Koleksiyon/r/gumushane/10001

Yayınlar

Koleksiyondaki öğeler

  • MakaleAçık Erişim2022
    Mimetic Desire and Scapegoating Mechanisms in Martin Amis’s “The Last Days of Muhammad Atta”

    Güneş, Mustafa

    René Girard, the French sacrifice theory doyen, bases her sacrifice and scapegoat arguments on cultural and literary representations and claims an end for the sacrificial rites and scapegoating mechanism in cultures and narratives after the exposition and deciphering of the stereotypes of persecution with Christianity. However, by referring to René Girard’s sacrifice theory, this study aims to argue that one of the greatest yet also most notorious writers of English fiction, Martin Amis, who recurrently touches upon such issues in his texts as racism, sexism, wars, capitalism, and terrorism, implies a modern enactment of the mechanism of mimetic desire and scapegoating in a literary work, that is “The Last Days of Muhammad Atta,” which revolves around the last days of one of the terrorists of 9/11. Amis’s short fiction will be subjected to a close reading so as to argue that despite Amis’s interviews and arguments associating terrorism with Islam and the Orient, the text deconstructs Amis’s allegations against Islamism and the Oriental, and when Amis’s text is considered as a modern and multi-layered representation of mechanisms of mimetic desire and scapegoating, the violence and terrorism are revealed to be issues which cannot solely be identified with a single milieu or a group nonchalantly. Instead, it will be clearly seen that the core drive for humans has always been the will to power and to ensure authority over the other throughout the centuries, whether it be primitive tribes, or civilized groups, or modern governments and nations, and such concentrations as a nation, community, or religion further worked to give their civilized members a cause to satisfy the primitive tendency to violence and carnage surviving in their repressed collective unconscious.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Hedonic Hunger Level of Health Science Students:\rCross-Sectional Research

    İlyasoğlu, Huri; Saçtı, Tuğçe; Koç, Gamze; Gödek, Şule; Gözün, Melike

    Objective: The aim of this study was to determine the\rhedonic hunger level of health science students. Material and Methods:\rA face-to-face survey with voluntary students (n=374) was conducted\rto collect the data including their demographic profile,\ranthropometric characteristics, hedonic hunger level, and desire for\rfoods. The Power of Food Scale (PFS) was used to determine the hedonic\rhunger level whereas the Visual Analogue Scale (VAS) was utilized\rto check the students’ desire for the consumption of palatable\rfoods. Chi-square test and Pearson correlation analysis were performed\rto analyze the data. Results: The female students felt more hedonic\rhunger than the male students. However, gender showed no significant\rdifference with respect to the total PFS score (p>0.05). Pearson analysis\rindicated no correlation between the PFS scores and anthropometric\rmeasurements (p>0.05). Ice-cream was found to be the most desired\rfood by students followed by fruits and nuts. Positive significant correlations\rbetween the PFS scores and the desire for the consumption of\rdesserts, chocolate, cake, patisserie foods, ice-cream, fast food, fried\rpotato, and snack were determined according to the VAS scores\r(p<0.05). Conclusion: Students felt hedonic hunger and desired mostly\rthe consumption of calorie-dense foods such as desserts, chocolate,\rcake, patisserie foods, ice-cream, and fried potato. The consumption of\rcalorie-dense foods can lead to the weight gain which is associated with\robesity. Therefore, the awareness of the students on the hedonic hunger\rshould be increased to prevent the risk of obesity in their later life.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Determination of the Care Needs of Individuals Over 65 in\rthe COVID-19 Pandemic: A Qualitative Study

    Uzun, Sevda; Kulakaç, Nurşen; Özmaya, Esma

    Objective: The purpose of this study was to determine the\rcare needs of individuals over 65 during the coronavirus disease-2019\r(COVID-19) pandemic. Material and Methods: The study was carried\rout phenomenologically with a qualitative approach using semi-structured\rinterviews. It was conducted with 15 individuals over 65 living in various\rgeographical regions in Türkiye. The data were collected through phone\rinterviews and analyzed using Colaizzi’s seven-step method. Results: The\rsociodemographic data of the individuals demonstrated that eight participants\rwere male and seven were female. The mean age was 71.4±6.25\r(minimum-maximum, 65-82). Ten of them were single, seven were 65-70\ryears old, and ten were retired. Eleven of them were primary school graduates.\rAll individuals over the age of sixty-five have health insurance. In\raddition, 14 of the individuals have chronic physical illness and 2 have\rchronic mental illness. In this study, the findings of COVID-19 were analyzed\rand it is divided into 2 categories as properties and unmet needs. In\rthe category of characteristics of COVID-19, perceived characteristics, experienced\rwhile results and management/coping styles were the determined\rthemes, physical, psychological, social, and information themes were the\rthemes identified in the unmet needs category. Over the age of 65 in the\rprocess of the COVID-19 pandemic shopping, paying the bills and walking\rcodes are in the first place on the theme of physically unmet needs of\rindividuals, while reputation and independence codes are in the first place\ron the theme of spiritually unmet side needs has been identified. Finally, the\rcodes of not being able to communicate with loved ones and participate in\rthe community were included in the socially unmet needs. Conclusion:\rThe study revealed that individuals over 65 need support to improve their\rquality of care during the pandemic. They found COVID-19 deadly and\rdangerous, and they experienced anxiety and fear during this period. They\rhad difficulties in activities such as shopping, paying the bills, and taking\rmedicine, and their needs are met by others. They experienced problems\rabout independence, dignity, lack of satisfaction of love needs, and limited\rcommunication with loved ones, leading to disruptions in the quality\rof life.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Türkiye’de sağlık iletişimi: sağlık çalışanları üzerine yapılmış bir araştırma

    Yilmaz, Dursun; Günay, Mehmet Akif

    Sağlık hizmetlerinde hastaları tedavi etmek kadar etkili olan diğer bir unsurda onlarla doğru iletişim kurmak ve iyi ilişkiler geliştirmektir. Sağlık hizmetlerinde hastalarla ve yakınlarıyla kurulan doğru ve etkili bir iletişimin tedavi sürecine pozitif katkılar sağladığı sağlık hizmeti profesyonellerinin genel bir kanaatidir. Bu sebepten doğru ve nitelikli bir sağlık (hasta) iletişimi sağlık hizmetlerinin vazgeçilmez bir unsuru kabul edilmektedir. İlk olarak 1970’li yıllarda ABD’de ortaya atılan sağlık iletişimi kavramı 1990’lı yıllarda Türkiye’de tıp fakülteleri müfredatına girmiş, 2000’li yıllardan sonra da müstakil bir alan olarak lisansüstü çalışmaların konusu olmuştur. Türkiye’de kamuya ait sağlık kurumlarında 500 bini hekim, hemşire, ebe gibi doğrudan sağlık çalışanı toplam bir milyondan fazla çalışan hizmet vermektedir. Çalışanlarının tümünün eğitim hayatında sağlık iletişimi konusunda ders almadığını varsayan Sağlık Bakanlığı gerek uzaktan eğitim yolu ile gerekse yüz yüze ve uygulamalı olarak bu konuda çalışanlarına sürekli eğitimler vermektedir. Bu kadar çok çıktıyı etkileyen bu süreç daha derinlemesine incelenerek sağlık çalışanlarının sağlık iletişimi hakkındaki tasavvurları/bilinçleri anlaşılmaya çalışılmıştır. Odak grup çalışması yöntemiyle verilerin toplandığı bu çalışmaya hekim, hemşire, tıbbi sekreter, hasta yönlendirme ve laboratuvar çalışanı gibi muhtelif mesleklerde hizmet veren 18 kişi katılmıştır. Katılımcılara iletişimi nasıl anladıkları ve yorumladıklarına yönelik açık uçlu sorular yöneltilmiştir. Alınan cevaplar içerik analizine tabi tutularak sağlık çalışanlarının ifadelerinden hareketle çalışanlar ile hastalar arasında ve çalışanların birbirileri arasındaki iletişim süreçlerinde yaşanan soruların neler olduğu, bu sorunların kaynağı, nedenleri ve çalışanların bu sorunlarla nasıl başa çıktıkları hakkında bilgiler toplanmıştır. Araştırmada çalışanların iletişimi daha çok bir süreç olarak algıladıkları ve bunu sonucunda etkin iletişim kuramadıkları ortaya çıkmıştır. Bununla beraber iki taraf arasında mevcut olan güvensizlik sorunu etkili iletişim kurmayı engelleyen önemli bir unsur olarak kendini göstermiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex7TR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Kâr amacı gütmeyen televizyon kanallarının kurumsal itibarı: trt örneği

    Taşdelen, Birgül; Eroğlu, Dilek Turan; Taşlı, Hande

    İzleyicilerle iletişim, kurumsal stratejinin merkezi bir odağı haline gelmiştir. Bir kurumu daha şeffaf hale getiren herhangi bir iletişim, paydaşların faaliyetlerini daha sağlıklı bir şekilde değerlendirmesini sağlayarak iyi bir itibar kazanmalarını neden olmaktadır. Bu çalışmada sosyo-demografik özelliklerin kâr amacı gütmeyen kurumlar arasında yer alan ve kamu hizmeti yayıncılığı yapan TRT’nin kurumsal itibarını oluşturmadaki rolü tespit edilmeye çalışılmıştır. TRT’nin kurumsal itibar algısını RepTrak ölçeğinden faydalanılarak ortaya çıkarmayı amaçlayan bu araştırma, Karadeniz bölgesinde yaşayan ve kolayda örneklem yoluyla belirlenen 385 kişiyle veri toplama aracı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda başarılı itibar yönetimi özellikle evli kadın katılımcılar arasında anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmektedir. Analiz yenilikçilik ve vatandaşlık alt boyut puanlarının yüksek eğitimli katılımcılar için önemli olduğunu göstermektedir. Ayrıca kurumun itibar algısının aylık geliri 2001-5000TL arası olan katılımcılar arasında daha yüksektir. Ulaşılan sonuçlar doğrultusunda, izleyicilerin TRT’nin yenilikçi yaklaşımı ve vatandaşlığa yönelik uygulamalarıyla kurumsal entegrasyonunu ve kurumsal sadakatini pekiştirdiği söylenebilir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2022
    Post- truth çağında sosyal medyanın kamuoyu oluşturma gücü: yeni infaz düzenlemesi örneği

    Taşçıoğlu, Raci; Sarıhan, Zekeriya

    Bugün iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler ve ilerlemelerle geleneksel medyanın yerini sosyal medyanın aldığı görülmektedir. Bu değişim ve dönüşüm insan ilişkilerinde yeni olanaklar ortaya çıkarsa da, bir takım olumsuzlukları da beraberinde getirmiştir. Teknolojik gelişmelerle birlikte sosyal medya kullanımındaki artış bu mecralarda yayılan bilgilerin doğruluğunun sorgulanmasına sebep olmuştur. Sosyal medyada özgürce içerik üretilip paylaşılırken, bu içeriklerin doğruluğu ya da yalan-sahte bilgiler içerip içermediği herhangi bir denetime tabi olmadığından rahatlıkla bireyleri yanıltabilmektedir. Politik alanda derin kutuplaşmanın ortaya çıkmasıyla birlikte sahte-yalan bilgilerin hızla dolaşıma sokulması ve diğer aday ya da partiyi karalamaya yönelik çabaların arttığı görülmektedir. Böylesine bir ortamda bireyler kendi fikirleriyle aynı yönde olan bilgileri yanlış olduklarını bilseler dahi yoğun bir şekilde dolaşıma sokma gayreti içerisindedir.\r1990’lı yıllarla birlikte literatüre giren post-truth kavramıyla gerçekliklerin ötesine geçerek, duygu yüklü anlamlandırmayla gerçekliklerin üstünün örtülmeye çalışıldığı bir döneme girilmiştir. Bu yeni dönem kuşkusuz politik alanda da kendine yer bularak, sosyal medyayla birlikte önemli bir boyuta ulaşmıştır. Siyasi çekişmelerin ve kutuplaşmaların ortaya çıkması bu süreci hızlandırarak politik aktörlerin kendi tabanlarını konsolite etmek ve rakiplerini zor duruma düşürmek amacıyla olayları saptırıp bağlamından kopararak ve onlara duygusal anlamlar yükleyerek yeni yapay bir gerçeklik oluşturmaya çalışmaktadırlar. Kuşkusuz araştırıp sorgulamaktan kaçınan bir toplumsal yapının inşası bu durumun oluşumuna zemin hazırlamıştır. \rBu çalışmanın amacı, hakikat ötesi çağda sahte-yanlış haberlerin politik söylemler kullanılarak bireylerin duygularına hitap edecek şekilde dolaşıma sokulmalarının yansımalarını ortaya koymaktır. Çalışma Yeni İnfaz Düzenlemesine ilişkin 14-21 Nisan 2020 tarih aralığında Twitter’da dolaşıma sokulan paylaşımlar veri analiz yöntemlerinden olan betimsel analiz tekniğiyle incelenmiştir. Bu çalışmada bireyleri duygusal açıdan etkileyen sahte haberlerin dolaşıma sokulması, bireylerin rasyonel karar vermesinde ve onları yönlendirmesinde rolü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    The Relationship Between Metabolic Syndrome Risk, Physical Activity, Sleep Quality, and Fatigue in University Students

    Arslan, Mesut; Aydın, Emine Büşra

    Objective: Healthy life behaviors such as regular physical activity, healthy nutrition, regular\rsleep, and smoking cessation play an important role in protecting against metabolic syndrome.\rThis study was planned to investigate the relationship between metabolic syndrome risk, physical\ractivity, sleep quality, and fatigue among university students.\rMethods: This research was conducted in Health Services Vocational School studying in\rTurkey. The study sample consisted of 319 students who complied with the criteria of inclusion\rfor the study. The data were collected using the “Demographic Information Form,” “Metabolic\rSyndrome Research Form (MSAF),” “Pitsburg Sleep Quality Scale (PSQI),” “Fatigue Severity\rScale,” and “International Physical Activity Questionnaire (Short).” Statistical analyses were\rperformed with NCSS (Number Cruncher Statistical System) 2007 Statistical Software (Utah,\rUSA) package program.\rResults: In total, 319 people, including 100 men (31.35%) and 219 women (68.65%), participated\rin the study. The mean age of the participants was 20.80 ± 2.24. A statistically significant positive\rcorrelation was observed between MMSAF values and PSQI values (r = 0.250, P = .0001). A\rstatistically significant negative correlation was observed between MSAF values and IPAQ values\r(r = −0.175, P = .002). A statistically significant positive correlation was observed between\rMSAF values and fatigue values (r = 0.485, P = .0001). No statistically significant correlation was\robserved between IPAQ values and PSQI values (r = −0.058, P = .303). A statistically significant\rnegative correlation was observed between IPAQ values and fatigue values (r = −0.137, P = .014). Conclusion: It is known that metabolic syndrome has become widespread due to the current lifestyle. With the support of the literature, it is stated\rthat physical activity, sleep quality, and fatigue to prevent metabolic syndrome are related and of great importance for public health. For this reason,\rwe think that physical activity, sleep quality, and fatigue awareness should be brought to the whole society to prevent metabolic syndrome.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex6TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    The Moderator Role of Income in the Effect of Commitment to Organization and Supervisor on Job Performance: A Research on Hotel Kitchen Workers

    Şimşek Evren, Emine; Çakıcı, A. Celil

    The aim of the study is to determine the moderator role of the commitment to the chef in\rthe relationship between the organizational commitment of the employees and their job\rperformance in institutionalized hotel kitchens. In this context, data were collected from\rthe kitchen staff of one of the national chain hotels in March-April 2019, using the survey\rtechnique (n=124). According to the findings, commitment to the supervisor and the\rorganization has significant positive effects on job performance. While the moderator role\rof income is significant in the relationship between organizational commitment and job\rperformance; it is not significant in the relationship between commitment to the supervisor\rand job performance. Employees with a high commitment to the chef show high\rperformance regardless of their income level. Organizational commitment, on the other\rhand, increases the job performance of the below-average income group, but does not create\ra significant increase in the above-average income group. Within the scope of\rorganizational commitment dimensions, the moderator role of income is significant in the\rrelationship between continuance commitment and job performance; while it is not\rsignificant in the relationship between normative-affective commitments and job\rperformance. As normative and affective commitments increase, job performance also\rincreases independently of income. On the other hand, as the continuance commitment\rincreases, the job performance of those with below-average income increases; job\rperformance of those with above-average income declines.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Bibliometric Analysis of Postgraduate Thesis Within the Scope of Tourism Demand (1994- 2021

    Odemis, Murat

    Tourism demand is among the important topics of the tourism literature, which is frequently\rresearched by researchers. Periodically examining the research quality and development\rprocess of the studies on the subject is considered very important, as it is valid for many\rscientific fields. For this reason, the aim of the study is to bibliometrically analyze the\rnational level master's and doctoral theses carried out between 1994-2021 within the scope\rof tourism demand. In this study, bibliometric analysis method was used to analyze\rnational-level postgraduate theses on the subject according to various parameters.\rAccording to the results of the research, it has been determined that the number of master's\rtheses produced within the scope of the subject is higher than the doctoral thesis, and the\rfactors affecting tourism demand and/or touristic demand forecasting are the most\rdiscussed subject. In addition, it has been revealed that quantitative research methods are\rmostly used in theses, secondary data is used as a data collection tool, and researches are\rgenerally carried out on data sets based on secondary data.

    AtıfOpenAlex4TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Detections and recommendations on restructuring of the internal audit during COVID-19

    Yesilelebi, Gl

    The purpose of this study is to present detections and recommendations\rregarding the necessity of restructuring internal audit as a result\rof the impact of COVID-19 on internal audit activities. In line with the\rpurpose of the study, the references related to the subject were examined\rand the impact of COVID-19 on internal audit activities were evaluated.\rIn the study, how the effectiveness of internal audit can be achieved with\rthe remote working model, the new risks that organizations face during\rthe pandemic process and their impact on their audit plans, the impact\rof internal audit activities on crisis management, business continuity and\rdisaster recovery plans, and how the internal audit will be shaped after\rthe pandemic process were discussed. Within the scope of the study, five\rimportant issues affecting the internal audit activities caused by the\rCOVID-19 pandemic were emphasized. These are business continuity\rmanagement and auditing (real-time review), providing insights into the\rchanging risk and opportunity environment, adopting an agile audit approach,\rpromoting a risk culture, and adapting to audit technologies or\rremote auditing. As a result of the study, it has been reached that the\rconcept of remote and agile auditing has gained importance during and\rafter the COVID-19 process. In addition, it has been seen that the digital\rtransformation of internal audit has become mandatory with the pandemic\rprocess, and this transformation is expected to be completed soon.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Root Architecture and Development of American Grape Rootstocks\rGrafted with Foxy Grapes (Vitis labrusca L.) Cultivars

    Çelik, Hüseyin; Karabulut, Besim; Kose, Bulent; Uray, Yahya; Türk, Fatma

    One of the important factors affecting rootstock performance in grafted grapevine production is root structure and its ability for\rdifferent soil. In the present study, foxy grape varieties registered for the first time in the Black Sea Region in Turkey by the\rselection, and several American grape rootstocks were bench grafted. In this study; it is aimed to examine the root architecture of\rfoxy grape grafted saplings for their root architecture and the development of rootstocks. In the experiment ‘Rizessi’, ‘Çeliksu’,\r‘Ülkemiz’ and ‘Rizellim’ foxy grape cultivars grafted on 140Ru, SO4 and 110R rootstocks. WinRhizo root analysis program (Regent\rInstrument Inc. Canada, ver.2013) was used to determine rootstocks' architecture and development of grafted vine saplings. Roots\rprepared for scanning were placed on the scanning part of the device and transferred to the computer context. Root length and\rmean root diameter are two of the essential features that reveal the root architecture of rootstocks. In the study, root length (cm),\rroot surface area (cm2), root diameter (mm), root volume (cm3), root tip number (piece), root branching number (piece), and root\rintersection number (piece) were determined. Total root length was determined between 330.05 - 595.40 cm ('Rizellim'/SO4 and\r'Çeliksu'/140Ru) and mean root diameter of 2.04 - 3.13 mm ('Çeliksu'/140Ru and 'Rizessi'/110R). Negative relationships were found\rbetween root length and mean root diameter. Among the rootstocks, the highest root surface area was 399.67 cm2, root volume\rwas 29.32 m3, the number of root tips was 1605.75, the number of root forks was 5421.89, and the number of root crossing was\r671.61 on 110R rootstock. In all combinations obtained as a result of the study, it was determined that the rootstocks showed\rgood root development and were in harmony with the new foxy grape cultivars.

  • MakaleYalnız künye2022
    Vergi psikolojisi ve vergi İSYANI:\r2021 kolombiya vergi isyanı örneği

    Şahin, Muhammet

    Vergi devletin en önemli gelir kaynağıdır. Vergi\rgelirlerinin yeterliliği kamu kesiminin finansmanı\rbakımından son derece önemli olup, bu doğrul-\rtuda gönüllü vergi uyumunun güçlendirilebilmesi\rgerekmektedir. Bununla birlikte mükellefler mali,\rekonomik, sosyal ve politik koşulların olumsuz\rolduğu durumlarda vergilere karşı direnç göste-\rrebilmektedirler. Adaletsiz bir vergi sistemi, ver-\rgileme yetkisinin kötüye kullanılması, mükellefler\rüzerindeki ağır vergi yükü, yetersiz kamu hizmet-\rleri, kötü bir ekonomik konjonktür, toplumsal ve\rsiyasal istikrarın bozulması benzeri durumlar bu\rolumsuzluklara örnek olarak gösterilebilir. Mü-\rkelleflerin vergiler karşısındaki olumsuz tutum ve\rdavranışlarının en uç hali vergi isyanıdır. Zira vergi\risyanı şiddetli çatışmaların yaşandığı, can ve mal\rkayıplarının meydana geldiği kitlesel ayaklanma-\rlara dönüşebilmektedir. Tarihsel süreç birçok ver gi isyanına tanıklık etmiştir. Bunlardan en güncel\rolanı 2021 yılında Güney Amerika ülkelerinden\rKolombiya’da meydana gelmiştir. Bu çalışmada\rKolombiya vergi isyanının altında yatan mali, eko-\rnomik, sosyal ve politik sebepler ele alınmaktadır.\rBöylece çalışmanın amacı bu güncel olaydan ha-\rreketle vergi isyanı literatürüne katkı sağlamaktır

  • MakaleAçık Erişim2022
    Aldous Huxley’nin Cesur Yeni Dünya’sı ya da Bilimin İktidarında Hakikat Mühendisliği

    Hakkıoğlu, Mümin

    Son iki yüz yıl, bilimin, toplumdaki algıyı evirebilme becerisiyle ve başka odaklarla kurduğu ilişkileri lehine çevirebilme kapasitesiyle, mutlak hakikati temsil eden bir güç olarak varoluşuna tanıklık etmiştir. Bu dönemde bilim kendisini dayatan dolaylı bir iktidara dönüşmüştür. Sözü edilen dolaylılık, bilimin bir ideoloji olarak toplumsal yapıyı düzenleyen siyasal erki kuşatmasındandır. Refleksif ve süreğen bir seyir izleyen bilim-iktidar ilişkisinin bilimin kontrolünde ilerlediği söylenebilir. Bilgiye kaynaklık eden ve hakikati biçimlendirebilen bilim, bu gücünü yalnızca yaptığı çalışmalardan, elde ettiği sonuçlardan ve başka erklerle kurduğu ilişkilerden değil hakikate yönelik oluşturduğu algıdan da alır. Bu yönüyle düzenleyici, kolaylaştırıcı fakat aynı zamanda insan doğasını bozacak potansiyele sahip korkutucu bir güçtür. XX. yüzyıl İngiliz yazınının önde gelen yazarlarından olan Aldous Huxley de bilimin bu yanına dikkati çekmiş, söz konusu çalışmaların kontrolden çıkınca insanlık için büyük bir tehdide dönüşebileceğini göstermiştir. Cesur Yeni Dünya Huxley’nin olası tehlikeye karşı okurlarını uyardığı en bilinen yapıtıdır. Baştan sona bilimsel süreçlerle tasarımlanmış bir toplumu resmeden roman, insanlığa refah ve mutluluk getirmek amacıyla çıkılan yolda bireylerin bir proje nesnesine indirgenerek yapaylığa mahkûm edilişini anlatır. Bu çalışma, Cesur Yeni Dünya’daki bilim, iktidar ve hakikat ilişkisini sorgulamakta ve romanda anlatılan distopik düzenin işleyişini belirleyenin siyasal iktidarın araçsallaştırdığı bilim değil bizzat o iktidarı kuşatan bilimin kendisi olduğunu savlamaktadır. Öte yandan, bilimin, bu dolaylı iktidarında, hakikati tekelleştirmesine bağlı olarak alternatifleri nasıl hiçleştirdiğini ve kendi hakikatini nasıl inşa ettiğini göstermeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda, bilimin mutlaklaştırıldığı romanın fütüristtik dünyasında, insan dâhil yaşamın her formunun projelendirildiğine vurgu yapılmakta ve hakikatin de “hakikat mühendisliği” diye adlandırılabilecek benzer bir sürece tabi tutulduğu ileri sürülmektedir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2022
    The Covid 19 Pandemic and Academics: Psychological Reflections and Its Impact on Social Life

    Türkkan, Tuğba; Bülbül, Kenan; Odaci, Hatice

    The aim of this study is to investigate the psychological effects of the covid-19 pandemic on academics, which is facing all countries of the world and has become a global health emergency. The current research was carried out with the phenomenological research method, one of the qualitative research designs. The working group was formed by 10 academicians who are working in different positions at a state university in Trabzon in 2020. The research data were obtained by semi-structured interview technique, and content analysis was used to analyze the data. As a result of the research, during the Covid-19 pandemic, it was found that academics experienced various negative emotions, especially anxiety and fear; also they experienced various physical, psychological and social problems, and it was determined that they used problemfocused, emotion-focused and religious coping methods to cope with the problems experienced in this process. However, academics stated that despite the difficulties experienced during the pandemic, they also had the opportunity to grow and develop, re-evaluate the meaning of life, and strengthen family ties. The findings obtained as a result of the study were discussed in the light of the relevant literature. It is thought that the current study findings can help to develop effective interventions by contributing to a better understanding of the psychological reflections and effects of the Covid-19 pandemic crisis which is an unexpected and unknown phenomenon, and its effects on individuals and how to prevent psychological trauma.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex3TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Pandemi döneminde sivil toplum kuruluşlarında iletişim ve halkla ilişkiler; ttb’nin twitter hesabına yönelik bir içerik analizi

    Demirel, Çağatay

    Günümüzün modern toplumsal yapısı içerisinde iletişim ve halkla ilişkiler, sivil toplum kuruluşları açısından oldukça büyük bir önem taşımaktadır. Özellikle sivil toplum kuruluşlarının ortak hedef ve amaçlara ulaşabilmesi, var olan mevcut durumlarını koruyabilmesi, yaşanan problemlere bağlı olarak kamuoyu oluşturabilmesi ve kamuoyunun desteğini sağlayabilmesi, ancak iletişim ve halkla ilişkiler ile mümkün olmaktadır. Corona Virüsü (Covid-19) salgınından dolayı Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün tüm dünyada pandemi ilan etmesiyle sivil toplum kuruluşlarındaki iletişim ve halkla ilişkiler daha da önem kazanmıştır. Böylelikle sivil toplum kuruluşları hedef kitleleriyle çevrim içi ortamlar aracılığıyla daha verimli ve kesintisiz şekilde iletişim ve halkla ilişkiler faaliyetleri gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Bu düşünceden hareketle de bu çalışmanın konusu, pandemi döneminde sivil toplum kuruluşlarında iletişim ve halkla ilişkiler olarak belirlenmiştir. Araştırma, sağlık alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının Covid-19 salgınında oynadığı rolü belirlemeyi amaçlamaktadır. Nitel olarak gerçekleştirilen bu çalışmada sivil toplum kavramı etraflıca ele alınmış ve TTB’nin resmi Twitter hesabı içerik analizi yöntemi ile iletişim ve halkla ilişkiler açısından irdelenmiştir. Sonuç olarak iletişim teknolojilerinin yoğun olarak kullanıldığı bu dönemde Türk Tabipler Birliği’nin kamularıyla verimli/etkin iletişim ve halkla ilişkiler faaliyetinde bulunabilmesi için “iki yönlü iletişim” anlayışını daha fazla benimsemesi gerektiğine ulaşılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2022
    The narrative in biography documentaries and construction of the portrait

    Demir, Sertac Timur; Hidiroglu, Irfan; Tuğcu, Muhammed Said

    Biography began with keeping records of people whose remarkable positions and stories in history. Biography usually takes place in the field of literature and history in academia, but over time it has also been involved in cinema studies. Although there are many academic studies on documentary cinema, no significant study has been found that focuses on the types of documentaries and focuses on biography documentary. Considering that many documentaries are biographically based, it can be claimed that this article tries to fill an important deficiency. Biographies have an ontological value especially for societies that has strong stories and ancient memories. Therefore, in this study, the distinctive importance of biographical documentaries, which are an essential part of oral culture and heritage transmission, is emphasised. With this article, discussions, inferences and suggestions are made about the importance of biography documentaries by focusing on the subjects of biography, biography history, biography documentary, biographical subject, portrait construction and narrative in biography documentaries. The main purpose of this study is to contribute to the literature on biographical documentaries, to illustrate the texture of biographical documentaries in particular, and to draw an intellectual and actional road and concept map for researchers or field experts who are interested in documentary film.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Türkiye’de 2002 genel seçimleri örneğinde gazete siyasal reklamları üzerine bir analiz

    Taşçıoğlu, Raci; Sarıhan, Zekeriya

    2002 Genel Seçimleri siyasi tarihimizde önemli değişikliklerin yaşanmasına sebep olurken bu seçim döneminde siyasal reklamlar seçim sürecinin en etkin araçlarından biri haline gelmiştir. Bu dönemde partiler ve adaylar yayınlattıkları siyasal reklamlar ile seçmenlerin tercihlerini etkilemeyi ve kendilerine oy vermeleri konusunda onları ikna etmeyi amaçlamıştır. Bu açıdan her seçimde olduğu gibi hiç şüphesiz ki bu seçimde de siyasal reklamlar çeşitli kitle iletişim araçlarında özellikle de gazetelerde yoğun bir şekilde kullanılmıştır.Gazete siyasal reklamlarının konu edinildiği bu araştırmanın amacı, 3 Kasım 2002 Genel Seçimlerinde siyasi partilerin farklı yayın politikalarına sahip gazetelerde yayımlanan reklamlarını incelemek olup, bu reklamların türünü ve hangi konular üzerine yoğunlaştığını tespit etmektir. Betimleyici bir yaklaşıma sahip olan bu çalışma, Türk siyasal tarihinde tek partili yeni bir iktidar döneminin başlangıcı olan bu seçim sürecinde merkez sağ ve solda yer alan çeşitli siyasal partilerin kampanyalarında kullandıkları reklamları karşılaştırmalı bir biçimde ele alması nedeniyle önemlidir. Çalışmada, dönemin önde gelen partileri olan Anavatan Partisi (ANAP), Doğru Yol Partisi (DYP), Demokratik Sol Parti (DSP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yanında bu seçimler öncesi kurulan ve seçimlere damga vuran Genç Partinin (GP) 15-26 Ekim 2002 tarihleri arasında ulusal basın evreninde farklı yayın politikalarına sahip Hürriyet, Sabah, Radikal ve Yeni Şafak gazeteleri örnekleminde yayımlanan reklamları içerik analizi yöntemiyle karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Söz konusu gazetelere yönelik arşiv taraması neticesinde siyasi partilerle ilgili toplam 94 siyasal reklama ulaşılırken, tür açısından pozitif ve negatif reklamların yarı yarıya olduğu ve bu reklamlarda ağırlıkla iç politika ve ekonomi konularının öne çıktığı bulgulanmıştır. 

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex4TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Farklı İklim Değişikliği Senaryoları için Doğu Karadeniz Bölgesindeki Meteorolojik Kuraklıkların Eğilim Analizi

    Kankal, Murat; Nacar, Sinan; Okkan, Umut; Şan, Murat

    Kuraklık diğer doğal afetlerden farklı olarak gelişimi daha uzun zaman alan ve etkileri daha uzun süre devam eden bir afettir. Meydana gelmesi muhtemel bir kuraklığın önceden belirlenmesi, kuraklığın olumsuz etkilerinin daha etkili bir şekilde azaltılmasını mümkün kılmaktadır. Standartlaştırılmış Yağış İndeksi (SYİ) farklı iklim koşullarına sahip, farklı zaman dilimleri ve bölgeler arasındaki kuraklıkları tanımlamak için en sık kullanılan kuraklık indeksidir. Bu çalışmanın amacı almış olduğu yağış miktarı bakımından Türkiye’nin en önemli hidrolojik havzalarından biri olan Doğu Karadeniz Havzası’nın (DKH) geçmiş ve gelecek dönem kuraklık analizini SYİ parametresi ile gerçekleştirmek ve bu parametrenin eğilimini belirlemektir. Bu kapsamda DKH içinde ve çevresinde yer alan 12 meteoroloji istasyonundan ölçülmüş olan 1981-2010 dönemi aylık toplam yağış verileri kullanılarak SYİ değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca CMIP5 arşivinde yer alan GFDL-ESM-2M genel dolaşım modelinin iyimser (RCP4.5) ve kötümser (RCP8.5) senaryolar altındaki bölgesel ölçeğe indirgenmiş olan 2021-2050 dönemi çıktılarına da aynı işlemler uygulanmıştır. Meteorolojik kuraklığın eğilim analizleri için 1 ve 3 aylık SYİ değerleri üzerinde Yenilikçi Eğilim Analizi yöntemi kullanılarak üç farklı grupta ve %95 güven düzeyinde tekdüze olarak eğilim analizi gerçekleştirilmiştir. Gözlem değerlerinde ve RCP senaryolarında istasyonların yaklaşık %25’inde şiddetli yağışlarda ve şiddetli kuraklıklarda artış görülmüştür. Ancak SYİ değerlerinde geçmiş dönem periyodunda Akçaabat istasyonu (azalan eğilim) hariç tekdüze anlamlı artan eğilim görülürken gelecek dönem periyodunda her iki senaryo için azalan yönde eğilim görülmüştür.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    The effect of servıce qualıty on customer satısfactıon and destınatıon loyalty: the case of erzurum palandöken wınter tourısm center

    Çalık, İsmail

    In this research, it is aimed to measure the effect of service quality in winter tourism centers on customer satisfaction and destination\rloyalty. The population of the research consists of guests visiting Erzurum Palandöken Winter Tourism Center. Within the scope of\rthe research, questionnaires were filled in 414 people determined by convenience sampling method in February-March 2021. Data\rwere analyzed using structural equation modeling. As a result of the analysis, it has been determined that service quality in winter\rtourism centers has a positive effect on customer satisfaction. Beside, the effect of customer satisfaction on destination loyalty is\ralso positive. Finally, it was determined that service quality did not cause a significant positive effect on destination loyalty in\rPalandöken.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    A Study on the Investigation of Tourists’ Tendency to Adopt Augmented Reality-Based Tour Guide Applications

    Özekici, Yakup Kemal; Kızılcık, Onur

    Today, it is seen that researches on augmented reality-based guidance applications in tour\rguiding services have a limited scope. From this point of view, it is aimed to obtain useful\rinformation about the future of tour guide applications in the research. For this purpose,\rtourists’ intentions to adopt augmented reality-based tour guide applications were examined\rwithin the framework of Value-Based Adoption Model (VAM). Quantitative research\rmethods were adopted in the research, and the data were collected by questionnaire\rtechnique. The hypotheses specific to the research model, in which 291 tourists who had a\rholiday experience in the last 12 months were taken as a sample, were analyzed through\rPLS-SEM. As a result of the research, the perceived value (PV) for augmented reality based\rtour guide applications was positively and significantly predicted by all of the perceived\rusefulness (PU), perceived enjoyment (PE), perceived technicality (PT) and perceived fee\r(PF) variables. Theoretical and practical implications were derived from the output of these\rresults.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele