Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Afet alanında çalışan personellerde psikososyal destek müdahale ilkeleri, empati ve liderlik ilişkisi; Türk Kızılay örneği

    Adem Demir

    Psikososyal destek hizmetlerinin afetlerde yürütülen insani yardım etkinliklerinin ayrılmaz ve vazgeçilmez bir parçası olduğu, afetzedelerin olumsuz süreci daha kolay atlatması psikolojik açıdan yıpranmaması açısından önemli bir sahadır. Psikososyal müdahale ilkeleri ile ilgili bakış açısının oluşmasının personelin afetin etkin yönetimine yarar sağlaması açısından önemli olabilir. Bu çalışmanın amacı, afet sahası çalışanlarında psikososyal müdahale ilkeleri ile motivasyon liderliği ve empati alt boyutları arasındaki ilişkiyi değerlendirmekti. Yöntemde; 5'li likert tipi 7 sorudan oluşan psikososyal müdahale ilkeleri alt boyutu, 11 sorudan oluşan motivasyon liderliği alt boyutları ve 13 sorudan oluşan empati alt boyutları gönüllü Kızılay personeli katılımcılarına uygulandı. Elde edilen veriler, SPSS 15.0 ile istatiksel olarak değerlendirildi. Veri sonuçlarına ait değerlendirmeler puan ortalama±standart sapma değeri cinsinden hesaplandı. Katılımcıların psikososyal müdahale ilkeleri puanı (4,38±0,53) çok iyi iken; sosyonormatif puan değeri (3,48±0,77) orta ve duygusal normatif liderlik alt boyutu puan değeri (3,92±0,60) iyi seviyede; sosyal beceri puanı (4,22±0,62) çok iyi, duygusal tepki puanı (4,15±0,58) iyi ve bilişsel empati puan (3,92±0,66) ortalama değerinin iyi seviyede olduğu gözlendi. Katılımcılar içinde psikososyal destek ilkelerinin tamamını bilen yüzdesi (%15) düşüktü. Afete hazırlık eğitimi alma durumu ile psikososyal müdahale ilkeleri ortalama değerlerinin arttığı gözlendi (p<0,05). Psikososyal müdahale ilkeleri ile empati alt boyutları ve liderlik motivasyonu alt boyutları arasında yüksek düzeyde istatistiksel olarak anlamlı pozitif korelasyon gözlendi (p<0,001). Bu çalışmada sonucunda; afet sahasında çalışan personellerde psikososyal müdahale ilkeleri ile empati ve liderlik gibi önemli değişkenler arasında gözlenen pozitif yönlü korelasyon sebebiyle, psikososyal müdahale ilkelerinin tamamının bilinmesinin ve bu konuda verilecek eğitimlerin personelin daha da etkin afet yönetimi gerçekleştirmesi açısından önemli bir katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Afetler, Psikososyal Destek Hizmetleri, Empati, Liderlik

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Devlet hastanesi sağlık personellerinin doğa kaynaklı afetlere farkındalığının değerlendirilmesi

    Zeynep Topcu

    Dünya genelinde yaşanan afetlerde günümüze kadar binlerce insan hayatını kaybetmiştir. Afet yönetiminin temelinde risk analizi ve risk yönetimi esas alınmıştır. Sağlık sektöründe hizmet veren kurumların temel işlevleri arasında, afet sonrası hizmet verimliliğini arttırmak ve afet öncesi de kurumsal afet hazırlıklarını oluşturma aşamalarında personellerinin bireysel farkındalığı yükseltmek olmalıdır. Afet sonrasında hizmet sürekliliğini devam ettirebilmek için hastane personellerinin afet farkındalığının yüksek olması ve dolayısıyla da müdahale yeteneklerinin gelişmiş olması beklenmektedir. Bu çalışma doğa kaynaklı afetlere farkındalık düzeyini tespit etmek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılacaktır. Çalışma, sağlık personellerinin afet durumunda görev ve sorumluluklarını yerine getirebilmesi için ön saha araştırması önemine sahiptir. Afet öncesinde personellerin afet farkındalık seviyesi, afet durumundaki davranışlarına doğrudan etki edeceği düşünülmektedir. Çalışmada hastane personellerinin doğa kaynaklı afetlere farkındalığını tespit etmek planlanmıştır. Araştırma Gümüşhane Devlet Hastanesi'nde görev yapan 244 personele uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, katılımcıların doğal afet farkındalık düzeyi yüksek seviye olarak tespit edilmiştir. Katılımcıların doğal afet bilgi ve farkındalık düzeyleri orta, doğal afet tutum ve inanç düzeyleri yüksek seviyede olduğu görülmüştür. Katılımcıların doğal afet bilgi farkındalık ortalaması ile doğal afet tutum inanç ortalaması arasında pozitif yönde doğrusal bir ilişki tespit edilmiş, bu veriler ise birlikte artış veya azalış gösterdiği şeklinde yorumlanmaktadır. Yapılan değerlendirilmeler sonucu sağlık personellerinin afet kültürü yapısının oluşturulması önerilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Isparta şehir merkezinde yaşayan halkın afet farkındalık ve psikolojik yeterlilik seviyelerinin belirlenmesi

    Ceren Şaşmazlar

    İnsanlar yüzyıllardır afetler yaşamaktadır. Doğa kaynaklı afetlerin yanı sıra son yıllarda artan teknolojik ve insan kaynaklı afetlerde insan yaşamını olumsuz etkileyen olaylar arasındadır. İnsanların çaresiz kaldıkları bu tür olayların en büyük sebeplerinden biri de yine insanoğlunun afetlere karşı direnç sağlayamamasından kaynaklanmaktadır. Günümüz afet yönetimi sistemi ise bu eksikliği kapsayan bir sistematik geliştirerek insanların afete hazır bir toplum olmasını için çalışmaktadır. Bu tezin amacı, afetten etkilenen insanları hem fiziki hem psikolojik açıdan değerlendirmek ve Isparta ilinde yaşayan bireylerin afete karşı olan bilinç, farkındalık ve aynı zaman da psikolojik olarak yeterliliğinin belirlenmesini sağlayarak afetlere karşı dirençli bir toplum oluşturmak için gerekli olan yol haritasını çıkarmaktır. Bu yol haritası için, literatür taraması sonucu bir anket formu oluşturularak kişilerin hangi çalışmalara yoğunluk vermesi gerektiğini ve nerede eksiklik olduğunu tespit ederek bireylerin cevap verebilirliğini artırmak amacıyla yapılmış bir başlangıç çalışmasıdır. Araştırma sonucunda, il düzeyinde afet yaşamış, kendisi afete maruz kalmamış fakat yakınları afet yaşayan bireyler ile hiç afet yaşamamış bireyler göz önüne alınarak cinsiyet, yaş, eğitim durumu gibi kriterler ile değerlendirilmiş olup, kişilerde afet farkındalık olguları oluşmasına rağmen psikolojik açıdan yeterlilik ve fiziki açıdan ne yapması gerektiği, afet anında nasıl bir hareket planı oluşturması gerektiği gibi eksiklikler gözlenmiştir. Bu nedenle, eksikliklerin giderilmesi için eğitim, kurum ve kuruluşların sorumluluk alması, il bazlı simülasyon sistemlerinin geliştirilmesi gibi etkin ve kapsamlı çalışma dinamiklerinin gerekliliği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Afet, Bilinç, Farkındalık, Afet Psikolojisi, Afet Yönetimi

  • Doktora TeziAçık Erişim2020
    Bireysel afet direnç değerlendirmesi: Gümüşhane örneği

    Uğur Yayla

    Araştırma, "Individual Disaster Resilience Assessment (InDRA)" Ölçeğinin geçerliliğini ve güvenilirliğini yaparak Türkçeye "Bireysel Afet Direnç Değerlendirmesi (BADD)" ölçeği olarak uyarlayıp sonraki çalışmalar için literatüre katkı sağlamak amacıyla yapılmıştır. Ölçeğin uygulaması Gümüşhane Üniversitesinde öğrenim gören 622 öğrenciye anket uygulayarak yapılmıştır. Araştırmamızın sonucunda elde edilen uyum indeksleri sonuçları en iyi değerleri içermektedir. Araştırma grubundaki katılımcıların cinsiyet, afetlerle ilgili hazırlık eğitimi alma, afetlerle ilgili hazırlık eğitimi isteme, afet planı hakkında bilgisi olma, afet-acil durum çantası olma, afet planı olma, ilk yardım eğitimi alma, ilk yardım eğitimi isteme ve deprem sonrası buluşma yeri belirleme durumları ile bireysel afet direnç değerlendirme (BADD) puanları ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0,05). Araştırma grubundaki katılımcıların BADD puanları ortalaması açısından gelir grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0,05). Araştırma grubundaki kadınlar ile erkeklerin afet yaşama durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0,05). Araştırmada afet eğitimi alanların afet hazırlık plan bilgisi olanlar ile arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak, tüm bulgular nazarında ölçme aracının yeni faktörlü yapısı bu araştırma kapsamında doğrulanmış olup, Türkiye'de güvenilirliği ve geçerliliği yüksek 20 maddeden oluşan yeni bir Bireysel Afet Direnç Değerlendirme Ölçeği'ne ulaşılmıştır. BADD ölçeğini farklı örneklemlere uygulayarak literatür zenginleştirilmelidir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2020
    Afet risk algısının kültür ve kişilikle ilişkisi

    İbrahim Halil Çelik

    Çalışma kapsamında afet risk algısı ölçeği geliştirip, kültür ve kişilik boyutları ile ilişkili olup olmadığının tespiti, ayrıca afet risk algısının çalışma evrenine alınacak şehirlerde, demografik değişkenler açısından anlamlı bir farklılık olup olmadığının ortaya çıkarılması amaçlandı. Çalışma, Muğla ve Van illerinde 18 yaş ve üstü bireylere yapıldı. Çalışma kapsamında, ilk pilot çalışmada 20, belirlenen şehirlerdeki pilot çalışmada 200 ve ana çalışmada 900 kişi olmak üzere, toplam 1120 kişiye ulaşıldı. Çalışma kapsamında dört boyut (Tehdit, Endişe, Kadercilik ve Kontrol edebilirlik) ve 21 maddeden oluşan "Afet Risk Algısı Ölçeği" geliştirildi. Afet risk algısı, kültür ve kişilik ölçeklerinin yapısal eşitlik LISREL 8.7 programında doğrulayıcı faktör analizi yapıldı ve ölçekler doğrulandı. Çalışma modeli kapsamında afet risk algısının, kültür ve kişilik ile ilişkisini incelemek için LISREL programında yapılan analiz neticesinde; kişilik ölçeği uyumluluk boyutunun, afet risk algısı boyutlarının hepsiyle doğrudan ilişkili olduğu, sorumluluk boyutunun, tehdit boyutuyla, yeniliğe açıklık boyutunun kadercilik boyutuyla doğrudan ilişkili olduğu bulundu. Kültür ölçeğinin belirsizlikten kaçınma boyutunun, afet risk algısı endişe ve kontrol edebilirlik boyutlarıyla doğrudan ilişkili olduğu bulundu. Ayrıca afet risk algısı bağlamında demografik değişkenlerin arasında farklılık olup olmadığı, kültür boyutları bağlamında da yaşanan şehre göre farklılık olup olmadığı araştırıldı. SPSS 25 paket programında, demografik değişkenler için T testi ve ANOVA testi yapıldı. Afet risk algısının yaş, afet yaşanmışlık sayıları ve yaşanan şehir değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edildi. Kültürün belirsizlikten kaçınma boyutu ile yaşanan şehir değişkeni açısından istatistiksel olarak aralarında anlamlı farklılık tespit edildi. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet Risk Algısı Ölçeği, Afet Yönetimi, Kişilik, Kültür

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Afetlerde çığ eğitimi Bursa ili örneği

    Salih Süha Özkurt

    Ülkemiz fiziki ve jeopolitik şartlarından dolayı afetlerin oluşumuna açık olduğu görülmektedir. Birçok doğa olayını bünyesinde barındıran ülkemizde; bu olaylarının afete dönüşmesini engellemek adına bir takım önleme yöntemleri geliştirilmektedir. Bilinen en etkili önlem yöntem eğitimdir. Bu çalışmada doğa olaylarından çığın afete dönüşmesini önlemede eğitimin rolü incelenmeye çalışılmıştır. Müfredatında çığ konusunda afetlere yönelik eğitimlerin yer aldığı İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği Alanı öğrencilerine ve müfredatında bu eğitim olmayan Turizm ve otelcilik lisesi öğrencilerine çığ ile ilgili neler bildiğini ölçmeye yaran bir anket uygulanmış ve anketin ardından araştırma kapsamında eğitim verilmiştir. Aynı anket verilen eğitimin sonucunda tekrar yapılmıştır. Anketlerin veri girişleri SPSS 22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Anketlerden beklenen bulgu; eğitim aldıktan sonra yapılan ankette başarı yüzdesi artarak eğitimin çığ bilgi düzeyini arttırdığını göstermektir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Hastane afet ve acil durum planının eğitim ve tatbikatlarla uygulanabilirliğinin belirlenmesi: Antalya ili örneği

    Mustafa Enez Sarık

    Günlük yaşamda en ufak aksamaların bile büyük sıkıntı yarattığı sağlık hizmetlerine, Acil ve Afet dönemlerinde daha çok ihtiyaç duyulur. Hastaneler bu dönemlerde rutin işlerini aksatmadan devam ettirerek artan talebi ve ihtiyacı da karşılamak zorunda kalmaktadır. (Sağlık Bakanlığı, 2016: 18). Hastane Afet ve Acil Durum Planı (HAP)'nın resmi yönetmeliği 20 Mart 2015 yılında çıkmıştır. HAP'lar afet anını, öncesini ve sonrasını kapsamakla birlikte hastanelerin güvenli hale getirilmesini, ilk 72 saat hizmeti aksatmadan ve dışarıdan yardım gelmeyecek şekilde hazırlanmalarını hedefler. Bu çalışmanın amacı; Antalya ilindeki hastanelerin HAP hazırlık seviyelerinin tespit edilmesi, bilgi düzeylerinin belirlenmesi ve farkındalığın arttırılmasıdır. Antalya ilindeki kamu, özel ve üniversite hastanelerinin HAP kapsamındaki tatbikatlar ve eğitimler incelenerek, HAP Uygulayıcı Eğitimi alan 222 personele tarafımızdan oluşturulan anket uygulanmıştır. Ankette demografik soruların yanı sıra, hap bilgi düzeylerini ölçen 25 soruluk bir test ve eğitim, hazırlık ve tatbikatları içeren 34 soruluk (5li likert) bir anket düzenlenmiştir. Veriler spss 16 veri programı ile analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda araştırmaya katılan personelin tamamının hap eğitimi almış olmasına karşın 6 kişi hap eğitimi almadığını söylemektedir. Katılımcıların %95,5'i HAP eğitimini gerekli bulmuşken, %91,5'lik kısımda HAP'la ilgili daha fazla eğitimin verilmesi gerektiğini savunmaktadır. Eğitimlere katılanlar arasından 65 kişinin HAP hazırlama komisyonu üyesi olmadığı, 24 kişinin ise HAP'ta herhangi bir görevinin olmadığı görülmektedir. Temel bilgi düzeyi ortalaması %77, hastanelerinin güvenliğini yeterli bulmayanların oranı da %51,3'dür. Masa başı tatbikatlarına katılanlar %94,1, saha tatbikatlarına katılanlar ise %81,5'dir. Hastanelerinde UMKE ekibinin oluşturulduğunu ifade edenlerin oranı %62,2'dir. Bu veriler ışığında eğitim ve tatbikatların düzenli aralıklarla yapılması ve hastanelerin afet farkındalığının arttırılması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler : Afet, Eğitim, Hastane Afet ve Acil Durum Planı, Tatbikat

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Acil yardım ve afet yönetimi ve sağlık yönetimi bölümü öğrencilerinin nükleer enerji kullanımına ilişkin tutumlarının ölçülmesi: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Merve Pınar

    Bu çalışmada insanlığın devamı için gerekli olan enerji kavramı ve ülke çapında sahip olduğumuz enerji kaynaklarına değinilmiştir. Literatür taraması yapılırken sahip olduğumuz enerji potansiyeli de araştırma kapsamına dâhil edilmiştir. Enerji kaynakları arasında günümüzde oldukça rağbet gören nükleer enerji kapsamlı bir şekilde araştırılmıştır. Yapılan araştırmanın amacı nükleer enerji kullanımına karşı oluşan tutumlara eğitim faktörünün etkisini ölçmektir. Bu sebeple bu konuda eğitim alan Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü öğrencileri ve eğitim almayan Sağlık Yönetimi Bölümü öğrencilerine anket uygulamak hedeflenmiştir. Bu bağlamda toplam 292 öğrenciye ulaşılmıştır. Çalışma sonucunda ise elde edilen veriler analiz edilerek, analiz sonuçlarına yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Afet Yönetimi, Enerji, Nükleer, Sağlık Yönetimi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    112'de çalışan personelin afete hazırlık düzeyinin incelenmesi: Gümüşhane ili örneği

    Yasemin Kocaman

    112'de Çalışan Personelin Afete Hazırlık Düzeyinin İncelenmesi: Gümüşhane İli Örneği, Yüksek Lisans Tezi, 2019,(XVII+88). Türkiye bulunduğu konum nedeniyle afetlere sıklıkla maruz kalmaktadır. Afetler hiç beklenmedik bir anda ortaya çıkabilmektedir. Ülkemizde deprem, sel, heyelan, yangın vb. afetleri oluşmaktadır. Bu afetler büyük hasarlara yol açmaktadır. Afetlerden en az hasarla atlatılması için birtakım planlar yapılmalıdır. Bu planlar afet öncesi için ne kadar fazla olursa hasar oranı o kadar az olacaktır. Afet zararlarını azaltmak için toplumun ve belirli kuruluşların afete hazırlık düzeyi ve bilgi düzeylerinin yüksek olması gereklidir. Bundan dolayı belirli kurum ve kuruluşlara görev düşmektedir. Bunların başında sağlık kuruluşları yer almaktadır. Afet oluştuktan sonra bireylerin en çok ihtiyaç duyduğu kurum sağlık kuruluşları olacaktır. Sağlık kuruluşları herhangi bir afet sonrasında bile kesintisiz bir şekilde hizmet verebilmelidir. Bu sebeple sağlık kurumları afet öncesi ne kadar hazırlık olursa bireylerin refah düzeyi o kadar yüksek olacaktır. Çalışmanın amacı Gümüşhane ilinde bulunan personelin afete hazırlık düzeyini incelemektir. Yapılan çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırma kesitsel bir araştırmadır. Veriler Gümüşhane 112'de çalışan 105 kişiye uygulanan anket ile elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak Fatih Karabıyık'ın 2010 yılında ''Sağlık Afet Yönetiminde Planlama Ve Risk Analizleri'' isimli tez çalışmasında geliştirmiş olduğu anket kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. İstatistiksel analizlerde Bağımsız Gruplarda T testi, Frekans Analizi, Tek Yönlü Anova Testi ve Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Anketten elde edilen verilere göre çalışmaya katılan sağlık personellerinin afetle ilgili eğitim alanların oranının yüksek olduğu (%56,2), tatbikata katılan (%36,2) ya da afette görev alanların (%21,9) oranının düşük olduğu belirlenmiştir. Yapılan çalışmada elde edilen sonuçlara göre Gümüşhane 112'de çalışan personelin afete hazırlık düzeyi orta düzeyde (3,09) olduğu belirlenmiştir. Kurumda çalışan personele yeterli düzeyde afet eğitimi verilmelidir. Herhangi bir afet durumunda daha etkin bir afet planı hazırlanmalıdır. Kurumda triaj çalışmalarına daha çok önem verilmelidir. Afet durumunda koordinasyonu daha iyi sağlamak için diğer kurumlarla iş birliğini yapılmalıdır. Triaj çalışmalarına daha çok önem verilmelidir. Afet durumunda işler ekip anlayışı içerisinde yürütülmelidir. Anahtar Kelimeler: Afet, Acil Durum, Afet Yönetimi, Afete Hazırlık

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Afet yönetiminde coğrafi bilgi sistemi uygulaması: Kırım Kongo kanamalı ateş hastalığı örneği

    Naime Asri

    Afetler doğal ve doğal olmayan nedenlerle azımsanmayacak ölçüde can ve mal kayıplarına neden olmaktadır. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları da sonuç itibari ile ölümle sonuçlanan afet kapsamında değerlendirilmelidir. Bu vakaların analizi içinde mekânsal dağılım önem arz etmektedir. Coğrafi çevre ile ilişkili olarak görülen hastalıkların ve afetlerin tespiti, takibi ve izlenmesi için afet ve sağlık alanında Coğrafi Bilgi Sistemin (CBS)'den yararlanılmaktadır. Bu çalışmada 2004-2014 yılları arasında görülen KKKA vakalarının CBS ile analizi amaçlanmıştır. Elde edilen veriler CBS ortamına aktarılıp vaka dağılım haritaları oluşturulmuştur. Bu sayede riskli bölgeler belirlenerek gereken önlemlerin alınmasına katkıda bulunulması hedeflenmiştir. Özelikle 2000 m rakım altındaki bölgeler, kıraç alanlar, Torul, Köse ve Merkez ilçenin bazı bölümleri ile Şiran ve Kelkit ilçelerinin tamamına yakını riskli bölge olarak gözlenmiştir. Bulgular değerlendirilerek sonraki çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur. Vaka verilerin, yükseklik, nüfus ve şahıs/bölge meslek grup verileri ile değerlendirilmesi başlıca öneriler olarak sıralanabilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Afetlerde acil sağlık hizmetlerinin organizasyonu ve yaşanan sorunlar

    Kemal Torpuş

    24 Ağustos 2015 tarihinde meydana gelen Hopa sel afeti, maddi kayıpların yanı sıra çok sayıda yaralanma ve can kaybına da yol açmıştır. Bu noktadan hareketle çalışmamızda, Hopa sel afetinde acil sağlık hizmetlerinin organizasyonu ve organizasyonda ortaya çıkan sorunların tespit edilmesi ve değerlendirme sonucunda bilimsel açıdan çözüm önerilerinin sunulması amaçlanmıştır. Çalışmamızda nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Hopa sel afetinde görev almış, Ulusal Medikal Kurtarma Ekip (UMKE) liderlerine yarı yapılandırılmış mülakat tekniği uygulanmıştır. Afetlerde acil sağlık hizmetlerinin organizasyonu ve yaşanan sorunların iki yönlü tespit edilebilmesi için Hopa seli afetzedeleri ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilerek araştırma verileri elde edilmiştir. Çalışmamız verileri incelendiğinde; ekiplerin afet sahasına 3-6 saat aralığında ulaştığı, ilk kurtarma işleminin afetzedeler tarafından gerçekleştirildiği ve yaralıların kendi imkânlarıyla hastaneye ulaştığı belirlenmiştir. Koordinasyon ve uygulama eksikliği ile afetzedelerin su ve yemek ihtiyaçlarının sağlık ekibi tarafından karşılanması isteğinin yönetimsel açıdan sorun oluşturduğu belirlenmiştir. Afette görev alan ekip sayısının yeterli olduğu, araç-gereç ve tıbbı lojistiğin yeterince sağlandığı, ekiplerin canla başla ve uyum içinde çalıştığı tespit edilmiştir. Afetlerde görev alacak sağlık ekipleri ile diğer ekipler arasındaki koordinasyonun sağlanabilmesi için kurumların teknik, idari ve koordinasyon yeterliliklerinin masa başı ve saha tatbikatları ile sınırlarını keşfetmeleri önerilmektedir. Afet meydana geldiğinde medikal kurtarma ekipleri afet sahasına ulaşana kadar afetzedeler kendi imkânları ile baş etmek durumundadır. Bu bağlamda afetlere yönelik halkın bilinç seviyesinin artırılmasının önemli olduğu düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Eğitim binalarının acil durumlar açısından değerlendirilmesi ve güvenilirlik düzeylerinin arttırılmasına yönelik model tasarımı

    Saim Demirel

    Acil durumlardan eğitim kurumları da etkilenmekte ve eğitim-öğretime ara verilmek zorunda kalınabilmektedir. Eğitim kurumlarının acil durumlarda güvenli hale getirilmesi hem kişiler açısından hem de eğitimin devamı açısından önemlidir. Mevcut çalışmalar sonucunda gözlemlenen eksikliklerden dolayı bu çalışmanın amacı eğitim kurumlarının eksikliklerinin giderilerek daha güvenli hale getirebilmektir. Bu tezde de eğitim binalarının daha güvenli hale getirilmesi için irdeleme yöntemi kullanılarak ulusal ve uluslararası aynı konuda yapılan araştırmalar, yönetmelikler, kanunlar incelenmiştir. İnceleme sonucunda tasarlanan kılavuz içerisinde 8 ana başlık oluşturulmuş oluşturulan genel başlıklar, yapısal ve yapısal olmayan, güvenlik, çevresel, yangın, tahliye, sağlık, elektrik ve genel başlıklarıdır. Toplamda 120 soruluk değerlendirme kriterleri belirlenmiştir. Örnek olarak belirlenmiş olan okul üzerinde kılavuz uygulanmıştır. Yapılan çalışma sonucunda değerlendirme yapılabilen 100 kriterden 52 kriter olumlu ve 48 kriterde olumsuz olarak değerlendirilmiştir. Oluşturulan bu değerlendirme kılavuzu ile kurumları daha güvenli hale getirebilmek hedeflenmiştir. Bu çalışma bundan sonra aynı konu üzerindeki çalışmalara yol gösterici olacağı beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Acil Durum, Acil Durum Yönetimi, Eğitim Binaları.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Gümüşhane ve civarının afet geçmişi ve gelecek deprem potansiyeli üzerine istatistiksel bir çalışma

    Aynur Kaya

    Bu çalışma kapsamında, Gümüşhane'nin afet geçmişi araştırılmış ve Gümüşhane ve civarındaki deprem oluşumlarının bölge-zaman-magnitüd davranışları analiz edilerek gelecek deprem potansiyeli üzerine istatistiksel bir değerlendirme yapılmıştır. Bu amaçla, tamlık magnitüdü Mc-değeri, sismotektonik b-değeri, fraktal boyut Dc-değeri, standart normal sapma Z-değeri, GENAS modellemesi, depremlerin yıllık olasılıkları ve tekrarlama periyodları gibi en sık tercih edilen boyut-ölçeklendirme parametreleri kullanılmıştır. Deprem kataloğu süre magnitüdü Md için homojendir ve 1970-2018 yılları arasında magnitüdleri 1,0≤Md≤6,5 arasında değişen 2902 depremi içermektedir. Mc=2,8 kullanılarak b-değeri 1,02±0,02 olarak hesaplanmıştır ve bu değer, Gümüşhane ve civarındaki depremselliğin tipik olarak 1,0'e yakın bir değerle iyi temsil edildiğini gösterir. Dc-değeri 1,57±0,03 olarak hesaplanmıştır ve bu sonuç, deprem aktivitesinin Gümüşhane ve civarında büyük ölçeklerde veya küçük alanlarda daha fazla kümelendiği anlamına gelmektedir. Depremlerin yıllık olasılıkları ve tekrarlama periyodları, Gümüşhane'nin kısa ve orta vadede güçlü deprem oluşumları için önemli bir deprem potansiyeline sahip olmadığını göstermektedir. Bununla birlikte, düşük b-değerlerinin gözlendiği Kelkit ve Köse ilçeleri gelecekte olası bir deprem potansiyeline sahip olabilir. GENAS sonuçları ve Z-değeri analizleri, 2018 yılı başında depremsellik oranlarında önemli değişimlerin olmadığını ortaya koymuştur. Dolayısıyla, Türkiye'nin Gümüşhane ilinde deprem tehlikesi düşük ve deprem riski azdır. Sonuçta, deprem oluşumları için bölge-zaman-magnitüd dağılımları üzerine yapılan bu tür istatistiksel değerlendirmeler, gelecek deprem potansiyelinin belirlenmesinde önemli bir bakış açısı sağlayabilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Afetlerde atık yönetimi ve hastane personelinin hastane atık yönetimi konusunda algı düzeyi : Gümüşhane ili örneği

    Ümran Ayşen Ayalp

    Afet yönetiminin esas amaçları toplumun karşı karşıya olduğu tehlikeleri analiz etmek, ortaya çıkabilecek durumdan minimum zarar görebilecek durumları tahmin etmek, ikincil afetlere mahal vermeyecek stratejiler geliştirmek ve uygulamak gibi çalışmalar yapmaktır. Bu sebeple hastanelerin olası bir afet durumunda atık yönetim stratejisi olması gerekir. Atık yönetimi, çalışanların atık konusunda tutum, farkındalık ve algıları ile verimli olabilir. Araştırmanın verileri Yousef Elgitait tarafından 2013 yılında yapılan "Staff Perceptions and Practice for Hospital Waste Management With Reference to Recycling in the UK versus Libya, a Comparative Study" adlı doktora tezinde kullanılan anket formu ülke koşullarına uygun olarak düzenlenmiştir. Anket üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kişilerin demografik özelliklerini belirlemek amacıyla sorulan sorular bulunmaktadır. İkinci bölümde iki alt bölümden oluşan Atık Yönetimi Farkındalık soruları (10 soru), Afetlerde Atık Yönetimi Farkındalık soruları (11 soru) kullanılmıştır. Üçüncü bölümde ise Atık Yönetimi Tutum soruları (12 soru) bulunmaktadır. Katılımcıların farkındalık düzeyi puan ortalaması 74,24±16,606 olarak bulunmuştur. Tablo 4.5'teki skalaya göre, 74,24'lük puan ortalaması yüksek düzey olarak belirlenmiştir. Katılımcıların tutum düzeyi puan ortalamaları 3,88±0,629 olarak bulunmuştur. Tablo 4.12'deki skalaya göre bu puan ortalaması kararsızım kategorisine girmektedir. Atık yönetimi ve afet atığı konularında daha fazla çalışma yapılması önerilir. Ayrıca tüm kurumların, özellikle de afetlerde etkin olarak rol alanların, bu konudaki hazırlık ve farkındalık düzeylerinin incelenmesi ve bu yapılan araştırmalar neticesinde iyileştirmeler yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet Yönetimi, Atık, Atık Yönetimi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Kültür varlıkları ve müzelerde afet ve acil durumlara hazırlık: İstanbul ili örneği

    Emre Tosun

    Müzeler sanatsal, bilimsel ve tarihi nesneleri koruyan, toplumu eğiten ve aydınlatan önemli kültür kurumlarıdır. Dünyanın birçok yerinde müzeler afetlerden zarar görmektedir. Genel olarak müze yönetimi ve personelinin afet farkındalığının yetersiz olması ve afet sonrası kurtarma operasyonlarında ikinci planda kalması gibi nedenler müzeleri daha hassas kılmaktadır. Ayrıca, çeşitli orijinal, nadir ve değerli koleksiyonlara sahip olması, müzeleri daha önemli hale getirmektedir. Bu nedenlerle müzelerin ve sergiledikleri koleksiyonların varlıklarını devam ettirebilmesi için kapsamlı afet planlaması şarttır. Bu araştırmanın amacı İstanbul ilindeki müzelerin afet ve acil durumlara hazırlık düzeyini ölçmek, müzelerde afet yönetimi konusunda sorun ve eksikleri tespit etmektir. Bu kapsamda 6 devlet müzesi ve 10 özel müze olmak üzere 16 müzenin yönetici ve personeliyle yarı yapılandırılmış mülakat tekniğiyle görüşme yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda % 68,75'inin afet planı olduğu, devlet müzelerinin % 33,33'ünün planını test ettiği, planı olmayanların hepsinin özel müzelerden oluştuğu ve bunların % 60'ının personel eksikliğini bunun nedenlerinden biri olarak belirttiği, % 43,75'inin müze personeli arasında afet müdahale veya risk azaltma görevlisi tayin ettiği, % 37,50'sinin bir afet veya acil durum için yardımcı olabilecek diğer yakın müze veya kültürel kurumlarla bağlantıda olduğu tespit edilmiştir. Analizler sonucunda müzelerin eksik ve sorunlarına yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Müzeler ve Afet Yönetimi, Müzelerde Afet ve Acil Durum Planlaması, Afetler ve Kültürel Miras

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Arama kurtarma ve müdahale kurum çalışanlarının teknoloji tutumları ile bilgi teknolojilerini kullanma düzeylerinin incelenmesi

    Ayşe Tazegül

    Bu çalışmanın amacı, AFAD ve İtfaiye kurum çalışanlarının teknoloji tutumları ile bilgi teknolojilerini kullanma düzeylerinin belirlenmesi ve bazı değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırma kesitsel tipte bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Adana ilinde AFAD ve İtfaiye kurumlarında görev yapmakta olan yöneticiler ve çalışanlar oluşturmaktadır. Tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu Adana ilinde AFAD ve İtfaiye kurumlarında görev yapan yöneticiler ve çalışanlara uygulanmıştır. Bu çalışmada personellerin demografik özelliklerinin belirlendiği "Demografik Bilgi Formu", tutumlarının değerlendirildiği "Teknoloji Tutum Ölçeği" ve teknoloji kullanım düzeylerinin belirlendiği "Bilgi Teknolojilerini Kullanma Düzeyi Ölçeği" kullanılmıştır. Kişisel bilgi formu ile elde edilen nicel veriler, frekans ve yüzdeleri alınarak değerlendirilmiştir. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS 16 programına girilerek analiz edilmiştir. Kullanılan ölçeklerin faktör yapısı, Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ile belirlenmiş, ardından Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ile test edilmiştir. Cronbach Alpha katsayılarına, Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) (0,798) ve Barlet's (0,0001) testine ilişkin hesaplamalara yer verilmiştir. Bu çalışma sonucunda elde edilen bulgular, bu ölçeklerin geçerli ve güvenilir olduğunu göstermiştir. Araştırma sonucunda çalışanların genelde müdahalede ve kurum içindeki diğer işlerde teknoloji kullanımına olumlu baktıkları ve teknoloji tutum düzeylerinin kullanım düzeylerinden yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca en az kullanım sağlanan teknolojiler 'Sayısal Harita Uygulamaları', "Afet Bilgi Sistemi" ve 'Coğrafi Bilgi Sistemleri' olarak değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde faktör analizi kullanılmıştır. p<0.05 anlamlı kabul edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    KBRN olaylarına karşı kurumların bilgi, eğitim ve tatbikat ihtiyaçlarını belirleme çalışması: Gümüşhane ve Trabzon illeri örneği

    Gülsün Doğan

    KBRN olayları toplumu bazen uzun bazen de kısa periyotlarda etkisi altına alan, ciddi boyutlarda sağlık problemleri yaşamasına neden olan ve özellikle yerel yönetimleri devre dışı bırakabilecek güçteki insan, doğa ve teknoloji kaynaklı afetlerdir. TAMP'nda da belirtildiği gibi yerel düzeyde KBRN olaylarına müdahale edebilmesi istenilen ve beklenen ilk ekipler, kamu kurumları ve paydaşlarıdır. KBRN olayları gibi tehdit ve riskleri oldukça fazla olan bu acil durumlar, çok kurumlu bir müdahale gerektirdiğinden, kamu kurumları ve paydaşları eğitim ve tatbikatlar gibi hazırlık faaliyetlerine daha fazla önem vermelidir. Bu kapsamda çalışmanın amacı, KBRN acil durumlarına personelin hem bireysel hem de kurumsal açıdan müdahale edebilme yeteneklerinin eğitim ve tatbikatlarla geliştirilmesine yön vermek ve bu doğrultuda gelecekteki eğitim çabalarının nereye odaklanması gerektiğini önermektir. Çalışma, Gümüşhane ve Trabzon illerinde, yerel düzeyde, TAMP'nda ana çözüm ortağı ve destek çözüm ortağı rollerini üstlenen bazı kamu kurumlarını ele almaktadır. Araştırmaya katılmayı kabul eden 425 kamu personeline ulaşılmıştır. KBRN olaylarına yönelik bilgi, eğitim ve tatbikat ihtiyacını ölçmeyi hedefleyen bir anket formu geliştirilerek verilerin analizleri SPSS 21 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmamızda kurumsal hazırlık puan ortalamaları 32,51±14,250 ile düşük düzeyde olduğu saptanmıştır. Katılımcıların KBRN olayları bilgi, eğitim ve tatbikat ihtiyaçlarına yönelik görüşleri ile hazırlık puanı değişkeni arasında pozitif yönlü, zayıf kuvvette ve anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Anahtar Kelimeler: KBRN, Eğitim ve Tatbikatlar, Yerel Düzeyde KBRN Planlaması.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Doğu Karadeniz merkez ilçeleri kamu hastanelerinin afet yönetimine dair mevcut durum analizi

    Ceren Kaya

    Doğal kaynaklı ve insan kaynaklı afetler toplumlar için zaman geçtikçe daha riskli ve zararlı duruma gelmektedir. Teknolojik ve sanayi alanındaki gelişmeler, artan nüfus yoğunluğunu takiben çarpık kentleşmelerle birlikte değerlendirildiğinde afet riski hayatımızın her alanında varlığını korumaktadır. Bu olgu toplumları afetlere karşı daha duyarlı olmaya zorlamaktadır. Afetlerin ardından müdahale anlamında ilk anda kurtarma ve ilkyardım çalışmaları gelmektedir. Afet durumlarına etkili cevap verebilmek için sağlık hizmeti sağlayan gruptaki çalışanların, sağlık hizmeti alacak gruptaki afetzedelerin ve diğer bireylerin afetlere yönelik hazırlıkları ve almaları gereken önlemler son derece önemlidir. Bu araştırmada, Doğu Karadeniz merkez ilçeleri kamu hastanelerinin afet hazırlıklarına ilişkin mevcut durumlarının değerlendirilmesi ve bu hastanelerin birbiriyle karşılaştırılarak öneriler sunulması amaçlanmıştır. Çalışma hastanelerde afetlere karşı yapılan hazırlıkları, aralarındaki farkları tespit etmek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Çalışmanın hastanelerdeki afet planlarını, kurumlar arası koordinasyon ve iş birliğini, tatbikatları, tahliye planını, afet haberleşmesini, ilaç stokunu, ambulans yeterliliğini vb. belirleyici nitelikte olması hedeflenmektedir. Araştırma verileri 15 Nisan 2016 – 3 Haziran 2016 tarihleri arasında Doğu Karadeniz merkez ilçelerinde yer alan Gümüşhane Devlet Hastanesi, Ordu Devlet Hastanesi, Giresun Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi, Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Bayburt Devlet Hastanesi, Artvin Devlet Hastanesi ve Rize Devlet Hastanesinde yürütülmüştür. Araştırma verileri 1996 yılında Serhat Hacımusalar'ın "Felaketlerde Hastanelerin Organizasyonu ve İzmir'deki Hastanelerin Durumu" isimli tez çalışmasında geliştirmiş olduğu anket formu temel alınarak oluşturulan veri toplama aracı kullanılarak toplanmıştır. Veriler ilgili hastanelerin birim amirleriyle veya müdürleri ile yüz yüze görüşme yapılarak elde edilmiştir. Çalışma sonucunda bütün bölge hastanelerinin bir afet planının olduğu, hastanelerdeki diğer tüm birimlerin afet planına ulaşımının kolay olduğu ve is birliği yapılacak kuruluşların da belirlenmiş olduğu saptanmıştır. Fakat bina dayanıklılığı, afet durumunda ilave ambulans temini, geçici morg yerleri, kriz odasının planlanması, afet esnasında iletişimin kesintisiz bir şekilde devam etmesi gibi bazı önemli kriterlerde hastanelerin eksikliklerinin olduğu ortaya çıkmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Afetlerde güvenli hastaneler ve derecelendirilmesi (Gümüşhane ili örneği)

    İbrahim Kıymış

    Afetler sırasında binalar, tesisler, sistemler, kritik hizmetler ve insanlar büyük ölçüde etkilenmektedir. Afetler meydana geldiğinde hastaneler gibi sağlık tesisleri, toplumun yaşamını ve refahını koruyabilmelidirler. Çünkü sağlık hakkı anayasal bir haktır. Bu yüzden afetlerde yıkılmayan ve hizmet vermeye devam eden güvenli Hastanelere ihtiyaç vardır. Ayrıca güvenli hastaneler başta sağlık hizmeti sunanlar olmak üzere mevcut sağlık tesislerini güçlendirmek için zarar azaltıcı önlemlerin kullanılmasını gerektirmektedir. Mevcut eksikliklerden dolayı gerek duyulan bu çalışmanın amacı, Gümüşhane ilindeki devlet hastanelerinin afetlere karşı güvenlik seviyelerini belirlemek ve hastanelerin mevcut durumlarını ortaya çıkarmaktır. Bu çalışma tanımlayıcı niteliktedir. Araştırmada 2018 yılında Gümüşhane ilindeki 6 devlet hastanesinin HAP'larının son bölümünde yer alan güvenli hastane bölümü incelenmiştir. Araştırmanın verileri, WHO tarafından 2015 yılında yayımlanan "Hospital Safety Index: Guide for Evaluators" isimli rehber kitapta geliştirilen hastane güvenliğini etkileyen tehlikeler, yapısal güvenlik, yapısal olmayan güvenlik ve acil durum ve afet yönetimi modüllerinden oluşan Güvenli Hastane Kontrol Listesi kullanılarak toplanmıştır. Güncel gereklilikler çerçevesinde uzman görüşlerine başvurularak KBRN-E konusuna 20 soru ve hassas gruplar konusuna 10 soru olmak üzere toplamda 30 soru kontrol listesine dâhil edilmiştir. Güvenli Hastane Kontrol Listesinde yer alan sorularla birlikte toplam 181 soru üzerinde inceleme gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucunda Gümüşhane A Hastanesi'nin Güvenlik Puanı 100 üzerinden 62,50, B Hastanesi'nin 73,90, C Hastanesi'nin 85,55, D Hastanesi'nin 77,15, E Hastanesi'nin 89,50, F Hastanesi'nin ise 87,85 olarak bulunmuştur. Çalışmamızda yapmış olduğumuz hastanelerin afetlere karşı değerlendirme aracı, daha ileri çalışmalar için iyi bir atlama noktası olacağı beklenmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Afetlerde lojistik yönetimi: Çanakkale depremi örneği

    Merve Yaman Yüce

    Bu çalışma sırasında afet yönetimi çalışmalarının çıplak gözle görülebilen kısmı afet lojistiği olgusu incelenmiştir. Afet öncesinde, afet sonrası sıfırıncı saniye ve dahi sonrasında arama-kurtarma, beslenme, barınma, içme ve kullanma suyunun sağlanması, sağlık faaliyetlerinin sürdürülebilmesi, gibi birçok faaliyetin sağlanmasını bünyesinde barındıran afet lojistiği kavramının önemi ülkemiz ve dünya ülkelerinin de yaşanan doğal ve insan kaynaklı afetler sonrası açıkça gözlenmiştir. Yaşanan afet sonrası temenni edilen en büyük gaye kısa sürede normal hayata dönüşün sağlanmasıdır. Bu amacın kısa yolunu ise afet lojistiği kavramı oluşturmaktadır. Bu anlamda Çanakkale Ayvacık deprem sahasında incelenerek; yaşanan afet lojistik yönetimi sorunları saptanmaya çalışılmıştır. Çalışma sırasında nitel ve nicel veri toplama yöntemleri kullanılmıştır. Nitel çalışma yöntemi olarak uzmanlar ile yarı yapılandırılmış uzman mülakat görüşmesi ve afetzedeler ile focus grup görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Nicel yöntem olarak ise afete müdahale esnasında görev almış saha personeli ile afetlerde lojistik hizmetlerin değerlendirilmesi faktörü altında gerçekleştirilen ölçek ile anket çalışması yapılmıştır. Ayrıca veri toplanması esnasında, kurumlara keşif gezileri yapılmış, ses kayıtları, not defteri oluşturma ve fotoğraf çekimi gibi farklı veri toplama yöntemleri de kullanılmıştır. Yapılan çalışmalara geçerlilik ve güvenilirlik testleri uygulanmış ve güvenilirlik değeri % 95'in üzerinde tespit edilmiştir. 5 li Likert ölçek ile gerçekleştirilen anket sorularının tümüne katılımcılar katılıyorum ifadesini tercih etmiştir. Afetzedelerin yardımların ulaştırılması hususunda memnuniyeti söz konusu iken kalıcı barınma hizmetleri ve hak sahibi olma konularında ise eksiklikler tespit edilmiştir. Uzmanlar ile yapılan yarı yapılandırılmış mülakat çalışmasında yetki kargaşası, tatbikat eğitimleri ve hazırlık aşamasında belirgin eksikler, TAMP ve hizmet grubu kavramlarının saha da uygulanamaması, hizmet grup lojistiğinin hiç oluşmaması, afet lojistik yönetim faaliyetleri esnasında muhtarlardan alınan bilgilerin aktif kullanılmasının yanlışlığına vurgu yapıldığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet Yönetimi, Afet Lojistiği, Çanakkale Depremi.