Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2025
    Samsun otomotiv sektöründe çalışanların İSG farkındalığı: kesitsel bir araştırma

    Tatli, Yasemin; Çavuşoğlu, İbrahim; Kaplan, Emine

    Bu çalışma, Samsun ilindeki otomotiv sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) farkındalığını incelemeyi amaçlamaktadır. Özellikle sanayileşmiş bölgelerde iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının etkinliğine bağlıdır. Bu bağlamda, Samsun'daki otomotiv sektöründe çalışan bireylerin İSG konusundaki bilgi düzeyleri ve farkındalıkları, tanımlayıcı ve kesitsel bir araştırma yöntemi kullanılarak değerlendirildi. Araştırma süreci, COVID-19 pandemisinin getirdiği kısıtlamalar nedeniyle 100 kişilik bir örneklem grubuyla sınırlandırıldı. Anket yöntemiyle toplanan veriler, yönetimin İSG üzerindeki etkisi, güvenlik kurallarına uyum, çalışanların güvenlik konusunda inisiyatif alması ve bilgi edinme süreçleri gibi faktörlerin İSG farkındalığını nasıl şekillendirdiğini ortaya koydu. Bulgular, kapsamlı İSG eğitimi almış çalışanların, iş sağlığı ve güvenliği konusunda daha yüksek farkındalığa sahip olduklarını gösterdi. Ayrıca, meslek hastalıklarına dair bilgi sahibi olan çalışanların da İSG farkındalığının daha yüksek olduğu belirlendi. Sonuç olarak, otomotiv sektöründe İSG farkındalığının artırılmasının, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulanmaktadır. Bu bağlamda, yönetim desteği ve sürekli eğitim programları, çalışanların İSG konusundaki bilinç düzeylerini artırmada önemli bir rol oynamaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2025
    Emergency Aid And Disaster Management Students' Experience With The February 6, 2023 Kahramanmaraş Centered Earthquake: A Qualitative Study

    Tatli, Yasemin; Cengiz, Sevil; Kent, Nurçin Küçük; Çolak, Ayse

    Sharing the disaster experiences of individuals helps to better understand the psychological effects that disasters can have on people. The earthquake cente-red in Kahramanmaraş on February 6, 2023 caused many people to be directly or indirectly affected psychologically. In this study, the psychological effects and experien-ces of the process were shared by the Department of Emergency Aid and Disaster Management students between the ages of 21-26, who participated in volun-teer activities in the disaster area and were directly or indirectly exposed to the February 6 earthquake. For this purpose, students were asked to draw three open-ended questions and a picture about the first topic that came to their minds about disaster experiences in order to learn about their disaster experiences by applying the qualitative method study method. The obtained data were evaluated using the MaXQDA qualitative data analysis program. From a behavioral point of view, students are directly or indirectly affected by this disaster, deaths and difficult and limited conditions physically, emotio-nally and behaviorally; In particular, it has been ob-served that the importance of staying calm without panicking and the selection of solid buildings come to the fore. In addition, it is suggested that the use of art therapy applications in further explaining the psychological impact caused by the disasters may be useful in further detailing the conditions that cannot be put into words in terms of disasters and that furt-her studies by experts may be useful in this regard.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2025
    Kişisel Koruyucu Donanımların Kullanımında Çalışan Yaklaşımı: Malatya İlı̇ Cam Sanayı̇ Örneği

    Kaya, Elif Çelenk; Ersoy, Sibel; Ertürk, Gülcan Aydemir

    İş yerlerinde yaşanılan kaza ve meslek hastalıklarının önlenmesi, sağlıklı ve güvenli bir ortam oluşturulması için yapılacak çalışmalarda kişisel koruyucu donanım (KKD) kullanımı önemlidir. Araştırmamızda zorunlu olduğu halde iş güvenliği uygulamalarının gereklerine yeteri kadar uyulmaması sonucu ortaya çıkan iş kazası ve meslek hastalıklarını engellemekte önemli bir etken olan KKD’lerin kullanılmasında çalışan yaklaşımı değerlendirilmiştir. Bu çalışmada Malatya ilinde bulunan bir cam fabrikasında 123 çalışana KKD’lerin kullanımına yönelik anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22, programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bu çalışma ile, cam sektöründe yer alan bir iş yerinde çalışanların kişisel koruyucu donanımlar hakkındaki düşüncelerini ve kullanıma yönelik davranışlarını tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, çalışanlara kişisel koruyucu donanımlar ile ilgili yöneltilen sorularda çalışanların büyük bir kısmının (%82) KKD kullandığını, %99’unun KKD kullanımının önemli olduğuna inandığını, KKD kullanımının onları iş kazaları (%98) ve meslek hastalıklarından (%87) koruduğunu düşündükleri görülmektedir. Çalışanların büyük çoğunluğunun KKD kullanımını benimsemesi ve bunu iş kazaları ile meslek hastalıklarından korunmada etkili görmesi, iş güvenliği kültürünün gelişiminde eğitim ve farkındalık çalışmalarının belirleyici olduğunu ortaya koymuştur.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2024
    Yoğun Bakım Hastalarında Tıbbi Cihazla İlişkili Basınç Yaralanması Gelişimi ve Etkileyen Faktörler: Nokta Prevalans Çalışması

    Çobanoğlu, Asuman; Cebeci, Sevil Pamuk; Oğuzhan, Hatice

    Giriş: Tıbbi cihazla ilişkili basınç yaraları, tıbbi cihazların daha sık kullanıldığı yoğun bakım ünitelerinde daha fazla görülmektedir. Amaç: Araştırma yoğun bakım hastalarında tıbbi cihazla ilişkili basınç yaralanması durumu ve etkileyen faktörleri incelemek amacıyla yapıldı. Yöntem: Araştırma Türkiye’de iki farklı ilde bulunan iki eğitim ve araştırma hastanesinin yoğun bakım ünitelerinde tedavi gören 102 hasta ile nokta prevalans çalışması olarak yapıldı. Araştırma verileri Hasta Bilgi Formu, Braden Basınç Yaralanması Risk Değerlendirme Ölçeği, Basınç Yaralanması Evrelendirme Formu ve Glaskow Koma Skalası ile toplandı. Bulgular: Hastaların Braden Basınç Yaralanması Risk Değerlendirme Ölçeği puan ortalamasının 11,27 ± 3,11 olduğu, %67,6’sında tıbbi cihazla ilişkili olmayan basınç yaralanması, %29,4’ünde ise tıbbi cihazla ilişkili basınç yaralanması olduğu saptandı. Hastalarda tıbbi cihazla ilişkili basınç yaralanması; burun ve burun kenarında %36,6, kulak ve kulak çevresinde %20, subklavian bölgede ise %20 oranında görüldü. Hastaların albümin ve hematokrit değerleri ile tıbbi cihazla ilişkili basınç yaralanması görülme durumu arasında anlamlı bir ilişki olduğu da belirlendi (p < 0,05). Sonuç: Araştırmada yoğun bakımda yatan hastalarda tıbbi cihazla ilişkili basınç yaralanmasının oldukça yüksek oranda görüldüğü ve basınç yaralanmasının burun ve burun kenarı, kulak ve kulak çevresi ile subklavian bölgede daha fazla olduğu belirlendi.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2024
    Hastanelerde afet ve acil durumlara hazırlık düzeyi: planlama, tatbikat ve birim etkinlik düzeyi etkisi

    Yildiz, Emel; Çınar, Öznur

    Bu araştırmada hastanelerin afet ve acil durum hazırlık düzeyini belirleyen ve literatürde geçen üç faktör ele alınmış ve bu faktörlerin hastane afet ve hazırlık düzeyini belirleme seviyeleri incelenmiştir. Bu amaçla bir il ve iki ilçe devlet hastanesinde doktor ve hemşire harici çalışan personelden tesadüfi olmayan örnekleme metotlarından biri olan kolayda örnekleme metoduyla 128 kişiye ulaşılmıştır. Araştırma, anket yöntemi kullanılarak 09/01/2023 ile 13/01/2023 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Hipotez testleri çok değişkenli regresyon analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, afet ve acil durum planlamasının düzeyinin afet ve acil durum hazırlık düzeyini pozitif yönde (düşük ve orta seviyede) etkilediği, afet ve acil durum tatbikatı düzeyinin afet ve acil durum hazırlık düzeyini pozitif yönde (orta ve yüksek seviyede) etkilediği ve son olarak, afet ve acil durum biriminin etkinlik düzeyinin, afet ve acil durum hazırlık düzeyini pozitif yönde (düşük düzeyde) etkilediği bulunmuştur.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Okul ve Yurtlar Tarafından Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetlerine Yapılan Acil Başvuruların Değerlendirilmesi

    Ulutaşdemir, Nilgün; Akbulut, Meryem; Kaya, Afşin Ahmet; Kıymış, İbrahim; Ayker, Bereket Bülent; Çavuş, Kadir

    Bu çalışmanın amacı hastane öncesi acil sağlık hizmetlerine okul ve yurtlar tarafından yapılan acil başvuruların değerlendirilmesidir. Materyal ve Metot: Bu çalışma retrospektif, tanımlayıcı ve kesitsel bir çalışmadır. Araştırma verileri, 2010-2019 yılları arasında Gümüşhane İl Ambulans Servisi Başhekimliğine anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve yurtlara başvuran öğrencilerin kayıtları retrospektif olarak incelenerek toplandı. Toplam 4731 ilgili tıbbi kayda ulaşıldı. Bulgular: Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerine okul ve yurtlar tarafından yapılan acil başvuruların %53,2'si lise yurtlarından, %28,3'ü liselerden, %15,2'si ilköğretim okullarından, %3,3'ü yatılı ilköğretim bölge okullarından ve %0,1’i anaokullarından oluşmaktadır. Sonuç: Gümüşhane İl Ambulans Servisi Başhekimliğine en fazla acil başvurunun 2015 ve 2016 yılı Ekim ayında ve travmaya bağlı olgular nedeniyle yapıldığı belirlendi.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    0-1 tamsayılı hedef programlama yöntemiyle nöbet çizelgeleme: COVID-19 pandemi döneminde bir devlet hastanesinin acil servisinde uygulama

    Bolayır, Banu

    Sağlık sektörü, bir toplumda en planlı olması gereken sektörlerin başında yer almaktadır. Bu sektörün en büyük kısmına sahip olan hastanelerde sağlık personeli vardiyalarının adil ve verimli olacak şekilde planlanması önemlidir. Özellikle hastanelerin acil servislerindeki sağlık personelinin hastalara hızla müdahale edebilmeleri ve doğru teşhisi koyabilmeleri için dikkat dağınıklığı ve yorgunluk gibi durumlardan en az seviyede etkilenmeleri gerekmektedir. Bunun için de sağlık personelinin nöbet çizelgeleri optimal planlanmalıdır. Ayrıca Covid-19 salgınında hastanelerin özellikle acil servislerinde aşırı yoğunluk yaşanması sağlık personelini bedensel ve zihinsel olarak yormuştur. Bu noktadan hareketle bu çalışmada, Covid-19 pandemi döneminde bir hastanenin acil servisindeki sağlık personelinin nöbet çizelgesinin optimal planlanması amaçlanmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda, Gümüşhane’deki bir devlet hastanesinin 2021 yılının şubat ayında acil servis tüm alanlardaki sağlık personelinin nöbet çizelgesi ve acil servis tüm alanlardaki işleyiş hakkındaki bilgiler acil servisteki sorumlu hemşireden alınmıştır. Bu verilere ve bilgilere göre 0-1 tamsayılı hedef programlama modeli kurulmuştur. Modelin kodlanmasında ve çözümünde GAMS 39.3.0 programı kullanılmıştır. Modelin çözümü sonucunda optimal nöbet çizelgesi elde edilmiştir. Elde edilen optimal nöbet çizelgesinde, acil servis tüm alanlarda günlük çalışması gereken sağlık personeli sayıları sağlanarak her sağlık personeli için vardiyaların her birinde toplam çalışma süreleri mümkün olduğunca dengeli dağıtılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2023
    OTC (Over the Counter) Reklamlarındaki Sağlık Çekiciliği: Nitel Bir Çalışma

    Doğan, Neva

    Bu çalışmanın amacı ilaç, takviye edici gıda ve/veya diğer sağlık ürünleri gibi insan sağlığı için önem taşıyan maddelerin günümüzde sıklıkla reklamının yapılır olmasından yola çıkarak, özellikle takviye edici gıdaların reklamlar aracılığıyla birer tüketim nesnesi haline getirilmesini, bu reklamlardaki çekicilik unsurlarını göstererek ortaya koymaktır. Araştırmada Supradyn, Easy Fish Oil, Möllers, Dynavit, Osende, Pharmaton ve Redoxon markalarına ait basit rastlantısal yöntemle seçilmiş dijital reklamlardan, reklam filmlerinde, ünlü kullananlarının muhteva ettikleri, sağlık nosyonu çekicilik unsuru bakımından nitel analiz yöntemlerinden biri olan içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Buna ek olarak, reklamlarda kullanılan sloganların tükettirme stratejileri üzerinden ne anlama geldikleri de yine içerik analizine tabi tutularak çözümlenmeye çalışılmıştır. Reklamların içerik analizi neticesinde, çekicilik unsuru olarak sağlıklı ve fit bir görünüme sahip ünlü kullanımı ve sağlıklı yaşam vurgusu yapan sloganlarla, markaların, hedef kitlelerine bu ürünlerin kullanımı sonucunda daha sağlıklı bir beden ve yaşam şekli vaat ettikleri sonucuna varılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    The Burden of Covid-19 Cases on the Payer Institution: The Case of Aydın Provincial Ambulance Service

    Demır, Hüseyın; Karaer, Merve; Kaplan, Selma

    The study aims to assess the economic burden of Covid-19 cases on the payer institution in the context of ambulance services and to investigate the factors affecting costs. Data were obtained from Aydın Provincial Ambulance Service. Cumulative frequency, cumulative percentage and mean (standard deviation) statistics were used for descriptive findings. Logistic regression model was used to examine the factors affecting costs. Covid-19 cases posed a significant economic burden. The cost per case was approximately 466.40 TL and this amount was higher with additional diagnoses. The pandemics created a higher economic burden in 2020. Accordingly, Covid-19 cases accounted for 14.92% of the number of cases and 14.75% of the costs, with an average cost per case of 447.12 TL. In the second year (2021), the economic burden of the pandemic decreased significantly. Accordingly, the share of Covid-19 cases was 7.69%, while the cost share was 7.12%. The average cost in that year was 503.6 TL. Age, triage, reason for call, urban & rural and region variables had a significant effect on costs. There was a statistically significant relationship between advanced age and high costs per case. Covid-19 cases caused a significant economic burden on the payer. It is considered that the implementation of principles and practices related to risk and crisis management for provincial ambulance services will contribute to reducing costs. It is thought that the findings will be useful for other decision makers and policy makers, especially the payer institution.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2022
    Applicability of the Financial Health Scores Index

    Çam, Alper Veli; Benli, Emre

    Financial decision-making is defined as the act of performing financial activities in the most appropriate way in order to evaluate the investments of individuals or companies. Individuals have begun to need a certain level of financial education to maintain their daily lives. With these needs, concepts such as financial awareness, financial literacy and financial health have emerged. The concept of financial health is a current concept. The importance of the concept of financial health has become more evident in the Covid-19 process. In this process, the financial health levels of individuals whose incomes decreased began to decline. From this point of view, the aim of the study is; to reach information about their financial status by determining the financial health scores of individuals. In the study, Financial Health Index Model (FHIM) developed by the members of Gümüşhane University Accounting-Finance Department was used. Gümüşhane University employees were included in the scope of the study. The data used in the model were collected with the OECD/INFE Financial Literacy Scale. In the study, the data of a total of 283 employees were analyzed and adapted to the model. As a result of the study, the average financial health scores of individuals working at Gümüşhane University were determined as 64,1432. This score is in the high score range above the average score. The model used in the study can be used as an important index value, especially in determining the services that banks will offer to individual customers. In addition, the model of the study can be used to determine the level of financial education that individuals will receive. It is expected that FSEM will make an important contribution to the literature.

  • MakaleYalnız künye2021
    Gümüşhane Devlet Hastanesine Başvuran Göçmen Gruplarının Poliklinik Hizmetlerinin ve Maliyetlerinin Analizi

    Cengiz, Sevil; Kıymış, İbrahim

    Bu çalışmanın amacı, Gümüşhane Devlet Hastanesi (GDH)’ne 2014, 2015 ve 2016 yıllarında başvuran göçmen gruplarının demografik özelliklerini (göçmenlerin yaşı, cinsiyeti, tanısı, uyruğu, poliklinik hizmetleri) incelemek ve GDH’ne maliyetlerini (hem yıllara göre maliyet hem de toplam maliyet) tespit etmektir. Çalışmada “Betimsel İçerik Analizi” yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmada kullanılan veriler GDH’den gerekli izinler alındıktan sonra dijital ortamda dosya şeklinde teslim alınmıştır. Verileri analiz etmek için SPSS 21 paket programı kullanılmıştır. Bu araştırmanın sonucu, sağlık sisteminde göçmen gruplarına yönelik yapılan harcamaların yönetilmesinde ve planlamasında idarecilere, yöneticilere ve karar vericilere fikir verecektir. 2014 yılında göçmen grupların GDH’ne başvuru sayıları 699 iken, 2015 ve 2016 yıllarında ise 977 ve 1445’tir. 2014, 2015 ve 2016 yıllarında göçmen gruplar GDH’ne 3.121 kez başvurmuşlardır. 3 yıl boyunca GDH’ne başvuru yapan göçmen grupların çoğunlukla Afganistan İslam Cumhuriyeti vatandaşları olduğu görülmektedir. 3 yıl boyunca yapılan başvuruların cinsiyet ve yaş durumları incelendiğinde, genel olarak 16-30 yaş grubundaki göçmenlerin ve kadınların başvuru yaptığı görülmektedir. Göçmen grupların GDH’ne en çok Kas-İskelet ve Bağ Dokusu Hastalıkları ve Solunum Sistemi Hastalıkları tanısı ile başvurduğu görülmektedir. Ayrıca 2014, 2015 ve 2016 yıllarında en fazla başvuru Acil Polikliniğine olmuştur. Göçmen grupların GDH’ne maliyetleri incelendiğinde; 2014 yılında 32.999,57 TL, 2015 yılında 43.059,04 TL ve 2016 yılında 64.958,37 TL olduğu görülmüştür. 2014, 2015 ve 2016 yıllarında göçmen grupların GDH’ne toplam 141.011,98 TL maliyeti olmuştur. Sonuç olarak her geçen yıl göçmen grupların hastaneye maliyetlerinin ve başvuru sayılarının arttığı tespit edilmiştir.