Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
Yayınlar
- Derleme MakaleAçık Erişim2025The Role of Electronic Fetal Monitoring (EFM) in Obstetric Malpractice: An Evaluation from the Perspectives of Midwives, Nurses and Forensic Medicine
Doğan, Muzaffer Berna; Karakas, Sevda
This review aims to assess the significance of electronic fetal monitoring (EFM) in medical error claims in obstetrics from the perspectives of midwifery, nursing, and forensic medicine. One fundamental approach to preventing adverse events during labor is the early recognition of fetal distress. Midwives and nurses are responsible for applying, evaluating, and recording EFM tracings during labor, which are crucial evidence in forensic medical evaluations. In the absence of medical records, the follow-up, treatment, and medical practices become contentious during trials, leading to delays in the litigation process. This is because medical records are vital in evaluating medical malpractice claims, and expert witnesses play a key role in assessing the standard of care. Despite its widespread use, there is a need for greater clarity on the reliability, role, and benefits of EFM. Furthermore, expert witnesses in medical malpractice cases may interpret practices with controversial reliability differently. While the reliability of EFM is debated, it cannot be ignored that it is an essential tool for early recognition of fetal distress. Given its importance and the need for written evidence in the trial process, it is recommended that forensic nurses, midwives, and lawyers receive training on maintaining medical records according to standards.
- MakaleAçık Erişim2025Evaluation of Adolescents’ Perceptions of Family in Child Sexual Abuse Cases Reported to Forensic Authorities: A Qualitative Study
Uzun, Sevda; Bayrak, Nurten Gülsüm
Objective: This study aimed to evaluate the family perceptions of adolescents in cases of child sexual abuse reported to judicial authorities. Material and Methods: In this qualitative investigation, semi-structured, in-depth interviews were conducted with 15 children who were exposed to qualified sexual abuse and lived in a northern Turkish city. The criterion sampling method, a purposive sampling technique, was used to select study participants. Interviews were carried out until data saturation was achieved. All interviews were meticulously recorded and subsequently transcribed verbatim. Thematic analysis was employed to interpret the data. The Consolidated Criteria for Reporting Qualitative Research checklist guidelines were adhered to throughout the study. Results: In the analysis of the data, three overarching categories (reflections on family relationships, sexual abuse and relationships with family, and situations in the family that are desired to change or improve) and eight sub-themes (mother, father, siblings, directly or indirectly, cognitive dimension, emotional dimension and behavioral dimension) were obtained. Conclusion: In this study, it was found that the outcomes related to family dynamics of adolescents who were victims of sexual abuse are very important for healthy mental development. In this context, early detection of negativities related to family dynamics and identification of risky families are very important.
- MakaleAçık Erişim2024Afetlerde Kimliklendirme ve Kahramanmaraş Depremlerinde Kullanılan Yöntemler
Cengiz, Sevil; Kurt, Pınar
Afetlerde, ölümlerin fazla ve imkânların sınırlı olması, naaşlarda oluşan bozulmalar kim-liklendirmeyi güçleştirir. Afet kurbanlarının kimliklendirilmesinde parmak izi, DNA analizi ve dental analiz kullanılır. Bu yöntemlerin güvenirliği, yöntemin maliyeti ve uygulanabil-irliği de önemlidir. Yöntemlere ait yeterli, güvenli alt yapının ve veri tabanının bulunması gerekir. Bireylerin ölüm öncesi kayıtlarının tutulması yöntemlerin uygulanmasını etkin kılar. Maliyet ve uygulanabilirlik açısından parmak izi analizleri ve dental analizler daha avantajlı yöntemlerdir. DNA analizi ise güvenirliği yüksek ve kesin sonuca götürmesinin yanında yüksek maliyetli ve uygulanması daha zordur. Türkiye de parmak izi kayıtları yeterli düzeyde tutulmakla birlikte dental kayıtlar ve DNA kayıtları ile ilgili sorunlar mevcuttur. Yaşanan Kahramanmaraş depremlerinde kimliklendirme öncelikli olarak görsel teşhis ve parmak izi ile yapıldı, yapılamadığı durumlarda ise DNA analizleri ile yapıldı, yakını olmayanlarda DNA örnekleri alınarak defin işlemleri gerçekleştirildi. Ülkemizde sıkılıkla afetlerin yaşanıyor olması da öncelikle multidisipliner çalışmalar ile ölüm öncesi tüm halkın kayıtlarının tutulması ile afet durumunda etkin kimliklendirme çalışmalarının yapılmasını sağlar
- MakaleYalnız künye2024Türkiye’de adli muhasebe eğitiminin güçlü ve zayıf yönleriyle değerlendirilmesi
Ertaş, Fatih Coşkun; Tosunoğlu, Büşra; Nıyazı, Farıdeh Nıyazı
Bu çalışmanın amacı Türkiye’de adli muhasebe eğitiminin güçlü ve za- yıf yönleriyle değerlendirilmesidir. Alt amacı ise adli muhasebe müfredatında hangi derslerin ve öğretim tekniklerinin yer alması gerektiğidir. Bu doğrultu- da Türkiye’de Muhasebe-Finansman anabilim dalında görev yapan 332 aka- demik personele, adli muhasebe eğitiminin güçlü ve zayıf yönleri, müfredatta yer alması gereken dersler ve öğretim tekniklerinin neler olması gerektiğine ilişkin oluşturulan bir anket uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, adli muhasebe eğitiminin en güçlü yönünün öğrencilere sağlamış olduğu fayda, en zayıf yönünün ise müfredatta mesleki standartların yeteri kadar yer almaması söylenebilmektedir. Ayrıca mesleğin değeri, kariyer olanakları ve gerçeğe uy- gun veriye erişim imkânı gibi güçlü yönlerinin yanı sıra müfredattaki tutarsız- lıklar, kaynak eksikliği ve tanınma ve itibar eksikliği de diğer zayıf yönlerini oluşturmaktadır. Çalışmada ayrıca hile unsurları ve türleri, veri analitiği, psi- koloji, iç kontrol ve iç denetim, iş etiği, etkili raporlama yöntemleri ve ekono- mik suçların kriminolojisi gibi derslerin müfredatta yer alması gerektiği tespit edilmiştir. Son olarak adli muhasebe eğitiminde öğretim teknikleri de ince- lenmiş olup ilk sırayı vaka analizi almakta olup bu tekniği modelleme, proje ve sunum, eğitici filmler, eğitim kampları ve laboratuvarlar takip etmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Mustafa Hayrullah'ın Tabâbet-i Adliye-i Mecânîn adlı eserinin fıkhi açıdan değerlendirilmesi
Cengizhan Şahin
Bu çalışma Osmanlı son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarında yaşamış olan Mustafa Hayrullah'ın Tabâbet-i Adliye-i Mecânîn adlı eserinin fıkhi açıdan değerlendirilmesini hedeflemektedir. Çalışma bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Girişte tezin konusu, amacı, yöntemi ve sınırlarından bahsedilmiştir. Bu kapsamda genel olarak adli tıp ve adli psikiyatri hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Birinci bölüm, tezin araştırma kısmını oluşturmaktadır. Bu bölümde Mustafa Hayrullah'ın hayatı, kişiliği ile kaleme almış olduğu eserler ve fikirleri incelenmiş, yazmış olduğu bazı eserlerle ilgili bilgilere yer verilmiştir. Daha sonra ise eserin fıkhi açıdan değerlendirmesi yapılmıştır. Söz konusu değerlendirmeler müellifin belirlemiş olduğu bölümler çerçevesinde yapılmıştır. Burada önce eserin ilgili bölümü hakkında genel bilgiler verilmiş, sonra konunun fıkıh eserlerinde ve özellikle çağdaş çalışmalarda nasıl ele alındığına temas edilmiştir. Son olarak Mustafa Hayrullah'ın görüşleri bu çerçeveden değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu bölümün sonunda ise sonuç başlığı altında genel bir değerlendirme yer almaktadır. Üçüncü bölüm eserin günümüz Türkçesi alfabesine aktarımından oluşmaktadır. Zira Tabâbet-i Adliye-i Mecânîn adlı eser Osmanlı Türkçesi ile yazılmıştır. Aktarım yapılırken serbest metod ile latinize edilmiştir. Metnin orijinali ile kolay karşılaştırma imkanı vermesi amacıyla sayfa numaraları metnin içerisinde verilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023Kayropraktik Eğitim Seminerinin Fizyoterapi Öğrencilerinin Kayropraktik Hakkındaki Bilgi Düzeyleri ve Tutumlarına Etkisi
Arslan, Mesut; Şen, Müşerref Ebru
Kayropraktik mesleğinin ülkemizde henüz yaygınlaşmaması önemli bir halk sağlığı sorunudur. Kayropraktik mesleği ile yakından ilişkili olan fizyoterapi öğrencilerinin kayropraktik konusunda bilgi sahibi olması mesleğin gelişimi açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada kayropraktik eğitim seminerinin fizyoterapi öğrencilerinin kayropraktik hakkındaki bilgi düzeyleri ve tutumlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ‘Kayropraktik Eğitim Semineri’ne katılan 216 fizyoterapi öğrencisi üzerinde gerçekleştirildi. Araştırma tek grup deneysel çalışma olarak tanımlanabilir. Öğrencilerin demografik verilerinin yanında kayropraktik hakkındaki bilgi ve tutumlarını değerlendirmek amacıyla 9 sorudan oluşan bir anket ile eğitim semineri öncesi ve sonrası veriler toplandı. Araştırmaya 40 kadın (%18,5) ve 176 erkek (%81,5) olmak üzere 216 öğrenci dahil edildi. Öğrencilerin büyük çoğunluğunun (%41,2) kayropraktik ile ilgili bilgiye ilk kez sosyal medya üzerinden ulaştığı tespit edilmiştir. 2, 4, 5, 6, 7 ve 8. sorularda eğitim semineri öncesi ile sonrası arasında anlamlı bir fark tespit edilmiştir (p=0,000, p=0,000, p=0,000, p=0,016, p=0,032, p=0,023). Ülkemizde henüz lisans programı bulunmayan ve yasal zemini oluşturulmamış olan kayropraktik mesleğine ilişkin yapılan eğitim semineri fizyoterapi öğrencilerinin bilgi düzeyini ve tutumlarını pozitif yönde değiştirdiği gösterilmiştir. ‘Kayropraktik’ mesleği hakkında eğitim seminerlerinin daha fazla yapılması ve tüm toplumda farkındalık oluşturulmasının büyük önem arz ettiği düşünülmektedir.
- Derleme MakaleYalnız künye2023Adli Sistem İçerisinde Sosyal Çalışmacıların Bilirkişilik Uygulamaları
Kesen, N.Feyzal; Bilgin, Özkan
Adli çalışma, sosyal çalışma mesleğinin hukuk sistemi içerisinde uygulamalarını yürüttüğü bir alandır. Bu uygulamalar yargılamanın aşamasına göre değişiklik göstermektedir. Suç işleyen bireylerle rehabilite edici çalışmalar yapmanın yanı sıra; soruşturma ve kovuşturma aşamalarından oluşan yargı süreçlerinde bilirkişi rolü yerine getirilmektedir. Mesleki bilgileri ile sosyal hizmet alanındaki davalara ilişkin yargılamalarda yer alan sosyal çalışmacılar, hukuk sisteminde sosyal çalışmanın hukuki rolünü temsil etmektedir. Adli sosyal çalışmacılar bilirkişi rolü ile adli süreçlere dâhil olur ve alınan kararları etkiler. Bu rol, adli sosyal çalışmacıların bilirkişi rolünün önemini ortaya koymaktadır. Türkiye'de hukuk sisteminde bilirkişinin rolü ve statüsünde son dönemde bir değişiklik olmazken, bilirkişilik sisteminde yeni gelişmelerin olduğu görülmektedir. Yeni bilirkişilik sistemi ile adli sosyal çalışmacıların bilirkişilik sistemindeki rol ve görevlerini ortaya koyan çalışmalara ilişkin bir literatür boşluğu olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmada 2018 yılı itibari ile Türkiye'de uygulanmaya başlayan yeni bilirkişilik sistemi anlatılacak ve adli sosyal çalışmacıların bilirkişi olarak rolleri ve görevleri hakkında açıklamalar yapılacaktır.
- Derleme MakaleYalnız künye2020Balda Hile Tespitinde İzotopik Analiz Uygulamaları
Özen, İlkay Türkmen
İzotopik analiz uygulamalarının temeli karbon, hidrojen ve oksijen atomlarınınizotop oranlarının tespitine dayanır. Bitkilerde izotop atom dağılımının tespitindeyararlanılan en önemli faktör bitkinin hangi fotosentez sistemine dahil olduğu ileilgilidir. Fotosentez sistemi sınıflandırmasına göre bitkiler C3, C4 ve CAMbitkileri olarak gruplandırılmaktadır. Bitkilerin karbon metabolizmalarınınbelirlenmesinde δ13C (13C/12C ) değeri standart değer olarak kabul edilir. δ13Cdeğerleri C3, C4 ve CAM bitkileri arasında farklılık gösterir ve bu farklılıktan yolaçıkarak bir gıdanın gerçekliği/otantikliği veya bir gıdaya başka bir gruptan gıda yada bileşen katılıp katılmadığı tespit edilebilmektedir. Bal da izotopik analizuygulamaları ile gerçekliği belirlenebilen gıdalardan biridir. Arılar bal üretimindeçoğunlukla C3 fotosentez sistemine dahil olan bitkilerin özlerini kullanmaktadır.Hileli bal yapımında ise şeker kamışı ve mısır gibi C4 fotosentez sisteminikullanan bitkiler kullanılmaktadır. Şeker pancarı şekeri ilavesi ile yapılan sahtebalların belirlenmesinde baldan protein ekstrakte edilir ve δ13C değeri belirlenerekbu değer hakiki balın δ13C değeri ile karşılaştırılır. Kabul edilen uluslararası limitegöre, karşılaştırılan balların δ13C değerleri arasındaki fark ‰1’den farklıolmamalıdır. Bu derleme makalesinde izotopik analizler hakkında bilgi verilerekbu yöntemlerin baldaki uygulamaları ile hileli ve gerçek balın tespiti üzerinekatkısının açıklanması amaçlanmıştır.



