Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Doktora TeziYalnız künye2026
    Deprem Sonrası Yaşanan Travmatik Stres, Bireysel Afet Dirençliliği ve Afet Okuryazarlığı İlişkisi

    Fatma Akgül

    Doğa kaynaklı afetler; ölüm, yıkım ve travmaya neden olarak, afetzedelerde fiziksel etkilerin yanında posttravmatik stres gibi psikolojik sorunlara da yol açmaktadır. Afet yönetimi süreçlerinde bilgi düzeyinin artırılması ve toplumsal farkındalığın geliştirilmesi, afetlerin olumsuz etkilerinin azaltılması ve dirençliliğin artırılması açısından önem taşımaktadır. Bu araştırma, 6 Şubat 2023 depremleri sonrası Hatay ilinde 18–60 yaş arası bireylerde deprem sonrası travma düzeyi, bireysel afet direnci ve afet okuryazarlığı arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Kesitsel, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı türde planlanan çalışmada kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veriler, Deprem Sonrası Travma Düzeyini Belirleme (DSTD) ölçeği, Bireysel Afet Direnci (BAD) ölçeği ve Afet Okuryazarlığı (AFOY) ölçeği kullanılarak anket yoluyla toplanmış, SPSS ve AMOS programlarıyla analiz edilmiştir. Ortalama puanlar (DSTD: 60,06±19,223; BAD: 64,62±10,832; AFOY: 208,32±38,157), örneklemde afet okuryazarlığının sınırlı, afet direncinin orta-üst düzeyde ve travma düzeyinin eşik üzerinde olduğunu göstermektedir. Afet okuryazarlığının bireysel afet direncine etkisinde deprem sonrası travma düzeyinin aracı rolünü incelemek amacıyla yapılan analizde, afet okuryazarlığının afet direnci üzerindeki toplam etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir (c = 0,447, %95 CI [0,386, 0,508]). Afet okuryazarlığının travma düzeyini anlamlı biçimde azalttığı (a = -0,132, %95 CI [-0,250, -0,014]) ve travma düzeyinin de afet direncini negatif yönde etkilediği (b = -0,193, %95 CI [-0,230, -0,155]) saptanmıştır. Dolaylı etkinin de anlamlı olması (ab = 0,025, %95 CI [0,001, 0,053]) travma düzeyinin aracı rolünü desteklemektedir. Afet okuryazarlığının etkisinin, travma değişkeni modele eklendiğinde azalmış olsa bile devam etmesi, kısmi aracılığı göstermektedir. Bulgulara dayanarak, bireysel afet direncini güçlendirmek için afet okuryazarlığı eğitimlerinin psikolojik destek ve travmayla başa çıkma becerilerini içermesi önerilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Depreme yönelik psikolojik mesafe ölçeğinin geliştirilmesi: Koruma motivasyon teorisi ve planlı davranış teorisi ile bütünleştirilmesi

    Damla Nur Yüce

    Depremlerin belirsiz ve öngörülemez doğası göz önüne alındığında, bireylerin bunlara nasıl uyum sağladığını incelemek önemlidir; ancak, depremlere yönelik psikolojik yakınlık-uzaklık algısı ile bunun koruma motivasyonu ve davranışa dönüşümü arasındaki ilişki yeterince ele alınmamıştır. Literatürdeki bu boşluğu doldurmak için bu çalışma, koruma motivasyonu teorisi (KMT) ve planlı davranış teorisini (PDT) psikolojik mesafeye entegre ederek teorik bir araştırma modeli oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı, depremlere yönelik psikolojik mesafe ölçeği (DPMÖ) geliştirmek ve bunu KMT ve PDT ile entegre ederek beklenen büyük İstanbul depremine uyumu etkileyen faktörleri incelemektir. Bu nicel çalışmada, anket tekniği uygulanmış ve İstanbul'da yaşayan 18 yaş ve üzeri bireyler dahil edilmiştir. Çalışmada, 4 faktörden (Zamansal mesafe, Sosyal mesafe, Coğrafi mesafe, Belirsizlik) oluşan 12 maddelik geçerli ve güvenilir bir DPMÖ geliştirilmiştir. Geliştirilen ölçeğin Cronbach Alfa değeri 0,912'dir ve pilot uygulamaya 208, ana uygulamaya ise 1144 katılımcı dahil edilmiştir. Çalışmadaki değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için yapısal eşitlik modellemesi (YEM) kullanılmıştır. YEM'e göre, psikolojik mesafe tehdit değerlendirmesi üzerinde anlamlı negatif bir etkiye (β=-0,634, p=0,000) sahipken, tehdit değerlendirmesi davranışa yönelik tutum üzerinde anlamlı pozitif bir etkiye (β=0,540, p=0,000) sahiptir. Gelecekteki araştırmalar, DPMÖ'nün KMT ve PDT ile entegre edilerek farklı coğrafi bağlamlarda ve çeşitli afet türlerinde uygulanmasını incelemeyi önermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Afet risk azaltımı bağlamında doğal afetler ve dış yardımlar ilişkisinin analizi

    Talha Güven

    Bu araştırma Birleşmiş Milletler Afet Risk Azaltma Ofisi (UN Office for Disaster Risk Reduction–UNDRR)'a gönüllü ilerleme raporu sunan 25 gelişmekte olan ülke için geçmiş dış yardımların doğal afetlerden etkilenen nüfus üzerindeki etkilerini incelemiştir. Bu çerçevede afet risk azaltımı mekanizmasını temsilen uyum sağlama kapasitesi eksikliğinin rolünü analiz etmiştir. Araştırmada 25 ülkenin 2000-2023 yılları kapsayan dönemi panel veri analizi tekniği kullanılarak tahmin edilmiştir. Eşbütünleşme analizi sonuçları doğal afetlerden etkilenen nüfus ile geçmiş dış yardımlar, kişi başına düşen gelir, uyum sağlama kapasitesi eksikliği, kentleşme hızı, işgücüne katılım ve doğrudan sabit sermaye yatırımlarının (FDI) uzun dönemde eşbütünleşik olduğunu göstermiştir. DOLS-MG, FMOLS, CCR ve DOLS tahmincisi sonuçları ise geçmiş dış yardımların, kişi başına düşen gelirin, kentleşme hızının ve FDI'nin doğal afetlerden etkilenen nüfus ile negatif ilişkili olduğunu ortaya koymuştur.Uyum sağlama kapasitesi eksikliği ve işgücüne katılım oranlarının afetlerden etkilenen nüfus üzerindeki etkileri negatif bulunmuştur. Bulgular, geçmiş dış yardımların altyapı ve üstyapıyı güçlendirerek afet etkilerini azalttığını göstermektedir. Tahminler, ekonomik büyümenin yanı sıra sabit sermaye yatırımları ve kentleşmenin kalkınmayı desteklediğini, böylece afetlere dirençli altyapı oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle sürdürülebilir büyümeyi ve dış yatırımları teşvik eden politikalar ile çevre dostu kentleşme stratejileri, gelecekteki afetlerin etkilerini sınırlamak ve savunmasızlığı azaltmak açısından önemlidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Üniversite öğrencilerine yönelik afet risk iletişimi ve afet güvenlik ölçeğinin geliştirilmesi ve risk iletişiminin güvenlik üzerine etkisi

    Gizem Dursun

    Afetlere hazırlık süreçlerinde üniversite öğrencilerinin afet risklerine ilişkin bilgiye erişim biçimleri ve güvenlik algıları, toplumsal dirençliliğin güçlendirilmesi açısından önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerine yönelik Afet Risk İletişimi ve Afet Güvenliği algısını ölçmeye yönelik iki özgün ölçek geliştirmek ve afet risk iletişiminin afet güvenlik algısı üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma nicel araştırma deseninde yürütülmüş, veriler 2023–2024 akademik yılı bahar döneminde Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim gören 845 öğrenciden anket yöntemiyle toplanmıştır. Araştırma kapsamında geliştirilen Üniversite Öğrencileri Afet Risk İletişimi Ölçeği 6 maddeden, Üniversite Öğrencileri Afet Güvenlik Ölçeği ise 7 maddeden oluşmakta olup her iki ölçek de 5'li Likert tipinde derecelendirilmiştir. Ölçeklere ilişkin geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmış; veriler korelasyon, regresyon ve grup karşılaştırma analizleri ile incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre afet risk iletişimi ile afet güvenlik algısı arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Erkek öğrencilerin afet güvenlik algısı kadın öğrencilere göre daha yüksektir. Üst sınıf öğrencilerinin afet risk iletişimi düzeyi alt sınıf öğrencilerine kıyasla daha yüksektir. Afet eğitimi alan öğrencilerin risk iletişimi düzeyi daha yüksektir. Bölüm bazında yapılan karşılaştırmalarda Sağlık Yönetimi öğrencilerinin hem afet risk iletişimi hem de afet güvenlik algısı daha yüksekken, Hemşirelik ve Sosyal Hizmet bölümlerinde bu düzeyler daha düşüktür. Afetlerden psikolojik olarak etkilenen ve evi afetten zarar gören öğrencilerin afet güvenlik algısı daha düşüktür. Sonuç olarak bu çalışma, afet risk iletişiminin üniversite öğrencilerinin güvenlik algısını doğrudan etkilediğini ortaya koymakta ve üniversitelerde afetlere hazırlık çalışmalarının planlı, sürekli ve bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini göstermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Doğal tehditlerin sürdürülebilir kalkınma üzerindeki etkisi: NIC ülkeleri vakası

    Mücahit Çelik

    Bu araştırmada NIC ülkeleri için doğal tehdit, ekonomik büyüme, dijitalleşme ve temiz elektrik üretiminin beşerî kalkınma endeksi (HDI) üzerindeki etkilerini incelenmiştir. Çalışmada, seriler arasındaki yatay kesit bağımlılığı dikkate alınarak panel veri analizi yöntemleri kullanılmıştır. Durağanlıklar CIPS, MADF ve KT yapısal kırılmalı birim kök testleriyle gerçekleştirilirken, değişkenler arasındaki eşbütünleşme ilişkileri Kao, Pedroni ve Fisher-Johansen testleriyle incelenmiştir. Uzun dönem katsayı tahminlerinde Sabit Etkili Driscoll-Kraay (DK-FE) ve serilerdeki uç değerler ile normal dışı dağılımları dikkate alan Momentler Yoluyla Kantil Regresyonu (MM-QR) tabanlı Sabit Etkili Kantil (FE-QR) yöntemleri kullanılmıştır. Kısa dönem ilişkiler ise Dumitrescu-Hurlin (DH) Granger nedensellik testi ile analiz edilmiştir. Eşbütünleşme analizi sonuçları HDI ile açıklayıcı değişkenlerin uzun dönemde koentegre olduğunu göstermiştir. Uzun dönemde artan doğal tehditler beşerî kalkınma endeksini azaltırken, ekonominin dijitalleşmesi, temiz elektrik üretiminin ve kişi başına düşen gelirin artması, hızlanan kentleşme ve nüfus beşerî kalkınma endeksini artırarak sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlamaktadır. Kısa dönem nedensellik analizi sonuçları ise HDI ile doğal tehditler, kişi başına düşen gelir ve kentleşme oranı arasında çift yönlü, dijitalleşme endeksinden HDI’ye, HDI’den ise temiz elektrik üretimine ve nüfusa doğru tek yönlü Granger nedensellik ilişkisi olduğunu ortaya koymuştur. Bu sebeple araştırma ülkelerinde refahı artıracak, dijital ve yeşil dönüşümü hızlandıracak politikalara ağırlık verilmesi aynı zamanda bu ülkelerin afet risk azaltımı politikalarının desteklenmesi açısından kritik öneme sahiptir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Deprem sonrası hatay ili afet sahasında görevli personelin afete müdahale öz yeterlilik ve karşılaştıkları zorluklar ile ilişkili bir araştırma: AFAD personeli örneği

    Gizem Höke

    Afet müdahalesi, özellikle arama kurtarmada, profesyonel grupların bir araya geldiği iş birlikçi süreçleri içerir. Personelin yalnızca teknik becerilere değil, aynı zamanda öz yeterliliğe de sahip olması gerekir. Bu araştırmada, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Hatay ilindeki AFAD personelinin öz yeterlilik düzeyleri ve karşılaştıkları zorluklar değerlendirilmiştir. Karma yöntem yaklaşımı kullanılarak nicel veriler "Afet Müdahale Öz Yeterlilik Ölçeği (AMÖYÖ)", nitel veriler ise açık uçlu sorularla toplanmıştır. Nicel veriler SPSS'de betimsel istatistikler ve korelasyon analizleri kullanılarak, nitel veriler ise tematik analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Ölçek ortalama sonuçlarına göre, katılımcıların genel özyeterlilik seviyesi %83,84±4,68 yüksekti. Katılımcıların çoğunluğu karar alma, ekip çalışması ve kriz müdahalesi gibi alanlarda kendilerini yeterli hissetmiştir. Nitel bulgular ise psikolojik baskı, iletişim sorunları, kaynak kıtlığı ve koordinasyon eksikliklerinin sahada sıklıkla karşılaşılan zorluklar olduğunu göstermiştir. Bu zorluklar kişisel, afet mağdurlarıyla ilgili ve yönetsel olmak üzere üç ana tema altında kategorize edilmiştir. . Bu çalışma, afet müdahale süreçlerinde yalnızca teknik yeterliliğin değil, aynı zamanda psikolojik dayanıklılığın, etkili iletişimin ve kurumlar arası koordinasyonun da önemli olduğunu göstermektedir. Araştırma sonuçları, özellikle de afet mağdurlarının nitel değerlendirmede yaşadığı zorlukların öne çıkması, bu bulguların AFAD personeli için eğitim politikalarının geliştirilmesine katkıda bulunabilir. Bu açıdan, AFAD personeli için hizmet içi eğitimlerde stres yönetimi ve kriz iletişimi konularına daha fazla önem verilmesi önerilmektedir. Bu bulgular, afet müdahale kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan pratik ve bütüncül eğitim politikalarının geliştirilmesi açısından önemlidir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2025
    Afet yönetimine literal bir bakış: Bilimsel çalışmalar özelinde bir içerik analizi

    Mustafa Ağahan

    Afetler insan yaşamını sosyal, siyasal ve ekonomik yönlerden etkileyerek, insanların normal yaşam döngüsünden uzaklaşmasına neden olmaktadır. Afetlerin yıkıcı etkilerini azaltmak amacıyla bilimsel çalışmaların ışığında faaliyetler yürütülmeli ve bu minvalde çalışmalar hazırlanmalıdır. Bu çalışma, "afet yönetimi" ile ilgili literatüre yönelik gerçekleştirilen mevcut bilimsel çalışmaları incelemeyi amaçlayan bir içerik analizi çalışmasıdır. Çalışma, Türkiye'de "afet yönetimi" alanı ile ilintili olan, 2010-2022 yılları arasında hazırlanan, "YÖK Ulusal Tez Merkezi"nden elde edilen 428 lisansüstü tez çalışması ve DergiPark veri tabanından erişilen 628 bilimsel makale çalışmasını kapsamaktadır. İçerik analizleri, belirlenmiş bir araştırma konusunu ele alan çalışmaların detaylı, objektif ve sistemli değerlendirilerek ele alan kapsamlı bir süreçtir. İçerik analizleri kapsamında değerlendirilen çalışmalar "PRISMA 2020" kılavuzuna uygun olarak desenlenmiştir. Çalışma, betimsel içerik analizi ve tematik içerik analizi olarak iki temel aşamadan meydana gelmektedir. Bu araştırma, alanla alakalı çalışmaları irdeleyerek, bu alandaki bilimsel çalışmaların öne çıkan temalarını ve bilimsel eğilimlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında gerçekleştirilen değerlendirmelere göre, çalışmaların yıllara göre genel olarak artış gösterdiği, alanın farklı disiplinlerce ilgi gördüğü, tezlerde ve makalelerde bazı üniversitelerin ve dergilerin alanda daha üretken olduğu, literatürün yer yer kısıtlı kaldığı ve boşluklarının doldurulmasının gerekliliği tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada yer alan çalışmaların genel olarak bağlamsal hususlarda tespit ve değerlendirme çalışması gibi hareket ettiği, çözüm arayışında olan çalışmaların kısıtlı kaldığı belirlenmiştir. Bu çalışmanın gerçekleştirilmesiyle alanda hazırlanan çalışmaların irdelenmesi ve literatüre katkı sağlayacak özgün bir çalışması sunulması hedeflenmiştir. Ayrıca araştırmacılara alanda yol gösterecek özgün bir kaynak olması da beklentiler arasında yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet yönetimi, İçerik analizi, Literatür araştırması, PRISMA

  • MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ3
    Natural Disasters and Tax Compliance: The Effect of Earthquake Experience on Taxpayer Behaviour in The Example of Adıyaman; [Doğal Afetler ve Vergi Uyumu: Adıyaman Örneğinde Deprem Deneyiminin Mükellef Davranışlarına Etkisi]

    Yelboğa, Alim; Özdemir, Hakan; Üyümez, Mustafa Erkan

    This study examines the impact of natural disasters, such as earthquakes, on tax compliance behaviour among taxpayers. Using quantitative and qualitative methods, it explores pre-and post-earthquake tax compliance, the role of government services, and changes in taxpayer behaviour. Findings reveal a positive relationship between pre-and post-earthquake tax compliance, while the direct effect of the earthquake experience is limited. Lessons from the earthquake and the impact of government services positively influence tax compliance. The study provides practical recommendations for post-disaster tax policies.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    ScopusWeb of ScienceTR Dizinİncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Depremzede ergenlerde dayanıklılığa etki eden faktörler: Kahramanmaraş depremleri (2023) örneği

    Zühre Durmaz

    Kahramanmaraş depremleri, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük ve yıkıcı depremleridir. Kahramanmaraş depremleri gibi büyük ölçekli afetlere maruz kalmak bireyler üzerinde ciddi mental sağlık sorunlarına neden olabilir. Afetlerin neden olduğu mental sağlık sorunları özellikle hassas gruplar arasında yer alan ergenler üzerinde de ciddi etkilere yol açmaktadır. Özellikle, Kahramanmaraş depremleri gibi büyük ölçekli mega afetlerde hassas grupların üzerine sınırlı sayıda araştırma olduğu görülmüştür. Bu sebeple, araştırmada, Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen iller arasında yer alan Malatya ilindeki depremzede ergenlerde TSSB, anksiyete ve depresyonun ergen dayanıklılığı üzerindeki etkisini ölçmek amaçlanmıştır. Bu nicel araştırmada, anket tekniği kullanılarak 512 depremzede ergenlere ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında oluşturulan model, Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) ile test edilmiştir. YEM sonuçlarına göre, depremzede ergenlerde TSSB'nin (β=-0.227, p=0.000), anksiyetenin (β=-0.219, p=0.000) ve depresyonun (β=-0.230, p=0.000) dayanıklılık üzerinde anlamlı ve negatif etkisi vardır. Sonuç olarak, depremzede ergenlerin yaşadıkları TSSB, anksiyete ve depresyon gibi mental sağlık sorunları dayanıklılığı düşürmektedir. Bu sebeple, depremzede ergenlerde dayanıklılığı artmak için TSSB, anksiyete ve depresyon gibi mental sağlık problemlerini önlemek gerekmektedir. Depremzede ergenlerde psikolojik dayanıklılığı güçlendirmedeki farklı yöntemlerin kapsamlı ve derinlemesine araştırması gelecekteki çalışmaların hedefinde olmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depreminin üniversite öğrencileri üzerindeki psikolojik etkilerinin sosyodemografik değişkenler açısından incelenmesi

    Ramazan Koç

    Bu araştırma, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depreminin üniversite öğrencileri üzerindeki psikolojik etkilerini sosyodemografik değişkenler açısından incelemeyi amaçlamıştır. Araştırma grubu Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde eğitimine devam eden öğrenciler arasından amaçlı örnekleme yöntemi ile oluşturulmuştur. Bu kapsamda araştırma, çalışmaya katılmaya gönüllü 594 öğrenci ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve Kısa Semptom Envanteri kullanılmıştır. Verilerin analizi t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, kadın olma, düşük gelir grubunda olma, deprem öncesi profesyonel psikolojik destek alma, depremi doğrudan deneyimleme, depremde yakınlarını kaybetme, deprem sonrası psikolojik yardım alma ihtiyacı hissetme ve kendini güvensiz hissetme gibi durumların, psikolojik belirtiler yaşama açısından birer risk faktörü olduğu belirlenmiştir. Afetlerin ardından ruh sağlığını etkileyebilecek risk faktörlerinin belirlenmesi, psikolojik destek ve tedavi çalışmaları için büyük önem taşır. Bu doğrultuda bu çalışmanın bulgularının, bir kitlesel felaketin ardından risk etmenlerinin daha iyi anlaşılmasına ve mağdurlara yönelik etkili halk sağlığı müdahalelerinin tasarlanmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ1
    The relationship between the psychological resilience levels and ruminative thought styles of nurses providing care for earthquake victims: 2023 earthquake in Kahramanmaraş, Türkiye

    Çobanoğlu, Asuman; Oğuzhan, Hatice

    Traumatic cases experienced during earthquakes, which are considered among acts of God, may cause multiple and severe impacts on healthcare professionals. This research aimed to examine the ruminative thought styles and psychological resilience level of nurses who provided care services to the victims after the earthquake that struck Kahramanmaraş, Türkiye on February 6-7th. This descriptive and correlational study was conducted with 225 nurses. Research data were collected using the Personal Information Form, Ruminative Thought Style Questionnaire and Brief Resilience Scale. A negative and moderate relationship was determined between the psychological resilience level of nurses and their ruminative thought style (r = -0.477, p < 0.05). The psychological resilience level of nurses who received training on disasters and psychological resilience was determined to be higher whereas their ruminative thought tendency was lower (p < 0.05). It was determined that the ruminative thought style of the nurses decreased as their psychological resilience level increased. Trainings on disaster nursing and aiming to increase the psychological resilience level may be recommended in order to improve the psychological resilience of nurses.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    AFAD projelerinin Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesinde değerlendirilmesi

    Gülüstan Köse

    Birleşmiş Milletler 3. Dünya Afet Risklerini Azaltma Konferansında kabul edilen Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi 2015-2030 yılları arasında afet kaynaklı can, ekonomik, sosyal, kültürel varlık kayıplarını azaltmayı amaçlayan hedefler sunar. Sendai Çerçeve hedefleri afet riskinin azaltılması, afetlere karşı dirençliliğin artırılması konusunda ulusal karar vericiler için rehber niteliğindedir. Afet riski yüksek olan Türkiye'de afetlerle ilgili mücadele Afet ve Acil Durum Yönetimi Daire Başkanlığı (AFAD) tarafından yürütülmektedir. "Afetlere dirençli toplum oluşturmak" vizyonuna sahip AFAD'ın yürüttüğü projelerin Sendai Çerçevesi hedefleriyle uyumlu olması beklenir. AFAD projelerinin Sendai Çerçeve hedefleriyle uyumunun değerlendirilmesi afet riski azaltmaya ve dirençliliği artırmaya yönelik çabanın uluslararası çabayla ne derece paralellik gösterdiğinin tespiti açısından önemlidir. Bu araştırmada AFAD tarafından yürütülen 31 adet projenin Sendai Çerçevesi hedeflerine uyumu değerlendirilmiştir. Değerlendirmede afet yönetimi alanında uzman kişilerin projelerin Sendai Çerçevesi hedeflerine uyumu hakkındaki görüşleri alınmıştır. Toplanan görüşler betimsel analiz ve çok kriterli karar verme (ÇKKV) teknikleriyle irdelenmiştir. Afet öncesi döneme yönelik projelerin Sendai Çerçevesi hedefleriyle daha fazla uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Projelerin hedeflere ne düzeyde katkı sağladıkları tespit edilerek, zayıf ve güçlü yönleri ortaya konularak karar vericilere yönetsel içgörü sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: AFAD Projeleri, Betimsel İstatistik, Bulanık Topsis, ÇKKV, Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Evaluation of the National Medical Rescue Team (UMKE) personnel's perspectives on criminal relationship during and after natural disasters: The case of Marmara Region

    İrem Sezen

    In addition to the effect of increasing social, cultural and economic inequalities, natural disasters also have a damaging effect on administrative functioning. For this reason, it is an inevitable fact that illegal crimes increase with the confusion that occurs as a result of having a great effect on the existing order in societies. Disaster response teams going to the scene are also exposed and/or witness to these crimes. With this work; It is aimed to reveal the concept of crime in disasters and their perspectives to the personnel of the National Medical Rescue Team within the Provincial Health Directorates of Balikesir, Bilecik, Bursa, Canakkale, Edirne, Istanbul, Kirklareli, Kocaeli, Sakarya, Tekirdag, and Yalova. After reviewing the relevant literature, the questionnaire and scale of our research were created by us as there was not enough study on this subject. In addition to demographic questions, we have 43 questions about natural disasters and crime. As a result of the data we obtained, the analysis was carried out using the SPSS 22 data program. As a result of the research, when the therapeutic community hypothesis, social disorder hypothesis, routine activity hypothesis in the literature were evaluated from the point of view, it was seen that the social disorder hypothesis and routine activity hypothesis were effective on the participants.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Afet yönetiminde zarar görebilirliği önleyici yapılar: Bina yapısal elemanlarında esnek poliüre sprey malzeme kaplama

    Öznur Akduman

    Türkiye'de doğal, teknolojik ve insan kaynaklı tehlikelerle ortaya çıkabilecek risklerin yönetilmemesi sonucunda birçok afet meydana gelmektedir. Yaşanan bu afetler sonucunda; oluşan zararların büyük boyutlara ulaşması, afet yönetiminin bir basamağı olan risk yönetimi kavramını hayati kılmaktadır. Bu nedenle başta depremler ve diğer afetlerin olumsuz etkilerini önlemeye yönelik çalışmalara duyulan ihtiyaçlar her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de yaşanan depremler başta olmak üzere tüm afetlerin yapılara verdiği zararları azaltmak ve mümkünse ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalara katkıda bulunmaktır. Bu tez çalışmasında, bina yapısal elemanların kaplanması ile elde edilen blokların darbe etkisi altındaki performansı değerlendirilmiştir. Bu amaçla donatısız beton bloklar, yeni nesil bir kaplama malzemesi olan ve birçok sektörde sıkça kullanılan esnek poliüre kaplama ile belirli katlarda kaplanmıştır. Kaplanmış olan numuneler, daha sonra 3 Nokta Eğme testlerine maruz bırakılmıştır. Bu testlerde elde edilen sonuçlar analizlenmiştir. Poliüre ile kaplı numunelerin, poliüre ile kaplanmamış numunelere göre mukavemetinin yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Böylelikle yapıların yapısal elemanlarında poliüre esnek sprey poliüre kompozit maddesinin kullanılması ile depremler başta olmak üzere diğer tüm afetlere karşı yapıların zarar görebilirliğini azaltıcı sistemlere bir alternatif sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Afet yönetimi, Depremler, Poliüre kompozitler, Sismik risk değerlendirme, Yapı güvenliği

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Karadeniz Bölgesi'ndeki kuraklık koşullarının SPI ve yapay zeka tabanlı incelenmesi

    Yasemin Deniz Öztürk

    Türkiye'de 1940'lı yıllardan beri birçok kuraklık analiz çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalarda Türkiye'de en az incelenen bölgelerden bir tanesi Karadeniz Bölgesi'dir. Karadeniz Bölgesi Türkiye'nin en fazla yağış alan bölgesi olmakla birlikte yağış değerlerinde hem yıllara göre salınımlar yaşanmakta hem de kıyı alanlar ile iç kesimde yer alan alanlar arasında ciddi yağış farklılıkları oluşmaktadır. Bu çalışmada Karadeniz bölgesinde yer alan 26 meteoroloji istasyonu verilerine göre 1960-2020 arasında gerçekleşen kurak dönemler SPI ve yapay zeka yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. SPI değerlerinin değişimi dikkate alındığında, bölge genelinde daha nemli koşullara doğru bir geçiş yaşanmaktadır. Bu durum hem istasyon bazlı hesaplanan SPI ısı haritalarında hem de tüm bölge için hesaplanan ortalama SPI değerlerinde görülmektedir. Bölge genelinde nemliliğe doğru bir eğilim olmakla birlikte tüm bölge için oluşturulan yıllık SPI değerlerine göre son 60 yıl içerisinde 1972-1987 döneminin en kurak dönem, 1996, 1969, 1974, 1984, 1986, 1993 ve 2020 yıllarının orta ve şiddetli kurak şeklinde geçtiği görülmektedir. Türkiye'de oldukça kurak geçen 2020 yılında özellikle Karadeniz'in iç kesimlerinde kuraklık daha belirgin yaşanmıştır. 6 farklı değişken kullanarak yapılan 14 farklı yapay zeka tahminlerine göre Karadeniz bölgesinde en iyi kuraklık tahminlerini Random Forest, IBK ve Kstar modelleri vermiştir. En düşük doğruluk oranı ise Naive Bayes yöntemine aittir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    İstanbul Anadolu İl Ambulans Servisi Başhekimliği bünyesinde çalışan personelin afet okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi

    Seyfullah Özata

    Acil sağlık hizmetleri istasyonlarında çalışan personel meydana gelen acil durumlar ve afetlerde sağlık hizmeti sunmaktadır. Bu personel genellikle ilk ihbarı alan ve bölgeye ilk ulaşan ekiplerdir. Personelin karmaşık olaylara doğru, güvenli ve hızlı olarak müdahale etmeleri için acil durum ve afetlere karşı afet okuryazarlık (bilgi, beceri ve tutum) düzeylerinin iyi durumda olması önemlidir. Bu çalışmanın amacı, afetlerde sağlık hizmetini yürüten İstanbul Anadolu İl Ambulans Servisi Başhekimliği bünyesinde çalışan personelin afet okuryazarlık düzeylerini ve afet okuryazarlığının alt faktörleri (zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme) arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışmada 412 kişiye ulaşılmış ve yüz yüze anket yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Katılımcıların afet okuryazarlığı ölçeği puan ortalamaları 3.64±0.606 olarak bulunmuştur. Bu çalışmada başhekimlik biriminde çalışan katılımcıların, afet okuryazarlığı ölçeği ve alt boyutlarının puan ortalamalarının diğer birimlerde çalışanlara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Afetlerde görev alan katılımcıların, hazırlık alt boyutu puan ortalamalarının afetlerde görev almayan katılımcılara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Afet okuryazarlığı çalışmalarının acil durum ve afetlerde görev alan diğer meslek grupları, STK çalışanları ve afetlerde görev alacak gönüllüler üzerinde de yapılması ve sonuçların değerlendirilmesi önerilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Deprem sonrası hasarlı yolların yapay zekâ ile tespit edilerek en kısa yol güzergâhlarının anlık optimizasyonu

    Nurcan Şimşek

    Doğa kaynaklı afetlerden biri olan depremlerden sonra hasarlı yolların belirlenmesi ve hasar görmemiş uygun yolların bulunması, kurtarma işlemlerinin yürütülmesinde, insanların etkilenen bölgeden en kısa sürede tahliyesinde ya da insani yardım malzemelerinin bölgeye sevk edilmesinde hayati önem taşımaktadır. Günümüzde kullanılan geleneksel insan gözlemi ve uydu görüntüleri ile yapılan yol hasarı değerlendirmeleri zaman alıcı ve maliyetli olmalarının yanı sıra sadece yollarda bulunan hasarları inceleyerek afet bölgelerine ulaşabilmek için trafik geçişi hakkında herhangi bir bilgi içermemektedirler. Bu çalışmada; depremlerden sonra meydana gelen yol hasarlarının otomatik belirlenip afet bölgelerine yakın başka bir güzergâhın belirlenmesi için evrişimli sinir ağı ve klasik en kısa yol algoritmasının birbirine entegrasyonu ile hızlı ve verimli bir hibrit taşıma sistemi oluşturulmuştur. CNN algoritması hasarlı ve hasarsız olmak üzere toplamda 552 yol görüntülerinden oluşan veri setinde eğitilerek VGG-16 mimarisi ile gerçekleştirilen test sonrasında %97 oranında doğruluk elde etmeyi başarmıştır. CNN algoritmasının açık yol ve kapalı yol olarak yapmış olduğu tahminler ile klasik en kısa yol algoritması üzerinden hasar gören yollar, kullanılan ceza terimi ile çıkartılıp tüm kullanılabilir güzergâhlar arasından en kısa mesafeli olan güzergâh belirlenmiştir. Bu iki algoritmanın birbirine entegrasyonu ile hızlı ve verimli bir hibrit taşıma sistemi oluşturularak başarılı sonuçlar elde edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Acil durum ve afetlerde Samsun afad yönetimi

    Abdurrahman Oruç

    Bu araştırma da Samsun Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğü Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezine 01.01.2014 ve 31.12.2018 tarihleri arasında 122 nolu acil ihbar hattına gelen ihbar kayıtlı verileri incelenerek sonuçlar elde edilmiştir. Çalışmamız sonucunda İl Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezlerine gelen ihbarların ilgili kurumlara daha hızlı ulaşabilmesi için önerilerde bulunabilmeği hedeflemektedir. Araştırmada kullanılan 983 adet ihbardan elde edilen sonuçlar; frekans ve yüzde dağılımları ile SPSS 21 programına bağlı Ki-Kare guruplar arası bağımsızlık testi kullanılarak elde edilmiştir. Bu Araştırma sonuçlarına göre; Samsun il afet ve acil durum müdürlüğü afet ve acil durum yönetim merkezine gelen 983 ihbarın %22,4' üne acil müdahale ekibi yönlendirilmiştir. İhbarların %72,8'ine Diğer kamu kurumları yönlendirildiği tespit edilmiştir. Samsun İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Acil Müdahale Ekiplerinin müdahale ettiği olayların ilk sırasında %24,5 ile trafik kazaları, %21,4 ile kayıp olayları, %9,1 ile mahsur kalma olaylar ve %8,2 ile su taşkını olayları olduğu görülmektedir. Toplam ihbarların %59,3 mahsur kalma ve hasta nakli olarak kayıtlara geçmiştir. Yapılan analiz sonucunda ise mahsur kalma olaylarının %73,3' üne ve hasta nakli olaylarının %78,2' sine Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve İlçe Belediye ekiplerinin yönlendirildiği tespit edilmiştir. Ayrıca mahsur kalma olaylarının %85'nin ve hasta nakli olaylarının %99,5'nin Kış aylarında meydana geldiği belirlenmiştir. Gerçekleşen olaylar ile meydana geldiği aylar arasında anlamlı farklılık olduğu ortaya çıkmıştır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2021
    Türkiye'de meydana gelen deprem afetlerinde sunulan hizmetlerin değerlendirilmesi (1999-2020): Nitel bir araştırma

    Galip Usta

    Çalışma, Gölcük (1999), Van (2011) ve Elazığ (2020) depremlerinden birini yaşamış 18 yaş üstü ve çalışmaya gönüllü olarak katılmak isteyen 30 kişi ile görüşme şeklinde gerçekleştirilmiş olup kişilerin afet sonrası almış oldukları hizmetlerin nitel bir araştırma yöntemiyle değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında 3 adet görüşme bilgisini, 8 adet sosyo-demografik bilgiyi ve 21 adet seçilen konuyu tüm yönleriyle ölçebilecek sorudan oluşan yarı yapılandırılmış bir görüşme formu oluşturulmuştur. Görüşmeler ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmış, sonrasında transkripte edilerek MAXQDA 2020 nitel veri analiz programına aktarılmıştır. Daha sonra transkript belgeleri kodlanmıştır. Kodlamalardan kategorilere, kategorilerden ise temalara ulaşılmıştır. Depremler özelinde 21 adet tema oluşturulmuştur. Çalışma bulgularına göre birçok alanda önemli adımların atıldığı ve iyileştirmelerin yapıldığı görülmektedir. Özellikle sağlık, barınma, beslenme, arama-kurtarma gibi alanlarda ciddi ivme kazanıldığı tespit edilmiştir. Afet durumlarında kurumların daha hızlı organize olabildiği saptanmıştır. Katılımcılar, deprem afetinde sunulan hizmetler ile sonraki aşamalarda gerçekleştirilen iyileştirme çalışmalarında devlet desteğinin oldukça göze çarptığını ifade etmişlerdir. Psikososyal destek, KBRN, hayvanların korunması ve kontrolü noktasında sunulan hizmetlerin geliştirilmeye ihtiyaç duydukları tespit edilmiştir. Sonuç olarak; Gölcük (1999) depreminden itibaren afet yönetimi açısından önemli adımların atıldığı ve ciddi iyileştirmelerin yapıldığı söylenebilir. Vatandaşların duyarlılığının arttırılması ile birlikte kurumların yenileşmeye uyum sağlamalarının afet yönetimi politikalarının radikal şekilde uygulanabilirliğine olumlu katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Afet Yönetimi, Depremler, Afetlerde Sunulan Hizmetler, Afetlerde Nitel Araştırma, Afetlerde Planlama

  • Doktora TeziAçık Erişim2021
    Engelli bireylerin afet deneyimleri: Fenomenolojik bir araştırma

    Ramazan Aslan

    Günlük yaşamda sıradan bir hayat sürebilmek için dahi birçok bariyeri aşması gereken engelli bireyler afet gibi normal yaşamı kesintiye uğratan olaylarda çok daha önemli sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Karşı karşıya kaldıkları veya kalabilecekleri bu zorlukların tespit edilmesi hazırlık sürecinde hayati önem taşımaktadır. Buna rağmen afetlerde engelli bireylerin deneyimlerini inceleyen araştırmalar oldukça kısıtlıdır. Bu kapsamda 30 Ekim 2020 İzmir depremini yaşayan engelli bireylerin deneyimlerinin aşkın-fenomenolojik model ile incelendiği bu araştırmada engelli bireylerin depremde deneyimledikleri yaşantıları ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında 30 Ekim 2020 İzmir depremini yaşamış olan çeşitli engellere sahip 27 katılımcı ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde elde edilen 982 dakikalık görüşme ses kaydı ve 50.321 kelimelik transkripsiyon Moustakas'ın fenomenolojik analiz tekniği ile Maxqda nitel analiz programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler neticesinde oluşturulan fenomen özü ile engelli bireylerin afet deneyimini etkileyen bileşenler saptanmıştır. Engelli bireylerin afetlere hazırlık düzeylerinin çok düşük düzeyde olduğu, tahliye sürecinde önemli zorluklar ile karşılaştıkları, yoksulluğun afet deneyimlerini olumsuz etkilediği, aile ve toplum desteğine kritik düzeyde bağlı oldukları, afet sonrasında barındıkları alanlarda erişilebilirlik ile ilgili önemli zorluklar ile karşılaştıkları, psikolojik dirençlilik düzeylerinin deneyimlerini etkilediği, afet yönetim süreçlerine dahil olamadıkları, çeşitli sebepler ile sorunlarını ifade etme konusunda zorlandıkları tespit edilmiştir.