Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2022
    Çift Eksen Güneş Takip Sistemi Geliştirilmesi

    Basoglu, Mustafa Engin; Ünsal, Recep; Çağşırlıoğlu, Gökhan

    Yenilenebilir enerji kaynakların efektif kullanımı günümüzde çok önemlidir. Çünkü enerji kaynakları sınırlıdır ve yenilenebilir enerjiden maksimum düzeyde istifade etmek gereklidir. Bu çalışmada güneş enerjisinden olabilecek maksimum enerjiyi elde etmek için fotovoltaik sistemde çift eksenli güneş takip sistemi uygulaması gerçekleştirilmiştir. Güneş takip sisteminde mekanik düzende dikey tutucu olarak kestamit malzemesi, güneş paneli tutucu ise demir kullanılmıştır. Güneş panelinin 4 köşesinde toplam 4 adet LDR kullanılarak Arduino tabanlı dikey ve yatay eksende güneş takibi gerçekleştirilmiştir. Sistemde kullanılan güneş paneli gücü 45W olup, yatay eksende redüktörlü DC motor, dikey eksende lineer DC motor kullanılmıştır. Gerçekleştirilen uygulama sonucunda hassas güneş takibi yapan bir sistem gerçekleştirilmiş ve statik bir PV sisteme göre daha yüksek verim elde edilmiştir.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Atık Malzemelerin Çimentolu Macun Dolgunun Dayanım-Duraylılık Performansına ve Üretim Maliyetine Etkisi

    Yilmaz, Tekin; Ercikdi, Bayram

    Bu çalışma ile çimentolu macun dolgu (ÇMD) karışımında sülfürlü-maden atığı (S-MA) yerine %15 oranında ikame edilen atık malzemelerin (inşaat-yıkıntı atığı: İYA, kireçtaşı: KT, uçucu kül: UK ve yüksek fırın cürufu: YFC) ÇMD’nin dayanım/duraylılık performansına ve üretim maliyetine etkisi incelenmiştir. Bu amaçla, üretilen ÇMD numuneleri (kontrol: ve %15 atık malzeme ikameli) 7-360 gün boyunca dayanım testine tabi tutulmuştur. ÇMD üretim maliyetinin araştırılması için karışımlarda kullanılan çimento miktarları ve maliyetleri belirlenirken, atık malzemelerin öğütme sırasındaki enerji tüketimleri ve maliyetleri hesaplanmıştır. Tüm numuneler kısa ve uzun dönemde istenen 1,0 MPa dayanımı sağlamış ve %15 UK ve YFC ikameli ÇMD numuneleri kontrol numunelerine kıyasla 4 kata kadar daha yüksek dayanım üretmiştir. 1,0 m3 ÇMD üretimi için kontrol karışımında 130,0 kg çimento (%8,5) kullanılırken, atık malzeme ikameli karışımlarda bağlayıcı oranının %1,0 düşürülmesi yaklaşık %15 çimento tasarrufu sağlamıştır. Atık malzemelerin öğütme işlemlerinde 6,55-18,89 kW-saat/ton elektrik enerjisi tüketilmiş ve böylece 2,99 ₺ (UK)-8,85 ₺ (İYA) arasında para harcanmıştır. ÇMD üretimi için toplam maliyet değerlendirildiğinde, kontrol karışımı için 153,4 ₺ harcanırken, %15 atık malzeme ikameli karışımların maliyetinin 133,5 ₺’ye kadar (%12,98’e kadar tasarruf) düşürülebilmesi öngörülmüştür. Sonuçlar, ÇMD’nin dayanım/duraylılık performansı ve üretim maliyeti konusunda en uygun karışım tipinin %15 UK ikameli ÇMD karışımı olduğunu göstermiştir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2022
    Covid-19 Pandemi Sürecinin Sağlık Sektörü Çalışanları Üzerindeki Psikososyal Yansımaları: Nitel Bir Araştırma

    Gökçe, Ahmet

    2019 yılının Aralık ayında başlayarak günümüze kadar geçen sürede Covid-19 salgını dünya çapında milyonlarca insanı etkilemiş, ekonomik ve sosyal problemleri de beraberinde getirmiştir. Covid-19 salgını ile mücadelede ön hatlarda yer alan sağlık çalışanları ise bu süreçte üzerine en fazla yük düşen kesim olmuş, fiziksel ve ruhsal açıdan önemli ölçüde yıpranmışlardır. Bu noktadan hareketle, bu çalışmanın amacı, Covid-19 Pandemi sürecinin sağlık çalışanları üzerinde oluşturduğu psikososyal etkileri tespit etmektir. Bu amaçla, yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılarak 25 sağlık çalışanı ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Bu sağlık çalışanlarının 9’u doktor, 5’i hemşire, 5’i paramedik ,2’si ebe, 2’si tıbbi sekreter ve 2’si ise temizlik personeldir ebedir. Araştırma sonuçlarına göre psikososyal etkiler stres/depresyon/kaygı, tükenmişlik ve dışlanma olarak belirginlik kazanırken, çalışma ortamı ve koşullarının bu süreçte önemli bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda, Covid-19 döneminde çalışma ortamı ve koşullarının araştırmaya katılan sağlık çalışanlarını olumsuz etkileyerek onlarda stres ve kaygı bozukluklarına yol açtığı, depresyon belirtilerinin oluşmasına neden olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca sadece mesleklerinden dolayı araştırmaya katılan sağlık çalışanlarına yönelik olarak yoğun bir sosyal dışlanmanın olduğu tespit edilirken, tüm bu etkenlerin ise bireylerde tükenmişlik duygusuna yol açtığı belirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex4TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Akademisyenin iş anlamlılığı, kişiler arası güven ve örgütsel bağlılık ilişkisinin iş özellikleri kuramı kapsamında incelenmesi

    Durmuş, İbrahim

    Araştırmanın amacı iş özellikleri kuramı açısından akademisyenlerin faaliyetlerinde işlerinin anlamlılığına etki edebileceği düşünülen güven ve örgütsel bağlılık değişkenlerini bir model çerçevesinde ortaya koymaktadır. Günümüz üniversitelerde faaliyette bulunan akademisyenlerin çalışma arkadaşlarına karşı güven davranışları hem örgütsel bağlılıkları hem de işlerinin anlamlılığı üzerinde etkili olabilir. Bu açıdan araştırma Türkiye’de Doğu Karadeniz Bölgesinde farklı üniversitelerde faaliyette bulunan ayrı statülere sahip 406 akademisyen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarında akademisyenlerin birbirlerine olan güven davranışlarının işlerinin anlamlılığı üzerinde pozitif ve anlamlı etkilerinin olduğu görülmüştür. Akademisyenlerin birbirlerine olan güven davranışlarının örgütsel bağlılıkları üzerinde de pozitif ve anlamlı etkileri olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca akademisyenlerin örgütsel bağlılıklarının da işlerinin anlamlılığı üzerinde pozitif ve anlamlı etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada akademisyenlerin birbirlerine olan güvenlerinin işlerinin anlamlılığı üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılıklarının tam aracı etkiye sahip olduğu sonucuna erişilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Avrupa birliği emisyon ticaret sistemi çerçevesinde kirleten öder ilkesi

    Uğur, Candan Yılmaz

    1970'li yıllarda tüketimin ön planda tutulduğu, çevre ile ekonomik kalkınma arasındaki doğal bağın göz ardı edildiği kontrolsüz bir kalkınma sürecinin farkına varılması, AB'de çevreye ve iklime duyarlı bir kalkınma planı arayışına yol açmıştır. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi süreci ile başlayan ve daha sonra AB temel mevzuatına dahil edilen kirleten öder ilkesi, bu kapsamda uygulanmaya başlanmıştır. Bu çalışmada, AB iklim değişikliği politikaları kapsamında uygulanan kirleten öder ilkesi ele alınmaktadır. Kirleten öder ilkesi; AB'nin iklim değişikliği ile mücadelesi kapsamında ele alınacak ve karbon (CO2) emisyonlarının neden olduğu negatif dışsallıkların içselleştirilmesindeki rolü tartışılacaktır.

    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex5TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Girişimcilik Düzeylerinin ve Bu Düzeyleri Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi

    Aslan, Ramazan; Göktekin, Zekiye; Yıldız, Eyyüp

    Girişimcilik, istihdam yaratmanın merkezinde olması sebebiyle ekonomik büyüme sürecinin hayati bir unsurudur. Bu araştırmanın amacı, Sağlık Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin girişimcilik düzeylerinin ve bu düzeyleri etkileyen faktörlerin tespit edilmesidir. Araştırma, kesitsel tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi (AYAY), Sağlık Yönetimi (SY) ve Hemşirelik (Hem) bölümlerinde öğrenim gören tüm öğrenciler oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında anket yöntemi kullanılmış, kolayda örnekleme yöntemi seçilmiştir. Araştırmaya 294 (%70,3)’ü kadın, 194 (%29,6)’ü erkek olmak üzere toplam 418 kişi katılmıştır. Verilerin analizinde non-parametrik testler kullanılmıştır. Kamu istihdamı düşük olan bölümlerdeki öğrencilerin girişimcilik düzeylerinin daha yüksek olduğu, cinsiyetler arasında fark olmadığı, il ve ilçe merkezinde yetişen bireylerin girişimcilik düzeylerinin kırsalda yetişenlere göre daha yüksek olduğu, çalışma deneyimi olan bireylerin girişimcilik düzeylerinin daha yüksek olduğu, okuduğu bölümü seven katılımcıların girişimcilik düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bu bulgular doğrultusunda girişimcilik düzeyi düşük olan öğrencilerin bu düzeylerini arttırmaya yönelik eğitimsel ve teşvik edici faaliyetler yapılması önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2022
    Söylemek Mi Gizlemek Mi? Çocuk Mağdurların Cinsel İstismarı Açıklamalarını Etkileyen Faktörler

    Türkkan, Tuğba; Odaci, Hatice

    Çocuklukta cinsel istismar, büyük bir topluluk endişesi konusu olan ve birçok yasal ve profesyonel girişimin odağı haline gelen karmaşık bir yaşam deneyimidir. Küresel bir halk sağlığı sorunu olan çocuk cinsel istismarının, ruh sağlığı ve psikososyal işleyiş üzerinde olumsuz ve uzun süreli etkileri olduğu ve bu istismar türüne maruz kalanların yaşamları için travmatik sonuçları bulunduğu literatürde çeşitli çalışmalarda vurgulanmaktadır. Bu nedenle çocuğun maruz kaldığı istismarı açıklaması; koruma ve adalet sisteminin çocuk koruma prosedürlerini uygulamasını sağlamak ve terapötik müdahaleyi başlatmak üzere kritik bir rol oynamaktadır. Ancak çocuklar ve gençler maruz kaldıkları cinsel istismarı çoğunlukla gizlemeyi tercih eder, bu da istismarın devam etmesine neden olur ve çocuğun destek sistemlerine erişimini engeller. Bu sebeple açıklamanın önündeki engellerin ve kolaylaştırıcıların ayrıntılı bir şekilde anlaşılması, alanda çalışan profesyoneller ve araştırmacılar için büyük önem taşımaktadır. Bu literatür incelemesi çocukların cinsel istismarı ifşa etmesine yönelik bilgilere, kuramsal yaklaşımlara ve araştırma bulgularına odaklanmaktadır. Ayrıca çalışmada alanda çalışan uzmanlar ve araştırmacılar için pratik çıkarımlar ve öneriler sunulmaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Biyogazla Birlikte Oluşan Diğer Ürünlerin Araştırılması

    Saribiyik, Oguz Yunus

    Gelişmekte olan ülkelerin enerji tüketimindeki yükselme atmosfere karbondioksit salınımını artırarak küresel ısınmaya sebep olmaktadır. Küresel ısınmaya bağlı olarak ortaya çıkan doğal afetler insanların yaşamlarını olumsuz yönde etkilediklerinden dolayı atmosfere karbondioksit salınımının kontrol altına alınıp sürdürülebilir hale getirilmesi gerekmektedir. Bu sebeple fosil kökenli yakıtlara alternatif kaynaklarının araştırılması zorunlu hale gelmektedir. Rüzgâr enerjisi, biyodizel vb. gibi alternatif biyoyakıtlar içerisindeki alternatif enerji üretim yöntemlerinden birisi de biyogaz üretimidir. Biyogaz üretiminde uygun organik atıklar kullanılarak %35-45 CO2, %55-65 CH4 oranlarda biyogaz karışımı üretilirken eser miktarda CO, H2S, NH3 gibi diğer ürünlerde ortaya çıkmaktadır. Yapılan bu çalışmada biyogaz üretiminde kullanılan sıvı fazda bulunan toplam karbon miktarı, fenolik içerik miktarları, Azot(N), Fosfor(P2O5), Potasyum(K2O), pH, Hümik asit, Fülvik asit ve iletkenlik gibi değerlerin değişimi biyogaz üretimi öncesi ve sonrasında test edilerek belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre N, P, K miktarlarında herhangi bir değişim ortaya çıkmazken pH değerinde yükselme, fenolik içerik, toplam karbon içeriği, iletkenlik, Hümik ve Fülvik asit içeriklerinde biyogaz üretim süreci sonrasında artış meydana geldiği gözlemlenmiştir.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2022
    Dawn of the Street Child and the Boredom of the Flâneur: The Aporia of Aesthetic Experience in Walter Benjamin

    Akkanat, Salih

    Abstract: This article is a study on Walter Benjamin's aesthetic and political thought. He tries to position Benjamin's aesthetic understanding in the context of today's aesthetic debates. He bases aesthetics as a sensibility regime and proposes that a sensuous relationship can be established between politics and aesthetics. Rather than being an ideological tool that serves the illusion of autonomy and freedom, it focuses on the potential of aesthetics that forms the basis for the experience of freedom and re-establishes the social bond. In this respect, he emphasizes that Benjamin's effort to draw conclusions for aesthetics from the sociology of modernity and the connections he established between the capture of meaning and the liberation of meaning that limit the form of relationship between aesthetics and politics. Therefore, the article focuses on the coherence and inconsistency between his political and epistemological engagements and his aesthetic thought, and discusses the extent to which he has an aesthetic thought in congruence with politics.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Yüksek bir binanın deprem performansına dış destek kirişlerin etkisinin doğrusal ve doğrusal olmayan yöntemlerle incelenmesi

    Çavdar, Özlem; Çelik, Halil İbrahim

    Bu çalışmada, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2019 (TBDY-2019) esas alınarak 29 katlı betonarme perde-çerçeveli bir yüksek binanın deprem yükleri altındaki davranışı incelenmiştir. TBDY-2019’da tavsiye niteliğinde dış destek kirişlerin yüksek binalarda dayanım fazlalıklarının sınırlandırılmasının gerekliliğine dikkat çeken maddesi dikkate alınarak incelenen 29 katlı binaya, bina yüksekliği H olmak üzere 0.33H ve 0.66H mesafelerinde dış destek kirişler ilave edilmiştir. Oluşturulan iki farklı sayısal model için öncelikle dayanıma göre tasarım kapsamında kullanılacak doğrusal hesap yöntemlerinden mod birleştirme yöntemine göre spektrum analizi gerçekleştirilmiştir. Yüksek binaların davranışını daha doğru tahmin edebilmek için diğer gelişmiş ülkelerdeki deprem yönetmeliklerinde olduğu gibi TBDY-2019’da doğrusal olmayan şekildeğiştirme esaslı tasarım yaklaşımı önerilmektedir. Çalışmanın sonucunda incelenen iki sayısal model için hedeflenen performans etkileri dahilinde kalınıp kalınmadığı tespit edilmiştir ve sonuçlar karşılaştırmalı olarak verilmiştir. Dış destek kiriş kullanılan modelde yapı rijitliği ve perdelerde kesme kuvvetlerinin arttığı görülürken, buna bağlı olarak; yerdeğiştirmeler, göreli kat ötelemeleri, plastik dönme değerleri ve perdeler için eğilme momenti değerlerinin azaldığı görülmüştür.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Bu şiirler kimin I?

    Tılfarlıoğlu, Musa

    Eski Türk edebiyatında farklı şairlerin divanlarında aynı şiirlerle karşılaşmak mümkündür. Divan şairlerinin divanlarında, divanlarının farklı nüshalarında ve mecmualarda küçük değişikliklerle veya birebir aynı şiirlerin iki farklı şair adına kayıtlı olduğu eskiden beri bilinmektedir. Divanlarda küçük değişikliklerle bulunan bu şiirlerin bir kısmının divan şiirindeki nazire geleneği kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Fakat bu tarz şiirlerin bir kısmı nazire geleneğini aşan, intihale yaklaşan çalışmaların ürünüdür. Bazen insan kaynaklı hatalardan dolayı aynı şiirin iki farklı şairin divanında yer alması mümkünken, bazen de müstensih, mecmua derleyicisi veya araştırmacıdan kaynaklı aynı şiirlerin farklı şairlerin divanında yer aldığı görülmektedir. Necâtî Bey ve Edirneli Şevkî’nin divanlarında biri küçük farklılıklarla diğeri birebir aynı kaydedilmiş iki gazel mevcuttur. Bu çalışmada bahsedilen özellikleri bulunduran, aynı asırda yaşamış olan iki şairinde divanında bulunan aynı iki şiirin hangi şaire ait olduğu sorgulanmıştır. Necâtî Bey ve Edirneli Şevkî’nin divanlarında birebir aynı şekilde bulunan, her iki şairin de mahlasının makta beytinde geçtiği gazeller, intihal, müşterek şiir ve nazire geleneği çerçevesinde incelenerek, gazellerin her iki şairin divanına nasıl girdiği sorgulanmıştır. Farklı başlıklar altında incelenen (maddi deliller, muhteva, üslup, nazire, söz dizimi…) gazellerin hangi şaire ait olabileceği tespit edilmeye çalışılmıştır. İki gazelin hangi şaire ait olduğunun incelenmesi makale sınırlarını aşacağından çalışma ikiye bölünecektir. İlk makalede şairlerin beş beyitlik gazelleri incelenecek, ikinci çalışmada ise yedi beyitlik gazelin kime ait olduğu sorgulanacaktır.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Yenilenebilir Enerji - Ekonomik Büyüme İlişkisi Açısından Türkiye ve AB Ülkelerinin Malmquist Endeksi ile Performans İncelemesi

    Seyhan, Burak; Seyhan, Nazlı

    Nüfus artışı, teknolojik gelişmeler vb. birçok faktör dünyadaki enerji ihtiyacını ve tüketimini hızla artırmaktadır. Son dönemlerde kişi başına düşen enerji tüketiminin artması ciddi boyutlara ulaşmış, enerji üretiminde dışa bağımlığı azaltma ve küresel ekonomik rekabette belirleyici bir aktör olma hususları enerji üretiminin önemini artırmıştır. Bu sebeple, enerji kaynaklarına sahip olan ülkeler, ekonomik olarak diğer ülkelerden farklı bir konuma geçmiştir. Bununla birlikte, günümüzdeki çevre sorunları, fosil kaynakların tükenebilir olması veya fosil kaynaklara sahip olunmaması vb. sebepler yenilenebilir enerji kaynaklarına ilgiyi artırmıştır. AB’ye üyelik sürecinde, Türkiye ve AB ülkelerinin yenilenebilir enerji performanslarının zaman içinde değerlendirilmesi literatüre ve yapılacak çalışmalara da katkı sağlayacaktır. Bu çalışmanın amacı, yenilenebilir enerji ve ekonomik büyüme ilişkisi açısından Türkiye ve AB ülkelerinin verimlilikleri değerlendirmektir. Çalışma kapsamında yapılan literatür incelemesi sonucu yenilenebilir enerji göstergeleri ile ilgili 5 değişken belirlenmiştir. Girdi değişkenleri; CO2 Salınımı, Toplam Enerji Tüketimindeki Yenilenebilir Enerji kullanımı (YEK), İşgücü (EMP) çıktı değişkenleri; Kişi Başına GSYİH ve Toplam Enerji Arzının İçindeki Yenilenebilir Enerji Oranı (TEAYEO)’dır. Çalışmada, bahsi geçen ekonomik ve yenilenebilir enerji göstergeleri yardımıyla 2008-2015 döneminde AB ülkeleri ve Türkiye’nin performanslarındaki değişimler değerlendirilmiştir. Zaman içindeki verimliliğin gelişimini değerlendirebilmek için Malmquist Toplam Faktör Verimliliği (TFV) endeksi kullanılmıştır. Malmquist Endeksi, Veri zarflama analizi (VZA) temelli bir endeks olduğundan karar verme birimleri (KVB) arasında homojeniteyi sağlayabilmek amacıyla kümeleme analizi yapılmış ve benzer ülkeler gruplandırılmıştır. Çalışma sonucunda, 2008-2015 dönemdeki TFV ortalama değerlerine göre ülkeleri sıraladığımızda, Lüksemburg’un diğer ülkelerden kayda değer bir farkla birinci sırada yer aldığı görülmektedir. Lüksemburg’u sırasıyla Belçika, Türkiye, Bulgaristan, Hırvatistan Slovenya, Kıbrıs vd. ülkeler takip etmektedir. Türkiye’nin de ortalama TFVG değerine göre başarılı ülkelerden olduğu görülmektedir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Annelerin Erken Postpartum Dönemdeki Eş Desteği Algısının Postpartum Stres Üzerine Etkisi

    Aydin, Ruveyde; Aktas, Songul; Ay, Ozge Palanci; Topçu, Tuğba Yazıcı

    Amaç: Bu çalışmada; annelerin erken postpartum dönemdeki eş desteği algısının postpartum stres üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışma kesitsel ve analitik tiptedir. Çalışmanın verileri postpartum erken dönemde olan 389 anneden online olarak toplanılmıştır. Veriler; tanıtıcı bilgi formu, Erken Lohusalık Sürecinde Kadınların Algıladığı Eş Desteği Ölçeği ve Doğum Sonu Stres Etkenleri Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler (sayı, yüzde, toplam puan) ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Annelerin algıladığı eş desteği puanının artmasının, postpartum stres düzeyini azaltmada etkisinin olduğu saptanmıştır (β=-0.093, p=0.049). Annenin gelir getiren bir işte çalışma durumunun (β=-2.330, p=0.000), gelirini gidere denk (β=-1.975, p=0.014) ve gelirini giderden fazla algılamasının (β=-1.998, p=0.030) postpartum stres üzerinde azaltıcı etkisinin olduğu belirlenmiştir. Annelerin; eşlerinin eğitim düzeyinin lisans ve üstü olması (β=2.611, p=0.036), üç ve daha fazla sayıda çocuğunun olması (β=0.092, p=0.046) ve il merkezinde yaşamaları (β=2.653, p=0.033) postpartum stresi artırdığı bulunmuştur. Sonuç: Annelerin erken postpartum dönemde eş desteği algısı arttıkça postpartum stresi azalmaktadır. Bazı sosyo-demografik ve obstetrik faktörler, annenin postpartum stresini artırmaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex13TR Dizin10
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2022
    Framing Theory in the Age of Social Media

    Güran, Mehmet Salih; Özarslan, Hüseyin

    The Internet age has converged various traditional mainstream media institutions as well alternative media platforms together into a hybrid media system with the New Media system that includes alternative media like social media, in particular Twitter and Facebook. Framing Theory and frame analysis has been found functional and suitable for researching complex social media communications and also the interplay of the social media with mainstream traditional media. We reviewed the literature of framing analysis in relation to social media, virtual communities and social movements to present a brief overview of the practical and theoretical potentials of frame analysis and also the particularities and problems that arose in regard to the dynamic nature of social media. As a result, frame analysis presents an even broader potential for the research of dynamic communication processes in the fast lives of virtual communities and the vast effects of online interaction of social, political, commercial institutions

    AtıfOpenAlex40TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Eski köye yeni adet: youtube üzerinde işçi sendikaları

    Denizli, Umut; Seçer, Barış

    Toplum yaşamında eğitim, pazarlama gibi çeşitli alanlarda sosyal medya uygulamaları giderek daha fazla kullanılmaktadır. İşçi sendikaları da üyeleri ile iletişim kurmak ve kamuoyuna duyurular yapmak için sosyal medyayı kullanmaktadır. İşçi sendikalarının üye kaybı nedeniyle sendikal kriz içinde oldukları belirtilmektedir. Bu nedenle sendikaların hem eski üyelerini yeniden kazanmaları hem de üye olmaya sıcak bakmayan kesimlerden yeni üyelere ulaşmaları gerektiği belirtilmektedir. İşçi sendikalarının bu amaçla sosyal medyayı kullanmalarının yararlı olacağı ileri sürülmektedir. Araştırma kapsamında öncelikle ülkemizdeki 3 konfederasyona bağlı işçi sendikalarının YouTube kanalları incelenmiştir. Daha sonra Petrol İş sendikasının YouTube kanalındaki videolar konuları ve zaman boyutunda analiz edilmiştir. YouTube kanalındaki videoların kamuoyunu bilgilendirme, kamuoyu oluşturma, destek, haklar, faaliyetlerin tanıtımı, grev, kutlama, konuşma, kadınlara yönelik şiddetle mücadele, örgütlenme, tanıtım ve protesto konuları şeklinde sınıflandırılmıştır. Kanaldaki videoların büyük ölçüde mevcut üyelere yönelik olduğu belirlenmiştir. Videoların zaman içerisinde çeşitlendiği görülmektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Trabzon vilayeti’nde meşhur eşkıyalar (1876-1919)

    Yılmaz, Banu

    Osmanlı Devleti XVIII. Yüzyılın ortalarından itibaren kaybedilen savaşların etkisiyle sosyal ve ekonomik olarak pek çok problemle karşı karşıya kalmıştır. Bu problemler Trabzon Vilayeti dâhilinde de belirgin bir şekilde gözlemlenmiştir. Trabzon ve çevresinde bu sosyal ve ekonomik problemlerin bir uzantısı olarak meydana gelen eşkıyalık olaylarını konu alan bu çalışmada; XIX. yüzyılın son çeyreği ve XX. Yüzyılın başlarını kapsayan dönemde meydana gelen eşkıyalık olaylarında ön plana çıkan isimler üzerine yoğunlaşılmıştır. Arşiv belgeleri doğrultusunda incelenen olaylardan; bölgedeki asayişi olumsuz etkileyen eşkıyalık faaliyetlerinin neler olduğu, bu olaylarda eşkıyaların bireysel veya kitlesel olarak nasıl hareket ettiği, eşkıyaların yakalanması için devletin hangi tedbirleri aldığı açıklanmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada, meşhur eşkıya reisleri olarak bölgede korku salan şahısların Trabzon Vilayeti sınırları içinde mi veya başka bir vilayette mi ikamet ettikleri, coğrafi yapının eşkıyaların kaçmasında ve saklanmasındaki etkisi, vilayetteki eşkıyalık faaliyetlerinin ele alınan tarih aralığında bir artış gösterip göstermediği, artış görünüyorsa bunun nedenleri ele alınmıştır. Çalışmanın odaklandığı bir diğer husus ise eşkıyaların bölgede yaşayanlar veya idareciler tarafından desteklenip desteklenmediklerinin sorgulanmasıdır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Uçucu kül inceliğinin betonun sülfat direnci üzerine etkisi

    Demir Şahin, Demet; Çullu, Mustafa; Eker, Hasan

    Beton bileşiminden biri olan çimentonun hidratasyonu ile sülfat iyonları arasında oluşan kimyasal reaksiyon sonucu sülfat korozyonu oluşmakta ve bu oluşum betonda bozulmalara neden olmaktadır. Sülfatın beton üzerinde oluşturduğu hasarı azaltmak ya da en aza indirmek için çimento yerine uçucu kül gibi puzolanlar kullanılmaktadır. Bu çalışmada betonun ana bileşenlerinden biri olan çimento yerine çimentoya yakın bileşene sahip olan Afşin Elbistan Termik Santralinden temin edilmiş uçucu kül atığı kullanılmıştır. Uçucu külün (UK) bilyalı değirmende 0, 10 ve 20 dk öğütülmesi ile elde edilen farklı inceliklere sahip örnekler % 10 UK ikame oranı ile hazırlanarak uçucu kül katkılı beton örnekleri oluşturulmuştur. Daha sonra bu örnekler; % 5 ve % 10 katkılı sülfat çözeltisine maruz bırakılmış ve beton örneklerinin sülfat direnci üzerine etkisini araştırmak için basınç dayanımı ve ultrasonik dalga hızı ölçümü testlerine tabi tutulmuş, ağırlık kayıpları incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre uçucu kül öğütme süresine bağlı olarak % 5 ve % 10 sülfat çözeltisine maruz bırakılmıştır ve daha sonra katkılı beton örneklerindeki basınç dayanım değerlerinde artışlar gözlenmiştir. Sülfat çözeltisi miktarının artmasıyla birlikte beton örneklerinin basınç dayanımının azaldığı ve bu beton örneklerinin referans örneğine göre daha yüksek basınç dayanımı değerine sahip olduğu görülmüştür. Bununla birlikte; öğütme süresinin artmasıyla ağırlık kayıplarının azaldığı görülmüştür. Ayrıca; öğütmenin etkisi ile uçucu külün inceliğinin artması sonucu ultrasonik dalga hızı değerlerinin de arttığı belirlenmiştir.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Psikolojik Sağlamlığı Değerlendirme Ölçeği: Türkçe Versiyonuna İlişkin İlk Psikometrik Bulgular

    Türkkan, Tuğba; Bülbül, Kenan; Odaci, Hatice

    Bu çalışmanın amacı Psikolojik Sağlamlığı Değerlendirme Ölçeği’nin (PSDÖ) Türkçe formunun psikometrik özelliklerinin değerlendirilerek, uyarlama çalışmasının yapılmasıdır. Araştırma grubunu Trabzon Üniversitesi’nde öğrenimlerine devam etmekte olan 377 kadın ve 181 erkek olmak üzere toplam 558 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcıların yaşları 18 ile 38 arasında değişmekte olup, yaşları ortalaması 19.94’tür (Ss= 1.98). Çalışma kapsamında yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda modelin kabul edilebilir uyum indekslerine sahip olduğu belirlenmiş ve iki boyutlu yapısına yönelik hipotez modelinin evrende doğrulandığı sonucuna varılmıştır. Ölçüt bağıntılı geçerliği sonuçlarına göre PSDÖ ile Kısa Psikolojik Sağlamlık, Yaşam Doyumu ve Oxford Mutluluk Ölçeği arasında pozitif yönde anlamlı düzeyde ilişkiler bulunmuştur. Ölçeğin, Cronbach alfa değeri .85, öz yeterlik olarak adlandırılan Faktör 1’in .78 ve özgüven olarak adlandırılan Faktör 2’nin .79, olarak hesaplanmıştır. Eş değer yarılar arasındaki güvenirlik katsayısının ise .72 ile yüksek güvenirliğe sahip olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda Psikolojik Sağlamlığı Değerlendirme Ölçeği’nin üniversite öğrencileri örnekleminde psikolojik sağlamlığı ölçmede geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex6TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Yeni Bir Şehir Kıyaslama Metodolojisi: Çok Boyutlu Yönetimsel İçgörü

    Şimşek, Ahmet Bahadır; Gurkan, M. Edib

    Kıyaslama, karar vericilerin kuruluşları hakkında güçlü ve zayıf yönleri, öncelikleri, geçmişi ve geleceği gibi farklı perspektiflerden kritik çıkarımlar yapmalarını sağlayan bir yönetim aracıdır. Şehirlerin kıyaslaması, yöneticilere politikaların değerlendirilmesi ve stratejik kararlar alınması açısından sağladığı faydalar nedeniyle bilim insanlarının ilgisini çekmektedir. Şehir kıyaslaması üzerine mevcut araştırmalar, kıyaslama faktörlerini belirlemeye ve kıyaslama skorlarını ölçmek için yöntemler geliştirmeye odaklanmıştır. Bir diğer ifadeyle, mevcut yöntemler, şehirleri karşılaştırmak için ağırlıklı faktörleri birleştirerek tek bir puan hesaplamayı amaçlamaktadır. Bununla birlikte, politika yapıcılar, politikalarına rehberlik etmek için basit bir puanlamaya sahip olmak yerine daha ayrıntılı bilgi talep etme eğilimindedir. Bu çalışmada önerilen kıyaslama yaklaşımı bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Önerilen yaklaşım, kıyaslama için kabul edilen çok kriterli karar verme tekniğinin duyarlılık analizine dayanmaktadır ve karar vericiler her şehir için üç ana çıktı sunmaktadır: (i) karar verici yanlılığından uzak, uzlaşıya dayalı bir sıralama sunar, (ii) daha iyi sıralama elde etmek için minimum çaba gerektiren öncelikli alanları gösterir ve (iii) geçmişten bugüne uygulanan politikaların sonuçlarının göreceli etkilerini sergiler ve geçmişten bugüne uygulanan politikalar devam ettirilirse şehrin gelecekteki sıralamasını yansıtır. Metodolojinin uygulanışı bir vaka çalışması ile gösterilmektedir. Vaka çalışması, önerilen metodolojiyi uygulamanın karar vericiye önemli yönetimsel çıkarımlar sunması sebebiyle oldukça ümit verici olduğunu vurgulamaktadır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2022
    Pandemic Process from the Window of Healthcare Professionals

    Onan, Nevin; Dinç, Sevgi; Demir, Zeynep

    Aim: In the study, it was aimed to determine how healthcare professionals perceive the pandemic and being health professional by using the metaphor analysis method. Material and Methods: The phenomenological qualitative study was conducted with 264 healthcare professionals working in a research hospital, between April and May 2021. The data were collected via Google forms with the online survey technique. Content analysis and descriptive analysis techniques were used in the evaluation of qualitative data. Results: It was determined that healthcare professionals created 219 metaphors for the pandemic, and the frequencies of 104 metaphors were n=1. It has been determined that the metaphors of earthquake, war, darkness, fire and storm are in the first five places for the pandemic. It was determined that the frequency of 70 of 99 metaphors related to being a health professional in the pandemic was n=1. It has been determined that the metaphors of soldier, slave, angel, star and light/sun/light for being a healthcare professional are in the first five places in the pandemic. When the metaphors created were evaluated, six categories were determined for perceiving the pandemic and five categories for the perception of being a healthcare professional in a pandemic. Considering the number of metaphors created, it can be said that healthcare professionals perceive the pandemic process very differently. Conclusion: According to the research findings; it can be said that the pandemic process affects health professionals in a multidimensional way in terms of physical, mental and social aspects, and this process is generally perceived negatively. It is thought that it will be important to plan and implement psychosocial intervention programs for healthcare professionals, considering the perceptions of healthcare professionals regarding the pandemic process and their profession. in this process.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex8TR Dizin4
    TR Dizinİncele