Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Alemdag, Selcuk(6)
- Aydin, Metin Mutlu(5)
- Demir Şahin, Demet(4)
- Eker, Hasan(4)
- Çavdar, Özlem(4)
- Çullu, Mustafa(4)
- Ozyurt, Emre(3)
- Peker, İskender(3)
- Yilmaz, Tekin(3)
- Çoruh, Emine(3)
- Şentürk, Suat Hayri(3)
- Araz, Onur(2)
- Aşık, Yusuf(2)
- Gergin, Ramazan Eyüp(2)
- Gurocak, Zulfu(2)
- Kahya, Volkan(2)
- Kaya, Elif Çelenk(2)
- Köfteci, Sevil(2)
- Külekçi, Gökhan(2)
- Osman Yilmaz, Ali(2)
- Seferoglu, Mehmet Tevfik(2)
- Sunca, Gülfem Çisem Köse(2)
- Çakır, Tufan(2)
- Çavuşoğlu, İbrahim(2)
- Çelik, Muhammet(2)
- Acı, Elif Nur(1)
- Akduman, Öznur(1)
- Akpinar, Muhammet Vefa(1)
- Akpınar, Muhammet(1)
- Aksoy, Atakan(1)
- Aksüt, Yavuz Selim(1)
- Albayrak, Sirer(1)
- Ar, Ilker Murat(1)
- Araz, O.(1)
- Avdan, Uğur(1)
- Ayvazoglu, Gülsah(1)
- Baki, Birdogan(1)
- Bayram, Hakan(1)
- Bendine, K.(1)
- Bora, P.(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2020Plent-miks temel tabakası yapımında kazınmış asfalt kaplama (RAP) malzemesi kullanımı ve ekonomik analizi
Seferoglu, Aysegul Gunes; Seferoglu, Mehmet Tevfik; Akpınar, Muhammet; Çelik, Muhammet
Bu çalışmanın amacı, Karayolu Teknik Şartnamesi (KTŞ) kriterlerine göre tasarımı yapılacak olan bir plent-miks temel (PMT)tabakası için kullanılabilir kazınmış asfalt kaplama (RAP) malzemesi oranlarına bağlı olarak elde edilecek mali faydalarınbelirlenmesidir. Tüm RAP katkılı karışımların fayda-maliyet analizleri yapılarak PMT tabakası yapımı ve malzemelerin nakliyeharcamaları göz önüne alındığında, RAP malzemesinin hangi uzaklıktan getirilmesi durumunda ekonomik bir uygulama olacağıaraştırılmıştır. Çalışma neticesinde RAP malzemesinin %100 oranında PMT tabakalarında kullanımının çimento takviyesi ilemümkün olduğu ve doğal agrega (DA) yerine kullanılması durumunda %16’nın üzerinde kâr sağladığı belirlenmiştir. RAPmalzemesinin, PMT Tip-1 tabakası için doğal agregaya alternatif ve maliyet açısından daha ekonomik bir malzeme olduğusonucuna varılmıştır.
- MakaleYalnız künye2020Betonarme binaların deprem performanslarına dolgu duvarların etkisinin incelenmesi
Sunca, Fezayil; Çavdar, Özlem; Sunca, Gülfem Çisem Köse
Bu çalışmada, kat içinde farklı oran ve düzende yerleştirilen dolgu duvarların betonarme binaların sismik davranışlarına olan etkileri araştırılmıştır. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY-2018)'ne uygun olarak tasarımı gerçekleştirilen binaların performansları zaman tanım alanında doğrusal olmayan analiz yöntemiyle tespit edilmiştir. Analizler için 11 adet deprem kaydı, yakın ve uzak fay etkileri, depremlerin büyüklüğü, zemin cinsi ve Ülkemizin faylanma mekanizması gibi parametreler dikkate alınarak seçilmiştir. Seçilen ivme kayıtları, basit ölçeklendirme yöntemi kullanılarak TBDY-2018'de verilen yatay elastik tasarım spektrumuyla uyumlu olacak şekilde ölçeklendirilmiştir. Analizlerde 5 farklı oranda dolgu duvar dikkate alınmıştır. Bu dolgu duvarlar diyagonal (eşdeğer) basınç çubuğu olarak analizlerde dikkate alınmıştır. Binanın sonlu eleman modelinde SAP2000, kesit analizlerinde ise RESPONSE2000 programı kullanılmıştır. Analizler sonucunda, her bir dolgu duvar oranı için binalardan elde edilen mod şekilleri, titreşim periyot değerleri, göreli kat ötelemesi oranları ve bina performans seviyeleri karşılaştırmalı olarak sunulmuştur.
- MakaleAçık Erişim2020Identification Material Properties By Modal Calibration Method Based On Ambient Vibration Tests
Trker, Temel; Dede, Tayfun; Yanik, Yusuf; Yildirim, Omer
Nowadays, different structural members can be used in structures. The mechanical properties of the materials are variable. For this reason, it is very important to identify the material properties correctly. The main parameter used to define the material properties is the elasticity modulus. In this study, the elasticity modulus of structural members was determined by Model Calibration Method using dynamic characteristics obtained from Ambient Vibration Test data. The application of the proposed method was presented on a steel structure member. First of all, experimental natural frequencies were obtained by conducting Environmental Vibration Test on the selected model. A measurement system consisting of accelerometers for experimental measurements and an electronic circuit used as signal collection unit are designed. The data obtained from this measurement system were transferred to the computer environment and analyzed in the Matlab program. Using the SAP2000 package program, the theoretical natural frequencies were found by Finite Element Method. The difference between the experimental and theoretical results was reduced to the lowest as a result of repeated analysis by modifying the elasticity modulus in the Finite Element model created in SAP2000 program via software generated in Matlab. The calibrated finite element model and the elasticity modulus of the steel structural member are determined by the process.
- MakaleAçık Erişim2020Beton Yol Uygulamalarında Derz Türlerine Göre Düşey Deplasman Oluşumlarının İncelenmesi ve Maliyet Analizi: Trabzon-Rize Örneği
Akpinar, Muhammet Vefa; Seferoğlu, Mehmet Tevfik; Güneş Seferoğlu, Ayşegül; Çelik, Muhammet
Türkiye'de beton yolların kullanımı her geçen gün artmaktadır. Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi'nde 10.000 km'nin üzerinde beton yol bulunmaktadır. Bu çalışmada, Trabzon ve Rize İllerinde yapılan beton yol uygulamaları incelenerek yaygın olarak kullanılan kaplama kalınlığı ve beton basınç dayanımı belirlenmiştir. Karadeniz Teknik Üniversitesi Hızlandırılmış Yol Tesisinde örnek kaplama modeli hazırlanmış ve gerçek trafik yüklemeleri altında beton kaplamaların düşey deplasman değişimleri incelenmiştir. Farklı derz türleri (hasır donatılı yarım derz, donatısız yarım derz, dolgulu tam derz ve dolgusuz tam derz) kullanılarak fayda ve maliyet analizi yapılmıştır. Elde edilen verilere göre, derzlerin yarım derz olması ve kaplamada donatı kullanılması, donatısız yarım derzlere göre 1.3 kat, dolgulu tam derze göre yaklaşık 4 kat, dolgusuz tam derzlere göre ise yaklaşık 9 kat daha az düşey deplasman oluşmasını sağlamaktadır. Ayrıca yapılan maliyet analizlerine göre kaplamalarda hasır donatının bulunması, beton kaplama maliyetine km’de 38.002,76 TL (%11,6) fiyat farkı oluşturmaktadır. Bu bilgiler ışığında, beton kaplamalarda yarım derz yapılmasının ve hasır donatının kullanılmasının kaplama derz bölgelerindeki faydasına oranla maliyetinin oldukça düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca mevcut tam derzli beton yollarda %7'lik ilave bir maliyet ile derzlerin içinin bitüm esaslı dolgu malzemesi ve kauçuk levhalarla kaplanmasının, düşey deplasman değerlerini en az yarı yarıya azaltılabileceği ve bu sayede kaplama ömrünün uzatılabileceği tespit edilmiştir.
- MakaleYalnız künye2019A Risk Analysis Implementation of a State University Food Engineering Department’s Laboratories
Kaya, Elif Çelenk; Ersoy, Sibel
According to the work health and safety law no:6331; employers of the corporations which is subjected to that law have to make the risk assessment or have it made. It is known that the best effective method of preventing the work accidents and occupational diseases is the risk assessment. By the risk assessment, potantial dangers and the risks sourced by them are revealed and thus, with effective precautions, preventations of the work accidents and occupational diseases are trying to be done. The laboratories as their nature, hosts serious dangers and the risks sourced by them. To eliminate or minimise these risks the implementations of collective protection precautions, taking series of precautions begining from the design and installation process, setting up the substructure of work safety, informing the employees about the dangerous situations and the education of laboratory safety has a great importance. Revealing the risk factors in the laboratories with the actual risk assessment methods and taking effective precautions in a short time is very important for work safety. There are limited number of studies in the literature that are subjected to the risk assessments of laboratories. In this study, using the control lists of the relevant ministry, danger and risks of six number of application and research laboratories of a state university food engineering department have been identifed and by the L type matrix method, the risk analysis study has been made. At the laboratories which this study has been made a total of 52 number of risks consist of 6 number of unacceptable risks, 24 number of high level risks, 19 number of middle level risks and 3 number of low level (acceptable) risk have been determined. A risk score has been generated for each risk and the average risk score of 15 high level risk has seen for all laboratories. By taking into consideration of the risk scores, providing the work health and security, a legal control and precaution operations which are sustainable and effective have been suggested.
- MakaleAçık Erişim2019Betonların Aşındırma ve Karbonatlaşma Performanslarına Kireçsi Uçucu Küllerin Farklı İncelik ve İkame Oranlarının Etkisi
Demir Şahin, Demet; Çullu, Mustafa; Eker, Hasan
Bu çalışmada Afşin Elbistan/ Kahramanmaraş termik santral atığı C tipi uçucu kül (UK) kullanılmıştır. Bu kül öğütülmüş ve 6 farklıincelik değeri elde edilmiştir. Uçucu küle ait değişik incelik değerleri ile betonda çimento yerine % 10, % 30 ve % 50 ikame oranlarındakullanılarak katkılı ve uçucu kül katkısız referans beton örnekleri hazırlanmıştır. Sertleşmiş beton örnekleri üzerine uçucu kül incelikdeğerinin etkisini belirlemek için aşınma ve karbonatlaşma direnci deneyleri yapılmıştır. Aşınma direnci ASTM C 944-99 standardındaifade edilen Rotating Cutter yöntemine göre 28, 56 ve 90 günlük kür süresini tamamlamış beton örnekleri üzerine uygulanmıştır.Karbonatlaşma direnci için örnekler 360 gün karbondioksit miktarı yoğun bir ortama bırakılmış ve karbonatlaşma derinliğibelirlenmiştir. Elde edilen deney sonuçlarına göre; % 10 ve % 50 uçucu kül ikameli beton numunelerinde öğütme süresinin yarmadaçekme dayanımı üzerinde pek fazla etkili olmamış, ama referans numuneye göre uçucu kül ikamesinin dayanımı artırdığı anlaşılmıştır.Ayrıca % 30 uçucu kül ikameli beton numunelerinde öğütme süresinin yarmada çekme dayanımını çok az artırdığı görülmektedir, ancakbu karışım oranıda referans numunenin elde ettiği dayanım değerinin altında değer almıştır. Beton karışımlarına ikame edilen uçucu küloranlarının artmasıyla birlikte karbonatlaşma derinliği artmıştır. En yüksek karbonatlaşma derinliği değeri 0, 20, 30 ve 45 dakika öğütmesürelerine sahip % 50 UK ikameli beton örneğinde (1,0 cm), en düşük karbonatlaşma derinliği değeri (0.3 cm) ise 10 ve 45 dakikaöğütme süresine sahip % 10 UK ikameli beton örneklerinde elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; beton karışımlarında kullanılanUK’ün öğütme süresinin karbonatlaşma derinliği üzerinde pek fazla değişikliğe neden olmadığı görülmüştür. % 10, 30 ve 50 UK ikamelibeton karışımları içerisinde en fazla aşınma miktarı 28 günlük kür süresinde meydana gelmiştir. % 10 UK ikameli beton karışımındaöğütme süresi artıkça 28 günlük kür süresi numunelerinin aşınma miktarınında genel olarak arttırdığı söylenebilir, ama 56 ve 90 günlükkür sürelerinde pek etkisi olduğu söylenemez. Diğer UK ikame oranlarında (% 30 ve 50) öğütme süresinin artmasıyla 28, 56 ve 90günlük kür süresine sahip numunelerinin aşınma miktarlarında belirgin bir değişiklik gözlemlenmemiştir.
- MakaleYalnız künye2018Analysis of Frictionless Contact Problem for A Weighted Layer on An Elastic Half Plane Using FEM
Polat, Alper; Kaya, Yusuf; Özşahin, Talat Şükrü
In this study, a comparative analysis of the continuous contact problem of a homogeneous layer loaded by two rigid flat blocks and resting on elastic half plane is investigated using the finite element method (FEM). The results obtained from the elasticity solution are compared with FEM solutions. Also in this problem, it is assumed that the all surfaces are frictionless. Two dimensional finite element analysis of the problem is carried out using ANSYS Mechanical APDL. The analyzes are performed for different loading conditions of Q and P loads. Initial separation load and initial separation points (xcr, λcr) and normal stresses (σy) between the homogenous layer and the elastic half plane are determined. The obtained results are shown in graphs and tables.
- MakaleYalnız künye2018Kurşun-Çinko Maden Artığı Kayaçlarla Üretilen Betonların Mekanik ve Fiziksel Özelliklerinin Araştırılması
Çullu, Mustafa
Bu çalışmanın amacı; kurşun-çinko maden işletmesinden elde edilen artık kayaçlardan (Pasa) üretilen betonların fiziksel ve mekanik özelliklerinin araştırılmasıdır. Bu kapsamda işletmeden elde edilen artık kayaçların ilk olarak fiziksel, kimyasal, mineroloji-petrografik özellikleri belirlenmiştir. Artık kayaçlardan elde edilen agrega ve kireçtaşı agregaları ile %25, %50 ve %75 oranında yer değiştirilerek C16/20, C25/30 ve C35/45 beton dayanım sınıflarında örnekler hazırlanmıştır. Hazırlanan beton örneklerin fiziksel ve mekanik özellikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak, kurşun-çinko maden artığı kayaçların beton agregası olarak kullanıldığında, kireçtaşına göre beton örneklerin görünür boşluk oranı ve su emme değerleri azalırken, yoğunluğu artmıştır. Fiziksel özelliklerdeki olumlu etkiye bağlı olarak, basınç ve eğilme dayanımı da artmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2018Yangında elips enkesitli kolonların davranışı
Ozyurt, Emre
Bu makale, elips enkesitli içi boş profillerden oluşmuş kolonların yüksek sıcaklıktaki davranışlarını anlamak için sayısal bir çalışmanın sonuçlarını sunmaktadır. Doğrusal olmayan sonlu elemanlar yazılımı olan ABAQUS v6.14-1 kullanılarak, narinliğin, sıcaklıktan dolayı gerçekleşen eksenel zorlanma oranının ve başlangıçta uygulanan eksenel yük seviyesinin yüksek sıcaklıklarda EHS çelik kolonların yangın dayanımına etkilerini araştırmak için çok sayıda sayısal çalışmalar yürütülmüştür. Düzgün sıcaklık dağılımı varsayılmıştır. Sonlu eleman simülasyon sonuçları, mevcut tasarım yönteminin güvenli olup olmadığını kontrol etmek için Eurocode EN 1993-1-1 ve Çelik Yapıların Tasarım, Hesap ve Yapım Esasları yönetmeliklerindeki denklemler kullanılarak hesaplanan sonuçlar karşılaştırılmıştır. Eksenel olarak sıkıştırılmış EHS çelik kolonların kritik sıcaklıklarının hesaplanması için mevcut yöntemin güvensiz olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, yeni bir basit tasarım yöntemi tanıtıldı.
- MakaleAçık Erişim2018Detection of collapsed building from unmanned aerial vehicle data with object based image classification
Avdan, Uğur; Çömert, Resul; Küçük Matcı, Dilek
Buildings are most affected the objects by earthquake disaster. Detection of collapsed buildings after an earthquake isimportant both for determining the current situation and quick response. Unmanned aerial vehicles that have evolved inrecent years, can provide very high resolution images of the earth surface using camera systems attached to them.Information for the intended purpose can be obtained through the products produced from these images.In this study, collapsed buildings were detected in the area where high-resolution images were obtained whit unmanned aerialvehicle in 2015 and 2014. Building detection process was made based on a scenario events. In this context, 2015 images weretaken before the earthquake and 2014 images were taken after the earthquake. The images of both years were processedseparately to produce the digital elevation model and orthophoto image of the study area. building of the study area wereobtained by applying the object-based classification process to the generated data. 11 buildings which were available in thearea in 2015 and not available in the area in 2014, were detected successfully comparison of building classes of two years.
- MakaleAçık Erişim2018Effects of manufacturing type on control performance of multiple tunedmass dampers under harmonic excitation
Kahya, Volkan; Araz, O.
Using different optimization techniques, the optimum characteristics of multiple tuned mass dampers (MTMD) for reducing the dynamic response of primary structure due to various excitations are studied by many researchers. In this paper, the five practical MTMD models are considered which consist of different combinations of the mass, damping, stiffness coefficient and damping ratio in the MTMD. The criteria selected for the optimality is the minimization of the maximum value of the displacement dynamic magnification factor (DMF) of the primary structure with the MTMD system under external harmonic excitation. The optimum parameters of the MTMD systems are investigated using Sequential Quadratic Programming (SQP). Results obtained illustrate that the optimum MTMD-1 and MTMD-4 have nearly the same control performance and provide higher effectiveness than all the other types of MTMDs of the same mass ratio in reducing the displacement response of primary structure. Finally, a robustness analysis of optimally designed MTMD systems to investigate their performance under errors in the tuned frequencies is also performed in detail.
- MakaleYalnız künye2018Dynamic response of a reinforced concrete minaret
Tonyali, Z.; Günaydın, M.
Minarets are one of the specific structure types used commonly in Islamic Countries. Many minarets weredamaged or collapsed during catastrophic events like earthquake. During an earthquake to understand theminarets’ behavior are so important since dynamic response of these structures depends on a detailedunderstanding of their structural characteristics, such as geometrical shape, supporting system, mode shapes,natural frequencies and modal damping ratio etc. This paper examines in detail a Turkish style reinforcedconcrete (RC) minaret, its finite element modeling, modal analysis and earthquake analysis. A reinforcedconcrete minaret which is generally built in Turkey is selected as an application. Three-dimensional (3D)model of the minaret and its modal analysis are performed to obtain analytical frequencies and mode shapesusing ANSYS finite element program. The minaret’s linear transient analysis is carried out using the 1992Erzincan earthquake ground motion record to obtain the earthquake behavior of the minaret. At the end ofthe study, the calculated displacement responses and maximum-minimum principal stresses concentrationsfor the minaret are briefly discussed and illustrated.
- MakaleAçık Erişim2018Investigation of the contact problem for a partial functionally gradedlayer by using finite element method
Kaya, Y.; Polat, A.; Bora, P.; Bendine, K.; Özşahin, T.ş.
The difficulty of producing functionally graded materials (FGM) and the fact that they are more expensive than homogeneous materials emerge as an industrial problem. The starting point of this study is to investigate alternative solution methods that will contribute to the mentioned problem. In parallel, the analysis of the contact problem for a layer, which is loaded by a rigid block and resting on the elastic half plane, is presented in this paper. Only the area under the block is considered as FGM, the other parts are considered homogeneous material, unlike the studies in the literature. There is no analytical solution for this study and it is compared with the solution which is completely functionally graded (FG) layer in the literature by using finite element method (FEM). Material properties of the FG layer are defined by the macro added to the ANSYS program. The analysis for the partial FG layer were compared with the completely FG layer analysis as figures and tables, and as a result it was predicted that partial FGM could be used for the static problems and may also be practical applications in the industry.
- MakaleYalnız künye2017A Case Study on the Selection and Conversion of Urban Transformation Areas
Çelik, Kemal
Urbanization is the process of the people migrates from small residential area to larger urban centers, often motivated by growing economically. Growth in large centers has not been planned. It is avoidable fact that the vast majority of the housing in our country has not been built in compliance with the public housing laws. This situation, which everyone agrees but cannot be irrepressible in spite of the laws, creates a risk of disaster in terms of poor quality and causes a distorted urbanization. The necessity of planned intervention in order to remove unplanned urbanization and a blot on the landscape and create more habitable areas reveals the concept of 'Urban Transformation'. Accordingly, urban transformation is to provide that make it a place for more livable standards by establishing the integrity of urban areas subjected to collapse in terms of physical, social and cultural with the city. In this study, the change of construction in Yenimahalle in Gümüşhane was investigated. Images for 1946, 2004 and 2014 were obtained with the purpose of analyzing the suitability of UT. The obtained data were converted into 3D with the SketchUp program. Processing of legal draw distances on 1/1000 scaled the master plan application revealed unplanned urbanization. Urban transformation modeling study was carried out in this area. 3D version of this model was revealed and then new situation after the emergence of this model was compared with old one. It was also investigated whether there is a suitable area for urban transformation.
- MakaleYalnız künye2017Zeminlerin emniyetli taşıma kapasitesinin belirlenmesinde oturma miktarının önemi
Cinoğlu, Aslıhan; Gacener, Elif; Alemdag, Selcuk
Bu çalışmada Gümüşhane İli sınırları içerisinde bulunan Tamzı ve Akçakale Köylerinde yüzeylenen zeminlerde optimum bir temel tasarımı için izin verilebilir oturma koşullarını sağlayan emniyetli taşıma kapasitelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Zeminlerin jeoteknik özelliklerinin belirlenmesi için, her bir alanda üçer adet araştırma çukuru açtırılmış olup, bu alanlarda ikişer adet sismik kırılma ile yüzey dalgalarının çok kanallı analizi (MASW) yöntemleriuygulanmıştır. Araştırma çukurlarından alınan örselenmiş ve örselenmemiş örneklerde elek analizi, kesme kutusudeneyi, üç eksenli sıkışma deneyleri yapılmıştır. Uygulanan sismik kırılma ve MASW yöntemleri ile zeminlere aitsismik hızlar belirlenmiştir. Emniyetli taşıma kapasitesinin belirlenmesinde Terzaghi, Meyerhof, Kurtuluş, Tezcan veÖzdemir, Türker ve Keçeli tarafından önerilen eşitlikler kullanılarak elde edilen emniyetli taşıma kapasitesi değerlerikarşılaştırılmıştır. Daha sonra her iki zemin sonlu elemanlar yöntemi ile modellenerek izin verilebilir oturma koşullarında emniyetli taşıma kapasiteleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, ampirik eşitliklerden elde edilen emniyetlitaşıma kapasitesi değerlerinin optimum bir temel tasarımı için uygun olmadığı, optimum tasarım için killi zeminde (CL)emniyetli taşıma kapasitesinin 190 kN/m2, killi kum (SC) da ise 485 kN/m2 olarak alınması gerektiği belirlenmiştir.
- MakaleYalnız künye2016Barajların Kontrolü ve Denetiminin Önemi
Aşık, Yusuf
Barajlar, daha çok tarımsal faaliyetler, sel kontrolü, elektrik enerjisi üretimi ve diğer amaçlarla yapılırılar. Barajlar boyutları bakımından mühendislik yapıları içinde en büyük olan yapılardandır. Ayrıca önem derecesi bakımından da en önemli mühendislik yapılarındadır. Barajlar bir ülkenin ekonomik, sanayi, tarımsal, sosyal ve kültürel bakımdan kalkınmasında büyük faydaları olan yapılardır. Ancak barajlar aynı zamanda birer potansiyel tehlikedir. Çünkü bir barajın rezervuarında milyonlarca metre küp su birikmektedir. Potansiyel tehlikelere karşı barajlarda sürekli olarak gözemler yapılmalıdır. Herhangi bir tehlike karşısında da gerekli tedbirleri almak gerekir. Bu yazıda barajların güvenliği için yapılması gereken denetim ve gözlemler hakkında bilgiler verilmiştir
- MakaleYalnız künye2016A Parametric Study on Evaluation of Backfill Interaction on Seismic Response of a Cantilever Wall
Çakır, Tufan
Konsol duvarların sismik davranışının bilinmesi, bu yapıların deprem bölgelerindeki başarılı tasarımını tesis etmek için önemli bir unsurdur. Bu çalışmada, konsol bir istinat duvarının sismik tepkisi üzerinde dolgu özellikleri değişiminin etkilerini incelemek için bir sonlu elemanlar yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntemde zemin-yapı ve dolgu-duvar etkileşimleri dikkate alınmıştır. Dört farklı dolgu zemini koşulu dikkate alınarak, dolgu-konsol duvar-temel/zemin sisteminin dinamik analizleri zaman ortamında ANSYS programıyla gerçekleştirilmiştir. Yerdeğiştirme ve gerilmeler doğrusal olmayan analizlerle belirlenmiş ve dinamik davranışın dolgu özelliklerine oldukça duyarlı olduğu ortaya konmuştur
- MakaleYalnız künye2016İş Güvenliğinde Bulanık Promethee Yöntemiyle Hata Türleri ve Etkilerinin Analizi: Bir İnşaat Firmasında Uygulama
Yerlikaya, Mehmet Akif; Efe, Ömer Faruk; Efe, Burak
Hata türleri ve etkileri analizi (HTEA) imalat ve hizmet sistemlerindeki potansiyel hataları elimine etmek, tanımlamak için yaygın olarak kullanılan bir risk değerlendirme yöntemidir. Geleneksel HTEA'da olasılık (O), şiddet (S) ve saptanabilirlik (D) gibi risk faktörleri skorlarının çarpımıyla elde edilen risk öncelik puanı kullanılarak hata türlerinin risk öncelikleri belirlenir. Ancak, kesin değerlerin kullanıldığı risk öncelik puanı yönteminde bazı eksiklikler olduğu için eleştirilmiştir. Bu çalışmada; O,S ve D risk faktörlerine ait ağırlıkları değerlendirmek için üçgensel bulanık sayılarla ifade edilen dilsel değişkenler kullanılmıştır. En ciddi hata türlerinin seçiminde, önceden teşhis edilen hata türlerinin risk önceliklerini belirlemek için bulanık B-PROMETHEE yöntemi önerilmiştir. Önerilen yöntemin bulanık ortamda uygulamasını göstermek için örnek bir çalışma sunulmuştur
- MakaleYalnız künye2016Evaluation of Stability of Embankment Dam by Limit Equilibrium and Numerical Analyses Methods: Example of a Waste Dam in Turkey
Alemdag, Selcuk
In this study, stability of a lifetime ended old waste clay fill dam body was evaluated after increasing the dam height of 3 meters using limit equilibrium and numerical analyses. In the limit equilibrium analyses, stability of the old waste dam was evaluated by Bishop Method considering the effect of silting and the seismic loads and the factor of safety determined as 2.167. Afterwards, stability of the dam which increased body height of 3m was evaluated in four stages using the limit equilibrium analyses. In the first stage, stability analysis for condition after construction was realized without siltation and seismic loads using and the factor of safety was found as 2.171. In other stages, stability analyses were conducted considering effect of the silting load and both seismic and silting loads. The factors of safety were determined as 1.946 and 1.443, respectively. Similarly, stability of new dam body was analyzed without siltation and seismic loads using shear strength reduction method (FE-SSR) and the factor of safety was found 2.16. In the stability analyses by considering siltation load and both siltation and seismic load, the factors of safety were determined as 1.97 and 1.23, respectively. The results obtained from stability analyses show that the factor of safety values is higher than 1.2 which is the lower limit for earth dams and no stability problem is expected after increasing the dam height
- MakaleYalnız künye2016Afet lojistiği kapsamında en uygun dağıtım merkez yerinin ahs-vıkor bütünleşik yöntemi ile belirlenmesi: erzincan ili ÖRNEĞİ1
Korucuk, Selçuk; Yaşar, Firdevs; Ulutaş, Şule; Sayin Okatan, Burcu; Peker, İskender
Yaşanan afetlerin sonrasında, yardım malzemelerinin afetzedelere ulaştırılması ve moral desteğinin sağlanmasında, dağıtım merkezlerinin uygun yerleşimi önemli bir rol üstlenmektedir. Jeolojik geçmişi nedeniyle Erzincan ili için yapılan bu çalışmanın amacı afet lojistiği kapsamında en uygun dağıtım merkez yerinin belirlenmesidir. Bu amaçla iki aşamalı bir model oluşturulmuştur. Modelin ilk aşamasında; dağıtım merkez yeri seçiminde kullanılabilecek kriterler Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yöntemi ile ağırlıklandırılmıştır. İkinci aşamada ise en uygun kuruluş yeri VIKOR yöntemi ile seçilmiştir. Çalışma sonucunda, "konum" en önemli ana kriter, "B" ise en uygun kuruluş yeri olarak belirlenmiştir









