Yazarlar
- Melikşah Turan(2)
- Nurdan Dizdar(2)
- Uğur Yayla(2)
- Ünal Yaprak(2)
- Abdurrahman Oruç(1)
- Adem Demir(1)
- Ahmet Gülsoy(1)
- Ahmet Özdemir(1)
- Ali Yıldız(1)
- Ali Çam(1)
- Armağan Çınar Yolcu(1)
- Aynur Kaya(1)
- Ayşe Tazegül(1)
- Ayşe Tazegül Bekci(1)
- Bahadır Tercan(1)
- Cem Meral(1)
- Cemal Yılmaz(1)
- Ceren Kaya(1)
- Ceren Şaşmazlar(1)
- Ebru Güleç(1)
- Emre Tosun(1)
- Eyyüp Yildiz(1)
- Ezgi Atalay(1)
- Fatma Akgül(1)
- Furkan Bozkurt(1)
- Galip Usta(1)
- Gülsün Doğan(1)
- Gülüstan Köse(1)
- Gülşah Ayvazoğlu(1)
- Gürkan Yılmaz(1)
- Hasan Yücel(1)
- Havva Yılmaz(1)
- Hikmet Akyol(1)
- Kader Aygün(1)
- Kadir Çavuş(1)
- Kemal Torpuş(1)
- Mehmet Şirin Yıldız(1)
- Melike Çamurcu(1)
- Merve Pınar(1)
- Merve Yaman Yüce(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Halkın nükleer santrallerle ilgili risk, fayda belirsizlik algıları ve bilgi düzeyleri Iğdır ili örneği
Yakup Çelem
Yıllar boyunca endüstri ve sanayideki olağanüstü gelişmeleri ile artan insan popülasyonu enerjiye olan talebin yanı sıra, enerji kaynaklarını etkin kullanma ve nükleer enerji gibi verimi ile dezavantajları yüksek olan yeni enerji kaynakları bulunarak kullanması zaruriyetini arttırmıştır. Artısı ve eksisi düşünülerek kullanılması gereken nükleer enerji santrallerini ile ilgili yapılan literatür çalışmaları Türkiye Iğdır İline oldukça yakın bir bölgede konuşlandırılan Metsamor nükleer santralinin; (MNS) ilkel teknoloji ile yapılması, gerekli önleyici önlemlerin yeterince alınmaması ve atık yönetimin doğru yapılmaması gibi sebeplerle çok fazla risk teşkil ettiğini göz önüne sermektedir. Bu çalışmada Iğdır İlinde risk altında yaşayan bireylerin nükleer santrallerle ilgili risk, fayda, belirsizlik algıları ve bilgi düzeylerinin belirlenmesi amaçlanarak 400 kişiye demografik veriler, 10 adet evet hayır sorusu ve 5'li Likert ölçeği ile hazırlanan 26 soruluk anket uygulandı. Sonuç olarak; katılımcıların nükleer enerji santralleri, olası risk ve faydaları konusunda yeterli bilgilere sahip olmadıkları, gerekli eğitimlere katılmadıkları (%79.2), kaygı düzeylerinin yüksek olduğu (%72.4), %89.4'ünün nükleer santral kazalarının kargaşaya sebebiyet vereceği düşüncesine sahip olduğu belirlendi. Bu bulgular sonucunda halka daha fazla bilgilendirme yapılması, tatbikatlara kurumların yanı sıra halkın katılımı sağlanarak bilgi ve bilincin artırılarak olası bir kazada neler yapacaklarının bilinmesi ile kaygı düzeylerinin ve kargaşanın azaltabileceği öngörülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Acil yardım ve afet yönetimi bölümü öğrencilerinin afet farkındalığı ve afetlere yönelik tutumlarının değerlendirilmesi (Gümüşhane ili örneği)
Nurdan Dizdar
Afetlerin olumsuz etkilerini azaltmak, başarılı bir afet yönetimi ve toplumların afetlere karşı farkındalığının artırılmasıyla mümkündür. Bu araştırma Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü öğrencilerinin afet farkındalığı ve afetlere yönelik tutumlarını değerlendirilmek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan araştırmanın evrenini Nisan-Haziran 2021 tarihinde araştırmanın yapıldığı bölümde öğrenim gören öğrenciler (501 kişi) oluşturmuştur. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeyip evrenin tamamına ulaşılması planlanmış ve COVID-19 pandemisi nedeniyle google form aracılığıyla çevrimiçi uygulanarak 349 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan sosyodemografik özellikler, afet, afet yönetimi, afet farkındalığı, afetlere hazırlık durumları, afetlere karşı tutumlarına ilişkin öğrencilerin görüşlerini değerlendirmeye yönelik sorular ile Afet Tutum Ölçeği (ATÖ) sorularından oluşan anket çevrim içi uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde frekans, t testi, Mann Whitney U, Kruskal Wallis, ANOVA testi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Bu araştırmada Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümünde eğitim gören öğrencilerin afet tutumlarının bilişsel, duyuşsal ve genel boyutun orta düzeyin üzerinde bir ortalamaya sahip olduğu bulunurken davranışsal boyutun orta düzeyin altında bir ortalamaya sahip olduğu tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Deprem sonrası hasarlı yolların yapay zekâ ile tespit edilerek en kısa yol güzergâhlarının anlık optimizasyonu
Nurcan Şimşek
Doğa kaynaklı afetlerden biri olan depremlerden sonra hasarlı yolların belirlenmesi ve hasar görmemiş uygun yolların bulunması, kurtarma işlemlerinin yürütülmesinde, insanların etkilenen bölgeden en kısa sürede tahliyesinde ya da insani yardım malzemelerinin bölgeye sevk edilmesinde hayati önem taşımaktadır. Günümüzde kullanılan geleneksel insan gözlemi ve uydu görüntüleri ile yapılan yol hasarı değerlendirmeleri zaman alıcı ve maliyetli olmalarının yanı sıra sadece yollarda bulunan hasarları inceleyerek afet bölgelerine ulaşabilmek için trafik geçişi hakkında herhangi bir bilgi içermemektedirler. Bu çalışmada; depremlerden sonra meydana gelen yol hasarlarının otomatik belirlenip afet bölgelerine yakın başka bir güzergâhın belirlenmesi için evrişimli sinir ağı ve klasik en kısa yol algoritmasının birbirine entegrasyonu ile hızlı ve verimli bir hibrit taşıma sistemi oluşturulmuştur. CNN algoritması hasarlı ve hasarsız olmak üzere toplamda 552 yol görüntülerinden oluşan veri setinde eğitilerek VGG-16 mimarisi ile gerçekleştirilen test sonrasında %97 oranında doğruluk elde etmeyi başarmıştır. CNN algoritmasının açık yol ve kapalı yol olarak yapmış olduğu tahminler ile klasik en kısa yol algoritması üzerinden hasar gören yollar, kullanılan ceza terimi ile çıkartılıp tüm kullanılabilir güzergâhlar arasından en kısa mesafeli olan güzergâh belirlenmiştir. Bu iki algoritmanın birbirine entegrasyonu ile hızlı ve verimli bir hibrit taşıma sistemi oluşturularak başarılı sonuçlar elde edilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Afetlerle baş etme kapasitesine yönelik ilk 72 saat odaklı kararlar
Zekiye Göktekin
Afet yönetiminin başarısı en küçük birimden en büyük birime kadar etkin bir hazırlık ile mümkündür. Bu süreçte her birimin ihtiyaç analizinin yapılması, zayıf yönlerinin güçlendirilmesi, afetlerle baş etme kapasitesinin artırılması şarttır. Bu doğrultuda doktora tezi olarak yürütülen bu çalışma, afet yönetim sürecinde kritik rolü olan üç paydaş grubunun ilk 72 saatteki sürecinin iyileştirilmesi ile ilgili kararları kapsamaktadır. Çalışmada; illerin afetlerde sağlık hizmeti sunum potansiyeli göreceli olarak değerlendirilmiş (Veri Zarflama Analizi), çok sayıda yerleşim yerine sahip bir bölgede optimum dron lokasyonu belirlemek için bir matematiksel model yaklaşımı ve afetlerin ilk 72 saatine bireysel hazırlıkta kişiye özel acil durum çanta içeriğinin belirlenmesine yönelik bir karar destek sistemi önerilmiştir. Bu çalışmaların; koordinatör birimin hızlı etki değerlendirmesi, mahsur kalınan noktalara ilaç, gıda vb. temininin sağlanması, mahsur kalanların hızlı ve güvenilir kurtarılması çalışmalarına; Sağlık Bakanlığı'nın illerin afetlerde sağlık hizmeti sunum potansiyelinin değerlendirilmesi ve her ilin kapasite geliştirmedeki öncelikli alanlarının belirlenmesi çalışmalarına; bireylerin acil durum çantası hazırlaması adımına fayda sağlamak suretiyle toplumların afete dirençlilik ve baş etme kapasitesinin güçlendirilmesi çabalarına katkı sunması beklenmektedir. Ayrıca bu yaklaşımların stratejik, operasyonel, taktik düzeydeki karar vericilere ve bilim insanlarına fikir vereceği düşünülmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Afete hazırlık davranışlarına etki eden inanç, değer ve tutum faktörlerinin incelenmesi: İzmir ili örneği
Vildan Oral
Afetler açısından riskli ülkelerden olan Türkiye'de yapılan mevzuat değişiklikleri, kurulan sistemler, yürütülen eğitim kampanyaları ile güvenlik açığını ortadan kaldırmak adına yapılan çalışmalar süreklilik arz etmesine rağmen toplumda kendi değer yargıları çerçevesinde oluşturulmuş bir afet hazırlığının eksikliği kendini göstermektedir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı afet hazırlık davranışlarına etki ettiği varsayılan değer, inanç ve tutum değişkenleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyan yapısal bir model oluşturmak ve bu modeli test ederek afet yöneticileri ve paydaşlarına gerekli olan bilgiyi sağlamaktır. Çalışmaya İzmir ilinde ikamet eden 18 yaş ve üzeri bireylerden basit seçkisiz örnekleme metodu kullanılarak belirlenen 800 kişi dahil edilmiştir. Veri toplama aracı olarak; demografik özellikler (10 soru), "Afet Hazırlık İnançları" (3 alt faktör 10 soru) "Afet Hazırlık Değerleri" (8 soru), "Afet Hazırlık Tutumları" (2 alt faktör 11 soru) ve "Afet Hazırlık Davranışları" (20 soru) olmak üzere 5 bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Araştırma soruları 5'li Likert ölçeği ile değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında açımlayıcı faktör analizi ve güvenilirlik analizlerinde SPSS 21.0, ölçüm modelinin oluşturulması, yapısal eşitlik modelinin test edilmesi, uyum indekslerinin belirlenmesi ve doğrudan-dolaylı etkilerin tespit edilmesinde AMOS 24.0 programı kullanılmıştır. Çalışma sonuçları afet hazırlık inançlarının afet hazırlık değerleri, afet hazırlık tutumları ve afet hazırlık davranışlarını doğrudan pozitif yönde etkilediğini; afet hazırlık değerlerinin afet hazırlık davranışlarını doğrudan ve dolaylı olarak pozitif yönde etkilediğini; afet hazırlık tutumlarının (bilişsel, duyuşsal) afet hazırlık davranışlarını pozitif yönde doğrudan veya dolaylı yönde etkilemediğini göstermiştir. Araştırma sonuçlarına dayanarak afet hazırlık davranışlarında köklü değişiklikler yapılarak toplumda bir afet kültürünün oluşturulup yaygınlaştırılması önerilmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin afetlere yönelik hizmetlerinin değerlendirilmesi: Nitel bir çalışma
Ahmet Özdemir
Afet yönetimi, kamu kurum ve kuruluşlarının, yerel yönetimlerin, özel sektörün, STK'ların ve halkın işbirliği içerisinde önceden belirlenen yetki ve sorumlulukları yerine getirebilmesi ile başarıya ulaşabilmektedir. Dünyada afet yönetimi politikaları yerelleşme eğilimine girmiş durumdadır. Bu doğrultuda yerel yönetimlerin en önemli parçası olan büyükşehir belediyelerine çok sayıda sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumlulukları yerine getirebilmek için büyükşehir belediyelerinin mali, personel ve teknik açıdan değerlendirilmesi ve gerekli konularda desteklenmesi gerekmektedir. Ayrıca büyükşehir belediyelerine afet yönetimi ile ilgili daha fazla yetki ve sorumluluk verilerek rolleri net bir şekilde belirlenmelidir. Bu çalışmanın amacı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin afetlere yönelik hizmetlerinin Kocaeli ilinde görev yapan ve afet konusunda çalışan profesyoneller gözünden değerlendirmektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik yaklaşım benimsenmiştir. Ölçüt örneklem yöntemi kullanılarak Kocaeli ilinde görev yapan, afet konusunda çalışan ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile ilişkisi olan profesyoneller katılımcı olarak belirlenmiştir. Belirlenen on iki katılımcı ile yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilip ses kaydı alınmıştır. Elde edilen verilere MAXQDA 2020 nitel veri analiz programı kullanılarak içerik analizi uygulanmıştır. İçerik analizinden 33 kategori elde edilmiş olup, bu kategoriler 7 tema altında toplanmıştır. Sonuç olarak genel algı, risk yönetimi, kriz yönetimi, iletişim ve iş birliği, eğitim, halkın katılımı ve güveni, afet hizmetlerine yönelik kurumsal yapılanma temaları altında değerlendirmeler yapılmıştır. Değerlendirme neticesinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin afetlere yönelik hizmetlerinin kısmen başarılı olduğu fakat bu hizmetleri geliştirilmesi gerektiği görülmüştür.
- Doktora TeziAçık Erişim2021İnsani yardım lojistiği planlama süreci için bir model ve takip sistemi önerisi: Hatay ili örneği
Gülşah Ayvazoğlu
Bugün dünya çok sayıda insani krizle karşı karşıya kalmakta etkilenen nüfusu rahatlatmak, kayıpları ve insan acısını en aza indirmek için insani yardım kararları alınmaktadır. Türkiye tarihi ve kültürün getirdiği güçlü bir gelenekle dünyada en çok insani yardım yapan ülke konumuna gelmiştir. Hatay, Suriye Arap Cumhuriyeti'nde yaşanan iç karışıklığa bağlı kitlesel nüfus hareketliliği ve devam eden insani krizle mücadele çalışmalarının yoğun şekilde yürütüldüğü sınır ilimizdir. Dünyada ve ülkemizde, daha önce meydana gelen insani krizlerde insani yardım lojistiği faaliyetleri için çeşitli çözümler bulunmaya çalışılmış fakat çoğu zaman bu çözümler genel geçer esaslara dayandırıldığından bölgesel gereksinimlere yanıt vermekten uzak kalmıştır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, Kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) tekniği uygulanarak insani yardım lojistiğinde karşılaşılan sorunların neler olduğunu belirlemek ve bu sorunlara çözüm önerileri sunan bir model geliştirmektir. Çalışma genel itibariyle üç aşamadan oluşmuştur. Birinci aşamada ilgili literatürden ve insani yardım lojistiği hizmeti sunan kurum/kuruluş yetkililerinin görüşleri alınarak DELPHİ yöntemi ile sorunlar tespit edilmiştir. Ardından bu sorunların çözümlenme öncelikleri (ağırlıkları) Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemi ile belirlenmiştir. Son aşamada ise Kalite Fonksiyon Göçerimi (KFG) ilişki matrisleri sayesinde "İnsani yardımların takip edileceği sistem oluşturulması" en iyi çözüm önerisi olarak belirlenmiştir. Hatay İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından yürütülen "İnsani Yardım Kayıt Sistem Yazılım Alt Yapısı" isimli proje ile çözüm önerisi hayata geçirilmiştir. Bu tez çalışması ile insani yardım lojistiği planlama sürecine bir model geliştirmiş, devamında model uygulamaya alınmıştır. Böylece sistematik bir yaklaşımla (planla-uygula-kontrol et-önlem al, PUKÖ) planlaması yapılan model, uygulanmış ve kontrolleri sağlanarak gerekli önlemler alınmaya devam edilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Acil durum ve afetlerde Samsun afad yönetimi
Abdurrahman Oruç
Bu araştırma da Samsun Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğü Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezine 01.01.2014 ve 31.12.2018 tarihleri arasında 122 nolu acil ihbar hattına gelen ihbar kayıtlı verileri incelenerek sonuçlar elde edilmiştir. Çalışmamız sonucunda İl Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezlerine gelen ihbarların ilgili kurumlara daha hızlı ulaşabilmesi için önerilerde bulunabilmeği hedeflemektedir. Araştırmada kullanılan 983 adet ihbardan elde edilen sonuçlar; frekans ve yüzde dağılımları ile SPSS 21 programına bağlı Ki-Kare guruplar arası bağımsızlık testi kullanılarak elde edilmiştir. Bu Araştırma sonuçlarına göre; Samsun il afet ve acil durum müdürlüğü afet ve acil durum yönetim merkezine gelen 983 ihbarın %22,4' üne acil müdahale ekibi yönlendirilmiştir. İhbarların %72,8'ine Diğer kamu kurumları yönlendirildiği tespit edilmiştir. Samsun İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Acil Müdahale Ekiplerinin müdahale ettiği olayların ilk sırasında %24,5 ile trafik kazaları, %21,4 ile kayıp olayları, %9,1 ile mahsur kalma olaylar ve %8,2 ile su taşkını olayları olduğu görülmektedir. Toplam ihbarların %59,3 mahsur kalma ve hasta nakli olarak kayıtlara geçmiştir. Yapılan analiz sonucunda ise mahsur kalma olaylarının %73,3' üne ve hasta nakli olaylarının %78,2' sine Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve İlçe Belediye ekiplerinin yönlendirildiği tespit edilmiştir. Ayrıca mahsur kalma olaylarının %85'nin ve hasta nakli olaylarının %99,5'nin Kış aylarında meydana geldiği belirlenmiştir. Gerçekleşen olaylar ile meydana geldiği aylar arasında anlamlı farklılık olduğu ortaya çıkmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Görüntü segmentasyonu ile entegre edilmiş evrişimli sinir ağları ile deprem sonrası hasarlı binaların otomatik olarak tespiti
Recep Kiriş
Doğal afet türlerinden biri olan depremlerin meydana gelmesinden sonra birçok afetzedenin hayatını kurtarabilmek ve kriz yönetimini daha mükemmel sonuçlandırabilmek için afet bölgesinde bulunan hasarlı binaları mümkün olduğunca en kısa sürede tespit etmek ve tespit edilen hasarlı binalara müdahalelerde bulunmak son derece önemlidir. Günümüzde, deprem sonrasında hasarlı binaların tespiti afet bölgesinde görev alan yetkililer tarafından gözlemlenerek, uydu görüntülerinden veya helikopter gibi hava araçlarından alınan görüntülerden faydalanılarak yapılmaktadır. Yetkililerin gözlemleriyle hasarlı binaların tespiti zaman açısından ciddi kayıplar doğururken, tespitlerin doğruluğu bakımından da güvenilirliği tartışılır düzeydedir. Bu çalışmada, deprem ve sel gibi beklenmedik afetlerden sonra hasarlı veya tahrip olmuş binaların otomatik olarak tespit edilebilmesi için yapay zeka tabanlı sistemler test edilmiştir. Çalışma sırasında görüntü sınıflandırma literatüründe sıklıkla kullanılan VGG-16, VGG-19 ve NASNet evrişimli sinir ağı modelleri kullanılmıştır. Bu modelleri etkili bir şekilde uygulayabilmek için, önce çalışmada kullanılan tüm görüntüler K-Means kümeleme algoritması ile segmentlere ayrılmıştır. Sonrasında, çalışmanın ilk aşaması için, "hasarlı binalar" ve "normal binalar" olarak etiketlenen resimler sınıflandırılmıştır. VGG-19 modeli test setinde %90 doğruluk oranı elde edilmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında "hasarlı binalar", "daha az hasarlı binalar" ve "normal binalar" olarak etiketlenen resimler için çok sınıflı bir sınıflandırma algoritması oluşturulmuştur. Bu aşamada VGG-19, VGG-16 ve NASNet test setinde sırasıyla yaklaşık %69, %66 ve %62.5 doğruluk oranı elde edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Blokzincir teknolojilerinin COVID-19 kapsamında afet risk yönetimi süreçlerindeki uygunluğunun değerlendirilmesi yönelik çok kriterli karar verme yaklaşımı
Sümeyye Yanılmaz
Afet ve acil durumlar sosyal olarak yaratılan riskin sonuçlarıdır. Ulusal sınırların ötesinde küresel etkiler yaratmaktadır. Çin'de başlayan Covid-19 pandemisinin tüm dünya'yı ekonomik, sosyal ve politik bir biçimde etkilemesi afetlerin sadece ulusal değil uluslararası bir sosyal sorun olduğunun kanıtı niteliğindedir. Biyolojik bir afet olan Covid-19 salgınıyla mücadele edebilmek ve gelecekteki benzer pandemi olaylarına hazırlık için afet yönetiminin bütün aşamalarına yönelik önlemlerin eşgüdümlü yürütülmesi gerekmektedir. Bu nedenle herhangi bir afet veya acil durumla mücadelede sınırların ötesinde uluslararası işbirliği, paydaş katılımı, teknoloji transferi, ulusal durum bilgilerinin güncel ve şeffaf sunumu önemlidir. Blokzincir Teknolojiler (BT), kullanıcıların erişimine açık, aracıları ortadan kaldıran şeffaf, izlenebilir ve güvenilir bir ağ yapısı niteliğinde veri tabanıdır. İlk olarak 2008 yılında finans alanında kullanılmaya başlanmış ancak süreç içinde birçok kullanım alanı bulmuş olmasına rağmen afet ve acil durumlarda kullanımı hala daha çok yenidir. Bu nedenle çalışmanın amacı BT'nin Covid-19 pandemisi kapsamında afet risk yönetimi süreçlerindeki etkinliğinin Analitik Ağ Süreci Yöntemi ile değerlendirilmesi olarak belirlenmiştir. Çalışma sonucunda Blokzincir Teknoloji'sinin Covid-19 pandemisiyle mücadelede potansiyel faydası en yüksek kriter geliştirilmiş otomasyon ve programlanabilirlik iken risk yönetimi aşamasında entegrasyonunun en etkin olduğu süreç rehabilitasyon olarak belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Afet ve acil durumlarda bağış davranışlarının incelenmesi: İzmir-Menemen örneği
Ali Çam
Beklenmedik anlarda ortaya çıkan afet ve acil durumlar gerçekleştiği tüm alanlarda hem maruziyet yaşayan bireylere hem de bölgesel yönetimlere ekonomik sorunlar yaratmaktadır. Bu sorunları azaltmak veya tamamen sonlanmasını sağlamak için kişi ve kurumlardan yardım talep edilmektedir. Bağış adı altında gerçekleşen bu yardımların afet ve acil durumların olası etkilerini azalttığı bilinmektedir. Bireylerin afet ve acil durumlar için bağış yapma davranışını etkileyen faktörleri araştırmayı amaçlayan bu çalışma aynı zamanda bağışçı sayısının ve bağışların artmasının nedenlerini tespit etmektedir. Böylelikle hem bağışçı sayısında hem de bağış miktarında artış sağlamak hedeflenmiştir. Literatürde yapılan çalışmalar incelendiğinde afet ve acil durumlar için bağış davranışlarını hedef alan çalışmaların eksikliği görülmüştür. Mevcut eksiklikten dolayı gerek duyulan bu çalışma bazı kaynak yetersizlikleri nedeniyse sadece İzmir ilinin Menemen ilçesini kapsamaktadır. Tatsuya Nogami tarafından oluşturulan anket uzman görüşleri alınarak düzenlenmiş ve Türkiye şartlarına uyarlanmıştır. Oluşturulan bu anket formu online platformlar üzerinden uygulanmış ve sonuçları SPSS 26 paket programı ile analiz edilip değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, afet ve acil durumlarda bireylerin bağış davranışının incelenmesinin bağışlar üzerinde pozitif etki yarattığı ve afet bilgisinin, afet ve acil durumlara hazırlığın ve yardım kuruluşları hakkındaki şüpheciliğin bağış davranışı üzerinde etkili olduğu görülmüştür.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Türkiye'de meydana gelen deprem afetlerinde sunulan hizmetlerin değerlendirilmesi (1999-2020): Nitel bir araştırma
Galip Usta
Çalışma, Gölcük (1999), Van (2011) ve Elazığ (2020) depremlerinden birini yaşamış 18 yaş üstü ve çalışmaya gönüllü olarak katılmak isteyen 30 kişi ile görüşme şeklinde gerçekleştirilmiş olup kişilerin afet sonrası almış oldukları hizmetlerin nitel bir araştırma yöntemiyle değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında 3 adet görüşme bilgisini, 8 adet sosyo-demografik bilgiyi ve 21 adet seçilen konuyu tüm yönleriyle ölçebilecek sorudan oluşan yarı yapılandırılmış bir görüşme formu oluşturulmuştur. Görüşmeler ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmış, sonrasında transkripte edilerek MAXQDA 2020 nitel veri analiz programına aktarılmıştır. Daha sonra transkript belgeleri kodlanmıştır. Kodlamalardan kategorilere, kategorilerden ise temalara ulaşılmıştır. Depremler özelinde 21 adet tema oluşturulmuştur. Çalışma bulgularına göre birçok alanda önemli adımların atıldığı ve iyileştirmelerin yapıldığı görülmektedir. Özellikle sağlık, barınma, beslenme, arama-kurtarma gibi alanlarda ciddi ivme kazanıldığı tespit edilmiştir. Afet durumlarında kurumların daha hızlı organize olabildiği saptanmıştır. Katılımcılar, deprem afetinde sunulan hizmetler ile sonraki aşamalarda gerçekleştirilen iyileştirme çalışmalarında devlet desteğinin oldukça göze çarptığını ifade etmişlerdir. Psikososyal destek, KBRN, hayvanların korunması ve kontrolü noktasında sunulan hizmetlerin geliştirilmeye ihtiyaç duydukları tespit edilmiştir. Sonuç olarak; Gölcük (1999) depreminden itibaren afet yönetimi açısından önemli adımların atıldığı ve ciddi iyileştirmelerin yapıldığı söylenebilir. Vatandaşların duyarlılığının arttırılması ile birlikte kurumların yenileşmeye uyum sağlamalarının afet yönetimi politikalarının radikal şekilde uygulanabilirliğine olumlu katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Afet Yönetimi, Depremler, Afetlerde Sunulan Hizmetler, Afetlerde Nitel Araştırma, Afetlerde Planlama
- Doktora TeziAçık Erişim2021Engelli bireylerin afet deneyimleri: Fenomenolojik bir araştırma
Ramazan Aslan
Günlük yaşamda sıradan bir hayat sürebilmek için dahi birçok bariyeri aşması gereken engelli bireyler afet gibi normal yaşamı kesintiye uğratan olaylarda çok daha önemli sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Karşı karşıya kaldıkları veya kalabilecekleri bu zorlukların tespit edilmesi hazırlık sürecinde hayati önem taşımaktadır. Buna rağmen afetlerde engelli bireylerin deneyimlerini inceleyen araştırmalar oldukça kısıtlıdır. Bu kapsamda 30 Ekim 2020 İzmir depremini yaşayan engelli bireylerin deneyimlerinin aşkın-fenomenolojik model ile incelendiği bu araştırmada engelli bireylerin depremde deneyimledikleri yaşantıları ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında 30 Ekim 2020 İzmir depremini yaşamış olan çeşitli engellere sahip 27 katılımcı ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde elde edilen 982 dakikalık görüşme ses kaydı ve 50.321 kelimelik transkripsiyon Moustakas'ın fenomenolojik analiz tekniği ile Maxqda nitel analiz programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler neticesinde oluşturulan fenomen özü ile engelli bireylerin afet deneyimini etkileyen bileşenler saptanmıştır. Engelli bireylerin afetlere hazırlık düzeylerinin çok düşük düzeyde olduğu, tahliye sürecinde önemli zorluklar ile karşılaştıkları, yoksulluğun afet deneyimlerini olumsuz etkilediği, aile ve toplum desteğine kritik düzeyde bağlı oldukları, afet sonrasında barındıkları alanlarda erişilebilirlik ile ilgili önemli zorluklar ile karşılaştıkları, psikolojik dirençlilik düzeylerinin deneyimlerini etkilediği, afet yönetim süreçlerine dahil olamadıkları, çeşitli sebepler ile sorunlarını ifade etme konusunda zorlandıkları tespit edilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Ülkelerin afetlere karşı dirençliliğine etki eden faktörlerin coğrafi ağırlıklı regresyon ile belirlenmesi
Sefa Mızrak
Doğal ve teknolojik afetlerin insan, çevre, ekonomi ve sosyal hayat üzerindeki etkileri bilim ve teknolojik gelişmeler yardımıyla önlenebilir. Özellikle uluslararası yapılan bilimsel çalışmalar afetlerin yapısının, özelliklerinin ve etkilerinin daha iyi anlaşılmasını sağlar. Böylece ulusal ve uluslararası düzeyde afetlerin zararları azaltılarak afet sonrası daha dirençli bir toplum inşa edilebilir. Bu çalışmanın amacı ülkelerin afetlere karşı dirençliliğine etki eden faktörleri araştırmaktır. Çalışmada 181 ülkenin 2018 ve 2019 yılındaki verileri analiz edilerek afetlerden toplam etkilenen kişi oranı bağımlı değişken olarak ve ülkelerin gelişmişlik düzeyini gösteren faktörler bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Veriler genel ilişkileri ortaya çıkaran En Küçük Kareler Regresyon Analizi ve bölgesel ilişkileri gösteren Coğrafi Ağırlıklı Regresyon Analizi kullanılarak ArcGIS 10.7 programı yardımıyla analiz edilmiştir. Sonuç olarak, genel modelde 2018 yılında zorunlu eğitim süresi afetlerden toplam etkilenen kişi oranını pozitif ve anlamlı olarak yordayan tek değişkendir. Afetlerden etkilenen kişi oranını 2019 yılında yeni doğan ölüm oranı ve işsizlik pozitif ve anlamlı olarak yorduyorken, kent nüfus oranı negatif ve anlamlı olarak yordamıştır. Bütün bağımsız değişkenlerin afetlerden etkilenen toplam kişi oranı üzerindeki etkisi zamana ve bölgeye bağlı olarak değişmektedir. Bu çalışmanın sonucunun afet risk azaltma çalışmalarında sorumlu olan ulusal ve uluslararası kuruluşların daha etkili ve verimli afet planları yapmalarına katkı sağlaması beklenilmektedir. Ayrıca, çalışmanın yöntemi ve yaklaşımı afetlerle ilgili çalışan bilim insanlarına fikir verecektir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde çalışan personelin afetlere hazırlık algılarını belirlemeye yönelik ölçek geliştirme: Metodolojik bir çalışma
Bahadır Tercan
Bu çalışmada hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde çalışan personelin afetlere hazırlık algılarını geçerli ve güvenilir bir şekilde değerlendirebilecek Yapısal Eşitlik Modellemesi doğrultusunda bir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmacı tarafından, afet ve acil durumlara hazırlıkla ilgili literatür doğrultusunda 71 maddeden oluşan bir madde havuzu oluşturulmuştur. Bu madde havuzu, ilgili uzman görüşüne sunulmuş ve yapılan değerlendirmeler sonrası 55 maddeden oluşan taslak ölçek formu oluşturulmuştur. Taslak ölçek formu Nisan 2021-Mayıs 2021 tarihleri arasında Erzincan ve Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde çalışan 312 personele uygulanmıştır. Veri analizi SPSS 23.0 ve AMOS 24.0 programı kullanılarak yapılmıştır. Katılımcıların ölçek ifadelerine verdikleri birinci ve ikinci cevaplar arasında kuvvetli ve pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur (r=0,768, p<0,001). Madde-toplam korelasyonu sonucunda madde sayısı 52'ye düşmüştür. Taslak ölçeğin yapı geçerliliğini belirlemek amacıyla Açıklayıcı ve Doğrulayıcı Faktör Analizleri yapılmıştır. Taslak ölçeğin Kaiser Meyer Olkin değeri >0,6 ve Bartlett's test değeri p<0,05 olduğundan açıklayıcı faktör analizinin yapılmasına uygun olduğu belirlenmiş ve analiz sonucunda beş faktörlü bir yapı elde edilmiştir. Faktörler "İstek", "Önem", "Öz-Yeterlilik", "Müdahale Becerisi" ve "Yarar" olarak isimlendirilmiştir. Bu beş faktörlü yapı, doğrulayıcı faktör analizi ile doğrulanmaya çalışılmış ve analiz sonucunda 28 maddeden oluşan 'Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Personelin Afetlere Hazırlık Algısı Ölçeği' elde edilmiştir. Ölçeğin Cronbach Alfa değeri 0,925 ile oldukça yüksektir ve alt boyutlar arasında ise bu değer 0,834 ile 0,926 arasında değişmektedir. Ölçekten elde edilen puanın artması daha iyi afetlere hazırlık algısının olduğunu göstermektedir. Ölçek, hastane öncesinde acil sağlık hizmetlerinde çalışan personelin afetlere hazırlık düzeylerini değerlendirebilen bir ölçek olarak kullanılabilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Artmakta olan dünya nüfusu, biyosferin yakın geleceği ve dünyayı bekleyen büyük afetlere bilim dünyasının bakışı
Mustafa Berent
Dünya nüfusu, özellikle gelişmemiş ülkelerde kontrolsüz bir biçimde artmaktadır. Sanayileşme, plansız kentleşmeler, ekonomik sorunlar eğitimsizliğe ve doğal çevrenin tahribatına yol açmaktadır. Bundan da öte gerçek bir eğitime tabi tutulamayan bu büyük nüfus kitlesi, açlık ve yoksullukla mücadele etmektedir. Bu kitle savaşlara, terörizme ve bunlardan doğacak zararlara da açık haldedir. Aç veya yoksul toplumlar öncelikle temel ihtiyaçlarını karşılama eğilimindedirler. Afet algıları ve bilinçleri gelişmemiştir. Böylelikle bu toplumlarda zarar görebilirlik had safhadadır. Bütün bu problemlerden yola çıkarak bu araştırmanın amacı, farklı dallarda çalışan bilim insanlarının gözünden ve çok disiplinli bir bakışla en derindeki problemleri ortaya çıkarmak; "Grounded Theory (Yerleşik Kuram)" deseninden yeni kuramlar üretmek ve problemlere çözümler sunmaktır. Bu bağlamda "Nüfus", "Biyosferin Geleceği", "Afetler" fenomenlerini temel alan, "yarı yapılandırılmış" bir soru seti kılavuz olarak hazırlanmıştır. Tutarlılığı ve inandırıcılığı test edilip, ardından nitel veri ölçme aracı olarak kullanılmıştır. Bir dizi röportajlarla içinde Ekologların, Yapı ve Çevre Mühendislerinin, Kalkınma Uzmanlarının, Sosyologların ve Eğitim Bilimcilerin olduğu bir grup tamamı doktora mezunu bilim insanının, derinlemesine görüşme metoduyla bilgi birikimlerine başvurulmuştur. Elde edilen ses kayıtlarından oluşturulan veri yığını, tematik ve betimsel analiz yöntemleri birlikte kullanılarak, analiz edilmiştir. Çalışmalar neticesinde, sürdürülebilir bir dünyada yaşamadığımız, dengesiz gelir dağılımından kaynaklı olarak da eğitimsizliğe ve nüfus artışına, dolayısıyla iklim değişikliğine ve afetlere sebep olan en temel unsurun, yine insan ve eylemleri olduğu ortaya konmuştur. Afetlerin altında yatan en büyük problemin, nüfusa ve zarar görebilirlik kavramına çok az odaklanılması olduğu anlaşılmıştır. Araştırmacıların çalışmaları üzere çok sayıda problem ve kuram ortaya atılmıştır. Anahtar Kelimeler: Afet Yönetimi, Biyosfer, Nüfus Artışı, İklim Değişikliği
- Doktora TeziAçık Erişim2021Hastanelerin afetlere hazırlık durumlarının belirlenmesi
Murat Semerci
Afetler dünya çapında görülen önemli konulardan biri haline gelmiş, yaşayan topluma ve çevreye büyük kayıplar verdirmiştir. İnsanlığın başlangıcından beri afetler insanları olumsuz etkilediğinden yanıt olarak bireyler ve toplumlar afetlerin olumsuz sonuçlarını ve afete maruziyetlerini azaltmak için birçok girişimde bulunmuşlardır. Günümüzde de afetlere hazırlıklı olabilmek, zarar verici etkilerine karşı mücadele edebilmek için hastaneler acil durum ve afet planları geliştirmişlerdir. Bu çalışmanın amacı ülkemizdeki hastanelerin afetlere hazırlık durumlarını Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) hazırlamış olduğu rehber kılavuz kullanarak belirlemektir. Bununla birlikte hastanelerin afetlere hazırlık durumlarının, hastanenin mülkiyeti, rolü, yatak kapasitesi vb. özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek çalışmanın bir diğer amacıdır. Sağlık Bakanlığı'na (SB) bağlı hastaneler çalışmanın evrenini oluşturmakta, örneklem olarak 210 hastane seçilmiştir. Çalışma sonucunda hastanelerin puan ortalamasını 156,83±21,43 olduğu, en yüksek puan ortalaması oranının komuta kontrol (12,93±1,37), en düşük puan ortalaması oranının insan kaynakları (22,48±4,80) alt boyutlarından alındığı belirlenmiştir. Hastanelerin özelliklerine göre değerlendirildiğinde sadece hemşire başına düşen günlük hasta sayısına göre afetlere hazırlık toplam puanlar arasında anlamlı bir farklılık olduğu ve hastanelerin diğer özelliklerine göre bazı alt boyutlar arasında anlamlı bir farklılık belirlenmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2021Kentsel risklerin belirlenmesi kapsamında afetlerde güvenli şehir değerlendirme ölçütlerinin tespiti
Melikşah Turan
Afetler insanların ve toplulukların güvenlik ve refahlarının zarar görmesine neden olabilirler. Afetin etki derecesi yapılı çevremiz ve toplumdaki çeşitli faktörler ile doğrudan ilişkilidir. Afetlerin olumsuz etkilerinin önlenmesinde veya azaltılmasında, ayrıca risk altındaki toplulukların olumsuz etkilere tepkisini güçlendirmede temel olarak mevcut durumun iyi anlaşılması gerekmektedir. Afet riski, genellikle ölçülmesi zor olan farklı potansiyel zarar türlerini içerir. Literatür incelendiğinde kent planlaması ve kentsel riskler arasındaki ilişkiyi inceleyen akademik alanda henüz tanımlanmamış bir boşluk olduğu ve planlama, risk bileşeninden bağımsız olarak ele alındığı görülmektedir. Bu çalışma ile güvenli kent kavramının bileşenlerini ortaya koyarak tanımlamak ve gösterge değeri oluşturarak afet planlaması sürecinde bu kavramın yerinin ve öneminin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda çalışmada toplum direncini geliştirme faaliyetlerine rehberlik etmek için kentleri de dikkate alarak afetlerde güvenli bir ortamın belirlenmesinde temel alınacak göstergeler ile şehirlerin afetlere hazırlığı kapsamında (ŞAH) Afetlerde Güvenli Şehir Değerlendirme Puan Kartı geliştirilmiştir. Bu çalışmada 10 faktör, 33 alt faktör ve 100 gösterge değeri ile oluşturulmuş puan kartı değerlendirmesi sağlanmıştır. Puan kartı, toplam 100 puan olacak şekilde 10 farklı faktörün eşit puan dağılımından oluşturulmuştur. Her faktör kendi arasında eşit puanlama yapılarak şehirlerin afetlere hazırlığı kapsamında dirençlilik puanı elde edilmiş ve seviyelendirilmiştir. Her soruda, şehrin dirençlilik seviyesini ölçmek için nesnel kriterler oluşturulmuş olup ek olarak normalize edilmiş bir puan elde edilip pu puanlar seviyelendirilerek değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında performans ölçüm sistemlerinin modern yöntemi olarak niteliksel ve niceliksel bir çözüm sunulmaya çalışılmıştır. Kentsel riskler dâhilinde afetlerde şehir güvenliği değerlendirme ölçütleri irdelenerek dirençlilik eylemleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın veri setinin oluşturulmasında paylaşılmış ikincil verilerden yararlanılmıştır. Puan kartı ile verileri paylaşılmış büyükşehir statüsündeki iki şehir değerlendirilerek öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Afet Yönetimi, Dirençlilik, Güvenli Şehir, Kentsel Risk, Puan Kart
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Acil durum ve afetlere müdahale personellerinin kriz anı kurum içi iletişimlerinin değerlendirmesi: Trabzon ili örneği
Öznur Çinar
Acil durum ve afetler, ortak çalışılması gereken olağan akışın dışındaki haller olarak değerlendirilmektedir. Kurum ve kuruluşların bu durumları en az hasarla atlatabilmesi için etkin bir koordinasyona ve uygulanabilir bir plana sahip olmaları elzemdir. Bu çalışma ile; Trabzon ili Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nda (AFAD), Büyükşehir Belediye İtfaiyesinde, Orman Bölge Müdürlüğü'nde çalışan müdahale personellerine ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nde (DHMİ) görev yapan uçak kurtarma ve yangınla mücadele (ARFF) memurlarına kriz anlarında kurum içi iletişimlerini değerlendirmek ve kriz yönetim planlarına dair bilgi düzeylerini ölçmek amaç edinilmiştir. İlgili literatür tarandıktan sonra, araştırmanın anket ve ölçeği, araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Ankette demografik soruların yanı sıra yöneticilerin kişisel becerilerini ölçen 58 soru bulunmaktadır. Elde edilen veriler SPSS 22 veri programı ile analiz edilmiştir. Çalışmamızın sonucunda; kriz anlarında iletişim kurabileceği konusunda, çekimser kalmakta olan personeller olduğu saptanmıştır. Ekibiyle telefon, internet gibi kitle iletişim araçları olmasa dahi haberleşeceğine ise tüm personeller kararsız kalırken orman personelleri kesinlikle iletişime geçebileceğini ifade etmiştir. Ayrıca kriz durumlarında kimlerle ortak çalışılacağını da tam olarak bilmeyen personellerin mevcudiyetinden söz etmemiz mümkündür. Kurum içi toplantılarda iletişim kurmaktan genellikle rahatsız olan, toplantılarda kendini ifade etmekten çekinen, toplantılara katılırken sakin ve rahat olmadığını belirten, konuşma yaparken çok gerginleşeceğini düşünen personellerin mevcudiyetini saptamak da çalışmamızın sonuçlarındandır. Hem personellere hem idarecilere yönelik olası afet ve acil durumlar için bilgilendirme programları uygulanması önerilmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2020Afetler için yaygın savunmasızlık ve yerel afet endeksleri hesaplanması: Türkiye illeri örneği
Ünal Yaprak
Çalışmanın amacı ülkemiz illerinin afetler kapsamında savunmasızlık ve afetsellik endekslerini elde ederek, bu illerin karşılaşabilecekleri afetlere karşı mevcut durumlarını ve eksiklerini ortaya koyarak karar vericilere yol göstermektir. YAE (Yeral Afet Endeksi) yönüyle, 1995-2016 dönemi genel ortalama endeks değerlerine göre, en yüksek ortalamalı ilk beş ilimiz Erzurum (0,38), Afyon (0,38), Ağrı (0,33), İstanbul (0,30) ve Van (0,25) şeklindedir. YAE için son dönem olan 2011-2016 dönemine bakıldığında ise ilk beş ilimizin Erzurum (0,75), Ankara (0,63), Trabzon (0,58), Van (0,54) ve Muş (0,51) olduğu görülmektedir. YSE (Yaygın Savunmasızlık Endeksi) yönüyle 2000-2017 dönemi genel ortalama endeks değerleri incelendiğinde ise en yüksek endeks değerli ilk beş ilimizin Şırnak (0,54), Hakkâri (0,53), Şanlıurfa (0,52), Ağrı (0,52) ve Muş (0,52) şeklinde olduğu dikkat çekmektedir. Yine YSE için son dönem olan 2015-2017 dönemleri YSE değerlerine bakıldığında, en yüksek endeks ortalamalı ilk beş ilin Şanlıurfa (0,55), Şırnak (0,54), Mardin (0,50), Diyarbakır (0,50) ve Batman (0,50) olduğu görülmektedir. Bunun yanında son dönem için illerimizin % 40,74'ü yüksek savunmasızlık kategorisinde bulunurken % 59,26'sı orta endeks kategorisinde yer almaktadır. Dolayısıyla düşük endeks kategorisinde hiçbir ilimizin bulunmaması dikkat çekmektedir. Çalışma sonuçlarına göre, uluslararası alanda ülkemizin savunmasızlık yönüyle istenilen düzeyde olmadığı görülürken, ulusal alanda ise bilhassa ekonomik ve sosyal yönden az gelişmiş bazı bölgelerin afetlere ve tehlikelere karşı daha savunmasız ve riskli olduğu görülmektedir. Dolayısıyla bu bölgelerin, karşılaşılacak bir afette tekrar kalkınması daha zor ve uzun bir süreç olacaktır. Anahtar Kelimeler: Afet Yönetimi, Risk, Risk Analizi, Savunmasızlık, Endeks
