Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Eker, Hasan(4)
- Demir Şahin, Demet(3)
- Karahan, Selim(3)
- Mazlum, Uğur(3)
- Çullu, Mustafa(3)
- Beder, Murat(2)
- Ercikdi, Bayram(2)
- Gümrük, Recep(2)
- Taşdemir, Muharrem(2)
- Temizer, Hülya(2)
- Yasar, Sekip Sadiye(2)
- Yilmaz, Tekin(2)
- Çavdar, Özlem(2)
- Çelik, Ayhan(2)
- Çelik, İlhan(2)
- Şen, Selim(2)
- Şenaslan, Fatih(2)
- Adiguzel, Deniz(1)
- Aksoy, Atakan(1)
- Aksüt, Yavuz Selim(1)
- Aktaş, İbrahim(1)
- Alemdağ, Yasin(1)
- Alkan, Elif(1)
- Atar, Musa(1)
- Aydin, Kemal(1)
- Bascetin, Atac(1)
- Dagdelen, Adnan Fatih(1)
- Dede, Tayfun(1)
- Demirel, Fatma Tuba Kıraç(1)
- Duran, Celal(1)
- Fidan, M. Said(1)
- Iskender, Erol(1)
- Işık, Çiğdem(1)
- Kalkışım, Özgün(1)
- Karademir, Arif(1)
- Karaman, Abdurrahman(1)
- Kaya, Selim(1)
- Külekçi, Gökhan(1)
- Kıranşan, Murat(1)
- Odabaş, Halil İbrahim(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Endüstriyel/Madensel Atıklardan Elde Edilen Geopolimer Bileşenler Üzerinde Taguchi Metodu Yardımıyla Farklı Üretim Parametrelerinin Etkisinin Belirlenmesi
Çavdar, Özlem; Aksüt, Yavuz Selim; Temizer, Hülya
Çimento üretimi kaynaklı CO2 sera gazının ve diğer kirleticilerin başta iklim değişikliği ve küresel ısınma olmak üzere, çevre ve insan sağlığını tehdit ettiği bilinmektedir. Bu çalışmada, geopolimer kompozit harçlar üzerinde farklı üretim parametrelerinin etkisi incelenmiştir. Ana bağlayıcılar olarak yüksek fırın cürufu ve uçucu kül içeren geopolimer yapılara ek olarak endüstriyel ve madensel katkı maddeleri ilave edilmiştir. Bağlayıcılar üzerinde kür sıcaklığı, kür süresi ve endüstriyel /madensel atıklar gibi birçok parametrenin etkisi araştırılmıştır. Bu kapsamda Taguchi metodu kullanılarak 3 farklı seviye ve 6 farklı parametre ile L27 (36) ortogonal matris oluşturulmuştur. Çalışmada, üç farklı molar oranı (8M,10M,12M) olmak üzere sodyum hidroksit çözeltisi ile sodyum silikat kullanılmıştır. 56 gün atmosferik kür uygulanan numunelere ANOVA analizleri de yapılmıştır. Taguchi ve ANOVA istatistiksel sonuçlarına göre, geopolimer numuneler üzerinde en etkili parametrenin kür sıcaklığı olduğu belirlenmiştir. ‘En büyük en iyidir’ kriteri sonuçlarına göre hazırlanan sinyal/gürültü (S/N) oranı verilerinden en etkin sıcaklığın 75⁰C olduğu anlaşılmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2026Synthesis, Structural Characterization and Surface Modification of TBA-Br/Mt Organoclays at Different Cation Exchange Ratio
Kıranşan, Murat
In this study, the synthesis of TBA-Br/Mt organoclay at different cation exchange ratios was carried out using tetrabutyl ammonium bromide (TBA-Br) surfactant on Montmorillonite (Mt) clay. Due to the swelling properties of Mt layers with water, it’s possible to disperse or deaggregate clay aggregates into a single layer under appropriate preparation conditions. Silicate clay minerals consist of octahedral and tetrahedral layers. The most commonly used fillers in the synthesis of organoclays have a silicate layer structure. The cation exchange capacity (CEC) of montmorillonite clay is usually dependent on the Si/Al ratio. The structures of TBA-Br/Mt organoclays synthesized at different cation exchange capacities were characterized by X-ray diffraction (XRD), X-ray fluorescence (XRF), Fourier-transform infrared spectroscopy (FT-IR), N2 adsorption/desorption (BET), Scanning electron microscope (SEM), and Transmission electron microscope (TEM). It was observed that the BET surface area decreased as the CEC ratio increased from 0.5 to 2.0 due to the increase in the amount of tetrabutyl ammonium bromide (TBA-Br) in the synthesized TBA-Br/Mt organoclay. As can be understood from the TEM images, it was observed that the Mt layers partially expanded as the CEC ratio increased from 0.5 to 2.0.
- MakaleAçık Erişim2025Toz metalurjisi yöntemiyle üretilen Al-Cu-Mg alaşımlarının mikroyapı ve tribolojik özelliklerinin incelenmesi
Beder, Murat
Bu çalışmada, Al-Cu-Mg alaşımı 450oC (A), 500oC (B) ve 550oC (C) sıcaklıklarında sıcak presleme işlemine tabi tutulmuştur. Sıcak presleme yöntemi kullanılarak yoğunlaştırılan A, B ve C kodlu numunelerin sıcak pres sonrası mikro yapısı ve tribolojik özelliklerinin incelenmesi gerçekleştirilmiştir. Deneyler sonucunda elde edilen mikro yapı incelemelerinde A kodlu numunedeki porozite miktarının B ve C kodlu numunelerdeki porozite oranına göre yüksek olduğu ve artan presleme sıcaklığı ile yoğunluğun doğru orantılı olarak arttığı belirlenmiştir. Buna ek olarak artan pres sıcaklığı ile birlikte iç yapıda bulunan α-Al fazının nispeten daha düzgün ve eş taneler şeklinde yapıya homojen dağıldığı gözlenmiştir. En yüksek sertlik değeri 550oC’de sıcak presleme işlemine tabi tutulan C kodlu numunede elde edilmiştir. Buna göre, C numunesinin sertlik değeri B kodlu numuneye göre %20, A kodlu numuneye göre %26, mikro sertlik değeri ise B kodlu numuneye göre %30 A kodlu numuneye göre %33’lük bir artış sergilemiştir. Ayrıca A, B ve C kodlu numunelerin yoğunluk değerleri sırasıyla, 2.7554, 2.7640 ve 2.7655 gr/cm3 olarak belirlenmiştir. Yapılan sürtünme ve aşınma testlerinden elde edilen hacim kaybı-çevrim sayısı verilerine göre en düşük aşınma direnci A numunesinde, en yüksek aşınma direnci ise C numunesinde elde edilmiştir. Buna göre 25x103, 50x103 ve 75x103 çevrim sayısındaki C kodlu numune A numunesine göre sırasıyla %39, %23 ve %45 daha yüksek aşınma direnci sergilemiştir. Farklı sıcaklıklarda presleme işlemi yapılan A, B ve C numunelerinin aşınma yüzeylerinin, aşınma parçacıklarının ve bilye yüzeylerinin benzer görüntü sergilediği belirlenmiştir. Buna göre aşınma yüzeyleri sıvama tabakalarından ve soyulmalardan, aşınma parçacıklarının irili ufaklı tozlardan bilye yüzeylerinin ise sıvama tabakalarından meydana geldiği gözlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Microstructural investigation of geopolymer composites obtained from recyclable waste materials
Çavdar, Özlem; Temizer, Hülya
Today, researchers are exploring materials that could replace cement and provide solutions for utilizing waste products. In this study, a binder was formulated using 85% blast furnace slag and 15% fly ash. Three different additives—marble powder, strontium mineral waste, and titanium dioxide—were incorporated as partial replacements for blast furnace slag at ratios of 5%, 5%, and 1%, respectively, to create geopolymer mortars. The impact of these additives on the flexural and compressive strength of the mortars was evaluated. Furthermore, SEM/EDX analysis was performed to assess the microstructural effects of the additives. The findings revealed that titanium dioxide resulted in the highest compressive strength, recorded at 65.7 MPa. The SEM/EDX analysis suggested that the samples demonstrated a homogeneous internal structure, indicating a robust bond among the components of the matrix.
- MakaleYalnız künye2025Effect of Chromium Addition on ZA40 Alloy Fabricated by Powder Metallurgy Method
Aydin, Kemal
The aim of this study is to develop and investigate the properties of chromium powder-reinforced metal-metal composites using powder metallurgy methods with a ZA40 alloy matrix. To analyze the effect of varying chromium particle amounts on ZA40-Cr composites, samples with chromium weight percentages of 5%, 10%, and 15% were produced. To ensure uniform distribution of chromium particles, the matrix and composite powders were mixed in ball mills for five hours. These powders were then hot-pressed under an argon gas atmosphere at 500°C and 500 MPa pressure for two hours to form the samples. The samples were evaluated by determining the microstructure, hardness, density, and tensile properties of the ZA40-Cr metal-metal composites with varying chromium content. Porosity and relative density results revealed that increasing Cr content increased porosity while reducing relative density. Hardness measurements showed that the sample with 10% Cr addition exhibited the highest hardness value (182 Brinell). However, increased porosity in the 15% Cr sample caused a decline in hardness. Tensile strength tests indicated that the sample with 10% Cr addition achieved the highest strength (240 MPa). The results demonstrated that the reinforcement of the ZA40 matrix with Cr particles at specific ratios enhanced the mechanical performance, but that excessive Cr content adversely affected the properties due to increased porosity. The optimum Cr content was determined to be 10%, providing the best mechanical properties. This study highlights the potential of ZA40-Cr composites as cost-effective and high-performance materials for engineering applications.
- MakaleAçık Erişim2025Süperakışkanlaştırıcı katkılı çimentolu macun dolgularda sensör tabanlı hidratasyon ve su davranışı izlemesi
Çavuşoğlu, İbrahim
Bu çalışma, süperakışkanlaştırıcı katkı maddesinin çimentolu macun dolgu (ÇMD) üzerindeki etkilerini sensör destekli izleme teknikleriyle değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Deneysel çalışmada, polikarboksilat esaslı yüksek performanslı süperakışkanlaştırıcı (YPSA) katkı, %1, %3,5 ve %6 oranlarında kullanılarak hazırlanan ÇMD numunelerinde hidratasyon, su içeriği, negatif boşluk suyu basıncı ve basınç dayanımı gelişimi incelenmiştir. İzleme testlerinde, katkısız kontrol numunesi ile %6 katkı içeren numuneye odaklanılmış ve zamana bağlı değişimler detaylı olarak değerlendirilmiştir. Sonuçlar, YPSA katkısının su/çimento (s/ç) oranını azaltarak daha yoğun bir mikroyapı oluşumuna katkıda bulunduğunu; bu sayede elektriksel iletkenlik, hacimsel su içeriği ve negatif boşluk suyu basıncı üzerinde belirgin etkiler yarattığını göstermiştir. Özellikle %6 katkı oranı, erken ve geç yaş dayanımlarında anlamlı artış sağlamış; üretim döngüsünü hızlandırma ve yeraltı madenciliğinde verimliliği artırma potansiyeli sunmuştur. Elde edilen bulgular, YPSA katkısının yalnızca işlenebilirliği değil, aynı zamanda hidratasyon sürecini ve mekanik performansı iyileştirerek sürdürülebilir dolgu uygulamaları açısından önemli avantajlar sağladığını ortaya koymaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Investigation of Radiation Shielding Performance in Borosilicate Ceramic Glass Samples
Kaya, Selim
Ceramic glass is a multipurpose solid-state material that merges the high thermal stability, mechanical strength, and chemical durability of ceramics with the transparency, light transmission, and aesthetic benefits of glass. Because of these qualities, ceramic glass can be used in both industrial and scientific settings, especially when radiation protection, high-temperature endurance, heat resistance to thermal fluctuations, and optical clarity are required. Radiation shielding properties of five distinct ceramic glass samples with the chemical formula B2O3-ZnO-K2CO3-PbO (abbreviated as BZKP) were comprehensively assessed in this study. The radiation protection parameters of B2O3-ZnO-K2CO3-PbO glass-ceramic systems, including gamma-ray kerma coefficients (kγ), half-value layer (HVL), radiation shielding efficiency (RPE), mean free path (MFP), fast neutron macroscopic cross section ΣR (cm−1), and effective atomic number (Zeff), were theoretically examined using Monte Carlo EGS4 and WinXCOM software. The radiation shielding characteristics at 20 discrete photon energies, ranging from 0.05 MeV to 2 MeV, were theoretically calculated using the EGS4 simulation code and subsequently compared with data obtained from the XCOM program. The results of this study provide solid and valuable information regarding the improved design of high-performance ceramic glasses for radiation shielding applications. To create effective shielding solutions, a comprehensive understanding of the interactions between various materials and ionizing radiation, such as neutrons and gamma rays, is essential. By combining these discoveries, scientists can create new shielding materials that make the most of materials in these critical areas while improving radiation protection.
- MakaleAçık Erişim2025Limitations of conversion factor approaches in the synthesis of complex oxide superconductors: a case study on Y123 and Y358
Aktaş, İbrahim
Accurate precursor calculation is essential for the successful synthesis of oxide-based superconductors. This study compares two commonly used methods stoichiometric balance and conversion factor (CF) approaches in the synthesis of YBa2Cu3O7-δ (Y123) and Y3Ba5Cu8O18+δ (Y358) superconductors. The analysis reveals that CF methods introduce substantial systematic errors, particularly for Y2O3, with deviations reaching 21.2% in Y123. These errors are exacerbated in Y358 due to its increased stoichiometric complexity. Unlike stoichiometric methods, CF approaches neglect volatile losses such as CO2 and fail to adjust for oxygen non-stoichiometry (δ variations), leading to misestimations in precursor masses. Statistical tests (χ2 < 0.001, RMSE) and experimental data confirm that these inaccuracies can negatively impact phase purity and crystallographic quality. A strong correlation (R2 = 0.847) between stoichiometric accuracy and phase formation quality emphasizes the importance of rigorous calculation. This study highlights the inherent limitations of CF-based shortcuts and underscores the necessity of comprehensive stoichiometric modeling, especially in complex oxide systems. The findings also provide an educational framework to address common misconceptions in materials synthesis, particularly for early-stage researchers in solid-state chemistry and materials science.
- MakaleAçık Erişim2024Assessment of Hazards and Risks in a Marble Quarry
Demir Şahin, Demet; Eker, Hasan
Potential hazards and risks in marble quarries in Türkiye occur as a result of various factors. These include violations of occupational safety standards, equipment failures, changes in geological structure, lack of worker training and environmental impacts. However; occupational accidents occurring in industrial environments such as marble quarries can be due to various reasons. These may include factors such as falls, equipment failures, rock falls, chemical exposures and fatigue. The L matrix risk assessment method is a management tool used in many areas of industry. This method enables prioritisation of risks by evaluating the probability and impact of the risk on a matrix. The L matrix risk assessment method determines the probability and impact of each of these factors and visualises them on a matrix. The probability and impact values are ranked from low to high and the risk level is calculated by multiplying these values. This method can be an effective tool for identifying, prioritising and managing hazards and risks in marble quarries. However, for a complete and comprehensive assessment, it is important that enterprises cooperate with experts and act in accordance with local regulations. This study analyzed the hazards and risks in a marble quarry in Türkiye with the L-type risk assessment method. The results obtained show that intolerable risks such as tipping over of heavy machinery, falling rocks and breaking off large pieces in marble quarry drilling and open pit mining areas can have fatal consequences. Other significant risks in the open pit area include elements such as machinery and equipment impact, falling parts and dust. In addition, hygiene issues were considered a significant risk in open pit and general operating areas. On the other hand, breakdowns and traffic accidents are classified in the tolerable and mild risk group. This evaluation forms an important basis for taking the necessary measures to increase occupational safety. In this context, hazards and risks in a marble quarry in Türkiye were identified and risk assessment was carried out using the L-type risk assessment method.
- MakaleAçık Erişim2023Natural and H2SO4 modified plane sawdust as a low-cost adsorbent: Removal of anionic and cationic dyes from aqueous solutions
Duran, Celal; Kalkışım, Özgün; Ozdes, Duygu; Ozeken, Sengul Tugba; Top, Yener
Natural and H2SO4-modified plane (Platanus orientalis L.) sawdust were used for the adsorptive removal of cationic methylene blue (MB) and anionic indigo carmine (IC) dyes from aqueous media to suggest a new and cost-effective method for wastewater treatment applications. The influences of initial pH values, concentrations of MB and IC, period of contact, dosages of the natural and modified plane sawdust, and the presence of foreign ions on the adsorption of dyes were investigated in the experimental studies to describe the best conditions of the most efficient adsorption processes. Initial pH values were optimized to be between 6.0-8.0 for MB and 2.0 for IC. Experimentations of Boehm titration, FTIR analysis, pHpzc value, and moisture content determinations were utilized to characterize the natural and modified sawdust materials. Langmuir, Freundlich, and Dubinin-Radushkevich isotherm models were used to evaluate the sorption mechanism. Maximum adsorption capacities of natural plane sawdust (NPS) and H2SO4-modified plane sawdust (MPS) calculated from the Langmuir isotherm model were 55.56 and 38.46 mg g-1 in MB adsorption, and 55.82 and 55.55 mg g-1 in IC adsorption, respectively. Results showed that the natural and H2SO4-modified plane sawdust serve as low-cost and efficient materials in the adsorptive removal of MB and IC dyes for industrial wastewater treatment applications.
- MakaleAçık Erişim2023Al 2024 Alaşımı Üzerine Mikro Ark Oksidasyon Yöntemiyle B4C İlaveli Kompozit Kaplamaların Büyütülmesi
Sukuroglu, Suleyman
Al alaşımı üzerinde Mikro ark Oksidasyon (MAO) yöntemiyle büyütülen kaplamaların yapısı ve özellikleri üzerine Bor karbür (B4C) katılmasının etkisi, sodyum fosfat, sodyum silikat ve potasyum hidroksitten oluşan bir çözelti içerisinde gerçekleştirilerek araştırılmıştır. MAO, B4C parçacıkları eklenmiş ve eklenmemiş çözeltilerde Al 2024 alaşımı üzerine uygulanmıştır. MAO kaplamalarının faz bileşimi ve mikro yapısı X-ışını kırınımı difraktometresi (XRD) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM) kullanılarak değerlendirilmiştir. Ayrıca kaplamaların, mikrosertlik değerleri mikrosertlik test cihazı kullanılarak tespit edilmiştir. Al alaşımı üzerindeki oksit kaplamaların birincil olarak γ- Al2O3'ten oluştuğu gözlenmiştir. Solüsyona ilave edilen B4C partiküllerinin eklenmesi, MAO kaplamalarının Al alaşımları üzerindeki oluşum hızını ve kompaktlığını iyileştirdiği ve X-ışını kırınımı yoluyla kaplamalarda B4C varlığı tespit edilmiştir. Yüksek sertlik ve iyi kimyasal stabiliteye sahip B4C parçacıkları, MAO kaplamalarında eşit olarak dağıldığı gözlenmiştir. Bu nedenle, B4C takviyeli MAO kaplamaların sertlik değeri, Al alaşımları üzerindeki B4C ilave edilmeyen oksit kaplamalardan belirgin şekilde yüksek olduğu gözlenmiştir.
- Proje2023Kesimhane Yan Ürünlerinden Ohmik Isıtma Destekli Ekstraksiyon Sistemi ile Jelatin Üretimi ve Geleneksel Yöntemle Karşılaştırılması
Saricaoglu, Furkan Turker; Işık, Çiğdem; Dagdelen, Adnan Fatih; Odabaş, Halil İbrahim; Demirel, Fatma Tuba Kıraç
Bu proje çalışmasında sığır derisi ve kanatlı sektörü kesimhane yan ürünlerinden olan tavuk derisi jelatin üretimi amacıyla kullanılmıştır. Geleneksel yöntemle jelatin üretiminde deri/su karışımı buhar ceketli kazanlarda ısıl işleme tabi tutulmakta ve buradaki bekletme süresi 5 saatten daha uzun sürebilmektedir. Proje kapsamında jelatin ekstraksiyon süresini kısaltmak ve jelatin verimini arttırmak amacıyla ohmik ısıtma destekli sistemden yararlanılmıştır. Bu amaçla deri örnekleri 5, 10, 15 ve 20 V/cm elektriksel gerilimde 1, 3 ve 5 saat süreyle ekstraksiyona tabi tutulmuştur. Ekstraksiyon sonucunda elde edilen jelatin-su karışımı dondurularak kurutulmuş ve jelatin tozları elde edilmiştir. Üretilen bu jelatinler çeşitli özellikler yönünden karakterize edilerek, geleneksel yöntemle üretilen ve ticari olarak satışa sunulan jelatinlerle kıyaslanmıştır. Ohmik sistem kullanımı deriden jelatin ekstraksiyon verimini önemli ölçüde arttırmıştır. Bununla birlikte jelatin ekstraksiyon süresini de önemli ölçüde kısaltmıştır. Ohmik sistem kullanımı, üretilen jelatinlerin kimyasal kompozisyonunu önemli etkilemezken, jel kuvveti değerlerinde önemli iyileştirmeler tespit edilmiştir. Jelatinlerin molekül ağırlığı dağılımları belirlenmiş ve ohmik sistem uygulama süresi arttıkça büyük molekül ağırlığındaki peptit bantlarının yoğunluğunda azalma gözlemlenmiştir. Hem sığır hem de tavuk derisinde en yaygın görülen amino asitler glisin, prolin, hidroksiprolin ve arginin olarak belirlenmiş ve ohmik sistem amino asit miktarlarını önemli ölçüde etkilemiştir. Renk ve bulanıklık yönünden sığır derisi jelatinleri ticari numuneler ile kıyaslanabilir nitelikte sonuçlar verirken, tavuk derisi jelatinlerinden üretilen jellerin bulanıklık değerleri çok yüksek bulunmuştur. Ohmik sistem yardımıyla üretilen jelatinlerden hazırlanmış jellerin mikro-yapısal özellikleri taramalı elektron mikroskobu ile belirlenmiş ve jel kuvveti yüksek olan numunelerde sıkı bir jel yapısı gözlemlenmiştir. Sığır ve tavuk derilerinden jelatin üretiminde ohmik sistem kullanımı jelatinlerin erime ve jelleşme sıcaklıkları ile reolojik özellikleri üzerine önemli etkiler göstermiştir. Termal yönden ise ohmik sistemle üretilen jelatinlerin daha kararlı oldukları sonucuna varılmıştır. Ayrıca, ohmik sistem kullanılarak üretilen jelatinlerin daha yüksek fonksiyonel özelliklere sahip olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, hayvansal kesimhane yan ürünlerinden jelatin üretiminde ohmik sistem gerek jelatin verimini arttırmak amacıyla, gerekse de ekstraksiyon süresini kısaltmak amacıyla etkin bir şekilde kullanılabileceği ortaya konmuştur. Ayrıca, bu yöntemle jelatinlerin birçok özelliği olumsuz olarak etkilenmeden, stabil bir üretim gerçekleştirilebileceği belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2022Atık Malzemelerin Çimentolu Macun Dolgunun Dayanım-Duraylılık Performansına ve Üretim Maliyetine Etkisi
Yilmaz, Tekin; Ercikdi, Bayram
Bu çalışma ile çimentolu macun dolgu (ÇMD) karışımında sülfürlü-maden atığı (S-MA) yerine %15 oranında ikame edilen atık malzemelerin (inşaat-yıkıntı atığı: İYA, kireçtaşı: KT, uçucu kül: UK ve yüksek fırın cürufu: YFC) ÇMD’nin dayanım/duraylılık performansına ve üretim maliyetine etkisi incelenmiştir. Bu amaçla, üretilen ÇMD numuneleri (kontrol: ve %15 atık malzeme ikameli) 7-360 gün boyunca dayanım testine tabi tutulmuştur. ÇMD üretim maliyetinin araştırılması için karışımlarda kullanılan çimento miktarları ve maliyetleri belirlenirken, atık malzemelerin öğütme sırasındaki enerji tüketimleri ve maliyetleri hesaplanmıştır. Tüm numuneler kısa ve uzun dönemde istenen 1,0 MPa dayanımı sağlamış ve %15 UK ve YFC ikameli ÇMD numuneleri kontrol numunelerine kıyasla 4 kata kadar daha yüksek dayanım üretmiştir. 1,0 m3 ÇMD üretimi için kontrol karışımında 130,0 kg çimento (%8,5) kullanılırken, atık malzeme ikameli karışımlarda bağlayıcı oranının %1,0 düşürülmesi yaklaşık %15 çimento tasarrufu sağlamıştır. Atık malzemelerin öğütme işlemlerinde 6,55-18,89 kW-saat/ton elektrik enerjisi tüketilmiş ve böylece 2,99 ₺ (UK)-8,85 ₺ (İYA) arasında para harcanmıştır. ÇMD üretimi için toplam maliyet değerlendirildiğinde, kontrol karışımı için 153,4 ₺ harcanırken, %15 atık malzeme ikameli karışımların maliyetinin 133,5 ₺’ye kadar (%12,98’e kadar tasarruf) düşürülebilmesi öngörülmüştür. Sonuçlar, ÇMD’nin dayanım/duraylılık performansı ve üretim maliyeti konusunda en uygun karışım tipinin %15 UK ikameli ÇMD karışımı olduğunu göstermiştir.
- MakaleAçık Erişim2022Uçucu kül inceliğinin betonun sülfat direnci üzerine etkisi
Demir Şahin, Demet; Çullu, Mustafa; Eker, Hasan
Beton bileşiminden biri olan çimentonun hidratasyonu ile sülfat iyonları arasında oluşan kimyasal reaksiyon sonucu sülfat korozyonu oluşmakta ve bu oluşum betonda bozulmalara neden olmaktadır. Sülfatın beton üzerinde oluşturduğu hasarı azaltmak ya da en aza indirmek için çimento yerine uçucu kül gibi puzolanlar kullanılmaktadır. Bu çalışmada betonun ana bileşenlerinden biri olan çimento yerine çimentoya yakın bileşene sahip olan Afşin Elbistan Termik Santralinden temin edilmiş uçucu kül atığı kullanılmıştır. Uçucu külün (UK) bilyalı değirmende 0, 10 ve 20 dk öğütülmesi ile elde edilen farklı inceliklere sahip örnekler % 10 UK ikame oranı ile hazırlanarak uçucu kül katkılı beton örnekleri oluşturulmuştur. Daha sonra bu örnekler; % 5 ve % 10 katkılı sülfat çözeltisine maruz bırakılmış ve beton örneklerinin sülfat direnci üzerine etkisini araştırmak için basınç dayanımı ve ultrasonik dalga hızı ölçümü testlerine tabi tutulmuş, ağırlık kayıpları incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre uçucu kül öğütme süresine bağlı olarak % 5 ve % 10 sülfat çözeltisine maruz bırakılmıştır ve daha sonra katkılı beton örneklerindeki basınç dayanım değerlerinde artışlar gözlenmiştir. Sülfat çözeltisi miktarının artmasıyla birlikte beton örneklerinin basınç dayanımının azaldığı ve bu beton örneklerinin referans örneğine göre daha yüksek basınç dayanımı değerine sahip olduğu görülmüştür. Bununla birlikte; öğütme süresinin artmasıyla ağırlık kayıplarının azaldığı görülmüştür. Ayrıca; öğütmenin etkisi ile uçucu külün inceliğinin artması sonucu ultrasonik dalga hızı değerlerinin de arttığı belirlenmiştir.
- MakaleYalnız künye2022Investigation of usability of building rubble as road underfill
Külekçi, Gökhan; Osman Yilmaz, Ali
For resources to be used efficiently, the structures built on the earth must be long-lasting. The longevity of the roads built with a length of millions of kilometers per year is determined by the nature of the filling material, traffic, equivalent axle load, climatic effects, material fatigue, and layer thicknesses used. The fact that filling material complies with the standards and is easily available will ensure that the road construction works are both economical and long-lasting. Many building rubbles are formed from the buildings that have completed their lives in the urban transformation process. Storage and disposal of this building's rubble are very difficult. To eliminate these difficulties, the usage areas of the rubble should be increased. In this study, some mechanical experiments were carried out on the building rubble obtained from the Black Sea region, and these were interpreted. Grain density, freeze-thaw tests, Micro-Deval, and Determination of Fragmentation Resistance, tests were carried out according to TSE and ASTM standards of aggregates obtained from building rubble. The results obtained from the experiments were compared with the technical specifications of the General Directorate of Highways. It has been revealed that the analyzed aggregate can be used as road fill in highways.
- MakaleAçık Erişim2022Doğal alkali malzemelerin çimentolu macun dolgunun dayanım-duraylılık ve mikroyapı performansına etkisi
Yilmaz, Tekin; Ercikdi, Bayram
Bu çalışmada, çimentolu macun dolgu (ÇMD) içerisinde doğal alkali malzemelerin (DAL-M) sülfürlü maden atığına (S-MA) ikame (%5-15) olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Kontrol numuneleri %8,5 bağlayıcı oranında hazırlanırken, DAL-M ikameli numuneler %7,5-8,5 bağlayıcı oranında S-MA yerine kalsitik ve dolomitik kireçtaşı kullanılarak üretilmiştir. Numuneler üzerinde 7-360 gün aralığında basınç dayanımı ve 28-180 günde mikroyapı testleri uygulanmıştır. Dayanım-duraylılık bulguları, DAL-M ikamesinin ÇMD’nin dayanımını arttırdığını ve uzun dönemde meydana gelen dayanım kayıplarını azalttığını göstermiştir. Ayrıca, 28-360 gün boyunca istenen asgari basınç dayanımı (≥1,0 MPa) %5 DAL-M ikameli ÇMD numuneleri (%7,5) haricinde sağlanmıştır. Mikroyapı sonuçları değerlendirildiğinde, kür süresinin artmasıyla tüm numunelerin toplam poroziteleri (ntop) azalmış ve Kontrol numuneleri ile karşılaştırıldığında, S-MA yerine yapılan %15 DAL-M ikamesi numunelerin ntop değerlerini düşürmüştür. ÇMD’nin dayanım-duraylılık ve mikroyapı performansı ve DAL-M’lerin oluşturduğu olası çevresel problemler göz önüne alındığında, sonuçlar, bu malzemelerin ÇMD karışımlarında kullanımının faydalı olabileceğini ortaya koymuştur.
- DüzeltmeAçık Erişim2022Production of high-transparent MgO films by radio-frequency sputtering method; [Yüksek geçirgen MgO filmlerin radyo frekansı saçtırma yöntemiyle üretimi]
Şenaslan, Fatih; Çelik, Ayhan; Taşdemir, Muharrem
In the article with " Şenaslan, F., Çelik, A. & Taşdemir, M. (2022). Production of high-transparent MgO films by radio-frequency sputtering method. Gümüşhane University Journal of Science, 12(1), 320-326. DOI: 10.17714/gumusfenbil.1006430” citation information which was published in the first issue of the twelve volume of the Gümüşhane University Journal of Science, it was noticed that the “4. Conclusion (4. Sonuçlar)” section of the acceptance article Publisher was unintentionally removed by preparing for a publish, although authors given a “4. Conclusion (4. Sonuçlar)” section in the acceptance article. We apologize to the readers for the mistake. In this erratum, the unintentionally removed conclusion section is presented in the related article.
- MakaleAçık Erişim2020Normalized stress relaxation behaviors of SBR, NBR, NR and EPDM synthetic rubber species
Mazlum, Uğur
Rubber-like materials are used in different application areas considering the developing technology. However, inelastic properties such as stress relaxation, which prevent the mechanical properties of such materials from being fully understood. In addition, the lifetimes of rubber-type materials with different elongation rates can be obtained by normalizing the stress-time data obtained from the stress relaxation test of the material and drawing it on a 0-1 stress scale. In this study, normalized stress relaxation tests were performed using four types of rubber, three hardness values and two different procedures. As a result, although the increase of hardness decreased the tensile value by 9%, it was observed that the increase in tensile values between the procedures was at the maximum of 7.3% i n t he N R r ubber m aterial a nd i n t he p re-procedural state. Therefore, applying preliminary procedures before the experiments increases the lifetimes of the materials to a certain extent depending on the material characteristics.
- MakaleAçık Erişim2020Yüksek Fırın Cürufu İkamesinin Çimentolu Macun Dolgunun Dayanım Özelliklerine Etkisi
Eker, Hasan; Bascetin, Atac; Tuylu, Serkan; Adiguzel, Deniz
Yeraltı madenciliğinde atık depolama yöntemlerden biri olan çimentolu macun dolguda (ÇMD) üretim içingerekli olan dayanımın yakalanması ve daha da geliştirilmesi bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bukapsamda yüksek fırın cürufu (YFC) kullanılmış, kısa ve uzun vadede ÇMD dayanım özellikleri üzerindekietkisi araştırılmıştır. ÇMD numuneleri önce, % 3, 5, 7, 9 ve 11 portland çimentosu ile hazırlanmış, daha sonraise YFC ikamesi olarak çimentonun yerine ağırlıkça % 25, % 50 ve % 75’i ile karıştırılarak numuneleroluşturulmuştur. 3, 7, 14, 28, 56 ve 90 günlük kür sürelerine göre tek eksenli basınç dayanımı (TEBD) deneyiyapılmıştır. Deney sonuçlarına göre, yalnızca % 3 çimento (Ç) oranındaki % 75 YFC ikameli karışımlar macundolgu için gerekli olan sıvılaşma riski sınırının (0,15 MPa) altında kalmış, 28 günlük kür süresinde arakatlıkazı için istenilen dayanım sınır değeri (≥ 0.7 MPa) % 7 Ç’nin % 25 YFC, % 9 Ç’nin % 25 ve % 50 YFC, %11 Ç’nun % 25 ve %50 YFC oranlarındaki karışımlar sağlamaktadır. Ancak tahkimat amaçlı olarak YFCkatkılı ÇMD kullanılmaması ya da bu konuda dayanımı geliştirebilmek için daha farklı katkı malzemelerininde kullanılmasının gerekliliği belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2020Evaluation of Paper Mill Treatment Water Sludge in Container Box Cardboard Production with Other Waste Papers
Karahan, Selim; Karademir, Arif
Today, the increase of industry rapidly, water pollution was caused Especially, the pollution of nature with random industrial wastewater were affected all living and non-living organism. For the sollution of this problem, after treatment wastewater were purified by industrial mills used intensive water. The paper mills are also the one of the industries which use the water intensive. In these mills consisted of waste sludge. This sludge is left to nature with backwashing water. It is thought that it contributes to the national economy by evaluating the sludge in the waste way. In this way, waste sludge also by entering recycle will have transformed again a helpful case for both people and nature. In this study, waste sludge obtained from Kahramanmaraş Paper Mill (KMK), which processes wastepaper, was used. After various processes, clay, calcium carbonate, starch, resin etc. Were added to this slurry to produce the material. Then, press was applied to these materials. Then these materials were dried. Finally, laboratory tests were performed for all produced materials. As a result of the tests carried out with the waste sludge added to the wastepaper mixture in the specified ratios; breakage index value and burst index value of 5% of waste sludge participation max. has reached the value. On the other hand, cobb and air permeability values decreased while ash value increased.






