Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Sosyal medya kullanımının bireylerin siyasal katılımı üzerindeki etkileri: Üniversite öğrencileri üzerine bir araştırma

    Murat Çetin

    Çalışmanın temel amacı; sosyal medya kullanımının bireylerin siyasi görüş ve tercihlerine etkisi olup olmadığına açıklık getirmektir. Sosyal medya platformlarının kitleleri harekete geçirme özelliğini de ele alan bu çalışmada söz konusu problem ilk olarak medya ve siyaset bağlamında tartışılmaktadır. Çalışma; sosyal medya platformlarının siyasal yapıları yeniden oluşturma gücüne sahip olup olmadığı konusuna da değinmektedir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde siyaset kavramı üzerinde durularak bazı tanımlara yer verilmiş ve siyasi katılımı etkileyen faktörlere açıklık getirilmiştir. İkinci bölümde ise; sosyal medya konusu üzerinde durularak bu terim kavramsal olarak ele alınmış ve siyasetle olan yakın ilişkisi açıklanmaya çalışılmıştır. Son bölüm ise çalışmanın araştırma bölümünü oluşturmaktadır. Araştırma yöntemi olarak anket uygulama yöntemi seçilmiştir. Anket çalışması; açık uçlu sorulardan oluşan dört farklı grup altında toplanmıştır. Araştırmaya katılan öğrenciler yani araştırmanın örneklemi ise; Gazi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi gibi Türkiye'nin köklü üniversitelerinin de aralarında bulunduğu 130 farklı üniversitede öğrenim gören öğrencilerden oluşmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Sosyal medya kullanımının kişilerarası iletişimde bireyin mahremiyet algısına etkileri: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Murat Ülker

    İletişim teknolojilerindeki olağanüstü gelişimle birlikte ortaya çıkan sosyal medya, günümüzde insan yaşamının ayrılmaz parçası konumuna gelmiştir. Beraberinde getirdiği yenilikler ile geleneksel medya araçlarından farklı olarak kullanıcısına karşılıklı etkileşim imkânı tanıması, içerik üretme ve paylaşma olanağı sunması sosyal medyanın bu denli yaygınlaşmasında etkili olmuştur. Sosyal medya sağladığı avantajların yanı sıra bir takım sorunları da beraberinde getirmiştir. İnsan canlısı açısından önemli bir değer olan mahremiyetin sosyal medyada ihlali ve dönüşümü bu sorunlardan biridir. Kullanıcıların sosyal medyada paylaşımını yaptıkları içerik ve enformasyonun boyutu mahremiyet sınırlarını ihlal eder hale gelmiştir. Bireyin mahremiyeti olarak konumlandırdığı ögeler sosyal medyayla birlikte kamusala açılarak paylaşımın konusu olmuştur. Dolayısıyla sosyal medya bireyin mahremiyet anlayışını dönüştüren etken olmuştur. Çalışma, sosyal medya platformlarından biri olan Instagram'ın, bireyin mahremiyet anlayışı üzerindeki rolüne odaklanmakta ve bu mecrada yaşanan mahremiyet dönüşümünü üniversite öğrencileri çerçevesinde incelemektedir. Sosyal medyada bireyin temsili, bireyin günlük yaşamındaki konumu, bireyin mahremiyet anlayışı, sosyal medyanın mahremiyete yönelik tehdit oluşu ve bireyin mahremiyet anlayışı üzerindeki rolü belirlenmeye çalışılmıştır. Bu anlamda çalışmanın birinci bölümünde kamusal alan ve mahremiyet kavramları, ikinci bölümde sosyal medyaya ve onu mahremiyete yönelik tehdit edici araç konumuna getiren gözetim olgusu incelenmiştir. Araştırma özellikle bireyin sosyal medya kullanımıyla mahremiyet algısında yaşanan dönüşüme odaklanmıştır. Buradan hareketle çalışmanın temel amacı çalışma problemini desteklemektedir. Sözü edilen konunun ortaya çıkarılması çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma sonucu elde edilen bulgular ise, görüşmelerin yapıldığı üniversite öğrencilerinin mahremiyet algıları, sosyal medya profillerinin kendilerini temsili, sosyal medyanın mahremiyetlerinde dönüşüme yol açıp açmadığı ve sosyal medyanın mahremiyetlerine yönelik tehdit olup olmadığı doğrultusunda mahremiyet kaygıları ile sınırlıdır. Bu doğrultuda demografik bilgilerden ve 6 araştırma sorusundan oluşan görüşme formu ile 20 Şubat 2020- 5 Mart 2020 tarihleri arasında katılımcılarla yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Örneklem seçiminde herhangi bir demografik sınırlama yapılmamış olup, kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme kapsamında 15'i kadın, 15'i erkek birey olmak üzere 30 katılımcıya araştırma soruları yöneltilmiştir. Katılımcılardan alınan yanıtlar ses kayıt cihazı yardımıyla kaydedilerek deşifre edilmiştir. Yapılan araştırmada üniversite öğrencilerinin Instagram'ı çoğunlukla kişilerarası iletişim aracı olarak kullandığı anlaşılmıştır. Aynı zamanda sosyal medya profilinin üniversite öğrencilerini temsil ettiği tespit edilmiştir. Katılımcıların mahremiyeti en çok özel alan ve yakın çevreyle ilişkilendirdikleri anlaşılmıştır. Sosyal medyanın mahremiyet üzerindeki rolüne bakıldığında katılımcıların mahremiyet algılarının sosyal medya tarafından dönüşüme uğradığı sonucu elde edilmiştir. Ayrıca katılımcıların, sosyal medyayı kişisel bilgi ve içeriklerin kolay erişildiği bir mecra olmasından dolayı mahremiyetlerine yönelik tehdit olarak gördükleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Mahremiyet, Kişilerarası İletişim, Instagram

  • MakaleAçık Erişim2020Scopus SJRQ4
    Effect of the COVID-19 pandemic on eating habits and food purchasing behaviors of university students

    Yılmaz, Hacı Ömer; Aslan, Ramazan; Unal, Cihan

    COVID-19 disease, which has spread rapidly all over the world since the first case was detected in December 2019, has become the primary focus in every country. Radical measures have been taken by governments to prevent the spread of the disease. Precautions and social rules have required drastic changes to daily life activities everywhere. University students who have had to interrupt their educations are one of the affected groups by this disease sociologically, psychologically and physiologically. The aim of this study was planned and conducted to determine the effect of COVID-19 on university students' eating habits and food purchasing behaviors. The study was completed in April 2020 with 866 university students studying and training at the Faculty of Health Sciences, Gümüşhane, Turkey. Research data was obtained by online questionnaire. The questionnaire was prepared with information obtained from a literature review and the opinions of experts. It included questions about eating habits and food purchasing behaviors. The basic result of the study was that COVID-19 disease has caused significant changes in the eating habits and food purchasing behaviors of university students. Primarily, they now paid greater attention to hygiene when food purchasing, and had increased their consumption compared to previously, since they were now home 24 hours a day, seven days a week.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfScopus30WoS22OpenAlex55
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Acil yardım ve afet yönetimi ve sağlık yönetimi bölümü öğrencilerinin nükleer enerji kullanımına ilişkin tutumlarının ölçülmesi: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Merve Pınar

    Bu çalışmada insanlığın devamı için gerekli olan enerji kavramı ve ülke çapında sahip olduğumuz enerji kaynaklarına değinilmiştir. Literatür taraması yapılırken sahip olduğumuz enerji potansiyeli de araştırma kapsamına dâhil edilmiştir. Enerji kaynakları arasında günümüzde oldukça rağbet gören nükleer enerji kapsamlı bir şekilde araştırılmıştır. Yapılan araştırmanın amacı nükleer enerji kullanımına karşı oluşan tutumlara eğitim faktörünün etkisini ölçmektir. Bu sebeple bu konuda eğitim alan Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü öğrencileri ve eğitim almayan Sağlık Yönetimi Bölümü öğrencilerine anket uygulamak hedeflenmiştir. Bu bağlamda toplam 292 öğrenciye ulaşılmıştır. Çalışma sonucunda ise elde edilen veriler analiz edilerek, analiz sonuçlarına yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Afet Yönetimi, Enerji, Nükleer, Sağlık Yönetimi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Üniversite öğrencilerinde finansal okuryazarlık araştırması: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Sare Sancak

    Finansal okuryazarlık kavramı oldukça yeni bir kavram olmakla birlikte, literatürde üzerinde fikir birliğine varılmış bir tanımı yoktur. Genel olarak finansal okuryazarlık bireylerin finansal hizmet ve ürünlere ilişkin bilgi sahibi olmasını ve bu bilgiler doğrultusunda finansal kararlar alabilmesini ifade etmektedir. Türkiye'de ve dünyada yapılan araştırmalar finansal okuryazarlık oranının oldukça düşük olduğunu göstermektedir. Cude ve diğerleri 2006 yılında üniversite öğrencileri arasında yaptıkları araştırmada öğrencilerin finansal bilgilerinin yetersiz olduğu sonucuna varmışlardır. Lusardi ve Mitchell 2008 yılında yaptıkları çalışmada kadınlar arasında finansal okuryazarlık oranının oldukça düşük olduğunu belirlemişlerdir. Bayram 2010 yılında üniversite öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeyini araştırdığı tezinde, öğrencilerin finansal okuryazarlık düzeylerinin oldukça düşük olduğunu ve bu durumun farkında olmadıklarını ortaya çıkarmıştır. Lusardi ve Mitchell 2011 yılında yaptıkları araştırmada kadınların, yaşlıların, azınlıkların ve düşük eğitimli olanların finansal okuryazarlık seviyelerinin düşük olduğunu ileri sürmüşlerdir. Finansal okuryazarlık hakkında Türkiye ve Dünyada pek çok araştırma yapılmıştır. Bu bağlamda Gümüşhane Üniversitesi öğrencileri üzerine yapılacak bir araştırma önemlidir. Üniversite öğrencilerinin kısa bir süre sonra iş hayatına atılacağı ve kendi ekonomik kararlarını kendilerinin vereceği göz önünde bulundurulursa, onların finansal okuryazar olmaları ülke ekonomisi açısından büyük önem arz etmektedir. Finansal kaynaklarını doğru yönetebilen bireyler ülke piyasalarının etkin bir şekilde çalışmasını da sağlayacaktır. Bu da finansal eğitimin henüz çalışma hayatına atılmadan verilmesi ile mümkün olacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Muhasebe dersi alan öğrencilerin öğrenme stillerine göre öğrenim tercihlerinin belirlenmesine ilişkin bir araştırma: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Gülsüm Akelma

    Araştırmada, öğrencilerin kişisel özelliklerinin farklı olması dikkate alınarak, muhasebe öğrenim ve öğretiminde hızlı, kolay ve kalıcı bilgi için, öğrencilerin kişisel özellikleri ve yeteneklerine en uygun öğrenme stil tercihlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, 2018-2019 eğitim öğretim yılında, Gümüşhane Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde muhasebe eğitimi almakta olan 201 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Çalışma da öğrencilerin öğrenme stillerini tespit etmek amacıyla, Kolb Öğrenme Stili Envanteri kullanılmıştır. Bu envanter de öğrenme stilleri: değiştiren, özümseyen, ayrıştıran, yerleştiren olarak dört gruba ayrılmış olup bu stiller muhasebe eğitimi alan öğrenciler bağlamında değerlendirilmiştir. Uygulanan anketlerden elde edilen veriler ise SPSS 20 programı ile analiz edilmiş ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Muhasebe dersi alan öğrencilerin öğrenme stillerine göre öğrenim tercihlerinin belirlenmesine yönelik analiz sonucuna göre; Gümüşhane Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde eğitim gören öğrencilerin ölçek sorularına verdikleri cevaplar sonucunda büyük çoğunluğun ayrıştıran öğrenme stiline sahip olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Öğrenme, Öğrenme stilleri, Muhasebe Eğitimi, Öğrenciler

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Gençlerin madde kullanma nedenleri ve alınması gereken tedbirler: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Resul Duran

    Madde kullanımı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de giderek artan, bireylere sağlık, ekonomik, sosyolojik ve hukuksal zararlar veren olumsuz bir durumdur. Madde kullanımı artmakla beraber kullanım yaşı da sürekli düşmektedir. Madde kullanımı en çok genç bireyler arasında artış göstermektedir. Bireyler madde kullanmaya çeşitli sebeplerden dolayı başlamaktadır. Bu bilgiler eşliğinde yapılan çalışmada, Gümüşhane Üniversitesi'nde okuyan ve rastgele seçilen 96 öğrenciye ilgili literatür gereği yarı yapılandırılmış mülakat uygulanmıştır. Bu çalışma ile öğrencilerin ne tür madde kullandıkları ve madde kullanmaya başlama sebepleri incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğrencilerin sigara ve alkol ile birlikte en çok esrar ve uyuşturucu hap kullandıkları saptanmıştır. Öğrencilerin madde kullanmaya başlama nedenlerinin başında arkadaş çevresi, sıkıntılarını unutmak, maddeden haz ve zevk almak gelmektedir. Ortaya çıkan nedenler üzerine çözüm önerileri geliştirilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Quality factors affecting customer satisfaction in accommodation enterprises: A practice on Gumushane University's students

    Muhammet Emek

    Günümüzde zor rekabet koşullarında faaliyetlerini sürdürmeye çalışan işletmeler, amaçlarına uygun geliştirdikleri politikalar ışığında bir yandan rakipleri karşısında ayakta kalmaya çalışırken aynı zamanda müşterilerini memnun etme çabası içindedirler. Bu çerçevede kalite ve müşteri memnuniyeti kavramlarını özümseyen işletmelerin, müşteri memnuniyetini sağlayabilmeleri ancak hizmet kalitesini karşılayabilmelerine bağlıdır. Her geçen gün büyüyen hizmet sektöründe faaliyet gösteren konaklama işletmeleri de, vermiş oldukları hizmetlerin kalitesini artırmaya yönelik olarak, müşterilerinin şikayet ve beklentilerini çeşitli şekillerde tespit ederek çözüm üretme yollarını araştırmaktadırlar. Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerine barınma hizmeti veren yurt işletmelerinin, sunmuş oldukları hizmet kalitesi unsurları ile bu hizmetlerden faydalanan öğrencilerin memnuniyet düzeyleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın örneklemi, Gümüşhane Üniversitesinde okuyan, devlet veya özel öğrenci yurtlarından barınma hizmeti alan üniversite öğrencileri arasından, kız ve erkek öğrenci ayrımı gözetilmeksizin kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen 453 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma verileri yüz yüze anket yöntemi ile toplanmıştır. Servqual ölçeği aracılığıyla toplanan verilerin güvenilirlik ve geçerlilik analizleri SPSS programında yapılarak, değişkenler arasındaki ilişkileri betimlemek için özellikle Yapısal Eşitlik Modeli ile oluşturulan model test edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre öne sürülen tüm hipotezler % 95 güven aralığında kabul edilmiştir. Sonuç olarak, hizmetler temel olarak hemen hemen tüm yurt işletmelerinde yeterli düzeyde sunulurken, fark yaratacak olan sunulan bu hizmetlerdeki kalite düzeyidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Oy verme yaklaşımlarının siyasal liderin itibar değeri üzerindeki etkisi: Üniversite öğrencileri üzerine bir araştırma

    Mehmet Erdoğan

    Günümüzde, iktidarın elde edilmesi için gerçekleştirilen siyasal iletişim faaliyetlerinde, siyasal lider faktörü oldukça önem kazanmaktadır. Siyasal liderlerin ön plana çıktığı bu süreçte, gerçekleştirilen siyasal kampanyalar içerik bakımından liderler çerçevesinde şekillenmektedir. Bunun en önemli nedeni ise, seçmenlerin oy verme tercihlerinde bulunurken daha çok siyasi liderlerden etkilenmeleridir. Seçmen tercihlerinin liderlere göre şekilleniyor olması, seçmen tercihi açısından siyasal liderlerin itibar değerlerinin ön plana çıkmasına neden olmaktadır. Bu çerçevede üç bölümden meydana gelen çalışmanın, birinci bölümünde seçmen davranışı bağlamında oy verme yaklaşımları, ikinci bölümünde siyasal lider ve lider itibarı literatür taraması ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde ise oy verme yaklaşımları bağlamında siyasal liderlerin itibar değerleri ve AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Devlet Bahçeli algısını ölçen anket ölçeği ile elde edilen veriler değerlendirilmektedir. Araştırma kolayda örnekleme yöntemiyle Türkiye'nin 4 üniversitesinden (Uludağ, Erciyes, Adıyaman ve Gümüşhane Üniversitesi'ndeki) 900 öğrenciye uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda "konuya oy verme", "sosyolojik oy verme-1 (seçmen toplum ilişkisi)", "ideolojik oy verme", "rasyonel oy verme" ve "sosyolojik oy verme-2 (lider toplum ilişkisi)" olmak üzere oy verme yaklaşımlarının beş temel faktöre ayrılabileceği görülmüştür. Yapılan regresyon analizinde ise, bu faktörler doğrultusunda ifade edilen oy verme yaklaşımlarının lider itibarını etkilediği sonucuna varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Üniversite öğrencilerinin finansal okuryazarlık seviyesinin belirlenmesi üzerine bir araştırma: Doğu Karadeniz örneği

    Eren Kütük

    Küreselleşme ile finansal piyasaların giderek karmaşık bir hal olması, bilgi iletişim teknolojilerinin gelişmesi, yeni finansal türev araçların piyasaya çıkması ve ekonomik dalgalanmalar sonucunda bireyler ekonomik anlamda sorunlar yaşamaktadır. Bu noktada hanehalkı ve yatırımcıların korunması ihtiyacı doğmaktadır. Hanehalkı ve yatırımcıların finansal piyasaların risklerinden korunması finansal okuryazar olmaktan geçmektedir. Finansal okuryazarlık, bireylerin finansal konularda yeterli bilgiye sahip olması ve bu bilgiye uygun finansal tutum ve davranışlar sergilemesini ifade etmektedir. Bu çalışma ile Doğu Karadeniz'de devlet üniversitelerinde okuyan öğrencilerin demografik özellikleri ile finansal okuryazarlık seviyesi arasındaki ilişkileri, ayrıca aylık bir bütçe yapıp buna uygun davrananların ve düzenli tasarruf yapanların finansal okuryazarlık seviyesinin test edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada 1240 öğrenci ile anket yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; cinsiyet bakımından erkeklerin, medeni durum bakımından evlilerin, okuduğu fakülte bakımından iktisadi ve idari bilimler fakültesinde okuyanların, yaş grubu bakımından ileri yaş grubunda olanların ve son sınıfta okuyanların finansal okuryazarlık seviyeleri daha yüksektir. Ayrıca, eğitim seviyesi ve gelir arttıkça finansal okuryazarlık seviyesi artmaktadır. Aylık bir bütçe yapıp buna uygun davrananlar ve düzenli tasarruf yapanlar finansal okuryazarlık seviyesi bakımından avantajlıdır. Ancak genel olarak katılımcıların finansal okuryazarlık seviyesi düşüktür.

  • MakaleAçık Erişim2017Scopus SJRQ2
    Sexual health literacy as a predictor of reproductive health and family planning attitudes among university students: a cross-sectional study

    Karaahmet, Aysu Yıldız; Bilgiç, Fatma Şule; Karakaş, Sevda

    Introduction: This study was conducted to investigate the relationship between sexual health literacy (SHL) and reproductive health and family planning (RHFP) attitudes among university students and to identify the sociodemographic and informational predictors influencing these variables. Methods: A descriptive, cross-sectional design was employed with a sample of 867 university students aged 18-35 in Türkiye between May and September 2024. Data were collected using a Sociodemographic Questionnaire, the Sexual Health Literacy Scale (SHLS), and the Reproductive Health and Family Planning Attitude Scale (RHFPAS). Data analysis included Pearson correlation and multiple linear regression models to determine predictors and relationships. Results: The findings revealed a strong positive correlation between SHL and RHFP attitudes (r = 0.880, P < .05). Multiple linear regression analysis showed that total SHLS scores and students’ conceptual definitions of sexual health were significant predictors of RHFP attitudes. In particular, the knowledge and attitude subscales of the SHLS were identified as key determinants. Furthermore, residence type, sexual activity status, and information sources were found to significantly influence both SHL levels and RHFP attitudes. Discussion: SHL is a critical determinant in shaping the RHFP attitudes of young adults. Higher literacy levels directly correlate with more positive attitudes toward reproductive health services, suggesting that targeted educational interventions are necessary to improve health outcomes in this population.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfScopus1WoS1OpenAlex1
    ScopusWeb of SciencePubMedİncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Ülkemizde afet yönetimi, Gümüşhane örneği ile Gümüşhanede yaşayan üniversite gençlerinin afetle ilgili bilgi düzeyleri

    Ali Yıldız

    Gümüşhane özelinde değerlendirdiğimizde, afetlerle ilgili önemli sorunlardan biri de gençlerin bilgi, ilgi ve bilinç eksikliğidir. Gençlerimizin %81'i afet eğitimi almadığını, %78,4'ü kendini afetler konusunda yeterli görmediğini belirtmektedir. Ayrıca gençlerimizin %72,4'ü yaşadığı konutun dayanıklılığını bilmemekte, %47,5'i afet sigortası olmadığını belirtmekte, %51,5'i ise afet sonrası konutunda hasar oluşursa hangi kurumla irtibata geçeceğini bilmemektedir. 2009 yılında faaliyete geçen Başbakanlık AFAD'ın en hızlı şekilde kendi personelini eğitmesi, özellikle risk yönetimi konusuna eğilmesi bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve belediyelerle ortak paydada çalışmalarını yürütmesi gerekmektedir. Halkın bilgi eksikliğini giderici, bilinç düzeyini arttırıcı çalışmalar yapılmalıdır. Bu konu sadece AFAD'a bırakılmamalı, bütün kurumların özellikle Milli Eğitim Bakanlığının afet eğitimi konusunda yeni nesilleri yetiştirmesi ülkemiz geleceği açısından çok önem taşımaktadır

  • MakaleYalnız künye2014Scopus SJRQ4
    Smoking habits and the related sociodemographic characteristics in university students; [Üniversite öǧrencilerinin sigara İçme davrani{dotless}şlari{dotless} ve İlişkili sosyodemografik özellikleri]

    Özcebe, Hilal; Doǧan, Bahar Güçiz; Inal, Ebru; Haznedaroǧlu, Dilek; Bertan, Münevver

    Objectives: Smoking is an important public health issue in Turkey. This study set out to investigate the smoking prevalence among first and fourth grade university students as well as the associated socio-demographic variables. Material And Methods: A survey was carried out by the International Children's Centre (ICC) in the faculties of Science and Literature, Education and Medicine of nine Turkish Universities to determine the knowledge and life styles of the 1st and 4th grade university students in adolescence (2009). A total of 5.221 students were evaluated. Data were analysed using SPPS 16.0-9907290 statistical package program. Results: The first grade students with illiterate mothers (23.0%), those who were living alone at home (37.7%) and those who considered receiving inadequate pocket money (24.9%) had a higher level of smoking prevalence (p<0.05). The fourth grade students with illiterate mothers (34.9%), those who were living with their friends (34.0%), those who perceived their economic situation bad (37.7%) and those who considered receiving inadequate pocket money (36.3%) had a higher level of smoking prevalence (p<0.05). Conclusion: A relationship between smoking habits of university students and some socio-demographic characteristics was found. We believe that more priority should be given to health promotion interventions among university students, especially among those of low socioeconomic status. On the other hand, in order to monitor the efficacy of smoking-related interventions among young people, there is a need for early detection of young individuals who are at risk and urgent interventions should be carried out.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfScopus12WoS13OpenAlex18
    ScopusWeb of Scienceİncele