Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Afet yönetiminde müdahale ekiplerinin organizasyonunda yaşanan yönetsel sorunlar: Van depremi örneği

    Cemal Yılmaz

    Afet, bireylerin ve toplumların üzerindeki olumsuz etkileri uzun süre devam eden olaylardır. Afet sosyal hayatı ve insan yaşamını kesintiye uğratan bir durumdur. Ülkemiz deprem, çığ, sel, yangın, kaya düşmesi vb. afetlerin tehlikelerin sık sık görüldüğü bir coğrafyadır. Bu çalışma, Türkiye'de olabilecek depremlere yönelik afet zararlarını en aza indirmek ve can ve mal kaybını azaltmak amacıyla afet anında ve müdahale safhasında müdahale ekiplerinin karşılaştıkları organizasyon eksikliklerini ve aksayan yönlerini ortaya koyarak bunlara yönelik çözüm önerileri getirerek can ve mal kaybını en aza indirmek ve müdahale ekiplerinin etkinliğini artırmak amacını taşımaktadır. Araştırmada nitel ve nicel yöntem kullanılmış. Nitel araştırmada VAN depremine katılan arama ve kurtarmayı yöneten idareciler ve ekip şeflerine yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile yapılan görüşmelerde, depreme müdahale organizasyonunda yaşanan örgütlenmeye bağlı sorunlar derinlemesine incelenmiştir. Nicel araştırmada ise likert ölçeği yöntemi ile oluşturulan araştırma anketi VAN depremine müdahalede bulunan arama ve kurtarma çalışmalarına katılan görevlilere uygulanmış. Yaşanan örgütsel sorunların boyutları ve düzeyi tespit edilerek incelenmiştir. Elde edilen bulgulardan öne çıkanlar; yasa ve mevzuatların teorik ve pratikte uygulanmasında eksikliklerin olduğu ve kâğıt üzerindekiler sahaya yansıtılmadığı, toplumu bilgilendirmede sıkıntıların olduğu, stok ve depo çalışmalarından eksiklerin görüldüğü, hasar tespitinde sorunların yaşandığı, gelen yardımların toplanması ve dağıtımında sıkıntılar yaşandığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda yapılacaklar arasında; kâğıt üzerindeki afet yönetiminin (TAMP) uygulanmasında yasal zorunluluk ve denetimi, hasar tespit çalışmalarında yeterli uzman, sisteme dayalı iaşe ve malzemelerin dağıtımı, depreme karşı halkı bilgilendirme bakımında öneriler sunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Samsun Büyükşehir Belediye İtfaiyesi İlkadım Bölge Grup Amirliği 2016 yılı kayıtlarının afet yönetimi açısından analizi

    Gürkan Yılmaz

    Bu çalışma retrospektif tipte bir çalışma olup araştırma verileri; Samsun Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı İlkadım Bölge Grup Amirliğine ait 01 Ocak 2016 ile 31 Aralık 2016 tarihleri arasındaki 1 yıllık olay raporları incelenerek elde edildi. Çalışmada, yangın ve diğer acil durumlara yol açan tehlikeler belirlenerek risk odaklı bir afet yönetimi ile yangınlara ve diğer acil durumlara karşı tedbir ve önlemlerin alınmasına katkı sağlamak, can ve mal kayıplarını en aza indirmek için bilimsel öneriler sunmak amaçlanmaktadır. 2001 adet olay raporundan elde edilen verilerin analizinde; frekans ve yüzde dağılımları ile Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Ki-Kare Bağımsızlık testi ve Tek Örneklem Ki-Kare testi kullanılmıştır. Bu çalışmada itfaiye ile ilgili olay türlerinin dağılımı incelendiğinde ilk sırada yangın (%42,3) yer alırken bu durumu sırası ile hayvan kurtarma (%18,6) ve güvenlik tedbirleri (%14,2) olduğu tespit edilmiştir. Yangın türleri incelendiğinde en sık konut yangınlarının (%30,4) meydana geldiği saptanmıştır. Yangın nedenleri arasında ilk sırayı sigara (%21,6), ikinci sırayı elektrik kontağı (%21,3) oluşturmaktadır. Konut, fabrika/işyeri ve depo yangınlarının en fazla 08:00-15:59, araç yangınlarının en fazla 16:00-23:59 saatleri arasında meydana geldiği belirlenmiştir. Konut yangınlarının kış, ot yangınlarının yaz ve çöp yangınlarının sonbahar mevsiminde en sık meydana geldiği tespit edilmiştir. Fabrika/işyeri ve depo yangınlarına müdahale süresinin diğer yangın türlerine daha fazla olduğu ve gruplar arasındaki anlamlı farkın olduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    17 Ağustos 1999 depremi ile 23 ekim-9 Kasım 2011 Van depremlerinin kriz yönetimi açısından karşılaştırılması

    Armağan Çınar Yolcu

    Krizlere, can ve mal kayıplarına neden olan, zamanı önceden tespit edilemeyen afetler ülkemizde sıkça yaşanmaktadır. Maddi ve manevi kayıplar açısından büyük hasar veren 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde meydana gelen depremler Türkiye'nin afet yönetimi ve kriz yönetimi açısından eksikleri olduğunu göstermiştir. Depremler sonrasında kanunlar, yönetmelikler ve planlar hazırlanmış, afet yönetimi açısından önemli gelişmeler yaşanmıştır. Ayrıca ülkemizde mevcut afet yönetimi anlayışı olan afetlerden sonra yara sarma ve kriz yönetimi anlayışının değişmesi gerektiği gerçeği ortaya çıkmıştır. Bu anlamda afetlerden önce hazırlık çalışmalarının yapılması gerekliliği, olası bir afete karşı kriz planlarının oluşturulması ve yerel yönetimlerin afet ve kriz yönetiminde daha etkin rol alması gerektiği ortaya çıkmıştır. Ülkemizin afet yönetimi anlayışındaki değişikliklerle ilgili önemli gelişmelerden olan 5902 sayılı "Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun" çıkarılmış ve ülkemizdeki afet yönetim sisteminde değişiklikler olmuştur. Bu kanun ile Başbakanlığa bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı kurularak yetkilerin ve sorumlulukların tek elde toplanması sağlanmıştır. 1999 yılından sonraki afet ve kriz yönetimi alanında yaşanan gelişmeler 23 Ekim-9 Kasım 2011 tarihlerinde meydana gelen Van depreminden sonra uygulama alanı bulmuştur. Fakat 2011 yılında meydana gelen Van Depremi göstermiştir ki yaşanan gelişmelere rağmen afet ve kriz yönetimi açısından eksikliklerin devam ettiği ortaya çıkmıştır. Çalışmanın amacı bir afet ülkesi olan Ülkemizde büyük can ve mal kayıplarına neden olan 17 Ağustos 1999 Depremi ve 2011 Van Depremi kriz yönetimi ve afet yönetimi açısından incelenmiş, olumlu ve olumsuz örnekler ortaya konmuştur. Olası depremlerde etkin bir afet ve kriz yönetiminin yerleşmesini sağlayarak can ve mal kayıplarının en aza indirmek amaçlanmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Sağlık personellerinin afetlere hazırlık düzeylerinin incelenmesi :Çanakkale İli örneği

    Mehmet Şirin Yıldız

    Afetlerin ne zaman nerede meydana geleceği tam olarak bilinmemekle birlikte bazı parametreler kullanılarak sadece tahmin yürütülebilmektedir. Afetlerin bu bilinmezliği, mutlak bir hazırlığın gerekliliğini de beraberinde getirmektedir. Türkiye'de 1999 Marmara Depreminden sonra afetlere hazırlık çalışmaları ivme kazanmıştır. Afetlere hazırlık aşamasında tüm kamu ve özel kuruluşların gerekli çalışmaları yapması önem arz etmektedir. Özel ve kamuya ait sağlık kurumları bu kuruluşların başında gelmektedir. Sağlık kurumlarının büyük bir bölümünü oluşturan hastaneler, haftanın yedi günü ve günün yirmi dört saati hizmet vermektedir. Hastanelerde bulunan insanların hassas grupta (yaşlı, hasta, ameliyatlı, engelli, çocuk, hamile vb.) olmaları, hastanelerin olağandışı durumlara hazırlığının en üst seviyede olması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Çalışmanın amacı; Çanakkale ilinde bulunan hastanelerde çalışan personelin afetlere hazırlık düzeylerini incelemektir. Yapılan bu çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Çanakkale Devlet Hastanesi, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve Çanakkale Anadolu Hastanelerinde çalışan 386 personel oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Fatih Karabıyık'ın 2010 yılında ''Sağlık Afet Yönetiminde Planlama Ve Risk Analizleri'' isimli tez çalışmasında geliştirmiş olduğu anket formu kullanılmıştır. Uygulanan 386 anket formundan 370 tanesi analizler için uygun görülmüştür. Elde edilen verilere frekans analizi, Bağımsız Gruplarda T testi, Tek Yönlü Anova ve Mann-Whitney U Testi uygulanarak sonuçlara ulaşılmıştır. Uygulanan istatistiki analizler sonucunda, çalışmaya katılan sağlık personellerinin %44,3'ü daha önce herhangi bir afet eğitimi almadığını, %50,8 de daha önce afetlerle ilgili herhangi bir tatbikata katılmadığını belirtmiştir. Birinci derece deprem bölgesinde yer alan Çanakkale ili hastane personelleri üzerinde yapılan bu araştırmada, eğitim ve tatbikat eksikliklerinin yüksek seviyede çıkmasının, afet durumunda hastanede bulunan personel ve hastalar açısından tehlike arz ettiği söylenebilir. Yapılan çalışma sonucunda araştırmaya katılan sağlık personelinin afetlere hazırlık düzeyleri orta seviyede (2,97) bulunmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Nükleer afetlerde kriz yönetimi

    Havva Yılmaz

    Modern zamanların yükselen değeri haline gelen enerji, az gelişmiş, gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler açısından ekonomik ve sosyal hayatın sağlıklı bir biçimde işleyebilmesi için büyük önem arz etmektedir. Ülkemiz için de aynı durum söz konusudur. Ülkemizde enerji arzı, enerjiye olan talebi karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Bu durum 2000'li yıllar itibariyle daha bariz hissedilmeye başlamış; enerjiye duyulan ihtiyaca paralel olarak enerjide dışa bağımlılık indeksi giderek yükselmiştir. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak adına, yeni enerji kaynaklarının yaratılması ve tasarruf tedbirlerinin artırılması için yetkili otoriteler alternatif arayışlarına hız vermiştir. Fosil yakıtların tükenmek üzere olması durumu "küresel bir gerçek" olarak enerji otoritelerinin ajandalarında yer almaktadır. Bu yüzden alternatif enerji arayışlarına yönelim çabalar hızlanmıştır. Ülkemiz, linyit hariç öteki fosil yakıtlar rezervleri bakımından yoksul bir ülkedir. Bu nedenle nükleer enerji de dâhil tüm alternatif enerji yolları titizlikle değerlendirilmektedir. Bu kapsamda geliştirilen nükleer santral projeleri ve bu projelerin uygulama safhasına geçmiş olması sık sık kamuoyu gündemini tartışmalarla meşgul etmektedir. Disiplinler arası yaklaşım sergileyen, teorik nitelikteki bu çalışmada; nükleer afetlerde yaşanabilecek kriz durumlarında, uygulanması gereken kriz yönetimi projeksiyonunun değerlendirilmesi hedeflenmektedir. Bu bağlamda Dünyadaki ve Türkiye'deki mevcut durum incelenerek; sorunlu alanlar tespit edilecek ve bu noktada sorunlara ilişkin çözüm önerileri ve uygulama stratejileri sunulacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Kurumlararası koordinasyon ve işbirliğinin afet yönetimi üzerine etkisi: Türkiye AFAD örneği

    Sıdkı Küçükkaya

    Türkiye; jeolojik yapısı ve iklim özellikleri itibariyle geçmişte birçok afet yaşamış olup günümüzde de afetler açısından yüksek risk taşıyan bir konumda bulunmaktadır. Türkiye'de afet yönetimi alanında yaşanan sorunlardan birisinin kurumlararası koordinasyon ve işbirliği eksikliği olduğu düşünülmektedir. Bu kapsamda yürütülen çalışma ile Türkiye'de afet yönetimi alanında görevli kurumlar arasında koordinasyon ve işbirliği düzeyinin mevcut durumu, kurumsal ve dış etkenlerin kurumlararası koordinasyon ve işbirliğinin sağlanmasındaki rolü, kurumlararası koordinasyon ve işbirliğinin afet yönetimi safhaları (afet öncesi, esnası ve sonrası) üzerine etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma konuyla ilgili tanım ve kuramlar ile birlikte İl Afet ve Acil Durum Müdürlükleri çalışanlarından toplanan alan araştırması bilgilerini içermektedir. Araştırmanın tanım ve kuramsal kısmı kaynak taraması, alan araştırma kısmı ise anket yöntemi kullanılarak toplanan veriler ile oluşturulmuştur. Araştırma hipotezlerinden HMD, HKE ve HDE frekans analizi, HAÖ, HAE ve HAS regresyon analizi, HDÖ1 bağımsız örneklem t testi ve HDÖ2 tek yönlü anova kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak Türkiye' de afet yönetimi alanında görevli kurumlar arasında orta düzeyli koordinasyon ve işbirliğinin mevcut olduğu, kurumsal ve dış etkenlerin kurumlararası koordinasyon ve işbirliğinin sağlanmasında yüksek düzeyde rol aldığı, kurumlararası koordinasyon ve işbirliği mevcut durumunun afet öncesi hazırlık, afet esnası müdahale ve afet sonrası iyileştirme faaliyetleri üzerinde etkili olduğu ayrıca afet yönetiminde görevli kurumlar arasında koordinasyon ve işbirliğinin mevcut olduğu görüşüne katılımın çalışanların eğitim durumu ve unvanlarına göre anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Afet / Acil Durum, Afet / Acil Durum Yönetimi, Afetlerde Koordinasyon ve İşbirliği, Türkiye'de Afet Yönetimi, Yönetim ve Fonksiyonları.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Deprem bilgi düzeyi ve depreme hazırlıklı olma durumu: Erzincan ili

    Uğur Yayla

    Araştırma, deprem tehlikesi açısından Türkiye'nin en önemli şehirlerinden biri olan Erzincan ilinde yaşayan bireylerin deprem bilgi düzeylerini ve depreme hazırlıklı olma durumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma Erzincan il merkezinde ikamet eden 18 yaş ve üstü 400 yetişkin bireye anket uygulanarak yapılmıştır. Araştırmada, katılımcıların "deprem bilgi puanı" ortalamaları (82,17±17,24) oldukça yüksek olmasına rağmen "deprem davranış puanı" ortalamaları (36,27±23,83) buna nispeten düşük çıkmıştır. Bilgi puanı ortalamaları açısından erkekler ve kadınlar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunamazken, davranış puanı ortalaması açısından erkekler ve kadınlar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Katılımcılardan evli olanların bekar olanlara, kendi evinde oturanların kirada oturanlara ve aylık gelir düzeyi yüksek olanların düşük olanlara göre bilgi puanı ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunamazken davranış puanı ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Katılımcıların evlerinde ilkyardım çantası ve yangın söndürme cihazı bulundurulması gerektiği bilgisi yüksekken bu bilgiyi davranışa dönüştürme oranı düşüktür. Araştırmada, katılımcıların kendilerini depreme hazır hissetme oranının (%6,2) oldukça düşük olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak Erzincan ilinde yaşayan bireylerin deprem bilgi puanı ortalamasının yüksek olduğu ancak davranış puanı ortalamasının düşük olduğu tespit edilmiştir. Bireylerin deprem bilgilerini davranışa dönüştürmeye yönelik kamu kuruluşları ve özel kuruluşlar aracılığıyla uygulamalı eğitimler verilmelidir. Anahtar Sözcükler: Afet, Deprem, Deprem Bilgi Düzeyi, Erzincan, Hazırlıklı Olma Durumu

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    İşletmelerde iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları farkındalığının tespiti ve acil durum planlarının uygunluğu araştırması

    Eyyüp Yildiz

    Afet ve acil durumlar çok çeşitli yapılara zarar vermektedir. Bunların başında maddi ve manevi unsurlarıyla işyerleri gelmektedir. Bu zararların önüne geçmek amacıyla İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) kanununa dayanılarak 2013 yılında 'İş Yererinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik' metni yayımlandı. Bu saha araştırması kamu kurumu ve özel işletmelerin işyeri acil durum planları uygunluğu ve çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) ile ilgili farkındalıklarını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada nitel ve nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Nitel araştırma kapsamında Gümüşhane ve Trabzon illerinde bulunan kamu kurumu ve özel işletmeler arasından örneklem olarak seçilenlerin kurumlarındaki üst yöneticilerle veya İSG uzmanlarıyla yüz yüze görüşme, Nicel araştırma kapsamında çalışanlarına anket yapmak üzere randevu talep edildi. Toplamda Gümüşhane'den 20, Trabzon'dan 11 olmak üzere 31 adet kamu kurumu ve özel işletme randevu talebini kabul ederek çalışmanın yapılmasına izin verdi. 563 çalışana anket 31 yönetici veya İSG uzmanıyla yüz yüze görüşme yapılarak çalışma tamamlandı. Acil durum planları, yönetmeliğin öngördüğü açıdan sorgulandığında Gümüşhane'den katılan işyerlerinde %95, Trabzon'dan katılan işyerlerinde %63,63 eksik olduğu tespit edildi. Çalışanların kurumsal İSG uygulamaları hakkında bilgi düzeyi 3,55 ve kurumsal uygulamalar hakkında görüşleri 2,88 ortalama ile orta düzeyde olumlu olduğu tespit edilmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve ilgili kuruluşların ortaklaşa bir acil durum planı taslağı oluşturmaları ve çalışanların İSG ile ilgili farkındalık düzeylerini artırmak ve İSG uygulamalarına daha pozitif yaklaşımlarını sağlayacak eğitim çalışmaları yapmaları sağlanmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Doğal afetlerin afetzedeler üzerine psikolojik etkileri: Trabzon ili örneği

    Seda Bağbancı

    Eski zamanlardan bu yana, doğal afetlerin afetzedelerde maddi kayıplara sebep olmasının yanında afetzedeleri ömür boyu etki altına alabilecek davranışsal tepkilerin oluşmasına sebep olabileceği bilinmektedir. Doğal afetlerin afetzedeler üzerinde yarattığı psikolojik etkiler hakkında literatürde çok sınırlı bilgi yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, Trabzon il ve ilçelerinde yaşanan doğal afetlerin yarattığı psikolojik etkileri afeti yaşayan ve yaşamayan 63 kişilik iki grupta karşılaştırmalı olarak değerlendirmek idi. Çalışma yöntemi olarak afeti yaşayan ve yaşamayan kişilere anket uygulanarak elde edilen sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirildi. Çalışma sonucunda; afetzedelerin doğal afet sonrasında ilk duygu çeşidinin çoğunlukla korku ve panik olduğu, olayı hatırladıklarında üzüntü hissettikleri, ilk fizyolojik tepkilerinin nefes alışında ve kalp atışında artış olduğu ve davranış olarak olay sırasında ne yapacaklarını bilemedikleri gözlendi. Diğer yandan, afet hakkında ön bilgisinin az olduğunu belirten kişilerin daha fazla travmatik etkilendikleri ve kadınlarda erkeklere göre travmatik etkinin daha fazla olduğu gözlendi. Ancak afetzedeler tekrar yaşayabilecekleri afetlere karşı kendilerinin daha bilinçli olabileceklerini belirttiler. Bu doğrultuda, doğal afetlerin psikolojik açıdan yaratacağı olumsuz etkileri azaltmak için afet bilinci ve doğal afetler hakkında ön bilgi edinme duyarlılığının yerleşmesi bu olumsuz etkilerin azalmasında yardımcı olabilir ve bu konunun ileri çalışmalarla desteklenmesi yarar sağlayabilir. Anahtar kelime: Afet Bilinci, Afet Psikoloji, Afet Sonrası Davranışlar, Doğal Afet

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Afet müdahale kurumu olarak hastane ve ambulans hizmet kalitesi ile hasta memnuniyet ilişkisi bir uygulama

    Sümeyya Kaya Budak

    Sağlık sektörü değişen dünya ile birlikte devamlı olarak kendini yenilemektedir. Bu yenilenme ile birlikte hizmeti veren sağlık kuruluşlarının da kaliteyi artırması gerekmektedir. Sağlık hizmetlerinin doğrudan insan sağlığı ile ilgili olması ve istenmeyen hataların olumsuz sonuçlara yol açmaması için sağlık hizmet kalitesinin diğer hizmetlere oranla daha yüksek kalitede olmasını zorunlu kılmakta ve hasta memnuniyetini en üst düzeye çıkarmaktadır. Özellikle afet durumlarında sağlık hizmet kalitesinin daha da iyi olması kaçınılmaz bir sonuçtur. Bu araştırmanın temel amacı hizmet kalitesinin hasta memnuniyeti üzerine etkisini belirlemektir. Bu amaç çerçevesinde hizmet kalitesinin alt boyutları olan fiziksel varlıklar, güvenirlik, yanıt verme, güven ve empatinin hasta memnuniyetine etkisi araştırılacaktır. Bu temel amaç yanında; afet yönetimi açısından son derece önemli olan, bir afet lojistiği aracı olarak ambulans hizmet kalitesi faktörlerinin önem düzeyi ve ambulans hizmet kalitesi ile hizmet kalitesi ilişkisi tespit edilecek, ambulans hizmet kalitesinin hasta memnuniyetine etkisi ortaya konacaktır. Tez çalışması kapsamında gerçekleştirilen araştırma Gümüşhane Devlet Hastanesi'nde yatan hastalar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Anket yöntemiyle toplanan veriler SPSS programında uygulanmış ve değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda hizmet kalitesinin hasta memnuniyeti üzerine etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte hizmet kalitesinin alt boyutları olan fiziksel varlıklar, güvenirlik, yanıt verme, güven ve empatinin hasta memnuniyetini olumlu etkilediği belirlenmiştir. Hizmet kalitesi ile ambulans hizmet kalitesi arasında ilişki olduğu ve ambulans hizmet kalitesinin hasta memnuniyetini etkilediği görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Afetlere müdahale eden örgütlerde işgören tatmini ile başarı algısı ilişkisi: AFAD örneği

    Hikmet Akyol

    Ülkemizde doğa afetlerinin sık olarak yaşandığı bilinen bir gerçektir. Yaşanan doğa afetleri sırasında çok sayıda kişi yaşamını yitirmekte ve ekonomik açıdan önemli kayıplar yaşanabilmektedir. Bu duruma bağlı olarak yaşanan afetlere doğru ve etkin bir şekilde müdahale edilip edilmediğinin tartışmalarının sürekli yaşandığına şahit olunmaktadır. Söz konusu doğa afetlerinin meydana gelmesi sonucu önemli kayıpların yaşanması ve akabininde görülen ciddi tartışmalar etkin bir afete müdahale sistemini zorunlu kılmıştır. Bu sistem içerisinde hiç şüphe yok ki arama ve kurtarma örgütlerine önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Bu örgütlerde görev alan personelin başarı düzeylerini etkileyecek faktörlerin ortaya konulabilmesi, afete müdahalede başarı düzeyini ve dolaysıyla kurtarılan can sayısını pozitif etkileyebileceğinden önemli olduğu ileri sürülebilir. Bu araştırma Erzurum Afet ve Acil Durum Arama ve Kurtarma Birliği personelinin tatmin düzeyleri ile başarı algıları arasındaki karşılıklı ilişkinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Araştırma için seçilen söz konusu Birlik Türkiye'de halen görev yapmakta olan, AFAD'a bağlı 11 birlikten birisidir. Araştırma bulgusuna göre personelin tatmin düzeyleri ile başarı algıları arasında anlamlı bir ilişki söz konusudur. Araştırmada işgören tatmini ile başarı algısının alt boyutlarının karşılıklı etkileri ölçülerek, analiz edilmiştir. Söz konusu analizler sonucunda önemli bulgular ortaya konulmuştur. Bu bulguların araştırmanın yapıldığı Birlik ve benzer örgütler açısından önemli ve yol gösterici yönleri olduğu ileri sürülebilir. Aynı zamanda ileride yapılacak araştırmalara da katkı sağlayabileceği savunulabilir. Anahtar Kelimeler: İşgören Tatmini, Başarı Algısı, Afete Müdahale Performansı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Afet lojistiğinde stok kontrolüne yönelik veri analizi

    Ünal Yaprak

    Afet kavramının çeşitli tanımları olmakla beraber en genel ve kabul göreni Birleşmiş Milletlerin de kabul ettiği tanımdır. Bu tanıma göre; "insanlar için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplara neden olan, normal yaşamı durdurarak veya kesintiye uğratarak toplumları etkileyen ve yerel imkanlar ile baş edilemeyen her türlü doğal, teknolojik veya insan kaynaklı tüm olaylara" afet denilmektedir. Herhangi bir afet durumunda afetzedelere ve etkilenen kişilere organizeli ve planlı bir şekilde yardım sağlanması, planlı bir afet yönetimi ile mümkündür. Afet yönetiminde etkin bir hazırlık evresi sonucu yardımların zamanında ve yeterli bir şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında ise planlı ve etkin bir lojistik devreye girmektedir. Afet lojistiği altı doğru çerçevesinde gerçekleşmektedir. Doğru miktarda yardımın doğru ihtiyaç sahiplerine, doğru yerde, doğru zamanda, doğru yöntemler kullanılarak, doğru yardımların ulaştırılması bu altı doğru ilkesini oluşturmaktadır. Doğru miktarda yardımın diğer ilkeler çerçevesinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması ise planlı bir şekilde yapılacak stok kontrolünü gerektirmektedir. Yardım malzemelerinin en doğru ve verimli bir şekilde stok kontrolünün yapılması, en uygun yöntemin seçilmesi ve geçmiş yıllarda meydana gelen talep miktarları dikkate alınarak yapılan bilimsel analizler sonucunda mümkün olacaktır. Sonuç olarak, afet lojistiğinde en önemli konulardan birisi olan yardım malzemelerinin stok kontrolünün yapılmasıyla, meydana gelen afetlerden doğabilecek zararların azaltılması veya yok edilmesi mümkün olacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Gümüşhane ilinin köse ilçesinde halkın afet konusundaki bilgi ve bilinç düzeylerinin tespiti araştırması

    Cem Meral

    Gümüşhane ilinin Köse ilçesinde yapılan araştırmamız halkımızın afetler konusundaki temel bilgi ve bilinç düzeylerinin tespit edilmesini amaçlamaktadır. Çalışma 2013 yıl Haziran ve Temmuz aylarında Gümüşhane ilinin Köse ilçesinde yapılmıştır. Çalışmanın evrenini Gümüşhane ilinin Köse ilçesinde yaşayanlar oluşturmaktadır. Örnekleme yöntemi rastgele tabakalama yöntemi ile 1/10 oranında seçilmiştir ve araştırmaya katılmayı kabul edenlere uygulanmıştır. Araştırmada, daha önce yapılan araştırmalar taranmış ve anket tekniği kullanılarak elde edilen veriler SPSS 15 Programında değerlendirilmiştir. İstatistik analizi için Ki-Kare testi kullanılmıştır. Anketimiz 20 sorudan oluşmuştur. İlk üç soruyu yaş, eğitim ve cinsiyet soruları oluşturmaktadır. Diğer 17 sorusu ise katılımcıların afetler konusundaki bilgi ve bilinç durumlarını tespit etmeye yönelik sorulardır. Araştırma için 254 adet anket formu yüz yüze görüşme tekniği ile doldurulmuştur. Araştırmamızın sonunda halkımızın afetler konusunda yeterli bilgi ve bilinç düzeyine sahip olmadığı, eğitim seviyesine bağlı olarak afetlerle ilgili konularda bilgi sahibi olma durumunun arttığı, kadın katılımcıların erkeklere oranla afetler konusunda bilgi ve bilinç düzeylerinin daha düşük olduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Ülkemizde afet yönetimi, Gümüşhane örneği ile Gümüşhanede yaşayan üniversite gençlerinin afetle ilgili bilgi düzeyleri

    Ali Yıldız

    Gümüşhane özelinde değerlendirdiğimizde, afetlerle ilgili önemli sorunlardan biri de gençlerin bilgi, ilgi ve bilinç eksikliğidir. Gençlerimizin %81'i afet eğitimi almadığını, %78,4'ü kendini afetler konusunda yeterli görmediğini belirtmektedir. Ayrıca gençlerimizin %72,4'ü yaşadığı konutun dayanıklılığını bilmemekte, %47,5'i afet sigortası olmadığını belirtmekte, %51,5'i ise afet sonrası konutunda hasar oluşursa hangi kurumla irtibata geçeceğini bilmemektedir. 2009 yılında faaliyete geçen Başbakanlık AFAD'ın en hızlı şekilde kendi personelini eğitmesi, özellikle risk yönetimi konusuna eğilmesi bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve belediyelerle ortak paydada çalışmalarını yürütmesi gerekmektedir. Halkın bilgi eksikliğini giderici, bilinç düzeyini arttırıcı çalışmalar yapılmalıdır. Bu konu sadece AFAD'a bırakılmamalı, bütün kurumların özellikle Milli Eğitim Bakanlığının afet eğitimi konusunda yeni nesilleri yetiştirmesi ülkemiz geleceği açısından çok önem taşımaktadır

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Acil yardım, kurtarma ve müdahale çalışanlarının liderlik stilleri ile çatışma yönetim stratejilerinin ilişkisi üzerine bir çalışma: Erzurum ili örneği

    Melikşah Turan

    Yönetim, yönetici, lider ve çatışma kavramları bireysel farklılıklardan doğan kavramlardır. Yönetim; mevcut kaynakları amacına uygun, verimli bir şekilde kullanmak için yapılan çalışmalar bütünüdür. Yönetici; yönetim gücünü elinde bulunduran, çekip çeviren, idare eden kişidir. Bir grubun bir amacı gerçekleştirmek için belirli bir kişinin arkasından gitmesine liderlik denir. Modern anlayışlara göre çatışma bireyler veya örgütler arası kırgınlık, düşmanlıklarla beraber kullanılan olumsuz, kaçınılmaz bir kavramdır. Örgüt içerisinde oluşan çatışmayı; bastırmak, kaldırmak ya da oluşmasını engellemek işletmenin başarısını olumsuz yönde etkileyeceğinden çatışmanın amaçlar doğrultusunda yönetilmesi önerilmektedir. Bu çalışmada; sürekli stresli çatışma ortamında çalışan acil çalışanlarının liderlik ve çatışma yönetim stratejileri belirlenmesi amaçlanmıştır. Erzurum ili acil yardım, kurtarma ve müdahale çalışanlarına liderlik stilleri ile çatışma yönetim stratejileri araştırıldı. Sonuç olarak çalışanların; etkileşimci liderlik tarzını (3,21), dönüşümcü liderlik tarzından (3,08) daha fazla kullandıkları gözlendi. Çatışma yönetim stratejisi olarak hükmetmeyi (3,34) tercih etmelerine rağmen; bütünleştirme (3,08), uzlaşma (2,98), kaçınma (2,97), uyma (2,93) stratejilerini de kullandıkları tespit edilmiştir. Liderlik tarzları ile çatışma yönetim stratejileri arasında ilişki incelendiğinde; her iki liderlik tarzındaki yöneticilerin (standardize edilmiş regresyon katsayıları 0,799- 0,745) çatışma yöntemi olarak bütünleştirme stratejisi kullandıkları görüldü. Acil, yardım ve müdahale yöneticilerinin mesleklerinden ve çalışma ortamlarından dolayı dönüşümcü liderlik tarzını ve bütünleştirme çatışma yönetimini benimsemeleri ve uygulamaları gerektiği kanaatine varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Acil yardım, kurtarma ve müdahale çalışanlarının ruhsal zeka ve tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi üzerine bir çalışma: Gümüşhane ili örneği

    Sedat Çat

    Ruhsal zeka, yaşamın hem fiziksel tarafı ile hem de manevi yönüyle ilgilenen, bilginin eksiksiz ve doğru anlaşılmasını sağlamayan bir zeka türüdür. Bireyin iç dinamiklerinin azalması olarak ifade eden tükenmişlik, insanlarla birebir çalışan, iş stresinin, yükünün ve sorumlulukların fazla olduğu meslek mensuplarında sık ortaya çıkan bir sendromdur. Tükenmişlik duygusal tükenme, duyarsızlaşma, bireysel başarı duygusunun azalması olmak üzere üç evreden oluşur. Bu çalışmada, Gümüşhane ilinde acil yardım, kurtarma ve müdahale çalışanlarının ruhsal zeka ve tükenmişlik düzeyleri ve bu iki kavram arasındaki ilişki saptanmaya çalışılmıştır. Acil yardım, kurtarma ve müdahale çalışanlarının ruhsal zeka düzeyleri ile ilgili sorulara daha çok katılıyorum (3,16) diye cevapladıkları tespit edilmiştir. Tükenmişlik; duygusal tükenme (2,39), duyarsızlaşma (2,13), bireysel başarı duygusunun azalması (2,33) olarak üç boyutta incelenmiş ve her boyutta düşük bulunmuştur. Ruhsal zeka ile tükenmişlik boyutları arasındaki ilişki incelendiğinde; standardize edilmiş regresyon katsayıları duygusal tükenmişlik için (0,566), duyarsızlaşma için (0,500), bireysel başarı duygusunun azalması için (0,570) olarak tespit edilmiştir. Çalışanlarının ruhsal zekaları ile tükenmişliğin her üç boyutu arasında (standardize edilmiş regresyon katsayıları 0,566- 0,500, 0,570) orta düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Acil, yardım ve müdahale yöneticilerinin mesleklerinden ve çalışma ortamlarından dolayı tükenmişlikle mücadele yöntemlerini bilmeleri ve uygulamaları ve gerekli çalışma koşullarının idari birimler tarafından sağlanması gerektiği kanaatine varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Acil Yardım, Kurtarma Ve Müdahale Çalışanları, Ruhsal Zeka (SQ), Tükenmişlik Sendromu.