Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2020
    The Effect of Anodization Potential on Wear Behaviour of Ti45Nb Alloy

    Taşdemir, Muharrem; Şenaslan, Fatih; Çelik, Ayhan

    Titanium and its alloys are used in many industrial fields because of their low density-high strength ratio, excellent biocompatibility and good corrosion properties. Nevertheless, titanium and its alloys have poor surface properties. Titanium and its alloys are applied various surface treatments for increasing wear resistance and service life. In this study, the oxide layer was formed under different anodization conditions on the surface of Ti45Nb alloy. The effects of thickness and hardness of oxide layer was investigated under dry wear conditions. The TiO2 phase form of samples was obtained by XRD. Structural properties and cross-section view of samples examined with SEM. Also, the surface hardness of samples was measured by micro hardness. In conclusion, the thickness and hardness of oxide layer increased within increasing anodization potential on Ti45Nb surface. Accordingly, it was determined that wear resistance of anodized Ti45Nb alloy improved. In addition, the surface roughness and porosity of the material increased with increasing anodization potential.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Identification Material Properties By Modal Calibration Method Based On Ambient Vibration Tests

    Trker, Temel; Dede, Tayfun; Yanik, Yusuf; Yildirim, Omer

    Nowadays, different structural members can be used in structures. The mechanical properties of the materials are variable. For this reason, it is very important to identify the material properties correctly. The main parameter used to define the material properties is the elasticity modulus. In this study, the elasticity modulus of structural members was determined by Model Calibration Method using dynamic characteristics obtained from Ambient Vibration Test data. The application of the proposed method was presented on a steel structure member. First of all, experimental natural frequencies were obtained by conducting Environmental Vibration Test on the selected model. A measurement system consisting of accelerometers for experimental measurements and an electronic circuit used as signal collection unit are designed. The data obtained from this measurement system were transferred to the computer environment and analyzed in the Matlab program. Using the SAP2000 package program, the theoretical natural frequencies were found by Finite Element Method. The difference between the experimental and theoretical results was reduced to the lowest as a result of repeated analysis by modifying the elasticity modulus in the Finite Element model created in SAP2000 program via software generated in Matlab. The calibrated finite element model and the elasticity modulus of the steel structural member are determined by the process.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Investigation of Structural Properties and Wear Behavior of Surface Treated AZ31 Mg Alloy

    Çelik, İlhan

    Magnesium (Mg) and its alloys have a low density. For this reason, they are recognized as light metallic materials. Magnesium and its alloys have the potential capability to be widely used especially in the automotive, aviation and biomedical applications. However, their wear and corrosion resistance are very poor, so their area of usage is limited. This situation may adversely affect their usage without surface treatment despite their relatively well mechanical properties. Arc PVD technique was used to increase the wear resistance of AZ31 Mg alloy in this study. The surface coating process was applied to AZ31 Mg specimens as desired. Microstructural and morphological studies were done with XRD and SEM appliances. Pin-on-disc wear tests were performed to determine tribological properties. Through this study it was determined that AZ31 Mg alloy showed superior mechanical properties after applied CrN coating.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Betonların Aşındırma ve Karbonatlaşma Performanslarına Kireçsi Uçucu Küllerin Farklı İncelik ve İkame Oranlarının Etkisi

    Demir Şahin, Demet; Çullu, Mustafa; Eker, Hasan

    Bu çalışmada Afşin Elbistan/ Kahramanmaraş termik santral atığı C tipi uçucu kül (UK) kullanılmıştır. Bu kül öğütülmüş ve 6 farklıincelik değeri elde edilmiştir. Uçucu küle ait değişik incelik değerleri ile betonda çimento yerine % 10, % 30 ve % 50 ikame oranlarındakullanılarak katkılı ve uçucu kül katkısız referans beton örnekleri hazırlanmıştır. Sertleşmiş beton örnekleri üzerine uçucu kül incelikdeğerinin etkisini belirlemek için aşınma ve karbonatlaşma direnci deneyleri yapılmıştır. Aşınma direnci ASTM C 944-99 standardındaifade edilen Rotating Cutter yöntemine göre 28, 56 ve 90 günlük kür süresini tamamlamış beton örnekleri üzerine uygulanmıştır.Karbonatlaşma direnci için örnekler 360 gün karbondioksit miktarı yoğun bir ortama bırakılmış ve karbonatlaşma derinliğibelirlenmiştir. Elde edilen deney sonuçlarına göre; % 10 ve % 50 uçucu kül ikameli beton numunelerinde öğütme süresinin yarmadaçekme dayanımı üzerinde pek fazla etkili olmamış, ama referans numuneye göre uçucu kül ikamesinin dayanımı artırdığı anlaşılmıştır.Ayrıca % 30 uçucu kül ikameli beton numunelerinde öğütme süresinin yarmada çekme dayanımını çok az artırdığı görülmektedir, ancakbu karışım oranıda referans numunenin elde ettiği dayanım değerinin altında değer almıştır. Beton karışımlarına ikame edilen uçucu küloranlarının artmasıyla birlikte karbonatlaşma derinliği artmıştır. En yüksek karbonatlaşma derinliği değeri 0, 20, 30 ve 45 dakika öğütmesürelerine sahip % 50 UK ikameli beton örneğinde (1,0 cm), en düşük karbonatlaşma derinliği değeri (0.3 cm) ise 10 ve 45 dakikaöğütme süresine sahip % 10 UK ikameli beton örneklerinde elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; beton karışımlarında kullanılanUK’ün öğütme süresinin karbonatlaşma derinliği üzerinde pek fazla değişikliğe neden olmadığı görülmüştür. % 10, 30 ve 50 UK ikamelibeton karışımları içerisinde en fazla aşınma miktarı 28 günlük kür süresinde meydana gelmiştir. % 10 UK ikameli beton karışımındaöğütme süresi artıkça 28 günlük kür süresi numunelerinin aşınma miktarınında genel olarak arttırdığı söylenebilir, ama 56 ve 90 günlükkür sürelerinde pek etkisi olduğu söylenemez. Diğer UK ikame oranlarında (% 30 ve 50) öğütme süresinin artmasıyla 28, 56 ve 90günlük kür süresine sahip numunelerinin aşınma miktarlarında belirgin bir değişiklik gözlemlenmemiştir.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Çözündürme ve Yaşlandırma İşleminin Al-7Si-4Zn-3Cu Alaşımının Sürtünme ve Aşınma Özelliklerine Etkisi

    Alemdağ, Yasin; Beder, Murat

    Bu çalışmada, çözündürme ve su verme işleminden sonra T6 ve T7 koşullarında yaşlandırma işlemine tabi tutulan Al-7Si-4Zn-3Cu alaşımının sürtünme ve aşınma özellikleri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar söz konusu alaşımın dökülmüş durumu ile karşılaştırılmıştır. Bu işlemlerden sonra alaşımın sürtünme katsayısının artığı ancak aşınma kaybının azaldığı gözlenmiştir. Özellikle T6 ve T7 ısıl işlemleri uygulanmış alaşımın yüksek yük ve kayma hızlarında dökülmüş durumuna göre oldukça üstün aşınma direnci sergilediği görülmüştür. Diğer taraftan T6 ısıl işleminin T7 ısıl işlemine göre alaşımın aşınma direnci üzerinde daha etkili olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bu sonuçlar hem dökülmüş hem de ısıl işlem görmüş durumdaki alaşımın sertlik ve mukavemetleri ile bu alaşımda ortaya çıkan aşınma mekanizmalarına dayandırılarak açıklanmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Determination of modulus of elasticity and bending strength of wood material impregnated with nanoparticle silicon dioxide (SiO2)

    Yildirim, Mehmet Nuri; Yasar, Sekip Sadiye; Karaman, Abdurrahman

    The purpose of this study is to determine the effects of the nano-particulate silicon dioxide (SiO2) material on the bending strength and modulus of elasticity in bending of some wood species. Oriental beech (Fagus orientalis L.) and sessile oak (Quercus petrea L.) woods species which are commonly used in the furniture industry were used in this study. Impregnation was carried out with the preparation of SiO2 at concentrations of 1% and 3% according to ASTM-D 1413-76 (1976) standards. According to the results, while solution concentration was increasing in both wood species, total retention (kg/m3) and percentage retention (%) values increased; air dry density (12%), bending strength and modulus of elasticity in bending decreased. The maximum mean values of bending strength and modulus of elasticity was in control samples of oriental beech and the minimum were in sessile oak wood with 3% concentration. These results can be related to the fact that the higher density of oriental beech wood (0.630-0.685 g/cm³). In both species of wood, impregnation with SiO2 resulted loss of about 3-5% in bending strength and 0.6-9% in modulus of elasticity.

  • MakaleYalnız künye2018
    Indication of the Screw Withdrawal Strength of Scots pine (Pinus sylvestris L.) Wood Impregnated with Quechua and Different Boron Compounds

    Şen, Selim; Fidan, M. Said; Alkan, Elif; Yaşar, Ş. Şadiye

    Wooden materials are conducted to prevent damages (biotic, abiotic pests, fire, etc.) from the environment and are used to extend the usage life of wooden materials. Due to this reason, this study is determined different screw withdrawal strength properties of wooden material impregnated with quechua, borax and boric acid. The scots pine (Pinus sylvestris L.) test specimens are prepared with borax, boric acid, borax + boric acid, from borax compounds which have a great potential in Turkey, and with quechua, one of the natural impregnation substances. Then these samples are impregnated with three different (1%, 3%, 5%) solution concentrations according to ASTM 1413-76 standards. After impregnation, screw withdrawal strength samples are determined compared with control samples. According to the test results; the highest screw withdrawal strength values are determined in solution concentrations with %5 concentration. The highest boron compound values are determined in solution concentrations with boric acid+borax compounds. In this case, the boric acid at a concentration of 1% can be preferred in solid wood applications such as in places which are not exposed to rain water.

  • MakaleYalnız künye2018
    Kurşun-Çinko Maden Artığı Kayaçlarla Üretilen Betonların Mekanik ve Fiziksel Özelliklerinin Araştırılması

    Çullu, Mustafa

    Bu çalışmanın amacı; kurşun-çinko maden işletmesinden elde edilen artık kayaçlardan (Pasa) üretilen betonların fiziksel ve mekanik özelliklerinin araştırılmasıdır. Bu kapsamda işletmeden elde edilen artık kayaçların ilk olarak fiziksel, kimyasal, mineroloji-petrografik özellikleri belirlenmiştir. Artık kayaçlardan elde edilen agrega ve kireçtaşı agregaları ile %25, %50 ve %75 oranında yer değiştirilerek C16/20, C25/30 ve C35/45 beton dayanım sınıflarında örnekler hazırlanmıştır. Hazırlanan beton örneklerin fiziksel ve mekanik özellikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak, kurşun-çinko maden artığı kayaçların beton agregası olarak kullanıldığında, kireçtaşına göre beton örneklerin görünür boşluk oranı ve su emme değerleri azalırken, yoğunluğu artmıştır. Fiziksel özelliklerdeki olumlu etkiye bağlı olarak, basınç ve eğilme dayanımı da artmaktadır.

  • MakaleYalnız künye2018
    Ahşap Koruyucuların Sapsız Meşe (Quercus Petreae L.) Ağacının Yanma Özelliklerine Etkileri

    Atar, Musa; Yasar, Sekip Sadiye

    Bu çalışma, ahşap koruyucu ile emprenye edilmiş, üst yüzey işlemleri uygulanmış sapsız meşe (Quercus petraea L.) odununun yanma özelliklerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu maksatla ASTM–E 160-50 ‘ye göre hazırlanan sapsız meşe örnekleri ASTM-D 1413-76 ‘ya göre tanalith-E ve wolmanit-CB ile emprenye edilmiş, ASTM-D 3023’ e göre sentetik ve su bazlı vernik ile verniklenmiştir. Yanma deneyi, alev kaynaklı yanma (CWF), kendi kendine yanma (CWOF)ve kor halde yanma (ECP) olmak üzere 3 aşamada gerçekleştirilmiştir. Yanma deneyi ile ağırlık kaybı, toplam yanma süresi, yıkılma süresi ve CWF, CWOF ve ECP periyotlarındaki yanma sıcaklık değerleri belirlenmesi amaçlanmıştır. Sonuç olarak; emprenye uygulamaları toplam yanma süresini %15-18 arasında arttırmış, yıkılma süresini azaltmıştır. Vernik çeşitlerin tam tersi sonuçlar elde edilmiş, toplam yanma süresi %19-21 arasında azalmış, yıkılma süresi %10-22 arasında artmıştır. Alev kaynaklı aşamasında yanma sıcaklığı en yüksek su bazlı vernikli (490 o C), en düşük vernik uygulanmayan örneklerde (458 o C), alev kaynağı olamadan kendi kendine yanmada en yüksek su bazlı vernikte (572 o C), en düşük sentetik vernik uygulanan örneklerde (544 o C), kor halde yanmada en yüksek sıcaklık vernik uygulanmayan örneklerde (306.5 o C), en düşük sentetik vernik uygulanan örneklerde (262.7 °C) elde edilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2017
    Manyeto-reolojik malzemelere ferromanyetik toz ilavesinin mekanik özelliklere etkisinin deneysel olarak incelenmesi

    Mazlum, Uğur; Gümrük, Recep

    Ferromanyetik toz partikülleri, manyetik alana duyarlılıklarından dolayı günümüzde pek çok alanda kullanılmaktadır. Bu tozların matris malzemeleri ile birleşimlerinden elde edilen kompozit MRE malzemeler sınıflandırılmaktadır. Bu çalışmada, RTV (room temperature vulcanization) silikon kauçuğuna dört farklı manyetik toz ilave edilmesi ile elde edilen kompozit MRE malzemelerinin bası yüklemesi altındaki mekanik özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Matris malzemesi olarak mühendislik açıdan kullanımı yaygın olan Vario 40 silikon kauçuk malzemesi kullanılmıştır. Kompozit MRE malzemelerde toz oranı hacimce %30 oranında tutulmuştur. Ayrıca, tozların yönlenmesinin etkisini incelemek için, üretim esnasında bazı numunelere dış manyetik alan uygulanmıştır. Bu numuneler anizotropik olarak adlandırılırken diğerleri izotropik numunelere olarak adlandırılmıştır. Sonuçlar göstermiştir ki; anizotrop MRE numuneler izotrop numunelere göre çok daha yüksek gerilme değerlerine sahip olmaktadır ve en büyük gerilme artışı BASF CN tozu ilave edilen anizotrop MRE malzemeler için elde edilmiştir. Ayrıca, numuneler MR etki açısından da değerlendirildi ve izotropik versiyonlarına göre %201 gibi bir artış değeri ile en büyük MR etki SQI tozu içeren anizotrop numunelerde gözlemlendi. Sonuç olarak, gerçekleştirilen çalışma ile MRE malzemelerin mekanik ve MR özellikleri, ilave edilen tozun cinsi ve manyetiklik özelliklerine ciddi bir şekilde bağlı olduğu belirlenmiştir

  • MakaleYalnız künye2017
    Experimental Investigation of MR Effect to RTV Silicone Rubber-based Magneto-rheological Materials

    Mazlum, Uğur; Gümrük, Recep

    Magneto-rheological Elastomers are smart materials whose properties can be altered reversibly and almost instantaneously by application of external magnetic fields. Silicone rubber species are used widely in the laboratory studies because of it is easy to prepare and cured at room temperature. In this study, MRE material was produced using three different types of silicone rubber and ferromagnetic powder which is sensitive to magnetic field. MRE materials are obtained as isotropic (homogenous) and anisotropy (aligned) state. Composite materials were tested in uniaxial compression testing machine with three different test procedures. In this way, the mechanical properties and the magneto-rheological effect of the materials were compared. As a result, under the magnetic field to 0.430 T with anisotropic Sorta Clear40 materials were found to increase in stress 30%, according to the pure state has been demonstrated that the rate of 50%. When the isotropic Sorta Clear40 and Vario40 materials were comparable, MR effect was revealed that the increases the rate of about 325% at strain to 5%. When selecting to optimum rubber types was reached the result should be used to materials the most appropriate to the material characteristics of engineering aspects.

  • MakaleYalnız künye2017
    Atık Ofis Kâğıtları Üzerinde Yapılan Mürekkep Giderme İşleminin Hamur Verimi ve Atık Çamur Üzerine Etkileri

    Karahan, Selim

    Bu çalışmada, atık ofis kâğıtları üzerine öncelikle siyah lazer baskı yapılmış ve daha sonra bu kâğıtlardan mürekkep giderme işlemleri gerçekleştirilmiştir. İkinci basamak olarak, baskılı kâğıtlar farklı şartlar altında Hobart hamurlaştırıcısı ile hamurlaştırılmış ve süspansiyonlar hazırlanmıştır. Hamurlaştırma ve süspansiyon hazırlama aşamalarında farklı oranlarda kimyasal ve enzimler katılmış ve bunların etkileri analiz edilmiştir. Ultrases etkisi de ayrıca incelenmiştir. Son olarak işlem görmüş olan atık kâğıt hamuru, yüzdürme esaslı mürekkep giderme işlemine alınarak mürekkeplerinden tamamen arındırılmaya çalışılmıştır. İşlem sonunda ise hamur ve atık çamur analizleri yapılmıştır. Bu sayede, test kâğıtlarında mukavemet değer kaybı olup olmadığına bakılmıştır. Çalışma sonunda, genel olarak test kâğıtlarında bir mukavemet artışı görülmüştür

  • MakaleYalnız künye2017
    Effects on Physical Resistance Properties of Office Papers of Deinking Treatment

    Karahan, Selim

    In this study, firstly pulping treatment were applied in different stages on printing offices papers .After of the this treatment the deinking treatments were carried.İn this treatment, in stages of pulping and suspension spreparetion, different level of chemicals and enzymes were added and their effects were analysed. The effect of ultrasound was also studied . In the last of process, physical resistance analyses belonging to test papers obtained were made

  • MakaleYalnız künye2016
    Crn kaplanan saf titanyumun yapısal ve tribolojik özelliklerinin incelenmesi

    Çelik, İlhan

    Temas halinde çalışan makine elemanlarının bulunduğu uygulamalarda veya korozif ortamlarda kullanılan mühendislik malzemelerinin kullanım ömürlerini uzatmak için genellikle yüzey kaplama yöntemlerinden yararlanılmaktadır. Bu kaplama yöntemlerinin en önemlilerinden bir tanesi PVD kaplama işlemidir. PVD kaplama, birçok mühendislik uygulamalarında kullanılan makine elemanlarının yüzey özelliklerini iyileştirmek için yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bu çalışmada, sahip olduğu mükemmel korozyon direnci, yüksek dayanım/ağırlık oranı ve biyouyumluluk gibi üstün özelliklerine karşın zayıf aşınma direnci nedeniyle kullanım alanları kısıtlanmakta olan saf titanyumun (Kalite 2) yüzeyine PVD yöntemi kullanılarak CrN kaplanmıştır. Kaplanmış ve kaplanmamış numunelerin aşınma davranışları tribolojik uygulamalar için incelenmiştir. CrN kaplanmış numunelerin yüzey morfolojisi ve mikroyapısı XRD ve SEM cihazları yardımıyla incelenmiştir. Aşınma deneyleri pin-on-disk cihazında yapılmıştır. Çalışma sonucunda, CrN kaplanmış numunelerin kaplanmamış numunelere göre daha yüksek yüzey sertliğine ve daha iyi aşınma direncine sahip olduğu görülmüştür

  • MakaleYalnız künye2016
    Türkiye"de Tekstil Sektörünün Üretim Potansiyeli ve Devlet Teşviklerinin Etkinliğinin Analizi (2001-2015)

    Şahin, Muhammet; Önder, Kübra

    Dünyanın en eski sanayi dallarından biri olan tekstil sektörü gerek ihracat gerek katma değer ve gerekse üretim süreci bakımından gelişmekte olan ülkelerin ekonomik kalkınmasında öncü sektör olmuştur. Sürekli değişen küresel piyasa koşullarında faaliyet gösteren sektör iç ve dış gelişmelerden çok çabuk etkilenmektedir. Küresel ekonomik yaşamın getirdiği rekabet ortamında ülkeler ekonomi politikası araçlarından biri olan teşvik ve sübvansiyon politikaları uygulamaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı tekstil sektörüne uygulanan teşvik politikalarının etkinliğini 2001-2015 dönemlerine ait üçer aylık veriler kullanarak incelemektir. Hata Düzeltme Modeli (VEC) sonucu elde edilen ampirik bulgular incelendiğinde, tekstil sektörüne yönelik uygulanan teşvik politikalarının ekonomik beklentiler ile uyumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

  • MakaleYalnız künye2013
    Laminat Parkede Bazı Yanmayı Geciktirici Kimyasalların Beyaz ve Esmer Çürüklük Mantarlarına Karşı Direncinin Araştırılması

    Şen, Selim; Ozdemir, Ferhat; Tutus, Ahmet

    Bu çalışmanın amacı laminat parke yapımında kullanılan yanmayı geciktirici kimyasal maddelerinin mantar çürüklük direnci üzerine etkisinin belirlenmesidir. Yanmayı geciktirici (FR: Fire retardant) olarak boraks (BX), borik asit (BA), amonyum polifosfat ve alfa-x (AX) kimyasal maddeleri kullanılmıştır. Kimyasallar %50 çam ve %50 kayın lifleri arasına tam kuru lif ağırlığına oranla %3,%6 ve %9 oranlarında toz olarak katılmıştır. Yüksek yoğunluklu (HDF: High density fiberboard) liflevhalar (400x400x6.5mm) üretilmiştir. Daha sonra levhaların yüzeyleri overlay, dekor ve balans kağıtları ile kaplanmıştır. Levhalar beyaz (Ceriporiopsis subvermisphora) ve esmer (Coniophora puteana) çürüklük mantarlarına maruz bırakılmıştır. Levhaların mantar çürüklük direnci araştırılmıştır. Sonuçta yanmayı geciktirici kimyasal maddelerin levhaların beyaz ve esmer çürüklük mantarlarına karşı direnci arttırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca yanmayı geciktirici kimyasal madde türü ve konsantrasyon oranının laminat parkenin çürüklük direnci üzerine etkili olduğu da tespit edilmiştir.

  • Proje2010
    Asfalt kaplamalarda sinerjik fayda kavramının anlaşılması, mekaniksel performans deneyleri ve bilgisayarlı tomografi görüntüleri yardımıyla deformasyon ve çatlama problemlerinin değerlendirilmesi

    Iskender, Erol; Yildirim, Yetkin; Tayfur, Süreyya; Aksoy, Atakan; Ozen, Halit

    -