Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2023
    Dar Alan Oyunlarının Genç Futbolcularda Teknik Beceri ve Fiziksel Özelliklere Etkisi (Filistin Örneği)

    Bostancı, Özgür; Yılmaz, Coşkun; Sabah, Diya Mohammed Jamil

    Çalışmamızın amacı genç futbolcularda (U14) dar alan oyunlarının teknik beceri ve fiziksel özelliklerin gelişimine etkisi var mı? (Filistin örneği) sorusunun incelenmesidir. Filistin’in Batı Şeria eyaletine bağlı Kültürel Tulkarem Spor Kulübünde alt yapı sporcularının oluşturduğu 40 erkek futbolcu (20 denek ve 20 kontrol grubu) katılmıştır. Çalışmaya katılan futbolculardan 8 hafta boyunca 30x42 mt’lik saha ölçülerine sahip 5x5 dar alan oyunları oynatılmıştır. Antrenman öncesi ve 8 hafta sonrası teknik ve fiziksel ölçümler alınmıştır. Araştırmada toplanan veriler SPSS 22.0 V istatistik programında analizleri hesaplanmıştır. Verilere öncelikle normallik varsayımı için Shapiro-Wilk testi uygulanmış ve normal dağılım gösteren verilere grupların ön-son test farklılıkları için Paired Sample T testi kullanılmıştır. Analiz sonucunda çalışmaya katılan futbolcuların dar alan oyunları (8 haftalık) önce ve sonrası fiziksel parametre farklarının karşılaştırılmasında, zikzak testi, t çeviklik testi, otur eriş testi, durarak uzun atlama, dikey sıçrama, yoyo mesafe ve MaxVO2 parametrelerinde denek grubunun kontrol grubunda daha yüksek artışların olduğu ve dar alan oyunlarının fiziksel ölçüm parametrelerine etkisinin olduğu görülmüştür. Çalışmaya katılan futbolcuların teknik test sonuçlarının karşılaştırılmasında ise, kafa ile top saydırma ve teknik puan hariç diğer ölçümlerde anlamlı artış hesaplanmıştır. Denek grubundaki artışın kontrol grubunda daha fazla olduğu hesaplanmıştır (p<0,05). Sonuç olarak, genç futbolcularda dar alan oyunlarının fiziksel özellik ve teknik becerilerin gelişmesine katkısı görülmüştür.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Okul ve Yurtlar Tarafından Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetlerine Yapılan Acil Başvuruların Değerlendirilmesi

    Ulutaşdemir, Nilgün; Akbulut, Meryem; Kaya, Afşin Ahmet; Kıymış, İbrahim; Ayker, Bereket Bülent; Çavuş, Kadir

    Bu çalışmanın amacı hastane öncesi acil sağlık hizmetlerine okul ve yurtlar tarafından yapılan acil başvuruların değerlendirilmesidir. Materyal ve Metot: Bu çalışma retrospektif, tanımlayıcı ve kesitsel bir çalışmadır. Araştırma verileri, 2010-2019 yılları arasında Gümüşhane İl Ambulans Servisi Başhekimliğine anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve yurtlara başvuran öğrencilerin kayıtları retrospektif olarak incelenerek toplandı. Toplam 4731 ilgili tıbbi kayda ulaşıldı. Bulgular: Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerine okul ve yurtlar tarafından yapılan acil başvuruların %53,2'si lise yurtlarından, %28,3'ü liselerden, %15,2'si ilköğretim okullarından, %3,3'ü yatılı ilköğretim bölge okullarından ve %0,1’i anaokullarından oluşmaktadır. Sonuç: Gümüşhane İl Ambulans Servisi Başhekimliğine en fazla acil başvurunun 2015 ve 2016 yılı Ekim ayında ve travmaya bağlı olgular nedeniyle yapıldığı belirlendi.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    2023 Kahramanmaraş Depremlerinin Ardından Sağlık Bakanlığına Yöneltilen Tweetler: Türkiye'deki Deprem Felaketine Yönelik Bir İçerik Analizi

    Unal, Cihan; Sezer, Cemal

    Bu çalışma, Türkiye'de 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkez üstlü deprem felaketlerinin ardından ilk gün Sağlık Bakanlığının etiketlendiği tweetlerin analizini amaçlamaktadır. Maxqda programı kullanılarak Twitter'dan çekilen 8624 tweet içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Araştırmanın amacı, deprem sonrası ilk 24 saat içinde Sağlık Bakanlığı'nın ne için etiketlendiğini belirlemek ve bunu analiz etmektir. Bulgulara göre, ana konular yardım çağrıları, toplumsal duygusal tepkiler, haberleşme ve önerilerdir. Tweetlerin büyük bir kısmı adres bilgisi paylaşarak yardım talep etme şeklinde yazılı ve görsel tweetlerdi. Sonuç olarak, afet sonrasında sosyal medya üzerinden adres vererek yardım talep etmek ve önerilerde bulunmanın yaygın olduğu ve yetkililerin afet durumlarında kullanıcılarla bu konular kapsamında iletişim kurabileceği sonucuna varılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Köprüyanı (Maçka-Trabzon) Fe-Cu skarn cevherleşmesinin jeolojisi ve mineral kimyası özellikleri

    Akaryali, Enver; Gücer, Mehmet Ali; Sivrikaya, Adem

    Bu çalışmada, Doğu Pontidler’ in Kuzey Zonunda Trabzon ili sınırlarında Köprüyanı mevkiindeki Fe-Cu skarn cevherleşmesinin; jeolojisi, petrografisi, cevher mikroskobisi özellikleri ve mineral kimyası içeriklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Köprüyanı cevherleşme sahasında, aktinolit, tremolit, pirit, kalkopirit, manyetit ve malakit mineralleri ile kırık çatlak zonları boyunca gelişmiş limonitleşme, hematitleşme kloritleşme ve epidotlaşma türü alterasyonlar gözlenmektedir. Manyetit minerallerinin genellikle kalkopirit, pirit ve granat ile birlikte bulunduğu, TiO2 içeriklerinin çok düşük (%0.02-1.02) olduğu buna karşılık FeOt içeriklerinin ise %83.13-92.00 arasında değiştiği belirlenmiştir. Manyetit ile beraber bulunan ve ekzoskarn zonunda yer alan kalkopirit minerallerinin Cu içeriğinin %33.50-43.27 ve Fe içeriği %29.84-39.11 arasında değiştiği belirlenmiştir. Epidot minerallerinin Al içeriklerinin yüksek (2.06-2.46), Mn içeriklerinin düşük (0.01-0.03) ve Fe+3 içeriklerinin ise nispeten yüksek (0.59-0.96) olduğu belirlenmiştir. Al bakımından zengin olan epidotların türünün ise klinozoisit olduğu tespit edilmiştir. Granat türleri ağırlıklı olarak andradit ve grossular-andradittir. Cevher mikroskobisi ve mineral kimyası çalışmaları kapsamında derlenen verilere bağlı olarak, Köprüyanı cevherleşmesinin Fe-Cu skarn tipinde olduğu ve bölgede var olan skarn cevherleşmelerinin parajenez, süksesyon ve mineral kimyası verileri ile benzerlik gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Maden sektörü iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının karşılaştırmalı olarak incelenmesi ve değerlendirilmesi

    Kahraman, M Mustafa; Güngör, Aydanur

    Çalışma koşullarının ağır, iş kazalarının fazla olduğu aynı zamanda da beden gücünün fazlasıyla kullanıldığı maden ocaklarında 18. yüzyılda sanayi devrimiyle beraber makineleşme artmıştır. Artan dünya nüfusu ve sanayileşme sebebiyle maden ve metallere olan talepler artmış ve ilk etapta üzerinde çok durulmayan iş sağlığı ve güvenliği konusu sanayinin geliştiği ülkelerde maddi kayıpların artışına neden olmuştur. Birçok insanın maden kazalarında öldüğü büyük felaketler sonrasında daha fazla gündeme gelmiştir. Yaşanan bu sorunlar üretimin ve verimin düşmesini de getirmiştir. Verimliliği arttırmak amacıyla iş güvenliğiyle ilgili kanunların çıkması ve iyileştirilmelerin yapılması gündeme alınmıştır. Türkiye’ye baktığımızda ise yakın geçmişte iş sağlığı ve güvenliği konusunda Avrupa Birliğine uyum amacıyla 2012 yılında kabul edilen ve yürürlüğe giren 6331 sayılı kanun iş güvenliği konusunda en kapsamlı çalışmadır. Ancak bu değişiklikler beklendiği gibi iş kazalarında istenen azalmayı sağlamamıştır. Bu çalışmada, madencilik faaliyetlerini güvenli ve verimli şekilde yapan ülkelerden bazıları olan; Amerika Birleşik Devletleri’nin ve Avustralya’nın madencilik sektöründeki yasal mevzuatlar ve maden iş kazalarına ilişkin istatistiksel bilgiler incelenmiştir. Bu ülkelere ait olan madencilikle alakalı mevzuat ve istatistikler Türkiye’nin bu alandaki yasal mevzuatları ve istatistikleriyle karşılaştırılmış ve değerlendirilmiştir. Son olarak ise yasal mevzuatın madencilikte iş güvenliğine olan etkisi tartışılmış ve öneriler sunulmuştur.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Natural and H2SO4 modified plane sawdust as a low-cost adsorbent: Removal of anionic and cationic dyes from aqueous solutions

    Duran, Celal; Kalkışım, Özgün; Ozdes, Duygu; Ozeken, Sengul Tugba; Top, Yener

    Natural and H2SO4-modified plane (Platanus orientalis L.) sawdust were used for the adsorptive removal of cationic methylene blue (MB) and anionic indigo carmine (IC) dyes from aqueous media to suggest a new and cost-effective method for wastewater treatment applications. The influences of initial pH values, concentrations of MB and IC, period of contact, dosages of the natural and modified plane sawdust, and the presence of foreign ions on the adsorption of dyes were investigated in the experimental studies to describe the best conditions of the most efficient adsorption processes. Initial pH values were optimized to be between 6.0-8.0 for MB and 2.0 for IC. Experimentations of Boehm titration, FTIR analysis, pHpzc value, and moisture content determinations were utilized to characterize the natural and modified sawdust materials. Langmuir, Freundlich, and Dubinin-Radushkevich isotherm models were used to evaluate the sorption mechanism. Maximum adsorption capacities of natural plane sawdust (NPS) and H2SO4-modified plane sawdust (MPS) calculated from the Langmuir isotherm model were 55.56 and 38.46 mg g-1 in MB adsorption, and 55.82 and 55.55 mg g-1 in IC adsorption, respectively. Results showed that the natural and H2SO4-modified plane sawdust serve as low-cost and efficient materials in the adsorptive removal of MB and IC dyes for industrial wastewater treatment applications.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Financial Forecast in Business and an Application Proposal: The Case of Random Forest Technique

    Orhan, Abdullah; Saglam, Necdet

    The financial forecast is a subject that investors and researchers have been working on for many years. The developing business environment and the globalising market have led to many variables. This situation has led to the complexity of forecasting models. Technological developments have enabled financial forecasts to be made by computer programs. This way, it has been possible to analyse with more variables and avoid mistakes. In this study, five businesses from different sectors whose shares are traded in Borsa Istanbul were randomly selected. The financial statements of these businesses between 2009 and 2020 were obtained from the Public Disclosure Platform website. Current assets, fixed assets, equity, net sales, and net profit items of the businesses between 2010 and 2020 are forecasted using the random forest technique. As a result of the research, it has been determined that the random forest technique can be used effectively in the financial forecast.

    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Physicochemical Analysis of Pomegranate Sours Produced by Traditional Method in Türkiye and The Investigation of Antioxidant Properties

    Baltaci, Cemalettin; Akar, Bülent; Oğuz, Miraç

    In this study, the physicochemical properties and antioxidant activities of the commercially produced 15 pomegranate sour samples and one control sample were determined and their compliance with the TS 12720 (traditional sour pomegranate concentrate standard) was evaluated. Antioxidant activity values of pomegranate sours extracts were determined using 6 different methods. The samples had strong antioxidant capacity, except for N10 and N15. In addition, glucose, fructose, sucrose, HMF and acidity measurements of the same samples did not show compatibility with TS 12720. The pH values of the samples of N7, N8, N10, N11, N14 and N15 were not in accordance with the standard values (2.4-4.0) The titratable acidity values measured in samples of N1, N3, N4, N6, N10, N13, N15 were below the value (&gt;6.0% (m/m)) in the standard. While the brix values of the samples were measured between 59.20-75.70, the brix values of the N12, N13 and N14 samples were determined below the standard brix value (&gt;68%). The highest HMF value of the samples were determined as 8117.66. According to TSE 12720, the HMF content should be not exceed 50 mg/kg. However, the HMF values of the samples were detected above the maximum limit value except for N8 and N16.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex8TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    İstatistiksel Yöntemlerle Yukarı Karasu Havzası'nın Kuzeydoğu Bölümünün (Erzurum) Heyelan Duyarlılık Analizi

    Dağ, Serhat; Aydogan, Erdem

    Bu çalışmada, Erzurum ilinde Yukarı Karasu Havzası’nın kuzeydoğu bölümünün heyelan duyarlılık analizi gerçekleştirilmiştir. Arazi çalışmaları ile 334 adet heyelan tespit edilerek heyelan envanter haritası oluşturulmuştur. Mevcut heyelanların %80’i analizlerde kullanılırken, rastgele seçilen %20’si ise duyarlılık performansının değerlendirilmesinde kullanılmıştır. Çalışma alanı koşulları göz önünde bulundurularak jeolojik, topoğrafik ve çevresel ilişkin parametreler analizlerde değerlendirilmiştir. Çalışmada hem frekans oranı yöntemi (FO) hem de Bayes olasılık modeli (BO) kullanılarak 5 farklı duyarlılık sınıfından oluşacak şekilde heyelan duyarlılık haritaları üretilmiştir. Daha sonra haritalar mevcut heyelanlarla karşılaştırılarak performans analizi gerçekleştirilmiştir. Frekans oranı yöntemine göre çalışma alanının %55.02’si, mevcut heyelanların ise %89.1’i yüksek ve çok yüksek duyarlı alanlar olarak belirlenmiştir. Bayes olasılık modeli ile üretilen duyarlılık haritasında ise çalışma alanının %41.21’i, mevcut heyelanların ise %76.45’i yüksek ve çok yüksek duyarlı alanlarda tespit edilmiştir. Bu sonuç çalışmada her iki yöntemle elde edilen heyelan duyarlılık haritalarının mühendislik projelerinin tasarımı ve mekânsal planlama çalışmalarında kullanılabilir nitelikte olduğunu göstermektedir.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex9TR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    0-1 tamsayılı hedef programlama yöntemiyle nöbet çizelgeleme: COVID-19 pandemi döneminde bir devlet hastanesinin acil servisinde uygulama

    Bolayır, Banu

    Sağlık sektörü, bir toplumda en planlı olması gereken sektörlerin başında yer almaktadır. Bu sektörün en büyük kısmına sahip olan hastanelerde sağlık personeli vardiyalarının adil ve verimli olacak şekilde planlanması önemlidir. Özellikle hastanelerin acil servislerindeki sağlık personelinin hastalara hızla müdahale edebilmeleri ve doğru teşhisi koyabilmeleri için dikkat dağınıklığı ve yorgunluk gibi durumlardan en az seviyede etkilenmeleri gerekmektedir. Bunun için de sağlık personelinin nöbet çizelgeleri optimal planlanmalıdır. Ayrıca Covid-19 salgınında hastanelerin özellikle acil servislerinde aşırı yoğunluk yaşanması sağlık personelini bedensel ve zihinsel olarak yormuştur. Bu noktadan hareketle bu çalışmada, Covid-19 pandemi döneminde bir hastanenin acil servisindeki sağlık personelinin nöbet çizelgesinin optimal planlanması amaçlanmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda, Gümüşhane’deki bir devlet hastanesinin 2021 yılının şubat ayında acil servis tüm alanlardaki sağlık personelinin nöbet çizelgesi ve acil servis tüm alanlardaki işleyiş hakkındaki bilgiler acil servisteki sorumlu hemşireden alınmıştır. Bu verilere ve bilgilere göre 0-1 tamsayılı hedef programlama modeli kurulmuştur. Modelin kodlanmasında ve çözümünde GAMS 39.3.0 programı kullanılmıştır. Modelin çözümü sonucunda optimal nöbet çizelgesi elde edilmiştir. Elde edilen optimal nöbet çizelgesinde, acil servis tüm alanlarda günlük çalışması gereken sağlık personeli sayıları sağlanarak her sağlık personeli için vardiyaların her birinde toplam çalışma süreleri mümkün olduğunca dengeli dağıtılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Numerical Solution of Conformable Time Fractional Generalized Burgers Equation with Proportional Delay by New Methods

    Olgun, Ali; Anaç, Halil; Kartal, Abdullah

    By using two new methods, called the conformable fractional q-homotopy analysis transform method and the conformable Shehu homotopy perturbation method, the conformable time-fractional partial differential equations with proportional delay is analysed. The graphs of this equation's numerical solutions are drawn. According to numerical simulations, the proposed methods are effective and reliable.

    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Deniz Güvenliğinde 21. Yüzyıl Tehditlerinin AHP Yöntemiyle Değerlendirilmesi

    Tutak, Eda

    21. yüzyılın küresel siyasi ve ekonomik gündem döngüsünde denizlere yönelik ilgi hızla yaygınlaşmıştır. Ulaşım, küresel ticaret, doğal kaynak rezervleri ve transferi gibi konularda merkezi konumda yer alan deniz alanlarının güvenliği de özellikle 2000’li yılların başından itibaren ulusal ve uluslararası güvenlik stratejilerinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Ancak “deniz güvenliği” kavramına yönelik farklı bakış açıları, kavramın tek bir tanımının olmamasına dolayısıyla söz konusu güvenliği tehdit eden unsurların da farklı anılmasına yol açmaktadır. Deniz güvenliğini tehdit eden unsurlar üzerinde küresel ölçekte bir uzlaşının sağlanamaması, hem deniz güvenliği konusunda küresel ortaklık zemini oluşmasını engellemekte hem de bu tehditlerle mücadelenin zayıflamasına neden olmaktadır. Deniz güvenliğini tehdit eden en güçlü ortak tehdit unsurlarının belirlenmesi, bu tehditlerle mücadelede ortak hareket edilmesi açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı; deniz güvenliği kavramının tanımlanmasında kapsamlı bir analiz gerçekleştirmek ve 21. yüzyılda deniz güvenliğini tehdit eden en güçlü unsurları belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda 21. yüzyıl deniz güvenliği tehditleri; akademik çalışmalar, devletler ve uluslararası örgütler tarafından yayınlanan strateji belgeleri, askerî dokümanlar ve raporlar kapsamında belirlenmiştir. Daha sonra AHP (Analytic Hierarchy Process) Yöntemi aracılığıyla bu tehditlerin önem dereceleri tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda 21. yüzyılda deniz güvenliğini tehdit eden en önemli ilk üç unsur sırasıyla; 0,3169 önem derecesiyle ile İklim Değişikliği, 0,2104 önem derecesiyle Deniz Kirliliği ve Çevre Sorunları ve 0,1783 önem derecesiyle Devletlerarasındaki Deniz Sınırı Anlaşmazlıkları olarak tespit edilmiştir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex4TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Ön-Alıcı ve Önleyici Müdahalede Simülasyonlar

    Gürdal, Elif; Limon, Onur

    Simülasyonlar gerçek ortamların taklit edilmesi ve birebir benzerlerinin matematiksel modellerle yaratılması ile oluşturulan dijital ortamlardır. Bu dijital ortamlara gerçek dünyanın verileri yüklenerek yaşanabilecek tüm olasılıkların hesaplanabilmesi mümkün olabilmektedir. Ortaya çıkan bilginin ise gerçek dünyadaki politikaları etkileyebilmesi tartışılması gereken bir konu olmaktadır. Simülasyonlar sayesinde devletlerin önemli güvenlik meselelerine dair olasılık hesaplarının yapılması artık sık sık başvurulan yöntemler haline gelmiştir. Ancak dijital alan üzerinden sağlanmaya çalışılan bu güvenlik yönteminin savunma dayanağı olarak yönlendirici olup olmayacağı ya da simülasyon verilerine dayanarak bir eylemde bulunmanın saldırı olarak yorumlanıp yorumlanamayacağı tartışılmalıdır. Bu çalışma bu sorulara yanıt aramak için ele alınmıştır. Kavramsal çerçeve ön-alıcı ve önleyici müdahale kavramlarıdır. Bu çerçevede simülasyon verilerinin müdahale ederken bir savunma dayanağı olarak kullanılmasının ön-alıcı mı yoksa önleyici mi olduğu tartışılmaktadır. Simülasyon verileri ve yapay zekâ analizlerinin düşman tanımlaması ve saldırganlık göstergelerinin hesaplamalarında meşru bir hukuksal dayanak olup olamaması uluslararası iş birliğinin şekli ve uluslararası aktörlerin kabul edilir seçenekleri meşrulaştırma süreçlerine göre değişmektedir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sosyal Medya ve Elektronik Ağızdan Ağza Pazarlama Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Twitter Örneği

    Eda, Dişli Bayraktar

    Günümüzde işletmeler, müşteri değeri yaratmak ve mümkün olan en iyi deneyimi sağlamak için büyük çaba sarf etmektedirler. Bu durum, zaman içinde çeşitli biçimler almış ve teknolojik gelişmeler, müşterilerin markalarla doğrudan etkileşim kurmalarını kolaylaştırmıştır. Bu bağlamda, sosyal medya platformları, müşterilerin markalarla ve diğer tüketicilerle etkileşime geçebildiği önemli bir araç haline gelmiştir. Özellikle Twitter gibi kısa metin paylaşımı yapılan platformlar, haber ve mesajların hızlı bir şekilde yayılmasına ve geniş kitlelere ulaşmasına olanak tanımaktadır. Bu nedenle, sosyal medya üzerindeki konuşmalar, bireyler arasında hızla duyulmakta ve aktarılmaktadır. Araştırmada genel olarak Twitter’da markalarla ilgili konuşulan haberlerin tüketicilerin marka tercihlerine etkisi ile ağızdan ağza pazarlama arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Twitter kullanım ölçeği bilgilendirici, yararlanma ve etkileme olmak üzere üç boyutta ele alınmıştır. Araştırmanın evrenini Gümüşhane Üniversitesi’nde öğrenim gören ve Twitter kullanan öğrenciler oluşturmaktadır. Bu kapsamda Twitter kullanan öğrencilere yönelik hazırlanan anket formu hem yüz yüze hem de online olarak katılımcılara ulaştırılmıştır. Ankete toplamda 307 katılım sağlanmıştır. Tüm analizler % 95 güven aralığı ve 0.05 anlamlılık düzeyinde, SPSS 25.0 Windows paket programı ve AMOS Graphics 24.0 programlarında yapılmıştır. Araştırma sonucunda Twitter’ın etkileme ve yararlanma özelliklerinin eWOM üzerindeki etkilerinin istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak Twitter’ın bilgilendirici boyutu ile eğitim, cinsiyet, günlük Twitter kullanım süresi ve Twitter kullanma nedeni arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Is it a man’s world? a bibliometric analysis of women’s entrepreneurship literature from a gender perspective

    Denizli, Umut; Demirbag, Kubra Simsek; Demirbağ, Orkun

    Although men still spring to mind when entrepreneurship is mentioned, given that women have been highly successful as entrepreneurs, breaking through glass ceilings and having a solid presence in entrepreneurship, it is crucial to uncover how studies of entrepreneurship have evolved from a gender perspective. Therefore, this study aims to determine the extent of academic interest in women's entrepreneurship and what subtopics are included in related studies. To this end, bibliometric analysis methods were used to evaluate articles published in the field of business and management over the past decade. Included in the analysis were 305 articles published in English in the Social Science Citation Indexed Journals on the Web of Science database and originating from the United States, the United Kingdom, Canada, and Australia, the four countries that contribute most to women's entrepreneurship. While most authors contributing to women's entrepreneurship literature are from institutions in the United States, Australian authors are the most collaborative scholars internationally. Moreover, while the literature on women's entrepreneurship was viewed directly from a gender perspective at the beginning of the last decade, it is apparent that subtopics such as risk, entrepreneurial identity, discrimination, and entrepreneurial intention have come into focus over time.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    On Existence and Uniqueness of Some Fractional Order Integro-Differential Equation

    Cona, Lale; Bal, Esmahan

    In this study, a sufficient condition for the existence and uniqueness of some fractional order Integral-Differential equations is obtained. Therefore, the fixed point method is used to solve the differential equation problem involving nonlinear degree integrals. In addition, the results found is supported by examples.

    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Geleneğin yeniden keşfi: gümüşhane örneği çerçevesinde ziyaret yerlerinin hastalıkların tedavisindeki işlevi

    Yıldırmış, Fatma

    Zengin bir muhtevayla günümüze kadar gelmiş tedavi yöntemlerini içeren Türk halk hekimliğinin tedavi yöntemlerinden biri ziyaret yerlerine giderek şifa aramaktır. Bütün Türk toplumlarında kutsallığına ve sağaltıcı gücüne inanılan ziyaret yerleri, geçmişte bir tedavi merkezi olarak işlev görmüştür. Oralarda dua etmek, adak adamak, kurban kesmek, mum yakmak, para atmak, bazen bir gece orada uyumak tedavi için uygulanan pratiklerdir. Bu ziyaret yerleri içinde hastalıklara iyi geldiğine inanılan türbeler, yatırlar, su gözeleri, mağaralar, ağaçlar, taşlar, kayalar, tepeler mevcuttur. Anadolu toprakları bu açıdan zengin bir birikime sahiptir. Halk hekimliği uygulamaları, onları uygulayan insanların ekonomik ve sosyal şartlarının değişmesi ve modern tıbbın gelişmesiyle ikinci plana atılmıştır. Fakat geleneksel tıbba olan ihtiyaç tekrar artınca geleneğin yeniden keşfi gündeme gelmiştir. Bu makalede örneklem olarak Gümüşhane ve ilçeleri seçilmiş, örneklem içerisindeki ziyaret yerleri tespit edilerek hangi hastalığa tedavi olarak hangilerinin tercih edildiği incelenmiştir. Makalede gözlem, görüşme, kılavuz ve kaynak kişilerden bilgi toplama yöntemleri ve literatür taraması kullanılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Floresan Mikroskop Sistemlerinde Yüksek Doğruluklu Nükleer Segmentasyonu için Otomatik Kodlayıcı Tabanlı Modellerin Geliştirilmesi

    Doğan, Ramazan Özgür; Dogan, Hulya; Emir, Sümeyye Nur; Danışmaz, Sibel

    Mikroskobik sistemlerde doku veya hücre numunelerinde nükleer morfoloji veya biyolojik belirteçler gibi bölümleri görselleştirmek için hematoksilen ve eozin (Hematoxylin and eosin - H&E) histolojik boyamalar, immünohistokimyasal (immunohistovhemical - IHC) ve immünofloresan (immunofluorescence - IF) boyama yaklaşımları geliştirilmiştir. H&E veya IHC boyamalar ile karşılaştırıldığında, IF boyamaların sayısala aktarılması uzmanlar için daha zorlu ve zaman alıcı olmaktadır. Fakat, IF boyama yaklaşımlarında daha fazla hücresel veya hücre altı belirteç görüntülenebilmektedir. Floresan mikroskoplardan elde edilmiş nükleer segmentasyonunun yüksek doğrulukla otomatik gerçekleştirilmesi IF boyama yaklaşımlarındaki hücreler hakkında daha fazla bilgi elde edilmesini sağlamaktadır. Literatürde diğer mikroskobik sistemlerden elde edilmiş görüntülerde hücre veya doku segmentasyonu için birçok çalışma geliştirilmiş ve yüksek doğruluklu sonuçlar elde edilmiştir. Fakat diğer alanlarda gerçekleştirilen bu başarı, floresan mikroskoplardan elde edilmiş görüntülerdeki nükleer segmentasyonu için elde edilmemiştir. Bu kapsamda, çalışmada floresan mikroskop sistemlerinde nükleer segmentasyonu için yüksek doğruluklu otomatik kodlayıcı modelleri geliştirilmektedir. Geliştirilen otomatik kodlayıcı modellerinin analizi uzman kişiler tarafından işaretlenmiş, floresan mikroskop görüntülerinden oluşan veri seti kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Çalışmada kullanılan performans değerlendirme prosedürleri açısından, gerçekleştirilen otomatik kodlayıcı modellerinin başarılarının otomatik nükleer segmentasyon için tatmin edici olduğu açıkça görülmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Updated Checklist of Turkish Bryophyte Vegetation

    Alataş, Mevlüt; Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin; Ezer, Tülay

    In this study, we present a current list of syntaxa belonging to the bryophyte vegetation of Türkiye. This checklist was compiled from the national and local literature, and includes all syntaxonomic units of bryophyte vegetation that have been newly described or reported for Türkiye to date. To date, 56 associations and 29 sub-associations belonging to 21 alliances, 14 orders, and 9 classes have been reported in Türkiye, bryosociologically. In addition, 26 phytosociological units were determined as unknown status. In the present study, syntaxonomical units were grouped according to their habitat type (aquatic, terrestrial, saxicolous, or epiphytic) and were given with their localities and synonyms.

    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Kentsel Alandaki Epifitik Briyofit Birliği Orthotrichetum pumili Üzerine Notlar

    Alataş, Mevlüt; Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin; Ezer, Tülay

    Doğu Anadolu Bölgesi ve üniversite kampüs alanlarında ilk kez yapılan bu briyososyolojik çalışmada, Fırat Üniversitesi Merkez Kampüsünde bulunan Ulmus minor ağaçlarının epifitik briyofit vejetasyonu araştırılmıştır. 2021 yılının farklı vejetasyon dönemlerinde, ağaç gövdelerinden alınan örneklik alanların, klasik Braun-Blanquet metodu kullanılarak değerlendirilmesi sonucunda; Orthotrichetum pumili Türkiye’den ikinci kez kaydedilmiştir. Ayrıca, örneklik alanlar içerisinde tespit edilen taksonlardan 3’ü B9 karesi ve Elazığ ili için yenidir. Tespit edilen sintakson, ekolojik ve floristik açıdan analiz edilmiştir.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele