Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2021
    A Course Timetabling Formulation under Circumstances of Online Education

    Şimşek, Ahmet Bahadır

    This study addresses the adaptation of the course timetabling problem to the online education system forced by the Covid-19 pandemic. The seating capacity constraint that shapes the timetabling decision in online education conditions loses its validity. It is replaced by a bandwidth constraint that restricts the number of instantaneous connections. Overlapping courses in the same time slot increase the number of instant connections and excessive connections cause technical problems. Bandwidth constraint requires the distribution of total connection in a day over all time slots. However, while this is achieved, the time slots should be allocated fairly to the departments. In this study, a multi-objective mathematical model is proposed that distributes the courses fairly on the day and time slot axis and distributes the total number of connections to time slots in each day as equally as possible. The model adopts the maximum difference minimizing approach and requires solving the objectives sequentially according to the order of them.The model was tested with the real data of the 2020-2021 fall semester of a 7 department faculty. The model has 12084 decision variables and 15567 constraints and an optimal solution gets in approximately 28 minutes. Results were compared with a decentralized and manually prepared timetable. The comparison shows that the model is superior to the manual timetable in the distribution of courses across the day and time slot. Also, the model can reduce the number of students in the peak time slot by 22% compared to manual scheduling.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Sözleşmeli Tarım COVİD-19 Pandemisinde Üreticilerin Dayanıklılığını Artırdı mı?Türkiye'den Uygulamalı Bir Çalışma

    Adanacioglu, Hakan; Doğan, Nilgün

    Bu çalışma, Gümüşhane ilinde karabuğday üreticilerine odaklanarak COVID-19 pandemisinin sözleşmeli tarım üzerindeki etkilerini incelemektedir. Gümüşhane ilinin Kelkit, Köse ve Şiran ilçe köy ve beldelerinde sözleşmeli tarım ile karabuğday üretimi yapan üreticiler araştırma kapsamına alınmıştır. Yapılan literatür araştırmasına göre sözleşmeli tarım kırsal bölgelerde kalkınmayı ve çiftçilerin refah düzeyini etkileyen bir modeldir. Tüm dünyayı etkileyen COVID-19’un, üretim üzerindeki etkileri merak konusu olmuştur. Bu nedenle, bu araştırmada sözleşmeli tarım olgusunun tanımı, kapsamı ve etkisine ilişkin ampirik bir uygulamaya yer verilmiştir. Gümüşhane ilinde sözleşmeli tarım yapan çiftçilerin COVID-19 pandemisinin karabuğday üretimi ve pazarlaması üzerine etkisine ilişkin algılarını anlamak için 28 ifade hazırlanmıştır. Bu çalışmanın bulguları, katılımcıların COVID-19 pandemisi nedeniyle tarımsal girdilerin maliyetindeki artışa ilişkin ifadelere şiddetle katıldıklarını göstermektedir. Ancak COVID-19 salgınının, araştırma alanında sözleşmeli tarım yapan karabuğday çiftçileri üzerinde birçok yönden olumsuz bir etki yaratmadığı anlaşılmıştır. İlgili otoritelerin, etkili kriz yönetimi planlarını yönetmeye ve sözleşmeli tarım gibi çiftçilerin üretim kabiliyetlerini artırmayı amaçlayan ve üretim uygulamalarında esnekliği teşvik eden politikalara hâlâ ihtiyaç olduğu elde edilen sonuçlar arasındadır.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleYalnız künye2021
    The analysıs of faıry tales compıled by yücel feyzioglu wıth respect to desıred behavıours ın chıldren

    Toprak, Mesut; Kibris, Ibrahim

    The aim of the present research was to identify to what extent fairy tales incorporate the desired behaviors which are crucial for children’s development in various fields. For this purpose, 11 fairy tale books, written by Yücel Feyzioğlu, were examined, namely Dimitraş ile Pıtıraş, Aldar Köse, Alp ile Asamat Köprüsü, Yartı Kulak, Keloğlan ile Kahkaha Hanım, Cırttan ile Çilbik, Murkumama ile Çomotay, Pürüş Batur ile Aksıla, Er Tapıldı, Serçe Koyun Avlarkene, and İristu ile Akkağan. Since present study addresses the importance of fairy tales in children’s education of values, the population of the study is fairy tales books, and the research method employed is content analysis. The ethical, psychological, sociological, economy-related and other messages in the fairy tales in terms of desired behaviors were analysed. The findings revealed that the fairy tales penned by Yücel Feyzioğlu were of appropriate educational value, particularly with respect to psychological and ethical massages.

  • MakaleYalnız künye2021
    Savunma Sanayi Ar-Ge Merkezlerinin Performanslarının Bütünleşik Entropi-ARAS Yöntemi ile Değerlendirilmesi

    Peker, İskender; Salman, Seda

    Çalışmanın amacı, Türkiye Savunma Sanayinde faaliyet gösteren Ar-Ge merkezlerinin performanslarının çok kriterli karar verme yöntemleri ile değerlendirilmesidir. Bu doğrultuda 7 farklı firmaya ait 12 Ar-Ge merkezinin verileri ile gerçekleştirilen çalışmada öncelikle literatür araştırması ve uzman görüşleri doğrultusunda Ar-Ge merkezlerinin performansını etkileyen kriterler belirlenmiştir. Ardından Entropi yöntemi kullanılarak bu kriterlerin ağırlık değerleri tespit edilmiştir. Son olarak ARAS yöntemiyle çalışma kapsamında ele alınan alternatifler sıralanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, en yüksek ağırlığa sahip olan kriter Ar-Ge gelirleri en düşük ağırlığa sahip olan kriter ise Ar-Ge harcamalarıdır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Transgressing the philosophy-literature border: derrida's idea of metaphor

    Gülay, Peyami Safa

    Derrida claimed that philosophy has traditionally positioned itself in an oppositional relationship to literature. According to this opposition, literature is evaluated in a secondary position compared to philosophy. Metaphor, as a literary movement, also retrieves its share from this secondary position. Therefore, it is understood as an external act and remains in the subsidiary status. Derrida tends to demonstrate this spesific boundary between philosophy and literature as fictional, rather than natural. Philosophy sets this limit in order to occupy a privileged position by excluding the literary movement within it. However, Derrida aims to illustrate the disruption in philosophy's attempt to occupy a privileged position, by focusing on the aspect of metaphor that causes transgression of the aforementioned boundary. Thus, according to Derrida, metaphor is understood as a founding movement that transgresses the philosophy-literature boundary and successfully binds both disciplines.

  • MakaleYalnız künye2021
    Bilgide nesnellik ve gerçeklik sorunu: 3 dünya kuramı

    Özsoy, Seda

    Bilim felsefesine yönelik araştırmalara göz atıldığında başlıca tartışma alanlarından birinin sınırlandırma ayracı olduğu belirginlik kazanır. Viyana Çevresi olarak bilinen mantıksal pozitivistlerin bilim ile sözde bilim/sahte bilimi ayırma noktasında öngördükleri doğrulanabilirlik ilkesi, bir ayraç/ölçüt olarak anlam sorununun giderilmesi bağlamında epistemolojik savların temelinde yer almıştır. Viyana Çevresi düşünürleri, felsefeyi bilimselleştirmek diğer bir ifadeyle metafizikle bağlantılı içerikleri felsefeden arındırmak amacıyla mantık ve dil merkezli çalışmalara ağırlık vermişlerdir. Yeni bir bilimsel yöntem oluşturulması, gerçekliğe ilişkin tatmin edici bir açıklamanın yapılması adına öncelikli olmuştur. Ancak bu yaklaşım tarzı, Karl R. Popper tarafından eleştiriye tabi tutulmuş ve doğrulamacıtümevarımcı bilimin reddi gerçekleşmiştir. Bu doğrultuda Popper, klasik görüşlerin yerine yanlışlanabilirlik ilkesini, eleştirel akılcılığı, kendi nesnellik ve gerçeklik anlayışını koymuştur. Bu makale, yanlışlanabilirlik ve eleştirel akılcılık gibi kavramlaştırmalar ekseninde Popper’ın epistemolojisini incelemeyi amaçlamaktadır. Bunlarla bağlantısında düşünürün bilgide nesnellik ve gerçeklik hakkındaki fikirleri ele alınacaktır. Gerçeklik problemi söz konusu edildiğinde ise Popper’ın birbirinden farklı içeriklere sahip fakat birbiriyle etkileşimde olan 3 Dünya kuramı karşımıza çıkar. 3 Dünya kuramının ana hatlarıyla değerlendirilmesi, makalenin odağında bulunmaktadır.

  • MakaleYalnız künye2021
    Harris todaro modeli ve todaro paradoksunun TRB1 TRB2 TRC1 TRC2 ve TRC3 düzey 2 bölgeleri için test edilmesi

    Sancar Özkök, Canan; Akbas, Yusuf Ekrem; Can, Esra

    Kırsal yerleşim yerlerinden kentsel yerleşim yerlerine doğru işgücü göçü gelişmekte olan ülkelerde kentleşmenin önemli bir parçasıdır. Harris-Todaro (1970) tarafından geliştirilen işgücü göçü modelinde, artan kentsel ücret kentsel sektörde beklenen ücreti yükseltir ve bu durum kırdan kente göçü teşvik eder. Ancak, kentsel sektörde yaratılan istihdam olanaklarından daha fazla göç akımı olması durumunda işgücünün bir bölümünün işsiz kalması kaçınılmaz olur. İşgücü akımının devam etmesi durumunda ise kentsel işsizlik artarak, Todaro paradoksu denilen durum oluşur. Bu çalışmada Malatya, Van, Gaziantep Şanlıurfa ve Mardin Düzey 2 bölgelerinin iç göç, işsizlik ile kentleşme arasındaki nedensellik ilişkileri Harris-Todaro modeli ve Todaro paradoksu çerçevesinde araştırılmıştır. Bu amaçla, değişkenler arasındaki nedensellik ilişkileri 2008-2020 dönemi verileriyle panel nedensellik testi ile analiz edilmiştir. Malatya, Van, Gaziantep Şanlıurfa ve Mardin Düzey 2 bölgeleri için elde edilen analiz bulguları işsizlik oranlarından net göç oranına doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi olduğunu göstermiştir. Ayrıca, bu beş bölgenin genelinde net göç oranından kentleşme oranına doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Çalışmanın sonuçları, Malatya, Van, Gaziantep Şanlıurfa ve Mardin Düzey 2 bölgelerinde Harris-Todaro modelinin geçerli olmadığını ve Todaro paradoksunun geçerli olduğunu göstermiştir. Todaro paradoksunun geçerli olması, bu bölgelerin kentsel yerleşim birimlerinde istihdam fırsatlarında veya diğer yatırımlardaki hızlı artışların kent merkezlerine göçü teşvik ederek, bir süre sonra kentsel işsizliği arttırdığı anlamına gelmektedir. Malatya, Van, Gaziantep Şanlıurfa ve Mardin Düzey 2 bölgelerinin kırsal yerleşim birimlerinde istihdam olanaklarının artırılması hem bu bölgelerde işsizliğin azaltılması hem de kırsal gelirin artırılmasında etkili olabilir. Bu sayede kentsel yerleşim birimlerine doğru gerçekleşen göç akımlarının Türkiye’nin sosyo-ekonomik göstergeleri üzerindeki olumsuz sonuçları en aza indirilebilir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleYalnız künye2021
    Lider-Üye Etkileşiminin Görev ve Bağlamsal Performans ile İlişkisinde Lider-Üye Etkileşimi Farklılaşmasının Düzenleyici Rolü

    Küçük, Meltem; Demirbağ, Orkun

    İş hayatında hem astlar hem de yöneticiler arasında birtakım ilişkiler söz konusu olmaktadır. Kaliteli ilişki değişimi sayesinde, ast ve üstler kendilerine bazı faydalar sağlamaktadırlar. Ayrıca yöneticiler, gruplar arası çalışanlara karşı da farklı ilişkiler geliştirebilmektedirler. Bu çalışmada, lider-üye etkileşiminin (LÜE) çağrı merkezi ekiplerinde görev ve bağlamsal performans üzerindeki etkisinde takım düzeyinde LÜE farklılaşmasının düzenleyici rolü incelenmiştir. Gümüşhane Üniversitesi’nden 09.06.2021 tarih ve 2021/4 sayılı Etik Kurul raporu alındıktan sonra ilgili araştırma hipotezlerini test etmek amacıyla, 228 çağrı merkezi çalışanı ve 40 çağrı merkezi takımı araştırılmış ve çalışanlara anket soruları kota örnekleme yöntemiyle uygulanmıştır. Ulaşılan veriler neticesinde lider-üye etkileşiminin, bireysel anlamda görev ve bağlamsal performansı arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Yüksek düzey farklılaştırılmış lider-üye etkileşimi ise, bireysel lider-üye etkileşiminin sonucu olarak görülen görev ve bağlamsal performans arasındaki ilişkiyi negatif etkilemiştir. İncelenen araştırmalar sonucunda çalışma hayatı içerisinde çalışma performansının lider-üye etkileşiminden farklı şekil ve durumlarda etkilendiği görülmüştür. Fakat yapılan çalışmalar çoğunlukla bireyin performansına odaklanmıştır. Bu çalışmanın özgün tarafı, takımlar arasındaki farklılaştırılmış lider-üye etkileşiminin incelenmesidir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2021
    -

    Şahin, Muhammet

    Automobiles were considered to be luxury\rwhen they first emerged. However, they are regarded\ras one of the most basic means of transportation\rtoday. The historical background of the\rautomotive industry dates back to the end of the\r19th century and the beginning of the 20th century\rand this industry has been based on fossil fuel\rconsumption including oil and oil derivatives for\rmany years. However, in line with the technological\rdevelopments, there is an increase in the utilization\rof full-electric and hybrid vehicles, which\rare described as environmentally friendly automobiles,\rand it is projected that these automobiles\rwill substitute traditional (fossil fuel) automobiles\rin the near future. Transition to full-electric and\r(or) hybrid vehicles has a great significance in\rterms of protecting nature, ensuring energy security\rdue to depleted oil reserves and removing\rdependence on oil. Depending on this, they are\rintensively supported by the governments of both\rdeveloped and developing countries via tax and\rnon-tax instruments. This study aims to analyze\rthe incentives implemented for full-electric and\rhybrid vehicles across the world and Turkey. The\rbasic result acquired from the study is that as well\ras the developments in automotive technology,\rpublic incentive policies will have a great significance\ron environmentally friendly automobiles to\rbecome a crucial means of transportation in the\rnear future.

  • MakaleYalnız künye2021
    Bireylerin Koronavirüs Anksiyete Düzeylerinin Psikolojik Sağlamlıklarına Etkisi

    İri, Necla İrem Ölmezoğlu; Korkmaz, Fatma

    Bu çalışmanın amacı; COVID-19 salgını sürecinde\rTürkiye’de yaşayan bireylerin sosyo demografik\rözellikleri ile koronavirüs anksiyete düzeyleri ve\rpsikolojik sağlamlıkları arasındaki ilişkinin\rincelenmesidir. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan\rçalışmanın evrenini, araştırmaya katılmayı kabul eden\r15 yaş üstü bireyler oluşturmaktadır. Araştırma\rkapsamında 425 bireye ulaşılmıştır. Araştırmanın\rverileri çevrimiçi anket yöntemi (Google Forms\raracılığıyla) ile toplanmıştır. Veri toplama aracı\rolarak; araştırmacıların hazırladığı “Kişisel Bilgi\rFormu” ile Lee (2020)’nin geliştirdiği ve Biçer ve\rdiğerlerinin (2020) Türkçe ’ye çevirdiği “Koronavirüs\rAnksiyete Ölçeği (KAÖ)” ve Smith ve diğerlerinin\r(2008) geliştirdiği ve Doğan (2015)’nın Türkçe ’ye\rçevirdiği “Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (KPSÖ)”\rkullanılmıştır. Verileri analiz etmek için ise SPSS 22\rve AMOS 24 istatistik paket programlarından\ryararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre,\röğrenciler, ev hanımları, kamu sektörü çalışanları,\rözel sektör çalışanları, serbest çalışanlar, emekliler ve\rişsizlerden oluşan gruplar içerisinde emeklilerin ve ev\rhanımlarının koronavirüs anksiyete düzeyleri anlamlı\rderecede daha yüksek bulunmuştur. Ayrıca kadınların\rerkeklere göre koronavirüs anksiyete düzeylerinin\rdaha yüksek olduğu görülmüş ve kadınların psikolojik\rsağlamlık düzeylerinin daha düşük olduğu tespit\redilmiştir. Öte yandan; katılımcıların eğitim durumu\rve aylık gelirinin koronavirüs anksiyete ve psikolojik\rsağlamlık düzeylerini etkilemediği bulunmuştur. Son\rolarak, bu çalışma koronavirüs anksiyetesinin\rpsikolojik sağlamlık üzerinde istatistiksel açıdan\ranlamlı ve negatif yönde orta düzeyde etkisi olduğunu\rve psikolojik sağlamlıkta meydana gelebilecek bir\razalmanın %20’sinin koronavirüs anksiyetesi ile\raçıklanabileceğini ortaya koymaktadır.\rAnahtar Kelimeler: Koronavirüs, Anksiyete,\rPsikolojik sağlamlık.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Mali Yerelleşmenin İnsani Gelişme Endeksi ve Bileşenleri Üzerindeki Etkisi: Panel Veri Çalışması

    Tümay, Muhammed

    Son yıllarda dünya çapındaki çoğu ülke, özellikle gelişmekte olan ülkeler ve geçiş\rülkeleri, yönetim yapılarında ademi merkeziyetçiliği (yerelleşme) uygulamışlardır.\rYerelleşmenin temel amacı, yerel yönetimin yerel ihtiyaçları ve tercihleri topluluklarına\rdaha doğru bir şekilde sunabileceği fikridir. Bununla birlikte, bazı araştırmacılar ademi\rmerkeziyetçiliğin sınırlamaları olduğunu iddia etmekte ve optimal bir mali yerelleşmenin\rboyutuna işaret etmektedir. Bu makale, mali yerelleşmenin insani gelişme endeksi ve\rbileşenleri üzerindeki etkisini 2000-2010 dönemi arasında 49 ülkeden panel verileri\rkullanarak incelemektedir. Sağlam En Küçük Kareler ve Sabit Etki yöntemlerini kullanan\rsonuçlar, mali yerelleşmenin gelir ölçüsünün insani gelişme endeksi üzerinde önemli ve\rolumlu bir etkisi olduğunu göstermektedir. Ayrıca sonuçlar, mali yerelleşme derecesi bir\reşiği aştığında bu etkinin doğrusal olmadığını ve olumsuz etkilerin olduğunu\rgöstermektedir.\r

  • MakaleYalnız künye2021Scopus SJRQ4
    Petrography, geochemistry and petrological characteristics of the Carboniferous Pamuktaş Pluton, Bayburt (NE Turkey)

    Sari, Ekrem; Gücer, Mehmet Ali

    The Eastern Pontides (NE Turkey) that formed during the Alpine-Himalayan orogeny\rin which geologically plays an important role in the formation of Anatolian Plate, is a\rsignificant area in term of containing different igneous rocks. Especially\rCarboniferous plutons are widely observed in the southern part of the Eastern\rPontides in larger outcrops and more commonly. This study presents new\rpetrography and whole-rock geochemistry data on granitic rocks in the Pamuktaş\rarea of Bayburt (NE Turkey). In addition, the source region of the magma,\rpetrological processes and geodynamic setting prevailing in the formation of these\rgranitic rocks are discussed. The Carboniferous Pamuktaş Pluton, which includes an\rarea of approximately 5 km2, represents the pre-Jurassic basement in the study area\rand is unconformably overlain by Lower-Middle Jurassic volcanoclastic and volcanic\rrocks and Upper Jurassic-Lower Cretaceous limestones. Pamuktaş Pluton mainly\rconsists of granite/granite porphyry and aplite (microgranite), to a lesser extent granodiorite and quartz microdiorite rocks. Granitic rocks mainly consist of alkali\rfeldspar (orthoclase), plagioclase feldspar, quartz, biotite, and amphibole\r(hornblende) minerals, as having euhedral and anhedral granular/microgranular\rtextures. The rocks have high SiO2 contents (65.62-75.09 wt.%) and a high K calc-\ralkali to shoshonitic affinities, and have been derived from an I-type source. The\rgranitic rocks are peralumine in character and are similar to post-collisional volcanic\rarc granitoids. Major and trace element trends show that the plagioclase, hornblende,\rapatite, and Fe-Ti oxide mineral fractionations play an important role in the formation\rof rocks. According to the petrological properties of the Pamuktaş Pluton, it has been\rrevealed that the fractional crystallization, magma mixing, and less assimilation and\rpartial melting processes play a role in the development of granites. The calculated\rzircon saturation temperatures (730-844°C) reflect lower initial magma temperatures.\rAll obtained data suggest that the parental magma of the Carboniferous Pamuktaş\rPluton has evolved from the mixing of lithospheric mantle and middle-lower crust-\rderived melts as a result of partial melting, differentiated and emplaced in the\rcontinental magma chamber.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Determination of Health Literacy and Financial Literacy Level of Individuals: An Application in Rize Province

    Çam, Alper Veli; Köse, Buşra

    Health literacy and financial literacy are important\rtypes of literacy that affect the lives of individuals.\rThe aim of this study is to examine individuals health\rliteracy and financial literacy levels, to determine the\rfactors affecting health literacy and financial literacy,\rto determine whether there is a relationship between\rindividuals health literacy and financial literacy levels.\rThe population of the study consists of individuals\rwith income above 18 years of age who live in Rize.\rThe study was conducted with the participation of 384\rindividuals. The demographic data questionnaire\rsurvey, Turkey Health Literacy Scale (Tsoy-32) and\rthe OECD / INFE is collected by Financial Literacy\rScale. Confirmatory factor analysis, descriptive\rstatistical analysis, chi-square analysis and correlation\ranalysis were used in analyzing the data.\rThe average health literacy score of individuals\rwith income over the age of 18 residing in the city of\rRize was 73.03 out of 100 and the financial literacy\rscore was 68.22. A relationship was found between\rgender, educational status, age, occupation and\rincome demographic factors and health literacy levels.\rA relationship has been determined between gender,\reducational status, age, occupation and income\rdemographic factors and financial literacy levels. It\rhas been determined that there is a significant\rrelationship between individuals' health literacy and\rfinancial literacy levels.\rKeywords: Financial Attitude, Financial Behavior,\rFinancial Knowledge, Health Literacy, Health\rProtection\r

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Statistical Evaluation of Rational Drug Use of University Students

    Taş, Ahmet

    Medicines are of primary importance in the\rtreatment of diseases. In order to protect and improve\rpublic health, people's health needs to be kept under\rcontrol. Learning the level of knowledge of our youth,\rwho are our future, in this regard will be a guide in\rdirecting them. This study was carried out to measure\rthe attitudes of students studying at Gümüşhane\rUniversity Şiran Health Services Vocational School\rtowards drug use. It is a descriptive exercise and\rconstitutes 284 students of the universe. Weighted\raverage were used in the analysis of the data. As a result\rof the research, it was determined that although the\rsample seems more conscious according to the results\robtained in similar studies conducted before, there is\rnot yet a complete knowledge about drug use. In\raddition, it was determined that there was a relationship\rbetween the participants 'reading the drug package\rinsert and their parents' educational status, place of life,\rplace of stay at the university and the presence of a\rhealthcare professional in their families.\rKeywords: Rational drug use, Drug, University\rstudents.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    The dismissal process of baltaci mehmed pasha and the letters sent to valide gulnus sultan

    Türkal, Merve Karaçay

    During the Prut War between the Ottoman Empire and Russia, Grand Vizier Baltaci Mehmet\rPasha was appointed as Serdar-i Ekrem in February 1711. The Ottoman army was successful in the\rbattle that started on July 18 and lasted for four days. Russian Tsar Peter I, who could not escape the\rwar, requested peace and Baltaci Mehmed Pasha accepted this offer and the Prut Treaty was signed.\rSultan Ahmed III, was also satisfied regarding the signing of the treaty. However, the failure of Tsar\rPeter I, who saved himself and his soldiers to be perished, to fulfill the terms of the treaty, led to the\rformation of an opposition group in Istanbul against the grand vizier. If the terms of the treaty could\rnot be implemented, Baltaci Mehmed Pasha wrote letters to Valide Gulnus Sultan, who was in the\rpalace, in order to save himself from the likely negative situations. Because the Grand Vizier became\raware of the alliance formed against him before returning to Istanbul, and even he had received\rthreatening letters from Ahmed III. The subject of this study is the evaluation of the letters that Baltaci\rMehmed Pasha wrote to save himself, impeachment process and along with the events within the\rframework of the Prut War.\rThe aim of the study is to contribute to the studies on the political history of the Ottoman Empire\rand the history of Ottoman diplomacy and bureaucracy in the 18th century.\rLetters, which are among the historical documents of the Ottoman Empire, have an important\rplace in the field of Ottoman diplomacy and bureaucracy. The letters in question in this study are\revaluated in the category of private letters.\rThe letters which belongs to Baltaci Mehmed Pasha and registered at State Archives\rPresidency's Ottoman Archives by the number BOA, TS.MA.e / 562 - 2, (TSMA No: 2989/1-2), and\rC..SM.. / 102-5143 translated and evaluated.\rThis article consists of four separate sections; introduction, about Baltaci Mehmed Pasha, the\rdismissal process of Baltaci Mehmed Pasha, and the letters Baltaci Mehmed Pasha wrote to Valide\rGulnus Sultan. Based on the letters, it was tried to determine how Baltaci Mehmed Pasha evaluated\rthe events. Some inferences have been made based on his own observations.\r

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Üniversite Çalışanlarının Akılcı İlaç Kullanımı ve Sağlık Algısına Yönelik Tutum ve Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi

    Ulutaşdemir, Nilgün; Çifçi, Sema; Değer, Vasfiye Bayram

    Bu araştırma bir devletcen üniversitesinde görev\ryapan personellerin Akılcı İlaç Kullanımı (AİK)\rdavranışlarının ve sağlık algılarının belirlenmesi\ramacı ile yapılmıştır.\rKesitsel tipteki bu araştırmanın evrenini\rTürkiye’de bir devlet üniversitesinde görev yapan tüm\rpersonel oluşturmuştur. Araştırma, çalışmaya\rkatılmayı kabul eden 342 personelle tamamlanmıştır.\rAraştırmanın verileri, pandemi koşullarından dolayı,\rçevrimiçi anket aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen\rveriler, SPSS 18 programına kaydedilerek, analizlerde\rtanımlayıcı istatistikler, normallik testleri, MannWhitney U testi, Kruskal-Wallis testi ve Spearman\rkorelasyon kullanılmıştır.\rAraştırmaya katılan bireylerin yaş ortalaması\r36,54±8,05 olarak bulunmuştur. Bireylerin %79,2’si\rerkek, %29,2’si doktora mezunu, %44,7’si akademik\rpersoneldir. Bireylerin AİK bilgi puan ortalaması\r(35,69±5,30) yeterli düzeyde olup, Akılcı İlaç\rKullanımını, eğitim durumu, anne ve baba eğitim\rdurumu, meslek, ekonomik düzey, aile tipi, cinsiyet ve\ryaşadığı yerin sağlık merkezine uzaklığı gibi faktörler\retkilemektedir (p<0,05). Bireylerin sağlık algısı ise\rorta derecede (51,15±7,97) olup sağlık algısını eğitim,\rmeslek ve sosyoekonomik düzey etkilemektedir\r(p<0,05). Akılcı ilaç kullanımı ve sağlık algısı\rkonularında önemli adımlar atılabilmesi için öncelikle\rbu konulardaki mevcut durumun ortaya konması,\rbireylerin bu konulardaki bilgi düzeyleri ve\rtutumlarının belirlenmesi gerekmektedir. Sağlık algısı\rve İlaç kullanımı bilincinin arttırılmasına yönelik\reğitimler, araştırmalar ve sosyal politikalar\ryaygınlaştırılmalıdır.\rAnahtar Kelimeler: Akılcı ilaç kullanımı, Üniveriste\rpersoneli, Sağlık algısı, Tutum

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Gümüşdamla (aydıntepe-bayburt) skarn cevherleşmesinin \rmineral kimyası özellikleri

    Akaryali, Enver; Kurt, Ali Hakim

    İnceleme alanı, Bayburt ilinin kuzeyinde yer alan Aydıntepe İlçesi Gümüşdamla Köyü yakın çevresini \rkapsamaktadır. Çalışma alanında Kabaköy formasyonunun tortul birimleri ve Kaçkar Granitoyidine ait kayaçlar \ryüzeyleme vermektedir. Detaylı inceleme yapılan cevherleşme alanı ve yakın çevresi Eosen yaşlı Kaçkar \rGranitoyidi ile Kabaköy formasyonu kontağında bulunmaktadır. Cevherleşmenin parajenezini ağırlıklı olarak \rmanyetit ve hematit az oranda ise pirit ve kalkopirit oluşturmaktadır. Arazide yapılan gözlemler sonucunda \rhematitleşme, limonitleşme, epidotlaşma ve killeşme türü alterasyonlar tespit edilmiştir. Cevherli örneklerden \ryapılan mineral kimyası analiz sonuçlarına göre piroksenlerin diyopsit, plajiyoklasların andezin ve anortit, \rgranatların grossular ve andradit bileşiminde olduğu belirlenmiştir. Piroksen ve granatların mineral kimyası \rdeğerlerine göre çalışma alnında bulunan skarn cevherleşmesinin Fe-Skarn tipinde olduğu sonucuna varılmıştır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    The Analysis of The Effect of GDP Per Capita and Household Size on Energy Consumption: A Regional Approach

    Koç, Pinar

    The aim of this study is to analyze the effect of GDP per capita and household size on electricity consumption in\rthe 81 sub regions of NUTS level 3 for the period 2008-2018. The Panel quantile regression model was used in\rthe study. According to the results of the study, house hold size affects electricity demand negatively while GDP\rper capita affects electricity consumption positively. An increase 1 % in per capita income rises electricity demand\rby 0.14 % while increase one unit in house hold size decreases electricity demand by 0.32 % in the provinces\rwhere electricity consumption is lower than average electricity consumption. An increase 1 % in GDP per capita\rrises electricity demand by 0.06 % unit while increase one unit in house hold size decreases electricity demand by\r0.34 % in the provinces where electricity consumption is higher than average electricity consumption.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Yönetişim Kalitesi Sahra Altı Afrika Ülkelerinde Vergi Gayretini Etkiliyor mu?

    Günay, Hamdi Furkan; Topal, Mehmet Hanefi

    Bu çalışmanın amacı, Sahra Altı Afrika (SAA) ülkelerinde yönetişim kalitesinin vergi gayreti üzerindeki etkisini ampirik olarak incelemektir. Bu doğrultuda 37 SAA ülkesinin 2002-2015 dönemini kapsayan verileri geleneksel panel veri modelleri ve Sistem Genelleştirilmiş Momentler Metodu (Sys-GMM) tahmincisi ile araştırılmıştır. Daha önceki çalışmalardan farklı olarak bu çalışmada hem Dünya Bankası’nın altı yönetişim göstergesinin hem de bütünleştirilmiş yönetişim endeksinin vergi gayreti üzerindeki etkisi analiz edilmiştir. Ampirik bulgular SAA ülkelerinde bütünleşik yönetişimin ve her bir yönetişim göstergesinin vergi gayretini pozitif etkilediğini göstermektedir. Ayrıca güçlendirilmiş ampirik bulgular SAA ülkelerinde ifade özgürlüğü ve hesap verebilirlik ile hukukun üstünlüğü gibi demokrasi temsillerinin vergi gayretini daha önemli belirleyicileri olduğunu da ortaya koymaktadır.

    AtıfTR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    A Research on the Relationship Between Parental Attıtudes and Images of God

    Karaca, Fkaraca; Hacıkeleşoğlu, Hızır

    As a dynamic structure, the image of God contains a process that is constantly\rrenewed, changing and progressing cumulatively. The image of God comprise a\rwide area with many cognitive and emotional aspects, as well as individual and\rsocial factors. Perhaps one of the most critical stages of this process is the\rattitudes of parents towards their children. In this sense, the main problem of\rcurrent research is to examine whether there is a differentiation between\rparental attitudes and the images of God.\rThis research has utilized the relational survey model which is one of the\rquantitative research methods. The data set was collected from random\rprobability sampling participants. Research findings demonstrated that there\rwas a statistically significant association between parental attitudes and God\rimage. Accordingly, emotional warmth-oriented parental attitudes were\rpositively associated with balanced and love oriented God images; rejectionist\rparental attitudes were positively associated with fear/punishment-oriented and\rdismissive God images. Also, parental attitudes were a significant predictor of\rthe image of God

    AtıfTR Dizin8
    TR Dizinİncele