Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2026
    Üriner İnkontinansı Olan Kadınlarda İnkontinans Şiddetinin Sağlık Arama Davranışı ve Yaşam Kalitesi Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi

    Karakas, Sevda; Bülbül, Gülsüm Çeter

    Amaç: Üriner inkontinans (Üİ) kadınlar tarafından genellikle göz ardı edilen, sağlık sorunu olarak görülmeyen bir durumdur. Bu çalışmanın amacı, Üİ’lı kadınlarda inkontinans şiddeti, yaşam kalitesi ve tedavi arama davranışı arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Bu çalışma ilişki arayıcı türde tasarlanan bir araştırmadır. Ocak 2023 – Temmuz 2023 tarihleri arasında 370 kadın ile yürütülmüştür. Veri toplama aşamasında demografik bilgi formu, Ürogenital Distres Envanteri, İnkontinans Şiddeti, Bristol Kadın Alt Üriner Sistem Semptomları İndeksi ve İnkontinans Etki soru formu kullanılmıştır. Bulgular: Kadınların % 63’ünün yaklaşık bir yıldan uzun süredir üriner inkontinans yaşadığı, % 75.1’inin doktora başvurmadığı, %37.3’ünün üriner inkontinansı önemsemediği belirlenmiştir. Kadınlarda inkontinans şiddeti ile doktora başvurma oranları ve yaşam kalitesi arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç: Çalışmamızda kadınlarda yaşam kalitesinin olumsuz etkilenmesine rağmen dört kadından üçünün doktora başvurmadığı tespit edildi. İnkontinans şiddeti arttıkça yaşam kalitesinin ciddi düzeyde olumsuz etkilendiği tespit edildi. Toplumda kadınlarda Üİ tanılanması, Üİ’a neden olabilecek risk faktörlerinin değerlendirilmesi ve Üİ’dan korunma konusunda kadınlarda bilinç ve farkındalık kazandırmada hemşirelere önemli sorumluluklar düşmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2025
    Examination of awareness, knowledge and beliefs on pelvic floor and pelvic floor muscle training in pregnant women

    Ankarali, Handan; Özengin, Nuriye; Bakar, Yesim; Topcuoglu, Mehmet Ata; Bahar, Betül

    Aim: This study aimed to determine the awareness, knowledge, and beliefs of pregnant women on pelvic floor and pelvic floor muscle training. Methods: A total of 250 volunteer women with gestational weeks ranging between 5 to 40 weeks were included in this study. After the physical and socio-demographic characteristics of the pregnant women were recorded, they were asked to complete the questionnaire assessing their awareness, knowledge and beliefs on pelvic floor and pelvic floor muscle training. Results: It was determined that 70.4% of the pregnant women had not heard of the pelvic floor muscles before, 95.2% did not get information about pelvic floor muscles, 90.8% did not know why they needed pelvic floor muscles. It was found that 47.6% of the pregnant women believed that urinary incontinence during pregnancy was normal. In addition, 98% of the pregnant women did not think that they had sufficient information about pelvic floor muscles. It was found that knowledge, awareness and beliefs about pelvic floor and pelvic floor muscles were similar between gestational trimesters (p> 0.05). Conclusion: As a result, pregnant women had insufficient awareness and knowledge levels, maladaptive beliefs about pelvic floor muscles and training. It is essential for pregnant women to know potential problems, preventive and therapeutic methods in this process which they are at risk for various pelvic floor dysfunctions. Therefore, it can be recommended that pregnant women should be routinely informed about the pelvic floor by health professionals and encouraged to participate in pelvic floor muscle training.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • Derleme MakaleAçık Erişim2024
    Doğum Sonu Erken Dönemde Baba-Preterm Yenidoğan Bağlanmasının Önemi: Geleneksel Derleme

    Efe, Emine; Gül, Uğur

    Bu derlemenin ilk amacı, literatürde yer alan bağlanma kavramının tanımını hem ebeveyn tarafından hem bebek tarafından açıklığa kavuşturmaktır. Bir diğer amacı ise zamanından erken doğan bebeğe sahip babaların baba-preterm yenidoğan bağlanmasının önemini vurgulamaktır. Zamanından erken doğan pretermlerin hayatta kalabilmeleri için en iyi seçenek Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde yatmak olarak görülmektedir. Bu süreçte yoğun bakım kuralları nedeniyle babalar ikinci planda kalabilmekte ve bebeklerini oldukça sınırlı bir zaman diliminde görmektedirler. Bu nedenle babalar bebekleri ile yeterli zaman geçiremedikleri için yeterli etkileşime giremez ve baba-preterm yenidoğan bağlanması olumsuz etkilenebilir. Bu derlemede, baba-preterm yenidoğan bağlanmasını olumsuz etkileyen bazı önemli durumlar ele alınmakta ve güncel literatür doğrultusunda derlenmektedir. Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde görev yapan hemşirelerin/sağlık profesyonellerinin baba-preterm yenidoğan bağlanmasının klinik özelliklerini bilmesi ve bağlanma temelli hemşirelik uygulamalarında bulunması baba-preterm yenidoğan bağlanmasını güçlendirebilir. Preterm doğum nedeniyle Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde yatışa bağlı preterm preterm-anne-baba üçlüsünün doğum sonu erken dönemde bağlanmasının geliştirilmesi için güncel literatür doğrultusunda bağlanma temelli hemşirelik yaklaşımının önemi vurgulanmaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2024
    How Does Birth-Related Content in Mass Media Affect Pregnant Women?

    Sari, Esra; Sönmez, Gülen

    Aim: This study was conducted to identify how content on childbirth in mass media affects pregnant women. In the study, an answer is sought to how the birth content in the mass media affects pregnant women. Method: The research data were collected through in-depth interviews using an identifying information form and a semi-structured interview guide. In this phenomenological study, conducted between May and July 2022, 15 pregnant women were interviewed. First, a preliminary interview was made with the pregnant women who came to the clinic, and they were informed about the subject. Afterward, in-depth interviews were conducted with the pregnant women who accepted the interview. A descriptive reporting method was preferred in the study. The data obtained were subjected to a thematic analysis and the main themes were revealed. The emerging themes were turned into tables and sub-themes and categories were determined. Results: The data obtained consisted of seven sub-themes, which were the birth plan, information sources on birth, being affected by the information obtained, encountering content related to birth, thoughts about birth scenes or visuals encountered, the effects of contents on attitude and behaviour and the desired content to encounter. Conclusion: As a result, it was found that the information obtained from mass media affected pregnant women from various aspects in all themes. Additionally, it was determined that the effects varied depending on the content or information that pregnant women were exposed to.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Effects of Noninvasive Mechanical Ventilation in COVID-19 Patients

    Karabulut, Neziha; Aktaş, Yeşim Yaman; Çatal, Seda Nur; Oğuzhan, Hatice

    The aim of this study was to examine the results of NIMV applied with a full face mask in COVID-19 patients. A descriptive and cross-sectional study. The study was conducted in the 1st level COVID-19 Intensive Care Unit of a university training and research hospital between August 15 and November 15, 2021. The study included 31 critical care patients who agreed to participate in the study and met the sampling criteria. The data was collected by the third researcher using the questionnaire based on the literature. The mean age of patients was 68.90±9.97 (41-82) years. In the measurements before NIMV, after the first application and after 24-h, a statistically significant difference was found between measurements in terms of SpO₂ scores (p<0.001). In venous blood gas measurements before and 24-h after NIMV, a statistically significant difference was found between the measurements in terms of PCO₂ scores (p<0.05). The study findings showed that NIMV was effective in terms of SpO₂ and venous PCO₂ scores in COVID-19 patients. It can be used as an effective option in the management of acute hypoxemic respiratory failure in COVID-19 patients.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Diyabetli Gebelerin İnternet Kullanımları ve İnternet Yoluyla Karar Alma Durumlarının İncelenmesi

    Demirağ, Hatice; Hintistan, Sevilay; Uçan, Meral Fıdan; Dinç, Mücella

    Amaç: Bu çalışma, diyabetli gebelerin internet kullanımları ve internet yoluyla karar alma durumlarını incelemek amacıyla yapıldı. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tasarımda gerçekleştirilen bu çalışmanın örneklemini bir Devlet Hastanesi Kadın Doğum Polikliniği ve Gebe Okulu’nda takip edilen 179 diyabetli gebe oluşturdu. Veriler, 1 Mart 2022 - 1 Mayıs 2022 tarihleri arasında “Kişisel Bilgi Formu” ve “Gebelerde İnternet Yoluyla Karar Alma Ölçeği” kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde, One-way ANOVA ve post hoc multiple comparisons test, Mann-whitney- U ile Independent Samples t parametrik testleri; Kruskall Wallis H testi ile ileri uygulama Mann Whitney-U non-parametrik testleri ve sayılarla yüzdelik dağılımlar kullanılmıştır. Bulgular: Diyabetli gebelerin internet yoluyla karar aldıkları (%44.7), cep telefonu ile internete erişim sağladıkları (%95.5), bilgiye erişimin kolay olması nedeniyle (%74.3) her gün internet kullandıkları (%75.4) belirlendi. Diyabetli gebelerin Gebelerde İnternet Yoluyla Karar Alma Ölçeği toplam puan ortalaması 32.64±8.11, “öz yeterlilik algısı” alt boyutu puan ortalaması 15.58±4.10 ve “öz kontrol algısı” alt boyutu puan ortalaması 17.06±4.52 olarak bulundu. Gebelerin diyabet türü ve gebelik haftası ile Gebelerde İnternet Yoluyla Karar Alma Ölçeği toplam puan ortalaması arasında (p<0.001) ve gebelerin gelir algı düzeyi ile Gebelerde İnternet Yoluyla Karar Alma Ölçeği sıra ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p<0.05). Sonuç: Çalışmada, diyabetli gebelerin büyük bir çoğunluğunun interneti her gün kullandıkları ve internet yoluyla yüksek oranda karar aldıkları belirlendi.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2022
    Annelerin Erken Postpartum Dönemdeki Eş Desteği Algısının Postpartum Stres Üzerine Etkisi

    Aydin, Ruveyde; Aktas, Songul; Ay, Ozge Palanci; Topçu, Tuğba Yazıcı

    Amaç: Bu çalışmada; annelerin erken postpartum dönemdeki eş desteği algısının postpartum stres üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışma kesitsel ve analitik tiptedir. Çalışmanın verileri postpartum erken dönemde olan 389 anneden online olarak toplanılmıştır. Veriler; tanıtıcı bilgi formu, Erken Lohusalık Sürecinde Kadınların Algıladığı Eş Desteği Ölçeği ve Doğum Sonu Stres Etkenleri Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler (sayı, yüzde, toplam puan) ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Annelerin algıladığı eş desteği puanının artmasının, postpartum stres düzeyini azaltmada etkisinin olduğu saptanmıştır (β=-0.093, p=0.049). Annenin gelir getiren bir işte çalışma durumunun (β=-2.330, p=0.000), gelirini gidere denk (β=-1.975, p=0.014) ve gelirini giderden fazla algılamasının (β=-1.998, p=0.030) postpartum stres üzerinde azaltıcı etkisinin olduğu belirlenmiştir. Annelerin; eşlerinin eğitim düzeyinin lisans ve üstü olması (β=2.611, p=0.036), üç ve daha fazla sayıda çocuğunun olması (β=0.092, p=0.046) ve il merkezinde yaşamaları (β=2.653, p=0.033) postpartum stresi artırdığı bulunmuştur. Sonuç: Annelerin erken postpartum dönemde eş desteği algısı arttıkça postpartum stresi azalmaktadır. Bazı sosyo-demografik ve obstetrik faktörler, annenin postpartum stresini artırmaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2020
    Young Women' Perception of Vaginal Discharge and Traditional Practices for Vaginal Discharge

    Özcan, Handan; Arık, Sevgi; Esen, Ümmü Gülsüm Esen; Aslan, Nazife Aslan

    The aim of the study is to determine the perception levels of young women of vaginal discharge and their traditional practices for vaginal discharge. The population of the study, which is quantitative, descriptive and cross-sectional, consists of a total of 285 students in the sample of female students (N= 4622) studying at a public university. The data collection form consists of 4 sections and 46 questions in total. Necessary institution permissions were obtained and appropriate statistical methods were used. The average age of women is 20.88 ± 1.52. The rate of abnormal vaginal discharge seen in the study is 19.3%. Among women, the rate of using traditional methods for complaints of vaginal discharge is 14.2%. Traditional methods used for abnormal discharge; drinking onion garlic parsley juice (14.7%), putting cotton or cloth in the vagina (11.2%), boiling onion, parsley, nettle, chamomile and washing the vagina (2.5%), vinegar, soda or wiping the vagina with lemon juice (0.9%), placing garlic in the bowl (1.8%). 12.6% of women using traditional methods stated that the method is effective. It is recommended to evaluate the traditional practices used for genitourinary tract infections, to consider the results such as effectiveness, harm, cost, and to conduct regional and more researches.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Gebelerde Sağlıklı Yaşam Davranışlarının ve Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi

    Özcan, Handan; Polat, Tuğçe; Yılmaz, Muhammed Mücahid; Öztürk, Mehmet Arif; Aydoğan, Tolga

    Amaç: Araştırma, gebelerde sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapıldı. Materyal ve Metot: Tanımlayıcı ve kesitsel türde olan araştırmanın evrenini bir kamu hastanesinde, doğum polikliniklerine 30.02.2018-15.06.2018 tarihleri arasında başvuru yapan gebeler oluşturdu. Çalışmanın örneklemde çalışmaya dahil edilme kriterlerini sağlayan toplam 207 sağlıklı gebe ele alındı. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği kullanıldı.Bulgular: Gebelerin yaş ortalaması 27,68±4,18 (min:18, max:41)’dir. Gebelerin sağlık davranışları ölçeğinden almış oldukları en yüksek puan; manevi gelişim (26,84±4,88), kişilerarası ilişkiler (25,18±4,82) ve sağlık sorumluluğu (24,49±4,40) olup, en düşük puan ise fiziksel aktiviteye (14,99±4,71) aittir. Ev hanımı olan, düzenli egzersiz yapan, gündüzleri dinlenen, cinsel yaşamı değişmeyen, gebeliği planlı olan, bebeğinin doğum ağırlığı normal sınırlarında olan, son doğumunu vajinal yolla yapan kadınların sağlık davranışları puan ortalamaları daha yüksektir. Sonuç: Gebelikte maternal ve fetal iyilik durumu için sağlıklı yaşam davranışları kaçınılmazdır. Multidisipliner bir ekiple gebeler için sağlıklı yaşam davranışlarına yönelik rehberlerin oluşturulması, farkındalıkların sağlanması önemlidir. Tespit edilen olumsuz sağlık davranışlarının gebe ile birlikte değerlendirilmesi ve değiştirilmesi yönünde destek sağlanması önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2018
    Babalar ve Gebelik Süreci

    Özcan, Handan; Çakır, Abdullah; Arar, İbrahim

    Amaç: Çalışma, Gümüşhane’de yaşayan babaların, gebeliksürecinde yaşadıkları duygular ve eşlerine destek olma durumlarınıbelirlemek amacıyla planlanmıştır.Gereç ve Yöntemler: Araştırma tanımlayıcı niteliktedir. Çalışmaevrenini Gümüşhane Devlet Hastanesine başvuru yapanbabalar, örneklemi ise 15.02.2017-15.03.2017 tarihleri arasındaulaşılan ve çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul edenbabalar oluşturmuştur (N:400). Verilerin analizinde frekans veki kare testleri kullanılmıştır.Bulgular: Babaların yaş ortalaması 44,11±10,55’dir. Katılımcıların%54.2’si baba olduğunu duyunca çok heyecanlandığını,%34.5’i ise çok gururlu olduğunu ifade etmiştir. Katılımcıların%65.5’i gebelik kontrollerine eşle birlikte gittiğini, %76.4’ü gebeliksürecinde ev işlerinde eşlerine yardım ettiklerini, %41.4’ü anneyekarşı empatik yaklaştığını, %79.8’i annenin yaşadığını fizyolojikdeğişikliklerden rahatsız olmadığını ifade etmiştir. Babaların%41.8’i gebelik ve doğum sürecinde babalık rolünü en çok bebeğiilk defa kucaklarına aldıklarında hissettiklerini belirtmişlerdir.Babaların %54.1’inin doğum süreciyle ilgili herhangi bir eğitimalmadıkları belirlenmiştir. Ailelerin gelir durumunun artmasıyla,gebelik döneminde erkeklerin eşlerine daha fazla empatikyaklaştıkları bulunmuştur. Yine eğitim durumunun artmasıile erkeklerin eşle birlikte kontrollere daha fazla gittiği, bebekbakımı ve gebelik sürecinde eşlere daha fazla destek olduklarıayrıca eşle bu sürecin daha fazla paylaşıldığı belirlenmiştir.Sonuç: Gebelik ve doğum sırasında babaların sürece katılımı,çocukların daha iyi zihinsel-sosyal-emosyonel gelişime ve maternalsağlığın iyileşmesine sebep olmaktadır. Sağlıklı bir toplumve gelecek için prenatal sürece babanın da dahil edilmesigerekmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
  • Derleme MakaleYalnız künye2016
    İnfertilitede Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Uygulamaları

    Özcan, Handan; Beji, Nezihe Kızılkaya

    Son yıllarda hem infertilite hastaları hem de hekimler tarafından, tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamalarının kullanımı artmaktadır. Çok güncel bir sorun olan ve sürekli yenilikler getirilen infertilite tedavisinde, tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamaları kaçınılmazdır. Genellikle hastalar tarafından tercih edilen bu uygulamalar akupunktur, vitamin ve mineraller, beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri, homeopati, zihin-beden-enerji tıbbı, yoga, aromaterapi ve psikoterapidir. Kültür, coğrafya, geleneklere göre değişen bu uygulamalar için daha fazla kanıt temelli çalışmalara ihtiyaç vardır

  • Proje2016
    Gümüşhane de Yaşayan 50 Yaş Ve Üzeri Kadınlarda, Alt Üriner Sistem Şikâyetleri İle Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları İlişkisi

    Özcan, Handan; Beji Kızılkaya, Nezihe

    -

  • MakaleYalnız künye2014
    School-hospital collaboration with the point of view of the students in birth internship

    Özcan, Handan

    Aim: This study; gynecology and obstetrics and maternity clinic in the course of the internship, first aid and emergency department nursing students, hospital, school co- operation is planned to determine perspectives. Materials and Methods: This descriptive and cross-sectional population of the study as planned; obstetrics and gynecology clinic internship with the maternity ward of the Emergency and First Aid Program 2nd grade students (n = 60) and Nursing Program 3rd grade students (n = 57) constitute. Before obtaining permission from school administration is taken through the application of face to face interviews were carried out. The data obtained were evaluated as percentage opinions and interpersonal was analyzed by Chi square test. Results: The mean age of the participants is 20.87 &plusmn; 1.86. Gynecology and childbirth in terms of the reasons behind the formation of co-operation at the beginning of the school hospital; 76.9% of hospitals with inadequate conditions, in second place with 54.7% for managers is to come. School of hospital in-service training to improve cooperation canceled (68.4%) was seen as necessary. Conclusion: Students should practice birth as an intership in those services which are specialized areas. To ensure cooperation between institutions arranging regular in-service training, in service full time work as academics, clinical nurse training program also participate in courses should be provided.

  • Derleme MakaleYalnız künye2013
    Evidence based symptoms management in menopause

    Özcan, Handan; Oskay, Ümran

    Menopause, is woman&amp;#8217;s transition from women&amp;#8217;s reproductive age to the lost of her reproductive ability due to the regression of ovarian functions. Average age of menopause is 51 years worldwide, and its rate ranged from 45 to 55 years. Early Menopausal age in developing countries comes earlier than in developed countries. During menopause, hormonal, physical and emotional changes occur due to decrease in estrogenic hormone. During menopause, women seeking alternative treat- ment methods usually prefer treatment modalities compatible with their cultural backgrounds. These methods include acu- puncture, yoga, relaxation movements, manipulation techniqu- es, meditation, exercise, homeopathy, traditional Chinese medi- cine, natural sources of estrogen, diet, vitamins and minerals.