Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2024
    Renklerin Yemek Tercihleri ve Algıları Üzerindeki Etkisi: Türk ve Alman Kültürleri Karşılaştırması

    Evren, Savaş; Çelik, Esra

    Yemekler sahip olduğu lezzet, koku, ısı, görüntü gibi nitelikleriyle insanları etkilemektedir. İnsanların yemek tercihlerini etkileyen önemli unsurlardan biri olan renkler, bir yemeğin iştah açıcılığını ve çekiciliğini de büyük ölçüde belirlemektedir. Yemek renklerinin etkileri farklı kültürlerde farklı düzeylerde gerçekleşebilmektedir. Bu çalışma, farklı kültürel altyapıya sahip bireylerin yemek renklerine yönelik algıları ve tercihlerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada Alman (n=10) ve Türk (n=14) katılımcılarla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşme formunda yer alan sorular genel olarak üç yemeğin (çorba, makarna, hamburger) altı farklı renkli (kırmızı, yeşil, sarı, mor, siyah, beyaz) görselleri üzerine kurgulanmıştır. Görüşmelerin tümü 20 Ekim-30 Kasım 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Bulgular Almanların renkli yemekleri deneyimlemeye daha açık olduğunu göstermektedir. Algılar yemeğe göre farklılaşmakla beraber her iki kültürde de mor ve siyahın katkı madde algısı oluşturduğu tespit edilmiştir. Renkli yemekler bireyleri katkı maddesi içerdiği kanısına itebileceğinden, rengin nasıl elde edildiği ile ilgili açıklamaların menülere eklenmesi önerilmektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Paranormal Turizm Kapsamında Nusaybin/Gırnavaz’ın Cinleri

    Evren, Emine Şimşek

    Paranormal turizm, dünyada son yıllarda yaygınlaşan önemli turizm akımlarından biridir. Türkiye’de ise paranormal turizme yönelik farkındalığın yeterli düzeyde olduğunu söylemek güçtür. Çalışmada Türkiye’nin önemli paranormal alanlarından biri olarak görülen Nusaybin’deki Gırnavaz Höyüğünün bir turizm destinasyonu olarak geliştirilebilme potansiyelinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanan veriler içerik analizine tabi tutulmuş ve 3 ana tema 10 alt tema tespit edilmiştir. Bulgular, Gırnavaz’ın ilk Müslüman cinlerin mekânı olarak görüldüğünü ve genel olarak paranormal şifa beklentisi ile çarşamba günleri ziyaret edildiğini göstermektedir. Tarihi açıdan da yüksek bir potansiyele sahip olan Gırnavaz'ın ziyaretçilerin tuvalet, su, temizlik, uyuma alanı (ritüel için) gibi temel ihtiyaçlarını karşılama noktasında dahi zayıf kaldığı, bunun temel nedeninin ise arkeolojik sit alanı kısıtlamaları ve bazı yönetim zayıflıkları olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bölgenin sürekli terör ile anılması da önemli bir zayıflık olarak değerlendirilmektedir. Toplumun özellikle şifa amaçlı ziyaretlere büyük ölçüde destek verdiği destinasyonda turizmin geliştirilmesi noktasında önemli bir beklentinin oluştuğu tespit edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Mevduat bankalarının kullandırdıkları tarımsal kredilerin tarımsal üretime etkisi: Karadeniz Bölgesi’ne yönelik bir panel veri analizi

    Merddan, Kurtuluş

    Mevduat bankalarının kullandırdıkları tarımsal kredilerin tarımsal üretim üzerindeki etkisi tarım ekonomisi açısından büyük önem arz etmektedir. Fakat kullanılan kredilerin istenen amaçları gerçekleştirip gerçekleştirmediği karar alıcılar ve politika yapıcılar tarafından merak edilen bir konu olmuştur. Bu çalışmada; Türkiye’de mevduat bankalarının Karadeniz Bölgesi illerinde kullandırdıkları tarımsal kredilerin tarımsal üretime etkisi panel veri analiziyle araştırılmıştır. Çalışmada 2006-2022 dönemi mevduat bankalarının kullandırdıkları krediler ölçek alınmıştır. Çalışma sonunda mevduat bankalarının Karadeniz Bölgesi’nde kullandırdığı tarımsal kredilerin Karadeniz Bölgesinde tarımsal üretim üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Tarıma daha fazla destek sağlama noktasında kamu bankalarının yanı sıra özel ve yabancı sermayeli bankaların da üreticilerin ihtiyaçları doğrultusunda kredi imkanlarını çeşitlendirmesi, tarımsal kredilerin önündeki birtakım engellerin kaldırılması ve bu kredilerin daha verimli sahalarda değerlendirilmesi, tarım sektörünün ekonomi içerisindeki öneminin tam olarak kavranması ve değişim sürecinde tarım sektörüne biçilecek rolün iyi analiz edilmesi büyük önem arz etmektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2024
    Batı Asya Ülkelerinde Yaşam Kalitesi: IDOCRIW-MARA Metoduyla İncelenen Değişkenler ve Elde Edilen Bulgular

    Macit, Nazife Sahin

    Bu çalışmada, Batı Asya ülkelerinin yaşam kalitesinin IDOCRIW-MARA entegre modeli kullanılarak ölçülmesi ve sıralanması amaçlanmıştır. Numbeo küresel veri tabanında yer alan 2023 yılına ait yaşam kalitesi endeksindeki 8 göstergenin ağırlık değerleri IDOCRIW yöntemiyle hesaplanmış ve satın alma gücü endeksinin en önemli kriter olduğu; kirlilik endeksinin ise en düşük göreceli öneme sahip kriter olduğu analiz sonuçlarından tespit edilmiştir. Ülkelerin yaşam kalite düzeylerinin hesaplanıp sıralanması ise MARA yöntemi ile gerçekleştirilmiş ve analiz sonuçlarına göre Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Umman ve Katar ülkeleri en üst sıralarda yer alırken; Lübnan, Gürcistan ve Azerbaycan ülkeleri ise en alt sıralarda yer almıştır. Lübnan, Gürcistan ve Azerbaycan gibi ülkelerin yaşam kalitesi açısından daha düşük sıralarda yer alması, bu ülkelerde yaşayan insanların ekonomik sorunlar, altyapı eksiklikleri, sağlık hizmetlerinde zorluklar, eğitim sistemi sorunları ve güvenlik istikrarsızlığı gibi zorluklarla karşı karşıya kalabileceğini göstermektedir. IDOCRIW-MARA yönteminin güvenilirliği ve geçerliliği, duyarlılık analizi ve Spearman sıra korelasyon testi yapılarak test edilmiştir. Bunun için diğer çok kriterli karar verme (ÇKKV) yöntemleri (IDOCRIW-PIV, IDOCRIW-SAW, IDOCRIW-CoCoSo) ile karşılaştırmalı analizler yapılmış ve genel olarak tutarlı sonuçlar elde edilmiştir. Bu sonuçlar, ülkelerin yaşam kalitesi düzeylerinin LQI kapsamında IDOCRIW-MARA yöntemiyle değerlendirilebileceğini göstermiştir. Ancak, farklı çalışmalarda kullanılan yöntemler ve farklı veri yılları nedeniyle sonuçlarda farklılıklar olabileceği unutulmamalıdır. Ayrıca, her ülkenin farklı sosyo-ekonomik ve kültürel özellikleri olduğu ve bu durumun yaşam kalitesi algısını etkileyebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Sustainability and Green Finance: Banking System in Turkey

    Özbek, Adem

    Today, one of the main factors that increases the importance of sustainability and green finance is the scarcity of resources that meet needs. Sustainability has important benefits in reducing environmental erosion, such as acting as a carrier for the transportation of existing resources to future generations. Green finance is the use of financial resources in projects that embrace climate change aspects in the creation of a sustainable environment. At this point, banks, which are at the center of the financial system, are at a key point in terms of both maintaining sustainability and directing economic resources to the right areas. In the study, existing sustainability and green finance legislation studies in Turkey were followed. In addition, an attempt has been made to compile the studies carried out by banks operating in Turkey on sustainability and green finance. As a result of the study, it was seen that significant regulations were not made in credit policies in the banking system in Turkey, especially in terms of reducing environmental pollution. At the same time, it is seen that public banks include more sustainability and green financing in their policies than private and foreign capital banks.

    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex6
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ4
    Erken Eosen yaşlı adakitik andezitler (Gümüşhane, KD Türkiye) içerisindeki mikrogranüler anklavların jeokimyasal karakteristikleri

    Çimen, Okay; Gücer, Mehmet Ali; Güner, Abdulkadir Murat

    Doğu Sakarya Zonu’ndaki (KD Türkiye) erken Senozoyik magmatizması, bölgesel tektonomagmatik gelişime dair önemli veriler sağlamaktadır. Bölgede, adakit veya adakitik intrüzif/ekstrüzif kayaçlar Geç Paleosen’den Pliyo-Kuvaterner döneme kadar yaygın olarak gözlenmektedir. Çalışma alanında, Erken Eosen adakitik andezitler, genellikle 10 km2’den küçük mostralar halinde gözlenmektedir. Adakitik bileşimli bu andezitler bol miktarda mikrogranüler anklav içermekte olup bu çalışmada petrografik/jeokimyasal özellikleri ve ana kayaç ile olan petrolojik ilişkileri irdelenmiştir. Ana kayaca kıyasla nispeten bazik bileşimli anklavlar, küreselden elipsoidala kadar değişen şekillerde ve birkaç cm ile 20 cm arasında değişen boyutlarda gözlenmektedir. Anklavlar mikrolitik yer yer porfirik dokulu olup başlıca plajiyoklas, hornblend, klinopiroksen, ortoklas ve opak minerallerden meydana gelmektedir. Gerek petrografik gerekse petrokimyasal özellikleri anklavların bazaltik andezit türünde olduğunu ve sub-alkalin bir magmadan türemiş olabileceğini göstermektedir. Ana ve iz element değişimleri, gelişimlerinde fraksiyonel kristallenmenin etkili olduğunu ve plajiyoklas, piroksen, hornblend, magnetit ve apatit ayrımlaşmasının büyük ölçüde rol oynadığını göstermiştir. Anklav ve ana kayaçların benzer iz element davranışları felsik ve mafik magmaların karışması esnasındaki etkileşim süreçlerini işaret edebilir. NTE dağılımları ise gelişimlerinde hornblend fraksiyonlaşmasının önemli rol oynadığını, buna karşılık plajiyoklas ayrımlaşmasının etkili olmadığını işaret etmektedir. Petrokimyasal veriler, anklavların ana magmasının, kuzey Neotetis Okyanusu’nun tamamen kapanmasından hemen sonra; genleşmeli tektonik rejimin başlangıç aşamalarında, amfibol-eklojit fasiyesi koşullarında okyanusal bazaltların kısmi erimesi ile üretildiğini göstermektedir.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Silika Tozu Tane Boyutu ve Dozajının Kendiliğinden Yerleşen Harçların Dayanım, Durabilite ve Porozite Performansına Etkisi

    Yilmaz, Tekin

    Beyaz-Portland çimentosu (B-PÇ) ile üretilen kendiliğinden yerleşen harçların (KYH) işlenebilirlik, mekanik, porozite ve istatistiksel özellikleri üzerinde farklı tane boyutuna (mikro: M-ST ve nano: N-ST) sahip silika tozu (ST) ikamesinin etkilerinin araştırıldığı bu çalışmada, 0,50 ve 0,70 su/çimento oranında kontrol KYH ve B-PÇ yerine %2-4-7 oranlarında M-ST ve N-ST ikame edilerek KYH’ler hazırlanmıştır. Taze karışımlar, yayılma çapı (YÇ) ve V-hunisi (V-H) akış süresi testlerine tabi tutularak EFNARC’a (2005) göre karışımların işlenebilirlik özellikleri değerlendirilmiştir. Sertleşmiş KYH’ler üzerinde 28-56 günlük kür süresi sonunda basınç dayanımı (BD) ve eğilme dayanımı (ED) testleri uygulanırken, donma-çözülme (D-Ç) ve porozite (P) testleri 28 gün sonunda gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, bulgular arasındaki (BD-ED, P-BD ve P-ED) ilişki modelleri istatistiksel (t- ve F-testi) olarak incelenmiştir. Taze karışımların test sonuçları, ST miktarı artışının KYH’lerin işlenebilirliklerini (YÇ’de azalma ve V-H süresinde artma) kısmen azalttığını göstermesiyle birlikte tüm karışımlar EFNARC’ın (2005) belirlediği sınır değerleri sağlamıştır. Sertleşmiş KYH’lerin bulguları, B-PÇ’ye yapılan ST ikamesinin, karışım özelliklerinden bağımsız KYH’lerin dayanım performanslarını (BD/ED= %42,8/22,4’e kadar) iyileştirdiğini, D-Ç kaynaklı mukavemet kayıplarını BD/ED için sırasıyla %3,7/5,3’e kadar sınırlandırdığını ve poroziteyi %16,3-17,1’den 14,3-15,5’e azalttığını ortaya koymuştur. KYH’lerin dayanım/porozite performansı konusunda %7 ST (özellikle N-ST) ikamesinin oldukça yüksek katkısının olduğu gözlemlenmiştir. İstatistiksel analiz sonuçları, bulgular arasındaki ilişki modellerinin doğrusal olduğunu (r≥ 0,845), ve t- ve F-testleri sonucunda r-değerleri ve eşitliklerin anlamlı olduğunu göstermiştir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Uçuş Öncesi ve Sonrası Hizmetlere İlişkin Memnuniyetin Uçuş Esnasındaki Memnuniyet Üzerindeki Etkisi: Yolcu Güveninin Aracılık Rolü

    Okan, Serdar

    Amaç - Havayolu işletmesi için uçuşun her aşamasındaki yolcu memnuniyetinin etkisini incelemek ve bu etkinin arkasındaki yolcu güveninin aracılık rolünü belirlemektir. Yöntem - Çalışma verileri, 2022 yılı yaz aylarında Antalya Havalimanı iç hatlar terminaline gelen 430 adet yolcu tarafından doldurulan anketlerden elde edilmiş ve bu veriler IBM SPSS 21 ve Smart PLS 4 programları kullanılarak analiz edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişki ve aracı rolün belirlenmesi için Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Ayrıca, çalışma verilerine tanımlayıcı istatistik, Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA), Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA), eş doğrusallık analizi ve son olarak yol analizi uygulanmıştır. Bulgular - Analiz sonuçlarına göre, uçuş öncesi ve sonrası yolcuların algıladıkları memnuniyet ile havayolu işletmesine olan güvenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca, yolcuların havayolu işletmesine olan güveni ile uçuş sırasında algılanan memnuniyetleri arasında da istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Ancak, uçuş öncesi ve sonrası yolcuların algıladıkları memnuniyet ile uçuş sırasında yolcuların algıladıkları memnuniyet arasında bir ilişki bulunamamıştır. Ayrıca, uçuş öncesi ve sonrası yolcuların algıladıkları memnuniyetin uçuş sırasında yolcuların algıladıkları memnuniyete etkisinde güvenin aracı olarak bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Tartışma - Hava ulaşımında, yolcuların havayolu işletmesine duyduğu güven büyük bir öneme sahiptir. Hava ulaşımının karmaşık bir süreç olduğu düşünüldüğünde, havayolu işletmelerinin sadece yolcu memnuniyeti değil, aynı zamanda güven unsurunu da dikkate alması, yolcunun havayolu işletmesine karşı bağlılığını güçlendirebilir.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Turkish Nurses’ Attitudes towards Elder Abuse and Neglect and Related Factors

    Demirağ, Hatice; Hintistan, Sevilay; Kulakaç, Nurşen

    Objective: Elder abuse appears as a global phenomenon that varies with time and societal structure. Nurses need to be able to recognize abused and neglected older people and take initiative for them. This study aimed to examine Turkish nurses’ attitudes towards elder abuse and neglect and related factors. Methods: In this cross-sectional and correlational study, the data were collected from 104 nurses who agreed to participate in the study between 15 and 25 June 2021 with an online questionnaire using a random sampling method. Results: Sixty nine point two percent of the nurses did not take a course on elder abuse, 99.2% received training on elder nursing in undergraduate education, 99.2% knew the concept of elder abuse, 92.3% encountered elder abuse cases, and 61.5% encountered an elder abuse case but did not report it. The rate of reporting elder abuse was 2.69 times higher in nurses with more work experience, 6.71 times in those who believed that nurses can be adequately protected against potential problems, and 4.21 times higher in those with a high level of knowledge about the elder abuse law. Conclusion: According to the results, Turkish nurses had sufficient knowledge about elder abuse and neglect, but reporting rate was inadequate.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Hakkari ve Civarının (Güneydoğu Anadolu, Türkiye) Güncel Deprem Potansiyeli: Bölge-Zaman-Magnitüd Analizleri

    Öztürk, Serkan; Alkan, Hamdi

    Hakkari (Türkiye), depremsellik ve tektonizma olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesinin en aktif illerinden bir tanesidir. Aletsel ve tarihsel dönemde, Hakkari ili ve civarında bulunan bu fay ve fay zonları birçok yıkıcı/hasar verici deprem üretmiştir. Son yıllarda Aralık 2023 (Mw=4.7) ve Şubat 2024’de (Mw=4.3) meydana gelen depremler, bu bölgedeki güncel depremselliğin önemli göstergelerindendir. Analizlerden elde edilen bulgulara göre, bölgede ortalama b-değeri 0.880.09 olup en düşük b-değerleri Yüksekova-Şemdinli Fay Zonu civarında gözlenmiştir. Buna ek olarak, pozitif Coulomb gerilme değişimleri Hakkari ili ve civarında KB-GD ve KD-GB yönlü olarak ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan, seçilen bölge için Mw=5.0 büyüklüğündeki bir depremin tekrarlama zamanı ~16 yıldır. Ayrıca, Mw=5.0 büyüklüğündeki bir depremin 10, 16 ve 20 yılda oluşma olasılıkları ise sırasıyla ~%45, ~%62 ve ~%69 olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak, bu çalışmada hesaplanan sismotektonik parametrelerin birlikte değerlendirilmesi ile Hakkari ili ve civarının güncel sismik tehlike potansiyeli ortaya çıkarılmıştır.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Kadınlarda step-aerobik egzersizlerinin yaşam kalitesi, hayat sevgisi ve ruh sağlığının sürekliliğine etkisi

    Yazici, Mehmet; Yılmaz, Coşkun; Özatman, Savaş

    Bu çalışmanın amacı kadınlarda step-aerobik egzersizlerinin yaşam kalitesi, hayat sevgisi ve ruh sağlığının sürekliliğine etkisinin incelenmesidir. Çalışmanın örneklem grubunu Gümüşhane Üniversitesinde eğitim gören 50 kadın (Egzersiz n:25, Kontrol n:25) oluşturmuştur. Çalışma programında katılımcılar 8 hafta boyunca, haftada 3 gün, günde 60 dakikalık step-aerobik egzersizine katılmıştır. Çalışmamızda kişisel bilgi formu, Yaşam kalitesi ölçeği, Sporcu ruh sağlığı sürekliliği-kısa formu ve son olarak ise Hayat sevgisi ölçeği kullanılmıştır. Çalışmamıza katılan kadın katılımcıların 6 haftalık step aerobik antrenmanlarının egzersiz grubunun yaşam kalitesinde fiziksel ve zihinsel puan değerlerine etkisi olurken, Kontrol grubunda sadece zihinsel puana negatif yönde etkisi görülmüştür. Sporcu ruh sağlığı sürekliliği alt boyutlarının egzersiz grubunda iyileştirirken, kontrol grubunda ise negatif şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Hayat sevgi alt boyutlarını da ise egzersiz grubunda tüm alt boyutlarda artışların, kontrol grubunda ise tüm alt boyutlarda düşüşler olduğu tespit edilmiştir. Yaşam kalitesinin hayat sevgisi düzeyindeki değişimin %33,8 gibi önemli bir kısmını açıkladığı görülmektedir. Yaşam kalitesinin sporcu ruh sağlığı sürekliliğindeki değişimin %28,5 gibi önemli bir kısmını açıkladığı görülmektedir. Hayat sevgisinin sporcu ruh sağlığı sürekliliğindeki değişimin %40,7 gibi önemli bir kısmını açıkladığı görülmektedir. Sonuç olarak 8 haftalık step-aerobik egzersizlerinin kadın öğrencilerde yaşam kalitesi, ruh sağlığının sürekliliği ve hayat sevgilerini artırdığı tespit edilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2024
    A Comparison of the Instantaneous Effects of Spinal Manipulation and Mobilization Techniques Applied to L3 Level on Jumping, Agility and Sprint Speed in Male Volleyball Players

    Aydın, Emine Büşra; Hatik, Sefa Haktan; Büyükkırlı, İlker Can

    Objective: This study aims to investigate the effects of manipulation and mobilization treatments applied to the L3 segment on sportive performance to prevent performance anxiety and low performance resulting from competition stress in athletes. Material-Method: Sixty male volleyball players aged 18 to 25 were enrolled in this randomized controlled trial. Participants were randomly assigned to one of three groups: a manipulation, a mobilization, and a control group. After completing the required warm-up program, participants underwent either manipulation or mobilization based on their assigned group. Hip range of motion, lumbar range of motion, T-Test time (seconds), 10-meter sprint time (seconds), vertical jump height (cm), and horizontal jump distance (cm) were evaluated immediately before and after the interventions. Results: There were no significant differences between the groups regarding participants' age and height (p>0.05). The mobilization group had the highest mean body mass index and weight (p=0.05). In the intra-group analysis, statistically significant improvements were observed in the spinal manipulation group for hip external rotation, lumbar flexion, extension, T-test performance, and right lumbar flexion (p<0.05). In the mobilization group, significant changes were noticeable for right hip flexion, left hip abduction, hip external rotation, lumbar flexion, extension and lateral flexion, T-test performance, 10-meter sprint, and horizontal jump. Across all groups, all measures were statistically significant except for hip flexion, hip adduction, hip internal rotation, and lumbar lateral flexion (p<0.05). Conclusion: Comparing the data between the groups revealed that the spinal manipulation group demonstrated superior outcomes in right hip extension, right hip external rotation, lumbar flexion, extension, T-test performance, and 10-meter sprint times compared to the spinal mobilization and control groups. We believe that pre-competition spinal manipulation interventions may offer the greatest benefit for volleyball players.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2024
    Hesaplamalı akışkanlar dinamiği ile açık kanal akımında bitki örtüsünün akım özelliklerine etkisinin analizi

    Şibil, Rahim

    Bu çalışmada bitki örtüsünün, dikdörtgen bir açık kanal üzerindeki akım özelliklerine olan etkisi, Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği analizi kullanılarak incelenmiştir. Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği (HAD) için ANSYS Fluent yazılımı kullanılmıştır. Akımın üç boyutlu, sıkışmayan, türbülanslı ve kararlı olduğu kabul edilmiştir. Sayısal çalışma literatürde yapılan deneysel bir çalışma ile doğrulanmıştır. Sayısal çalışmanın deney sonuçlarını başarılı bir şekilde tahmin ettiği gözlemlenmiştir. Sayısal çalışma ve ölçüm sonuçları arasındaki bağıl hata %10’un altında bulunmuştur. Yapılan sayısal çalışmalar sonucunda, bitki örtüsünün kanalın akım ve türbülans özelliklerini önemli ölçüde değiştirdiği gözlemlenmiştir. Bitki örtüsü olan bölgelerde, su yüzeyinde hızların çok düşük olduğu, yaprak örtüsünün altında kökler arasında ise hızların yüksek olduğu ve maksimum hızın 0,1177 m/s ile bu bölgede gerçekleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca türbülans viskozitesinin serbest alanlarda fazla olduğu gözlemlenirken türbülans enerji kırılımının katı-sıvı temas bölgelerinde fazla olduğu görülmüştür. Bu çalışma, açık kanal akışının bitki örtüsüyle etkileşimini anlamak ve açık kanal sistemlerinin hidrolik açıdan performansını geliştirmek için önemli bilgiler sağlamaktadır.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Deprem Felaketi Yaşayan Bireylere Uygulanan Psikoterapötik Müdahalelerin Etkinliğinin Meta Analiz ile Değerlendirilmesi

    Uzun, Sevda; Semerci, Murat

    Bu çalışma, deprem felaketi yaşayan bireylere uygulanan psikoterapötik müdahalelerin etkisini ortaya koymak amacı ile yapılmıştır. Meta analiz niteliğindeki bu çalışma için, Haziran-Eylül 2022’de PubMed, Web of Science, Google Akademik ve YÖK Tez Merkezi veri tabanları taranmıştır. Taramalar yıl sınırlamasına gidilmeden yapılmıştır. Çalışmaya incelemeler yapıldıktan sonra 13 araştırma alınmıştır. Veriler meta-analiz ve öyküsel anlatım yöntemleri ile sentez edilmiştir. Bu meta analizde deprem felaketi yaşayan bireylere uygulanan psikoterapötik müdahalelerin etkin olduğu tespit edilmiştir (SMD: -1.200. %95 CI: -1.692- 0.707; Z= -4.776, p = 0.000. I2= %97.116). Ayrıca çalışmada araştırmanın yapıldığı ülke/kıtanın, kullanılan psikoterapötik müdahale çeşitlerinin bireylere uygulanan psikoterapötik müdahalenin etkinliği üzerinde rol oynadığı belirlenmiştir. Ayrıca bilişsel davranışçı terapi, psikoterapi ve akupunktur yönteminin deprem felaketi yaşayan bireylerde etkin olduğu saptanmıştır. Deprem felaketi yaşayan bireylere yapılan psikoterapötik müdahaleler bireylerde oldukça olumlu etkiler yaratmakta ve bireylerin ruh sağlığını olumlu yönde etkilemektedir. Deprem felaketi yaşayan bireylere bilişsel davranışçı terapi, psikoterapi ve akupunktur yöntemlerinin uygulanması önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2024
    A Study on The Relationship Between Organic Agriculture and Agricultural Employment in Türkiye

    Merddan, Kurtuluş

    Organic agriculture is a sustainable agricultural system with different principles that is carried out within the scope of certain rules. Due to the substitution of organic inputs with chemical inputs, getting the products ready for sale, weed control, and similar operations by hand, enterprises engaged in organic farming require a larger labor force. All these jobs increase employment opportunities in rural areas and allow small family businesses to continue production. In this study, it has been tried to reveal the relationship between organic agriculture and agricultural employment with the help of an econometric model and to determine the effect of organic agriculture on employment. The study analyzed a 17-year time series of data spanning from 2004 to 2021 to identify the factors influencing agricultural employment, taking into account various aspects of organic agriculture, including the number of organic agricultural products, the count of farmers engaged in organic agriculture, the area dedicated to organic agricultural production, the organic wild collection area, the total area allocated for organic agricultural production, the quantity of organic agricultural production, the number of entrepreneurs involved in organic agriculture, the unit price of subsidy for organic agriculture, and the total amount of subsidy provided to organic agriculture. Based on the results of the regression analysis, it was determined that the number of organic products does not have a significant effect on agricultural employment. In addition, it was found that the wild harvesting area is positively significant for agricultural employment and that the total production area of organic agriculture and the amount of subsidy are negatively significant. The results of the research reveal that a 1% increase in the wild harvesting area related to organic agriculture would lead to an increase of more than 0.28% in the agricultural employment rate, while a 1% increase in the total production area and the amount of subsidy would lead to a decrease of 0.40% and 0.44% in the agricultural employment rate, respectively.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ2
    The 16TH century poet silistreli sîrî and his mathnawi “hilyetu’l-islam”

    Doğan, Hasan

    Although the 16th century is known as the glorious era of the Ottomans, it does not necessarily imply that peace and tranquility prevailed throughout all Ottoman territories. Indeed, especially in the second half of this century, significant conflicts and wars occurred, particularly along the eastern borders. Due to various reasons, the Sultan of the period, Murad III (reigned 1574-1595), issued a campaign order in 1578, and consequently, military units from various parts of the state were dispatched to the eastern borders to participate in the Eastern Campaign. Among the Ottoman military units, there were also individuals interested in poetry and literature. The poet known by the pen name Sîrî, who is the focus of this study, was one of the names who participated in this campaign and was essentially a cavalryman. Sîrî, whose real name is Ali, according to his own statement, is originally from Silistra. Sîrî, who participated in the Eastern Campaign of the Ottomans, tragically lost all four of his children during the campaign. Understanding the temporariness of the world upon these losses, the poet hoped to be remembered favorably by composing a work called “Hilyetü’l-Islam.” One of the reasons for writing Hilyetü’l-Islam was also to respond to the increasing Shiite propaganda. While the sections of faith, Islam, and beneficence, which form the first parts of the mesnevi, essentially deal with the basic concepts of Islamic belief and worship, these parts serve as a response to the Alevi propaganda perceived by the poet as Rafidi. In these sections, Sîrî frequently criticizes the Rafidi Kızılbash by addressing them directly. The aforementioned Hilyetü’l-Islam, whose only copy discovered so far is in mesnevi verse form, was completed in 1580. In this encyclopedic mesnevi, various topics are covered, ranging from religion to trade, from governance to military matters, from craftsmanship to marriage. The mesnevi, appearing as an incomplete copy, consists of approximately 4864 verses in its current form. In this study, the Hilyetü’l-Islam mesnevi, which has not been subject to a previous study, will be examined in terms of form and content, and an attempt will be made to present the life story of the poet, Silistreli Sîrî Ali.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Presenteeism and Job Performance in the Aviation Industry: A Study on Ground Handling Business Employees

    Vural, Selvi

    The aim of this study is to determine the impact of presenteeism on job performance. In the scope of the research, job performance has been examined in terms of both contextual and task performance. This study was conducted with the participation of personnel responsible for ground handling services in the aviation sector. Given the determined objective, it was deci-ded that the quantitative method is suitable for the research, and data were obtained through scale forms. To assess employees' presenteeism tendencies, the "Stanford Presenteeism Scale (SPS-6)" was utilized, while the "Job Performance Scale" was employed to measure job performance. The findings suggest that presenteeism impacts job performance in both task and con-textual dimensions. The results demonstrate that presenteeism significantly and positively affects both areas of job performance. This study highlights the beneficial effect of presenteeism on job performance. However, this significant positive relationship between presenteeism and performance does not entirely eliminate the fact that presenteeism is seen as a problem in busi-nesses.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Elajik asit ve kemoterapi ilaç (Dosetaksel ve Mitoksantron) kombinasyonlarının sinerjik antioksidan etkileşimlerinin belirlenmesi

    Sarikaya, Sevim Beyza Ozturk; Zehiroğlu, Cuma

    Kemoterapi ilaçları kanser tedavisinde yaygın olarak kullanılan ancak birçok negatif yan etkisi bulunan ilaçlardır. Günümüzde bu ilaçların yan etkilerini azaltmak ve doğal maddelerle birleştirerek faydalarını artırmak için çalışmalar bulunmaktadır. Çalışmamızda doğal bir madde olan Elajik asit (EA), yaygın olarak kullanılan kemoterapötikler olan DOC ve MIX ile bunların kombinasyonlarının (EA+DOC, EA+MIX) antioksidan ve antiradikal aktiviteleri araştırılmıştır. Bu amaçla DPPH• ve ABTS•+ giderme aktivitesi, Fe3+-Fe2+ ve Cu2+-Cu1+ indirgeme kapasitesi yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma sonrasında etkileşimler CompuSyn yazılımı uygulanarak kombinasyon indeksi ile analiz edilmiştir. Kombinasyonlarda maksimum sinerjik gösteren konsantrasyonlar belirlenmiştir. Bu amaçla öncelikle antioksidan aktivite metotlarında kullanılan kombinasyon konsantrasyonları ve bulunan absorbans değerleri Compusyn programına girilmiştir. DPPH• ve ABTS•+ giderme aktivitesi sonuçları programa girildiğinde EA+DOC için sırasıyla daha düşük konsantrasyonlarda (7:7µg/mL), (0,125+1 µg/mL) daha etkin sinerjik etki gözlemlenmiştir. EA+MIX için ise DPPH giderme aktivitesi sonuçlarının programa uygulanmasıyla sinerjik etki gözlemlenmemiş, ABTS•+ giderme aktivitesi için ise uygulanan dozlar içinde daha yüksek konsantrasyonlarda daha etkin sinerjik etki gözlemlenmiştir (0.750:6 µg/ml). Fe3+-Fe2+ ve Cu2+-Cu1+ indirgeme sonuçları programa uygulandığında; hem EA+DOC hemde EA+MIX için daha yüksek konsantrasyonlarda (17:17µg/mL) sinerjik etki gözlenmiş olup hatta birçoğunda güçlü sinerjik etki gözlemlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, bu kombinasyonların antikanser ve enzim çalışmaları gibi daha ileri çalışmalarda kullanılması için yol gösterici olmuştur.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    A study on effective feature extraction and genetic algorithm based feature selection method in fake news detection classification using machine learning approaches

    Bozkurt, Ferhat; Yağanoğlu, Mete; Ramazan, İncir

    In today's technology, information spreads quickly through online social networks, making our lives easier. However, when false news is shared without critical evaluation, it can harm society and affect social, political and economic aspects as it reaches a wide audience. At this point, it is important to develop content verification and confirmation systems. In this study, the aim is to conduct monolingual and cross-lingual classification on a multi-class dataset containing English and German news content. We applied data preprocessing, including CountVectorizer and stylometric feature extraction, before classification. Feature selection was made using the genetic algorithm, which is an algorithm based on the idea of evolution in nature. Selected features were classified by Random Forest, Logistic Regression, Multinomial Naive Bayes, Decision Tree and KNearest Neighbors machine learning algorithms. In the classification process, Multinomial Naive Bayes achieved 58.49% Accuracy and 42.97% macro-F1 for monolingual English news texts, while Logistic Regression achieved 45.39% Accuracy and 37.70% macro-F1 in Cross-lingual classification using English and German news texts. Significantly successful results were obtained compared to studies conducted with the same dataset. In addition, the same methodology was applied to the ISOT dataset. 99.48% and 99.62% macro-F1 were obtained by Logistic Regression and Decision Tree algorithms, respectively.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Bir kamu binasının binaların yangından korunması yönetmeliği çerçevesinde incelemesi: Örnek bir uygulama

    Çavuşoğlu, İbrahim; Işık, Hale

    Türkiye'de, tarih boyunca bina yangınları sıklıkla yaşanmış, ciddi kayıplara neden olmuş ve bu durum günümüzde de devam etmektedir. Ancak, yangın güvenlik önlemlerinin alınmasıyla bu kayıpların büyük ölçüde önlenebileceği bilimsel bir gerçektir. Ülkemizde 2007'de çıkarılan "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik" (BYKHY) ile mevcut binaların bu yönetmeliklere uygun hale getirilmesi ve yeni binaların bu standartlara göre inşa edilmesi, bina yangınlarının büyük ölçüde engellenmesine yardımcı olabilir. Güvenli bir çalışma sistemi için, tüm yangından korunma sisteminin periyodik olarak test edilmesi gerekir, böylece sistem acil bir durumda daha iyi çalışır. Bu çalışmada, Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) binasının yönetmelikte belirtilen kriterlere uygunluğu 14 farklı başlıkta incelenmiştir. Ayrıca eksiklik olan başlıklarda Fine Kinney metodu uygulanarak risk analizi gerçekleştirilmiştir. İncelemeler sonrasında binanın 5 başlıkta yönetmelikte belirtilen kriterleri karşıladığı, diğer 9 başlıklarda ise bazı eksiklikler olduğu belirlenmiştir. Yapılan risk analizi özellikle kaçış merdivenleri, acil durum aydınlatması, kazan dairesi, dış kaçış merdivenleri ve hidrant sistemi gibi alanların çok yüksek riskler içerdiğini ortaya koymuştur. Bu çalışma bir kamu binasında belirlenen çok yüksek ve yüksek risk seviyelerinin azaltılması veya kabul edilebilir düzeye indirilmesi için gerekli önlemlerin alınması hususunda vurgu yapmaktadır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar