Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2018
    Ahşap Koruyucuların Sapsız Meşe (Quercus Petreae L.) Ağacının Yanma Özelliklerine Etkileri

    Atar, Musa; Yasar, Sekip Sadiye

    Bu çalışma, ahşap koruyucu ile emprenye edilmiş, üst yüzey işlemleri uygulanmış sapsız meşe (Quercus petraea L.) odununun yanma özelliklerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu maksatla ASTM–E 160-50 ‘ye göre hazırlanan sapsız meşe örnekleri ASTM-D 1413-76 ‘ya göre tanalith-E ve wolmanit-CB ile emprenye edilmiş, ASTM-D 3023’ e göre sentetik ve su bazlı vernik ile verniklenmiştir. Yanma deneyi, alev kaynaklı yanma (CWF), kendi kendine yanma (CWOF)ve kor halde yanma (ECP) olmak üzere 3 aşamada gerçekleştirilmiştir. Yanma deneyi ile ağırlık kaybı, toplam yanma süresi, yıkılma süresi ve CWF, CWOF ve ECP periyotlarındaki yanma sıcaklık değerleri belirlenmesi amaçlanmıştır. Sonuç olarak; emprenye uygulamaları toplam yanma süresini %15-18 arasında arttırmış, yıkılma süresini azaltmıştır. Vernik çeşitlerin tam tersi sonuçlar elde edilmiş, toplam yanma süresi %19-21 arasında azalmış, yıkılma süresi %10-22 arasında artmıştır. Alev kaynaklı aşamasında yanma sıcaklığı en yüksek su bazlı vernikli (490 o C), en düşük vernik uygulanmayan örneklerde (458 o C), alev kaynağı olamadan kendi kendine yanmada en yüksek su bazlı vernikte (572 o C), en düşük sentetik vernik uygulanan örneklerde (544 o C), kor halde yanmada en yüksek sıcaklık vernik uygulanmayan örneklerde (306.5 o C), en düşük sentetik vernik uygulanan örneklerde (262.7 °C) elde edilmiştir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Kierkegaard’s Individual-Based Understanding Of Philosophy

    Kahraman, Yakup

    The introduction of its own methods of natural sciences and the increase in the level of influence of these methods on living has shaped modern thinking accordingly. In this way, we can say that especially since the 17th century, philosophy has been systematized according to natural scientific methods. Along with this period, many philosophers have tried to make philosophy a science and to shape the whole philosophical field according to a certain systematic. One of the most important philosophers of this system is Hegel. Hegel claimed that he could reveal the truth of the whole humanity field with the philosophical system he tried to form. One of the most important criticisms of this approach was brought by Kierkegaard. Kierkegaard objected to evaluate and interpret the human being with certain abstract principles and processes, and instead, he introduced an understanding of existential philosophy which puts forward the individual. In this study, the philosophical approach Hegel tried to form and Kierkegaard’s criticism of this philosophical approach were examined and Kierkegaard’s unique aspect was tried to be presented.

  • Derleme MakaleYalnız künye2018
    Özel Girişimciliğin Başarısı Olarak Uşak Şeker Fabrikası

    Damlıbağ, Fatih

    Nuri Şeker Uşak Şeker Fabrikasını 1926’da kurdu. Pancardan Türk şekerini üretmeyi hedeflemişti. Böylece Türk halkının bu ihtiyacını kolayca sağlamak istemişti. Kendisi ayrıca fakir köylülere düzenli bir gelir kaynağı sağlamayı planlamıştı. Bir şirket kurdu ve fabrika için sermaye toplamaya başladı. Çekoslovak Skoda firması fabrikaya teknoloji sağladı. Açılıştan sonra, Uşak Şeker Fabrikası su sağlama ve zirai haşere sorunlarıyla karşılaştı. Nuri Şeker ayrıca yeni şeker pancarı ziraatını köylülere öğretmek zorundaydı. Bütün zorluklara karşı, fabrika çalışmaya başladı ve şeker üretimi sürekli artmaktaydı. Fakat Nuri Şeker finansal zorluklarla karşılaştı. Çünkü şeker üretimindeki tecrübe yılları fabrikanın borçlarını arttırdı. Bu borçların sonucunda, hükümet fabrikanın şirketini tasfiye etmeye karar verdi. Kamulaştırma 6 Ağustos 1931’de gerçekleştirildi. Tasfiye sürecinde halk hissedarlarının hakları ana tartışma noktası oldu. Sonunda, hükümet halk hissedarlarının hisselerinin tam karşılığını ödemeye karar verdi. Neticede, özel girişimcilerin bağlantıları Uşak Şeker Fabrikasından tamamen kopartıldı.

  • MakaleYalnız künye2018
    Lojistik Sektöründe İnovasyon Önceliklerinin Belirlenmesi: Karşılaştırmalı Bir Anali

    Korucuk, Selçuk; Erdal, Hamit

    Bu çalışmada ulaştırma ve depolama sektöründe yer alan lojistik işletmeler özelinde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından belirlenen; (i) cironun artması, (ii) pazar payının artması, (iii) maliyetlerin düşmesi ve (iv) kar marjının artması inovasyon amaçlarının önem derecelerinin ortaya konulması amacıyla bir analiz gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda Erzurum ilinde son 5 yıl içerisinde herhangi bir inovasyon faaliyetinde bulunmuş ulaştırma ve depolama sektöründe yer alan 12 farklı işletmenin yöneticileriyle yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilerek bulanık DEMATEL yöntemiyle inovasyon amaçlarının öncelikleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar TÜİK tarafından 2010-2012 yılları arasında gerçekleştirilen Yenilik Araştırması sonuçlarıyla karşılaştırılmıştır.

    AtıfTR Dizin8
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Nine new records from high mountain lakes (Artabel Lakes Nature Park, Gümüşhane/Turkey) for the freshwater diatom flora of Turkey

    Akar, Bülent; Şahin, Bülent

    This study was carried out in 17 high mountain lakes and a pond in the Artabel Lakes Nature Park (Gümüşhane)on August 15, 2013 and August 13, 2016. In the present study, epipelic, epilitic and epiphytic algal flora of lakes weredetermined and a total of 95 taxa were recorded belonging to Bacillariophyta division. 9 of the taxa belonging toBacillariophyta were determined to be new records for the freshwater diatom flora of Turkey. These taxa were identifiedas Aulacoseira lacustris (Grunow) Krammer f. tenuior Houk, Klee and Passauer, Orthoseira roeseana (Rabenhorst)Pfitzer, Cyclotella ambigua Grunow, Planothidium distinctum (Messikommer) Lange-Bertalot, Psammothidiumhelveticum (Hustedt) Bukhtiyarova and Round, Diploneis petersenii Hustedt, Frustulia crassinervia (Brébisson exW.Smith) Lange-Bertalot and Krammer, Eunotia mucophila (Lange-Bertalot, Nörpel–Schempp and Alles) LangeBertalotand E. paludosa Grunow

    AtıfTR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Üniversite gençliği: hayat tarzı ve kimlik

    Ak, Muammer

    Bu çalışmada üniversitede okuyan öğrencilerin modern-gelenekselve dini-siyasi-ideolojik düzlemde kimlik algıları ölçülmüştür. Araştırmakapsamında Gümüşhane Üniversitesi’nde farklı bölüm ve sınıflardaokuyan öğrenciler arasından basit tesadüfü örneklem yöntemikullanılarak belirlenen 284 öğrenciye anket uygulanmıştır. Araştırmanınsaha çalışması Mart 2018’de yapılmıştır. Araştırmaya katılanların % 50’si(142) kadın, % 50’si (142) erkektir. Katılımcıların, % 29,6’sı Karadeniz, %10,9’u Marmara, % 8,5’i Ege, % 13,4’ü Akdeniz, % 15,8’i İç Anadolu, %11,6’sı Doğu Anadolu, % 10,2’si Güney Doğu Anadolu bölgesindendir.Araştırmaya göre, katılımcılar hayat tarzı bakımından kendilerini %37,3’ü modern, % 48,6’sı geleneksel muhafazakâr, % 14,1’i dindarmuhafazakâr olarak tanımlamıştır. Siyasi-dini-ideolojik olarak birincisıradaki ilk üç kimlik, Müslüman (% 76,1), Milliyetçi (% 7,7), Atatürkçü(% 5,6); ikinci sıradaki ilk üç kimlik, Milliyetçi (% 25,4), İslamcı (% 15,1),Muhafazakâr (% 10,6); üçüncü sıradaki ilk üç kimlik ise Dindar-Ülkücü(% 12), Milliyetçi (% 10,6), Atatürkçü-İlericidir (% 9,2). Toplumsalaidiyet/kimlik düzleminde ise, katılımcıların % 6’sı kendini Müslüman,% 6’sı Türk, % 67,3’ü Türk-Müslüman, % 20,4’ü ise İnsan olaraktanımlamıştır. Araştırmanın amacı, gençlerin hayat tarzı bakımından vedinî, siyasî ve ideolojik kimlikler açısından kendilerini nasılkonumlandırdıklarını incelemektir. Bu bağlamda araştırma, üniversiteöğrencilerinin toplumsal aidiyet/kimlik algıları nasıldır?, siyasi-dini-ideolojik düzlemde hangi kimlikleri kendisine uygun görüyorlar?, bukimlikler cinsiyet, bölge ve hayat tarzına göre farklılık gösteriyor mu? gibisoruların cevaplarını aramaktadır. Türkiye’deki nüfusun önemli birkısmını genç nüfus oluşturmasına rağmen gençlerle ilgili araştırmasayısının yetersiz olduğu görülmektedir. Araştırmanın güncel veriler ilekonuya katkı yapacağına inanmaktayız.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Kur’an’da hz. süleyman’a verilen nimetler

    Altuntaş, Abdurrahman

    İslam’a göre Yüce Allah, başta Hz. Âdem olmak üzere birçokpeygambere vahyetmiş ve bunlardan bir kısmının adlarını Kur’an’ı Kerim’dezikretmiştir. Kur’an’da zikredilen ve zikredilmeyen peygamberlerin hementamamı ilahi mesajın gereklerini yapmaya çalışmış ve bu yolda hiçbirfedakârlıktan kaçınmamışlardır. Bu yüzden Kur’an peygamberleri ilahivahyi insanlara ulaştıran ve davranışlarıyla insanlara örnek teşkil edenkimseler olarak nitelendirmiştir. Kur’an’ı Kerim’de bahsi geçenpeygamberlerden biri olan Hz. Süleyman kendisine verilen nimetlerle öneçıkmaktadır. Kur’an’ı Kerim’e göre ona çok sayıda nimet bahşedilmiştir. Hz.Süleyman’a peygamberlik, saltanat, rüzgâr, erimiş bakır madeni,hayvanların konuştuklarını anlama, ilim, nitelikli atlar ve gözle görülmeyenvarlıklara hükümranlık etme gibi bir dizi nimet verilmiştir. Hz. Süleymanverilen onca nimete karşı rabbine şükretmiş, nankörlük etmemiştir. O,verilen nimetlerin bir imtihan aracı olduğunu anlamış ve buna göre hareketetmiştir. Kendisine verilen bunca nimete rağmen o, şımarmamış ve nimetinnereden geldiğini bilerek ona göre davranmıştır. Kur’an’ın genel mantığınagöre mal sahibi olmak eleştirilen bir hususiyet değildir. Eleştiriye konu olanhusus bu malın nasıl ve nerede kullanıldığıdır. Hz. Süleyman bu husustaörnek ve takip edilmesi gereken bir şahsiyettir. Bu manada Kur’ân Allah’akulluğunu her şeyin üstünde tutan mal sahiplerini övmüştür. Aksinedavranan Haman gibileri de yermiş ve yerin dibine batırmıştır. İşte Hz.Süleyman, “Gerçekten ben, mal sevgisini rabbimi anmak için istedim.”ifadesiyle de bu duruma işaret etmiştir. Yani yüklü miktarda mala ve mülkesahip olma ve buna rağmen Allah’tan uzaklaşmama örnekliğini göstermiştir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Beni israil sûresinden istisna edilen ve medenî kabul edilen âyetlerin değerlendirilmesi

    Kayhan, Mustafa

    Kurân’a ve onunla alakalı ilimlere ilişkin çalışmalar, son yıllardahem nitelik hem de nicelik olarak büyük bir artış göstermiştir. Bilginler,bu çabalarıyla Kurân’a ve onunla ilgili bilimlere daha derin ve nesnelkatkılar sunmuştur. Bu açıdan ulûmu’l-kurân arasında çok önemli biryer işgal eden mekkî ve medenî sûre ve ayetler meselesi, tefsirlerde henüzhalledilememiştir. Zira bu konuda birçok çalışma yapılmasına rağmennakle ve rivayete bağlı tutum, daha da kökleşmiş ve artık aşılamaz birengel haline gelmiştir. Gerçekten bunun sonucu olarak yazılan Arapça veTürkçe birçok tefsirde sorunun kıyısında dolaşılmış ve dirayete dayananbir fikir ifade edilmemiştir.Çok ilginçtir ki bu sûrede anlatılan Beni israilin, diğer sûrelerdeanlatılanlardan tamamen farklı bir içeriğe sahip olduğu ifade edilmiştir.Böylelikle Beni İsrail sûresi olarak adlandırılması hem konusuylamutabakatı hem de mantıklı birlikteliğiyle oldukça anlamlı bulunmuştur.En’âm hariç bu sûreden başka hiçbir mekkî sûrede zikredilmeyen sosyal,siyasi, ahlaki, edebi ve iktisadi prensipler yoğun olarak bu sûrede vazedilmiştir.Mekkî sûrelerden istisna edilen ve medenî olduğu iddia edilenayetlerin, Beni İsrail veya İsra sûresinde de olduğu açıklanmıştır. Yeniyazılanları da dâhil olmak üzere bu durum, birçok tefsirde varlığınıgünümüze kadar devam ettirmiştir. Bu çalışma, sûre ile ilgili birçokArapça veya Türkçe çalışmaya konu olan hatta ulûmu’l-kurân eserlerinde bile sözü edilen ve sûreden istisna edilerek medenî olduklarıvarsayılan bir problemi gündeme getirmiştir. Bu çalışmada deliller veveriler yardımıyla, dahası dirayete önem veren ulemanın da delaletiylemevzu bahis olan ayetlerin sûrenin bütünlüğünde önemli yerler işgalettiklerini ve sûreden istisna edilmelerinin doğru olmayacağınıgösterilmeye çalışılmıştır. Buna göre mekkî ve medenî ilmi teşekkülettikten beri gelen bu tür rivayet ve bilgilerin, aslında delillendirmek içinele alınan konuyu tasdik etmediği, ona delil olmadığı ve en azındansûreden istisna edilmesi gereken bir ayet olmadığı gibi bazı sonuçlar eldeedilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2018
    The term of the soul and the problem of priority and subsequence of the soul according to the body

    Sarıkaya, Berat

    The belief of the existence of the soul has almost accepted in all religions and communities throughout history and people have believed the existence of the soul that was not seen by eyes and was not known its nature. The relation of the soul and the body generally has become an important problem in many systems of kalam (Islamic theology). There were some thinkers who have defended the necessity of the acceptance of the unity of the soul and the body together and also there was some thinkers who have defended the view of ownership of the independent existence of the soul from the body completely. The understanding which is the soul having self-contained existence and is approved to begin with Platon who is the Ancient Greek philosopher of the First Era have defended by the majority of Islamic thinkers and many different theories about this subject were manifested. In the point of capability of being understood of the soul, the distinction of the soul and the body have provided a basis for discussion of many issues like the existence of the soul before the body in the way of Islamic theology, the situation of the soul after the death of the body, the conditions of the soul and the body in recreation. The lack of the clear expression which has no need any comment about the soul in texts have caused the interpretation with analyzing the verses and hadiths that can be a proof in the understanding of the soul by the thinkers. In this context, the nature of the soul, its situation according to the body, its priority and subsequence, its eternity and perpetuity have become a topic of discussion. In our study first of all, we will mention about the lexical meaning of the term of the soul and the perception of the soul of contemporary science, and then we will deal with monist and dualist theories in terms of the relation of the soul and the body. We will try to transmit the views about this subject with limiting the issue of the priority and subsequence of the soul according to the body and depending on this an analysis and evaluation about the eternity and perpetuity of the soul.

  • MakaleYalnız künye2018
    An Old But Actual Issue: Panama Papers and Tax Havens

    Şahin, Muhammet; Yilmaz, Candan

    Tax is the most important revenue search of the state. Executing of public services without disruption and increasing its quality fundamentally depends on a well functioning tax system. In this respect maximizing the state's tax revenue will also increase utility level of citizens from public goods. But when the state desires to increase tax reveneue sometimes it can also lead to negative reactions in several economic segments. For example, taxpayers can be reluctant for tax compliance and they act tax avoidance or tax evasion behaviour. In this context, tax havens can lead to loss the state’s income significantly. Because, especially in the globalization process which off-shore financial transactions is intensified, tax havens have become an important tool of getting rid of tax liability. In this paper tax havens issue will be dealed on the basis of the “2016 Panama papers scandal”. Aim of the study is to examine the economic and social effects of tax havens in this current experience.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Türkiye’de Askeri Harcamalar ile Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişkinin Bir Analizi (1960-2016)

    Topal, Mehmet Hanefi

    Türkiye’de askeri harcama-ekonomik büyüme ilişkisi üzerine çok sayıdaçalışma yapılmıştır. Bununla beraber daha önceki çalışmaların sonuçlarıfikir birliği sağlamaktan uzaktır. Bu çalışmanın amacı 1960-2016 dönemiiçin askeri harcamalar ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyieşbütünleşme ve nedensellik bağlamında yeniden araştırmaktır.Araştırmada, geleneksel analizlere ilave olarak çoklu yapısal kırılmalıeşbütünleşme ve zamanla değişen nedensellik analizleri de uygulanmıştır.Bayer ve Hanck (2013) standart güçlü eşbütünleşme testi sonuçlarına göreaskeri harcamalar uzun dönem kişi başı milli geliri negatif yöndeetkilemektedir. Bununla beraber Maki (2012) çoklu yapısal kırılmalıeşbütünleşme testi sonuçları askeri harcamalar ile kişi başı milli gelirarasında anlamlı bir ilişki olmadığını göstermektedir. Öte yandan zamanladeğişen nedensellik analizi sonuçları ekonomik ve politik gelişmelernedeniyle 1970’li yılların ortalarından itibaren Türkiye’de askeri harcamaekonomikbüyüme bağının ortadan kalktığını ortaya koymaktadır.

    AtıfTR Dizin20
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Sağlık Harcamalarının Ekonomik Büyüme Üzerindeki Etkisi: Avrupa ve Merkez Asya Ülkeleri Örneği

    Yıldız, Gizem Akbulut; Yıldız, Barış

    Çalışmanın amacı 47 Avrupa ve Merkez Asya ülkesine ilişkin 1996-2014döneminde sağlık harcamalarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisiniölçmeye yöneliktir. Çalışmanın ampirik analizinde iki farklı metodolojikullanılmıştır. Öncelikle sabit etkiler modeli Driscoll-Kraay StandartHatalar tahmincisi kullanılarak tahmin edilmiştir. Ardından İki AşamalıSistem GMM yöntemi kullanılarak katsayılar tahmin edilmiştir. Yapılananalizler sonucu elde edilen bulgular birbirine paralel niteliktedir. Her ikianalizde de kişi başına sağlık harcamaları ekonomik büyümeyi istatistikselolarak anlamlı ve pozitif etkilemektedir.

    AtıfTR Dizin9
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Banditry around kelkit and shiran in the ottoman empire (1760-1916)

    Saylan, Kemal

    Various problems concerning the state and society after the mid-18th century until the collapse of the Ottoman Empire appeared around Shiran and Kelkit Districts. As a result, instances of banditry were recorded in the region from time to time, several reasons for which can be considered. Of these, political, military and economic parameters pertaining to the Ottoman Empire, changes in administrative structures, inadequate number of law-enforcement officers, and territorial geography concerning banditry activities can be emphasized. The Ottoman Empire took military, administrative and judicial precautions to prevent these banditry actions. However, the negative circumstances prevailing in the Ottoman Empire during this period impeded cessation of banditry in the region. This study aims to investigate the nature and impact of banditry around Kelkit and Shiran districts between 1760 and 1916.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Ortaokul öğrencilerine üst bilişsel öz-düzenleme öğretimine yönelik karşılaştırmalı durum çalışması: ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının görüşleri ve tasarladığı etkinlikler

    Öztürk, Mesut; Özgöl, Mustafa; Akkan, Yaşar

    Üst bilişsel öz-düzenleme, bireyin kendi öğrenme sürecini izlemesi, kontrol etmesi ve düzenlemesi olarak tanımlanmaktadır. Üst bilişsel öz-düzenleme öğretimi bireyin öğrenmesini kolaylaştırarak akademik başarısının artmasını sağlayacaktır. Üst bilişsel öz-düzenlemenin öğretiminde öğretmenler önemli rol üstlenmektedir. Bu nedenle geleceğin öğretmenleri olarak kabul edilen öğretmen adaylarının üst bilişsel öz-düzenlemeli öğrenmeye yönelik görüşleri ve tasarladıkları etkinliklerin önemli olduğu anlaşılmaktadır. Bu çalışma matematik öğretmeni adaylarının üst bilişsel öz-düzenlemeli öğrenmeye yönelik görüşlerini ve tasarladıkları etkinlikleri incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yöntemiyle yürütülmüştür. Çalışmaya ilköğretim matematik öğretmenliği son sınıfında öğrenim gören otuz dört matematik öğretmeni adayı katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu ve etkinlik kartı kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu ile öğretmen adaylarının üst bilişsel öz-düzenlemeli öğrenmeye yönelik görüşleri alınmış, etkinlik kartında ise öğretmen adaylarından öğrencilere matematik dersinde üst bilişsel öz-düzenlemeli öğrenmeyi kazandıracak etkinlik tasarlamaları istenmiş ve tasarladıkları etkinlikler analiz edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda matematik öğretmeni adaylarının ortaokul öğrencilerine üst bilişsel öz-düzenleme öğretimine yönelik görüşlerinin genel olarak olumlu olduğu ve öğretmen adaylarının üst bilişsel öz-düzenleme öğretiminin gerekli olduğunu düşündükleri belirlenmiştir. Öğretmen adayları bu öğretimin öğrencilere pek çok avantajı olmasının yanında bazı dezavantajları da olacağını düşünmektedirler. Öğretmen adaylarının tasarladıkları etkinlikler incelendiğinde öğretmen adaylarının üst bilişsel öz-düzenleme becerilerine ve üst bilişsel öz-düzenleme öğretimi için kullanılan öğretim yöntemlerine odaklandıkları belirlenmiştir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Festival kalitesi, algılanan değer, festival tatmini ve festival sadakati arasındaki ilişkilerin tespiti üzerine bir araştırma: uluslararası manisa mesir macunu festivali örneği

    Diken, Büşra; Kılıç, Sultan N.; Polat, Eray

    Müşteri tatmini ve müşteri sadakatinin öncülü konumundaolan algılanan değer, ürünlerin kalitesinden etkilenmektedir. Buçalışma ile Uluslararası Mesir Macunu Festivali özelinde bahse konudeğişkenler arasındaki ilişkileri ortaya koyabilmek ve festivalkatılımcılarının festival kalitesi, festivalden algıladıkları değer,festivalden tatmin olma düzeyleri ve festivale yönelik sadakatdüzeylerini tespit edebilmek amaçlanmaktadır. Bu kapsamda yüzyüze anket yöntemiyle 361 festival katılımcısından veri toplanmıştır.Toplanan veriler yapısal eşitlik modellemesi yöntemiyle analizedilmiştir. Yapısal eşitlik modeli sonuçları, festival kalitesi altboyutlarının (bilgilendirme hizmetleri ve festival programı, yiyecek,kolaylaştırıcı hizmetler) algılanan değeri pozitif ve anlamlı şekildeetkilediği ve benzer ilişkinin algılanan değer, festival tatmini, festivalsadakati arasında da gerçekleştiğine işaret etmektedir. Ayrıca festivalkalitesi ile ilgili memnuniyet düzeyi en fazla yiyecek (mesir macunu)konusunda gerçekleşirken, en az memnuniyet düzeyi ise araç parkalanları, umumi tuvaletler, dinlenme ve festival alanlarınınyeterliği/büyüklüğü gibi konular ekseninde ele alınan kolaylaştırıcıhizmetler konusunda yaşanmaktadır.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Regulations for ability to pay principles in taxation in the 1961 and 1982 constitutions of republic of turkey

    Şentürk, Suat Hayri

    One of the principles underlying the fair distribution of the tax burden among individuals is the principle of ability to pay. There is a broad consensus that taxation should be based on the ability to pay of citizens. According to the ability to pay principle, the tax should be distributed among the taxpayers taking into consideration their taxable capacities. According to the ability to pay principle, tax should be distributed considering the tax payable capacities among taxpayers. Ability to pay principle is the most important principle to ensure the justice through the instruments it possesses such as minimum living allowance, progressive tax, and the separation principle. Ability to pay principle that enters into the Turkish Tax System with the concept of financial power in the 1961 Constitution, has also accepted as the basic principle in terms of the 1982 Constitution.

  • MakaleYalnız künye2018
    Numerical investigation and experimental verification of proton electrolyte membraned (pem) electrolyser

    Genç, Ömer; Kallioğlu, Mehmet Ali

    In this study, the physical and the electrochemical phenomena occurred within the proton exchange membrane (PEM) electrolysis cell and the effects of some operating parameters such as cell voltage, current density on the cell performance were investigated numerically and experimentally. The equations which characterize flow, mass transfer, conservation of charge and electrochemical reactions were solved by using COMSOL Multiphysics commercial software. In the experimental setup, the Membrane Electrode Group (MEG) which has 50 cm2 active area, porous titanium at anode and carbon paper as gas diffusion layer at cathode are used. The numerical results compared with measured experimental data. It is sound that while the model satisfactorily agrees with experimental data at low current densities, it deviates at high current densities mainly because of isothermal assumption employed. The numerical results have shown that the oxygen and hydrogen concentrations increase along the channel. Also the hydrogen production starts at 1.48 V and it increase as the current density increase. However, the voltage efficiencies of PEM electrolyser for numerical and experimental study were found as 0.809 and 0.871, respectively.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Sugar production investments in turkey during post 1929 economic crisis period

    Damlıbağ, Fatih

    During the 1929 Economic Crisis, prices of agricultural products decreased muchmore than industrial products. Turkey, as an agricultural product exporter could not affordits importation under these new conditions. For the financial structure of Turkey, selfsufficiencywas seen as the most convenient solution. In this period, the Turkish governmentaimed at importing substitution in sugar production. But for achieving this, Turkey neededsome additional investments. For the capital needs of these investments, governmentprimarily evaluated foreign contribution. But Turkish banks provided necessary capital tosugar industry, with the leadership of İş Bankası. German and Czechoslovak contributionalso supplied machinery and technical assistance to Turkish sugar industry. Governmentdeeply investigated possible investment places, to reach the most appropriate conditions.At last, Turkey founded two new sugar factories with their own financial sources in 1933and 1934. Eskişehir Sugar Factory was the third factory in Turkey and Turhal Sugar Factorybecame fourth investment in this field. Government unified the whole sugar production ofTurkey in 1935, in order to reduce production costs. From this date, Turkey experienced rapidexpansion in both beet agriculture and sugar industry. In this article, the state centered sugarproduction investments were evaluated under the different financial conditions of the 1929Economic Crisis. For the time period, subject would be investigated up to the early 1940’s.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    The effects of climate change on agriculture sector and economic growth

    Hayaloğlu, Pınar

    Climate change, which is one of the most important global problems of recent years, is increasing its influence. Non-natural changes in the climate leading to various problems in the environmental, social and economic dimensions that affect sustainability considerably. The agricultural sector is at the forefront of the sectors most affected by climate change. Thus, change in temperature and precipitation caused by climate change affect the agriculture sector by affecting both the quantity of product and the quality of the product. In this way, climate change also influences economic growth in countries. The aim of this study is to analyze the impact of climate change on agriculture sector and economic growth for the 10 countries most affected by climate change according to the Global Climate Change Risk Index. Panel data analysis technique was used in the study for the period 1990-2016. The results obtained show that climate change has a negative effect on economic growth and agricultural value added in certain countries.

    AtıfTR Dizin33
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    On common idioms of turkmen turkish and turkey turkish

    Gökçür, Engin

    Oghuzs lived in an area from the Caspian Sea to middle of Syr Darya in 10th century. Rejecting the tyranny of Ghaznavids, Turkmens, under the leadership of the governors Tuğrul and Çağrı, settled in present day Azerbaijan and Anatolia by defeating Ghaznavid army in 1040 (Sümer, 1999: 87-149). While some Turkmen tribes stayed in Transoxania, Khorasan and Mangyshlak in 13th century as a result of Mongol invasions, other Turkmen tribes settled in Azerbaijan and Anatolia. After this event the history of Turkmens in Turkmenistan and in Anatolia has changed in terms of different aspects. Some of common idioms used by Oghuz tribes lived together until 13th century is still used in two written language. Some of these idioms are the same in terms of sound and form and they are used nowadays. Other idioms have common features with Turkmen Turkish in terms of basic concepts and order. Although the words, forming these idioms which have a lot in common with idioms in Turkish, are different, the basic perspective of idioms are common. Within this context, the order of formation of idioms are common in idioms like “ağzı bişmek- ağzı yanmak; bite gahar edip yorğanı o:da bermek-pireye kızıp yorgan yakmak; bir okda iki tovşan a:vlamak - bir taşla iki kuş vurmak; eşekden yıkılan ya:lı bolmak - eşekten düşmüşe dönmek; gaş oñarcak bolup göz çıkarmak - kaş yapayım derken göz çıkarmak; gökdä:ki dileğiñ yerde govuşmak - gökte ararken yerde bulmak; üstünden da:ğ ayrılan ya:lı bolmak - üstünden da:ğ kalkmış gibi olmak” In this paper, common idioms in Turkmen Turkish and Turkish will be submitted in terms of perspective and form in Turkmen Turkish and Turkish.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele