Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2022
    Gyroscopic Vibration Damper for Building: Theoretical and Experimental Research

    Ünker, Faruk; Cuvalci, Olkan

    In this study, a gyroscopic damper model consisting of a built-in column has been developed. The objective of this study is determining the required angular momentum with the optimum ratio of natural frequency for the gyroscopic vibration absorber under sinusoidal excitation. This damper model is investigated experimentally and theoretically for different angular momentums of the gyroscope and different frequency ratios of the structure and damper on a single-story structure. As a result of the study, the displacement of the structure at the 1st mode frequency for a given angular momentum of the gyroscope is fairly reduced. Besides, at a notable frequency ratio of the damper and the structure, the effect of the angular momentum is improved. Even if the disk mass of the gyroscope decreases, it is possible to obtain a certain angular momentum by increasing the disk speed. Thus, lighter and less bulky gyroscopic vibration dampers can be designed. The cooperation of the required angular momentum with the optimum ratio of natural frequencies should be considered to obtain a highest attenuation of the building vibration. In addition, the equations of motion obtained according to the 1st mode and the theoretical results overlapped.

  • MakaleYalnız künye2021
    Afetlerde Güvenli Şehir Değerlendirmesi: Puan Kart Uygulaması

    Turan, Melikşah; Cengiz, Ekrem

    Afetler insanların ve toplulukların güvenlik ve refahlarının zarar görmesine neden olabilirler. Afetlerin olumsuz etkilerinin önlenmesinde veya azaltılmasında, ayrıca risk altındaki toplulukların olumsuz etkilere tepkisini güçlendirmede temel olarak mevcut durumun iyi anlaşılması gerekmektedir. Şehirlerin afetlere hazırlığını ortaya koyan dirençli şehir değerlendirilmesi ile dirençlilik puanı elde edilerek derecelendirme yapılması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda çalışmada toplum direncini geliştirme faaliyetlerine rehberlik etmek için 10 faktör, 33 alt faktör ve 100 gösterge değeri ile oluşturulmuş hazırlanmış Afetlerde Güvenli Şehir Değerlendirme Puan Kartı uygulanmıştır. Veri toplama tekniğine göre dökümantasyonel, araştırmada kullanılan verinin özelliğine göre de ikincil veriye dayalı araştırma kategorisinde yer almaktadır. Nicel araştırma türünde olan çalışmamızda ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Verileri paylaşılmış büyükşehir statüsündeki 2 şehir için değerlendirilmiş olup isimleri A ve B şeklinde kodlanmıştır. Şehirlerin dirençlilik seviyesini ölçmek için nesnel kriterler doğrultusunda normalize edilmiş bir puan elde edilip puanlar seviyelendirilerek değerlendirilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Effect of Vehicle-Bridge Interaction on the Dynamic Behavior of Bridges

    Araz, Onur

    In this study, dynamic behavior of single span bridges under moving sprung mass is investigated. The equation of motion of the problem under consideration is obtained as a partial differential equation with variable coefficients and solved numerically by Newmark method. In dynamic analyzes, the effects of the speed parameter, mass ratio, frequency ratio and damping ratio of the bridge on the dynamic behavior of the bridge and the vehicle are investigated. The results obtained from the analysis are presented in figures and tables. The results have shown that the parameters taken into account have a significant influence on the dynamic behavior of the bridge.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2021
    İnşaat Sektöründe Çalışanların Güvenlik Kültürünün Oluşturulmasında Saha Gözetmenlerinin Rolü

    Tuna, Hasan; Albayrak, Sirer

    İş kazaları çalışanların çalışma hayatlarında karşılaştıkları en önemli sorunlardan biridir. İnsanlığın çalışma hayatı boyunca olabilecek kazaları engelleme ve çalışanlara sağlıklı bir ortam oluşturmak amacıyla birçok mevzuat ve kurumsal düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler mevcut olmasına karşın, işyerlerinde hala birçok kaza meydana gelmektedir. Son zamanlarda iş kazalarının önlenmesi konusunda güvenlik kültürü kavramının üzerinde önemle durulmaktadır. Bu çalışmada, inşaat sektöründe çalışanların güvenlik kültürü düzeylerinin demografik özelliklerinden ve inşaatta görevli saha gözetmenlerinden ne şekilde etkilendiğini tespit etmek amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemini, kartopu örnekleme yöntemiyle saptanan, inşaat sektöründe faaliyette bulunan Ankara, İstanbul, Ağrı ve Sivas illerindeki 5 farklı firmada çalışan toplam 130 kişi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Dursun (2011) tarafından Türkçe’ye uyarlanan 8 farklı ölçek kullanılmıştır. Veriler normal dağılım gösterdiği için parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre kadercilik dışındaki güvenlik kültürü boyutlarında saha gözetmeninin görev yaptığı işyerlerindeki çalışanların güvenlik algısı anlamlı şekilde yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca, medeni durum, iş tecrübesi, eğitim durumu gibi demografik özelliklerle güvenlik kültürü boyutları arasında anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Eğitim faaliyetlerinin arttırılması, yönetimin tutum ve davranışlarının geliştirilmesi, kadercilik anlayışının ortadan kaldırılması, farkındalığı ve yetkinliği artırıcı tedbirlerin alınması, çalışanların güvenliğe aktif katılımının sağlanması, etkili iletişiminin kurulması, raporlama kültürünün geliştirilmesi ve belli sayıdaki işyerlerinde saha gözetmenlerinin istihdam edilmesi iş kazalarının azaltılmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Yüksek Fırın Cürufu İkamesinin Çimentolu Macun Dolgunun Dayanım Özelliklerine Etkisi

    Eker, Hasan; Bascetin, Atac; Tuylu, Serkan; Adiguzel, Deniz

    Yeraltı madenciliğinde atık depolama yöntemlerden biri olan çimentolu macun dolguda (ÇMD) üretim içingerekli olan dayanımın yakalanması ve daha da geliştirilmesi bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bukapsamda yüksek fırın cürufu (YFC) kullanılmış, kısa ve uzun vadede ÇMD dayanım özellikleri üzerindekietkisi araştırılmıştır. ÇMD numuneleri önce, % 3, 5, 7, 9 ve 11 portland çimentosu ile hazırlanmış, daha sonraise YFC ikamesi olarak çimentonun yerine ağırlıkça % 25, % 50 ve % 75’i ile karıştırılarak numuneleroluşturulmuştur. 3, 7, 14, 28, 56 ve 90 günlük kür sürelerine göre tek eksenli basınç dayanımı (TEBD) deneyiyapılmıştır. Deney sonuçlarına göre, yalnızca % 3 çimento (Ç) oranındaki % 75 YFC ikameli karışımlar macundolgu için gerekli olan sıvılaşma riski sınırının (0,15 MPa) altında kalmış, 28 günlük kür süresinde arakatlıkazı için istenilen dayanım sınır değeri (≥ 0.7 MPa) % 7 Ç’nin % 25 YFC, % 9 Ç’nin % 25 ve % 50 YFC, %11 Ç’nun % 25 ve %50 YFC oranlarındaki karışımlar sağlamaktadır. Ancak tahkimat amaçlı olarak YFCkatkılı ÇMD kullanılmaması ya da bu konuda dayanımı geliştirebilmek için daha farklı katkı malzemelerininde kullanılmasının gerekliliği belirlenmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2020
    Çimentolu Macun Dolgu Yönteminin Uygulanmasında Bazı Katkı Malzemelerinin Puzolanik Özelliklerinin Araştırılması

    Eker, Hasan; Bascetin, Atac; Tuylu, Serkan; Adiguzel, Deniz

    Son zamanlarda geliştirilen ve yaygın bir şekilde kullanılan çimentolu macun dolgu (ÇMD) yöntemi; maden atıklarınınbertarafı konusunda sektöre hem işletme hem çevresel, hem de yasal mevzuatın uygulanması açısından birçok faydalarsağlamaktadır. Bu yüzden; ülkemizdeki bazı maden işletmelerinde son yıllarda çimentolu macun dolgu (ÇMD) yöntemitercih edilmeye başlanmıştır. Bu yöntemin en büyük maliyet kalemlerinden biri bağlayıcı giderleridir. Bu çalışmada;ÇMD’da kullanılan Portland çimento (PÇ) yerine zeolit (Z), yüksek fırın cürufu (YFC), uçucu kül (UK) ve silis dumanı(SD) gibi puzolanik katkı malzemelerinin kullanılabilirliği incelenmiştir. Bu çalışmada referans (R, sadece çimentoiçeren) ve Z, YFC, UK ve SD katkılı ÇMD karışımlarının 28 ve 90 gün kür süreleri sonunda tek eksenli basınçdayanımları ve eğilme dayanımları incelenmiş ve elde edilen tek eksenli basınç ve eğilme dayanımları değerlerikullanılarak puzolanik aktivite indeksi değerleri belirlenmiştir. Atık, çimento (ağırlıkça % 11) ve su ile oluşturulanreferans numuneleri ve çimentonun yerine (% 11) % 25 oranında YFC, % 20 Z, % 10 UK, % 5 SD ikameli ÇMDnumunelerinin 28 ve 90 günlük kür süreleri sonunda tek eksenli basınç dayanımı (TEBD) deneyleri gerçekleştirilmiştir.Elde Edilen sonuçlara göre; 28 ve 90 gündeki en yüksek basınç ve eğilme dayanımları UK numunelerinde eldeedilmiştir. Puzolanik aktivite indeksinin en yüksek değerinin 28 ve 90 günde UK numunelerinde elde edildiğigörülmüştür. Referans numunesinin TEBD değerini 28 gün sonunda UK, SD ve Z geçerken; 90 günde ise sadece SD’ıgeçmektedir.

    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2020
    Plent-miks temel tabakası yapımında kazınmış asfalt kaplama (RAP) malzemesi kullanımı ve ekonomik analizi

    Seferoglu, Aysegul Gunes; Seferoglu, Mehmet Tevfik; Akpınar, Muhammet; Çelik, Muhammet

    Bu çalışmanın amacı, Karayolu Teknik Şartnamesi (KTŞ) kriterlerine göre tasarımı yapılacak olan bir plent-miks temel (PMT)tabakası için kullanılabilir kazınmış asfalt kaplama (RAP) malzemesi oranlarına bağlı olarak elde edilecek mali faydalarınbelirlenmesidir. Tüm RAP katkılı karışımların fayda-maliyet analizleri yapılarak PMT tabakası yapımı ve malzemelerin nakliyeharcamaları göz önüne alındığında, RAP malzemesinin hangi uzaklıktan getirilmesi durumunda ekonomik bir uygulama olacağıaraştırılmıştır. Çalışma neticesinde RAP malzemesinin %100 oranında PMT tabakalarında kullanımının çimento takviyesi ilemümkün olduğu ve doğal agrega (DA) yerine kullanılması durumunda %16’nın üzerinde kâr sağladığı belirlenmiştir. RAPmalzemesinin, PMT Tip-1 tabakası için doğal agregaya alternatif ve maliyet açısından daha ekonomik bir malzeme olduğusonucuna varılmıştır.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleYalnız künye2020
    Betonarme binaların deprem performanslarına dolgu duvarların etkisinin incelenmesi

    Sunca, Fezayil; Çavdar, Özlem; Sunca, Gülfem Çisem Köse

    Bu çalışmada, kat içinde farklı oran ve düzende yerleştirilen dolgu duvarların betonarme binaların sismik davranışlarına olan etkileri araştırılmıştır. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY-2018)'ne uygun olarak tasarımı gerçekleştirilen binaların performansları zaman tanım alanında doğrusal olmayan analiz yöntemiyle tespit edilmiştir. Analizler için 11 adet deprem kaydı, yakın ve uzak fay etkileri, depremlerin büyüklüğü, zemin cinsi ve Ülkemizin faylanma mekanizması gibi parametreler dikkate alınarak seçilmiştir. Seçilen ivme kayıtları, basit ölçeklendirme yöntemi kullanılarak TBDY-2018'de verilen yatay elastik tasarım spektrumuyla uyumlu olacak şekilde ölçeklendirilmiştir. Analizlerde 5 farklı oranda dolgu duvar dikkate alınmıştır. Bu dolgu duvarlar diyagonal (eşdeğer) basınç çubuğu olarak analizlerde dikkate alınmıştır. Binanın sonlu eleman modelinde SAP2000, kesit analizlerinde ise RESPONSE2000 programı kullanılmıştır. Analizler sonucunda, her bir dolgu duvar oranı için binalardan elde edilen mod şekilleri, titreşim periyot değerleri, göreli kat ötelemesi oranları ve bina performans seviyeleri karşılaştırmalı olarak sunulmuştur.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2020
    Identification Material Properties By Modal Calibration Method Based On Ambient Vibration Tests

    Trker, Temel; Dede, Tayfun; Yanik, Yusuf; Yildirim, Omer

    Nowadays, different structural members can be used in structures. The mechanical properties of the materials are variable. For this reason, it is very important to identify the material properties correctly. The main parameter used to define the material properties is the elasticity modulus. In this study, the elasticity modulus of structural members was determined by Model Calibration Method using dynamic characteristics obtained from Ambient Vibration Test data. The application of the proposed method was presented on a steel structure member. First of all, experimental natural frequencies were obtained by conducting Environmental Vibration Test on the selected model. A measurement system consisting of accelerometers for experimental measurements and an electronic circuit used as signal collection unit are designed. The data obtained from this measurement system were transferred to the computer environment and analyzed in the Matlab program. Using the SAP2000 package program, the theoretical natural frequencies were found by Finite Element Method. The difference between the experimental and theoretical results was reduced to the lowest as a result of repeated analysis by modifying the elasticity modulus in the Finite Element model created in SAP2000 program via software generated in Matlab. The calibrated finite element model and the elasticity modulus of the steel structural member are determined by the process.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Beton Yol Uygulamalarında Derz Türlerine Göre Düşey Deplasman Oluşumlarının İncelenmesi ve Maliyet Analizi: Trabzon-Rize Örneği

    Akpinar, Muhammet Vefa; Seferoğlu, Mehmet Tevfik; Güneş Seferoğlu, Ayşegül; Çelik, Muhammet

    Türkiye'de beton yolların kullanımı her geçen gün artmaktadır. Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi'nde 10.000 km'nin üzerinde beton yol bulunmaktadır. Bu çalışmada, Trabzon ve Rize İllerinde yapılan beton yol uygulamaları incelenerek yaygın olarak kullanılan kaplama kalınlığı ve beton basınç dayanımı belirlenmiştir. Karadeniz Teknik Üniversitesi Hızlandırılmış Yol Tesisinde örnek kaplama modeli hazırlanmış ve gerçek trafik yüklemeleri altında beton kaplamaların düşey deplasman değişimleri incelenmiştir. Farklı derz türleri (hasır donatılı yarım derz, donatısız yarım derz, dolgulu tam derz ve dolgusuz tam derz) kullanılarak fayda ve maliyet analizi yapılmıştır. Elde edilen verilere göre, derzlerin yarım derz olması ve kaplamada donatı kullanılması, donatısız yarım derzlere göre 1.3 kat, dolgulu tam derze göre yaklaşık 4 kat, dolgusuz tam derzlere göre ise yaklaşık 9 kat daha az düşey deplasman oluşmasını sağlamaktadır. Ayrıca yapılan maliyet analizlerine göre kaplamalarda hasır donatının bulunması, beton kaplama maliyetine km’de 38.002,76 TL (%11,6) fiyat farkı oluşturmaktadır. Bu bilgiler ışığında, beton kaplamalarda yarım derz yapılmasının ve hasır donatının kullanılmasının kaplama derz bölgelerindeki faydasına oranla maliyetinin oldukça düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca mevcut tam derzli beton yollarda %7'lik ilave bir maliyet ile derzlerin içinin bitüm esaslı dolgu malzemesi ve kauçuk levhalarla kaplanmasının, düşey deplasman değerlerini en az yarı yarıya azaltılabileceği ve bu sayede kaplama ömrünün uzatılabileceği tespit edilmiştir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2019
    Betonların Aşındırma ve Karbonatlaşma Performanslarına Kireçsi Uçucu Küllerin Farklı İncelik ve İkame Oranlarının Etkisi

    Demir Şahin, Demet; Çullu, Mustafa; Eker, Hasan

    Bu çalışmada Afşin Elbistan/ Kahramanmaraş termik santral atığı C tipi uçucu kül (UK) kullanılmıştır. Bu kül öğütülmüş ve 6 farklıincelik değeri elde edilmiştir. Uçucu küle ait değişik incelik değerleri ile betonda çimento yerine % 10, % 30 ve % 50 ikame oranlarındakullanılarak katkılı ve uçucu kül katkısız referans beton örnekleri hazırlanmıştır. Sertleşmiş beton örnekleri üzerine uçucu kül incelikdeğerinin etkisini belirlemek için aşınma ve karbonatlaşma direnci deneyleri yapılmıştır. Aşınma direnci ASTM C 944-99 standardındaifade edilen Rotating Cutter yöntemine göre 28, 56 ve 90 günlük kür süresini tamamlamış beton örnekleri üzerine uygulanmıştır.Karbonatlaşma direnci için örnekler 360 gün karbondioksit miktarı yoğun bir ortama bırakılmış ve karbonatlaşma derinliğibelirlenmiştir. Elde edilen deney sonuçlarına göre; % 10 ve % 50 uçucu kül ikameli beton numunelerinde öğütme süresinin yarmadaçekme dayanımı üzerinde pek fazla etkili olmamış, ama referans numuneye göre uçucu kül ikamesinin dayanımı artırdığı anlaşılmıştır.Ayrıca % 30 uçucu kül ikameli beton numunelerinde öğütme süresinin yarmada çekme dayanımını çok az artırdığı görülmektedir, ancakbu karışım oranıda referans numunenin elde ettiği dayanım değerinin altında değer almıştır. Beton karışımlarına ikame edilen uçucu küloranlarının artmasıyla birlikte karbonatlaşma derinliği artmıştır. En yüksek karbonatlaşma derinliği değeri 0, 20, 30 ve 45 dakika öğütmesürelerine sahip % 50 UK ikameli beton örneğinde (1,0 cm), en düşük karbonatlaşma derinliği değeri (0.3 cm) ise 10 ve 45 dakikaöğütme süresine sahip % 10 UK ikameli beton örneklerinde elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; beton karışımlarında kullanılanUK’ün öğütme süresinin karbonatlaşma derinliği üzerinde pek fazla değişikliğe neden olmadığı görülmüştür. % 10, 30 ve 50 UK ikamelibeton karışımları içerisinde en fazla aşınma miktarı 28 günlük kür süresinde meydana gelmiştir. % 10 UK ikameli beton karışımındaöğütme süresi artıkça 28 günlük kür süresi numunelerinin aşınma miktarınında genel olarak arttırdığı söylenebilir, ama 56 ve 90 günlükkür sürelerinde pek etkisi olduğu söylenemez. Diğer UK ikame oranlarında (% 30 ve 50) öğütme süresinin artmasıyla 28, 56 ve 90günlük kür süresine sahip numunelerinin aşınma miktarlarında belirgin bir değişiklik gözlemlenmemiştir.

  • MakaleAçık Erişim2018
    Detection of collapsed building from unmanned aerial vehicle data with object based image classification

    Avdan, Uğur; Çömert, Resul; Küçük Matcı, Dilek

    Buildings are most affected the objects by earthquake disaster. Detection of collapsed buildings after an earthquake isimportant both for determining the current situation and quick response. Unmanned aerial vehicles that have evolved inrecent years, can provide very high resolution images of the earth surface using camera systems attached to them.Information for the intended purpose can be obtained through the products produced from these images.In this study, collapsed buildings were detected in the area where high-resolution images were obtained whit unmanned aerialvehicle in 2015 and 2014. Building detection process was made based on a scenario events. In this context, 2015 images weretaken before the earthquake and 2014 images were taken after the earthquake. The images of both years were processedseparately to produce the digital elevation model and orthophoto image of the study area. building of the study area wereobtained by applying the object-based classification process to the generated data. 11 buildings which were available in thearea in 2015 and not available in the area in 2014, were detected successfully comparison of building classes of two years.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleYalnız künye2016
    Saunaların Yapım Teknikleri ve Tek Kişilik Konut Tipi Sauna Örneği

    Fidan, M. Said; Kale, Brış; Yaşar, Memet; Yaşar, Şadiye Ş; Alkan, Elif; Altinok, Mustafa

    Doğada, sıcak ve soğuk olmak üzere birbirine zıt iki kutup vardır. Sauna bu tezatların bir uygulama mekanıdır. Sauna, hava ve su vasıtasıyla soğutulan bir sıcak hava banyosudur. Bu banyo ile insan bedeni, soğuk ile sıcak arasındaki doğanın mücadelesini küçük çapta da olsa uygulamasını yaşamaktadır. Buna göre; sauna, sıcak ile soğuğun etkileri arasındaki sonsuz çekişmeyi temsil etmektedir. Sauna, bu iki büyük tesiri ideal bir şekilde bünyesinde toplamaktadır. Bu çalışmada, saunaların yapım teknikleri hakkında literatür taramaları ve tek kişilik konut tipi sauna yapımı örneklendirilmiştir. Çalışma sonunda; elde edilen teknik dokümanlar ve edinilen tecrübeler ile bütün tasarlanmış saunalara yeni bir alternatif olarak, konut tipi mekanlar için banyoda tek kişilik bir sauna modeli geliştirilmeye çalışılmıştır

  • MakaleYalnız künye2016
    İş Güvenliğinde Bulanık Promethee Yöntemiyle Hata Türleri ve Etkilerinin Analizi: Bir İnşaat Firmasında Uygulama

    Yerlikaya, Mehmet Akif; Efe, Ömer Faruk; Efe, Burak

    Hata türleri ve etkileri analizi (HTEA) imalat ve hizmet sistemlerindeki potansiyel hataları elimine etmek, tanımlamak için yaygın olarak kullanılan bir risk değerlendirme yöntemidir. Geleneksel HTEA'da olasılık (O), şiddet (S) ve saptanabilirlik (D) gibi risk faktörleri skorlarının çarpımıyla elde edilen risk öncelik puanı kullanılarak hata türlerinin risk öncelikleri belirlenir. Ancak, kesin değerlerin kullanıldığı risk öncelik puanı yönteminde bazı eksiklikler olduğu için eleştirilmiştir. Bu çalışmada; O,S ve D risk faktörlerine ait ağırlıkları değerlendirmek için üçgensel bulanık sayılarla ifade edilen dilsel değişkenler kullanılmıştır. En ciddi hata türlerinin seçiminde, önceden teşhis edilen hata türlerinin risk önceliklerini belirlemek için bulanık B-PROMETHEE yöntemi önerilmiştir. Önerilen yöntemin bulanık ortamda uygulamasını göstermek için örnek bir çalışma sunulmuştur

  • MakaleYalnız künye2016
    Evaluation of Stability of Embankment Dam by Limit Equilibrium and Numerical Analyses Methods: Example of a Waste Dam in Turkey

    Alemdag, Selcuk

    In this study, stability of a lifetime ended old waste clay fill dam body was evaluated after increasing the dam height of 3 meters using limit equilibrium and numerical analyses. In the limit equilibrium analyses, stability of the old waste dam was evaluated by Bishop Method considering the effect of silting and the seismic loads and the factor of safety determined as 2.167. Afterwards, stability of the dam which increased body height of 3m was evaluated in four stages using the limit equilibrium analyses. In the first stage, stability analysis for condition after construction was realized without siltation and seismic loads using and the factor of safety was found as 2.171. In other stages, stability analyses were conducted considering effect of the silting load and both seismic and silting loads. The factors of safety were determined as 1.946 and 1.443, respectively. Similarly, stability of new dam body was analyzed without siltation and seismic loads using shear strength reduction method (FE-SSR) and the factor of safety was found 2.16. In the stability analyses by considering siltation load and both siltation and seismic load, the factors of safety were determined as 1.97 and 1.23, respectively. The results obtained from stability analyses show that the factor of safety values is higher than 1.2 which is the lower limit for earth dams and no stability problem is expected after increasing the dam height

  • Proje2009
    Yerüstü ve ayaklı su depolarının deprem davranışlarının sıvı ve zemin etkileşimleri dikkate alınarak incelenmesi

    Livaoğlu, Ramazan; Dogangun, Adem

    -