte %2-61 kütle kazancı, Dasit-I %71 kütle kazancı ve %42 kütle kaybı ve Dasit-II’de %44 kütle kazancı ve %32 kütle kaybı hesaplanmıştır. Dolayısıyla, ana kayacın hidrotermal alterasyonu esnasında volkanitlerde hem kütle kazancı hem de kütle kaybı meydana gelmiştir. Genellikle, az altere kayaçtan çok altere kayaca doğru illit-klorit-kaolinit artarken karbonat mineralleri azalır. Volkanitlerde, serizitleşme/illitleşme, kloritleşme ve silisleşmeye sebep olan sıvıların Cu, Pb ve Zn gibi metalleri arttırmadığı, gerçekte bu sıvıların bu metallerce fakir olduğu söylenebilir. Bu aynı zamanda onların değişik hidrotermal şartlar altında geliştiğine işaret eder.
AtıfTR Dizin4
İncele


