Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2025
    Vision Foundation Models and Rule-Based Approaches for Roof Surface Segmentation and Photovoltaic Potential Analysis in Urban Areas

    Özdemir, Samed; Yavuzdoğan, Ahmet

    This study presents two methods for rapidly and effectively determining the photovoltaic (PV) potential of building roofs in urban areas using aerial photographs and point cloud data. In the first method, the Segment Anything Model (SAM) and Contrastive Language Image Pre-Training (CLIP) models are used to detect roof surfaces and obstacles from aerial photographs. In the second method, the Random Sample Consensus (RANSAC) and Density-Based Spatial Clustering of Applications with Noise (DBSCAN) algorithms are employed to identify roof surfaces from Light Detection and Ranging (LiDAR) point clouds. Through the first proposed method, the performance of current deep learning approaches in 2.5D PV potential analysis is investigated, while the second approach examines the performance of 3D PV potential analysis compared to the 2D approach. In PV potential analysis, the Photovoltaic Geographical Information System (PVGIS) Application Programming Interface (API) was utilized. The analysis is conducted based on roof parameters obtained through both proposed methods. In building detection, the first approach achieved an Intersection over Union (IoU) score of 94.29%, whereas the second approach attained an IoU score of 91.23%.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Investigation of Response of Embedded Pipe in Two-Layered Soil Subjected to Near-Fault and Far-Fault Earthquakes

    Öztürk, Kaşif Furkan

    The behavior of pipelines during earthquakes depends on many factors such as fault movements, soil types, pipe material properties and connection details. On the other hand, damages in pipeline systems can also be seen due to relatively high peak ground acceleration values caused by wave propagation effects, or liquefaction, surface rupture that may be triggered by earthquakes. In this context, in the scope of the study, the effects of soil-structure interaction phenomenon as well as near-fault and far-fault earthquake effects on the behaviors of the pipe system have been investigated using the developed two-dimensional finite element model. Modal analyses of soil-pipe interaction system have been made for the different soil conditions and dominant mode frequencies of interaction system have been compared with dominant site frequencies obtained using a well-known approach. In addition, parametric analyses have been performed in the time domain using different soil systems and earthquake loadings. The changes in the behaviors of the pipe system have been comparatively examined for different soil conditions and earthquake loadings considered. The obtained results importantly draw attention to the fact that the responses of the pipe system may vary depending on the soil-pipe interaction, near-fault and far-fault earthquake loadings.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2025
    Advanced adaptive control strategies application for speed regulation of a 12V small dc geared motor

    Cetin, Gokhan

    This paper investigates the implementation and performance of adaptive control techniques for a 12V small geared DC motor characterized by modeling errors and input disturbances. This paper discusses the following two primary approaches: Adaptive Radial Basis Function Neural Network (ARBFNN) Controllers and Model Reference Adaptive Control (MRAC). In model uncertainty, MRAC and ARBFNN outperformed the simple Proportional-Integral (PI) controller. The study is further expanded to involve Robust MRAC and Adaptive Sliding Mode Radial Basis Function Neural Network (ASRBFNN) Controllers to counter the compounded effects of model uncertainty and input disturbances. The versions of the robust controllers performed better than the conventional PI controller in cases involving both uncertainties and disturbances. Implementations were done on a 12V geared DC motor testbed with an Arduino microcontroller and MATLAB's System Identification Toolbox. The results from simulations and experimental applications highlight the greater flexibility and disturbance rejection capability of the developed advanced adaptive control schemes, making them perform better than standard PI controllers under challenging conditions.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleYalnız künye2024
    Hemşirelik Öğrencilerinin E-Öğrenmeye Yönelik Tutumları, Hazır Bulunuşluk, Beklenti ve Memnuniyet Düzeylerinin Belirlenmesi

    Sahin, Ceyda Uzun; Aydin, Merve; Kulakaç, Nurşen

    Bu araştırma, hemşirelik öğrencilerinin e-öğrenmeye yönelik tutumları, hazır bulunuşluk, beklenti ve memnuniyet düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Kesitsel ve ilişki arayıcı tipte olan çalışma hemşirelik bölümünde okuyan 467 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirildi. Veriler, öğrenci bilgi formu, e-öğrenmeye yönelik tutum ölçeği ve e-öğrenme sürecine ilişkin hazır bulunuşluk ve beklenti düzeyi ölçeği ile toplandı. Bilgisayarı ve internet erişimi olan öğrencilerin E-öğrenme sürecine ilişkin hazır bulunuşluk ve beklenti düzeyi ölçeği puanlarının istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yüksek olduğu saptandı. E-öğrenmeye yönelik tutum ölçeği ile E-Öğrenme Sürecine İlişkin Hazır bulunuşluk ve Beklenti Düzeyi Ölçeği, bilgisayar ve iletişim teknolojileri kullanma konusundaki yeterlilik düzeyi ve yaşları arasında zayıf düzeyde; E-öğrenme sürecinden memnuniyet düzeyleri arasında ise orta düzeyde pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Çalışma sonucunda, hemşirelik öğrencilerinin e-öğrenmeye yönelik tutumları kısmen olumlu, hazır bulunuşluk ve beklenti düzeyleri orta seviyede bulundu. Öğrencilerin e-öğrenme sürecinden memnuniyet durumları ise orta düzeyin üzerinde olduğu belirlendi.

  • MakaleAçık Erişim2024
    EEG Sinyallerinden Meta-Sezgisel Optimizasyon Algoritmalarına Dayalı Özellik Seçimi

    Gedikli, Eyup; Yurdusever, Taner

    Özellik seçimi makine öğrenmesi alanında, sınıflandırma işlemlerinin öncesinde bulunan önemli bir aşamadır. Ayırt edici özelliklerin iyi belirlendiği durumlarda, sınıflandırma başarı performası artar ve daha az özellik değerlendirildiği için hesaplama maliyeti azalır. Elektroensefalografi (EEG) yöntemi ile beynin spontan elektrik aktiviteleri ölçülmektedir. EEG sinyallerinin analiz edilmesiyle, duygu durumu, hastalık teşhisi, anomali tespiti yapılabilmektedir. Bu çalışmada, EEG sinyallerinden epilepsi teşhisi amacıyla, sınıflandırmada kullanılan özelliklerin seçilmesine çalışılmıştır. Kullanılan verisetinde, epileptik ve sağlıklı bireylerden oluşan 2 sınıf mevcuttur. Verisetinde, EEG sinyallerinin alt bileşenlerinden 667 özellik vardır. Sınıflandırma için bu 667 özelikten meta-segisel optimizasyon algoritmaları ile ayırt edici özellikler seçilmiştir. Sınıflandırma için k en yakın komşuluk algoritması kullanılmıştır. EEG sinyallerinin alt bileşenlerinin tamamı ile yapılan sınıflandırmada, %60,05 doğruluk başarısı elde edilmiştir. Gri Kurt Optimizasyonu, Balina Optimizasyonu ve Harris Şahinler Optimizasyonu metasezgisel algoritmaları ile özellik seçimi sonucunda, sınıflandırma başarısı %80,16 olarak elde edilmiştir. Bu sınıflandırma başarısı 5-10 özellik kullanılarak elde edilebilmektedir. Sonuç olarak meta-sezgisel optimizasyon algoritmaları ile daha az özellik seçilerek doğruluk oranı artmış ve hesaplama maliyeti azalmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    İncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Yazılım Mühendisliği Öğrencilerinin Cep Telefonu ve Bilgisayar Kullanımına Bağlı Radyasyona Yönelik Bilgileri ve Sosyobilimsel Konular Hakkındaki Tutumları

    Başkan Takaoğlu, Zeynep

    Sosyobilimsel konular eğitim öğretime ve bireylerin gelişimine önemli katkılar sağlamaktadır. Ancak toplumda bu konularla karşılaşan farklı kesimlere yönelik de çalışmalar yürütülmemektedir. Bu gerekçeden hareketle çalışmanın amacı yazılım mühendisliği öğrencilerinin cep telefonları ve bilgisayarların yaydığı radyasyon hakkındaki bilgi düzeylerini belirlemek, gelişimlerini değerlendirmek ve sosyobilimsel konulara yönelik tutumlarının öğretim yıllarına göre değişimini ortaya koymaktır. Çalışma bir devlet üniversitesinde yazılım mühendisliği bölümünde öğrenim gören 30 öğrenci ile yürütülmüştür. Aynı öğrencilere birinci ve ikinci sınıf başlangıcında cep telefonları ve bilgisayarların yaydığı radyasyona yönelik bilgilerine ve sosyobilimsel konulardaki tutumlarına yönelik iki ayrı ölçme aracı uygulanmıştır. Oluşturulan anket içerik analizi ve bağımlı t testi ile değerlendirilmiştir. Çalışmada öğrencilerin radyasyon konusundaki bilgi düzeylerinin ve argümantasyon kalitelerinin düşük olduğu ve ilk iki yılda değişmediği ortaya çıkmıştır. Sosyobilimsel konulara yönelik tutumlar ise Wilcoxon sıralı işaretler testi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçta tutum ve alt boyutlarında herhangi bir anlamlı fark bulunamamıştır. Bu doğrultuda yazılım mühendisliği öğrencilerinin ilk yıldaki öğrenim yaşantılarında sosyobilimsel konularda gelişim gösteremedikleri sonucuna ulaşılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ4
    A study on effective feature extraction and genetic algorithm based feature selection method in fake news detection classification using machine learning approaches

    Bozkurt, Ferhat; Yağanoğlu, Mete; Ramazan, İncir

    In today's technology, information spreads quickly through online social networks, making our lives easier. However, when false news is shared without critical evaluation, it can harm society and affect social, political and economic aspects as it reaches a wide audience. At this point, it is important to develop content verification and confirmation systems. In this study, the aim is to conduct monolingual and cross-lingual classification on a multi-class dataset containing English and German news content. We applied data preprocessing, including CountVectorizer and stylometric feature extraction, before classification. Feature selection was made using the genetic algorithm, which is an algorithm based on the idea of evolution in nature. Selected features were classified by Random Forest, Logistic Regression, Multinomial Naive Bayes, Decision Tree and KNearest Neighbors machine learning algorithms. In the classification process, Multinomial Naive Bayes achieved 58.49% Accuracy and 42.97% macro-F1 for monolingual English news texts, while Logistic Regression achieved 45.39% Accuracy and 37.70% macro-F1 in Cross-lingual classification using English and German news texts. Significantly successful results were obtained compared to studies conducted with the same dataset. In addition, the same methodology was applied to the ISOT dataset. 99.48% and 99.62% macro-F1 were obtained by Logistic Regression and Decision Tree algorithms, respectively.

    AtıfOpenAlex1
    İncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Web Tabanlı CBS Uygulamalarının Afet ve Acil Durum Yönetiminde Kullanımı: Gümüşhane Şehri Örneği, Türkiye

    Ocak, Fatih; Şirin, Mürşit

    Asrın felaketleri olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Pazarcık (7.7 Mw) ve Elbistan (7.6 Mw) merkezli depremlerden sonra Türkiye’de afet yönetiminin ne kadar önemli olduğu ve dünyada ise afet riski taşıyan ülkelerin afet yönetimine daha hazırlıklı olması gerektiği anlaşılmıştır. Afet yönetiminin evreleri (afet öncesi, sırası ve sonrası) düşünüldüğünde, bu üç dönemin birbiriyle bir bütün olarak ele alınması gerektiği ortadadır. Buradan hareketle bu çalışma kapsamında, afet yönetimindeki aksaklıkların giderilmesinde önemli bir rol oynayacağı tahmin edilen hem vatandaşların hem de yetkili kurumların kullanabileceği web CBS tabanlı bir dizi mobil ve web uygulamaları tasarlanmıştır. Bu uygulamalar, hızlı ve etkin müdahale süreçlerini destekleyerek şehir yönetiminin afetler karşısında daha hazırlıklı olmasını sağlayacaktır. Uygulamalar ile Gümüşhane şehrinde muhtemel afet ve acil durumlardan önce vatandaşlar, afet ve acil durum toplanma alanları hakkında bilgilendirilecek ve toplanma alanlarının bilinirliği arttırılacaktır. Ayrıca vatandaşlar afet ve acil durum esnasında ve sonrasında geçici barınma yerleri hazırlanıncaya kadar, tasarlanan mobil uygulamalar ile ihtiyaçlarını kriz merkezine iletebilecektir. İhtiyaçlar tasarlanan canlı takip paneli üzerinde anlık olarak görülebilecek, yetkili kurumlar tarafından değerlendirilerek en hızlı sürede olaya müdahale edilmesi sağlanacaktır. Sonuçta tasarlanan uygulamalar ile bu kritik dönemde bütüncül bir afet yönetiminin gerçekleştirilmesi ve afet ve acil durumların başarılı bir şekilde yönetilmesi sağlanmış olacaktır.

  • MakaleYalnız künye2024
    The Role of Big Data in Advertising Strategic Planning: A Research on Advertising Agencies

    Aksoy, Fatih; Öcal, Derya

    Strategic planning forms the basis of the campaigns to be realized by advertising agencies. Because the most important factor in the success of advertisements is to deliver the right message at the right time, in the right place, to the right target audience. In order to realize this element effectively, the use of big data in strategic planning has an important place. One of the most important features of today, which is called the information age, is that there is change and development in all areas on the basis of big data technologies. For this reason, businesses that want to make a difference and survive in all sectors need to bring data, which is defined as today's 'oil', to the forefront. Undoubtedly, like many businesses in various sectors, advertising agencies need to include big data in their work. The main purpose of the study is to determine how big data is used in strategic planning within the scope of advertising agencies and the role of big data in advertising strategic planning. In general, the aim of this study is to create a resource that will contribute to researchers and practitioners in this regard by revealing the role of big data technologies, the use of which is increasing day by day in all areas, in advertising-oriented strategic planning. In this direction, advertising agencies have been determined primarily in accordance with certain criteria. Within the framework of qualitative research, semistructured interviews were conducted with 19 strategic planning experts in the selected agencies, considering the purposeful sampling method. The data obtained from the interviews were examined by content analysis method. The findings obtained from the mentioned analysis were evaluated and the conclusion part was formed. It has been found that almost every stage of the strategic planning prepared for the formation of effective advertising strategies and campaigns is trying to use big data. Therefore, within the scope of the sample, it has been concluded that big data has significant role in advertising strategic planning in advertising agencies in Turkey.

  • MakaleYalnız künye2023
    Bilim haritalama tekniklerine göre COVID-19 konulu muhasebe araştırmalarının bibliyometrik analizi

    Cengiz, Selim; Tosunoğlu, Büşra

    Bu çalışmanın amacı bilim haritalama teknikleri kullanılarak Covid-19 konulu muhasebe araştırmalarının bibliyometrik analizini gerçekleştirmeye yöneliktir. Bu doğrultuda Web of Science (WOS) veri tabanında yer alan ya yınlar; yıllık yayın sayısı, ülke, etkin dergi, anahtar kelime ve atıf analizi gibi çeşitli parametreler ışığında ele alınmıştır. Çalışmadaki veriler 2020-2022 yıl larını kapsamakta olup söz konusu taramada erişime açık toplam 2.112 ma kaleye ulaşılmıştır. Analiz sonuçlarına göre 2021 yılı (967 makale), Covid-19 konulu muhasebe araştırmalarını içeren en fazla makalenin yer aldığı yıldır. Dünya çapında ise Amerika Birleşik Devletleri yayın sayısı açısından ilk sıra da yer alırken en etkin derginin “Accounting Auditing & Accountability” ol duğu tespit edilmiştir. Ayrıca konu başlığı ve içeriklerine göre sınıflandırmaya ilişkin analiz bağlantılarının görsel olarak sunumu için VOSviewer yazılım programından yararlanılmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    İncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Digitalization and economic growth: new evidence from EU countries

    Akyol, Hikmet; Akar, Tuba; Akar, Gökhan

    Today's world is on the verge of a digital transformation with the developments in information and communication technologies. The digitalization process experienced affects societies both economically and socially. Recently, digitalization has become more important in terms of economic growth and competitiveness of countries. The aim of this study is to examine the effect of digitalization on economic growth for the period 2000-2020 in 27 EU countries by using panel data analysis method. In the study, the econometric relationship between the variables was estimated using the Driscoll-Kraay (1998) standard errors estimator. In the study, exports of information and communication technology products, the number of individuals using the internet and the number of mobile phone subscribers were used as the independent variables representing the digitalization indicators. Real GDP per capita is taken to represent economic growth, which is the dependent variable. According to the findings of the research, it has been determined that digitalization indicators have a significant and positive effect on economic growth. The findings of the study support the theoretical and empirical literature that argues that digitalization will have a positive effect on economic growth. It is thought that investments to be made in digitalization and ICT infrastructure will provide significant gains.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex12TR Dizin8
    İncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Financial Forecast in Business and an Application Proposal: The Case of Random Forest Technique

    Orhan, Abdullah; Saglam, Necdet

    The financial forecast is a subject that investors and researchers have been working on for many years. The developing business environment and the globalising market have led to many variables. This situation has led to the complexity of forecasting models. Technological developments have enabled financial forecasts to be made by computer programs. This way, it has been possible to analyse with more variables and avoid mistakes. In this study, five businesses from different sectors whose shares are traded in Borsa Istanbul were randomly selected. The financial statements of these businesses between 2009 and 2020 were obtained from the Public Disclosure Platform website. Current assets, fixed assets, equity, net sales, and net profit items of the businesses between 2010 and 2020 are forecasted using the random forest technique. As a result of the research, it has been determined that the random forest technique can be used effectively in the financial forecast.

    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    İncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Ön-Alıcı ve Önleyici Müdahalede Simülasyonlar

    Gürdal, Elif; Limon, Onur

    Simülasyonlar gerçek ortamların taklit edilmesi ve birebir benzerlerinin matematiksel modellerle yaratılması ile oluşturulan dijital ortamlardır. Bu dijital ortamlara gerçek dünyanın verileri yüklenerek yaşanabilecek tüm olasılıkların hesaplanabilmesi mümkün olabilmektedir. Ortaya çıkan bilginin ise gerçek dünyadaki politikaları etkileyebilmesi tartışılması gereken bir konu olmaktadır. Simülasyonlar sayesinde devletlerin önemli güvenlik meselelerine dair olasılık hesaplarının yapılması artık sık sık başvurulan yöntemler haline gelmiştir. Ancak dijital alan üzerinden sağlanmaya çalışılan bu güvenlik yönteminin savunma dayanağı olarak yönlendirici olup olmayacağı ya da simülasyon verilerine dayanarak bir eylemde bulunmanın saldırı olarak yorumlanıp yorumlanamayacağı tartışılmalıdır. Bu çalışma bu sorulara yanıt aramak için ele alınmıştır. Kavramsal çerçeve ön-alıcı ve önleyici müdahale kavramlarıdır. Bu çerçevede simülasyon verilerinin müdahale ederken bir savunma dayanağı olarak kullanılmasının ön-alıcı mı yoksa önleyici mi olduğu tartışılmaktadır. Simülasyon verileri ve yapay zekâ analizlerinin düşman tanımlaması ve saldırganlık göstergelerinin hesaplamalarında meşru bir hukuksal dayanak olup olamaması uluslararası iş birliğinin şekli ve uluslararası aktörlerin kabul edilir seçenekleri meşrulaştırma süreçlerine göre değişmektedir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2023
    Floresan Mikroskop Sistemlerinde Yüksek Doğruluklu Nükleer Segmentasyonu için Otomatik Kodlayıcı Tabanlı Modellerin Geliştirilmesi

    Doğan, Ramazan Özgür; Dogan, Hulya; Emir, Sümeyye Nur; Danışmaz, Sibel

    Mikroskobik sistemlerde doku veya hücre numunelerinde nükleer morfoloji veya biyolojik belirteçler gibi bölümleri görselleştirmek için hematoksilen ve eozin (Hematoxylin and eosin - H&E) histolojik boyamalar, immünohistokimyasal (immunohistovhemical - IHC) ve immünofloresan (immunofluorescence - IF) boyama yaklaşımları geliştirilmiştir. H&E veya IHC boyamalar ile karşılaştırıldığında, IF boyamaların sayısala aktarılması uzmanlar için daha zorlu ve zaman alıcı olmaktadır. Fakat, IF boyama yaklaşımlarında daha fazla hücresel veya hücre altı belirteç görüntülenebilmektedir. Floresan mikroskoplardan elde edilmiş nükleer segmentasyonunun yüksek doğrulukla otomatik gerçekleştirilmesi IF boyama yaklaşımlarındaki hücreler hakkında daha fazla bilgi elde edilmesini sağlamaktadır. Literatürde diğer mikroskobik sistemlerden elde edilmiş görüntülerde hücre veya doku segmentasyonu için birçok çalışma geliştirilmiş ve yüksek doğruluklu sonuçlar elde edilmiştir. Fakat diğer alanlarda gerçekleştirilen bu başarı, floresan mikroskoplardan elde edilmiş görüntülerdeki nükleer segmentasyonu için elde edilmemiştir. Bu kapsamda, çalışmada floresan mikroskop sistemlerinde nükleer segmentasyonu için yüksek doğruluklu otomatik kodlayıcı modelleri geliştirilmektedir. Geliştirilen otomatik kodlayıcı modellerinin analizi uzman kişiler tarafından işaretlenmiş, floresan mikroskop görüntülerinden oluşan veri seti kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Çalışmada kullanılan performans değerlendirme prosedürleri açısından, gerçekleştirilen otomatik kodlayıcı modellerinin başarılarının otomatik nükleer segmentasyon için tatmin edici olduğu açıkça görülmektedir.

  • MakaleYalnız künye2023
    Genişletilmiş Beklenti Doğrulama Modeli: Mobil Uygulama Kullanıcıları Üzerine Bir Araştırma

    Çelik, Kamil; Taş, Ahmet

    Akıllı telefon kullanıcılarının sayısının artmasıyla ilgili bir olgu olan teknoloji dünyasında mobil uygulamaların kullanımı giderek artmaktadır. Mobil uygulamaların ilk zamanlarında standart ihtiyaçların giderilmesi amaçlanmış ancak daha sonra hayatı kolaylaştırmaya ve pratikleştirmeye yönelik dönüşümler gerçekleştirilmiştir. Mobil uygulamalar aracılığıyla sosyal paylaşımlar yapılması, online bankacılık işlemlerinin gerçekleştirilmesi, oyun oynanması gibi mobil cihazın donanımında farklı amaçlar için kullanılması mümkün hale gelmiştir. Mobil uygulama pazarında bireylerin bir mobil uygulamayı kullanmaya devam etmesine veya kullanmayı bırakmasına sebep olan faktörleri ortaya çıkarmayı amaçlayan bu çalışma, iki teorik modeli ele alarak mobil uygulamaları kullanmaya devam etme niyetinin altında yatan faktörleri ortaya çıkarmaktadır. Bu modellerden ilki beklenti doğrulama modeli, ikincisi ise genişletilmiş birleşik teknoloji kabulü ve kullanımı teorisi olarak belirlenmiştir. Çalışmada demografik verilerin analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modeli analiz R programıyla yapılmıştır. Çalışmanın korelasyon matrisini oluşturmak için SPSS 28 kullanılmıştır. Yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak teorik çerçeve önerisini test etmek için anket yoluyla toplam 560 katılımcı çalışmaya dahil edilmiştir. Elde edilen bulgulara analiz edildiğinde, mobil uygulamaları kullanmaya devam etme niyetinin en önemli itici güçlerinin beklentiyi karşılama, memnuniyet, alışkanlık, performans beklentisi ve çaba beklentisi olduğu sonucu elde edilmiştir.

    AtıfOpenAlex1
    İncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Odaklama derinliğinin artırılmasında derin özelliklerin odaklama değerlerinin çıkarılmasındaki etkilerinin incelenmesi

    Doğan, Ramazan Özgür; Dogan, Hulya; Emir, Sümeyye Nur; Danışmaz, Sibel

    Mikroskobik sistemlerde var olan odaklama derinliğinden dolayı numunenin tüm alanının odaklandığı görüntü elde etmek imkânsız olabilmektedir. Bu durum, mikroskobik sistemlerde görüntü işleme ve yapay zekâ algoritmaları kullanılarak gerçekleştirilen sınıflandırma, bölütleme, hizalama (registration), panoramik birleştirme (stitching) gibi uygulamalarının başarılarını olumsuz yönde etkilemektedir. Literatürde numunenin tüm alanının odaklandığı görüntü elde etmek için odaklama derinliğinin artırılması yaklaşımları geliştirilmektedir. Literatür çalışmaları, bu yaklaşımların, görüntülerdeki eğrilerin ve kenarların düşük kesinlikte karakterizasyonu, daha yüksek koşma süresi ve incelenen numuneye ve kullanılan mikroskoba göre performans değişimi gibi çeşitli kısıtlamalara sahip olduklarını ortaya koymaktadır. Ek olarak, bu yaklaşımlar odaklama bilgilerini genelde görüntülerin gri seviye değerlerini kullanarak hesaplamaktadırlar. Bu çalışmada bu kısıtlamaları minimize etmek için yeni bir odaklama derinliğinin artırılması yaklaşımı geliştirilmekte ve odaklama derinliğinin artırılmasında derin özelliklerin odaklama değerlerinin çıkarılmasındaki etkileri incelenmektedir. Çalışmada elde edilen sonuçlar derin özelliklerin piksellerin odaklama değerlerini hesaplamada gri seviye değerlerine göre daha etkin olduğunu göstermektedir.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    İncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Application of Formable Transform for Solving Growth and Decay Problems, Logistic Growth Model and Prey-Predator Model

    Güngör, Nihan

    Integral transforms have become the focus of investigations, because they allow the solution of significant problems in the domains of science and engineering to be accomplished with a minimal number of straightforward calculations. In this study, growth and decay problems, which are crucial in fields such as biology, zoology, physics, chemistry, and economics, are solved utilizing the Formable transform. The Formable transform method is applied to the logistic growth model in population and prey-predator models. The effectiveness and simplicity of the use of the Formable transform in obtaining the solution to these problems are examples.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    İncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2023
    Yeni Medya'da Çerçeveleme Dinamikleri

    Güran, Mehmet Salih; Özarslan, Hüseyin

    İletişim çerçeveleri medya yoluyla iletişimde mesajın içeriğini oluşturan ögeleri yani konusunu, sorunsal niteliğini, atıfta bulunduğu toplumsal sorumluluk ilişkilerini, yargılamayı, çözüm önerisini içeren retorik sistemini oluşturmaktadır. Buna göre kültüre yerleşmiş çerçeveler iletişimde bağlam özeti ve etiketi olarak okur/izleyici ile medya çalışanı ve yöneticisi arasında kararlaştırılmış kodlardan oluşmaktadır. Medya çerçeveleri üzerinde sahip oldukları denetimle ana akım medya kurumları ve aktörleri kamusal iletişim üzerinde çok önemli gündem kurma ve kamuoyu hâkimiyeti kurmuştur. Ancak Internet çağının başlangıcından itibaren ortaya çıkan Yeni Medya; iletişimcileri ve kullanıcıları, yeni iletişim sistemini farklı temel dinamikler üzerine inşa etmeye çalışmaktadırlar. Diğer yandan yeni medyanın geleneksel medyayla kurduğu karma medya sistemi eski toplumsal iletişim yapılarının işlevlerini sürdürmelerine de yardımcı olmuştur. Kamusal iletişim ile kişiler arası iletişimin iç içe girdiği bu alanda medya çerçeveleri ile okur çerçeveleri tanımı, sosyal medyada çerçeve kurma süreçleri, yayılan çerçevelerin yaşam döngüsü, yeni medya ile ana akım haber medyası arasındaki çerçeveleme etkileşimleri vb. gibi tartışma konuları araştırılmaktadır. Literatür taramamızda yeni medyada çerçeveleme teorisinin kullanıldığı bu yeni boyutlar sistematik olarak incelenmektedir.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    İncele
  • MakaleAçık Erişim2022Scopus SJRQ4
    Sentinel-2 görüntüleri kullanılarak su yüzey alanlarının belirlenmesinde sınıflandırıcıların performanslarının incelenmesi

    Günen, Mehmet Akif

    Nehirler, akarsular, göller ve göletler gibi su yapılarının haritalanması, su kaynaklarının gözlenmesi, zaman içerisinde değişiminin belirlenmesi ve yönetilmesi açısından oldukça önemlidir. Su yüzey alanlarının tespit edilmesi birçok faktörden etkilenen karmaşık bir süreçtir. Su ve su olmayan alanların belirlenmesi problemi için çeşitli çok kanallı bantlı uydu görüntüleri ve sınıflandırma tabanlı yaklaşımlar kullanılmaktadır. Bu çalışmada, sınıflandırma algoritmalarının etkinliğinin araştırılmasında indeks tabanlı yöntemlerden daha başarı sonuç üreten parametrik olmayan (Destek Vektör Makinalar, k-En Yakın Komşuluk ve Karar Ağaçları), olasılıksal (Saklı Markov Model) ve derin öğrenme (Oto- Kodlayıcı) tabanlı danışmalı sınıflandırma yöntemleri kullanılmıştır. Çok bantlı ve yüksek mekansal çözünürlüklü uydu görüntüleri yüksek maliyetli olduğundan sınıflandırma için Sentinel-2 uydu görüntüsüne ait sadece kırmızı, yeşil ve mavi bantlar kullanılarak Arıklar ve Denizli Göletlerine ait su yüzey alanları belirlenmiştir. Deneysel sonuçlar doğruluk, özgüllük, kesinlik, duyarlılık, f-skor gibi karışıklık matrisinden elde edilen metrikler ve görüntü kalite belirlemede kullanılan ortalama karesel hata, yapısal benzerlik indeksi, pik sinyal-gürültü oranı ve Kohen’in Kappa metriği gibi istatistiksel araçları kullanılarak karşılaştırılmıştır. Elde edilen nicel ve nitel deneysel sonuçlarda derin öğrenme tabanlı oto-kodlayıcı istatistiksel olarak en başarılı yöntem olurken, zamansal karşılaştırma açısından karar ağaçları yönteminin daha hızlı çalıştığı belirlenmiştir.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    İncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Covid-19 Pandemisi Süresince Uzaktan Çalışma Alanları Kullanımının İncelenmesi: Katılım Bankası Çalışanları Üzerinde Bir Araştırma

    Çam, Alper Veli; Daştan, Abdulkadir

    Covid-19 sürecinde özellikle bankalar, alternatif çalışma alanlarını aktif olarak kullanmaya başlamıştır. Bu çalışmada, Covid-19 sürecinde uzaktan çalışma alanlarının katılım bankaları çalışanları üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Türkiye genelindeki Katılım Bankalarında ofis veya şubede çalışan 411 örneklemden elde edilen veriler kullanılmıştır. Modelde oluşturulan toplam 19 hipotez test edilmiştir ve Teknoloji Kabul Modeli kullanılmıştır. Bu modelin test edilebilmesi için Yapısal Eşitlik Modelinden yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda, çalışanların uzaktan çalışma sistemine uyumlulukları, zaman, algılanan davranışsal kontrolü ve algılanan kullanım kolaylıkları faktörlerinin, algılanan faydayı olumlu etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca çalışanların uzaktan çalışma sistemi için kolaylaştırıcı koşullar, endişe, güven ve öz yeterlilik faktörlerinin, algılanan faydayı olumsuz etkilediği tespit edilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    İncele