Yazarlar

  • Doktora TeziYalnız künye2026
    Afetlere Uyum ve Dirençlilik Ölçeği: Türkçeye Uyarlanması, Geçerliliği ve Güvenirliği

    Ali Doğan

    Afetler, bireylerin psikososyal dengesini sarsan karmaşık süreçlerdir. Bu süreçte bireylerin sergilediği psikolojik uyum ve dirençlilik, iyileşme kapasitesinin en önemli göstergeleri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, Jennifer M. First tarafından geliştirilen Afet Uyumu ve Dirençlilik Ölçeği’ni (AUDÖ) Türkçeye uyarlamak ve kültürel bağlama uygun, geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmektir. Araştırma, 2025 yılında İzmir, Trabzon ve Malatya illerinde toplam 1206 afetzede ile yürütülmüştür (pilot: 407, ana uygulama: 799). Uyarlama sürecinde ileri geri çeviri, uzman görüşleri ve pilot uygulama aşamaları takip edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA), Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA), t testi, ANOVA, Pearson korelasyon teknikleri ve testleri kullanılmıştır. AFA sonucunda ölçeğin beş faktörlü yapısı doğrulanmış ve toplam varyansın %79,82’si açıklanmıştır. KMO değerleri alt boyutlarda 0,923–0,956, genel ölçekte ise 0,936 olarak saptanmıştır (p<0,05). Bartlett testi sonuçları veri setinin analize uygunluğunu kanıtlamıştır. DFA bulguları (CMIN/DF=2,894; RMSEA=0,049; CFI=0,966) güçlü bir model uyumuna işaret etmiştir. İç tutarlılık katsayıları (Cronbach Alpha) alt boyutlarda 0,901–0,936, genel ölçekte ise 0,954 olarak saptanmıştır. Cinsiyet, meslek, eğitim, gelir, yaşanılan yer, afet türü, konut tipi ve diğer afet kaynaklı değişkenlerin uyum ve dirençlilik üzerinde anlamlı etkileri olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Sonuç olarak; DARS ölçeğinin afetlerle ilgili bilimsel araştırmalarda ve saha uygulamalarında, psikolojik açıdan afetlere uyum ve dirençliliğin değerlendirilmesinde kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek olarak uyarlanmıştır. Ölçeğin, afet sonrası riskli grupların belirlenmesinde ve psikososyal müdahale programlarının etkinliğinin ölçülmesinde temel bir referans araç olarak kullanılması önerilmektedir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2026
    İlkokul öğretmenlerinin nükleer kazalara yönelik bilinç, tutum ve davranış ölçek çalışması: Eğitim materyalinin oluşturulması

    Bereket Bülent Ayker

    Afetlerin türü, yeri ve zamanının öngörülememesi okulların afet risklerine karşı hazırlıklı olmasını zorunlu kılmaktadır. Nükleer kazalar öğrenciler ve okul personeli üzerinde fiziksel, psikolojik ve sosyal etkiler oluşturabilmektedir. Bu nedenle okulların nükleer kazalara yönelik hazırlık düzeyinin artırılması afet yönetimi süreçlerinin etkinliğine katkı sağlayabilir. Bu çalışmanın amacı; Artvin ve Kars'ta görev yapan ilkokul öğretmenlerinin nükleer kazalara yönelik bilinç, tutum ve davranış düzeylerini belirlemek için bir ölçek geliştirmek ve ilkokullara yönelik eğitim materyali hazırlamaktır. Araştırma nicel yöntemle yürütülmüş ve veri toplama aracı olarak ölçek geliştirilmiştir. Örneklem seçiminde tesadüfi olmayan örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Ölçek geliştirme süreci pilot ve saha uygulamaları olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama Artvin ilinde yapılmış, açıklayıcı faktör analizi ile güvenirlik analizleri uygulanmış ve faktör yapısına uymayan maddeler ölçekten çıkarılmıştır. Saha uygulaması Kars ilinde gerçekleştirilmiş, doğrulayıcı faktör analizi yapılmış ve geçerlik ile güvenirlik analizleri tamamlanmıştır. Son aşamada parametrik istatistiksel analizler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde Microsoft Office Excel 2013 ve SPSS 25.0 programları kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre afet yönetimi eğitimi alan katılımcıların nükleer kaza bilinç düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bulgular doğrultusunda nükleer kazaların etkilerini azaltmaya yönelik ilkokullara ve ilgili bireylere yönelik uygulanabilir öneriler geliştirilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Gelişmekte olan ülkelerde sürdürülebilir kentleşme, doğal afetler ve savunmasızlık arasındaki ilişki: Gelir eşitsizliğinin rolünün analizi

    Yasin Çatalbaş

    Bu çalışma, gelişmekte olan ülkelerde sürdürülebilir kentleşme, savunmasızlık ve doğal afetler arasındaki ilişkinin gelir eşitsizliği bağlamında nasıl şekillendiğini incelemektedir. Günümüzde hızlanan kentleşme süreçleri, nüfus yoğunluğundaki artış, çevresel bozulma ve sosyoekonomik eşitsizliklerle birleşerek afet risklerini daha karmaşık ve çok boyutlu hâle getirmektedir. Özellikle gelir eşitsizliğinin yüksek olduğu toplumlarda düşük gelirli grupların riskli alanlarda yoğunlaşması, afetlerin toplumsal etkilerini derinleştirmekte ve savunmasızlığı artırmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı, sürdürülebilir kentleşme, gelir eşitsizliği ve kurumsal faktörlerin savunmasızlık ile doğal afetlerden etkilenen nüfus üzerindeki etkilerini ampirik olarak ortaya koymaktır. Bu doğrultuda, 2002-2023 dönemini kapsayan ve otuz bir gelişmekte olan ülkeyi içeren panel veri seti kullanılmıştır. Analiz sürecinde yatay kesit bağımlılığı ve heterojenlik testleri uygulanmış, değişkenlerin durağanlık özellikleri CADF-CIPS ve birim kök testleri ile incelenmiştir. Uzun dönemli ilişkilerin belirlenmesinde eşbütünleşme testi kullanılmıştır. Katsayı tahminleri Driscoll-Kraay, Ridge, FGLS ve PCSE tahmincileri aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca değişkenlerin farklı savunmasızlık düzeylerindeki etkilerini ortaya koymak amacıyla Bootstrap Kantil Regresyon yaklaşımından yararlanılmıştır. Ampirik bulgular, sürdürülebilir kentleşme ve kurumsal kalitenin savunmasızlığı ve doğal afetlerden etkilenen nüfusu istatistiksel olarak anlamlı biçimde azalttığını göstermektedir. Buna karşılık gelir eşitsizliği ve nüfus yoğunluğu afet risklerini artıran temel faktörler olarak öne çıkmaktadır. Kantil regresyon sonuçları, gelir eşitsizliğinin etkisinin savunmasızlık düzeylerine göre farklılaştığını ve özellikle kırılgan ülkelerde daha belirgin hâle geldiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak çalışma, afet risklerinin azaltılmasında sürdürülebilir kentleşme politikalarının yaygınlaştırılması, gelir eşitsizliklerinin azaltılması ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesinin kritik öneme sahip olduğunu göstermektedir.

  • Doktora TeziYalnız künye2026
    Sağlık çalışanlarının olağan dışı durumlarla ilişkili stresle başa çıkma ölçeği: Bir ölçek geliştirme çalışması

    Nursel Kuyrukluyıldız

    İster doğa kökenli afetler ister teknolojik kaynaklı olsun, sağlık personeli olay yerinden ilk müdahale alanlarına ve hastane prosedürlerine kadar aktif rol oynar. Afetlerdeki temel amaç, mümkün olan en kısa sürede mümkün olan en fazla hayatı kurtarmaktır. Bu nedenle, sağlık çalışanları afet mağdurlarıyla uzun süreli temas kurar ve hem fiziksel hem de duygusal sorumluluklar üstlenir. Bu durum, sağlık personelinin stres seviyelerini artırır ve stres yönetimi becerilerini hayati hale getirir. Bu çalışmada, acil durumlarda sağlık profesyonellerinin stresle başa çıkma seviyelerini değerlendirmek amacıyla ‘Sağlık Çalışanlarının Olağan Dışı Durumlarla İlişkili Stresle Başa Çıkma Ölçeği (SOSBÇÖ)’ geliştirilmiştir. Ölçek geliştirme sürecinde metodolojik ve kesitsel bir araştırma tasarımı kullanılmıştır. Örneklem grubuna kolayda örnekleme yöntemiyle ulaşılmıştır. Çalışmanın evreni, Erzincan ve Gümüşhane illerindeki sağlık çalışanlarından oluşmakta olup (n=1010), keşfedici faktör analizi (EFA) için (n=706), doğrulayıcı faktör analizi (CFA) için (n=304) ve Kaiser–Meyer–Olkin (KMO=0,976), Cronbach's Alpha (α=0,949), McDonald's Omega (ω=0,953) gibi yüksek geçerlilik ve güvenirlik göstergeleri elde edilmiştir. Sonuç olarak, Maslow’un insan ihtiyaçları hiyerarşisi dikkate alınarak, 30 maddeden oluşan; fizyolojik, güvenlik, sosyal, saygı ve kendini gerçekleştirme olmak üzere beş alt boyutlu ve 5’li Likert formatında ölçek hazırlanmıştır. Ölçüt bağlantı geçerliğinde, psikolojik sağlamlıkla istatistiksel olarak anlamlı korelasyon göstermiştir (p<0,05). Ölçeğin, özellikle sağlık profesyonellerinin olağanüstü koşullarda stresle başa çıkma düzeylerinin değerlendirilmesinde, psikolojik sağlamlığın desteklenmesine yönelik uygulamaların planlanmasında ve normal koşullarla karşılaştırmalı değerlendirmelerde yararlı bir araç olacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    6 Şubat Kahramanmaraş depremlerine müdahalede koordinasyonu etkileyen etmenler

    Melike Çamurcu

    Türkiye'de 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası çok aktörlü ve sektörlü müdahale yapıları devreye girmiş; bu durum, koordinasyonun sağlanmasında ciddi zorluklar yaratmıştır. Bu doğrultuda afet durumlarında koordinasyon süreçlerinin ne şekilde yürütüldüğü, ekip içi ve ekipler arası koordinasyonu etkileyen etmenler ve koordinasyon faaliyetlerini olumsuz etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Mevcut çalışma 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlere müdahale aşamasında koordinasyon süreçlerinde yaşanan sorunların incelenmesini ve afet müdahale süreçlerinde koordinasyonun nasıl iyileştirilebileceğine dair somut öneriler sunulmasını amaçlamaktadır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden, yarı yapılandırılmış görüşmeler kullanılarak afet koordinasyon merkezinde görev almış uzman katılımcılardan veri toplanmasına dayanmaktadır. Görüşme verilerinin analizinde tematik analiz aşamaları takip edilmiş olup koordinasyon sorunlarının afet yönetimi sistemindeki kurumsal yapılar ve bürokratik işleyiş, insan kaynağı ve ekip yönetimi, kurumlar arası yönetişim dinamikleri, kaynak yönetimi ve lojistik, karar sistemleri ve liderlik, olay yeri güvenliği ve risk yönetimi, iletişim ve bilgi akışı olmak üzere 7 ana tema 22 alt tema kaynaklı ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Çalışma sonuçları kriz yönetimi modellerinde merkeziyetçi yapının getirdiği koordinasyon sorunlarının azaltılması için çok düzlemli, yerel aktörleri yetkilendiren, yatay örgütlenme temelli, etik, katılımcı, esnek ve iş birliğine dayalı yönetişim modellerine geçilmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Ayrıca görev tanımları ve yetki sınırlarını netleştiren görev yönetim sistemleri kurulması, görev bazlı modüler eğitimler hazırlanması, nicel karar karar destek sistemlerinin kullanılması, hiyerarşinin sadeleştirilmesi ve yetki devri protokolleri oluşturulması, uluslararası standartlarda insani yardım güvenlik protokollerinin benimsenmesi ve önceliklendirme kriterlerinin belirlenmesi önerilmektedir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2025
    Afet yönetiminde sürdürülebilir kurumsal dirençlilik endeksinin geliştirilmesi: Türkiye AFAD örneği

    Sümeyye Özbey

    Kurumlar, afet ve acil durumlarla başa çıkmanın temel yapı taşlarıdır. Kurumsal yetersizlikler, acil durumların afete dönüşmesine neden olurken aynı zamanda afetlerin ekonomik, sosyal ve fiziksel etkilerini artırmaktadır. Afet dirençliliğine yönelik geniş bir literatür bulunmasına rağmen, afetlerde kurumsal dirençliliğe odaklanan, kurumların afetlere yanıt verme dinamiklerini etkileyen faktörleri inceleyerek nicel bir değerlendirme ölçütü sunan araştırma eksikliği bulunmaktadır. Bu nedenle çalışma kapsamında, kurumların afet ve acil durumlara yönelik örgütsel hazırlık düzeyini değerlendirmek amacıyla Kurumsal Dirençlilik İndeksi (Institutional Resilience Index – IRI) modeli geliştirilmiştir. IRI etkileyen 55 faktör, Delphi yöntemiyle uzman görüşlerine dayalı olarak belirlenmiştir. Geliştirilen IRI modeli, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) örneğinde hem geçmiş hem de olası gelecekteki afet senaryolarında il düzeyinde test edilmiştir. İlk senaryoda, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş'ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde görev alan il AFAD müdürlüklerinin gerçekleşmiş bir afete yönelik kurumsal dirençlilikleri değerlendirilmiştir. İkinci senaryoda ise, Yedisu Fay Zonu üzerinde bulunan Erzincan, Tunceli ve Bingöl illerinde muhtemel bir deprem senaryosuna yönelik olarak AFAD il müdürlüklerinin kurumsal dirençliliği analiz edilmiştir. IRI modeli ile elde edilen sıralama sonuçları, TOPSIS ve MARCOS yöntemleriyle karşılaştırılarak doğrulanmış; ayrıca Monte Carlo simülasyonu ile duyarlılık analizi yapılmış ve kriter ağırlıklarındaki değişimlerin sıralamalar üzerindeki etkisi test edilmiştir. Sonuç olarak, geliştirilen endeksin afetlerde görevli kurumların dirençlilik düzeylerini değerlendirmede kullanılabilir olduğuna ulaşılmıştır. Ayrıca endeks, geçmiş afet deneyimlerini anlamada ve gelecek senaryolar için kırılganlık unsurlarını öngörerek politik ve uygulama düzeyinde atılabilecek öncelikli adımlara yönelik bir karar destek mekanizması sunar. Böylelikle önerilen model kurumun örgütsel öğrenme süreci için güçlü bir katalizör olarak kurumsal dirençliliğin artırılmasında kullanılabilir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2025
    Afet yönetimine literal bir bakış: Bilimsel çalışmalar özelinde bir içerik analizi

    Mustafa Ağahan

    Afetler insan yaşamını sosyal, siyasal ve ekonomik yönlerden etkileyerek, insanların normal yaşam döngüsünden uzaklaşmasına neden olmaktadır. Afetlerin yıkıcı etkilerini azaltmak amacıyla bilimsel çalışmaların ışığında faaliyetler yürütülmeli ve bu minvalde çalışmalar hazırlanmalıdır. Bu çalışma, "afet yönetimi" ile ilgili literatüre yönelik gerçekleştirilen mevcut bilimsel çalışmaları incelemeyi amaçlayan bir içerik analizi çalışmasıdır. Çalışma, Türkiye'de "afet yönetimi" alanı ile ilintili olan, 2010-2022 yılları arasında hazırlanan, "YÖK Ulusal Tez Merkezi"nden elde edilen 428 lisansüstü tez çalışması ve DergiPark veri tabanından erişilen 628 bilimsel makale çalışmasını kapsamaktadır. İçerik analizleri, belirlenmiş bir araştırma konusunu ele alan çalışmaların detaylı, objektif ve sistemli değerlendirilerek ele alan kapsamlı bir süreçtir. İçerik analizleri kapsamında değerlendirilen çalışmalar "PRISMA 2020" kılavuzuna uygun olarak desenlenmiştir. Çalışma, betimsel içerik analizi ve tematik içerik analizi olarak iki temel aşamadan meydana gelmektedir. Bu araştırma, alanla alakalı çalışmaları irdeleyerek, bu alandaki bilimsel çalışmaların öne çıkan temalarını ve bilimsel eğilimlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında gerçekleştirilen değerlendirmelere göre, çalışmaların yıllara göre genel olarak artış gösterdiği, alanın farklı disiplinlerce ilgi gördüğü, tezlerde ve makalelerde bazı üniversitelerin ve dergilerin alanda daha üretken olduğu, literatürün yer yer kısıtlı kaldığı ve boşluklarının doldurulmasının gerekliliği tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada yer alan çalışmaların genel olarak bağlamsal hususlarda tespit ve değerlendirme çalışması gibi hareket ettiği, çözüm arayışında olan çalışmaların kısıtlı kaldığı belirlenmiştir. Bu çalışmanın gerçekleştirilmesiyle alanda hazırlanan çalışmaların irdelenmesi ve literatüre katkı sağlayacak özgün bir çalışması sunulması hedeflenmiştir. Ayrıca araştırmacılara alanda yol gösterecek özgün bir kaynak olması da beklentiler arasında yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet yönetimi, İçerik analizi, Literatür araştırması, PRISMA

  • Doktora TeziAçık Erişim2024
    Afet risk yönetimi kapsamında iklim okuryazarlığı ölçeği geliştirilmesi

    Ayşe Tazegül Bekci

    Bu araştırma, afet risk yönetimi bağlamında iklim okuryazarlığını değerlendirmek için geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı geliştirmeyi amaçlamaktadır. Nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı çalışma Ankara ilinde, 18-60 yaş arası okuryazar yetişkinleri hedef alarak yürütülmüştür. Ölçeği geliştirmek için, kapsamlı bir literatür taramasına dayalı olarak 80 ifadeden oluşan bir taslak form veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Alanında uzman öğretim üyelerinin yanı sıra bir dil uzmanı aracılığıyla da taslak ölçek gözden geçirilmiş ve geri bildirimde bulunulmuştur. Sonuç olarak, uzman görüşleri doğrultusunda madde sayısı 80'den 45'e düşürülmüştür. Daha sonra ölçek maddelerini test etmek için 30 katılımcı ile bir pilot çalışma gerçekleştirilmiştir. İklim okuryazarlığı ölçeğinin son versiyonu, araştırma örneklem grubundaki 18-60 yaş arası okuryazar yetişkinlere uygulanmıştır. SPSS programı kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Ölçeğin yapı geçerliliğini değerlendirmek için açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Ayrıca, ölçeğin güvenilirliğini belirlemek için iç tutarlılık katsayısı hesaplamaları ve madde analizi yapılmıştır. Madde analizi kapsamında, madde-toplam puan korelasyonları ve alt ve üst grup ortalamaları arasındaki farka dayalı olarak t-değerleri hesaplanmıştır. Faktör analizlerinin sonuçları, geliştirilen ölçeğin üç faktörden ve toplam 20 maddeden oluştuğunu ortaya koymuştur. Bu üç faktörlü yapıyı doğrulamak için doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Sonuçlar üç faktörlü yapıyı doğrulamış ve ölçeğin kalitesini değerlendirmek için uyum indeksleri incelenmiştir. Analizler sonucunda, ölçeğin Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısı 0.974 olarak bulunmuş, ölçeğin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu ortaya konulmuştur. Ölçek, toplumun iklim değişikliği bilgi ve becerilerini değerlendirmek için kullanılabilir ve Türkiye'nin afet risk yönetimi bağlamında iklim okuryazarlığını geliştirmek için önerilerde bulunulabilir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2024
    Afetlerde yaşlıların dirençliliklerinin belirlenmesine yönelik bir ölçek geliştirme çalışması

    Ezgi Atalay

    Yaşlılar, hassasiyetlerinden dolayı toplumlarda afetlerden en çok etkilenen gruplar arasında yer alırlar. Bu çalışma afetlerde yaşlıların dirençliliklerini geçerli ve güvenilir bir şekilde değerlendirebilecek bir ölçek geliştirmek amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla yaşlıların afetlerde kırılganlıklarından yola çıkılarak onların 60 maddeden meydana gelen bir madde havuzu oluşturulmuştur. Maddelerin kapsam geçerliği Delphi yöntemi kullanılarak yapılmıştır. 2. Delphi oturumu sonucunda 49 maddeden oluşan taslak ölçek formu oluşturulmuştur. Taslak Ölçek formu 25 Mayıs - 20 Temmuz 2023 tarihleri arasında 65 yaş ve üzeri 491 kişiye uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 25.0 ve AMOS 22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Madde toplam kolerasyon katsayısına göre taslak ölçekten madde çıkarılmamıştır. Ölçeğin yapı geçerliğini belirlemek amacıyla açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmıştır. Analiz sonucunda 4 faktörlü bir yapı elde edilmiş ve faktörler; "Başa Çıkma Kapasitesi", "Kısıtlılık Durumu", "Ekonomik Durum" ve "Risklerden Korunma ve Hazırlık" şeklinde isimlendirilmiştir. Cronbach Alpha değeri 0,925 (alt boyutlar > 0,804) olarak hesaplanmış ve böylece ölçeğin çok yüksek düzeyde güvenilir bir ölçek olduğu görülmüştür. 30 madde ve 4 alt boyutdan oluşan ölçeğin puan ortalaması 76,04±18,91 olarak hesaplanmıştır. Elde edilen tüm bu sonuçlar Yaşlı Afet Direnci Ölçeğinin afetlerde yaşlı bireylerin dirençliliklerini değerlendirmeye yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçek olarak kullanılabileceğini ortaya koymuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    AFAD projelerinin Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesinde değerlendirilmesi

    Gülüstan Köse

    Birleşmiş Milletler 3. Dünya Afet Risklerini Azaltma Konferansında kabul edilen Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi 2015-2030 yılları arasında afet kaynaklı can, ekonomik, sosyal, kültürel varlık kayıplarını azaltmayı amaçlayan hedefler sunar. Sendai Çerçeve hedefleri afet riskinin azaltılması, afetlere karşı dirençliliğin artırılması konusunda ulusal karar vericiler için rehber niteliğindedir. Afet riski yüksek olan Türkiye'de afetlerle ilgili mücadele Afet ve Acil Durum Yönetimi Daire Başkanlığı (AFAD) tarafından yürütülmektedir. "Afetlere dirençli toplum oluşturmak" vizyonuna sahip AFAD'ın yürüttüğü projelerin Sendai Çerçevesi hedefleriyle uyumlu olması beklenir. AFAD projelerinin Sendai Çerçeve hedefleriyle uyumunun değerlendirilmesi afet riski azaltmaya ve dirençliliği artırmaya yönelik çabanın uluslararası çabayla ne derece paralellik gösterdiğinin tespiti açısından önemlidir. Bu araştırmada AFAD tarafından yürütülen 31 adet projenin Sendai Çerçevesi hedeflerine uyumu değerlendirilmiştir. Değerlendirmede afet yönetimi alanında uzman kişilerin projelerin Sendai Çerçevesi hedeflerine uyumu hakkındaki görüşleri alınmıştır. Toplanan görüşler betimsel analiz ve çok kriterli karar verme (ÇKKV) teknikleriyle irdelenmiştir. Afet öncesi döneme yönelik projelerin Sendai Çerçevesi hedefleriyle daha fazla uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Projelerin hedeflere ne düzeyde katkı sağladıkları tespit edilerek, zayıf ve güçlü yönleri ortaya konularak karar vericilere yönetsel içgörü sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: AFAD Projeleri, Betimsel İstatistik, Bulanık Topsis, ÇKKV, Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Afete müdahale personelinin küresel iklim düzeyi bilgi düzeyi ve tutumları: Erzincan ili örneği

    Melis Dilan Akdemir

    Afete müdahale personelinin, afet potansiyeli doğuran küresel olaylardaki tutumları toplum için bir rol model olmanın yanında genel tutum açısından da öncü bir gösterge gibidir. Bu gerekçe ile mevcut çalışmada afete müdahale personelinin, Erzincan'da görev yapan afet müdahale personeli üzerinden, küresel iklim değişikliğine yönelik tutumları araştırılmıştır. Araştırmanın evreni Erzincan ilinde görevli AFAD, İtfaiye ve 112 personelidir. Kolayda örnekleme yöntemiyle ulaşılan ve katılımı kabul eden 320 kişiye anket uygulanmıştır. Veriler SPSS yazılımı ile analiz edilmiştir. Ankette geçerlilik ve güvenirlilik kriterleri sağlanmış iki adet ölçek ve altı bağımsız değişken yer almaktadır. Ölçeklerden biri Whirmarsh (2005) tarafından hazırlanan ve iki alt boyutlu (İlgisizlik ve Şüphecilik) ''Belirsizlik'' ölçeğidir. Diğeri ise Mertig (2003) tarafından hazırlanan tek boyutlu ''Çevre Yanlısı'' ölçeğidir. Ölçekler Emrah HİĞDE (2014) tarafından Türkçeye çevrilerek üniversite öğrencilerine uygulanmıştır. Afet müdahale personeli evreninde uygulanan ölçeklere, mevcut çalışmada tekrar geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Ayrıca ölçeklerin faktör dağılımlarının orijinal ölçekle uyumluluğunu test eden doğrulayıcı faktör analizleri de yapılarak faktör yapıları doğrulanmıştır. Veriler parametrik analiz şartlarını sağladığı için T ve ANOVA testleri ile analiz edilmiştir. Ayrıca sıklık ve yüzde analizleri de uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında katılımcıların yaşları arttıkça iklim değişikliğine yönelik tutumlarının daha olumsuz olduğu tespit edilmiştir. Dikkat çeken bir diğer öneli sonuç ise itfaiye personelinin diğer meslek gruplarına göre küresel iklim değişikliği konusundaki tutumlarının anlamlı bir biçimde olumsuz olmasıdır. İklim değişikliğinin tetiklediği afetlerin artacağı beklenmektedir. Afete müdahale personelinin iklim değişikliği tutumlarını inceleyen mevcut çalışma hem toplumun genel iklim değişikliği tutumunun ne düzeyde olduğuna hem de politika yapıcıların geliştireceği stratejilere katkı sağlayacağı umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Afet, İklim, Küresel İklim Değişikliği

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Blokzincir teknolojisinin afetlerin kriz yönetimi evresinde ortaya çıkan sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimindeki engellerin ortadan kaldırılmasına olan etkisi

    Mervenur Selim

    Afetler sonucunda meydana gelen olumsuz koşullarda, afetzedelerin ihtiyaç duydukları yardımların kısa bir zamanda tedarik edilip, afet bölgesine ulaştırılması önemlidir. Bundan dolayı sürdürülebilir tedarik zincirinin kriz anlarında etkili bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Afetler ile mücadele ederken birçok organizasyon iş birliği içerisinde olmalı, olay ile ilgili bilgiler şeffaf bir şekilde paylaşılmalıdır. İlk kez 2008 yılında kullanılan blokzincir teknolojisi; bir kişi, kurum, topluluk veya devletin otoritesine ihtiyaç duymadan blokzincir üyeleri arasında paylaşılan dijital etkinlik kayıtlarının var olduğu, çevresel, ekonomik ve sosyal açıdan sürdürülebilirliği sağlayabilecek güvenilir bir veri tabanı olarak ifade edilmektedir. Afet alanında kullanımı yeni bir teknolojidir. Çalışmanın amacı, krizlerde tedarik zinciri yönetiminde karşılaşılan sorunların ortadan kaldırılmasında blokzincir teknolojisinin etkisinin bütünleşik DEMATEL (The Decision Making Trial and Evaluation Laboratory)-ELECTRE (Elemination and Choice Translating Reality) yöntemi ile değerlendirilmesidir. İlk aşamada blokzincir teknolojisinin faydaları DEMATEL yöntemi ile önceliklendirilmiştir. İkinci aşamada ise blokzincir teknolojisinin kriz yönetiminin hangi safhasında etkili olacağına ELECTRE yöntemiyle karar verilmiştir. Önem düzeyi en yüksek kriter Güvenlik, bu kriterin kriz yönetimi evresine entegrasyonunda en etkili olduğu safhanın ise Yeniden Yapılanma olduğu sonucuna varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Evaluation of the National Medical Rescue Team (UMKE) personnel's perspectives on criminal relationship during and after natural disasters: The case of Marmara Region

    İrem Sezen

    In addition to the effect of increasing social, cultural and economic inequalities, natural disasters also have a damaging effect on administrative functioning. For this reason, it is an inevitable fact that illegal crimes increase with the confusion that occurs as a result of having a great effect on the existing order in societies. Disaster response teams going to the scene are also exposed and/or witness to these crimes. With this work; It is aimed to reveal the concept of crime in disasters and their perspectives to the personnel of the National Medical Rescue Team within the Provincial Health Directorates of Balikesir, Bilecik, Bursa, Canakkale, Edirne, Istanbul, Kirklareli, Kocaeli, Sakarya, Tekirdag, and Yalova. After reviewing the relevant literature, the questionnaire and scale of our research were created by us as there was not enough study on this subject. In addition to demographic questions, we have 43 questions about natural disasters and crime. As a result of the data we obtained, the analysis was carried out using the SPSS 22 data program. As a result of the research, when the therapeutic community hypothesis, social disorder hypothesis, routine activity hypothesis in the literature were evaluated from the point of view, it was seen that the social disorder hypothesis and routine activity hypothesis were effective on the participants.

  • Doktora TeziAçık Erişim2023
    Sağlık profesyonellerinin biyolojik afet (COVID-19) deneyimleri: Fenomenolojik bir araştırma

    Nahsan Kaya

    Salgın hastalıkların sayısı ve sıklığı artmaktadır. Biyolojik afetler, genel olarak salgın veya pandemi şeklinde ortaya çıkmaktadır. COVID-19 pandemisi, nüfus ve sosyo-ekonomik alanlardaki etkileriyle insanoğlunu derinden etkilemiş ve biyolojik bir afet halini almıştır. Sağlık profesyonelleri, COVID-19 biyolojik afetinin yönetiminde kritik bir rol oynamakta ve bu süreçte birçok zorlukla karşılaşmakta ve duygusal deneyim yaşamaktadır. Bu araştırma, fenomenolojik bir desen kullanılarak gerçekleştirilmiş olup, COVID-19 biyolojik afeti sırasında görev alan sağlık profesyonellerinin deneyimlerini ayrıntılı bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda, sağlık profesyonellerinin biyolojik afet öncesi, sırası ve sonrası deneyimlerini derinlemesine anlamaya yönelik bir çaba içermektedir. Bu kapsamda COVID-19 biyolojik afetine müdahalede görev almış ve gönüllük esaslı 15 sağlık profesyoneli ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerin tamamı yüz-yüze ve çalışma ortamında gerçekleştirilmiştir. Katılımcılarla toplam 1100 dakika görüşme gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler MAXQDA 2020 nitel veri analiz programı ile analiz edilerek 3 adet ana tema, 7 adet analitik tema ve 23 adet tanımlayıcı tema belirlenmiştir. Araştırmamız, sağlık profesyonellerinin biyolojik afet öncesi, sırası ve sonrasındaki deneyimlerini ayrıntılı bir şekilde ortaya koymuştur. Bu deneyimler, afet yönetimi ve acil durum planlaması açısından önemli bilgiler sunmaktadır. Bulgularımız aynı zamanda bu profesyonellerin karşılaştıkları zorluklarla nasıl başa çıktığını ve gelecekteki biyolojik afetlere yönelik taleplerini de belirlemiştir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2022
    Afet sonrası iyileştirme çalışmaları kapsamında iskan politikalarının hak sahipleri açısından değerlendirilmesi

    Seda Uzunali

    Çalışma, iyileştirme aşaması kapsamında Evini Yapana Yardım, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ve Toplu Konut (İhaleli) iskân yöntemlerinden birini seçerek konutlarına yerleşmiş 18 yaş üstü 14 hak sahibi ile görüşme şeklinde gerçekleştirilmiş olup bireylerin afet sonrası iskân sürecindeki deneyimlerini fenomenoloji nitel araştırma deseni ile değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında demografik/genel bilgiler ve iskân deneyimine yönelik kapsamlı sorulardan oluşan görüşme formu oluşturulmuştur. Görüşmeler gönüllük esaslı ve yüz yüze olacak şekilde ses kaydı altına alınmıştır. Deşifre edilen veriler MAXQDA 2020 nitel veri analiz programı ile analiz edilerek 3 tema, 9 kategori ve 65 kod belirlenmiştir. Analizler neticesinde mevzuatta yapılandırmaya gidilmesinin, vatandaşın ihtiyacına göre hareket edilmesinin, halkın bilgilendirilip yönlendirilmesi gerektiğinin, kurumların iskân sürecinde ilgili olmalarının, hak sahibi bireylere farklı iskân seçenekleri sunulmasının, kira yardımı olmasının ve geçici barınmanın sağlanmasının gerektiği saptanmıştır. Ayrıca hak sahibi bireylerin bu süreçte yalnız kaldıkları, korku ve panik duygularını yaşadıkları, yer değişikliği sebebiyle çevreye adapte olamadıkları, geçim kaynaklarının köyde olması sebebi ile ekonomik zorluklar yaşadıkları, yeniden yerleşmenin uzun zaman aldığı, finansal düzenlemelerin yetersiz olduğu ve maddi durumun yöntem tercihinde etkili rol aldığı da tespit edilmiştir. Sonuç olarak hak sahibi bireylerin sürece aktif katılımının sağlanmasının, ihtiyaçları ve beklentileri göz önünde bulunduran politikaların düzenlenmesinin afet iskân politikalarının etkinliğine ve uygulanabilirliğine olumlu yönde katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Afet yönetiminde zarar görebilirliği önleyici yapılar: Bina yapısal elemanlarında esnek poliüre sprey malzeme kaplama

    Öznur Akduman

    Türkiye'de doğal, teknolojik ve insan kaynaklı tehlikelerle ortaya çıkabilecek risklerin yönetilmemesi sonucunda birçok afet meydana gelmektedir. Yaşanan bu afetler sonucunda; oluşan zararların büyük boyutlara ulaşması, afet yönetiminin bir basamağı olan risk yönetimi kavramını hayati kılmaktadır. Bu nedenle başta depremler ve diğer afetlerin olumsuz etkilerini önlemeye yönelik çalışmalara duyulan ihtiyaçlar her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de yaşanan depremler başta olmak üzere tüm afetlerin yapılara verdiği zararları azaltmak ve mümkünse ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalara katkıda bulunmaktır. Bu tez çalışmasında, bina yapısal elemanların kaplanması ile elde edilen blokların darbe etkisi altındaki performansı değerlendirilmiştir. Bu amaçla donatısız beton bloklar, yeni nesil bir kaplama malzemesi olan ve birçok sektörde sıkça kullanılan esnek poliüre kaplama ile belirli katlarda kaplanmıştır. Kaplanmış olan numuneler, daha sonra 3 Nokta Eğme testlerine maruz bırakılmıştır. Bu testlerde elde edilen sonuçlar analizlenmiştir. Poliüre ile kaplı numunelerin, poliüre ile kaplanmamış numunelere göre mukavemetinin yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Böylelikle yapıların yapısal elemanlarında poliüre esnek sprey poliüre kompozit maddesinin kullanılması ile depremler başta olmak üzere diğer tüm afetlere karşı yapıların zarar görebilirliğini azaltıcı sistemlere bir alternatif sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Afet yönetimi, Depremler, Poliüre kompozitler, Sismik risk değerlendirme, Yapı güvenliği

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Karadeniz Bölgesi'ndeki kuraklık koşullarının SPI ve yapay zeka tabanlı incelenmesi

    Yasemin Deniz Öztürk

    Türkiye'de 1940'lı yıllardan beri birçok kuraklık analiz çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalarda Türkiye'de en az incelenen bölgelerden bir tanesi Karadeniz Bölgesi'dir. Karadeniz Bölgesi Türkiye'nin en fazla yağış alan bölgesi olmakla birlikte yağış değerlerinde hem yıllara göre salınımlar yaşanmakta hem de kıyı alanlar ile iç kesimde yer alan alanlar arasında ciddi yağış farklılıkları oluşmaktadır. Bu çalışmada Karadeniz bölgesinde yer alan 26 meteoroloji istasyonu verilerine göre 1960-2020 arasında gerçekleşen kurak dönemler SPI ve yapay zeka yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. SPI değerlerinin değişimi dikkate alındığında, bölge genelinde daha nemli koşullara doğru bir geçiş yaşanmaktadır. Bu durum hem istasyon bazlı hesaplanan SPI ısı haritalarında hem de tüm bölge için hesaplanan ortalama SPI değerlerinde görülmektedir. Bölge genelinde nemliliğe doğru bir eğilim olmakla birlikte tüm bölge için oluşturulan yıllık SPI değerlerine göre son 60 yıl içerisinde 1972-1987 döneminin en kurak dönem, 1996, 1969, 1974, 1984, 1986, 1993 ve 2020 yıllarının orta ve şiddetli kurak şeklinde geçtiği görülmektedir. Türkiye'de oldukça kurak geçen 2020 yılında özellikle Karadeniz'in iç kesimlerinde kuraklık daha belirgin yaşanmıştır. 6 farklı değişken kullanarak yapılan 14 farklı yapay zeka tahminlerine göre Karadeniz bölgesinde en iyi kuraklık tahminlerini Random Forest, IBK ve Kstar modelleri vermiştir. En düşük doğruluk oranı ise Naive Bayes yöntemine aittir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    İstanbul Anadolu İl Ambulans Servisi Başhekimliği bünyesinde çalışan personelin afet okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi

    Seyfullah Özata

    Acil sağlık hizmetleri istasyonlarında çalışan personel meydana gelen acil durumlar ve afetlerde sağlık hizmeti sunmaktadır. Bu personel genellikle ilk ihbarı alan ve bölgeye ilk ulaşan ekiplerdir. Personelin karmaşık olaylara doğru, güvenli ve hızlı olarak müdahale etmeleri için acil durum ve afetlere karşı afet okuryazarlık (bilgi, beceri ve tutum) düzeylerinin iyi durumda olması önemlidir. Bu çalışmanın amacı, afetlerde sağlık hizmetini yürüten İstanbul Anadolu İl Ambulans Servisi Başhekimliği bünyesinde çalışan personelin afet okuryazarlık düzeylerini ve afet okuryazarlığının alt faktörleri (zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme) arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışmada 412 kişiye ulaşılmış ve yüz yüze anket yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Katılımcıların afet okuryazarlığı ölçeği puan ortalamaları 3.64±0.606 olarak bulunmuştur. Bu çalışmada başhekimlik biriminde çalışan katılımcıların, afet okuryazarlığı ölçeği ve alt boyutlarının puan ortalamalarının diğer birimlerde çalışanlara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Afetlerde görev alan katılımcıların, hazırlık alt boyutu puan ortalamalarının afetlerde görev almayan katılımcılara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Afet okuryazarlığı çalışmalarının acil durum ve afetlerde görev alan diğer meslek grupları, STK çalışanları ve afetlerde görev alacak gönüllüler üzerinde de yapılması ve sonuçların değerlendirilmesi önerilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Afet bilinci ve maske kullanımı ilişkisi ile ilgili bir araştırma – Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi örneği

    Muhammed Ali Tatlı

    Solunum yollarıyla bulaşabilen biyolojik tehlikelerin temas miktarını ve yayılımını azaltmada kişisel koruyucu ekipmanlardan (KKE) tıbbi maskeler kullanılır. Tıbbi maske kullanımı alışkanlığının oluşması ve doğru kullanımının bilinmesi hava yoluyla bulaşabilecek biyolojik risklerin olumsuz etkilerinin azaltılmasına katkı sağlayabilir. Araştırmanın amacı, sağlık alanında eğitim alan öğrencilerin tıbbi maske bilgi düzeylerinin belirlenmek ve afet bilinciyle ilişkisinin olup olmadığını değerlendirmekti. Çalışma yönteminde, 491 öğrenciye 5'li likert tip tıbbi maske ve afet bilinci algısı konulu anketler uygulandı. Sonuçlar ortalama±standart sapma değerleri olarak hesaplandı ve SPSS analiz yöntemleri kullanılarak sosyodemografik değişkenlerle karşılaştırıldı. Çalışma sonucunda; katılımcıların tıbbi maske bilgi düzeyleri (4.60±0.51) ve afet bilinci algı (4.25±0.57) ortalamaları yüksekti. Tıbbi maske kullanım bilgi düzeyleri; yaş, cinsiyet, bölüm ve kentte ikamet etmeye bağlı olarak yükselmekteydi (p<0.05). Ayrıca afet bilinci algısı ve tıbbi maske kullanım bilgi düzeyi arasında ise pozitif korelasyon olduğu saptandı (p<0.01). Bu çalışma neticesinde, tıbbi maske kullanımında afet bilinci kavramının önemli olduğu ve daha ileri düzeyde KKE, eğitim, cinsiyet ve bilgi kaynaklarına erişim ile ilgili afet bilinci araştırmalarının yapılmasının afet yönetimi süreçlerine olumlu katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2022
    Afet risk algısının afetlerde hazırlık sürecindeki rolü

    İbrahim Kıymış

    Afet riski altında yaşayan insanların afetlere tepkilerini, davranışlarını ve risk kültürlerinin özelliklerini belirlemede ve değerlendirmede kullanılabilecek afet risk algısı ölçeğinin geliştirilmesi, afet risk yönetiminde önemli bir adımdır. Bu çalışmanın amacı, bir afet risk algısı ölçeği geliştirmek ve afete hazırlıklı olma üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Bu nedenle pilot uygulama ve ardından ana uygulama, sırasıyla 359 ve 786 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya dahil edilen tüm katılımcılar 18 yaş ve üstü, Giresun ve Elazığ illerinde ikamet eden ve yakın zamanda deprem, sel ve heyelan yaşamıştır. Araştırma verilerinin analizinde betimsel istatistikler, faktör analizi, bağımsız örneklemler t-testi, ANOVA ve yapısal eşitlik modelleme teknikleri kullanılmıştır. Maruziyet/Etki, Olasılık, Yönetilemezlik, Endişe/Korku, Savunmasızlık olmak üzere 5 boyutta kategorize edilen 25 maddeden oluşan güvenilir ve geçerli bir afet risk algısı ölçeği geliştirilmiştir. Katılımcıların afet risk algıları; eğitim düzeylerine, gelir düzeylerine, yaşadıkları illere ve afet eğitimlerine göre anlamlı düzeyde farklılık göstermiştir. Afet riski algısı ile afete hazırlıklı olma arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=0.29; p<0.05). Yapısal eşitlik modeline göre, Maruziyet/Etki (β=0.40; t=5.48; p<0.05) ve Endişe/Korku (β=0.23; t=3.37; p<0.05) değişkenlerinin afete hazırlık üzerinde olumlu ve anlamlı etkileri olmuştur. Gelecekteki çalışmalar için afet risk algısı ölçeğinin farklı afet türlerine göre uygulanması, sonuçlarının değerlendirilmesi önerilmektedir.