Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kültür varlıkları ve müzelerde afet ve acil durumlara hazırlık: İstanbul ili örneği

    Emre Tosun

    Müzeler sanatsal, bilimsel ve tarihi nesneleri koruyan, toplumu eğiten ve aydınlatan önemli kültür kurumlarıdır. Dünyanın birçok yerinde müzeler afetlerden zarar görmektedir. Genel olarak müze yönetimi ve personelinin afet farkındalığının yetersiz olması ve afet sonrası kurtarma operasyonlarında ikinci planda kalması gibi nedenler müzeleri daha hassas kılmaktadır. Ayrıca, çeşitli orijinal, nadir ve değerli koleksiyonlara sahip olması, müzeleri daha önemli hale getirmektedir. Bu nedenlerle müzelerin ve sergiledikleri koleksiyonların varlıklarını devam ettirebilmesi için kapsamlı afet planlaması şarttır. Bu araştırmanın amacı İstanbul ilindeki müzelerin afet ve acil durumlara hazırlık düzeyini ölçmek, müzelerde afet yönetimi konusunda sorun ve eksikleri tespit etmektir. Bu kapsamda 6 devlet müzesi ve 10 özel müze olmak üzere 16 müzenin yönetici ve personeliyle yarı yapılandırılmış mülakat tekniğiyle görüşme yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda % 68,75'inin afet planı olduğu, devlet müzelerinin % 33,33'ünün planını test ettiği, planı olmayanların hepsinin özel müzelerden oluştuğu ve bunların % 60'ının personel eksikliğini bunun nedenlerinden biri olarak belirttiği, % 43,75'inin müze personeli arasında afet müdahale veya risk azaltma görevlisi tayin ettiği, % 37,50'sinin bir afet veya acil durum için yardımcı olabilecek diğer yakın müze veya kültürel kurumlarla bağlantıda olduğu tespit edilmiştir. Analizler sonucunda müzelerin eksik ve sorunlarına yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Müzeler ve Afet Yönetimi, Müzelerde Afet ve Acil Durum Planlaması, Afetler ve Kültürel Miras

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Arama kurtarma ve müdahale kurum çalışanlarının teknoloji tutumları ile bilgi teknolojilerini kullanma düzeylerinin incelenmesi

    Ayşe Tazegül

    Bu çalışmanın amacı, AFAD ve İtfaiye kurum çalışanlarının teknoloji tutumları ile bilgi teknolojilerini kullanma düzeylerinin belirlenmesi ve bazı değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırma kesitsel tipte bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Adana ilinde AFAD ve İtfaiye kurumlarında görev yapmakta olan yöneticiler ve çalışanlar oluşturmaktadır. Tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu Adana ilinde AFAD ve İtfaiye kurumlarında görev yapan yöneticiler ve çalışanlara uygulanmıştır. Bu çalışmada personellerin demografik özelliklerinin belirlendiği "Demografik Bilgi Formu", tutumlarının değerlendirildiği "Teknoloji Tutum Ölçeği" ve teknoloji kullanım düzeylerinin belirlendiği "Bilgi Teknolojilerini Kullanma Düzeyi Ölçeği" kullanılmıştır. Kişisel bilgi formu ile elde edilen nicel veriler, frekans ve yüzdeleri alınarak değerlendirilmiştir. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS 16 programına girilerek analiz edilmiştir. Kullanılan ölçeklerin faktör yapısı, Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ile belirlenmiş, ardından Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ile test edilmiştir. Cronbach Alpha katsayılarına, Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) (0,798) ve Barlet's (0,0001) testine ilişkin hesaplamalara yer verilmiştir. Bu çalışma sonucunda elde edilen bulgular, bu ölçeklerin geçerli ve güvenilir olduğunu göstermiştir. Araştırma sonucunda çalışanların genelde müdahalede ve kurum içindeki diğer işlerde teknoloji kullanımına olumlu baktıkları ve teknoloji tutum düzeylerinin kullanım düzeylerinden yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca en az kullanım sağlanan teknolojiler 'Sayısal Harita Uygulamaları', "Afet Bilgi Sistemi" ve 'Coğrafi Bilgi Sistemleri' olarak değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde faktör analizi kullanılmıştır. p<0.05 anlamlı kabul edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    KBRN olaylarına karşı kurumların bilgi, eğitim ve tatbikat ihtiyaçlarını belirleme çalışması: Gümüşhane ve Trabzon illeri örneği

    Gülsün Doğan

    KBRN olayları toplumu bazen uzun bazen de kısa periyotlarda etkisi altına alan, ciddi boyutlarda sağlık problemleri yaşamasına neden olan ve özellikle yerel yönetimleri devre dışı bırakabilecek güçteki insan, doğa ve teknoloji kaynaklı afetlerdir. TAMP'nda da belirtildiği gibi yerel düzeyde KBRN olaylarına müdahale edebilmesi istenilen ve beklenen ilk ekipler, kamu kurumları ve paydaşlarıdır. KBRN olayları gibi tehdit ve riskleri oldukça fazla olan bu acil durumlar, çok kurumlu bir müdahale gerektirdiğinden, kamu kurumları ve paydaşları eğitim ve tatbikatlar gibi hazırlık faaliyetlerine daha fazla önem vermelidir. Bu kapsamda çalışmanın amacı, KBRN acil durumlarına personelin hem bireysel hem de kurumsal açıdan müdahale edebilme yeteneklerinin eğitim ve tatbikatlarla geliştirilmesine yön vermek ve bu doğrultuda gelecekteki eğitim çabalarının nereye odaklanması gerektiğini önermektir. Çalışma, Gümüşhane ve Trabzon illerinde, yerel düzeyde, TAMP'nda ana çözüm ortağı ve destek çözüm ortağı rollerini üstlenen bazı kamu kurumlarını ele almaktadır. Araştırmaya katılmayı kabul eden 425 kamu personeline ulaşılmıştır. KBRN olaylarına yönelik bilgi, eğitim ve tatbikat ihtiyacını ölçmeyi hedefleyen bir anket formu geliştirilerek verilerin analizleri SPSS 21 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmamızda kurumsal hazırlık puan ortalamaları 32,51±14,250 ile düşük düzeyde olduğu saptanmıştır. Katılımcıların KBRN olayları bilgi, eğitim ve tatbikat ihtiyaçlarına yönelik görüşleri ile hazırlık puanı değişkeni arasında pozitif yönlü, zayıf kuvvette ve anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Anahtar Kelimeler: KBRN, Eğitim ve Tatbikatlar, Yerel Düzeyde KBRN Planlaması.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Bir afet olarak küresel iklim değişikliği ve ilkokul öğretmenlerinin küresel iklim değişikliği farkındalığının incelenmesi: Gümüşhane ili örneği

    Meryem Akbulut

    Küresel İklim değişikliğinin afet olarak önemine dikkat çektiğimiz çalışmamızda, konunun önemi ve günümüzdeki en önemli çevre sorunlarından biri olması, bizi küresel iklim değişiklği ile alakalı, literatüre katkı sağlayacak bir çalışma yapmaya yöneltmiştir. Araştırma kapsamında öncelikle afetlere, ardından küresel iklim değişikliğiyle ilgili genel bir literatür araştırmasına yer verilmiştir. Gümüşhane İli'nin sıcaklık ve yağış verilerine ulaşılarak, günümüze kadar olan değişim incelenmiş, geleceğe yönelik sıcaklık ve yağış tahminleri yapılmıştır. Araştırma kapsamında ilkokul öğretmenlerinin iklim değişikliği farkındalığını ölçmek amacıyla, inanç, tutum, davranış ve bilgi alt faktörlerinden oluşan bir anket uygulanmıştır. Çalışmanın örneklemini Gümüşhane'de görev yapan toplam 214 ilkokul öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışma sonunda, toplanan veriler analiz edilerek, sonuçlarına yer verilmiştir. Ortaya çıkan genel durum doğrultusunda tartışma, öneri ve sonuç başlıklarıyla genel bir değerlendirme yapılarak, küresel iklim değişiklinin önemine dikkat çekilmiştir. Anahtar Kelimeler: Afet, İlkokul Öğretmenleri, Küresel İklim Değişikliği.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Doğu Karadeniz merkez ilçeleri kamu hastanelerinin afet yönetimine dair mevcut durum analizi

    Ceren Kaya

    Doğal kaynaklı ve insan kaynaklı afetler toplumlar için zaman geçtikçe daha riskli ve zararlı duruma gelmektedir. Teknolojik ve sanayi alanındaki gelişmeler, artan nüfus yoğunluğunu takiben çarpık kentleşmelerle birlikte değerlendirildiğinde afet riski hayatımızın her alanında varlığını korumaktadır. Bu olgu toplumları afetlere karşı daha duyarlı olmaya zorlamaktadır. Afetlerin ardından müdahale anlamında ilk anda kurtarma ve ilkyardım çalışmaları gelmektedir. Afet durumlarına etkili cevap verebilmek için sağlık hizmeti sağlayan gruptaki çalışanların, sağlık hizmeti alacak gruptaki afetzedelerin ve diğer bireylerin afetlere yönelik hazırlıkları ve almaları gereken önlemler son derece önemlidir. Bu araştırmada, Doğu Karadeniz merkez ilçeleri kamu hastanelerinin afet hazırlıklarına ilişkin mevcut durumlarının değerlendirilmesi ve bu hastanelerin birbiriyle karşılaştırılarak öneriler sunulması amaçlanmıştır. Çalışma hastanelerde afetlere karşı yapılan hazırlıkları, aralarındaki farkları tespit etmek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Çalışmanın hastanelerdeki afet planlarını, kurumlar arası koordinasyon ve iş birliğini, tatbikatları, tahliye planını, afet haberleşmesini, ilaç stokunu, ambulans yeterliliğini vb. belirleyici nitelikte olması hedeflenmektedir. Araştırma verileri 15 Nisan 2016 – 3 Haziran 2016 tarihleri arasında Doğu Karadeniz merkez ilçelerinde yer alan Gümüşhane Devlet Hastanesi, Ordu Devlet Hastanesi, Giresun Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi, Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Bayburt Devlet Hastanesi, Artvin Devlet Hastanesi ve Rize Devlet Hastanesinde yürütülmüştür. Araştırma verileri 1996 yılında Serhat Hacımusalar'ın "Felaketlerde Hastanelerin Organizasyonu ve İzmir'deki Hastanelerin Durumu" isimli tez çalışmasında geliştirmiş olduğu anket formu temel alınarak oluşturulan veri toplama aracı kullanılarak toplanmıştır. Veriler ilgili hastanelerin birim amirleriyle veya müdürleri ile yüz yüze görüşme yapılarak elde edilmiştir. Çalışma sonucunda bütün bölge hastanelerinin bir afet planının olduğu, hastanelerdeki diğer tüm birimlerin afet planına ulaşımının kolay olduğu ve is birliği yapılacak kuruluşların da belirlenmiş olduğu saptanmıştır. Fakat bina dayanıklılığı, afet durumunda ilave ambulans temini, geçici morg yerleri, kriz odasının planlanması, afet esnasında iletişimin kesintisiz bir şekilde devam etmesi gibi bazı önemli kriterlerde hastanelerin eksikliklerinin olduğu ortaya çıkmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Osmaniye ili Merkez ilçesinde görev yapan ilkokul/ortaokul öğretmenlerinin doğal afet okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi

    Sezai Demirdelen

    Afetler ile mücadele konusunda toplumun bilinç düzeyinin ve okuryazarlık düzeyinin ele alınmasını ve değerlendirilmesine bu çalışmamızda önem vermekteyiz. Çünkü okuryazarlık düzeyi yüksek olan toplumun afetler ile başa çıkma ve afetin hazırlık evresinde etkin rol oynamaktadır. Mevcut eksikliklerden dolayı gerek duyulan bu çalışmanın amacı, Osmaniye ili merkez ilçesinde görev yapan ilkokul/ortaokul öğretmenlerinin doğal afet okuryazarlık düzeylerini belirlemek ve doğal afet okuryazarlığın alt faktörleri (davranış, duyuşsal eğilim ve bilgi) arasında çeşitli değişkenlerin etkisini ölçmektir. Çalışma kapsamında Osmaniye ili merkez ilçesinde görev yapan ilkokul/ortaokul öğretmenlerine ulaşılarak üç alt faktörden oluşan (davranış, duyuşsal eğilim ve bilgi) doğal afet okuryazarlık düzeylerini ölçen anket formu uygulanmıştır. Araştırmanın verileri Ufuk SÖZCÜ tarafından 2019 yılında "Öğretmen Adaylarının Doğal Afet Okuryazarlık Düzeylerinin Belirlenmesi" isimli çalışmasında geliştirdiği anket formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırmaya dâhil edilen katılımcıların doğal afet okuryazarlığı davranış düzeyi puan ortalamaları 1,67±0,294, doğal afet okuryazarlığı duyuşsal eğilim düzeyi puan ortalamaları 1,85±0,255, doğal afet okuryazarlığı bilgi düzeyi puan ortalamaları 87,62±9,022 olarak bulunmuştur. Tablo 4.6'daki skalaya göre bu puan ortalamaları yüksek seviye olarak kabul edilmiştir. Doğal afet okuryazarlığı ile ilgili literatürde çok fazla Türkçe yayın olmaması ve konunun önemine değinmek için bu çalışmaya başlanmıştır. Literatürdeki eksiklikleri gidermek ve literatüre katkı sağlamak amacıyla yapılan çalışmada doğal afet okuryazarlığı ile ilgili konularda çalışma yapmak isteyenler için bir fikir oluşturacaktır. Anahtar Kelimeler: Afet, Doğal Afet, Doğal Afet Okuryazarlığı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Hastanelerin afete hazırlık açısından değerlendirilmesi (Gümüşhane Devlet Hastanesi örneği)

    Bilal Gürsoy

    İnsanlık tarihinin nerdeyse her aşamasında afetler büyük yıkım ve kayıplara neden olmuştur. Her dönemde insanlar afetlerden etkilenmemek için önlemler almaya yönelmiş ve savunmasızlıklarını en az seviyeye indirmeye uğraşmışlardır. Afetlerin ortaya çıkış anında verdiği zarar boyutu çok yüksek bir seviyede olsa bile, afet sonrası iyi bir yönetim olmaması halinde bu kayıpların arttığı geçmiş tarihlerde görülmüştür. Afet yönetimi; toplumun tüm kesimleri ile beraber çalışılarak, afet öncesi ve sonrasında ortak bir eylem planlanması olarak tanımlanabilir. Afet yönetiminin en önemli yapıtaşlarından biri ise risk analizi ve hazırlıklı olmaktır. Afete karşı her zaman diliminde hazırlıklı olmak, olası kayıpların azalmasında önemli rol oynamaktadır. Yapılan risk analizi sonucu alınacak önlemleri belirlemek ve uygulamak iyi bir afet yönetimi için temel unsurlardır. Bu kapsamda afet olması durumunda en fazla sorumluluk ve talebin olacağı sağlık hizmetleri sektörü ve bu sektörün en önemli temsilcisi hastanelerin, afet yönetimi konusunda özellikle hasiyet göstermesi gerekmektedir. Bu sebeple hastane afet hazırlık durumunun değerlendirilmesi konusunda çalışma gerekliliği görülmüştür. Bu çalışma hastane afet hazırlık durumunu değerlendirmek gayesiyle tanımlayıcı olarak yapılacaktır. Çalışmanın hastanelerde ki afet hazırlıklarının değerlendirilmesi ve hazırlık düzeylerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma Gümüşhane Devlet Hastanesi'nde görev yapan 203 personele, 2017 yılında Dan VİCK tarafından geliştirilen 'Hastane Kurumsal Hazırlık Değerlendirme Ölçeği' formu kullanılarak yapılmıştır. Dönüt alınan verilerin analizi SPSS paket programı ile yapılmıştır. Anket formunun hastane afet hazırlık düzeyini ortaya çıkarması beklenmektedir. Ayrıca kurumsal afet hazırlık düzeyi ile cinsiyet, eğitim durumu, kurumdaki görevi gibi değişkenler ile aralarındaki ilişkinin tespit edilmesi beklenmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Afetlerde güvenli hastaneler ve derecelendirilmesi (Gümüşhane ili örneği)

    İbrahim Kıymış

    Afetler sırasında binalar, tesisler, sistemler, kritik hizmetler ve insanlar büyük ölçüde etkilenmektedir. Afetler meydana geldiğinde hastaneler gibi sağlık tesisleri, toplumun yaşamını ve refahını koruyabilmelidirler. Çünkü sağlık hakkı anayasal bir haktır. Bu yüzden afetlerde yıkılmayan ve hizmet vermeye devam eden güvenli Hastanelere ihtiyaç vardır. Ayrıca güvenli hastaneler başta sağlık hizmeti sunanlar olmak üzere mevcut sağlık tesislerini güçlendirmek için zarar azaltıcı önlemlerin kullanılmasını gerektirmektedir. Mevcut eksikliklerden dolayı gerek duyulan bu çalışmanın amacı, Gümüşhane ilindeki devlet hastanelerinin afetlere karşı güvenlik seviyelerini belirlemek ve hastanelerin mevcut durumlarını ortaya çıkarmaktır. Bu çalışma tanımlayıcı niteliktedir. Araştırmada 2018 yılında Gümüşhane ilindeki 6 devlet hastanesinin HAP'larının son bölümünde yer alan güvenli hastane bölümü incelenmiştir. Araştırmanın verileri, WHO tarafından 2015 yılında yayımlanan "Hospital Safety Index: Guide for Evaluators" isimli rehber kitapta geliştirilen hastane güvenliğini etkileyen tehlikeler, yapısal güvenlik, yapısal olmayan güvenlik ve acil durum ve afet yönetimi modüllerinden oluşan Güvenli Hastane Kontrol Listesi kullanılarak toplanmıştır. Güncel gereklilikler çerçevesinde uzman görüşlerine başvurularak KBRN-E konusuna 20 soru ve hassas gruplar konusuna 10 soru olmak üzere toplamda 30 soru kontrol listesine dâhil edilmiştir. Güvenli Hastane Kontrol Listesinde yer alan sorularla birlikte toplam 181 soru üzerinde inceleme gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucunda Gümüşhane A Hastanesi'nin Güvenlik Puanı 100 üzerinden 62,50, B Hastanesi'nin 73,90, C Hastanesi'nin 85,55, D Hastanesi'nin 77,15, E Hastanesi'nin 89,50, F Hastanesi'nin ise 87,85 olarak bulunmuştur. Çalışmamızda yapmış olduğumuz hastanelerin afetlere karşı değerlendirme aracı, daha ileri çalışmalar için iyi bir atlama noktası olacağı beklenmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Afetlerde lojistik yönetimi: Çanakkale depremi örneği

    Merve Yaman Yüce

    Bu çalışma sırasında afet yönetimi çalışmalarının çıplak gözle görülebilen kısmı afet lojistiği olgusu incelenmiştir. Afet öncesinde, afet sonrası sıfırıncı saniye ve dahi sonrasında arama-kurtarma, beslenme, barınma, içme ve kullanma suyunun sağlanması, sağlık faaliyetlerinin sürdürülebilmesi, gibi birçok faaliyetin sağlanmasını bünyesinde barındıran afet lojistiği kavramının önemi ülkemiz ve dünya ülkelerinin de yaşanan doğal ve insan kaynaklı afetler sonrası açıkça gözlenmiştir. Yaşanan afet sonrası temenni edilen en büyük gaye kısa sürede normal hayata dönüşün sağlanmasıdır. Bu amacın kısa yolunu ise afet lojistiği kavramı oluşturmaktadır. Bu anlamda Çanakkale Ayvacık deprem sahasında incelenerek; yaşanan afet lojistik yönetimi sorunları saptanmaya çalışılmıştır. Çalışma sırasında nitel ve nicel veri toplama yöntemleri kullanılmıştır. Nitel çalışma yöntemi olarak uzmanlar ile yarı yapılandırılmış uzman mülakat görüşmesi ve afetzedeler ile focus grup görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Nicel yöntem olarak ise afete müdahale esnasında görev almış saha personeli ile afetlerde lojistik hizmetlerin değerlendirilmesi faktörü altında gerçekleştirilen ölçek ile anket çalışması yapılmıştır. Ayrıca veri toplanması esnasında, kurumlara keşif gezileri yapılmış, ses kayıtları, not defteri oluşturma ve fotoğraf çekimi gibi farklı veri toplama yöntemleri de kullanılmıştır. Yapılan çalışmalara geçerlilik ve güvenilirlik testleri uygulanmış ve güvenilirlik değeri % 95'in üzerinde tespit edilmiştir. 5 li Likert ölçek ile gerçekleştirilen anket sorularının tümüne katılımcılar katılıyorum ifadesini tercih etmiştir. Afetzedelerin yardımların ulaştırılması hususunda memnuniyeti söz konusu iken kalıcı barınma hizmetleri ve hak sahibi olma konularında ise eksiklikler tespit edilmiştir. Uzmanlar ile yapılan yarı yapılandırılmış mülakat çalışmasında yetki kargaşası, tatbikat eğitimleri ve hazırlık aşamasında belirgin eksikler, TAMP ve hizmet grubu kavramlarının saha da uygulanamaması, hizmet grup lojistiğinin hiç oluşmaması, afet lojistik yönetim faaliyetleri esnasında muhtarlardan alınan bilgilerin aktif kullanılmasının yanlışlığına vurgu yapıldığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet Yönetimi, Afet Lojistiği, Çanakkale Depremi.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Afet yönetiminde müdahale ekiplerinin organizasyonunda yaşanan yönetsel sorunlar: Van depremi örneği

    Cemal Yılmaz

    Afet, bireylerin ve toplumların üzerindeki olumsuz etkileri uzun süre devam eden olaylardır. Afet sosyal hayatı ve insan yaşamını kesintiye uğratan bir durumdur. Ülkemiz deprem, çığ, sel, yangın, kaya düşmesi vb. afetlerin tehlikelerin sık sık görüldüğü bir coğrafyadır. Bu çalışma, Türkiye'de olabilecek depremlere yönelik afet zararlarını en aza indirmek ve can ve mal kaybını azaltmak amacıyla afet anında ve müdahale safhasında müdahale ekiplerinin karşılaştıkları organizasyon eksikliklerini ve aksayan yönlerini ortaya koyarak bunlara yönelik çözüm önerileri getirerek can ve mal kaybını en aza indirmek ve müdahale ekiplerinin etkinliğini artırmak amacını taşımaktadır. Araştırmada nitel ve nicel yöntem kullanılmış. Nitel araştırmada VAN depremine katılan arama ve kurtarmayı yöneten idareciler ve ekip şeflerine yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile yapılan görüşmelerde, depreme müdahale organizasyonunda yaşanan örgütlenmeye bağlı sorunlar derinlemesine incelenmiştir. Nicel araştırmada ise likert ölçeği yöntemi ile oluşturulan araştırma anketi VAN depremine müdahalede bulunan arama ve kurtarma çalışmalarına katılan görevlilere uygulanmış. Yaşanan örgütsel sorunların boyutları ve düzeyi tespit edilerek incelenmiştir. Elde edilen bulgulardan öne çıkanlar; yasa ve mevzuatların teorik ve pratikte uygulanmasında eksikliklerin olduğu ve kâğıt üzerindekiler sahaya yansıtılmadığı, toplumu bilgilendirmede sıkıntıların olduğu, stok ve depo çalışmalarından eksiklerin görüldüğü, hasar tespitinde sorunların yaşandığı, gelen yardımların toplanması ve dağıtımında sıkıntılar yaşandığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda yapılacaklar arasında; kâğıt üzerindeki afet yönetiminin (TAMP) uygulanmasında yasal zorunluluk ve denetimi, hasar tespit çalışmalarında yeterli uzman, sisteme dayalı iaşe ve malzemelerin dağıtımı, depreme karşı halkı bilgilendirme bakımında öneriler sunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Toplumun afet risk algısı ve afete hazırlıklı olma durumu: Kocaeli ili örneği

    Ahmet Özdemir

    Afetler tarih boyunca dünyanın her yerinde çok yüksek oranda can ve mal kayıplarının yaşanmasına neden olmuşlardır. Afetleri en az zararla atlatmanın en etkili yolu hazırlık ve zarar azaltma çalışmalarının düzenli ve planlı uygulanmasından geçmektedir. Afet risk algısının bireyler tarafından anlaşılması hazırlık çalışmalarının ilk adımıdır. Risk algısının yükseltilmesi, toplumu afetlere karşı hazırlık yapmaya itecektir. Bu çalışmanın amacı; Kocaeli ilinde yaşayan bireylerin afet risk algısı ve hazırlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya katılanlar Kocaeli ilinde yaşayan 18 yaş ve üstü 483 bireyden oluşmaktadır. Örneklem basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak yeni bir ölçek geliştirilmiştir. Verileri analiz etmek için istatistik paket programı kullanılmıştır. Aritmetik ortalama, Frekans dağılımı ve yüzde değerleri verilmiştir. Ortalamaları karşılaştırmak amacıyla tek yönlü varyans analizi ve bağımsız örneklem t-testi kullanılmıştır. İlişkilerin incelenmesi için ise basit doğrusal korelasyon analizi kullanılmıştır. Bu araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; katılımcıların afet risk algı düzeyinin (3,97) yüksek düzey olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların hazırlık düzeyinin (2,74) orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların afet risk algı düzeyleri ile hazırlık düzeyleri arasında, anlamlı düzeyde pozitif yönde doğrusal bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet Risk Algısı, Afetlere Hazırlık

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Gümüşhane ilinde çevre sağlığı ve afet ilişkisi üzerine bir araştırma

    Pınar Kurt

    Çevre sağlığı; atıklar, çevre kirliliği, konut sağlığı, su ve gıda sanitasyonu gibi konuların yer aldığı, çevresel dengenin korunması ve canlıların hayatsal devamlılığı açısından oldukça önemli bir alandır. Benzer şekilde, afetler de insan hayatını derinden etkileyebilen ciddi can kayıplarına sebep olabilen olumsuz olaylardır. Afetler ve çevre sağlığı sorunlarının birbirlerini etkilemeleri sebebiyle konularının bir kısmı iç içe yer almaktadır. Gün geçtikçe çevre sağlığı sorunları artmasına paralel olarak afet ve çevre sağlığı ilişkisinin önemi artmasına rağmen, bu konuda literatürde oldukça çok sınırlı çalışma yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı; Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin genel veya olası bir afet olayı durumunda; çevre sağlığı ve çevre sağlığı problemleri ile ilgili ön bilgi ve görüşleri hakkında bilgi edinmekti. Çalışma yönteminde, Sağlık Bilimleri Fakültesindeki 328 öğrenciye bir anket çalışması uygulandı. Elde edilen veriler ve gruplar arasındaki farklılıklar Ki-kare testi ve Ortalama ± Standart sapma kullanılarak istatistiksel açıdan değerlendirildi. Çalışma sonucunda; Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin çevre sağlığı tanımı ve konularının çoğuna hakim olduğu ve afetlerde çevre sağlığı hakkında genel olarak ön bilgiye sahip oldukları gözlendi. Ankete verilen cevapların doğruluğu genelde; yaş, cinsiyet ve sınıf grupları açısından istatistiksel farklılık oluşturmazken (p>0,05), bölümler arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılığın olduğu gözlendi (p<0,05). Bunun sebebi olarak ise; öğrencilerin eğitim ve öğretimleri boyunca aldıkları ders içeriklerinin farklılığından kaynaklı olabileceği düşünülmektedir. Sonuç olarak; çevre sağlığı ve afetler durumunda çevre sağlığı konularının önemi hakkında tüm branştaki öğrencilere yönelik eğitim faaliyetlerinin arttırılmasının afetlerin ve çevre sağlığı sorunlarının sebep olabileceği olumsuz etkilerinin azaltılmasına yardımcı olabileceği kanaatindeyiz.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Gümüşhane 112 il ambulans servisi çalışanlarının afet ve olağandışı durum triyajı hakkındaki bilgi ve beceri düzeylerinin belirlenmesi

    Ramazan Aslan

    Triyaj kısaca acil yardıma ihtiyacı olan bireylerin belirli kriterlere dayanarak önceliklendirilmesi olarak tanımlanabilir. Acil yardım personelleri meslek hayatlarında triyaj uygulaması gerektirecek olaylarla karşılaşabilmektedirler. Bu olaylar iki yaralı içeren bir trafik kazasından çok daha büyük afetlere kadar uzanabilir. Acil yardım personelleri bu tür olaylarda triyaj uygulayarak sağ kalım oranlarını en yüksek düzeye çıkarmayı amaçlarlar. Sağ kalım oranını arttırabilmek için kuşkusuz sağlıklı bir triyaj uygulaması gereklidir. Bu kapsamda çalışmanın amacı her an çoklu yaralanmalı olaylar ile karşılaşabilecek olan acil sağlık personelinin START triyajı bilgi ve beceri düzeyini belirlemektir. Çalışma acil sağlık çalışanları üzerine kesitsel bir araştırma olarak tasarlanmıştır. Araştırma Gümüşhane ilinde 25 Eylül-25 Kasım 2017 tarihleri arasında acil yardım ambulansı ile vakaya çıkma potansiyeli olan 178 personelden anket formu doldurmayı kabul eden ve anketleri eksiksiz dolduran 127 personel üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak Aghababaeian ve diğerlerinin (2012) aslı İngilizce olan "Triyaj Bilgi Düzeyi" ve "Triyaj Beceri Düzeyi Belirleme" ölçekleri Türkçe'ye uyarlanarak kullanılmıştır. Verilerin analizleri SPSS 22 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Aritmetik ortalama, yüzde, standart sapma ve frekans dağılımı değerleri verilmiştir. Ortalamalar "Bağımsız Örneklem t Testi", "Tek Yönlü Varyans Analizi", "Mann-Whitney U Testi" ve "Kruskal-Wallis H Testi" kullanılarak karşılaştırılmıştır. Ayrıca bilgi ve beceri puanı ortalamaları arasındaki ilişkiyi saptamak için "Korelasyon" ve "Regresyon" analizleri kullanılmıştır. Çalışma sonucunda katılımcıların START triyajı bilgi düzeylerinin 65,7 ve beceri düzeylerinin 59,2 puan ortalaması ile orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Beceri düzeyinin UMKE temel eğitimi ve TRK hizmet içi eğitimini alanlarda bu eğitimleri almayanlara göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bilgi düzeyinin yaş, unvan, çalışılan birim ve mezun olunan son akademik programa göre değişiklik gösterdiği saptanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Yardıma muhtaç bireylerin afet kültür düzeyinin ölçülmesi: Gümüşhane ili Kelkit ilçesi örneği

    Adem Türkel

    Afetler, genel olarak insanlar üzerinde sosyal, fiziksel etkileri ile birlikte tıbbi anlamda bir takım yaralanma ve ölümlerle sonuçlanan, yıkıcı etkilere sahip olduğu görülmekle birlikte, afet sonrası meydana gelen hasarların giderilebilmesi için bireylerin afetle baş edebilme yeteneklerinin geliştirilmesi ve bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Bunun yanında afet sonrasında meydana gelen hasarlardan en fazla etkilenen kesimlerin ekonomik yetersizliği olan bireyler ile fiziksel olarak engeli olanlar olduğu görülmektedir. Bu bilgiler ışığında yürütülen bu çalışma, yardıma muhtaç olan bireylerin afet kültür düzeylerinin ölçülmesine yönelik olarak Gümüşhane ili Kelkit ilçesinde yaşayan ve rastgele seçilen iki yüz bir denek üzerinden yüz yüze anket doldurma yöntemi ile yapılmıştır. Anket, sekiz demografik soru ile on beş afet kültür düzeyinin belirlenmesine yönelik olarak oluşturulmuş, elde edilen bulgular SPSS, versiyon 24 analiz programına tabi tutularak yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, düşük hane içi gelire sahip olan bireylerin, afet kültür düzeylerinin, yüksek hane içi gelir gurubunda olan bireylere nazaran daha düşük olduğu sonucu elde edilmiştir. Bu sonucun oluşmasında, eğitim seviyesi düşüklüğünün de etkili olduğu sonucuna varılmış olup, kadın deneklerin erkek deneklere nazaran daha düşük afet kültür düzeyine sahip olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Afet, Düşük Gelir, Kültür Düzeyi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Sağlık personellerinin afetlere hazırlık düzeylerinin incelenmesi :Çanakkale İli örneği

    Mehmet Şirin Yıldız

    Afetlerin ne zaman nerede meydana geleceği tam olarak bilinmemekle birlikte bazı parametreler kullanılarak sadece tahmin yürütülebilmektedir. Afetlerin bu bilinmezliği, mutlak bir hazırlığın gerekliliğini de beraberinde getirmektedir. Türkiye'de 1999 Marmara Depreminden sonra afetlere hazırlık çalışmaları ivme kazanmıştır. Afetlere hazırlık aşamasında tüm kamu ve özel kuruluşların gerekli çalışmaları yapması önem arz etmektedir. Özel ve kamuya ait sağlık kurumları bu kuruluşların başında gelmektedir. Sağlık kurumlarının büyük bir bölümünü oluşturan hastaneler, haftanın yedi günü ve günün yirmi dört saati hizmet vermektedir. Hastanelerde bulunan insanların hassas grupta (yaşlı, hasta, ameliyatlı, engelli, çocuk, hamile vb.) olmaları, hastanelerin olağandışı durumlara hazırlığının en üst seviyede olması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Çalışmanın amacı; Çanakkale ilinde bulunan hastanelerde çalışan personelin afetlere hazırlık düzeylerini incelemektir. Yapılan bu çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Çanakkale Devlet Hastanesi, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve Çanakkale Anadolu Hastanelerinde çalışan 386 personel oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Fatih Karabıyık'ın 2010 yılında ''Sağlık Afet Yönetiminde Planlama Ve Risk Analizleri'' isimli tez çalışmasında geliştirmiş olduğu anket formu kullanılmıştır. Uygulanan 386 anket formundan 370 tanesi analizler için uygun görülmüştür. Elde edilen verilere frekans analizi, Bağımsız Gruplarda T testi, Tek Yönlü Anova ve Mann-Whitney U Testi uygulanarak sonuçlara ulaşılmıştır. Uygulanan istatistiki analizler sonucunda, çalışmaya katılan sağlık personellerinin %44,3'ü daha önce herhangi bir afet eğitimi almadığını, %50,8 de daha önce afetlerle ilgili herhangi bir tatbikata katılmadığını belirtmiştir. Birinci derece deprem bölgesinde yer alan Çanakkale ili hastane personelleri üzerinde yapılan bu araştırmada, eğitim ve tatbikat eksikliklerinin yüksek seviyede çıkmasının, afet durumunda hastanede bulunan personel ve hastalar açısından tehlike arz ettiği söylenebilir. Yapılan çalışma sonucunda araştırmaya katılan sağlık personelinin afetlere hazırlık düzeyleri orta seviyede (2,97) bulunmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Nükleer afetlerde kriz yönetimi

    Havva Yılmaz

    Modern zamanların yükselen değeri haline gelen enerji, az gelişmiş, gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler açısından ekonomik ve sosyal hayatın sağlıklı bir biçimde işleyebilmesi için büyük önem arz etmektedir. Ülkemiz için de aynı durum söz konusudur. Ülkemizde enerji arzı, enerjiye olan talebi karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Bu durum 2000'li yıllar itibariyle daha bariz hissedilmeye başlamış; enerjiye duyulan ihtiyaca paralel olarak enerjide dışa bağımlılık indeksi giderek yükselmiştir. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak adına, yeni enerji kaynaklarının yaratılması ve tasarruf tedbirlerinin artırılması için yetkili otoriteler alternatif arayışlarına hız vermiştir. Fosil yakıtların tükenmek üzere olması durumu "küresel bir gerçek" olarak enerji otoritelerinin ajandalarında yer almaktadır. Bu yüzden alternatif enerji arayışlarına yönelim çabalar hızlanmıştır. Ülkemiz, linyit hariç öteki fosil yakıtlar rezervleri bakımından yoksul bir ülkedir. Bu nedenle nükleer enerji de dâhil tüm alternatif enerji yolları titizlikle değerlendirilmektedir. Bu kapsamda geliştirilen nükleer santral projeleri ve bu projelerin uygulama safhasına geçmiş olması sık sık kamuoyu gündemini tartışmalarla meşgul etmektedir. Disiplinler arası yaklaşım sergileyen, teorik nitelikteki bu çalışmada; nükleer afetlerde yaşanabilecek kriz durumlarında, uygulanması gereken kriz yönetimi projeksiyonunun değerlendirilmesi hedeflenmektedir. Bu bağlamda Dünyadaki ve Türkiye'deki mevcut durum incelenerek; sorunlu alanlar tespit edilecek ve bu noktada sorunlara ilişkin çözüm önerileri ve uygulama stratejileri sunulacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Kurumlararası koordinasyon ve işbirliğinin afet yönetimi üzerine etkisi: Türkiye AFAD örneği

    Sıdkı Küçükkaya

    Türkiye; jeolojik yapısı ve iklim özellikleri itibariyle geçmişte birçok afet yaşamış olup günümüzde de afetler açısından yüksek risk taşıyan bir konumda bulunmaktadır. Türkiye'de afet yönetimi alanında yaşanan sorunlardan birisinin kurumlararası koordinasyon ve işbirliği eksikliği olduğu düşünülmektedir. Bu kapsamda yürütülen çalışma ile Türkiye'de afet yönetimi alanında görevli kurumlar arasında koordinasyon ve işbirliği düzeyinin mevcut durumu, kurumsal ve dış etkenlerin kurumlararası koordinasyon ve işbirliğinin sağlanmasındaki rolü, kurumlararası koordinasyon ve işbirliğinin afet yönetimi safhaları (afet öncesi, esnası ve sonrası) üzerine etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma konuyla ilgili tanım ve kuramlar ile birlikte İl Afet ve Acil Durum Müdürlükleri çalışanlarından toplanan alan araştırması bilgilerini içermektedir. Araştırmanın tanım ve kuramsal kısmı kaynak taraması, alan araştırma kısmı ise anket yöntemi kullanılarak toplanan veriler ile oluşturulmuştur. Araştırma hipotezlerinden HMD, HKE ve HDE frekans analizi, HAÖ, HAE ve HAS regresyon analizi, HDÖ1 bağımsız örneklem t testi ve HDÖ2 tek yönlü anova kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak Türkiye' de afet yönetimi alanında görevli kurumlar arasında orta düzeyli koordinasyon ve işbirliğinin mevcut olduğu, kurumsal ve dış etkenlerin kurumlararası koordinasyon ve işbirliğinin sağlanmasında yüksek düzeyde rol aldığı, kurumlararası koordinasyon ve işbirliği mevcut durumunun afet öncesi hazırlık, afet esnası müdahale ve afet sonrası iyileştirme faaliyetleri üzerinde etkili olduğu ayrıca afet yönetiminde görevli kurumlar arasında koordinasyon ve işbirliğinin mevcut olduğu görüşüne katılımın çalışanların eğitim durumu ve unvanlarına göre anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Afet / Acil Durum, Afet / Acil Durum Yönetimi, Afetlerde Koordinasyon ve İşbirliği, Türkiye'de Afet Yönetimi, Yönetim ve Fonksiyonları.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Gümüşhane ilinde acil durum ve afetlerle ilgili son 50 yılda tutulan resmi kayıtların analizi

    Emrah Öztürk

    Bu çalışma; tanımlayıcı tipte bir araştırma olup, Gümüşhane İlinde İl Afet Müdürlüğü'nün acil durum ve afetlerle ilgili son 50 yılda tutulan resmi kayıtları analiz etmek amacıyla kayıt tarama şeklinde yapılmıştır. Bu çalışma ile Gümüşhane İlinde, son 50 yılda gerçekleşen ve kayıtlarda yer alan 143 afetten 93 tanesinin (%65) heyelan, olduğu tespit edilmiştir. Heyelandan sonra en sık görülen 2. afet türünün kaya düşmesi olduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır. Gümüşhane Merkez ve Torul ilçesinde meydana gelen afet sayısı diğer ilçelere göre daha fazladır. Gümüşhane'de meydana gelen afetlerin yarıdan fazlası 3. derecede deprem bölgesi kuşağında gerçekleşmiştir. Bu çalışmayla, dosyalarda ciddi anlamda girilen verilerde eksikler olduğu, belirli bir standartta yazılmadığı, kişisel görüşlere fazlaca yer verildiği, etüt ve raporların eksik olduğu gözlemlenmiştir. Çalışmada, Dosyalarda afet zamanları tam olarak girilmediğinden etüt çalışmaları ve raporların oluşturulma zamanları incelendiğinde etüt çalışmalarının ilkbahar ve sonbahar aylarında arttığı, rapor sayılarının ise kışın ve yazın arttığı gözlemlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Trabzon ilindeki kamu çalışanlarının sığınaklar konusundaki farkındalığı

    Gülseren Günaydın

    İlerleyen zaman içerisinde dünyada teknolojinin gelişmesi hayat düzenini değiştirmekte, insan hayatı üzerinde olumlu ve olumsuz birçok etki bırakmaktadır. Özellikle geçmişten günümüze artan doğal ve teknolojik afetler bunun bir göstergesidir. Çoğu kez insanlar bu afetler karşısında savunmasız kalarak can ve mal kaybına uğramaktadır. Ayrıca artan enerji ihtiyacına karşı devletler arası yaşanan savaşlar, kimyasal silahların kullanılması ve doğal afetler sonrası afete bağlı olarak endüstriyel faciaların yaşanması kaçınılmaz hale gelmiştir. Dolayısıyla sığınakların can kaybını önlemek ve afet etkilerini azaltma konusundaki önemini daha da artırmıştır. Bu çalışmanın amacı; kamu çalışanlarının afet, sığınak ve uyarı ikazları konusunda farkındalıklarının belirlenmesidir. Tez çalışması kapsamında gerçekleştirilen bu araştırma Trabzon il merkezinde bulunan ve çalışmaya katılmayı kabul eden il müdürlüklerindeki kamu çalışanları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında, araştırmacı tarafından literatür bilgisine uygun olarak oluşturulmuş olan anket formu kullanılmıştır. Veriler araştırmaya katılmayı kabul edenler ile yüz yüze görüşme tekniği ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesi SPSS paket programı ile yapılmıştır. Araştırmamız sonucunda çalışmamıza katılan 631 kamu çalışanlarının %8,9'nun afet bilgi düzeyi yeterli bulduğu, %18,1'nin sığınak bilgisini yeterli bulduğu, %11,8'nin uyarı ikazları bilgilerini yeterli buldukları, %29,3'nün kurumlarında sığınak olup olmadığını bildiklerini, %%3,6'nın kurumlarında sığınak donanımlarını yeterli buldukları, %19,2'nin kurumlarda sığınak yerini gösteren işaret ve levhaların varlığının farkında oldukları ve %42,6'nın kurumlardaki sığınakların depo-arşiv olarak kullanıldığını söylemiştir. Bu çalışma sonucunda; afetler, sığınaklar ve uyarı ikazları alanında bilgi düzeyinin yeterli olmadığı, sığınakların ve donanımlarının yetersiz olduğu, sığınakların kamu kurumlarında büyük çoğunluğunun amaçları dışında kullanıldığı sonuçları ortaya çıkmıştır. Afetler, sığınaklar ve uyarı ikazları ile ilgili yeterli ve düzenli eğitimler ve ayrıca tatbikatlar düzenlenerek çalışanların ve halkın afetler, sığınaklar ve uyarı ikazlarına karşı hazırlık algılarının yüksek tutulması önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Afet, Sığınak, Uyarı İkazları, Trabzon

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Doğal afetlerin afetzedeler üzerine psikolojik etkileri: Trabzon ili örneği

    Seda Bağbancı

    Eski zamanlardan bu yana, doğal afetlerin afetzedelerde maddi kayıplara sebep olmasının yanında afetzedeleri ömür boyu etki altına alabilecek davranışsal tepkilerin oluşmasına sebep olabileceği bilinmektedir. Doğal afetlerin afetzedeler üzerinde yarattığı psikolojik etkiler hakkında literatürde çok sınırlı bilgi yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, Trabzon il ve ilçelerinde yaşanan doğal afetlerin yarattığı psikolojik etkileri afeti yaşayan ve yaşamayan 63 kişilik iki grupta karşılaştırmalı olarak değerlendirmek idi. Çalışma yöntemi olarak afeti yaşayan ve yaşamayan kişilere anket uygulanarak elde edilen sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirildi. Çalışma sonucunda; afetzedelerin doğal afet sonrasında ilk duygu çeşidinin çoğunlukla korku ve panik olduğu, olayı hatırladıklarında üzüntü hissettikleri, ilk fizyolojik tepkilerinin nefes alışında ve kalp atışında artış olduğu ve davranış olarak olay sırasında ne yapacaklarını bilemedikleri gözlendi. Diğer yandan, afet hakkında ön bilgisinin az olduğunu belirten kişilerin daha fazla travmatik etkilendikleri ve kadınlarda erkeklere göre travmatik etkinin daha fazla olduğu gözlendi. Ancak afetzedeler tekrar yaşayabilecekleri afetlere karşı kendilerinin daha bilinçli olabileceklerini belirttiler. Bu doğrultuda, doğal afetlerin psikolojik açıdan yaratacağı olumsuz etkileri azaltmak için afet bilinci ve doğal afetler hakkında ön bilgi edinme duyarlılığının yerleşmesi bu olumsuz etkilerin azalmasında yardımcı olabilir ve bu konunun ileri çalışmalarla desteklenmesi yarar sağlayabilir. Anahtar kelime: Afet Bilinci, Afet Psikoloji, Afet Sonrası Davranışlar, Doğal Afet