Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2020
    Flotasyon Tesis Atıklarının Asit Üretme Potansiyeli ve Kirliliğin Önlenmesi, Gümüşhane, KD Türkiye

    Alemdag, Selcuk; Akaryali, Enver; Gücer, Mehmet Ali

    Madencilik faaliyetlerindeki çevre kirliliğinin birincil kaynağını, çoğunlukla metalik, kömür ve asfaltit madenlerinde meydana gelen asit drenajı oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Pb-Zn cevherleşmesinin flotasyon tesisi atıklarının asit üretme potansiyelleri jeokimyasalanalizler, kısa-dönem temas sızıntı testleri ve Asit-Baz Muhasebesi (ABM) işlemlerini kapsayan statik testlerle incelenmiştir. İşlenen cevherin mineral parajenezini başlıca pirit, kalkopirit, sfalerit ve galen mineralleri oluşturmaktadır. Cevherli atık örneklerinin iz element konsantrasyonlarında, özellikle S, Zn, Cu, As, Sb, Cd, Hg, Ag ve Bi gibi potansiyel toksik metallerdeki yüksek zenginleşme cevherin türü ile doğrudan ilişkili olup, yeraltı suyunu kirletme potansiyeline sahiptir. Kısa-dönem temas sızıntı testlerine göre, örneklerin pH değerleri (9.55-10.60, n= 10), kıta içi su kaynaklarının kalite sınıflandırmasına göre, dördüncü-sınıf (IV) kalite sularını işaret etmektedir. Bununla birlikte, sülfit-sülfür (%S2: 2.92-3.98, n= 10), Net Nötralizasyon Potansiyeli (NNP; 32 kg CaCO3/t 149 kg CaCO3/t, n= 10) ve Nötralizasyon Potansiyel Oranı (NPO; 0.20-0.80, n= 10) değerleri cevherli atık malzemenin potansiyel asit üreticisi olduğunu göstermektedir. Baraj eksen yeri ve rezervuar alanında açılan sondaj kuyularında kaya kütle geçirimliliğini değerlendirmek için lugeon deneyleri yapılmış ve geçirgen özellikte (K= 2x10-6 m/s) olduğu belirlenmiştir.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2020
    Bir Yeraltı Altın Madeninde Kişisel Koruyucu Donanımlar İçin Risk Değerlendirmesi

    Çavuşoğlu, İbrahim; Ekti, Hatun; Güvendi, Aslıhan; Gökcan, Ahmet; Demir, Hatice

    İş sağlığı ve güvenliği bakımından güvenli çalışma ortamlarının oluşturulması için öncesinde yapılan risk değerlendirilmesi ile olası tehlikelerbelirlenerek onlarakarşı koruyucu ve önleyici tedbirler alınarak toplu koruma sağlanmaktadır. Ancak toplu korumanın sağlanamadığı durumlarda Kişisel Koruyucu Donanımların (KKD) kullanımları ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada ilk olarak bir yeraltı altın madeninde çalışanların kullandıkları KKD’lar belirlenmiş ve sonrasında çalışanların KKD kullanmadığı durumlara yönelik Risk değerlendirme matrisi (L-Tipi) metodu kullanılarak risk analizi yapılmıştır. KKD kullanılmadığında ortaya çıkabilecek olan tehlike ve riskler yeraltı koşullarında yerinde inceleme yapılarak belirlenmiştir. Çalışma sonucunda yeraltı altın madeninde kullanılan hemen hemen tüm KKD materyalleri için risk değerlendirmeleri Kabul Edilemez ve Dikkate Değer Risk olarak çıkmıştır.Bu çerçevede alınması gereken önlemler de çalışmada değerlendirilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2018
    Atık Barajı Rezervuarı ve Cevher Stok Alanlarında Asit Maden Drenajı (AMD) Oluşumunun Değerlendirilmesi: Gümüşhane Örneği

    Akaryali, Enver; Gücer, Mehmet Ali; Alemdag, Selçuk

    Doğal kaynakların kullanımı ile ilgili işlemlerin başında gelen madencilik faaliyetleri, işletmenin türüne ve büyüklüğüne bağlı olarak farklı boyutlarda gelişen çevresel etkilere ve bozulmalara neden olmaktadır. Bu etkilerin başında, madencilik faaliyetleri sırasında ve sonrasında ciddi ekolojik riskler oluşturan Asit Maden Drenajı (AMD) gelmektedir. AMD, sülfür içeren (özellikle pirit, pirotin ve kalkopirit) cevher atıkların, tipik olarak hava (oksijen) ve su içeren ortamlarda, yeraltı suyu, yağmur ve akıntı nedeniyle oksitleyici koşullara maruz kalması sonucu meydana gelen asit oluşumunu ifade etmektedir. Bu çalışmada, Gümüştaş Madenciliğe ait işletme sahası, cevher stok ve atık depolama alanlarında AMD oluşumunu belirlemeye yönelik işlemler yapılmış ve AMD gelişme potansiyeli ile muhtemel AMD gelişmesi durumunda alınacak tedbirler ortaya konmuştur. Maden işletme alanı, Eosen yaşlı andezit ve bazalt ile bu kayaçların piroklastitlerinden oluşan Alibaba Formasyonu içerisinde yer almaktadır. Yapılan çalışmalarda pH değerleri tüm örneklerin I. sınıf kıta içi kaynak suyu özelliğinde olduğunu, macun pH ve sülfid (S-2) değerleri ise maden işletme sahasında AMD potansiyelinin bulunmadığına işaret etmektedir. Ana ve iz elementlerin düşük mobiliteye sahip olması ise bu durumu destekler niteliktedir. Tüm örneklerde Net Nötralizasyon Potansiyeli (NNP) değerlerinin 20 kg CaCO3/ton’dan ve Nötralizasyon Potansiyel Oranı (NPO) değerlerinin 2’den büyük olması da potansiyel asit üretmeyen karakterde olduğunu göstermektedir. S-2 değerlerinin çok düşük olması, söz konusu alanda kısa dönem içerisinde asit kaya drenajı potansiyeli gerçekleşmeyeceğini işaret etmektedir. Buna ek olarak, stok sahasını geçirimsiz hale getirmek için 50 cm kalınlığında geçirimsiz kil serilerek sıkıştırılmış, oluşan düşey profil sonlu eleman ağ sisteminde modellenerek su deşarjları belirlenmiştir. Yapılan tüm çalışmalar neticesinde maden işletme sahasında kısa sürede AMD oluşumu beklenmediği sonucuna varılmıştır. Ancak, maden işletme alanında, uzun sürelerde muhtemel AMD oluşumundan kaynaklanacak çevre kirliliği, yapılan çalışma kapsamında alınacak tedbirlerle önlenmiş olacaktır.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleYalnız künye2017
    Kaletaş (Gümüşhane) Au Madeninde Cevher Yerleşimine Bağlı Gelişen Alterasyon Zonlarının Gamma Işın Spekrometresi ile Belirlenmesi: Örnek Bir Çalışma

    Maden, Nafiz; Yiğit, Yılmaz

    Bu çalışmada Kaletaş (Gümüşhane, KD Türkiye) yöresinde toplam 198 noktada Potasyum (K), Uranyum (eU), Toryum (eTh) konsantrasyonu ve Doğal Doz Oranı değerleri Gamma Ray Spektrometre cihazı ile ölçülmüştür. Potasyum (K), Uranyum (eU), Toryum (eTh) ve Doğal Doz Oranı haritaları değerlendirildiğinde yüksek genlikli anomalilerin bozunmaya bağlı K zenginleşmesi gösteren kırık hatları boyunca yerleştiği görülmüştür. Yüksek genlikli K/eTh, K/eU ve efimov F-parametre (KeU/eTh) anomalileri hidrotermal çözeltilere bağlı bozunma zonlarına işaret etmektedir. Hızlı ve ekonomik bir yöntem olan gamma ray spektrometre yöntemi K bozunmasına bağlı cevher zonlarının belirlenmesinde kullanılabilir. Ayrıca, yüksek genlikli efimov F-parametre anomalileri potansiyel cevher sahalarını göstermekte olup sondaj noktaları olarak kullanılması mümkündür.

  • Proje2017
    Granitoidlere (Gümüşhane, Kd Türkiye) Bağlı Gelişen Skarn Cevherleşmelerinin Jeolojisi, Jeokimyası Ve Jeokronolojisinin Araştırılması

    Saydam Eker, Çiğdem; Kaygusuz, Abdullah; Vural, Alaaddin; Sipahi, Ferkan

    Kopuz Fe ve Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmeleri Gümüşhane'nin (KD Türkiye) kuzeybatısında bulunmaktadır. Kopuz ve Karadağ (Torul, Gümüşhane) çevresinde granitoyid, tortul ve volkanik kayaçlar yer almaktadır. Kopuz Granitoyidi 79.9 My, Karadağ Granitoyidi 44 My yaşlı olarak belirlenmiştir. Kopuz?da kireçtaşı ile volkanitlere 79.9 My yaşlı granitoyidin sokulumu ile dokanak metamorfizması ve skarn zonu gelişmiştir. Kopuz Fe skarn cevherleşmesine sebep olan granitoyid yüksek K?lu kalk-alkali karakterde ve metalimünyum özellikte olup yay granitlerine benzerlik göstermektedir. Granodiyoritten kireçtaşına doğru endo- ve ekzoskarn zonları gelişmiştir. Skarn zonunda piroksen, granat, biyotit-flogopit, amfibol, epidot, kuvars, kalsit ve aktinolit mineralleri oluşmuştur. Skarn zonunda piroksen türü diyopsitik hedenberjit ve diyopsit, granat türü andradit ile grossular andradittir. Kopuz Fe skarn cevherleşmesinde cevher minerallerinin parajenezi manyetit, pirit ve hematit şeklinde belirlenmiştir. Karadağ?da 44 My yaşlı granitoyidlerin Geç Kretase yaşlı kireçtaşı ve volkanitlere sokulumu sonucu skarn cevherleşmesi oluşmuştur. Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesine sebep olan granitoyid yüksek-orta K?lu kalk-alkali karakterde olup kuvars monzonit, granodiyorit ve kuvars porfirler peralimünyum; diyoritler metalimünyum özellikte ve genelikle yay granitlerine benzerlik göstermektedir. Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesinin ekzoskarn zonundaki skarn mineralleri piroksen, granat, epidot, kuvars ve kalsittir. Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesinde piroksenler diyopsit olup çok az hedenberjit, vollastonit veya johansinit bileşiminde, granatlar ise andradit ile grossular andradittir. Cevher minerallerinin parajenezi manyetit, pirit, hematit ve kalkopiritten oluşmaktadır. Kopuz Fe skarn cevherleşmesindeki granitoyidlerdeki apatit ve zirkon termometre hesaplamalarında yerleşim sıcaklığı 758-907 ºC arasındadır. Kopuz Fe skarn cevherleşmesinin ekzoskarn zonunda andradit-diyopsit çiftinin mineral kimyasından 344-434 oC arasında sıcaklık değerleri belirlenmiştir. Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesi çevresindeki granitoyidlerde apatit ve zirkon termometresi yerleşim sıcaklığı 668-1021 ºC arasında hesaplanmıştır. Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesinde ekzoskarn zonunda andradit-hedenberjitik diyopsit ve grossular andradit-diyopsit çiftinin mineral kimyasından 412- 503 oC arasında sıcaklık değerleri belirlenmiştir. Kopuz Fe ve Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmelerinde ekzoskarn zonu kuvars ve kalsit mineralleri sıvı kapanımları birincil ve Tip I kapanımlardır. Kopuz?da homojenleşme sıcaklığı 224-349 °C ve tuzluluk % 4.18 (NaCl eşdeğeri tuzluluk); Karadağ?da ise sırasıyla 175-430 oC ve % 0.2-14.8 (NaCl eşdeğeri tuzluluk) arasında belirlenmiştir. Sıvı kapanım verileri skarn kökeni desteklemekle birlikte nispeten farklı iki sıvının izotermal karışımı ile soğumanın mineral çökeliminde etkili olduğunu belirtmektedir. Kopuz Fe ve Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmelerinde piritin manyetit ve hematitle birlikte az miktarda olması, Kopuz Fe skarn cevherleşmesindeki piritin S-izotop değerinin dar bir aralıkta değişmesi ve magmatik kaynağı göstermesi her iki cevherleşmeyi oluşturan sıvıların başlangıçta kükürt içeriğini desteklemekte olup düşük ?S ve yüksek ?O2 ortam şartlarında oluştuğunu belirtmektedir. Kopuz Fe skarn cevherleşmesinde skarn mineralleri olarak diyopsitik hedenberjit ve diyopsit, andradit ve grossular andradit, epidot, bol manyetit, hematit ve çok az piritin olması; Karadağ Fe-Cu skarn cevherleşmesinde ise diyopsit, andradit ve grossular andradit, epidotun, manyetit ve hematitce zengin, çok az kalkopirit ve piritin varlığı; sıcaklıkların 200-500oC arasında olması; her iki cevherleşmeyi oluşturduğu düşünülen sıvıların tuzluluğunun magmatik sıvıları belirtmesi; oksijen ve karbon izotop verilerinin magmatik kökeni desteklemesi, cevherleşmelerin magmatik yayda, başlangıçta kükürtlü daha sonra oksitli şartların egemen olduğu sığ sokulum oluşumunu işaret etmektedir.

  • MakaleYalnız künye2016
    Investigation of the Ünlüpınar, Eylence Yayla (Kelkit-Gümüşhane) Epithermal Pb-Zn±Au Mineralization with Gamma Ray Spectrometer Measurements

    Maden, Nafiz; Kahveci, Nezaket

    In this study, the values of Potassium (K40), Uranium (eU), Thorium (eTh) and total dose rates in 320 stations were acquired through a high-sensitivity gamma-ray spectrometer. The maps of the Potassium (K40), Uranium (eU), Thorium (eTh) and total dose rates with theirs computed ratio maps are plotted. It is seen that the high magnitude of the anomalies are located through the fault lines related to the enrichment of K by evaluating these ratio maps. High K/eTh, K/eU and Efimov F-Parameter (KeU/eTh) anomalies point out the alteration zones with transmitting hydrothermal ore solutions. It is seen that the ore zones associated with the alteration could be determined with the gamma ray spectrometry, which is fast and economics method. Also, the high amplitude areas in the Efimov F-Parameter map demonstrate the potential ore zones and might be the mine drilling points.

  • Proje2016
    Eosen Yaşlı Volkaniklerde (Gümüşhane, KD Türkiye) Gözlenen Hidrotermal Alterasyonlar ile Cevherleşmelerin, Jeolojik, Jeokimyasal, Kökensel ve Altın Potansiyeli Açısından İncelenmesi

    Aydınçakır, Emre; Akaryali, Enver; Gücer, Mehmet Ali

    -

  • Proje2016
    Avliyana (Torul-Gümüşhane) Antimonit Cevherleşmesinin Jeolojisi-Mineralojisi ve Kökeninin Araştırılması

    Kaygusuz, Abdullah; Vural, Alaaddin

    Projenin amacı, Gümüshane Torul Ilçesi sınırları içinde bulunan Avliyana antimonit cevherlesmesinin; jeolojisi, mineralojik özellikleri ve kökeninin arastırılmasıdır. Avliyana antimonit cevherlesme sahasında, Üst Kretase yaslı sedimanter kayaç arakatkılı andezit lav ve piroklastlar ve bu kayaçlara sokulum yapmıs Eosen yaslı diyorit, kuvars diyorit, kuvars monzodiyorit bilesimli intrüzif kayaçlar yüzeylenmektedir. Sahada, granitik genç intrüzif kayaçlar ve bu kayaçların sokulum yaptıgı yankayaçlarda hidrotermal damar tipte gelismis antimonit cevherlesmesi mevcuttur. Cevherlesmenin oldugu bölgede yaygın olmamakla birlikte, silislesme, killesme, hematitlesme, limonitlesme, yer yer epidotlasma ve kloritlesmeler seklinde hidrotermal alterasyonlar gözlenmistir. Antimonit cevherlesmelerinin 20?100 cm arasında degisen kalınlıklardaki silislesmelerin gelistigi hematize-limonitize zon içinde 2-10 cm arasında degisen kalınlıklarda olustugu tespit edilmistir. Sb cevherlesmesi ile Ag ve Au elementi arasında çok güçlü olmamakla birlikte dogru orantılı bir iliski görülmüs, Sb cevherlesmesinin yogunlastıgı kesimde Clark degerlerine göre bir miktar yüksek Ag ve Au degerlerinin oldugu tespit edilmistir. Sıvı kapanım çalısmalarında homojenlesme sıcaklıkları 150-380 oC arasında, ortalama 234 oC bulunmustur. Cevherlesmeyle iliskili sıvıların tuzlulugun ise düsük oldugu tespit edilmistir (% 0.16- 3.67 NaCl esdegeri). Cevherlesme ile iliskili oksijen ve kükürt izotop verileri dikkate alındıgında, cevherlesmeyi olusturan akıskanların magmatik kökenli oldugu, meteorik suların da cevherlesmede katkı verdigi anlasılmıstır (?18O, silikatlarda, süfatlarda ise ? 8.0 ile 11.0 arasında; ?34S antimonit minerallerinde ? -0.2 ile 1.47 arasında; sülfatlarda ? 2.3 ile 14.1 arasındadır). Alterasyon ürünü serizit ve illitlerden yapılan K-Ar ve granitik kayaçlardan yapılan U-Pb analizlerinde 44.17±0.49 Ma ile 45.60 ±0.55 Ma arasında degisen yaslar tespit edilmis olup, sahadaki cevherlesmenin Avliyana granitoyidinin sokulumu ile iliskili oldugu sonucuna varılmıstır.

  • Proje2016
    Egrikar (Torul, Gümüshane, Kd Türkiye) Skarn Cevherlesmesinin Mineral Kimyası, Sıvı Kapanım Ve Duraylı Izotop Bilesimlerinin Arastırılması

    Saydam Eker, Çiğdem; Kaygusuz, Abdullah; Vural, Alaaddin; Sipahi, Ferkan

    Egrikar Fe?Cu skarn yatagı Gümüshane?nin (KD Türkiye) yaklasık 100 km kuzeybatısında bulunmaktadır. Inceleme alanı, tabanda Geç yaslı Kretase Egrikar Monzograniti, bunun üzerine sırasıyla andezit, kireçtası içeren dasit ve hornblenli andezitten olusmaktadır. Bu kayaçlar Orta Eosen yaslı Erik Granitoyidi (granodiyorit ve diyorit) tarafından kesilmektedir. Andezitler, porfirik, camsı ve bosluklu dokuda olup plajiyoklaslardan olusmaktadır. Dasitik kayaçlar porfirik dokuda olup, baslıca kuvars, plajiyoklas, biyotit ve opak minerallerden olusmaktadır. Kireçtasları ise yer yer mermere dönüsmüs ve kristalize olmustur. Hornblendli andezitler mikrogranü porfirik ve glomeroporfirik dokulu olup ve plajiyoklas, hornblend, biyotit ve kuvars minerallerini içermektedir. Geç Kretase yaslı Egrikar monzograniti baslıca plajiyoklas, kuvars, ortoklas, biyotit ve muskovitten olusmaktadır. Orta Eosen yaslı Erik Granitoyidi ise granodiyorit ve diyorit bilesimli olup plajiyoklas ve hornblend minerallerinden ibarettir. Egrikar Fe-Cu skarn yatagındaki volkanitler kalk-alkali karakterdedir. Egrikar Monzograniti orta K?lu kalk-alkali bilesimde olup peralüminyum karakterdedir. Egrikar Monzogranitinin iz element karakteristikleri, genel olarak yay granitlerine benzerlik gösterirler. Erik Granitoyidi orta K?lu kalk-alkali özellikte ve metalüminyum karakterdedir. Egrikar Fe-Cu skarn sahasında Fe-skarn ile iliskili Erik Granitoyidi çarpısma sonrası meydana gelmistir. Erik Granitoyidi?nin kireçtasına sokulumu sonucu dokanak metamorfizması olusmus ve skarn zonu gelismistir. Granitoyidden kireçtasına dogru endo- ve ekzoskarn zonlarının olustugu belirlenmistir. Skarn zonunda piroksen, granat, epidot, kuvars, kalsit ve aktinolit-tremolit skarn minerallerini olusturmaktadır. Skarn zonunda piroksen türü hedenberjit, granat türü andradit ile grossular andradittir. Egrikar Fe-Cu skarn yatagının cevher minerallerinin parajenezi manyetit, pirit, hematit, kalkopirit, altın ve nabit bakırdan olusmaktadır. Ikincil cevher mineralleri olarak götit, limonit, dijenit, malakit, azurit, bornit ve lepidokrozit belirlenmistir. Egrikar Fe-Cu skarn yatagındaki endo-ekzoskarn zonunda hedenberjit, epidot ve kuvars minerallerinde yapılan sıvı kapanım çalısmalarında, sıvı kapanımlar birincil ve Tip I kapanımlar olarak sınıflandırılmıstır. Hedenberjit, epidot ve kuvarslarda yapılan sıvı kapan çalısmalarında sıcaklık 200-425 ve tuzluluk % 2.7-15.38 arasında olup skarn kökeni desteklemektedir. Hedenberjit, granat, manyetit, epidot, amfibol, kuvars ve pirit minerallerinden belirlenen oksijen ve kükürt izotop degerleri dar bir aralıkta degismekte ve magmatik kökeni desteklemektedir. Endo-ekzoskarn geçis zonu için hedenberjit-granat çiftinin mineral kimyasından 446-377 oC sıcaklık ve ekzoskarn zonunun termodinamik sartları manyetitepidot çiftinin izotop bilesiminden 255-438oC olarak belirlemistir. Sıcaklık degisimine baglı olarak düsük kükürtlü, nispeten yüksek oksitli magmatik sıvılardan itibaren mineral çökelimi gerçeklesmistir. Egrikar Fe-Cu skarn yatagında; piroksenin hedenberjit, granatın andradit ve grossular andradit türünde, bol manyetit, hematit ve çok az pirit ve kalkopirit bilesimli olması, sıvı kapanım sonucu elde edilen sıcaklık ve tuzluluk verileri ile skarn minerallerinin duraylı izotop bilesimleri bu yatagın magmatik sıvılardan baslangıçta düsük sülfürlü sonradan yüksek oksitli sartlar altında sıg sokulum sonucu olustugunu göstermektedir.

  • MakaleYalnız künye2015
    Ünlüpınar (Kelkit-Gümüşhane) Pb-Zn±Au Cevherleşmesinin Jeolojik, Jeokimyasal ve Kökensel Olarak İncelenmesi

    Akpınar, İbrahim; Akbulut, Kübra; Aydınçakır, Emre; Akaryali, Enver

    İnceleme alanı Gümüşhane ilinin güneyinde yer alan Kelkit İlçesi Ünlüpınar (Pekün) Beldesine bağlı Eylence Yayla ve Emirinkomu Köyü yakın çevresini kapsamaktadır. Çalışma alanında Kurtoğlu Metamorfikleri, Şenköy Formasyonu ve Köse Granitoyidi yer almaktadır. Detay inceleme yapılan alan ve yakın çevresindeki birim Erken-Orta Jura yaşlı Şenköy Formasyonu'na ait bazalt, bazaltik andezit ve piroklastları oluşturmaktadır. Eylence Yayla ve Emirinkomu mevkiinde yer alan Zn-Pb-Cu ± Au cevherleşmesi tamamen Şenköy Formasyonuna ait bazaltik andezitler içinde K20D doğrultularındaki kırık hatlarına yerleşmiştir. İnceleme alanında cevherleşmenin parajenezini ortaya çıkarmak içinde çalışma sahasından sistematik örneklerden parlak kesitler yapılarak, cevher mikroskobisi altında incelenmiştir. Cevherleşmenin parajenezi oluşum sırasına göre pirit, kalkopirit, sfalerit, galen, altın, kuvars ve kalsit olarak tespit edilmiştir. Arazide yapılan gözlemler sonucunda alterasyon türleri olarak hematitleşme, limonitleşme ve kükürtleşme tespit edilmiştir. Sıvı kapanım analiz sonuçlarına göre cevherleşmenin oluşum sıcaklığının 80-2800C arasında değiştiği, kükürt izotop termometresine göre ise cevherleşmenin oluşum sıcaklığının ortalama 2640C olduğu belirlenmiştir.

  • Proje2015
    Canca (Gümüşhane) alterasyon sahasında toprak ve bitki jeokimyası çalışmaları ile altın potansiyelinin araştırılması

    Vural, Alaaddin

    -

  • Proje2014
    Altınpınar (Torul-Gümüşhane) cevherleşmesinin mineral kimyası, sıvı kapanım çalışmaları, duraylı izotop sistematikleri

    Türk, Enes; Akaryali, Enver; Şal, Fatih

    -

  • MakaleYalnız künye2013
    Arzular (Gümüşhane, KD-TÜRKİYE) Epitermal Altın Cevherleşme Sahasındaki Hidrotermal Alterasyonlar ve Kütle Değişim Hesaplamaları

    Akaryali, E.; Tüysüz, N.

    Arzular (Gümüşhane, KD Türkiye) epitermal altın cevherleşmesi, Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu içinde KD-GB doğrultulu KB'ya eğimli ve yaklaşık DB doğrultulu K'ye eğimli damarlara fay kontrollü olarak yerleşmiştir. Sahadaki asıl cevherleşmeler Kuzdağı Sırtı mevkiinde K70D doğrultu bir kırık zonu içinde gelişmiştir. Cevherli silis damarları 0.1-0.3 m kalınlığında olup devamlılık göstermezler. Cevherleşmede yaygın olarak boşluk dolgusu ve bantlı yapı gözlenmektedir. Ana cevher minerallerini galen, sfalerit, pirit, kalkopirit ve tetrahedritle birlikte eser miktarda altın oluşturmaktadır. Kütle değişim hesaplamalarına göre cevherden yan kayaca doğru kuvars, serizit, K'lu Feldspat kaolinit, Fe Klorit, albit, Mg klorit ve epidot en yaygın gözlenen alterasyonun mineralleridir. Damara dik bir hat boyunca örneklenen profillerde hareketsiz elementler Zr, Hf, Nb, Al ve Ti'dir. Bu hareketsiz elementler ile yapılan nispi (%) ve net (g/100g) kütle değişim hesaplamalarına göre; 1, 3 ve 5 nolu profillerde net kütle artışı, 2 ve 4 nolu profillerde ise net kütle kaybı söz konusudur

  • Derleme MakaleYalnız künye2009
    Mine and mining in Ordu and Giresun region (1860–1914)

    Saylan, Kemal

    It is well known fact that the districts of Ordu and Giresun havevery important mines and from the antiquity the region was the miningarea. Mining in this district continued its importance after the Ottomandominance over the region. In the 19th century copper, silver, limestone,lead, manganese, marble, mineral water were the main mining valueswhile the region was only a scene of iron mining in the Antiquity.Arrangements in the mining sectors from 1842 included district ofOrdu and Giresun and affected mining activities in the region. So, in the second part of the 19th century foreign and native mining companiesopened new mines and contributed favorably economy of region.Inthis study, we mention about mines of the district, the places of themines and their effects on the local economy from 1860 and until the 1st World War.