Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Üzülmez, Mehmet(6)
- Hatipoglu, Ilter Kutlu(2)
- Ozçelebı, Muhammed Akıf(2)
- Uzun, Ali(2)
- Zeybek, Halil İbrahim(2)
- Akbal, Alev(1)
- Akbas, Yusuf Ekrem(1)
- Alagoz, Gürkan(1)
- Arslan, Ferhat(1)
- Bahadir, Muhammet(1)
- Budak, Nihan(1)
- Buz, Sema(1)
- Can, Esra(1)
- Canli, Muhlise(1)
- Celik, Kemal(1)
- Dede, Volkan(1)
- Demir, Vahdettin(1)
- Demirci, Barış(1)
- Deniz, Mehmet(1)
- Doner, Fatih(1)
- Doğru, Bülent(1)
- Duran, Cankül(1)
- Dursun, Yucel(1)
- Efşan, Nur Çelik(1)
- Er Baranaydın, Özlem(1)
- Eraslan, Selim(1)
- Erbas, Yasar Selcuk(1)
- Eren, Mehmet(1)
- Ersoy, Bünyamin(1)
- Ersoy, Yusuf(1)
- Eruz, Coskun(1)
- Gök, İlhan(1)
- Günes, Erkan(1)
- Gürçeşme, Mustafa(1)
- Işık, Fatih(1)
- Kaplan, Benay(1)
- Kara, Melisa(1)
- Kaya, A(1)
- Kaya, Fazil(1)
- Kaya, Fazıl(1)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2026Ahlat ilçesinin jeoturizm potansiyelinin araştırılması: GAM ve A’ WOT yönteminin uygulanması
Ozçelebı, Muhammed Akıf; Kara, Melisa
Bu çalışma, Ahlat yöresinin jeoturizm potansiyelini ortaya koymak ve bu doğrultuda turizm sektörünün geliştirilmesi ile sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik stratejiler önermek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu hedefe ulaşmak için Jeosit Değerlendirme Modeli (GAM), A’WOT ve TOWS teknikleri kullanılmıştır. İlk aşamada GAM modeli uygulanmış ve bu modelden elde edilen veriler matris diyagramı üzerinde gösterilerek jeosit ve jeomorfositlerin potansiyel seviyeleri belirlenmiştir. Bu doğrultuda Nemrut Gölü dışındaki jeosit ve jeomorfositlerin matrisin orta bölümünde konumlandığı ve hem ana hem de ek değerler bakımından orta düzeyde bir potansiyele sahip oldukları belirlenmiştir. Ardından, A’WOT analizi uygulanarak Ahlat yöresindeki jeosit ve jeomorfosit alanların ve çevresinin güçlü ve zayıf yönleri ile fırsat ve tehditleri ortaya çıkarılmış, elde edilen nitel veriler Analitik Hiyerarşi Prosesi tekniği ile nicelleştirilerek önem sırasına göre önceliklendirilmiştir. Son olarak TOWS tekniğinden yararlanılmış ve Ahlat’ın, eşsiz jeolojik ve kültürel mirasını korumaya ve bir turizm destinasyonu olarak cazibesini artırmaya yönelik stratejiler belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Karadeniz’in Kıyı Kesimindeki Arazi Kullanımının/Örtüsünün Zamansal ve Mekânsal Değişimi (2000-2023): Akçaabat İlçesi Örneği
Üzülmez, Mehmet
Arazi kullanımı ve örtüsündeki değişiklikler, çevresel yönetim ve planlama açısından büyük önem taşır. Şehirleşme ve sanayileşme süreçleri, tarım arazilerini ve su kaynaklarını azaltarak çevresel kirliliği artırmaktadır. Bu değişiklikler, genellikle uzaktan algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak izlenir ve yönetimde önemli bir rol oynar. Bu çalışma, Karadeniz Bölgesi’nde Trabzon ilinin Akçaabat ilçesinde 2000-2023 yılları arasında arazi kullanımı ve örtüsü değişimlerini incelemektedir. 2000 yılında tarım arazileri %64, ormanlık alanlar %25 ve yerleşim alanları %11 oranındayken, 2013 yılı itibarıyla tarım arazileri %65, yerleşim alanları %18 ve ormanlık alanlar %17 oranındaydı. Bu dönemde yerleşim alanlarının %67,5 oranında artması ve ormanlık alanların %8 azalması gözlemlenmiştir. 2023 yılına gelindiğinde, tarım arazilerinin %52, yerleşim alanlarının %31 ve ormanlık alanların %17 oranında olduğu görülmüştür. Tarım arazilerindeki azalma ve yerleşim alanlarındaki büyük artış dikkat çekmiştir. Yerleşim alanlarındaki hızlı artışın bölgedeki nüfus artışıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Tarım arazilerinin azalması, yerleşim alanlarının genişlemesi ve ormanlık alanlardaki küçülme, bölgenin çevresel dengesini tehdit etmektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ4Elipsoidin düzleme lambert konform konik tasvirinde, coğrafi ve düzlem koordinatlar arasında dönüşüm, jeodezik temel problem çözümü
Celik, Kemal; Kaya, A
Yeryüzünde yapılan ölçülerin değerlendirilmesinde, referans yüzeye ihtiyaç duyulur. Bu yüzey, çalışma alanı büyüklüğüne göre; düzlem, küre ya da elipsoid olarak seçilir. Elipsoid üzerinde yapılacak jeodezik hesaplamaların, düzlem hesabına göre daha zor yapıya sahip olması nedeniyle; yüzey üzerindeki bilgilerin düzleme geçirilmesi yoluna gidilir. Bu çalışmada elipsoidin düzleme tasvirinde kullanılan metotlardan biri olan Lambert Konform Konik (LKK) tasvir incelenmiştir. LKK tasvirinde, elipsoid üzerindeki bilgiler bir yardımcı yüzey aracılığı ile düzleme taşınır. LKK’da, yardımcı yüzey olarak koni kullanılır. Bu çalışmada sözkonusu tasvirin temel yapısı tanımlandıktan sonra, elipsoid coğrafi koordinatları ile düzlem koordinatları arasındaki dönüşümler için kapalı formüller incelenmiş sayısal örnekler verilmiştir. Ayrıca bu tasvir koordinatlarıyla, elipsoid çözüme eşdeğer jeodezik temel problem çözüm formülleri de sayısal çözümlerle incelenmiştir. Bir noktanın koordinatları ile koordinatı bilinmeyen noktayı birleştiren jeodezik eğri ve bu eğrinin azimutu bilindiği durumda ikinci noktanın koordinatları ve azimutun hesaplanması yapılmıştır. Bilinen iki noktanın koordinatlarından jeodezik eğri uzunluğu ve bu eğrinin iki ucundaki azimutların hesaplaması yapılmıştır.
- MakaleYalnız künye2025Vision Foundation Models and Rule-Based Approaches for Roof Surface Segmentation and Photovoltaic Potential Analysis in Urban Areas
Özdemir, Samed; Yavuzdoğan, Ahmet
This study presents two methods for rapidly and effectively determining the photovoltaic (PV) potential of building roofs in urban areas using aerial photographs and point cloud data. In the first method, the Segment Anything Model (SAM) and Contrastive Language Image Pre-Training (CLIP) models are used to detect roof surfaces and obstacles from aerial photographs. In the second method, the Random Sample Consensus (RANSAC) and Density-Based Spatial Clustering of Applications with Noise (DBSCAN) algorithms are employed to identify roof surfaces from Light Detection and Ranging (LiDAR) point clouds. Through the first proposed method, the performance of current deep learning approaches in 2.5D PV potential analysis is investigated, while the second approach examines the performance of 3D PV potential analysis compared to the 2D approach. In PV potential analysis, the Photovoltaic Geographical Information System (PVGIS) Application Programming Interface (API) was utilized. The analysis is conducted based on roof parameters obtained through both proposed methods. In building detection, the first approach achieved an Intersection over Union (IoU) score of 94.29%, whereas the second approach attained an IoU score of 91.23%.
- MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ4Düşey gravite gradyentinin yersel ve global değişiminin izlenmesi: Sümela Manastırı örneği
Yılmaz, Nazan; Tütüncü, Mehmet
Düşey gravite gradyenti (DGG) topoğrafyada ölçülen gravitenin jeoide indirgenmesi için önemlidir. DGG’nin ölçümünün zor olması, uzun zaman almasından dolayı çalışmalarda genellikle global yerpotansiyel modellerden elde edilen DGG değerleri kullanılmaktadır. Bu çalışmada Trabzon Sümela Manastırı çevresinde sarp ve dağlık bir güzergahta eş zamanlı olarak 115 noktada yapılan gravite ölçüleri ile hassas nivelman ölçüleri yardımıyla yersel olarak DGG değerleri belirlenmiştir. Çalışma sahasında aynı zamanda GNSS ölçüleri de yapılarak global yerpotansiyel modeller (EGM2008, ITU_GGC16, XGM2019) yardımıyla global DGG değerleri hesaplanmıştır. Yersel ölçülerden elde edilen DGG değerleri ile global yerpotansiyel modellerden elde edilen DGG değerleri karşılaştırılmıştır ve yersel DGG değerlerinin yükseklikle değişimi lineer ve kuadratik (non-lineer) denklemlerle ifade edilmiştir. Karşılaştırılan DGG büyüklük farklarına ait minimum, maksimum, ortalama ve karesel ortalama hata değerleri (KOH) hesaplanmıştır. DGG farklarına ait en küçük KOH değerine göre yersel ölçülere en iyi uyum sağlayan global yerpotansiyel modelin ITU_GGC16 olduğu tespit edilmiştir. İstatistiksel sonuçlar incelendiğinde, global yerpotansiyel modeller yerine yeryüzünde doğrudan ölçülen düşey gravite gradyenti değerlerinin kullanılmasının gerekliliği bir daha ortaya konulmuştur.
- MakaleAçık Erişim2025Uydu Görüntüleri Yardımıyla Burdur Gölü'nün Su Seviyesi Değişiminin Farklı Su İndeksleriyle Analizi ve Gelecek Yıllardaki Değişiminin Tahmini
Demir, Vahdettin; Tona, Aziz Ugur; Öztaş, Ayşe; Eren, Mehmet
Çalışmanın amacı, Burdur Gölü'nün su yüzey alanı üzerindeki mekânsal değişimleri analiz etmek ve Burdur Gölü Havzası'ndaki uzun yıllık iklim kayıtlarındaki eğilimleri inceleyerek göl yüzey alanının gelecekteki durumu hakkında tahminler yapmaktır. Bu doğrultuda, çalışma alanı için Landsat 4-5 ve Landsat 8 uydu görüntüleri kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Bu görüntülerin sınıflandırılması, Modifiye Normalleştirilmiş Fark Su İndeksi (mNDWI), Normalleştirilmiş Fark Su İndeksi (NDWI) ve Su İndeksi 2015 (WI2015) su indisleri kullanılarak yapılmıştır ve 1985-2021 yılları arasında her yıl için göl yüzey alanı verileri toplanmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, Burdur Gölü'nün su alanı 1985 yılı ile 2021 yılı arasında büyük oranda (81.7-92.3 km²) azalmıştır. Yapılan doğrusal regresyon analizlerine dayanarak, gölün 2070-2080 arasında kuruyacağı tahmin edilmektedir. WI2015 yöntemi, OMH (7.0554) ve GOMH (4.1711) gibi düşük hata değerleri ile 0.9923'lük yüksek korelasyon katsayısı ile en başarılı yöntem olarak değerlendirilebilir.
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleAçık Erişim2025Geleceğin güvenliğinde denizler: ülkelerin denizlere erişimi ile sürdürülebilir kalkınma arasındaki ilişkinin açıklanması
Tutak, Eda
Coğrafi konum ve bu konumdan kaynaklanan fiziki özellikler, tarih boyunca devletlerin güç kaynaklarından birini oluşturmuş, politik davranışları şekillendiren unsurların başında gelmiştir. Denize kıyısı olan devletler; ekonomik, askerî, siyasi, diplomatik ve kültürel açıdan denizlerin sunduğu imkânlardan faydalanırken karayla çevrili ülkeler önemli bir kısıtlama ile karşı karşıya kalmıştır. Bu çalışmanın amacı, devletlerin denizlere erişimi ile sürdürülebilir kalkınma arasında bir ilişki olup olmadığının araştırılmasıdır. Bu çalışmada, nitel araştırma yöntemi olarak doküman analizi kullanılmış, nicel araştırma kapsamında ise Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Endeksi aracılığıyla karayla çevrili ülkelerin performansı betimsel istatistik yöntemiyle incelenmiştir. Çalışmanın bulguları arasında; 2024 yılı itibariyle toplam 43 kara ülkesi arasından üç ülkenin SKH Endeksinin hesaplanamadığı, toplam 167 ülke ile gerçekleştirilen sıralamada ise karayla çevrili ülkelerin genellikle son sıralarda yer aldığı görülmüştür. Sonuç olarak insani bir yaşam için denizlerin devletlere önemli fırsatlar sunduğu ve bu kapsamda denizlere erişimi bulunan devletlerin kara ülkelerine kıyasla daha ayrıcalıklı bir konuma sahip olduğu tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Akçaabat (Trabzon) İlçesinde Yerleşmelerin Yükselti Basamaklarına Göre Dağılışı
Üzülmez, Mehmet
Bu çalışma, Akçaabat ilçesindeki yerleşim alanlarının dağılımını, yükselti faktörüne bağlı olarak incelemektedir. Çalışma, yerleşim alanlarının coğrafi unsurlara bağlı olarak nasıl değiştiğini ve bu durumun bölge üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Coğrafi ve topoğrafik koşullar, yerleşimlerin ve nüfusun yoğunluğunda belirleyici bir rol oynamaktadır. İlçede iklim verileri, tarım, yerleşim ve ekosistem üzerinde belirgin etkiler yaratmaktadır. Araştırmada, ilçenin yükselti kademeleri (0-400, 401-800, 801-1200, 1201-2000 metre) detaylı olarak incelenmiş ve nüfus ile yerleşim dağılımı analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında, topografik haritalar, nüfus ve iklim verileri ile Sayısal Yükselti Modeli (SYM) kullanılmış; veriler ArcGIS 10.5 yazılımı ile analiz edilmiştir. Bulgular, 0-400 metre yükselti aralığında yerleşimlerin ve nüfusun yoğunlaştığını, yükselti arttıkça hem yerleşim birimlerinin hem de nüfusun azaldığını göstermektedir. 1200 metre üzerinde kalıcı yerleşim bulunmamakla birlikte, yayla yerleşimleri geçici yerleşim alanı olarak öne çıkmaktadır. Çalışmada, yükseltiye bağlı olarak ekonomik faaliyetlerde de değişim gözlemlenmiştir. Kıyı bölgelerinde tarım ve balıkçılık faaliyetleri yoğunlaşırken, yüksek alanlarda hayvancılık ve yayla turizmi ön plana çıkmaktadır. Özellikle Hıdırnebi Yaylası, turistik potansiyeliyle dikkat çekmekte ve bölge ekonomisine katkı sağlamaktadır.
- MakaleAçık Erişim2024Depremde Kadın Olmak: Osmaniye Düziçi Çadır Kent Örneği
Akbal, Alev; Taşbaş, Sultan
Teknolojinin gelişmesi, kurumsallaşma düzeyinin yüksek olması, iş sahalarının fazlalılığı ve çeşitliliği nedeniyle insanlar yaşamak için kentsel yaşam alanlarını tercih etmektedirler. Kırsal alandan kente yoğun göçün yaşanması kentlerde yeni yerleşim yeri arayışının artması, alt yapı sorunları, ulaşım problemleri, eğitim ve sağlık sorunlarının armasına neden olmaktadır. Bununla birlikte coğrafi koşulların uygun olmamasına rağmen yani doğal afetlerin görülme riskinin yüksek olmasına rağmen insanların afet bölgelerine yerleşim yeri kurmasına neden olmaktadır. Bu durum ise herhangi bir afetle karşılaşılması durumunda toplumsal direncin düşmesine ve kırılganlıkların artmasına neden olmaktadır. Dirençlilik kişilik özellikleri, cinsiyet, eğitim durumu, toplumsal statü, kentsel alt yapı, coğrafi konuma göre değişkenlik göstermektedir. Dezavantajlı gruplar ise bu afetlerden çok daha fazla etkilenmektedir. Dezavantajlı gruplar arasında tanımlanan kadınların direnci sahip oldukları toplumsal cinsiyet rollerinden dolayı daha düşük konumdadır. Bu kapsamda depremde kadının toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin beraberinde getirdiği dezavantajlılığın kadınların kırılganlıklarını artırması çalışmanın temel problemini oluşturmaktadır. Depremde kadınların toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklanan kırılganlıklarını ve bu kırılganlıkların nedenlerini ortaya koymak çalışmanın temek amacını oluşturmaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kadının toplumsal cinsiyet rolleri , doğal afetler ve doğal afetlerin ortaya çıkardığı kırılganlıklar ve çalışmanın yöntemine ilişkin bilgiler yer almaktadır. İkinci bölümde çalışmanın araştırma bulgularına yer verilmekte ve afetzede kadınların depremde yaşadıkları kırılganlıklar sosyolojik açıdan tartışılmakta; sonuç bölümde ise elde edilen bulgulara ilişkin kavramsal ve kuramsal tartışmalar yer almaktadır.
AtıfOpenAlex9TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2024Kaş İlçesinin (Antalya) Nüfus Özellikleri
Yurdigül, Kürşat
Nüfus, doğum ve ölümler ile göçlere bağlı olarak değişimleri içeren bir olgudur. Nüfus, hareketli bir yapıya sahip olup bulunduğu yerin konumuna göre değişkenlik göstermektedir. Doğum-ölümlerin yanı sıra göçler nüfus değişkenliğinde önemli rol oynamaktadır. Aktif olarak göç alan ve göç veren bölgelerde nüfus hareketli bir yapıya sahip olmaktadır. Nüfusun değişkenlik göstermesindeki diğer faktörler beşeri ve ekonomik özelliklerdir. Nüfusun, değişime uğramasındaki diğer etkiler ise salgın hastalıklar, savaşlar, doğal afetler gibi olaylar da nüfus özellikleri üzerinde oldukça etkilidir. . Nüfusu etkileyen bir diğer unsur sosyo-ekonomik özelliklerdir. Sosyo-ekonomik özellikler nüfusun nitelik ve niceliğine doğrudan ya da dolaylı etki etmektedir. Bu yüzden nüfus hareketleri çeşitli faktörlere bağlı olarak yıldan yıla farklılık gösterebilir. Nüfus özellikleri zaman içerisinde değişikliğe uğrayan ilçelerden biri olan ve çalışma alanını oluşturan Kaş, Antalya’ya bağlı bir ilçe olup, Akdeniz Bölgesi’nin Antalya Bölümü’nde yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı Kaş ilçesinin geçmişten günümüze kadar olan nüfusundaki değişimleri ve hareketleri ile Kaş’ın nüfus özelliklerini ortaya koymaktır. Araştırma sahasını oluşturan Kaş, tarihi çok eskilere dayanan bir yerleşme olup geçmişten günümüze nüfus özellikleri değişime uğramıştır. Araştırmada Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) adrese dayalı nüfus kayıt sistemi (ADNKS) verilerine göre nüfus ve göç verilerinden yararlanılarak hazırlanmıştır. Adrese dayalı nüfus kayıt sistemi (ADNKS) verilerine göre, Kaş ilçesinin nüfusu, 2022 yılında 62.866 kişidir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Daily Lives of Afghan Female Immigrants Living in Trabzon
Buz, Sema; Canli, Muhlise
Turkey is used as a transit country by irregular immigrants because it is at the intersection of the Asian, European and African continents and functions as a bridge between underdeveloped states and developed Western countries in terms of political and economic factors. Immigrants of Afghan nationality rank first among irregular immigrants in Turkey. The reasons such as internal conflict, terrorism, economic and political instability and war in Afghanistan have caused the people to turn to Turkey for a safer and more humane life. Regarding the migration from Afghanistan to Turkey in general, and especially the female immigrants of Afghan nationality living in Trabzon, there are limited field studies on how gender affects and differentiates the migration process. This work is based on a field study to reveal how being a woman in migration affects the migration process and the differences in women's migration experiences. In this research, face-to-face in-depth interviews were conducted with 20 Afghan female immigrants living in Trabzon. These interviews were analyzed through the MAXQDA 12 program and five themes were revealed. The first theme includes views on life in Afghanistan, the second contains views on the immigration process, the third covers changing situations after migration, the fourth involves Afghan immigrants and other women, and the last one comprises the experience of violence before, during and after migration. As a result of the study, it was determined that gender affected the difficulties encountered during the migration process. It was concluded that gender-related assumptions and practices were reconstructed after migration. There are many differences between Afghan female immigrants and women who are the members of the local community in terms of social rights and freedoms. Also it was observed that there is a similarity through religious elements.
AtıfOpenAlex4
İncele - MakaleAçık Erişim2024Gastronomi Turizmi Gelişmişlik Düzeyi: Trabzon'a Yönelik Bir Araştırma
Ödemiş, Murat
Araştırmanın temel amacı, Trabzon’da yaşayan yerel halkın görüşlerine dayanılarak ilin gastronomi turizmi açısından gelişmişlik düzeyini ortaya koymaktır. Araştırmanın verileri anketle toplanmış olup, araştırmanın örneklem grubunu Trabzon yerel halkı oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde elde edilen verilerin geçerliliği ve güvenilirliği değerlendirildikten sonra, hipotezleri test etmek amacıyla mevcut veriler üzerinde ANOVA Testi, T-Testi, korelasyon ve regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, verilerin ortalamasının genel olarak üçe yakın olması nedeniyle, Trabzon’un gastronomi turizmi gelişmişlik düzeyinin katılımcılar tarafından vasat yani ortalama düzeyde değerlendirildiği tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada, test edilen bazı hipotezler de (H1a, H2a, H2c, H6a, H2f, H3b, H3e, H4b, H7, H8, H9 ve H10) kabul görmüştür. Sonuç olarak araştırmada, Trabzon’un gastronomi turizminde henüz tam olarak gelişim gösteremediği, ancak ilin gelişim potansiyelinin yüksek olduğu belirlenmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024Türkiye’de coğrafi bilgi sistemi tabanlı yatırım teşvik politikalarının oluşturulması
Çam, Alper Veli; Taşdemir, Seda Sağlamyürek
Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye’nin yürürlükteki yatırım teşvik politikaları değerlendirilerek, Coğrafi Bilgi Sistemleri tabanlı farklı yatırım teşvik haritaları oluşturmaktır. Çalışmanın diğer amacı ise yatırım teşvik politikalarının oluşturulmasında Coğrafi Bilgi Sistemlerinin kullanılabilirliğini ispatlamaktır. ArcGIS 10.7.kullanılan çalışmada, mekânsal oto korelasyon için Moran’s I yöntemi, mekânsal analizler için ise Coğrafi Ağırlıklı Regresyon analizi kullanılmıştır. Analizler sonucunda Coğrafi Ağırlıklı Regresyon yöntemine göre oluşturulan enerji, tarım ve ihracat teşvik bölgelerinin mevcut teşvik bölgelerinden farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Türkiye’de ulusal kalkınmanın yaşanması, verimliliğin arttırılması, rekabet üstünlüğünün sağlanması ve bölgelerarası gelir eşitsizliğinin giderilerek bölgesel kalkınmanın sürdürülebilmesi için yatırım teşvik sisteminin illerin coğrafi özelliklerine göre yeniden düzenlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Çalışmada yatırım teşvik bölgeleri farklı bir yöntemle (Coğrafi Bilgi Sistemleri) yeniden oluşturulmuştur. Çalışmanın, ulusal ve bölgesel kalkınma politikalarının yeniden oluşturulması ve farklı yöntemlerin kullanılabilirliğini ispatlama açısından literatüre önemli bir katkı sağlaması beklenmektedir.
- MakaleAçık Erişim2024Samsun’da Kara Yolu Trafik Kazalarının CBS Tabanlı Zamansal ve Mekânsal Analizi
Ozçelebı, Muhammed Akıf
Dünya genelinde kentlerdeki araç sayısının artışı, uluslar için önemli bir endişe kaynağı olmuştur. Bu durum, ekonomik kayıpların yanı sıra kara yolu trafik kazalarında (KTK) da yükselişe yol açmış ve trafik güvenliğini küresel düzeyde ciddi bir sorun haline getirmiştir. Bu çalışmada Samsun’da KTK’lerin zaman içerisinde neden ve nasıl gerçekleştiğinin tespit edilmesi, nispeten yüksek riskli konumların belirlenmesi ve yakın çevresindeki aktivite alanlarıyla ilişkilendirilmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Çekirdek yoğunluk, Ancelin Local Moran’ın I, benzerlik ve mekân-zaman küpü analizlerinden yararlanılmıştır. Buna göre 2018-2020 yılları arasında gerçekleşen 4.339 kara yolu trafik kazaları en az perşembe günü, kış mevsimi ve gece saatlerinde (00:00-06:00) meydana gelirken, en fazla kaza ise cumartesi günü, yaz ayları ve akşam vakitlerinde (16:00-21:00) gerçekleşmiştir. Çalışma kapsamında yapılan analizler Samsun’da KTK’lerin daha yüksek araba hızına ve hacmine sahip çok şeritli yollar üzerinde kümelendiğini ortaya çıkarmıştır. KTK’lar konut ve ticari arazi kullanım alanları ile kamu ve özel kurumların toplandığı şehir merkezleri ve yakın çevresindeki anayollar boyunca meydana gelmiştir. KTK’lerde sözü edilen şehir merkezlerinde ise Samsun’un en nüfuslu ilçesi olan İlkadım öne çıkmıştır. Samsun şehrinde mekân zaman küpü analizi neticesinde zaman içinde KTK’lerin kümelenme gösterdiği sıcak noktalar içerisinde en geniş alana yayılan model “azalan sıcak noktalar” olmuştur. Bu model İlkadım ilçesinin kentsel alanı ile Canik ilçesinin batısındaki İlkadım Bulvarı’nın çevresinde kümelenmiştir. Sonuç olarak tespit edilen bu sıcak noktalar güvenlik kurumlarının kaza sıklığını veya şiddetini azaltacak önlemler konusunda daha bilinçli kararlar almasına rehberlik edeceği düşünülmektedir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Gümüşhane Merkez Mahalle Adlarının Köken Bakımından İncelenmesi
Budak, Nihan
Yer adları bilimi (toponimi) dilbilimin alt dallarından biridir. Yer adları; coğrafi şartlar, toplum ve toplumun sahip olduğu kültür, yaşam şekilleri ve şartlarıyla doğru orantılı olarak oluşmaktadır. Yer adları, coğrafi yapının yanı sıra o bölgede yaşayan toplum hakkında da ipuçları vermektedir. Bu çalışmada Türkiye’nin kuzeydoğusunda yer alan illerden biri olan Gümüşhane ele alınacaktır. Altı ilçesi bulunan bu ilin merkezi Merkez ilçesi olarak adlandırılmaktadır. Merkez ilçeye bağlı 20 mahalle bulunmaktadır. Bu mahallelerin 8 tanesinin adı tek kelimeden, diğerleri ise iki kelimeden oluşmaktadır. Bu çalışmada mahallelerin adları yapıları ve kökenleri bakımından tek tek ve alfabetik sırayla incelenecektir. Böylelikle dilbilimin alt alanlarından biri olan ve yer adlarının oluşumunu ve anlamını inceleyen yer ad bilimi (toponimi/toponomi) alanına katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Yapı bakımından Canca Mahallesi, Çamlıca Mahallesi, Ekinciler Mahallesi, Fatih Mahallesi, Gaziler Mahallesi, Mezire Mahallesi, Süleymaniye Mahallesi, Yeni Mahallesi tek kelimeden oluşan mahalle adları; Akçakale Mahallesi, Bağlarbaşı Mahallesi, Esentepe Mahallesi, Eskibağlar Mahallesi, Hacıemin Mahallesi, Hasanbey Mahallesi, İnönü Mahallesi, Karaer Mahallesi, Karşıyaka Mahallesi, Oltanbey Mahallesi, Osman Gazi Mahallesi, Özcan Mahallesi iki kelimeden oluşan mahalle adlarıdır. Bu mahalle adlarından Çamlıca, Ekinciler, Yeni, Esentepe, İnönü, Karaer, Karşıyaka, Oltanbey Türkçe; Fatih, Mezira, Hacıemin, Osmangazi Arapça’dır. Canca, Gaziler, Süleymaniye, Akçakale, Özcan, Bağlarbaşı, Eskibağlar, Hasanbey ise bir kısmı farklı bir dilden bir kısmı farklı bir dilden oluşmuş melez bir yapıdadır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024Orman Köylülerinin Orman Kadastrosu Çalışmalarına İlişkin Görüşleri Üzerine Bir Değerlendirme
Komut, Osman; Özdemir, Faruk
Bu çalışmada, orman kadastro uygulamalarının devam ettiği alanlarda, orman köylülerinin bu çalışmalara ilişkin farkındalık düzeyi, algı ve görüşlerinin analizi amaçlanmıştır. Çalışma Gümüşhane ili kapsamında 3 farklı ilçe ve bunlara bağlı 29 farklı orman köyünde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak yüz yüze uygulama esasına dayalı anket kullanılmıştır. Araştırma ölçeği; orman kadastrosunun faydaları, bilgilendirme ve yöntem kabul edilirliği, belge ve itirazların dikkate alınması, orman kadastrosu gerekliliği ve kararların kabul edilirliği ile uygulama sonuçları ve sorun çözüm yeterliliği olmak üzere 5 alt grup esasında ele alınmıştır. Mann-Whitney U ve Kruskal Wallis H testlerinin kullanıldığı istatistik analizlerde, katılımcıların yerleşik bulunduğu ilçe, eğitim durumu, arazisinin tescil durumu ve ormandan gelir elde etme değişkenleri için farklı ölçek alt grupları için anlamlı (p<0,05) görüş farklılıkları tespit edilmiştir. Çalışma sonuçları, orman köylülerinin orman kadastrosu hakkındaki kaygılarının orman kadastro komisyonunun alacağı kararların kabul edilirliği ve bu uygulamanın orman köylülerinin arazi mülkiyeti sorunlarını çözme yeterliliği üzerinde yoğunlaştığını göstermiştir. Anahtar Kelimeler:
- MakaleAçık Erişim2024Arama Kurtarma Çalışanlarının Bilgi Teknolojilerine Yönelik Tutumları ve Kullanımları
Şahinöz, Saime; Tazegül Bekci, Ayşe
Her yıl çok sayıda doğa olayı meydana gelmekte ve doğa kaynaklı olaylardan meydana gelen kayıpların önde gelen nedenlerinden biri bilgi ve teknoloji eksikliği olarak görülmektedir. Bununla birlikte teknolojideki değişimler ve bilgi birikimindeki hızlı artış, toplumda önemli değişiklikler meydana getirmiştir. Bu çalışma, Türkiye'nin Adana ilindeki AFAD ve İtfaiye çalışanlarının teknoloji tutumlarını ve bilgi teknolojileri kullanım düzeylerini araştırmayı amaçlamaktadır. Araştırma kesitsel bir tasarım kullanılarak gerçekleştirilmiş ve bu kuruluşlardaki hem yöneticilere hem de çalışanlara anket uygulanmıştır. Demografik bilgilerin yer aldığı bilgi formu, teknolojiye ilişkin tutumlara yönelik ölçek ve bilgi teknolojileri kullanım düzeyini ölçen bir ölçek olmak üzere üç ölçek kullanılmıştır. Toplanan veriler, açımlayıcı faktör analizi (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) gibi çeşitli istatistiksel teknikler kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlar, genel olarak, çalışanların müdahalelerinde ve işle ilgili diğer görevlerinde teknoloji kullanımına yönelik olumlu bir tutum sergilediklerini ortaya koymuştur. Bununla birlikte, çalışanların teknolojiye ilişkin tutum düzeylerinin reel kullanım düzeylerinden daha fazla olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, çalışmada sayısal harita uygulamaları ve coğrafi bilgi sistemi gibi en az kullanılan bazı teknolojiler tespit edilmiştir. Bu bulgular, kuruluşların çalışanları arasında teknolojinin benimsenmesini ve kullanımını artırmaları için değerli bilgiler sağlamaktadır.
- MakaleAçık Erişim2024İstanbul – İzmir Otoyolu’nun Tarım Alanlarına Etkisi: Manisa Kesimi Örneği
Arslan, Ferhat; Üzülmez, Mehmet
Ulaşım faaliyetleri bir ülkenin gelişmişlik derecesini belirleyen önemli göstergelerden birisidir. Ülke içindeki ticari faaliyetlerin devamı, ülkenin her noktasına olabilecek iletişim hareketliliği ve bireysel faaliyetler gibi birçok unsurun da odak noktasında yer alan ulaşım aynı zamanda ülkeler arasındaki ilişkileri de belirleyen başat aktörlerdendir. Kara yolu ile her noktaya ulaşım imkânının bulunması ve ulaşımda kullanılabilen araç çeşitliliğinin fazlalığı nedeniyle tüm dünya gibi Türkiye’de de kara yolu ulaşımının geliştirilmesine yönelik politikalar benimsenmiştir. Bu politikaların bir sonucu olan ve etki düzeyi ile hem ulusal hem de uluslararası bir niteliği bulunan İstanbul - İzmir Otoyolu 2009 yılında ihale edilmiş ve 2019 yılı itibariyle tamamen hizmete açılmıştır. Bu çalışma söz konusu otoyolun tarım alanları üzerindeki etkisini Manisa örneğinde incelemeyi amaçlamıştır. Manisa’nın ulusal ve uluslararası düzeyde bir tarım bölgesi olması örneklem seçiminde etkili olmuş ve bu kapsamda Google Earth, OpenStreetMap, Coordination of Information on the Environment (CORINE, 2018), Harita Genel Müdürlüğü ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden elde edilen veriler kullanılmıştır. Çalışma sonucunda otoyol projesi neticesinde Manisa genelindeki karmaşık ekim modelleri, kuru tarım alanı, zeytin alanı, sulu tarım alanı ve üzüm bağları kategorisinde toplam 842 ha’lık tarım alanının kaybedildiği sonucuna varılmıştır. Çalışma ile gıda üretim alanı olan tarım alanlarını koruyucu önlemler ile entegre ulaşım politikalarının temel alınmasının zorunluluğu vurgulanmıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Evaluation of the darfur crisis in the context of climate migration
Yılmaz, Vedat; Efşan, Nur Çelik
Climate migration, also known as environmentally induced migration, is commonly witnessed in African countries that experience serious difficulties in meeting basic needs such as drought, water scarcity, and food security due to limited resources. Climate-related stress experienced in Africa in the 21st century will continue with both horizontal migration within the continentand migration across borders. The aim of the study is to reveal the impact of “climate change” in Sudan’s Darfur Region, which is known to be one of the first examples of climate-related migration in the literature, and the impact of foreign (or international, one of them is enough) intervention to the migration patterns that paved the way of humanitarian crises in the region. For this reason, The study reveals that how the climatic changes in Africa led to political instability, social violence and a security threat. In the study, it was concluded that the macro powers (states such as the USA, China and Russia) that triggered the humanitarian crisis in Darfur will continue their goals of sharing Sudan's resources. It is foreseen that these states will escalate the crisis by taking advantage of the administrative weaknesses of the Sudanese Government in order to achieve this. It has been revealed that democracy, human rights and the environment will continue to be low politics issues in Sudan, which cannot calm down its domestic politics, and it has become more challenging to ensure the long-term sustainability of social peace. It is argued that the rise of violence in the region will affect the living conditions in camps consisting of various ethnic groups and cause new socio-political problems. In the study, in which Turkish and English literature were reviewed, it has been aimed to provide insights and develop recommendations for further research. It is expected that this study will contribute to the Turkish literature in this regard.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Giresun Şehrinde Okullara Erişimin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile Analizi
Deniz, Mehmet; Üzülmez, Mehmet; Gürçeşme, Mustafa
Günümüz şehirleri gürültülü, kalabalık ve motorlu araçların çokluğuyla beraber insan sağlığı için tehlikeler oluşturmaktadır. Böyle şehirlerde mesafe olarak erişilmesi zor olan okullarda eğitim görebilmek bu durumu daha da tehlikeli hale sokmaktadır. Bu sebeple ülkemizde Mekânsal Planlar Yönetmeliği çerçevesinde okullara erişebilirliğin mesafeleri okul seviyelerine göre belirlenmiştir. Günümüzde teknolojinin gelişmiş olmasıyla birlikte Coğrafi Bilgi Sistemleri de gelişmiş ve söz konusu sistemlerde kullanılan programlarla erişebilirlik analizleri yapılarak en uygun mesafeler ortaya konmaktadır. Bu çalışmada da Giresun şehrinde binaların anaokulu, anasınıfı, ilkokul, ortaokul ve liselere olan mesafelerin yönetmeliğe göre uygunluğu analizlerle ortaya konmuştur. Çalışmada kullanılan okulların lokasyonları Millî Eğitim Bakanlığı’nın web sitelerinden, binaların konumları ise Giresun Belediyesi’nden temin edilmiştir. Analizlerin yapımında Coğrafi Bilgi Sistemleri programlarından biri olan ArcGIS adlı programının hizmet alanı (service area) modülünden faydalanılmıştır. Çalışmada Giresun şehrine ait 28 mahalledeki konutların okullara erişebilirliği analiz edilmiştir. Yapılan çalışmadaki sonuçlara göre şehirdeki binaların erişim uygunluğu ortalama olarak anaokullarına %21, anasınıflarına %37,4, ilkokullara %39,6, ortaokullara %70,2 ve liselere %93 şeklinde çıkmıştır. Okul seviyelerinin artmasıyla birlikte yürüme mesafelerinin de artması şehirdeki erişim uygunluğunu arttırmıştır. Ancak Giresun şehrinde okulların mekânda düzensiz dağılımı pek çok binanın erişebilir mesafeler dışında kaldığını göstermiştir. Şehirde okullara yönetmelik çerçevesinde uygun mesafe yönünden erişimi problem olan binaların olduğu bölgelerde yeni okulların yapımı buna çözüm olacaktır.
AtıfOpenAlex2
İncele













