Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2025
    Kurumsal Kimliğin Kent Kimliğine Dönüşümü: Şehir Merkezlerinde Mağaza Tabela Tasarımlarının Aynılaşması

    Günay, Mehmet Akif

    Kentlerin hızla büyümesi, artan rekabet ve benzer ürün ve hizmetleri sunan mağazaların çoğalması, tüketicilerin zaman kısıtlarını artırmış ve hızlı iletişimi zorunlu hale getirmiştir. Bu doğrultuda, görsel kimliğiyle tüketicileri etkileyen ve seçim süreçlerini kolaylaştıran tabelalar önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir. Son dönemlerde markalaşma sürecinde kent kimliği oluşturma çabası içerisine giren kent yöneticileri kentin en uğrak yerleri olan ana caddeler üzerindeki mağazaların tabelalarını bir farklılık oluşturmak adına yeniden tasarlamaktadır. Bu çalışmada, Gümüşhane’nin en dinamik caddelerinden biri olan Cumhuriyet Caddesi üzerindeki 66 mağaza tabelası incelenmiştir. Araştırma, mağaza tabelalarının kurumsal kimlik bağlamında içerdiği sorunları tespit etmeyi amaçlamaktadır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. İçerik analizi, sosyal bilimler alanında sıklıkla kullanılan ve nitel araştırmalarda başvurulan bir yöntemdir. Bu yöntem; verileri sistematik, tarafsız ve sayısal bir şekilde analiz ederek, bir durum içindeki değişkenleri ölçmeyi ve toplanan verileri açıklayabilecek kavramlar ile ilişkiler bulmayı amaçlamaktadır. Örneklem olarak seçilen Gümüşhane ilinde yer alan dükkân/mağaza tabelaları, görsel tasarım ilkelerinden yola çıkılarak altı temel kategori altında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda kolektif olarak tasarlanan tabelalardan dolayı mağazaların aynılaştığı, birçok mağazanın kurumsal logoya sahip olmadığı, kurumsal kimlik unsurları dikkate alınmadan tasarlandığı, mağaza tabelalarının estetik kaygıyla tasarlanmasına rağmen estetik olmadığı, Gümüşhane belediyesi kimliğiyle bir bütünlük oluşturmadığı ortaya çıkmıştır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2023
    Türk basınında çerçeveleme mücadelesi: amasra maden kazası haberlerinin çerçeveleme analizi

    Yetkiner, Beyler; Güran, Mehmet Salih; Özarslan, Hüseyin

    15 Ekim 2022 tarihinde, Bartın ilinin Amasra ilçesinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessese Müdürlüğü'ne bağlı kömür madeninde grizu patlaması oldu, sonrasında göçük ve yangın meydana geldi. Yaşanan maden kazasında yeraltında bulunan 110 madenciden 42’si hayatını kaybetti. Basında önce “kaza” “facia”, “patlama” kelimeleriyle kurulan haber öyküleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın arama kurtarma faaliyetlerini incelemek üzere gittiği Bartın’da “Kader planına inandığımız için bunun ne dünü bugünü ne de yarını olmayacaktır bunlar her zaman olacaktır. Bunu da bilmemiz lazım.” şeklindeki açıklamasından sonra yön değiştirdi. Medya ve siyaset sahnesinde kader ve şehitlik tartışması başladı ve yeni bir kutuplaşma yaşandı. Kutuplaşmanın bir tarafında siyasi aktörlerin sponsorluğunda “şehit”, “kader” gibi kültür ve din referanslı çerçeveler diğer tarafta ise “ihmal/tedbirsizlik, cinayet/katliam” gibi sorumluluk atıflarının hakim olduğu çerçevelerle inşa edilmiş haberler ortaya çıktı. Bu araştırma yaygın medyanın haber söylemini ve siyasi aktörlerin söylemlerini izleyerek çerçeveleme kuramının toplumsal-siyasi süreçlerin analizinde ne ölçüde pratik bir araç olduğunu anlamayı ve ayrıca Türk medyasında maden kazasıyla ilgili haberlerdeki çerçeveleme tercihlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çerçeveleme teorisi, siyasi aktörlerin ve medya aktörlerinin söylemlerinin, ortaya çıkış sürecinden başlayarak, birbirleriyle çatışmaları, izlerkitle çerçeveleriyle etkileşimleri, zaman içindeki dönüşümleri ve sosyal kültürel-politik arka planlarını da göz önünde bulundurularak analiz edilmesinde yararlı bir yöntem oluşturmaktadır. Bu bağlamda Birgün, Karar, Sabah, Sözcü, Yeni Akit, Yeni Şafak gazetelerinde Amasra Maden Kazasıyla ilgili yayımlanan toplam 276 haber çerçeve analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda Sabah, Yeni Şafak ve Yeni Akit gazetelerinin “şehit”, “kader”, “devlet görev başında” çerçeveleriyle; Sözcü, Karar, Birgün gazetelerinin ise “cinayet/katliam”, “ihmal/tedbirsizlik”, “kader söylemine tepki” çerçeveleriyle kaza haberlerini çerçevelediği bulunmuştur. Gazetelerin en çok tercih ettiği tür çerçevesi ise insani ilgi çerçevesi olmuştur.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Z kuşağının bir sanat olarak edebiyata bakışı

    Emel Turgut

    Hızla dijitalleşen dünyada teknolojik gelişmeler hayatın her alanında geniş bir yer kaplamaktadır. Yoğun ve akıl almaz teknolojik gelişmelerin baş döndürücü hızla ilerlediği 2000'li yılı sonrasında insan hayatında, tarih boyunca görülmemiş hızda ve değerde büyük değişiklikler yaşanmıştır. Bu değişimin hızla sürdüğü dijital çağa doğan bireyler için Z kuşağı adlandırılması yapılmaktadır. Aynı dönem aralıklarında doğan, doğdukları süreç içerisinde yaşanan ekonomik, toplumsal, siyasal olaylardan etkilenerek ortak bir kaderi paylaşan insan gruplarına kuşak adı verilmektedir. Z kuşağı da dijital dünyanın ilk yerli kuşağı olarak son yıllarda dikkatleri üzerine çekmektedir. Bu çalışmada; sabırsız, yaşamın her sahasında hızı önemseyen ve sürekli çevirim içi olma özellikleriyle tanınan Z kuşağının insanlık tarihinin en eski sanatı olan edebiyat karşısındaki tutumlarının ölçülmesi amaçlanmıştır. Edebiyat insanın var olduğu andan itibaren en yakın yol arkadaşı, insanın ve toplumların dönüşümünün vazgeçilmez şahidi konumundadır. Bu bağlamda yeni jenerasyonun edebiyat sanatına olan tutumlarını ortaya koymak önem teşkil etmektedir. Araştırmanın örneklemi İstanbul ili Ümraniye İlçesinde bulunan seçkisiz yöntemle seçilmiş ortaöğretim kurumlarının 11. ve 12. Sınıfında öğrenim gören 477 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Z Kuşağının Edebiyata Bakışına Yönelik Tutum Ölçeği ( ZKEBYTÖ) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Z Kuşağının edebiyata yönelik tutumlarında, cinsiyetlerinin, okudukları okul türünün, sosyal medyanın etkisinde edebiyata yönelik tutumları karşısında anlamlı farklılıkları vardır. Sosyal medya ve yazma eğilimlerinin cinsiyet değişkenine göre analizinde ise anlamlı farklılıklar ortaya çıkmamıştır. Anahtar Kelimeler: Edebiyat, Sanat, Sosyal medya, Tutum, Z Kuşağı

  • MakaleYalnız künye2020
    Wooden Handicraft as An Intangible Cultural Heritage Item in Kürtün (Gümüşhane) District

    Zeybek, Halil İbrahim; Ekşioğlu, Ayşen Gönül

    The study area is located in the Eastern Black Sea Region, within the borders of the Kürtün district of Gümüşhane. In this study, it is aimed to introduce wooden handicraft products as an intangible cultural heritage element in the district of Kürtün. It is also aimed to discuss the basic problems related to the production, marketing and related handicrafts of wooden handicrafts that are about to disappear in the region. While preparing the study, it was benefited from the field studies conducted during the summer periods of 2017-2018 and verbal interviews with the producers. In addition, a map related to the study area was prepared by using GIS techniques. While wood-based handicraft products were more common in the past in the study area, today they are produced in Kırgeriş Village and Yukari Uluköy District of Kürtün. In this workmanship, wooden kitchen tools produced from woodwork such as churn, kufas, ashes and flowerpots are handmade without using any metal or synthetic adhesive. The main problems regarding wooden handicraft products produced in the Kürtün region are related to the production and marketing stages. The problem related to the supply of raw materials that producers suffer from should be solved. Support can be obtained from Gümüşhane Provincial Directorate of Agriculture and Forestry in this regard. Products are tried to be marketed directly by the manufacturers. Organizations should be established to evaluate the products produced. Continuity can be ensured in the production of these products by training new master candidates with the courses organized by the Kürtün Public Education Center. These products can also be marketed to tourists visiting the region by being exhibited in sales houses in the district center of Kürtün and Özkürtün Town.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Geçmişten günümüze logonun evrimi: apple, shell & coca cola örnekleri

    Uncu, Gonca; Çalışır, Gülsüm

    Logo, bir şirketin marka kimliğini yaratmak ve marka bilinirliğini oluşturmaktan sorumludur. Logonun ulaşamayacağı hiçbir yer yoktur; insanların hayatlarına dokunur. Logoların gücü bir gecede gerçekleşmez, ancak uzun bir süre zarfında logo farkındalığı oluşmaktadır. Logonun başarısı sadece tasarımına bağlı değil, kurumupazarlama stratejilerine, ürün kalitesine, dağıtım ağına, tüketici memnuniyetine, reklam yatırımlarına, duygusal ve rasyonel faydalarına bağlıdır. Kurumsal kimlik, bir markanın en önemli parçasıdır. Kurumsal kimlik kitinin belirli bileşenleri vardır, ancak en önemlisi logodur. Bir şirketin, hedef kitlesiyle iletişim kurmasını ve hatırlanmasını sağlayan görünür yüzüdür. Tüketiciler markaları logoları aracılığıyla tanırlar. Ayrıca firmalar kendilerini logolarıyla dünyaya tanıtmaktadır. Buna göre, logo bir firmanın en merkezi kısmıdır, iletişimini sağlar ve firmanın özelliklerini yansıtır. Bu çalışma, dünyanın en ünlü üç logo tasarımının, zaman içinde geçirdiği değişimi ele alan kavramsal bir araştırmadır ve literatür taraması yöntemi kullanılmıştır. Geçmişten günümüze bu logoların uğradığı dönüşüm ve yenilenme süreçlerini incelemek ve bu süreçlerin tarihsel akıştan nasıl etkilendiğini araştırmak bu çalışmanın temel amacıdır. Başarılı logoların değişim süreçleri, seçilen örnekler üzerinde incelenmiştir. Bu ünlü logolar: Apple Inc., Shell ve Coca Cola bu çalışmanın örneklem grubunu oluşturmaktadır. Bu şirketler logolarının gücünü aynı zamanda kurumun yürüttüğü: Pazarlama, lojistik, itibar yönetimi, kalite politikaları, müşteri memnuniyeti gibi diğer başarılı operasyonlardan almaktadırlar. Bu çalışmada logo hikayeleri ve zaman içindeki yolculuğu karşılaştırmalı olarak incelenecektir. Logoların yaşadığı dönüşümlerin marka başarısını nasıl etkilediği sonucuna varılacaktır.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Investigation of Pottery Handicraft in the Scope of Sustainable Tourism: The Case of Gumushane Dölek Village

    Ödemiş, Murat; Çalık, İsmail

    Handicrafts that are examined within the context of intangible cultural heritage are among the values that are beginning to disappear. On the other hand; guduculuk, which is still going on even if limited its production in Dolek Village of Gumushane province, is a valuable hand craft to be examined academically. In this respect, the aim of study is to provide a solution for the revitalization and transfering it to future generations in the context of sustainable tourism of guduculuk increasingly decreasing production in the village of Dolek, Gumushane province. In line with the aims of the work; interviews with relevant stakeholders were conducted and the results were analyzed and evaluated by content analysis and descriptive analysis method. As a result, it has been found that there are some problems in the continuation of guduculuk in the study. These problems are mainly young people's indifference to the handcraft and not get craftsman's labor provision. In addition, the production process is difficult and laborious, the sale of potteries cheaply for the lack of become a cooperative, the lack of suitable places for the sale and marketing of pottery in Dölek Village are other problems.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleYalnız künye2018
    Current situation and sustainability of erzincan copper processing art in terms of cultural heritage tourism

    Çalık, İsmail; Günes, Erkan; Alagoz, Gürkan

    Cultural heritage components have a very important place in terms of tourism. In this context, preserving, developing and sustaining of traditional handicrafts is a subject that needs to be considered both from the respect of keeping traditions and creating added value in terms of tourism. Erzincan is one of the rare examples where traditional copper processing art is kept alive. The aim of the research is to determine the situation of the copper processing when compared and contrast with its past in Erzincan; to determine the level of interest in handicraft, to find out what products are produced by the handicraftsmen; to reveal the difficulties of this art; to explain the difficulties in reaching and transferring the copper processing art to future generations; to discuss and evaluate the role of tourism in the evaluation and protection of these values within the framework of intangible cultural the role of tourism within the framework of intangible cultural heritage and to make suggestions for the sustainable development and protection of the profession. Between the dates of 15.05.2016 and 20.05.2016, structured interviews were held with 10 masters stil performing copper art in order to protect, maintain and transfer the traditional handicraft to next generations in the right manner. The questions adopted in the interviews form were produced by using the studies of Alparsan (2010), Çalık (2015), Çalık and Ödemiş (2015) and Indicators of Sustainable Development for Tourism Destinations (WTO, 2004). The thematic categories were obtained from the interview texts and a content analyze method was conducted in order to interpret the results. Based on results of the research, it was revealed that the art of copper processing art in the risk of disappering and both the production and the interest to copper products are lesser when compared to the past. In addition, another significant finding of there search is the necessity of producing more touristic goods and offering them to tourists so as to maintain this kind of art. Moreover, another significant finding of the research is the necessity of producing more touristic goods and offering them to the tourists so as to maintain this sort of art.

  • MakaleYalnız künye2018
    A Comparison in the Context of Tradition of Nazira (Parallel) in Turkish Sufi Poetry: the Poems with the Repeated Word of “geldim” by Eşrefoğlu Rumi, Sünbül Sinan and Niyazi Misri

    Kiremitçi, Ferdi

    One of the most basic features of sufi literature is the tradition of nazira (parallel) poems composed by sufi poets as a source of pride, with the influence of predecessor-successor relationship. One of the striking examples of this tradition is the poems, in which the word of "geldim" repeats, by Eşrefoğlu Rumi, Sünbül Sinan and Niyazi Misri. The present study aims to compare these poems in terms of the tradition in question. The study includes an introduction and four sections. The history of tradition of nazira in sufi poetry is summarized in the introduction. The first section presents a discussion on the practice of nazira. The relation between nazira-intertextuality and comparative literature is explained in the second chapter while the relationship between that tradition and repeated word is dealt with in the third section. In the last chapter, a comparison of these poems in terms of structure, style and content is made.

  • MakaleYalnız künye2017
    Konya’da keçecilik geleneğinin somut olmayan kültürel miras açısından değerlendirilmesi

    Pekerşen, Yeliz; Çalık, İsmail

    Konya ili zengin kültür ve sanat birikimini gelenekler, adetler, mimari eserler ve el sanatları ile geçmişten günümüze taşıyan önemli bir Anadolu kentidir. Türklerin en eski el sanatlarından birisi olan keçecilik mesleği ise birkaç merkezle birlikte Konya'da da az sayıda ustayla yaşatılmaya çalışılmaktadır. Bölgede keçecilik öncelikli olarak ihtiyaçlardan doğmuş, toplumun gereksinimlerine göre şekillenmiş ve hayatın birçok alanında kendisine yer edinmiştir.Araştırmada, Konya'da keçecilik el sanatının eskiye göre durumunun ve el sanatına olan ilgi seviyesinin belirlenmesi, el sanatı ustalarının keçecilik kapsamında hangi ürünleri ürettiklerinin, el sanatının zor taraflarının, özgün niteliklerinin ortaya çıkarılması, keçecilik el sanatının gelecek nesillere ulaştırılmasında ve korunmasında karşılaşılan güçlüklerin açıklanılması ve son olarak somut olmayan kültürel miras çerçevesinde turizmin bu değerlerin korunmasındaki rolü hakkında çıkarımlarda bulunulması amaçlanmıştır. Araştırmada kullanılan verilerin toplanmasında görüşme, analiz edilmesinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar göstermektedir ki; teknolojinin hızlı bir şekilde ilerlemesi, sosyal ve kültürel değişmeler keçecilik mesleğinin uygulama alanını daraltmış, el emeği giderek değer kaybetmiştir. Çalışmada ayrıca keçecilik mesleğinin devamlılığının sağlanması için gerekli öneriler sunulmuştur

  • MakaleYalnız künye2016
    Traces of oral culture and turkish motifs in the quilting tradition of trabzon

    Yıldırmış, Fatma

    The handicrafts, which have arisen as a result of n d’ ch ng ng n o aesthetic, have an important place in Turkish cultural history. Each handicraft has also entered into the working area of folklore in terms of living in oral culture with carrying Turkish culture code in the future. Quilting as a handicraft is performed in many cities of Anatolia and Trabzon is one of these cities. Trabzon has hosted many civilizations throughout history, thus it has enriched from the cultural side. In this study the quilting craft in Trabzon region has been focused on, and it is tried to determine the place of art in tradition and oral culture. Quilting craft and profession has maintained its vitality in Trabzon for many years; but today it has become one of the professions which have turned to disappear. The decrease in the usage of wool made quilts and leaving its place to the fabricated products, have reduced the demand for this profession. This situation has been highlighted from the fact that the quilt maker is unable to find apprentices to train. Quilting carries the extensions of Turkish culture when looked at from the materials used in the construction to its patterns, and it is remarkable in terms of the protection of the existence in manis, proverbs, anecdotes and riddles